Görüş Bildir
onedio.com, UNICEF Türkiye Milli Komitesi ve Make a Wish Türkiye resmi destekçilerindendir. Bu projenin tüm geliri Make a Wish ve UNICEF Türkiye Milli Komitesi'ne bağışlanmaktadır.
Şeyda Betül Kılıç Profil Resmi

Şeyda Betül Kılıç

Kafa Atölyesi

icon

Hakkında

Psikoloji ve Sosyoloji mezunu bir psikoterapist, aile danışmanı. KDT ve ACT, ve EMDR konularında uzman. İnsanın kendi kendinin en iyi arkadaşı olabileceğini yani öz şefkati, terapi ve ve sunumlarında yol arkadaşı yapıyor. Mindfullness ışığında kendinde ve uyanık bilinci öğreniyor, öğretiyor. İnsan acılarını gidermeye adanmış olmaktan mutlu. Bildiğini yaşamaya ve yaşadıklarına anlam vermeye ve bu anlamla olmak istediği kendisine ulaşmaya çalışıyor. Değerleri doğrultusunda öğrenmekle ve bilgeliğe imrenmekle geçen yıllarından tatminkâr. Sosyal ilişkilerinde fena halde tutkulu. Çok gülen ve yazmaktan yorulduğunda yazarak dinlenen tuhaf biri. Kitaplar, yazılar yazdı ve karanlıklarını aydınlatan harika dostları var.
icon

Tüm İçerikler

görsel

Asosyal Erkeklerin Kız Kankası Olması

Erkekler kadınlardan daha az sosyaller. Çevreleriyle iletişim kurma nedenleri genellikle iş, güç... Az insanla yakınlaşıyorlar. Duyguları elbette var ama kültürel nedenlerle genellikle örtülü ve derinde. Kendilerini gerçekten açtıkları hemcinsleri oldukça az. Kendilerini anlatabildikleri ve daha samimi ilişkileri genellikle kadınlarla gelişiyor. Bu da erkekleri, toplumda kız kankası denilen daha feminen ilişkilere itiyor. Anneyle daha yakın bağ kurmuş ve baba otoritesinden nefret etmiş bir erkek için bu durum ödül bile getiriyor olabilir. Bu kötü mü iyi mi tartışmıyoruz. Yazımız, erkeklerin hemcinsleriyle olan garip kopuklukları ve asosyal duruşlarını anlamlandırmak için yazıldı. Genellemek doğru olmayabilir fakat bu yazdıklarım sizi de ikna edecek.
9 Ocak, 18:47
görsel

İsterseniz Unutabilirsiniz

Unutmak ne güzel bir insani deneyimdir. Unutamıyor olsaydık daha büyük bir acıya ihtiyacımız olmazdı. Neyse ki zihnimiz yüzlerin, seslerin, şeylerin önemli bir kısmını unutmaya meyillidir.
9 Aralık 2021
görsel

Rahat Ölebiliriz, Bizsiz de Oluyor

Vazgeçilmez olduğumuz kadar varız(!) Bizim tutunduklarımız ve bize tutunanların çokluğuyla varlığımıza anlam giysisini giydiriyoruz ve bu hiç saçma değil. Dünya denilen bu mavi boşluk ancak böyle katran karası boşluğa galebe çalabiliyor. Hepimiz, biz olmazsak bu dünyanın eksik kalacağına inanmaya meyilli yaratıklarız. Dünyada başka hiçbir canlı kendi yokluğuna ağlamaz ve diğerlerinin kendi yokluğuyla dağılıp gideceğine inanmaz. İşte bu yüzden bir kere daha acayip sefil yaratıklarız. Yazının ilerleyen bölümleri canınızı sıkacak, dilerseniz burada kapatıp gidebilirsiniz.
3 Kasım 2021
görsel

İnsana Yemek Yediren 5 Saçma Mantıklı Neden

Üç şeyin ilacı yok!  Bedenin izin verdiğinden fazla cinsel performans, iştaha rağmen zayıflamak, son olarak mutsuzluğa karşı mutluluk. İlacı var diyenlerin önemli bir kısmının kardiyolojik ve psikolojik yangınlarının büyüklüğünü biliyoruz. Varoluşsal olarak bu ihtiyaçlarımızı ancak kendi kendimize karşılamaya programlıyız. Medikal sihirli değneklerin faydası yan etkisinden küçük. Bu yazımda zayıflama konusunu bu üç varoluşsal konunun içinden çekip öne almak istiyorum. Neden, çünkü ben de bazılarınız gibi biran evvel zayıflamak istiyorum. Her davranış kendisini motive eden ihtiyaca yapışarak devamlılığını sağlar.  Peki çoğumuza tıka basa yediren motivasyonlar, nedenler ne olabilir? Buyurun beraber keşfedelim.
22 Ekim 2021
görsel

İnsan Üzüntü ve Strese En Fazla Ne Kadar Dayanabilir?

Bu aralar kiminle konuşsam maddi ve manevi kaynak yoksunluğu çektiğini söylüyor. Dertler büyüyor, cesaretin kanı çekiliyor. Acı üst üste gelince adı ıstırap oluyor. Sonra herkesi bir kaygı sarıyor. Parasızlık, iş kaybı, ağır aksak eğitim derken bizi neler bekliyor? İnsan bunca strese nasıl dayanır? Hadi beraberce bakalım.İnsan, stres ve yaşamsal acılar karşısında hiç keşfetmediği birçok özelliğe sahiptir. Fakat çoğumuz üzüntüye dayanamayacağımızı düşünürüz. Yaşadıklarımızın üzerinde kontrolümüz olduğunu sandığımız için kendimizi kahreder, kendimizi yıpratırız. Oysa acılar kaçınılmazdır ve kaçınmanın kendisi acının kendisinden daha büyük acılara neden olur.
5 Ekim 2021
görsel

Terapi mi Antidepresan mı?

Acı karşısında tüm insanlık hizalanırız. Sinir sistemimiz benzer tepkiler verir ve evrimsel olarak hayata tutunuruz. Gerçek şu ki doğada insan dışında hiçbir canlı bir tehdit karşısında verdiği olası tepkilerini yargılamaz, ertelemez, itmez, küçümsemez. Normal olan şu ki tehdit karşısında sinir sistemimiz savaşır, kaçar veya donakalır. Kaçınmalar veya donmalar çoğalıp bizi eve kitlediğinde ve geçmiş acılarımızı kucağımıza verdiğinde tablonun adı depresyondur. Depresyon ruhun ıstırabıdır, melankolisidir. Bazen de başımıza gelmesinden korktuklarımızla boğuşur, savaşırız. Bazı durumlarda kendimizi, yarattığımız ihtimallerimize sığınaklar ararken buluruz. Kaygının verdiği onlarca talimatların arasında sıkışıp kalmışsınızdır.  Böyle günleri çoğumuz yaşamışızdır, ne diyorduk, ortak insanlık hali…
31 Ağustos 2021
görsel

Aklımızı Kaçırmadan 2021'i Nasıl Atlatabiliriz?

Yaşananların korkulandan büyük olduğu aylar yaşıyoruz. Virüs korkusunu; aşılar, mesafeler, maskeler derken biraz yoluna koyuyorduk ki ardından sel ve yangın afetleriyle sınandık, sınanıyoruz. İklim değişikliği başlı başına korkutucuyken sağlıklı kalmak kolay değil. Sosyal medyaya her girdiğimizde asabımız bozuluyor. Gerildikçe geriliyoruz. Vagus sinirimiz yay gibi oldu. Dik durmak ne mümkün? Çoğumuzun hissi çaresizlik ve korku… Hayat devam ediyor. Uzmanlar özellikle Akdeniz’de bir orman yangınından sonra ormanın yok olması söz konusu değildir, diyorlar. Kızılçam kozalakları kendilerini yangından ortalama iki hafta sonra açarlar ve yanmış toprağa ulaşırlar. Ormanlar genç, ergen fidelere emanet…Dijital mesafeyle tetiklenip öfke krizi geçirmenin önüne geçebilirsek daha sakin kalabileceğimiz çok net. Gündemi kaçırma kaygısını ne yapacağız peki?
11 Ağustos 2021
görsel

Pandemi Bizi Yaşlandırdı mı, Olgunlaştırdı mı?

Adeta dayanıklılığımızı ölçen zor günlerin ardından insan biraz telafi istiyor. Şımarmak, rahatlamak, gezmek, ses etmek… Görüyorum ki konu sadece zorluk çekmek de değil. Aynı zamanda geçmişin olduğu gibi geri gelmeyeceğinin yasını da tutuyoruz. Mağaradan çıkar gibi çıktığımız bugünlerde çoğumuza bir şeyler oluyor. Geçmişle hesaplaşıyoruz. Durup şöyle bir bakınca sınırsızlığımızı, birey olmanın gerekliliğini, hayatımızdaki ihlalleri, ihmalleri fark ediyoruz. Fark ettik.
1 Ağustos 2021
görsel

Ya Psikologlar da Tükenmişlik Yaşıyorsa?

Ruh sağlığı alanından kötü haber: Onlar da psikolojileri için endişeleniyorlar. İş ve yaşam dengesi hakkında çok şey biliyorlar ama bilmekten yaşamaya geçmek o kadar kolay olmuyor.  Salgın dönemindeki travmaların ardındakienkaza bakılırsa uzun yıllar psikolojik yapılanma gündemde kalmaya devam edecek gibi…
18 Haziran 2021
görsel

Telepsikoloji - Online Terapiler Güvenli mi Yeterli mi?

Uzaktan psikolojik sağlık yardımı almayı denediniz mi? Yüz yüze gibi olmaz ki diyenlerden misiniz?  APA’nın online psikolojik yardım hizmetleri için kullandığı telepsikoloji dünya çapında çok talep görüyor. Online psikolojik yardım, coğrafi bariyerleri küçültüp, kendimize ilgimizi büyütüyor. Yalnızlık, çaresizlik ve derin depresyon, kaygı ve panik bozukluklarına online destekle ertelenmeden, en hızlı ve güvenilir bir yolla müdahale edilebiliyor.   Uzaktan sağlık yardımı sadece psikologlar için değil birçok sağlık dalının gündeminde.  Gelelim online terapiler, danışmanlıklar konusuna… Mevzu pandemi ile daha bir parladı. Bizi evden çıkarmayanla psikolojimizi yerle bir eden neden aynı olunca, uzaktan erişimle psikolojik destek almak elzem hale geldi. Çoğu kişi bu ihtiyacını fark edince sosyal medyadan, web sitelerinden hızlıca bir tarama yaparak randevular oluşturmayı denedi.
27 Mayıs 2021
görsel

Krizler Yılından Sağ Salim Çıkabilmenin Yolu: Özşefkat

‘’Sana Yapılmasını istemediğin Şeyi Başkasına Yapma’’ kadim bir öğretidir, pek kanıksamışızdır.  Peki, kendinizi aşağıladığınız gibi en yakın arkadaşınızı da aşağılayabilir misiniz? Burada bir sorun var gibi, hadi konuşalım.Öz şefkat, ruhen ve bedenen zorlanan yakın bir arkadaşımıza duyarlılığımızı ve desteğimizi nasıl gösteriyorsak, aynı şekilde kendimize de aynı şekilde davranabilmektir. Acı çeken kendimizin yanında tüm içtenliğimizle ve yargısızca durabilmektir.Öz şefkat kendimizi sakinleştirebilmeyi de kapsar. Öfkelendiğimizde kızmak, kaçmak, olayı büyütmek yerine, duyguyu fark ederek orada kalmak ilk aşamadır. Zorlanmak insanidir. Öz şefkat de insan bükücü tüm olaylar karşısında kendimizi kucaklamamızı öğütler. Yaşanan olaylar her ne ölçüde zorlayıcı olursa olsun ortak insanlık halidir, yani hiçbir acı yoktur ki bu dünyada başka birileri tarafından deneyimlenmiş olmasın.
18 Mayıs 2021
görsel

Düşüşlerdeyiz Ama Geçecek, Sosyal Jetlag'ın Neresindesin?

Zor günler bitecek, bitiyor. Bazen olur böyle, her şey üst üste gelir. Boğulacağım sanırsın, boğulmazsın. Çıldıracağım sanırsın, sanmaktan öte buna inanırsın ama dünyada çıldırıp ölen bir tek kişi yoktur. Acının geçiciliği ilkesini hatırlatayım size.  Acıyı, bir kelebeği tutar gibi tutabilir miyiz, sıkmadan, bırakmadan, nazikçe, onu izleyerek…Sürdürdüğümüz mutsuzluğun neyi, nasıl tatmin ettiğine odaklanarak acıya karşı çok uyanık olmalı. Bu farkındalık hiç kimsenin sizin yerine yapamayacağı bir ibadet gibidir. Kendimizdeki acı-bedenine dikkatle, şefkatle eğilebiliriz. Belki de zorlayıcı durumlar tam oradayken bizim için orada olabilen bilinçli birini bulabilecek kadar şanslısınızdır.
13 Mayıs 2021
görsel

Yaşayan Bilir: Zoom Yorgunluğu

Eğer siz de Zoom veya benzeri bir görüntülü konuşma programını aktif çalıştığınız günlerde önceye göre daha yorgun ve enerjinizin çekildiğini hissediyorsanız kesinlikle yalnız değilsiniz!
5 Mayıs 2021
görsel

Ne Yapıyorsanız Şimdi Yapın!

Gelecek planlarımız, geçmiş bagajımız şöyle dursun, hepinizi şimdi ve buraya davet ediyorum. Şimdi kendimizi hissetmeye başlayalım. Şimdinin içinde sadece kendimiz ve kendimize doğru etki edenlerden başka bir şey yok. İzin verirsek şimdiki anda ıstırap ve bilinçsizlik yok. İnsan olmanın parlak ve saf taraflarıyla bezeliyiz, şimdide sen, ben, o hepimiz varız. O zaman ne yapıyorsan ordasın, fark et!
29 Nisan 2021
görsel

Geçmiş Hatalarıma: Bil-mi-yor-dum…

En çok nelere kafa yorar, neleri düşünerek uykuya dalarsınız? Unutamadığınız sevgiliniz, kaybettiğiniz bir yakınınız, uçuşan görevleriniz ve belki de söylemeniz gerekirken söyleyemediğinizi düşündükleriniz… Hiçbir ’’hatalıyım’’ düşüncesi kadar kolay köpürmez. Hatalısın, çünkü…
20 Nisan 2021
görsel

Eve Kapandığımız Şu Günlerde Sıkıntımızı Giderecek 6 Basit Uğraşı

“Of canım sıkılıyor. Yapacak onca iş olduğu halde hepsini yüzüstü bırakıp çekip gidesim var.” diyen kaç kişiyiz?  İç sıkıntısı çok tuhaf bir şeydir. Hem özgürleşmek ister hem de insan arar hâle gelirsiniz. Hiçbir şey çekici gelmez. Heyecan eksikliği ayyuka çıkmıştır. Rutinler düşman gibi gelir.İnsan özgün ve yaratıcı oluşunu bu iç sıkıntısına borçlu tek türdür. Siz hiç canı sıkılan su kaplumbağası gördünüz mü? Veya sıkıntıdan Ay’a saran Güneş… Sıkıntı hissinden mi sıkıntı hissinin açacağı zarardan mı korkuyoruz? Mesela sıkıntıdan patlayan yok ama bize hep öyle gelir.  Her ikisi de değil. Doğru cevap, sıkıntıyla ilgili düşüncelerimizden ödümüz kopuyor. Sıkıntıya öylece durması için alan açmadığımız için, yanına endişe, buhran, çökkünlük ve tabi depresyon ekleniveriyor. İşte istenen, aslında endişe yaratan tablo tam olarak da bu oluyor. Bizi sıkan şeyin bize zarar vereceğini düşündüğümüzden sıkıntı yaratan ger durumdan yılandan kaçar gibi kaçıyor, kaçınıyoruz. Hikâyemiz belki de çocuklukta başlıyor. Hatırlar mısınız, ne vakit sıkılacak olsak hazır çözümlerle annemiz tam oracıkta beliriverirdi. Aman sakın çocuk sıkılmasın diye endişelenir, yaratıcı annelikte level atlardı. Bir taraftan da bizdeki kendine yardım becerisi de yerle yeksan olurdu. Ne olacak şimdi, canı sıkılınca sorumlu arayan sorumsuz jenerasyonun ebeveynleri için bilinçli uzun yaşam mı icat edilecek? İşte bu tam bir can sıkıntısı olurdu. Bu yıl sınırlandırılmış bir hayatın misafiriyiz. Ev sahibi etrafı dağıtmamıza izin vermiyor. Yaratıcı olmaktan başka yolumuz yok. Koca kış camlar, perdeler bile sıkı sıkı kapalı geçti. İş yükümüzde dahil, bizi harekete mecbur eden şeylerin çoğu can sıkıcıydı.  Bu kadar durum analizi yeter. Şimdi gelelim çözüm tekliflerine…
12 Nisan 2021
görsel

Kayıp Zaman Şimdi

Şimdiki anın içinde, yargılamadan, tüm dikkatimizi tercih ettiğimiz bir şeye, bir duruma odaklayabilmeye mindfullness; bilinçli farkındalık diyoruz. Rastgele, refleksif değil, bile isteye, seçimle yönelmek özgür hissettirir. Karar verebilmenin sorumluluğu ve prefrontal korteks bilgeliğini hissetmenin yolu şimdiki anda ne olup bittiğine tüm varlığımızla dikkat kesilmekle mümkün.
5 Nisan 2021
görsel

İnsanın Fıtratında Şiddet Var mı?

Konu şiddet olunca meşru cevapların çokluğu kafa karıştırıcı.  Biri çıkıp şiddet ihtiyaçtır diyecek olsa, ikna olanların arasında belki anneniz de olur.20 yıl önce Fransız Biyolog Dr. Karli Montreal’de “Şiddet ve Birlikte Var Olma” başlıklı bir konferansta çok farklı bir çalışmayla öne çıktı. ‘’Şiddet hayvansal yanımızda kökenleri bulunan bir kader midir? Yoksa özgürlüğümüzün bir sonucu mudur?’’ sorularını kapsayan 10 yıllık araştırması konferansa damgasını vurmuştu. Dr. Karli araştırmasının sonucuna göre şiddetin bir insanda doğuştan olmadığını söyledi. Bu araştırma, o yıllarda Montreal’de bir gencin üniversitede 14 kız öğrenciyi öldürdüğü olayın ardından oldukça vurucu bir sonuç içeriyordu.
31 Mart 2021
görsel

Duvar Silme Karşılığında Kaç Para Alırdınız?

Şüphesiz mutlu olmak istiyoruz. Bunun onlarca yolu var. Ama mutlu olmanın bir yolu var ki becerebilene aşk olsun. Hem bir şeye kızacak, reddedecek yani tepki göstereceksiniz hem de bu sizi rahatsız etmeyecek. Kimileri bu rahatsızlığa vicdan diyor, kimileri kafa sesi, kimi de kalıp (temel) inanç… Adının bir önemi yok, mühim olan bize göre olmayana sınır koyduktan sonra yatıp uyuyabilecek kadar rahat olmak.
21 Mart 2021
görsel

İkinci El Mutluluk: Haset

Hasetten bahsedeceğim. Veba kadar karanlık, bir o kadar da insani ‘’haset’’… Başkalarının mutluluğunu yok ederek mutlu olacağını sanma paranoyası, ikinci el mutluluk… Stalkladığını, hayran olduğunu içinin kaldırmaması. Haset varsa sunileşen ilişkiler, yüzeysellik de var.
15 Mart 2021
görsel

Düşünmemeye Çalışmak Hakkında Düşünmek

Gece yarısı düşünce hücumuna uğradın oldu mu? Tövbeler olsun, nereye dönsen aynı nakarat. Kafamın içinde bana sarmış bir tuhaf ses var sanki. Susmuyor işte, saat kim bilir kaç oldu?
4 Mart 2021
görsel

Güçlü ve Yönetici Kadınları Tercih Eden Erkeklerdeki 6 Özellik

Bizim topraklarda kadın olgunlaştıkça erilleşir. Kaşlar çatılır, omuzlar dikleşir. Cümleler kısalır ve netleşir.  Gençliğinde kıskançlık çalımları yapan, mutluluğu daha ziyade ev dışında arayan muhteris erkeğin yönetilme zamanı gelmiştir. Yıllarca, ‘’hakimiyet kayıtsız, şartsız erkektedir’’ diyen erkek için, sessizce görev teslim zamanıdır.Erkek, hormonların etkisiyle ve biraz da mecburen, daha dişil zaaflarla uyumlanmaya başlar. Daha kolay ağlayan, zorkarar veren, gelecekten daha çok korkan, daha alıngan olur ki bu çoğu zaman normaldir. Yaş aldıkça dayanmaya yer arar. Bazen antika değerinde evvelki statüsüne dayanır. Zamanında valiydim, zamanında biletçiydim… Daha çok ailesine dayanmaya alışmış bir erkek için, kök ailesinden dayanacak kimse kalmamıştır. Aile, eski statüsü de yoksa dayanacak baston bulup, mümkün olduğunca yıllar boyu gönül defterine veresiye yazdırdığı karısıyla baş başa kalmak istemez. Uzağa da gidemez. Ağaç gölgesi, bilindik kahvehaneler, eş dost yanı…Kadınlar güçlüdür. Kimileri farkındadır, kimileri henüz değildir, ama hepsi güçlüdür. Bu sıralar hayatındaki kadında güç, otorite, yöneticilik özellikleri arayan erkeklerdeki artış ilgi çekici.Güçlü kadınları tercih eden erkeklerin 6 özelliğini sıralayalım. Elbette maddeler 6 tane değil ama ben indirgeyerek toparladım.
24 Şubat 2021
görsel

Masumlar Apartmanı'nda Kimsenin Masum Olmaması

Masumlar Apartmanı dizisinde her salı, Safiye’nin iç sesiyle savaşını, dizideki aşkın her derde deva olduğu iddiasını, psikiyatrik bozuklara, hatta kişilik bozukluklarına nasıl senelerce izleyici kalınır çaresizliğini izlemeyen kaldı mı?
8 Şubat 2021
görsel

Sürekli Öpüşüp Sarılmadan da Oluyormuş

Beş yüz kişi tarafından öpülmek ister miydiniz? Yanaklarınızda makyajdan eser kalmayana kadar. Size sarılan kişinin kim olduğunu bilmediğiniz halde… Pandemi öncesi gelin olmak işte böyle bir şeydi. Sadece gelinler mi, hepimiz gerekli gereksiz, bazen de samimiyetsiz herkesi öpme, sarma sarmalama töreninden kurtulduk.  Son aylarda normal gribin bile çok çok azaldığını göz önünde bulundurursak, mesafeli yakınlık çok güzel oldu. İnsanın gerçekten özlediklerine, güvendiklerine yani istediklerine sarılabilme seçimi yapabilmesi mümkün olsa kaç kişi kaç kişiye sarılırdı çok merak ediyorum.
26 Ocak 2021
görsel

Kadınlar Kendilerini Başkalarına Beğendirmek Zorunda mı?

Beyazlamış saçlarla insan içine çıkılır mı? Saçlarınıza kim için önem veriyorsunuz; ofisteki insanlar, kadınsanız erkekler, erkekseniz kadınlar için mi? Estetik ve şık olmak bir seçim mi, toplumun bizi reddinden bir kaçınma mı?
18 Ocak 2021
görsel

Kısıtlamalarda Kayıplar; Cinsel Çekicilik ve Nezaket

Kısıtlamalı günlerde görmekten bıktığınız kişiyle heyecanlı zamanlar geçirmek sizce de çok ütopik bir beklenti değil mi? “Eşimi görmekten çok sıkıldım, ne yapsa gözüme batıyor” diyenleri bir adım öne alalım. Yan yana kelimesi ayrı yazılır, boşuna değil. Yan yana kalmak ince bir mesafeden besleniyor. Cinsel çekim için de konu çok farklı değil. Arzu ve istek duymak için de biraz mesafe ve isteği besleyen aralıklı özlem gerekli. Bıkmakla istemek aynı çatıda yaşayamaz.
13 Ocak 2021
görsel

Samimi Sofralardan Uzak Durun, Özellikle O Sofrada Sizden Başka Kimse Yoksa

Bir zamanlar beynimin en önemli organım olduğunu düşünürdüm. Sonra aklıma geldi: Bir dakika, bunu bana söyleyen kim?                             Emo Phillips
6 Ocak 2021
görsel

2020'ye Dokunmayın Onun Bir Suçu Yok

Sayılara, günlere, gezegenlere ceza kesmek ve uğursuz saymak kolaycılığı insanoğlunun sorumsuzluğuyla aynı yaşta olsa gerek. Oysa 2020’de diğer bütün yıllar gibi depremsiz bir yıl vadetmemişti. Jeolojik hazır oluş zaten belliyken, sorumsuz müteahhitlere yetki veren de hasarlı binaları yıkmayan da 2020 değildi. Tıpkı grizu patlamasıyla maden ocağında yanarak ölen 263 kişiden ve aynı yıl içindeki 6,6 şiddetindeki Erzincan depreminden 1992 yılının sorumlu olmaması gibi.    Zaten beklenen depremlerin, küresel salgının, iklim değişikliğinin, Amazon ormanlarında çıkan 100 bin yangının, George Floyd’nin ensesine basıp Siyahileri yeniden sokaklara döken ırkçılığın sorumlusu 2020 mi? Hadi hepimiz bu dört sayıya nefret kusalım ve 2021 seviciliği hepimize şifa olsun, gerçekçi mi bu?
31 Aralık 2020
görsel

Söndürün Işıkları Jet Laggiller Uyusun

Siz uyuyor musunuz? Bu aralar çoğumuz saatlerin karıştığı uyumsuz zamanlardan geçiyoruz. Gün ışığıyla senkronize olmak daha zor. Uzamış kış geceleri gündüz gibi geçiyor. Sosyal medyaya bakarsak kimse uyumuyor, uyutmuyor. Böyle bakarsak adeta Jet Lag oluyoruz. Jet Lag sonucunda ne olur bilirsiniz, beyin uyanık olması gereken saatlerde uyumayı, uyuması gereken saatler uyanık olmayı isteyebilir.  Beyinde uyku, açlık ve vücut ısısını düzenleyen bir ana saat vardır. Gece yarısı aniden aç hissetmemiz de bu ritmin canını okumuş uykusuzluğumuzun bedeli oluyor.
27 Aralık 2020
görsel

Evli, Mutsuz, Yabancı

Evlilik, biz onu kutsadıkça küçülüp yozlaşıyor mu ne? Aslında ne kadar akıl işi diye düşünmemek elde değil. Düşünsenize hiç tanımadığınız birinin tişörtlerinin takibinden, akşam yemeğinden, koltukta uyuyup kalmasından sorumlu olmanın neresi akli? Erkek tarafından bakarsak, duygularının ne zaman değişeceğini bilemediğiniz birine uyum sağlamayı sürdürebilmek kolay mı? Bakmayın böyle yazdığıma. Dünya evliliği hâlen en gönüllü tercih olarak kabul ediyor. Derdimiz, evlilik vesilesiyle statü arayışı, bazen hayatı her yönüyle paylaşmak, belki de kabul ve onaylanma isteğimiz olabilir. Kabul ve onayın altını çiziyorum, zira kabul yerini reddedilmeye bıraktığında o ilişkide kalmak son derece onur kırıcı olabiliyor.
20 Aralık 2020
görsel

Biz İyi Hissetmezken Bizde Neler Oluyor?

Kendimizi iyi hissetmediğimiz, acı çektiğimiz zamanlar çoğaldıkça zihnimiz gezintiye çıkar. Tüm dikkatimiz geçmişin çözümsüzlüğü veya geleceğin tasarımsal korkunçluğundadır. Böylece şimdiki zaman terk edilen, ihmal gören olur. Anı yaşamak dediğimiz beceriden giderek uzaklaşırız. Temcit pilavı gibi sürekli ısıtılan, kesik, bozulmuş ama etkili anı parçalarıyla uğraşmak bir seçim midir, konuşalım mı?
17 Aralık 2020
görsel

Pandeminin Balayı Bitti, Tribülansa Girdik, Maskelerinizi Takın

İlk günlerde her şey iyi gidiyordu. Bildiğimiz normalleri yaşatabileceğimizi sanmıştık. Metropollerde iş yoğunluğundan, kırsalda bağ, bahçe işlerinden evine, çocuğuna vakit ayıramayanlar için iyi bile olmuştu. Gelen giden olmayınca dağınıklık bile gözümüze fena gelmiyordu. Babalar çocukların kaça gittiğini, çamaşırın bitmediğini, ne çok yemek yendiğini fark ettiler. Anneler, hatta bazı babalar ekşi mayalı ekmek işini iyiden öğrenip, birbirlerine sosyal medyadan meydan okudular. Sahi n’oldu o ekmekler?  Kıtlık mı geçti, korkumu dindi, eğlence mi bitti?
7 Aralık 2020
görsel

Ölmeden Ölmek ve Ölüm Fobisi

Var olmaktan daha önemlisi varlığını korumak olmalı. Burada bir yerlerde ‘’varım’’ demek kolay, peki var olduğunu kimler biliyor? Mesela, ben nefesimin, bedenimin farkında mıyım? Karmaşık konuşalım mı, nasılsa konu ölüm, kendindelik olarak çevrilen (Awareness değil çünkü bu kelime daha çok farkındalığa dikkat çekiyor) mindfulness olgusundan bu yazımda yardım isteyeceğim.Ölüm, var olduğumuzun anlaşılması için gereken sürenin dolması mıdır, yoksa anlamsızca yokluk mu?  Yok olmak kendini görememek, tanımlayamamaktır. Benliğin, bilinç düzeyinde ortaya koyduğu kendilik işlev dışıdır. Çoğu zaman bizi tanımlamaz. Tatmin etmez. Eğer öyle olsaydı bu dünyadaki en mutlu insanlar Narsistler olurdu. İnsan ölmekten değil, ölünce kaybolup mutsuz olacağı düşüncesinden korkar.
5 Aralık 2020
görsel

Bazıları Bu Yıl Sınava Girmeyecek!

28 numaralı ceset; kesin tahliye, sınava girmeyecek!Covid cenazeleri, elini bırakanların çokluğu kadar yalnızlar. Genç olanlarını bekleyen sınavlar vardı, sınava girmeyecekler. Ait olmadıklarını düşündüklerini dünyaya ait olmaya çalışma serüvenleri bitti.  Soğuk morglarda hepsinin bir numarası var, bu onları kimlikli kılıyor. Mahkemedeki mübaşir benzeri bir morg görevlisi sesleniyor, 28 numaralı ceset hazır! Şu sıralar ölümlü birini başka ölümlüler kendi ölümlerinin korkulu hayaliyle defnedemiyorlar ve bu onları daha çok ağlatıyor.  Covid vedayı unutturmakla görevli bir virüs. Vedasız vedalara ilk kez şahit olan bir yıl yaşıyoruz. Yılın en içten kelimesi sessiz ve korkulu bir ‘’güle güle’’. Bir virüs gelip, ürperten şaşaasıyla ellerin kalplerden daha değerli olduğunu hatırlattı. Dokunmadan geçen günlerde birbirimize dokunmadan tutunmak zorundayız. Karantina sürecinde sürekli beraberliğin getirdiği kopmaları biliyoruz, boşanmalar arttı. Fakat evlilikler de arttı. Hiç evlenmemiş olanların karantinanın çıldırtan yalnızlığına meydan okuyan bir ilişki isteği çok anlamlı değil mi? Zorunlu yalnızlığı yalnız geçirmek istememekten daha insani bir şey olamaz.
30 Kasım 2020
görsel

Mutlu İlişkilerin 4 Belirgin Özelliği

Birbirimizi onaylayamadığımız ilişkide ne işimiz var? Madem yan yana kalabiliyor, hayatı birlikte karşılayıp ağırlayabiliyoruz, o hâlde bu neden sürdürülebilir olmasın? Bunun kolay olmadığını biliyorum ama imkânsız olmadığını şimdi beraber öğreneceğiz. Bir ilişkiye başlarken çoğu zaman bu ilişkiyle beraber tazelenmeyi, toparlanmayı umarız. Hiç kimse yara almak, dağılıp ufalanmak için orada değildir.
28 Kasım 2020
görsel

Sağlıklı Empati

Empati nedir? Başkasının acısını veya mutluluğunu duygusal olarak içselleştirerek derinden hissedebilmek, dersem sanırım doğru bir tarif olur. Burada işaret ettiğim ‘’başkası’’ çoğu zaman bizim için önemli, hayatını izlerken tesirinde kaldığımız kişilerdir. Bir insanın bir başka insanın yaşamından kendine ait hisseyi alıp buradan ders çıkarması veya o insanla beraber aynı duyguları fark etmesi ne insani bir duruştur. İnsan olmamızın güzide parçasıdır.
22 Kasım 2020
görsel

Bir Başkadır… Terapist; Bu Benim İşim (Sen Benim İşimsin!)

Malum dizi; Bir Başkadır… Terapistler, ruhu incinmiş yaralanmış insanların acılarını azaltmaya adanmış bir ömür seçen kişiliklerdir. Elbette zor iştir. Odanın içinde ziplenmiş acılar çözülüp anlaşılmayı bekliyordur. Bana oluyor, diğer terapist arkadaşlarıma da oluyordur, çünkü bu ortak insanlık hali, içim acıyor. Dinlerken danışanınızın hikayesine girmeden ama tam orada kalarak ona refakat edebilmek zordur. Diyorum ya kendimden biliyorum. Yas ve travma alanında derinleşirken kendi yaşanmışlıklarıma anlam verme çabamı fark etmek bile şifa verdi. Canımız yanıyor, tıpkı öteki insanın canının yandığı gibi. Kimse benim işçiliğime muhtaç değil, o nedenle kimse benim işim değil. Danışıyor olması ondan eksiltmiyor ve terapiste katmıyor. Dizi bahane olsun, bazı şeylerin altını bazılarının da üstünü çizmiş olalım.
19 Kasım 2020
görsel

İzmir Depreminin Ardından Toplumsal Korku, Bireysel Sakinleşme

30 Ekim 2020’de meydana gelen 6.6 şiddetindeki yıkıcı deprem tüm Türkiye’yi derin bir üzüntü ve endişeye boğdu. Deprem çevre illerden bile hissedildi. Yazları ziyaret edebildiğim güzel İzmir’deki tüm depremzedelere geçmiş olsun dileklerimi iletirken, yaşamını yitiren herkesi rahmetle anıyorum.Ardı ardına zorlanmalar yaşıyoruz. Kayıplar, yas, korku, kaygı, endişe, belirsizlik ve sürekli teyakkuzda olma hali hem toplumsal hem de bireysel olarak son derece yıpratıcı olmaya devam ediyor. Hem maske, hem mesafe hem dayanışma bu yılki kadar bir daha ne zaman yan yana gelir bilmiyorum. 500 yılda bir görülen bir virüsle mücadele içindeyken doğal afetlerin doğal olmayan (insan eliyle oldurulan) sonuçlarını kaldıracak hiç halimiz yok.
3 Kasım 2020
görsel

Hayalet Babalar

Danışmanlık odasında çocukluğumu sormayacak mısınız, diyen danışanlarımı anımsayıp, tebessüm ederek bu haftaki yazıma başlıyorum. Çocukluk anılarımıza odaklanmak, bazen derdin kendisi, bazen de şifalı bir farkındalık içerir. Bugünkü kendimizi anlamaya çalışırken, dünkü kendiliğimizi anlamamız ihtiyaçtır. Tam da bu nedenle bugünün acılarının geçmiş acılarla ilişkisini anlamak, anlamlandırmak isteriz.
15 Ekim 2020
görsel

Vedalaşmanın Muhabbetten Uzun Sürmesi

Ben küçükken kapıyı küçükler açar, misafire terlik verirdi. Şimdiki kadar değilse de kolonya ikramı kıymetliydi. Muhabbete çocukların katılmadığı, küçüklerin çay içmediği günlerden bahsediyorum. Ben de bu resimde annesinin özenle ördüğü bordo kloş etekli ziplenmiş hanımefendi kız oluyorum.  Aklımızdan geçeni hemen söylemek ayıptı. Durmak, tane tane konuşmak takdir edilirdi. Biz hızlıca büyür, sonra küçükmüş gibi yaşardık. Belki ayıp denilen öğretinin kitlediği kapılarımız vardı, ifadesizdik, fakat utanmanın başkalarına değer vermekten olduğunu bilirdik, ne güzelmişiz.
4 Ekim 2020
görsel

Sevgi ASLA Yetmez

Birini sevdiğimizde sanki her şey tamam zannederiz. Seçilimli yanılsama tam da burada başlar. Karşıki dağları titreten, yanılsama aşka doğru kanat çırparken o da ne! Sevgi çok şey ama her şey olmadığını haykırır. Nasıl mı? Bu yazımda bu haykırışı yazacağım.
23 Eylül 2020
görsel

Beni Hasta Ettiniz Diyen Annelerin Ortak 6 Yönü

Anneler hiç hasta olmasın lütfen, âmin. Pandemi sürecinde anneleri iyi harcadık, bunu kim inkâr edebilir ki? Anneler bitmeyen işlerle boğuşurken, biz de yorganla boğuşuyorduk.
9 Eylül 2020