Filmekimi Bitti Diye Üzülmeyin! Önümüzdeki Aylarda Sinemalarda İzleyebileceğimiz Ödül Almış 22 Festival Filmi

-
14 dakikada okuyabilirsiniz

Filmekimi çoktan bitti. Gidemediğimiz filmler için çok da üzülmemek lazım çünkü neredeyse yarısı vizyona girmeye başladı bile! Biz de ödüllü festival filmlerini sizler için derledik ancak takipte kalın vizyon tarihleri her an değişebilir.

Hadi başlayalım, keyifli okumalar!

1. Climax (2018)

2 Kasım 2018

IMDb: 7.7

2018 CANNES Yönetmenlerin On Beş Günü­ - En İyi Film

Tek Başına, Dönüş Yok, Boşluk ve Aşk gibi filmleriyle izleyicileri sonuna kadar zorlayan Gaspar Noé, Cannes’da prömiyerini yapan son filminde de kuralı bozmuyor. Gerçek bir haberden esinlenerek "rüya ve kâbuslarını" perdeye yansıtan Noé, son filminin merkezine bu kez dansçıları yerleştiriyor. "Cehennemvari bir sinemasal dans partisi" olarak tanımlanan Climax'te dansçılar, son provalarını yaptıktan sonra beklenmedik bir gelişmeyle Noé tarzı olaylar birbirini kovalıyor. 

Paris’te dans savaşlarından dansçı-müzisyen Kiddy Smile tarafından seçilen dansçıların rol aldığı filmin koreografileri Diplo, Sia, Björk, Rihanna ve 30 Seconds to Mars’la çalışmış Nina McNeely’ye ait.

2. Whitney (2018)

16 Kasım 2018

IMDb: 7.2

2018 EDINBURGH En İyi Belgesel Film

Pop müziğin en sevilen ve tartışılan isimlerinden; 200 milyon albümle müzik tarihinin en çok satan kadın şarkıcısı, parlak kariyerine sinemayı da ekleyen skandalların kadını, henüz 48 yaşında ölen Whitney Houston... Oscar’lı yönetmen Kevin Macdonald’ın dünya prömiyerini Cannes’da yapan bu çok yönlü müzik belgeseli, yalnız yıldızın ölümünden kariyerinin neden yalpaladığına, geçmişinden yıldız oluşuna merak edilen birçok noktayı ele alıyor. Hiç gün yüzüne çıkmamış özel filmleri, ailesi ve en yakınlarıyla yapılan röportajlar, demo kayıtlar ve pek bilinmeyen sahne performanslarını bir araya getiren Whitney, sadece bu benzersiz sanatçının hayatına değil ABD müzik endüstrisine ve toplumuna de göz atıyor.

3. Soğuk Savaş (2018) Zimna Wojna

21 Aralık 2018

IMDb: 7.8

2018 CANNES En İyi Yönetmen

2018 Gdynia En İyi Film, En İyi Ses, En İyi Kurgu

Ida ile başta Oscar olmak üzere ödüle doymayan yönetmen Pawel Pawlikowski, yine İkinci Dünya Savaşı’nın küllerine dönüyor. Cannes’da dünya prömiyerini yaparak Pawlikowski’ye En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran film, 1950’lerde, Soğuk Savaş sırasında, Stalinist Polonya’dan Berlin’e, Yugoslavya’dan bohem Paris’in gece kulüplerine uzanan, iki müzisyen arasındaki tutkulu aşkı anlatıyor. Zamanda sıçrayarak ilerleyen hikâyesi, melankolik havası, sade, siyah-beyaz görüntüleriyle birbirinden vazgeçemeyen iki âşığın tutkusunu perdeye aktaran filmin en güçlü yönlerinden biri de müzikleri. Caz ve şansonların yanı sıra folk ezgilerini de barındıran filmdeki şarkılar ve aranjmanlar Mazowsze ile avangart piyanist ve besteci Marcin Masecki’ye ait.

4. Üç Hayat (2018) Se Rokh

4 Ocak 2019

IMDb: 7.0

2018 CANNES En İyi Senaryo

İran sinemasının en yetkin isimlerinden Jafar Panahi’nin Cannes’da dünya prömiyerini yapan son filmi sosyal medyanın İran’daki popülerliğinden yola çıkıyor. Sanatçı, kendini ve ailesini bir sosyal medya olayının tam merkezine yerleştiriyor ve hem sanat dünyasını hem İran toplumunun huzursuzluğunu keskin gözlemciliğiyle mercek altına yatırıyor. Panahi, İran-Türkiye sınırında, ailesinin memleketi olan Azerice konuşulan köylerde çektiği Üç Hayat’ta film çekmesi yasaklandığı için intihar eden bir kızın mesajını instagram üzerinden alan ünlü yönetmen olarak kendini oynuyor. Filmde yer alan şiirler, devrim öncesinin en büyük sinema yıldızlarından, günümüzde film çekmesi yasak olan Shahrzad’a ait.

5. Şühpe (2018) Beoning

11 Ocak 2019

IMDb: 7.7

2018 CANNES FIPRESCI Ödülü

Kült yazar Haruki Murakami’nin öyküsünden sinemaya uyarlanan Şüphe, dünya prömiyerini yaptığı Cannes’da tüm eleştirmenlerin beğenisini kazandı. Öykünün özüne ve Murakami’nin tarzına sadık kalan film, vasıfsız bir genç, âşık olduğu güzel kız ile zengin ve küstah bir adam arasındaki aşk üçgeni ekseninde bir öfke ve saplantı hikâyesi anlatıyor. Gitgide artan gerilimiyle usta işi bir uyarlama olan Şüphe, Vaha, Güneşli Kent ve Şiir filmleriyle tanıdığımız Lee Chang-dong’un sekiz yıl aradan sonra çektiği ilk film. Gizemli öyküsü etrafında şekillenen filmin gücü, izledikten çok sonra bile hafızalarda yerini koruyan, emsalsiz bir özenle kurgulanan sahnelerinden kaynaklanıyor. Aşk, takıntı, sınıflararası gerilim ve hafıza gibi kavramlara değinen filmin başrollerini Koreli oyuncu, moda ikonu ve sanat tarihçisi Yoo Ah-in, Walking Dead ile Okja’dan tanıdığımız Steven Yeun ve Jeon Jong-seo paylaşıyor.

6. Arakçılar (2018) Manbiki Kazoku

18 Ocak 2019

IMDb: 8.1

2018 CANNES Altın Palmiye

2018 MÜNİH En İyi Uluslararası Film

Hirokazu Kore-eda’nın Cannes’dan Altın Palmiye’yle dönen yeni filmi, yönetmenin sevilen tarzını yansıtan dokunaklı bir aile dramı. Filmin kahramanları, ufacık bir evde yaşayan ve geçinmek için süpermarketlerden yiyecek çalan bir aile. Sokakta terk edilmiş küçük bir kızı kendilerince evlat edinen aile böylece büyüyor, ancak bu iyilik cezasız kalmıyor. 1997’den bu yana Altın Palmiye kazanan ilk Japon filmi olan Arakçılar’ı Cannes ana yarışması jüri başkanı Cate Blanchett, "oyuncuların performansları, yönetmenin vizyonuyla iç içe geçiyor" diyerek övmüştü. 2013’te Filmekimi’nde gösterilen Like Father Like Son / Benim Babam, Benim Oğlum filmiyle "aile nedir?" sorusunu toplumsal bir açıdan ele alan Kore-eda hem tekniği hem de konusuyla Japon sinemasının efsane yönetmeni Ozu’yu anımsatıyor.

7. İmgeler ve Sözcükler (2018) Le Livre D'image

18 Ocak 2019

IMDb: 6.6

2018 CANNES Özel Altın Palmiye, Sinefiller Birliği Büyük Ödülü

Hiçbir kalıba sığmayan, dünyanın en yaratıcı ve yenilikçi yönetmenlerinden Godard’ın bu son filmi yine kışkırtıcı, yine zorlayıcı, elbette politik ve zihin açıcı. Godard’ın kendi sesiyle "Savaş geldi" diyerek başlattığı, bazılarına göre "gözlere ve kulaklara hitap eden bir şiir" bazılarına göreyse "bir korku filmi kadar güncel ve dehşet verici" olan İmgeler ve Sözcükler, bilge aktivist Godard’ın gözünden dünyanın hâlini anlatıyor. Farklı formatların, görüntü kaynaklarının, ses parçalarının kolajlandığı İmgeler ve Sözcükler, sinemada artık hiçbir şeye özgün denilemeyeceğini iddia eden bir zihin egzersizi, oryantalizmden sinema ahlakına kadar birçok konuya değinen görsel bir bombardıman, yine heyecan verici bir başyapıt.

8. Kefernahum (2018) Capharnaüm

25 Ocak 2019

IMDb: 7.9

2018 CANNES Jüri Ödülü

"–Neden anne-babana dava açtın? –Beni dünyaya getirdikleri için."
Lübnanlı yönetmen Nadine Labaki’nin son derece dokunaklı son filmi, işte bu diyalogla başlıyor. Kefernahum, 12 yaşındaki Zain’in kısacık hayat hikâyesini anlatıyor. Ailesinden sadece sevgi gördüğünü, bunun dışında hep ihmal edildiğini söyleyen, nüfusa kayıtlı bile olmayan Zain, Beyrut’un en fakir mahallelerinde bazen tek başına, bazen mülteci bir kadının sıcak kucağında hayat mücadelesini sürdürüyor ve sonunda anne-babasını mahkemeye veriyor. Çocukluk, aile, göçmenlik, sevgi gibi evrensel kavramları işleyen filmde Zain rolünü olağanüstü bir performansla üstlenen küçük Zain Al Rafeea, gerçekte Beyrut’ta Suriyeli mülteci bir ailenin çocuğu olarak tıpkı filmdeki gibi zorluklar yaşamış.

9. Woman at War (2018) Kona Fer í Stríð

25 Ocak 2019

IMDb: 7.6

2018 CANNES SACD Ödülü

Cannes’da Eleştirmenler Haftası bölümünde dünya prömiyerini yapan Woman At War, Atlar ve İnsanlar’la tanınan Benedikt Erlingsson’un ikinci uzun metrajlı filmi. Varietydergisi tarafından "küresel meseleleri hem mizah hem de tatminkar bir adalet hissiyle ele alan, zekice yapılmış, insanı iyi hissettiren ender filmlerden" sözleriyle övülen Woman At War, İzlanda’nın el değmemiş dağlık bölgelerinde geçiyor. Filmin kahramanı, yöresindeki alüminyum tesislerine tek başına savaş açan, ancak evlat edinme başvurusu kabul edilince dünyası sarsılan, "Dağların Kadını", çevreci aktivist Halla. Kuzeyli mizahı küresel dertler ve adalet duygusuyla birleştirirken olağanüstü manzaralar eşliğinde sunan film, yönetmeni Erlingsson’un tarifiyle "Macera gibi anlatılan bir kahramanlık hikâyesi; gülümseyerek anlatılan ciddi bir masal."

10. Dogman (2018)

1 Şubat 2019

IMDb: 7.5

2018 CANNES En İyi Erkek Oyuncu (M. Fonte)

2018 KUDÜS En İyi Film

Gomorrah ile mafya ve şiddet sarmalını ele alan Matteo Garrone’nin Cannes’da Altın Palmiye için yarışan son filmi, bu kez küçük bir kıyı kasabasında kötülüğün ve şiddetin toplumdaki izlerini arıyor. Dogman’in kahramanı sıradan bir adam: Ufak tefek köpek bakıcısı, "Dogman" Marcello. Kasaba ahalisinin sevgisini hem sempatikliğiyle hem de torbacılıkla kazanan Marcello’nun belalı kokainman, eski boksör Simone’ye yakınlığı, sonunda hayatını alt üst ediyor. Git gide sertleşen atmosferi ve gerçekçi yaklaşımıyla Dogman, İtalya’nın en prestijli ödüllerinden Gümüş Kurdele’lerde sekiz dalda ödül kazanarak yılın en çok konuşulan filmlerinden biri oldu. Başroldeki, oyunculuk eğitimi almamış Marcello Fonte’nin etkisiyle sessiz sinema döneminin efsaneleri Buster Keaton ve Charlie Chaplin’e de gönderme yapan film, elbette Cannes’da Palm Dog ödülünü de kazandı.

11. Sarayın Gözdesi (2018) The Favourite

8 Şubat 2019

IMDb: 8.1

2018 VENEDİK Jüri Büyük Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu (O. Colman)

The Lobster, Köpekdişi, Kutsal Geyiğin Ölümü gibi her filmi büyük ses getiren Yorgos Lanthimos’un, prömiyerini yaptığı Venedik Film Festivali’nde ödül kazanan son filmi, yönetmenin önceki filmlerine kıyasla çok farklı, çünkü bir dönem filmi. 18. Yüzyılda geçen filmde Fransa ile savaş sürerken iki soylu kuzen, Marlborough Düşesi Sarah ile akrabası genç Abigail, İngiltere Kraliçesi Anne’in gözdesi olmak için birbirleriyle rekabete girer. Kraliçe Anne’in sağlığı bozulurken iktidar, hırs, aşk ve hasetten güç alan saray entrikaları alıp başını gider. Günümüzün en parlak üç kadın oyuncusunu bir araya getiren The Favourite, The Crown, All About Eve ve hatta Jackie Brown ile karşılaştırılan, yeni bir Lanthimos başyapıtı, Variety dergisine göre "kusursuz kesimli bir pırlanta".

12. Mutlu Lazzaro (2018) Lazzaro Felice

1 Mart 2019

IMDb: 7.6

2018 CANNES En İyi Senaryo, Sinefiller Birliği En İyi Yönetmen Ödülü

2018 KUDÜS Özgürlük Ruhu Ödülü

2018 BATUM En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu, Eleştirmenler Jürisi--Mansiyon

Alice Rohrwacher’in Cannes’da ödül kazanan son filmi, günümüz dünyasını mistik öğelerle ele alan bir dostluk hikâyesi anlatıyor. Düz bir zaman çizgisi izlemeyen ve Super16 filmle çekilen Mutlu Lazzaro, filme adını da veren genç çiftçi Lazzaro’yu takip ediyor. Cenneti andıran bir köyde yaşayan iyilik timsali Lazzaro, en yakın arkadaşı asilzade Tancredi’yi aramak için hem mekânı hem de zamanı aşmayı göze alıyor. Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu ödülü için adı çokça geçen Adriano Tardiolo, mucizesiz bir aziz kadar masum Lazzaro rolündeki performansıyla öne çıkıyor. The Wonders / Mucizeler filmini 2014 Filmekimi’nde izlediğimiz, İtalya sinemasının yükselen yeteneklerinden Alice Rohrwacher’in insanın ruhuna işleyen filmi, hem tarzı hem de konusuyla Pasolini’nin yapıtlarını anımsatıyor.

13. Beğen, Sev ve Hemen Kaç (2018) Plaire, Aimer et Courir Vite

Vizyon tarihi henüz belli değil.

IMDb: 6.8

2018 CANNES Sinefiller Birliği En İyi Senaryo Ödülü

2018 CABOURG En İyi Erkek Oyuncu

Aşk Şarkıları’yla genç aşkı, Banyodaki Adam’la tutkuyu anlatan ve Güzel İnsan’la yüreğimizi burkan Christophe Honoré’nin Cannes’da dünya prömiyerini yapan yeni filmi, kuşaklar arası aşkı mercek altına alan hüzünlü bir rüya gibi. Honoré’nin "bir ilk aşk ve bir son aşk filmi, imkânsız bir aşkın değil imkânsız bir hayatın filmi" sözleriyle tanımladığı Beğen, Sev Ve Hemen Kaç, 1990’larda Paris’te geçiyor ve Jacques ile Arthur’un yakınlaşmasını izliyor: Jacques 40’ına basmak üzere olan bir yazar, Arthur ise sinemacı olmayı düşleyen bir öğrenci. Beğen, Sev Ve Hemen Kaç sevgi ve kaybetmek, gençlik ve yaş almak, flört ve cinsellik, geçmiş acılar ve gelecek umudu arasındaki çelişkileri derin bir duygusal süzgeçten geçirerek yansıtıyor. Filmin başrolünde Göldeki Yabancı’dan tanıdığımız Pierre Deladonchamps var.

14. Biz Hayvanlar (2018) We the Animals

Vizyon tarihi henüz belli değil.

IMDb: 7.2

2018 SUNDANCE Yenilikçilik Ödülü

2018 LA OUTFEST Jüri Büyük Ödülü

Böyle bir aile sevgisi çok ender perdeye yansır: Hem sert, hem sıcak, bir yandan da dağınık ve neşe dolu... Biz Hayvanlar, anne-babalarının aşk-nefret ilişkisinde arada kalan üç küçük erkek kardeşi merkezine alan, duygu dolu bir büyüme hikâyesi anlatıyor. İki kardeş, sağı solu belli olmayan babalarının izinde büyürken en küçükleri Jonah, kendine git gide bağımlı kalacağı bir hayal dünyası kuracaktır. İlk gösterimini Sundance Film Festivali’nde yapan Biz Hayvanlar, belgeseli In A Dream ile Oscar adayı olan yönetmen Jeremiah Zagar’ın ilk kurmaca filmi. Bir işçi ailesinin iç dinamiklerini kardeşlik ve aile içi şiddet yoluyla ve belgeselci gözüyle aktaran Biz Hayvanlar, kardeşleri canlandıran amatör çocuk oyuncuları, duygusal atmosferi ve animasyon sekanslarıyla dikkat çekiyor.

15. Diamantino (2018)

Vizyon tarihi henüz belli değil.

IMDb: 6.4

2018 CANNES Eleştirmenler Haftası–Büyük Ödül

Şöhret kültü denince akla sahnelerden sonra futbol sahaları geliyor. Diamantino, tam da bu noktaya parmak basıyor, üstelik akla gelmeyecek kadar şatafatlı, renkli, sınırsızca eğlenceli bir şekilde. Filme adını veren Diamantino, Portekiz’in gururu, dünyanın en ünlü futbol yıldızıdır. Ama bir gün yeteneğini kaybeder ve parlak spor kariyeri rezilce sona erer. Böylece, Diamantino uluslararası komplolar, mülteciler, insan klonlama, neo-faşistler, Brexit göndermeleri ve “Diamantino” marka nevresim takımlarıyla dolu, hareketli ve absürd bir maceraya atılır. Göz alıcı sanat yönetimi, sınırsız hayal gücü, çılgın olay örgüsü, Tabu’dan tanıdığımız Carloto Cotta’nın müthiş performansıyla Diamantino, dünyanın dertlerine sevgiyle yaklaşan, hem çok tuhaf hem çok eğlenceli bir film.

16. Gölün Altında (2018) Under the Silver Lake

Vizyon tarihi henüz belli değil.

IMDb: 6.8

2018 NEUCHÂTEL Gençlik Ödülü

It Follows ile hayranlığımızı kazanan David Robert Mitchell’ın Cannes’da dünya prömiyerini yapan son filmi, cinayetlerden çizgi romanlara, seri köpek katilleri ve küresel komplolardan şarkılardaki gizli mesajlara eğlenerek geçen, çok hareketli, çok renkli bir kara film. Hem Hitchcockhem popüler kültüre sonsuz gönderme içeren, yönetmeninin tabiriyle "Los Angeles denen o karanlık ve çarpık fantezi dünyasını keşfe çıkan" Gölün Altında, amaçsız, takıntılı, ilerleyen yaşına rağmen en büyük başarısı röntgenciliği olan işsiz-güçsüz Sam’i izliyor. Havalı, güzel komşusu Sarah birdenbire ortadan kaybolunca Sam, Los Angeles’ta gezmedik parti, tanışmadık manken bırakmadan onu aramaya koyuluyor. Never Let Me Go ile tanıyıp sevdiğimiz, Örümcek Adam’la ününü pekiştiren Andrew Garfield’ın neredeyse tek başına sürüklediği Gölün Altında, Violent Femmes ve REM destekli müzikleriyle de dikkat çekiyor.

17. İz Bırakma (2018) Leave No Trace

Vizyon tarihi henüz belli değil.

IMDb: 7.2

2018 TAORMINA En İyi Senaryo

2018 BOSTON BAĞIMSIZ FİLM FESTİVALİ Jüri Büyük Ödülü

Jennifer Lawrence’ı sinemaya kazandıran Winter’s Bone’dan tam sekiz yıl sonra çektiği ilk filmde yönetmen Debra Granik, yeni gerçekçi yaklaşımından yine ödün vermiyor. İlk gösterimini Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yapan İz Bırakma, Peter Rock’ın gerçek bir olaydan yola çıkan romanı My Abandonment’tan beyaz perdeye uyarlanmış. Film, Portland şehri dışındaki ormanlık alanda herkesten uzakta yaşamlarını sürdüren bir baba-kızın hikâyesini anlatıyor. Başkaları tarafından bulunma ihtimaline karşı sürekli yer değiştiren, ormanda hayatta kalma oyunları oynayan ikili bir şekilde yakalanınca büyük şehrin ezici çarklarına uyum sağlayacak mıdır? İnsanı derinden etkileyen, doğa, şehir, aile ve modern yaşama dair ilginç noktalara değinen İz Bırakma’nın senaryosu travma geçirmiş asker emeklileriyle yapılan görüşmeler ve doğacı-filozof Henry David Thoreau’nun yazılarıyla Shakespeare’in Fırtına’sından da esinleniyor.

18. Kalpteki Bıçak (2018) Un Couteau Dans Le Coeur

Vizyon tarihi henüz belli değil.

IMDb: 5.9

2018 FRANSA Jean Vigo Ödülü

1970’ler estetiği, tutkulu aşklar, saplantılı katiller, bayağılığa kaçmayan bir erotizmle slasher’a göz kırpan bir cinayetler silsilesi... Cruising’i Brian de Palma, Profondo Rosso’yu Bruce LaBruce çekseydi, Kalpteki Bıçak estetiğinde ve atmosferinde bir film çıkardı ortaya. Cannes’da Altın Palmiye için yarışan filmin başkahramanı Anne, âşık olduğu kadını yeniden kazanmaya çalışırken bir yandan da oyuncularını teker teker öldüren seri katilin peşine düşen bir erotik film yönetmeni. Başroldeki Vanessa Paradis’nin müthiş performansı, olağanüstü müzikleri ve hiç düşmeyen temposuyla Kalpteki Bıçak şimdiden bir klasik olmaya aday.

19. Kız (2018) Girl

Vizyon tarihi henüz belli değil.

IMDb: 7.5

CANNES En İyi İlk Film, Belirli Bir Bakış–En İyi Erkek Oyuncu (V. Polster), Kuir Palmiye FIPRESCI Ödülü

Cannes’ın En İyi İlk Film’i seçilen Kız, Belirli Bir Bakış bölümünde dünya prömiyerini yaptı ve başta Altın Kamera olmak üzere birçok ödül kazandı. Kız, profesyonel bir balerin olmak için çabalayan 15 yaşındaki ergen trans birey Lara’nın hikâyesini anlatıyor. Lara, bir yandan ergenliğin getirdiği huzursuzlukla başa çıkmaya çalışırken bir yandan da bale eğitimindeki zorlukları aşmaya çalışıyor. Yönetmen Dhont, "böyle bir cesaret öyküsü, benim ilk filmimim konusu olmalı" diyerek 2009’da Belçika’da bir gazetede okuduğu haberden yola çıkmış. Kız, Oscar and the Wolf’un "Strange Entity" şarkısına çektiği kliple de tanınan Dhont’un yönettiği ilk uzun metrajlı film.

20. Kül En Saf Beyazdır (2018) Jiang Hu Er Nv

Vizyon tarihi henüz belli değil.

IMDb: 7.0

2018 CANNES Sinefil Derneği Ödülleri Jüri Özel Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu (T. Zhao)

Kalıpları kırarak her filminde sürprizlerle izleyicinin karşısına çıkan sinemacı Jia Zhang-ke’nin Cannes’da yarışan son filmi, Çin’in kapitalist dönüşümünü gangster dünyasında geçen bir aşk trajedisi yoluyla anlatıyor. John Woo ve Johnnie To’nun Çin mafya (jianghu) filmlerinden esinlenen Kül En Saf Beyazdır’ın kahramanı, mafya elemanı Bin’e âşık olan Qiao. Bir çete hesaplaşması sonrasında Qiao hapse düşer. Beş yıl sonra salıverildiğinde her yerde Bin’i arayan Qiao, Çin’de köklü bir değişim gerçekleştiğini anlar. Daha önce Filmekimi’nde Günahın Dokunuşu ve Dağlar Uzaklaştığında filmlerini izlediğimiz yönetmen Zhang-ke, filmini şöyle tarif ediyor: "Toplumun kıyısında yaşayan bir çiftin hikâyesi—kayıp gençliğim ve gelecek hayallerim... Yaşamak, sevmek ve hür olmak..."

21. Seninle Başım Dertte (2018) En Liberté

Vizyon tarihi henüz belli değil.

IMDb: 6.6

2018 CANNES Yönetmenlerin On Beş Günü–SACD Ödülü

Yönetmeni Pierre Salvadori’nin 1980’lerin Something Wild ve Married to the Mob / Babanın Metresi gibi renkli ve hareketli komedilerinden esinlendiği Seninle Başım Dertte, aksiyonu, kahkahası bol bir romantik komedi. Fransa’nın güneyinde bir sahil kasabasında geçen filmin başrolünde İlk Dövüşte Aşk ve Meçhul Kız’dan tanıdığımız Adèle Haenel yer alıyor. Yvonne, herkesin gözünde kahraman olan komiser eşinin ölümünden sonra onun aslında yoz bir polis olduğunu öğrenir. Dahası, Antoine adlı masum birinin 8 yıl hapis cezası almasına neden olmuştur. Yvonne, hapisten salıverilen Antoine’a kendini eskort olarak tanıtır ve bir şekilde hayatı mahvolmuş, biraz da ruhsal dengesini kaybetmiş bu adama yardımcı olmayı kendine görev edinir.

22. Zavallı (2018) Pity

Vizyon tarihi henüz belli değil.

IMDb: 6.6

2018 ODESSA En İyi Film, En İyi Yönetmen

KARADAĞ En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu (Y. Drakopoulos)

Dünya prömiyerini Sundance’te yapan Zavallı, yalnızca mutsuz olduğunda mutlu olabilen, üzüntü bağımlısı, acınmaya muhtaç, kendine acısınlar diye her şeyi yapmaya hazır bir adamı izliyor. Zavallı, yeterince zalim olmayan bir dünyada yaşadığını düşünen bir adamın hikâyesini anlatıyor. Köpek dişi, The Lobster, Şövalye ve Kutsal Geyiğin Ölümü filmlerinin ortak senaryo yazarı Efthimis Filippou’nun senaryosuna katkıda bulunduğu filmin yönetmeni Babis Makridis’in ilk filmi L İstanbul Film Festivali’nde gösterilmişti. Esinlendiği Jacques Tati ve Buster Keaton’ı anımsatan Yannis Drakopoulos’un olağanüstü performansıyla öne çıkan Zavallı, rahatsız ettiği kadar güldüren bir dram. Filmin paralel evreni, gerçeğine yakın olsa da daha karanlık, daha tuhaf ve daha eğlenceli.

BONUS: Roma (2018)

14 Aralık 2018

IMDb: 8.5

2018 Altın Aslan - En İyi Film

Oscar, Akademi ve BAFTA ödülleri ile son dönemde sinema dünyasının en başarılı yönetmenlerinden olan Alfonson Cuaron'un 'Roma' isimli filminin ilk gösterimi Venice Film Festivali'nde gerçekleştirildi. Hem öyküsü hem de sinematografisi ile bolca beğeni topladı. Roma ile Cuarón, kendi çocukluğundan ilhamla 1970'ler siyasi ortamında geçen, sosyal hiyerarşi ve aile içi çatışmaları konu edinen bir filme imza attı.

Meksiko'da orta sınıftan ailelerin yaşadığı Roma mahallesinde, bir evde hizmetçi olarak çalışan genç Cleo'yu (Yalitza Aparicio) odağına alan film, zaman ve mekanın insanlar üzerindeki gücü ve etkisini konu ediniyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
edwood

Festival filmlerinin neredeyse tamamı 'vizyonlu' ülkemizde vizyona bile girmez. Bilgi eksikliği var.

emekli_albay_himmet

Cansu'cum güzelim.. kuzum sen nerelerdeydin.. Erdem olsun, hakkatenha olsun.. Valla açık ara fark atarak öne çıktın.. Aferin yavrum aferin sevdim bak seni de.. Şu üçünüzü toplayıp bir ara sözlü yapıcam da hadi hayırlısı.. Bu arada imdb linklerini de ekle bir dahakine, kimse bir şey diyemez sana.. Henry amcan burda canısı..

Başlıklar

Adriana LimaAltınAmerika Birleşik DevletleriAşkBelçikaÇinCinsellikFestivalFırtınaFransaİngiltereInstagramİntiharİranİstanbulİtalyaJaponyaKorePolisPortekizRihannaSavaşSinemaSiyah BeyazSosyal MedyaVenedik Film Festivalianneaşketfutbolmüzikolaytransyiyecek
Görüş Bildir