article/comments
article/share
Haberler
Uruguay Diktatörlüğünü Temize Çekmek İçin Nasıl "Mini Dünya Kupası" Uydurdu?

etiket Uruguay Diktatörlüğünü Temize Çekmek İçin Nasıl "Mini Dünya Kupası" Uydurdu?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

1978 Dünya Kupası'na katılamayan Uruguay, iki yıl önce Arjantin'in ülkesinde düzenlediği Dünya Kupası'na bakarak bazı şeylerden ders aldı. Bir Dünya Kupası pekala kanlı bir diktatörlüğü bir nebze de olsa dünyaya şirin gösterebilirdi, Bunun için kolları sıvayıp 1980'de FIFA'nın da desteğiyle korsan bir Dünya Kupası düzenlediler. 

Uruguay'ın kanlı geçmişine eklediği kanlı bir futbol sayfası vardı, bu turnuva da oydu. İşbirlikçileri ise hepimizin bildiği yıldızlardı!

FIFA 2026 2026 Dünya Kupası
28 Gün
:
06 Saat
:
53 Dakika
:
49 Saniye
Anasayfaya Git
D Grubu Sıralamaları Tüm Sıralamalar >
0 G 0 B 2 M 0 Puan

Gelecek Maçlar

26 Haziran 05:00
26 Haziran 05:00
İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Arjantin'den örnek aldılar.

Arjantin'den örnek aldılar.

25 Haziran 1978 tarihinde Arjantin, Hollanda'yı yenerek Dünya Kupası'nı kazandığında ülkede büyük bir mutluluk vardı, en azından herkesin mutlu olduğu varsayılıyordu. 1976'da Videla'nın darbeyle geldiği ülkede insanlar işkencelerden geçiriliyor, zindanlara atılıyor ve ölümle yargılanıyordu. Sokaklarda ise öldürülmek ve kaybedilmek alelade konular haline gelmişti. 

O haziran gecesi denizcilik okulu gündüzleri eğitim, geceleri işkencehane olarak kullanılan binanın en ünlü işkencecisi El Tigre, işkence yaptığı mahkumlara 'Kazandık' diye haber vermişti. İşkencesine maruz kalan mahkumlardan biri ise dışarıdaki coşku ve El Tigre'nin mutluluğunu görerek 'O zaman biz kaybettik' demişti. 

Ama mahkumlar kimin umurunda, tarihin doğru tarafında olsalar bile diktatörler onları önemsemez. 

Uruguay'ın kanlı diktatörü Aparicio Mendez, 1978 yılında Arjantin'in bir anda nasıl eleştirilemez bir hale geldiğini, darbenin ve diktatörlüğün 'içişleri' düzeyine inmiş basit bir mesele olarak nasıl dünyayla kucaklaştıklarını görmüştü. Benzerini kendileri de yapabilirdi. Ama nasıl? Tabi ki yeni bir turnuva fikri icat ederek.

Uruguay'da neden darbe yapıldı? Önce tarihsel arka plana bakalım.

Uruguay'da neden darbe yapıldı? Önce tarihsel arka plana bakalım.

Bir dönem 'Güney Amerika'nın İsviçre'si' olarak anılan Uruguay, İkinci Dünya Savaşı sırasında et, sığır ve yün ihracatı sayesinde büyük bir refah yaşadı. Ancak savaş sonrası küresel talebin düşmesiyle ekonomi gerilemeye başladı. Krizi aşmak için IMF'den kredi alan ülke, borçlarını ödeyebilmek adına et üretiminin büyük bölümünü ihraç etmek zorunda kaldı.

Artan yoksulluk ve sosyal eşitsizlik, 1963'te Marksist-Leninist Tupamarolar hareketinin doğmasına yol açtı. Örgüt, şehir gerillası yöntemleriyle iktidara ve ekonomik elitlere karşı mücadele yürüttü. Bu süreçte ABD de OPS aracılığıyla Uruguay güvenlik güçlerine destek verdi; Dan Mitrione adlı görevli işkence teknikleri konusunda eğitimler verdi.

27 Haziran 1973'te Devlet Başkanı Juan María Bordaberry parlamentoyu feshederek diktatörlük yönetimini başlattı. Grevler ve siyasi partiler yasaklandı. Takip eden yıllarda rejim, Plan Condor'un bir parçası olarak binlerce siyasi tutukluya, işkenceye ve zorla kaybetmelere imza attı. 1973-1985 arasında yaklaşık 7 bin kişi siyasi nedenlerle hapsedildi.

Ülkenin yüzde 10'u göç etmek zorunda kaldı, siyasi kayıplar, işkenceler ve cezalar dünyanın gündemine geldi. 

Daha sonra 'Dünyanın En Yoksul Başkanı' olarak nam salacak Pepe Mujica, o günlerde işkenceden geçen bir Tupamaros gerillasıydı. Mujica, o günleri 'Ya kaybedilme korkusu yaşıyordunuz ya da sokakta bir yerde kurşunlanma' diye anlatmıştı.

Dünya Kupası'nın 50. yılı için turnuva icat edildi.

Dünya Kupası'nın 50. yılı için turnuva icat edildi.

Uruguay'daki darbeci iktidar, Arjantin'in uluslararası dünyada adının temize çıkarılma başarısını görünce alelacele bir turnuva da Uruguay'da düzenleme kararı aldı. 1980'de ilk olarak 1930'da düzenlenen Dünya Kupası'nın anısına mini bir kupa düzenlenecekti. Gelecekler de eski şampiyonlar olacaktı. FIFA, kararın siyasi arka planına hakim olsa da bu turnuvaya tam destek vereceğini açıklamıştı. 2 yıl önce de işkence için kullanılan statlarda futbol oynamaya izin vermişlerdi. 

Turnuvanın finansmanı, Yunan asıllı Uruguaylı iş insanı ve büyükbaş hayvan tüccarı Angelo Voulgaris tarafından sağlandı. Voulgaris, yayın hakları ve reklam gelirleri karşılığında Uruguay Futbol Federasyonu'na 3 milyon dolar ödedi.

Rejim, propaganda amacıyla turnuvanın Avrupa'da da yayınlanmasını istiyordu. Ancak Avrupa'dan kimse buna gönüllü olmadı.

İtalya'dan ilginç bir figür yükseliyor.

İtalya'dan ilginç bir figür yükseliyor.

Mundialito'nun perde arkasında beklenmedik bir isim vardı.

Turnuvanın finansmanı için çırpınan Voulgaris, İtalya'da büyüyen bir televizyon imparatorluğunun sahibiyle yollarını kesiştirdi. Bu iş insanı, RAI'nin ülke genelindeki yayın tekeline kafa tutmaya çalışıyordu ve bunu yapmanın en iyi yolu büyük bir uluslararası etkinliğin haklarını kaparak kendini kanıtlamaktı. İtalyan milli takımının sahne alacağı bir dünya turnuvası tam aradığı fırsattı.

Anlaşma yapıldı. Canale 5, İtalya'nın ilk ulusal özel yayıncısı sıfatıyla dünyaya açıldı. Voulgaris ve organizatörler için bu destek hayati önem taşıdı.

Turnuvanın ardından bu medya baronu Uruguay'da çeşitli iş girişimlerine de yatırım yapmaya başladı. RAI ise rakibinin hamlesini geç fark etti ve Montevideo'da uluslararası bir büro açarak telafi etmeye çalıştı. O medya baronunun adı Silvio Berlusconi'ydi.

İngiltere katılmak istemedi.

İngiltere katılmak istemedi.

İngiltere, Aralık ayında oynanacak bu turnuvaya 'Boxing Day' maçlarını öne sürerek katılmadı. Uruguay da son iki turnuvanın finalisti Hollanda'yı davet etti. Hollanda devletinin itirazlarına rağmen Hollanda Futbol Federasyonu bu teklifi kabul etti. 

Batı Almanya, Brezilya, Arjantin, Hollanda, İtalya ve Uruguay turnuvada yer alacaktı. 

Ancelotti, Maradona, Socrates gibi futbol dünyasında yıllarca adından söz ettirecek isimler de bu turnuvada yer alacak yıldızlardı.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Final "beklendiği" gibi Uruguay'ın zaferiyle geçildi.

Final "beklendiği" gibi Uruguay'ın zaferiyle geçildi.

Montevideo'daki Estadio Centenario'da oynanan finalde Uruguay'ın rakibi, teknik direktör Tele Santana yönetimindeki Brezilya oldu. Ev sahibi ekip Jorge Barrios'un golüyle öne geçti. Socrates penaltıdan eşitliği sağladı. Uzatmalara gidilmesine 10 dakika kala sahneye çıkan Victorino bir kez daha ağları havalandırdı ve Uruguay'a 2-1'lik galibiyeti getirdi. Turnuvanın gol kralı olan Victorino aynı zamanda organizasyonun en değerli oyuncusu seçildi.

Beklenen olmuştu. 1978 Arjantin, nasıl Arjantin'in olduysa 1980 Uruguay, Uruguay'ın olmuştu. 

Bir şey hariç; birkaç ay önce ülkeye tamamen el koyacak bir anayasayı referanduma sunan askeri diktatörlük başarısız olmuştu. 

Ülkenin dört bir yanındaki 'Evet' propagandasına karşılık 'hayır' kampanyası yapmak fiilen yasaklanmıştı. Görünmez kılınan 'hayır' destekçilerinin ezici bir mağlubiyet yaşaması bekleniyordu ama olmadı. %57 oranında 'hayır' oyu çıktı ve diktatörlük aldığı yenilgi ile bu kupaya çıktı. Bu kupadaki zafer ise bugün akıllara bile gelmeyen sönük bir sükse olarak tarihteki yerini aldı.

Daha sonra ne oldu?

Daha sonra ne oldu?

1985 yılında diktatörlük yönetimden el çektirildi. Tüm baskılara, kaybedilmelere, işkence ve hapislere karşın demokrat kesimler mücadeleden vazgeçmeyerek demokrasiye geçişi sağladı. Pazarlık sürecinde diktatörler 'yargılanmama' zırhını ele geçirdi.

Siyasi mahkûmlar serbest bırakıldı, sürgünlerin ülkeye dönmesine izin verildi. Buna karşılık askeri yöneticilerin önemli bölümü yargılanmaktan kurtuldu.

Serbest bırakılanlardan biri de Pepe Mujica'ydı. Mujica, diktatörlüğün zindanlarından çıkıp devlet başkanı olmayı başardı. 

Zaman zaman referandumla 'geçmişe dönük yargılama' için girişimlerde bulunuldu ama halk oylamasında bu talep başarısız oldu. 2011'den sonra bir kez daha yargılamalar başladı ama bugüne dek sadece 25 civarında kişi mahkum edilebildi. Arjantin'de darbeye karışmış mahkum edilen kişi sayısı yaklaşık 1200 civarındaydı. 

Uruguay, geçmişle hesaplaşmadan, korsan bir turnuvayı pek de hatırlatmadan yoluna devam ediyor.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
Sosyoloji bölümünden mezun olarak uzun yıllar medya alanında çalıştım. 11 yıl spor kulüplerinde medya yöneticiliği yaptım. Ankara' da yerel gazetelerdeki editörlük deneyiminin ardından Onedio'da Gündem, Spor ve Ekonomi alanında içerikler üretiyorum. Aynı zamanda Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi Tiyatro bölümünde Yazarlık eğitimi alıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın