Ahn Jung-hwan Bir Gol Attı, Hayatı Değişti: Ahn'ın Hayatını Değiştiren Günün Ardından
Dünya Kupası'nda 2002 yılı Türkiye için ne kadar rüya gibi bir turnuvaysa ev sahibi Güney Kore için de öyleydi. İtalya ve İspanya karşısında hakemler tarafından kollandıkları iddia edilse de onlar da yarı finale yükselmiş ve Almanya'ya boyun eğerek Dünya 3. 'lüğü için rakibimiz olmuştu.
Türkiye'nin 3-2 yenmesi sonucunda Kore turnuvayı dördüncü bitirse de Hiddink liderliğindeki takımın performansı tarihe geçmişti.
Bu güzel ve hareketli günlerden geriye ise kahramanlığının bedelini ödeyen bir futbolcunun hayatı hala hatırlanıyor.
24 yıl önce tam da bugün... 18 Haziran 2002...
Zorluklarla geçen çocukluk ona sadece mütevazi hayaller kurdurdu.
Ahn Jung-hwan zor bir çocukluk geçirdi. Her iki ebeveynini de kaybettikten sonra büyükannesi tarafından büyütüldü, büyürken hiçbir şeyi olmadı. Küçükken futbola başlamasının tek nedeni, mahallesindeki kulübün oyuncularına ekmek ve süt vermesiydi.
Bu yüzden belki de, profesyonel kariyerinin ardından hayalleri oldukça mütevazıydı: 'Umarım küçük bir bakkal işletiyor olurum,' demişti bir keresinde, 've sadece rahat yaşarım.'
Neyse ki işler farklı gelişti. Milli bir kahraman oldu ama o bu kahramanlığın bedelini tahmin edebileceğinden çok daha ağır ödedi.
Berbat bir performansla Dünya Kupası daveti aldı.
Ahn, Kore'den dışarıya ilk adımını attığında gittiği yer İtalya olmuştu. İtalya basınının sivri dili, yabancı forvetlere olan mesafesi ve kolay kolay bir şeyi beğenmemeleri onun da başını ağrıttı.
Hele ki bu büyük turnuva öncesi 30 maçta sadece beş gol atması eleştirileri daha da artıyordu. Ülkemizde milli takım ve Fenerbahçe teknik direktörlüğü de yapan Hiddink ise onda bir şeyler görebilmişti. 'Bu hayatının turnuvası olabilir' derken kastının yaşananlar olduğunu ikisi de tahmin etmiyordu muhtemelen.
O güne geliyoruz... 18 Haziran 2002. Daejeon. Güney Kore - İtalya, son 16 turu.
İtalya son dönemlerde kupaya katılamıyor belki ama ne zaman katılsa İtalya bir şekilde favoridir. Hele 2002'deki gibi kadrosunda Totti, Del Piero, Maldini gibi isimler varsa dünya çapında favori gösterilmesi kaçınılmazdır.
İtalya kağıt üstünde çok üstündü. Ahn da bunu kabul etti; maçtan önce İtalya'nın geçilemez göründüğünü düşündüğünü itiraf etti.
Henüz beşinci dakika İtalya Serie A'nın gol atmayı unutmuş forveti, penaltı için topun başında. Ve beklenen son, penaltı kaçtı. Ardından Vieri'nin golü geldi. Her şey aslında olması gerektiği gibi ilerliyordu. Maç böyle bitecek derken 88. dakikada bir gol daha, bu kez Güney Kore'den geldi. Maç uzatmaya gitmişti.
Uzatmalar... Hatanın gerçekten telafisinin olmadığı altın gol kuralının olduğu turnuva...
Ve 116. dakikada top ceza sahasına salınarak iniyordu. Ahn'ın karşısında tecrübesiyle Maldini vardı.
Ahn daha sonra o 116. dakikayı anlatacaktı:
'Çok erken atladığımı ve topa yetişemeyeceğimi düşündüm. Ama ben önce atladığım için Maldini zamanlamayı şaşırdı. Benim için büyük bir şans oldu.'
Kafa vuruşu, Maldini'nin o topu vurduracağını düşünmeyen Buffon'u mağlup etti ve Güney Kore, Ahn'ın golüyle çeyrek finalde... İtalyanlar için bir büyük yıkım daha!
Her şey bir rüya gibiydi... Milli kahraman olmuştu ama her şey o andan itibaren değişmeye başladı.
Perugia Kulüp Başkanı Luciano Gaucci ertesi gün La Gazzetta dello Sport'a öfke dolu bir açıklama yaptı. Gaucci, kendi deyimiyle milliyetçiydi ve böyle bir golü affedemezdi:
'O adam bir daha Perugia'da oynayamayacak. O İtalya'ya karşı oynarken fenomen oldu. Ben bir milliyetçiyim ve bu davranışı İtalyan gururuna yapılmış bir saldırı olarak görüyorum. Ona iki yıl önce kapılarını açan bir ülkeye karşı işlenmiş bir hakaret. Gol atarak İtalyan futbolunu mahveden birine maaş ödemeye niyetim yok.'
Ölüm tehditleri aldı: "Tek golle tüm kariyerimi bitirmişim gibi hissettim"
Gaucci kısa süre sonra geri adım attı. Ama iş işten geçmişti.
Ahn'ın arabası tahrip edildi, mafyadan ölüm tehditleri aldığına dair haberler çıktı. 'Sanki o tek golle tüm kariyerimi bitirmişim gibi hissettim' dedi.
Perugia'ya bir daha dönmedi. Blackburn Rovers'a gidecekti; o kapı da kapandı. Sonunda bir Japon şirketi, Gaucci'nin talep ettiği 3,8 milyon Euro tazminatı ödedi ve Ahn J-League'e, Shimizu S-Pulse'a gitti.
Sonrasında istikrarı yakalamakta yine zorlandı. Bir ara yeniden Fransa'dan Avrupa'ya giriş yaptı ama olmadı, tekrar Asya'ya dönerek futbol kariyerini noktaladı.
"Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum"
Orhan Pamuk'un en önemli eserlerinden Masumiyet Müzesi'nde Kemal anlatısına böyle başlar; 'Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum.' Kemal sonra şöyle devam ediyordu, 'Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi?”
Cevap, hayır. Ahn o anı bilseydi ve başına gelecekleri önceden tahmin etseydi bile Maldini'nin yanından yükselip o kafayı vururdu.
Yıllar sonra FIFA'ya verdiği röportajda şöyle dedi:
'İtalya'ya gol atmamı yasaklayan bir yasa yok. Geriye dönüp baktığımda, tüm kariyerimi o tek gol için takas ederdim.'
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!








Yorum Yazın