article/comments
article/share
Haberler
168: İran İçin Dünya Kupası’nda Zaferin Şifresi Bu Olabilir mi?

etiket 168: İran İçin Dünya Kupası’nda Zaferin Şifresi Bu Olabilir mi?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

İran, savaş halinde olduğu ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandığı günden beri büyük bir tartışmanın içinde. İlk olarak acının tazeliğiyle katılmayacaklarını açıkladılar, sonrasında FIFA’nın devreye girmesi garanti vereceğini açıklamasıyla söylemler de yumuşadı ve nihayet kupaya geldiler ama ABD’ye değil, Meksika’ya… ABD’de oynayacakları maçlar için Meksika’dan günübirlik yolculuklar yapacaklar.

İran’ın futbol kültürü, ilgilisinin çok sevdiği sineması ve ABD karşısındaki haklılığı ile başlayan yolculuğu hayli ilginç.

FIFA 2026 2026 Dünya Kupası
Anasayfaya Git
Türkiye

Türkiye

A Milli Takımı

D Grubu Sıralamaları Tüm Sıralamalar >
3. Türkiye Türkiye
0 G 0 B 1 M 0 Puan

Gelecek Maçlar

19 Haziran 22:00
USA USA
-
AUS AUS
20 Haziran 06:00
TUR TUR
-
PAR PAR
26 Haziran 05:00
TUR TUR
-
USA USA
İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

2006 Dünya Kupası yolculuğundan unutulmaz bir an...

2006 Dünya Kupası yolculuğundan unutulmaz bir an...

Tahran sokaklarında ilerleyen bir minibüs dolusu genç kız ve iki asker, tırnaklarını yercesine bir gerilimle radyoda İran-Bahreyn maçını dinliyor. Kızlarda hem bir üzüntü hem de maçın verdiği gerilim var, askerler ise işlerini yapmalarının telaşı ve maçın heyecanını yaşıyorlar. Mohammad Nosrati, 47. dakikada topu ağlara gönderdiğinde bu gerilimli kitle çılgınlar gibi bu golü kutlayarak “Dünya Kupası’na gidiyoruz” sloganları atıyorlar.

Bu sahne Jafar Panahi’nin Ofsayt isimli filminin final sahnelerinden biri.

Hikayesi ise şu; İran’da kadınların futbol izlemesi yasak ama bu oyuna küçük yaştan itibaren tutkuyla bağlanan genç kızlar bir şekilde stadyumdan içeri sızmaya çalışırken yakalanıyor. Kimi erkek kılığına giriyor, kimi görünmeden stadyuma girmenin yolunu arıyor ama nihayetinde askerler tarafından yakalanıyorlar ve ailelerine teslim edilmek üzere karakola götürülüyorlar. Askerlerin ve bu genç kızların arasındaki gerilimi bitiren şey ise İran’ın attığı gol oluyor. İktidar da vatandaş da Nosrati’nin golünde birleşiyor ve bir minibüs dolusu insan daha önce birbirlerine karşı takındıkları düşmanca tavrı bırakıp golü ve Dünya Kupası’nı kutluyorlar.

168: Yıllar geçse de bu sayı unutulmayacak.

168: Yıllar geçse de bu sayı unutulmayacak.

2006 Dünya Kupası’na Bahreyn maçıyla giden İran, 20 yıl sonra yine bir kritik eşikte Dünya Kupası’nda boy gösterecek. 1998’den bu yana sadece iki kez gidemedikleri Dünya Kupası’nda bu kez çok daha “ulvi” bir görevleri var. ABD’ye karşı halklarını gururla temsil etmek.

Savaş halindeki iki ülke belki de ilk kez böyle bir konumda uluslararası arenada karşı karşıya geliyor. İranlı futbolcular Meksika’ya indiklerinde yakalarındaki rozet objektiflere takılmıştı. O rozette “168” yazıyordu.

168, ABD’nin savaşın ilk gününde vurduğu ilkokulda ölen İranlı çocukların sayısı… Savaşta hayatını kaybedenler, yerinden edilenler, ABD ve İsrail’in tehditleriyle yaşayanlar bu turnuvada bir başka gözle izleyecekler takımlarını. İran bir kez daha futbolla birleşti, tıpkı Panahi’nin filminde olduğu gibi.

Dört yıl önce tablo çok daha farklıydı.

Dört yıl önce tablo çok daha farklıydı.

ABD’nin saldırı sonrası bir iç karışıklık çıkararak halkın iktidarı devirme heyecanı İran’ın kendi içinde daha fazla kenetlenmesi ile sonuçlandı hem de mollalara olan karşıtlıklarını unutmadan.

Dört yıl önce daha farklı bir manzara vardı. Katar’da düzenlenen Dünya Kupası öncesi İran’da yaşayan genç bir Kürt kadını Mahsa Amini, başörtüsünü düzgün takmadığı için ahlak polisi tarafından gözaltına alınmıştı. İddiaya göre gözaltında başından darbe alan 22 yaşındaki genç kız hayatını kaybetmişti. Halk sokaklara dökülmüş, gözaltılar, yeni can kayıpları, yaralanmalar birbiri ardına devam etmişti. Gözlemcilere göre 551 kişi hayatını kaybetti yaklaşık 22 bin kişi gözaltına alındı. Halk ve iktidar arasında geri dönülemez bir boşluk hissi daha oluştu.

Böyle bir ortamda Katar’da maçlara çıkan İranlı futbolcular da protestolara destek vermek için İran milli marşını söylememişti. Tarihin en ağır sessizliklerinden birine İranlılar tribünde gözyaşlarıyla katılıyordu.

Amerika’da İran’ın bombalanmasını dans ederek kutlayan diasporayı saymazsak içeride de Mahsa Amini büyük bir kırılmaya yol açmış ve İran halkı bir kez daha “yönetenleriyle” uzlaşmaz bir yola girmişti. Mollaların devrilmesi için o günlerde İran halkı her şeyini verirdi.

Kenetlenmiş bir halk Dünya Kupası yolculuğuna çıktı.

Kenetlenmiş bir halk Dünya Kupası yolculuğuna çıktı.

Tekrar dört yıl sonraya, bugüne dönüyoruz. Bu kez devlet aynı devlet, halk aynı halk… Ama ABD’nin dış müdahalesi, İsrail’in ağır tehditleri içeride birbirine düşman olsa da dışarıya karşı iki tarafı da birbirine kenetlemiş görünüyor.

168 ilkokul çocuğunun öldürülmesinin hiçbir iktidar terazisini dengede tutamayacağı gerçeğiyle İran halkı önce ABD’nin müdahalesine karşı çıkıyor sonra içerideki baskıcı rejime!  

Meksika’dan üç maç için de ABD’ye gidip, maç biter bitmez geri dönecekler. Federasyon başkanları, antrenörleri, takımlarının medya ekibi vize alamadığı için hiçbir şekilde ABD’ye giremeyecekler. Grupta da işleri hiç kolay değil, bunca baskının altında Belçika, Mısır ve Yeni Zelanda’ya diş geçirmeye çalışacaklar.

Turnuva bitecek, ABD ve İsrail çekilecek ve mücadele kaldığı yerden devam edecek.

Turnuva bitecek, ABD ve İsrail çekilecek ve mücadele kaldığı yerden devam edecek.

İran halkı ne olursa olsun teslim olmadı, milli takımı da aynı iradeyle ve takım elbiselerinin yakalarındaki “168” yazan rozetle mücadele ederse Trump’a moral olarak bir darbe daha vurabilirler.

Turnuvada ne olursa olsun, İran’a dönecekler; ABD ve İsrail çekildikten sonra aynı milli takımı destekleyen milyonlar yeniden özgürlükleri için iktidara karşı direnmeyi sürdürecekler. Onlarla Dünya Kupası’nda aynı şeylere sevinip üzülecek iktidar sahipleri de aynı baskıları…

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
Sosyoloji bölümünden mezun olarak uzun yıllar medya alanında çalıştım. 11 yıl spor kulüplerinde medya yöneticiliği yaptım. Ankara' da yerel gazetelerdeki editörlük deneyiminin ardından Onedio'da Gündem, Spor ve Ekonomi alanında içerikler üretiyorum. Aynı zamanda Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi Tiyatro bölümünde Yazarlık eğitimi alıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın