Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Türkiye'de Röportaj Denince Akla Gelen İlk İsim Ayşe Arman'dan 24 Efsane Röportaj

-

Ayşe Arman'ı duymayan tanımayan yoktur. Kendisi pazar röportajları ile ünlü 25 yaşından beri Hürriyet gazetesinde köşe yazarı olan, ödüllü bir gazeteci. Dolu dolu bir yaşamı, kıpır kıpır bir ruhu var. Güçlü, zeki, çalışkan ve biraz da marjinal... Ayşe Arman; sorulmayanı soran, sivri dilli tavrı ile farklılık yarattı ve yıllar içerisinde kendi tarzını oluşturdu. Türkiye'de ve dünyada öyle isimlerle röportaj yaptı ki onu kıskanmamak elde değil. Bakalım kimmiş bu isimler!

Ayşe Arman; kıpır kıpır, hayat dolu, çalışkan, güçlü, marjinal bir kalem ve kadın. 30 yıldan fazla zamandır mesleğini icra eden, pazar röportajlarıyla ünlü, yazıları ile sansasyonlar yaratan gelmiş geçmiş en renkli gazetecilerden biri.

1969 doğumlu olan Ayşe Arman'ın annesi Veronica Arman Almandır ve balerindir. Babası Mehmet Arman'dır.  1989 yılında yani henüz 19 yaşında iken ilk ödülü olan Cumhuriyet Gazetesi “Bülent Dikmener" ödülünü aldı. 25 yaşında Hürriyet gazetesinde köşe yazarlığı yapmaya başladı ve hala da devam ediyor. Özellikle LGBT hakları ve cinsellik üzerine yazdığı yazılarla; dikkatleri, tepkileri ve övgüleri üzerine aynı anda toplayan marjinal bir isimdir.

Şimdilerde kızı Alya'nın dans okulu için eşi ile birlikte sürekli Hindistan'a gidip geliyor. Ama gazetedeki köşe yazıları ve sıra dışı röportajlarına hiç ara vermiyor. İşte Ayşe Arman'ın yapmış olduğu en efsane röportajlar.

Ayşe Arman Haldun Dormen ve Betül Mardin'in oğlu Ömer Dormen'le evli. 'Alya' adında dünya tatlısı, dans tutkunu bir kızları var.

1. Müzeyyen Senar... 'Cumhuriyet'in Divası' ile röportaj yapmak herkese nasip olmaz. Ayşe Arman çok şanslı.

O bir Müzeyyen. O bir efsane. O bir abide. Adı geçtiğinde herkesin bir an sessiz kaldığı, saygıda asla kusur etmediği bir isim. Bir ekol. Bir gırtlak.

O kadar kimselere benzemiyor ki, "Bırak bunları ya" diyor, "Şöhret, para, pul, han, hamam, apartman geçici. Keşke bir adam olsaydı hayatımda da, onunla birlikte yaşlanabilseydim..."

Röportaj için tıklayınız...

2. Türkan Şoray; sultanımız, baş tacımız, aşkımız, kadınımız. Ayşe Arman'ın da dediği gibi: 'Hepimizin kişisel tarihi.'

Karşılaştık. Kal geldi bana.

Salak salak Türkan Şoray’a bakıyorum. Gözlerimi ayıramıyorum. Aslında o anda ben, onun yüzünde, kendi çocukluğumu, Adana’daki açıkhava sinemalarını, film izlerken çekirdek yiyişimizi, annemin “Ne kadar ayıp, yere mi attınız, toplayın bakim!” deyişini, sevdiğim bütün Türk filmlerini, ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ı, onun sürmeli gözlerini, kısa eteklerini, şımarık ama tatlı gülümseyişini, babamla annemin gençliğini, eski günlerin o unutulmaz naifliğini, üstü açık Amerikan arabalarını, Boğaz’ın eski halini... Ay ölecem, bütün geçmişimi gördüm!!! Türkan Şoray bu işte...Hepimizin kişisel tarihi.

Röportaj için tıklayınız...

3. Ayşe Arman Ajda Pekkan'ı yatağa attı! İşte Süperstar ile yatakta yaptığı o meşhur röportaj...

Ajda Pekkan hepimiz için ‘kült’ bir isim. Hep hakkında konuştuğumuz, “Biliyor musun, şöyleymiş, böyleymiş!” dediğimiz bir isim. 

İşte efsane karşımda! Gözlerimi ondan alamıyorum.

Öyle biri Ajda, bakakalıyorsun.
Uzuuun uzuuun inceliyorsun. 
Her milimini...
Birilerinin, “Yeter artık ama bakma... Ayıp!” diye seni dürtüyor olması lazım.
Aksi gibi beni dürten yok.

Röportaj için tıklayınız...

4. O da bir şey mi! Pamela Anderson'ı bile yatağa attı.

Pamela Anderson’u hepimiz 'Sahil Güvenlik' (Baywatch) dizisinde sallanan memelerinden hatırlıyoruz. Borat’ın filminden hatırlayanlar da vardır. İnternete düşmüş ilk gerçek sevişme de onunkiydi, bu olaydan hatırlayanlar da olabilir: Sevgilisi böyle aşağılık bir numara çekmişti. Kadın dayak da yedi, her şey oldu, başına gelmeyen kalmadı... Bugün 44 yaşında.

Röportaj için tıklayınız...

5. En iyi röportajlarından biri de "Hafþór Júlíus ‘Thor’ Björnsson!" Şimdi böyle söyleyince anlaşılmıyor ama Game of Thrones'daki 'Dağ' karakteri dersek herkes bir afallar sanırım. Ayşe Arman da en az bizim kadar şaşırmış olacak ki Türkiye'ye gelen 'Dağ' ile ne yapıp edip röportaj yapmış.

Neeeeeeeeeeeee?
Game of Thrones’taki Mountain mı?!!! Hadi canım… Türkiye’de mi? O dev mi? Boy 2.06, kilo 190! Vay anam, vay… Dağ, dağ! Zaten dizideki adı da ‘Dağ’. 12 öğün yiyor. Her iki saatte bir, 1.5 kilo et deviriyor. Hafþór Júlíus ‘Thor’ Björnsson! Dünya tatlısı, 27 yaşında genç bir adam.

Benim de iri kadın kompleksim var. 1.72’yim, kilom 65’in üstü, ‘e küçül de cebime gir’ değilim, büyüğüm, iriyim. Amaaaaa ilk defa bir adamın yanında kendimi küçücük hissettim… Sen çok yaşa Thor!!!!

Röportaj için tıklayınız...

6. Her zaman sıra dışı olmayı seven Ayşe Arman, bir zamanlar Muhteşem Yüzyıl'da oynayan Meryem Uzerli ile de hamamda röportaj yapmıştı.

Kanuni’nin Hürrem Sultan’a özel yaptırdığı hamam.
Ne kocalar var hayatta! Mimarı, Büyük Sinan. Büyük iş becermiş. Şahane bir yer yapmış. Tam meydanda.Baştan aşağı restore edilmiş. Orijinal hali korunmuş, etrafı da kafe. Bir yer bu kadar mı güzel olur. Röportaj filan uçuyor aklımdan, yıkanmak istiyorum ben burada. Belki ‘Muhteşem Yüzyıl’ın Hürrem’i Meryem Uzerli’yi de ikna ederim, birlikte yıkanırız.

2011 Röportajı için tıklayınız...

2013 Röportajı için tıklayınız...

7. Sonra bir gün gazeteyi bir açtık Demet Akbağ Ayşe Arman olmuş, Ayşe Arman da Demet Akbağ'ın en sevilen karakterlerinden Fürüzan :)

Resmen çatladık gülmekten! Dünyanın en komik, en eğlenceli işiydi.

Ben evvel eski Demet Akbağ ile röportaj yapmak istedim. Ama ne zaman kalkıştıysam olmadı, vakitsizlik, çekimler, bir türlü denk düşmedi. İstedim çünkü onu beğeniyorum. Kadınların kadınları beğenmesi zordur. Biz gıcığızdır. İnce eler, sık dokuruz. Ama Demet Akbağ’ın yeteneğine, oyunculuğuna hep hayran oldum. Tipten tipe girebilmesine, gözlem gücüne, taklit kabiliyetine, canlandırdığı tipleri çok iyi taşımasına ama hiç birinin üzerine yapışmamasına, sezgisel oyunculuğuna...

2012 Röportajı için tıklayınız...

2015 Röportajı için tıklayınız...

8. Dedik ya çok renkli bir kadın diye! Huysuz Virjin'e röportaja giderken de onun belalısı olan maço bir erkek kılığına girmiş :)

Takım elbisem, kolalı gömleğim, beyaz çoraplarım, kolumda pahalı saatim, elimde tespihim, afili kravatım, ‘Gülüm’e gidiyorum...

Kısrağıma, papatyama... Kadınıma... Beylerbeyi’ndeki malikânesinde beni bekliyor. Heyecanlıdır şimdi. Güzel yemekler yapmıştır. Kapıdan girince, “Aslanım” diye üzerime atlar. Bir yorgunluk kahvesi ikram eder önce. Höpürdetiriz birlikte. Keyfi yerindeyse, leğeni salona taşır, ayağımı bile yıkar. O benim aşkım, balım, canışım. O benim için her şeyi yapar. Sonra birlikte yatağa geçeriz, ben onun güzel bacaklarına bakarım, kadına yanla gözle bakanı yakarım!.. 

Uzun zamandır hiç bu kadar eğlenmemiştim! Şahaneydi... Harikaydı... Erkek olmak... Özellikle de Huysuz’un erkeği olmak... Tamam, biraz kıro bir erkek oldum... Ama para bende... Size ne! Hem onlar iyi anlaşıyorlar, birbirlerine de yakışıyorlar! Seyfi Dursunoğlu’nun Beylerbeyi’ndeki evindeyiz... 

Röportaj için tıklayınız...

9. Acun Ilıcalı'ya 2012 yılının son röportajında yer veren Ayşe Arman, ona Noel Baba olmayı kabul ettiremeyince iş başa düştü deyip kendisi Noel Anne olmuş :)

2012’nin sonuna geldik. Bu, son pazar röportajı. Başarılı olmuş biriyle röportaj yapmak istedim. Kimsenin itiraz edemeyeceği kadar başarılı. Seversiniz, sevmezsiniz ama başarısını tartışamazsınız: Acun Ilıcalı.

Yoktan Türkiye’nin en varlıklı adamlarından biri oldu. Sadece en varlıklı da değil, en çok izlenen. Şirketinde 120 kişi çalışıyor, televizyon kanalında da 300-350 kişi. Adam kendi başına bir televizyon kanalı. Levent’teki yan yana iki villa, vızır vızır çalışıyor. Herkes birbiriyle arkadaş, bu ekip 120 kişi birlikte tatile gidiyor. Herkesin yüzünde yeni yılın heyecanı, yeni bir yıla giriyor olmanın neşesi...

Röportaj için tıklayınız...

10. Pardon biz mi yanılıyoruz yoksa Ayşe Arman ve Tolga Çevik gerçekten kardeş olabilirler mi? Yahu bu ne benzerlik!

Bu kadar üzücü bir dünyada insanları güldürmek bir görev

Epeydir bu kadar şaşırdığım bir iş olmamıştı.

Tolga Çevik ben oldu ama ne ben oldu!

Tırnaklarımın French ojesine kadar… Üstelik bacakları da poposu da benden daha güzel! Maslak’taki stüdyoya gittiğimde bütün hazırlıklar tamamdı. Fikir, Selma Semiz’den çıktı, Suzan Kardeş de makyajda bütün ustalığını konuşturdu. Tolga Çevik’e diyecek bir şey bulamıyorum, gözlem gücüne, çabasına, emeğine, profesyonelliğine hayran oldum. “Zor muydu ben olmak?” dedim. “Yoo eğlenceliydi” dedi.

2015 Röportajı için tıklayınız...

2014 Röportajı için tıklayınız...

11. Peki Diva Bülent Ersoy ile aynı anda Hindistan'da olmak ve onunla Hindistan sokaklarını gezerek röportaj yapmak... Ya Rabbim bu nasıl bir lütuftur!

Bülent Ersoy‘Dünya Güzellerim’ adlı programın çekimleri için Hindistan’da. Valla Diva yeryüzüne düşmüş bir meteor gibi. Parıl parıl. Gözümle gördüm, yollardaki kalabalık onu görünce ikiye ayrılıyor. Bakakalıyor Hintliler. Ve saygıda kusur etmiyorlar. Tabii ki Bülent Ersoy’u tanımıyorlar ama işte ‘star enerjisi’ denilen bir şey var herhalde, buram buram yayılıyor. Bülent Ersoy yürüyor, arkadan soruyorlar, “Kim bu? Kim bu?” Ben de yanıtlıyorum, “Turkish Diva!”.

Röportaj için tıklayınız...

12. Ve huzurlarınızda Ayşe Arman ve emojisi bile yapılan 'tuzlama hareketi' ile ünlü Nusret!

Ve huzurlarınızda Nusret

Önce İstanbul’un, sonra Türkiye’nin, daha sonra da tüm dünyanın konuştuğu adam. Instagram paylaşımlarını 7 milyon insan takip ediyor.

O ‘tuzlama hareketi’ efsane oldu. Düşünebiliyor musunuz, “emoji” haline getirildi. Çektiği videolarla, talk show’lara konu oldu. Hem de dünyanın dört bir tarafında. Avustralya’dan New York’a…

Röportaj için tıklayınız...

13. Victoria Secret mankenlerinin bile diyet programlarını uyguladığı Canan Karatay da Ayşe Arman ile sohbet edenlerden.

Kimseye eyvallahı yok. Neye inanıyorsa onu söylüyor, yazıyor, çiziyor.
57 yıllık hekimliğin verdiği tecrübeyle bodoslama gidiyor. Haklısınız, polemikten korkmuyor, hatta seviyor. Cesur, gözü kara ve samimi. Ben Canan Karatay Hoca’yı hep samimi buldum. İnanmadığı bir şeyi, kafasına silah dayasanız söylemez. Gerçekten halk sağlığını önemsiyor. Konferans verirken para almıyor, “İzleyicilere kitaplarımdan bedava dağıtırsanız gelirim!” diyor. İlk günden beri hep aynı yayıneviyle çalışıyor. Onu transfer etmek isteyen büyük yayınevlerinin tekliflerini, “Ahlaksız teklif!” diye reddediyor. İlginç biri yani.

Röportaj için tıklayınız...

Röportajın devamı için tıklayınız...

14. Senin yerinde olmayı o kadar çok isterdik ki Ayşe! Milyonlarca takipçisi olan dünyanın en iyi yönetmenlerden biri Amir Khan da Ayşe Arman'a konuştu.

Time Dergisi beğenmiş, onu dünyanın en etkili 100 insanı arasına seçmiş… Ben beğenmişim çok mu? Evet, etkilendim.
Hatta o kadar etkilendim ki, teybimi, röportaj mahalinde unuttum!!!
İki buluşmamızda da not defterimi unuttum.
O, Hindistan sınırlarını çoktan aşmış oyuncu.
Facebook‘ta 25 milyon, Twitter‘da ise 14 milyon takipçisi var. Ha zannetmeyin ki Hindistan kalabalık bir ülke ondan takipçisi var… Hayır öyle değil, Aamir Khan‘ın bi’ filmini izledin mi, hemen diğerlerini de izleme duygusuna kapılıyorsun. Bir tür aşk doğuyor filmleriyle aranda. Takipçileri dünya çapında yani. Türkiye‘de de çok. Hindistan‘a gidip gelmeye başladığımdan beri beni taciz ediyorlardı bu adamla röportaj yap diye…

Röportaj için tıklayınız...

Röportajın devamı için tıklayınız...

15. Gazeteci, esprili, çalışkan, aktif ve başarılı 2 kadın yan yana gelince ortaya harika bir sohbet çıkmış tabi. Ayşe Arman ve Gülse Birsel zaten 18 yaşından beri tanışıyorlarmış.

O 18’di, ben 19. Aktüel’de tanıştık.

Hey gidi Ercan Arıklı. Anlata, anlata bitiremedi, işte Boğaziçili, şöyle parlak, şöyle zeki… Öyleydi de. Ve hep güzeldi. Komikti. Sarkastikti. Nazikti. Ama bir lafıyla insanı eşekten düşmüşe çevirirdi, öyle de kendine güvenliydi, sonra da tatlı tatlı gülümserdi. Columbia Üniversitesi’ne master’a gitti, New York’ta sinema okudu. Döndü, önce Esquire’ın, sonra da Harpers Bazaar’ın yayın yönetmeni oldu. Gülse’nin anlamadığı bir halt yoktur, moda da bilir, gazetecilik de bilir, dergiciliğin âlâsını bilir. Ama sonra dümeni televizyona çevirdi... Şimdi Gülse yeni bir kitapla karşımızda, Doğan Kitap’tan çıktı: ‘Memleketi Ben Kurtaracağım!’ Röportaj için buluştuğumuzda baktım taşşş, inanılmaz güzel, asıl güzel olan da onun bunun farkında olmaması. Böyle muzip, zeki, sorgulayan, kendine güvenen, hiçbir zaman pes etmeyen, inadına hep hayat ve yaşamak diyen kadınlara çok ihtiyacımız var. Seni seviyoruz Gülse. Kim tutar seni. Uzun metraj filmini de bekliyoruz!

Röportaj için tıklayınız...

16. Kazandıkları 27 milyon doları, 114 çalışana paylaştıran Yemek Sepeti kurucularından Nevzat Aydın'ı hatırladınız mı? Olay tüm Türkiye'de gündeme oturdu ve Nevzat Aydın ilk röportajını Ayşe Arman'a verdi.

27 milyon doları, 114 çalışana paylaştırdılar.

Birkaç kere, “Nasıl yani?” dedim… “Nasıl yani… Nasıl yani…” Bir türlü kafam basmadı. İdrak edemedim. Anlayamadım. Kavrayamadım. Şirketi 15 yıl önce kurmuşlar, başarıya ulaştırmışlar, 589 milyon dolara Almanlara satmışlar… Ve vee…. Hiçbir sözleri, yükümlülükleri olmamasına rağmen, kazandıkları 27 milyon doları, 114 çalışana paylaştırmışlar… Yemeksepeti.com, Delivery Hero’ya tam 589 milyon dolara satıldı. Biz orada  kalmıştık. Şimdi, kurucularından Nevzat Aydın’dan öğreniyorum ki, satıştan sonra, 114 çalışanına böyle bir güzellik yapmışlar. Ağlar be insan! Hakkında pek çok haber yapıldı, ama Nevzat Aydın’ın verdiği ilk röportaj.

 “İnsanların 3-5 bin lira maaşla, ev-mev alabilmeleri hikâye… En azından bu para hayatlarında bir değişiklik yaratabilir…” 

2015 Röportajı için tıklayınız...

2018 Röportajı için tıklayınız...

17. Fi, Çi, Pi serisinin yazarı Azra Kohen ile ilgili bilmediğiniz pek çok şey de bu röportajda.

Adı Akillah Azra Kohen. Meğer Akillah müstear ismiymiş, ilk kitabı öyle çıkarıyor ama sonra bir şekilde kim olduğunu açıklamak zorunda kalıyor. İzmirli bir kadın. Çok güzel. Öyle böyle değil. Angelina Jolie kadar güzel. Çok âşık olduğu bir adamla tam 14 yıldır evli ve dünya tatlısı bir oğlu var, altı buçuk yaşında. İstanbul Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü mezunu. Halit Refiğ’e asistanlık yapmış. Şimdi de Liverpool Üniversitesi’nde Davranış Bilimleri üzerine uzmanlık eğitimine devam ediyor. Ebedi öğrenci… “Bu dünyaya öğrenmek için geldik!” diyecek kadar… 

Röportaj için tıklayınız...

18. Dünya Tiyatrolar Günü'nde ise konuğu kayınpederi Haldun Dormen idi. Bilmeyenler için küçük bir bilgi: Ayşe Arman Haldun Dormen'in gelini oluyor.

Dünya Tiyatrolar Günü’nde bir tiyatro duayeni: Haldun Dormen..

O, benim için atom karınca. Enerjisi fena biri sayılmam ama benim bile nefesim kesiliyor! 90’a iki kala adam evde durmuyor. Allah sizi inandırsın her an bir yerlerde, bütün Türkiye’yi dolaşıyor, yetmiyor Almanya’ya gidiyor, oradaki gençlere tiyatro öğretiyor, yeni oyunlar sahneliyor, kendi de oynuyor, öğretmenlik yapıyor, bir de kitap yazdı, önümüzdeki ay çıkıyor… Bu değerli insanın 'kayınpederim' olması da benim için ayrıca gurur verici…

Röportaj için tıklayınız...

19. Toplumsal olaylara her yönüyle değinen Ayşe Arman'ın Cumhuriyet yürüyüşü esnasında Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı röportaj en çok tıklanan haberlerden biri oldu.

Bir itirafla başlayayım, Kemal Kılıçdaroğlu’nu hep seviyordum ama eleştiriyordum da…
Tamam dürüst geliyordu, iyi insan geliyordu ama nasıl desem, biraz atalet içinde geliyordu, sanki kurtlarla kapışamaz gibi geliyordu, lider karizması yok gibi geliyordu!

Vatandaş olarak hayal kırıklığına uğramıştım. Hatta, ondan umudu kesmiştim. Ben bir “hareket” bekliyordum. İçimden, “Hadi” diyordum, “Hadi ya, bir şey yap, bu toplumun, bu ülkenin ihtiyacı var. Hepimizi dönüştür, harekete geçir…” Ama sonra, “Amaaan, o nereden yapacak!” diyordum! İşte bu noktada fena halde utandım kendimden!!!

Yaptı… Ve öyle bir şey yaptı ki, “Vay beee!” dedirtti, binlerce insanı bir araya getirdi, aynı talebin çatısı altında topladı…

Röportaj için tıklayınız...

20. "İtirazım Var" filminin çıkışı sırasında Sırrı Süreyya Önder ve Onur Ünlü ile birlikte röportaj yaptı.

Onur Ünlü ve Sırrı Süreyya’nın itirazı var!

Çarpıcı, sarsıcı, hızlı, komik, sarkastik, şiirsel…

Çekimler de öyle, hikâye de… Sinemacı olsam kıskançlıktan çatlardım. O kadar iyi kotarılmış bir film ki… Gülüyorsun, ağlıyorsun her şey birden. Oturdum ve kalktım, zaman nasıl geçti fark etmedim bile… Öncelikle öyküye bayıldım. Çünkü iki sıkı hikâyeci adamın elinden çıkmış, Onur Ünlü ve Sırrı Süreyya Önder. Filme çeken Onur Ünlü. Sıkı durun, dedektif bir imamın hikâyesi...

Röportaj için tıklayınız...

21. Ayşe Arman'ın 'O, benim kahramanlarımdan biriydi.' dediği Levent Kırca'nın yakalandığı kanser hastalığından sonra verdiği röportaj.

“Neeee?! Karaciğer kanseri mi! Levent Kırca mı!” O, benim kahramanlarımdan biriydi. Ben de, ‘Olacak O Kadar”la büyüyen kuşaktanım. Ortaokul yıllarımda hayranlıkla izlerdim, bu ülkenin gelmiş geçmiş en büyük mizahçılarından biri olduğuna inanıyorum. Zaman zaman fevri çıkışlar yaptığını düşünmeme rağmen severim ve o dik duran haline hep saygı duyarım.  Zekidir, birikimlidir ve bir sürü ilke imza atmıştır ve 25 yıl televizyonda yaptığı  ‘Olacak O Kadar’la bu ülkede çığır açmıştır. İşte o adamın karaciğer kanseri olduğunu eski eşi Oya Başar’dan öğrendik. “Başucundan ayrılmıyoruz!” dedi.

Röportaj için tıklayınız...

22. Kadın haklarını her zaman her yerde savunan Ayşe Arman, özellikle bu konuda kamu oyuna tam destek. Kanserle mücadelede Kanser Savaşçıları Derneği’nin başlattığı, “Saçım Saçın Olsun” kampanyasının sözcüsü Belçim Bilgin ile röportajı...

Kanser Savaşçıları Derneği’nin başlattığı “Saçım Saçın Olsun” kampanyası dalga dalga büyüyor. Fevkalade önemsiyorum bu kampanyayı: “Saçım Saçın Olsun.” 

Kanser Savaşçıları Derneği’nin başlattığı, kampanyanın sözcüsü Belçim Bilgin“Kanser, sadece tanı alanın ya da onun yakınlarının omzuna bırakılacak bir yük olmamalı! Bu hastalık hepimizi ilgilendiriyor. Birbirimize destek olmalıyız. Farkında olmalıyız. Kanserle savaşanların yanında durmalıyız. Biz, birlikteyken güçlüyüz!” diyor. Çok inanarak, hissederek söylüyor çünkü kendi annesi de kanser…
Sorduğum her soruya açık yüreklilikle yanıt verdi, teşekkür ederim.

Röportaj için tıklayınız...

23. Sadece kadınların değil tüm bireylerin haklarını korumayı kendine görev edinmiş. Geçirdiği cinsiyet değişimi ameliyatından sonra çok zor bir hayat yaşamaya başlayan Rüzgar Erkoçlar ile konuştu.

Rüzgar Erkoçlar, eskiden bir kadın oyuncuyken, çok meşhur ve göz önünde değildi ama cinsiyet değiştirip erkek olduktan sonra ‘gereğinden’ fazla ünlü oldu. O günden beri de hayatı zorlaştı… ‘Zorlaştı’ ne kelime, okuyunca anlayacaksınız… Hayatı kaydı! Artık sokağa çıkamıyor, yürüyemiyor, çalışamıyor… Her yerde, herkes peşinde… İş bulamadığı için bir fırında çalışıyordu, orada da onu buldular, fotoğraflarını çektiler… Oysa, o da ‘hürriyet’ istiyor… “Hürriyet benim” demek istiyor… Herkese hürriyet, Rüzgar’a da hürriyet!

Röportaj için tıklayınız...

24. Ve Türkiye'deki ilk evli eşcinseller... İşin ilginç yanı Ayşe Arman'a ulaşıp biz sizinle konuşmak istiyoruz diyen kişiler onlar olmuş. Ayşe Arman da seve seve kabul etmiş.

Twitter’a bakarken gözümün önünden geçiverdi o mesaj:

Görün bakın Ayşe Arman, bu marjinal eşcinsellerle bir röportaj patlatır!” 

Onlara göre ben bu toplumdaki çarpıklıkları normalleştirmeye çalışıyorum. Evlenen gay’lerle de röportaj yaparsam, gay evliliğini meşrulaştırmış olacağım. Zararlıyım yani! Onlara kalsa, keşke bu toplumda eşcinseller olmasa. Ama varlar. Onlara kalsa, keşke ne yaşayacaklarsa kapalı kapılar ardında yaşasınlar. Ama öyle olmuyor işte. Kimsenin böyle bir şey talep etme hakkı yok. Kimsenin insanların bir bölümünü yok saymaya hakkı yok. İnsanlar istedikleri gibi davranmakta özgür. Ve aşk da cinsiyet-minsiyet tanımıyor. Sizi Ekin ve Emrullah’la baş başa bırakıyorum…

Röportaj için tıklayınız...

BONUS: Ayşe Arman yıllar önce 32. Gün programında muhabirlik yaparken Genelev Patroniçesi Matild Manukyan’ın öyküsünü anlatıyor.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
cengower

Çok da şaapmamak lazım be editör...he? Demi?

nil-new

ee ne olmuş yani gazeteci ise yapacak zaten bu ropörtajları sanki uzayı keşfetmiş gibi göstermeyin

emir___han

Hiç sevmem şımarık bir kadın AMA Aamir Khan ile yaptığı röpotaj için minnetar olacağım

alperen-a.kaya

hiç sevmem canım almayayım .

gizemyeniklerr

♥♥♥

Başlıklar

Aamir KhanAcun IlıcalıAdanaAlmanyaAngelina JolieAydınAyşe ArmanBelçim Bilgin ErdoğanBülent ErsoyCinsellikDiyetEşcinselFacebookGame of ThronesHindistanInstagramİstanbulJet SosyeteKanserKemal KılıçdaroğluKitapLevent KırcaLiverpoolMardinMeryem UzerliMuhteşem YüzyılRüzgar ErkoçlarSahil GüvenlikShow tvSinemaStar tvTiyatroTwitteranneaşketolaytatlıtransfer
Görüş Bildir