Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Okuyacak Kitabım Kalmadı Diyenlere En Tazesinden Raflara İnmiş 25 Yeni Kitap

-

Yerli ve yabancı yazarların yeni çıkmış kitapları. Farklı türden kitapların bulunduğu ve kütüphanenize eklemek isteyeceğiniz 25 kitap sizler için! Kitaplı günler, iyi okumalar!

1. Kadife Bey - Richard Skinner

Kitap Türü: Roman

Yayınevi: Kara Plak

Tanıtım Bülteni: Besteci Erik Satie öldüğünde kendini Araf'ta, başka ölülerin arasında ragtime dinleyerek elli dokuz yıllık hayatının en değerli anısını seçmeye çalışırken bulur. Öteki tarafa sadece bir anı götürmesine izin vardır. Chat Noir'da absent içtiği akşamlarımı; çağdaşları büyük besteciler Debussy ve Ravel'le, büyük sanatçılar Duchamp ve Man Ray'la dostluğunu mu; hayatının aşkı trapezci, model ve ressam "Biqui" (Suzanne Valadon) ile geçirdiği geceleri mi; müzikteki başarılarını ve düş kırıklıklarını mı alacaktır yanına? Yoksa Gymnopédies, Gnossiennesya da Armut Biçimindeki Parçalar isimli eserlerini mi?

Siz yanınıza hangi anınızı alırdınız?

Erik Satie'nin hayatından ayrıntılarla dolu bu eserde, biyografi ve roman arasındaki çizgi silikleşiyor. Satie'nin içdünyasını merak edenleri 20.yüzyıl başına taşıyan roman, Yusuf Eradam'ın Türkçesiyle bir solukta okunuyor.

2. Aziz Nesin'li Anılar - Ataol Behramoğlu

Kitap Türü: Günlük/Anı

Yayınevi: Tekin Yayınevi

Tanıtım Bülteni: Çok Sevgili Ataol, Bu "çok sevgili" herkesin alışık olduğu o beylik seslenme kalıbı değil. Benim için gerçekten çok sevgilisin; iyi yanlarınla, kötü yanlarınla, olumlulukların ve olumsuzluklarınla... Seni salt bir arkadaş gibi değil gerçek bir küçük kardeş ve oğul gibi seviyorum.
-Aziz Nesin-

Aziz Nesin büyük bir yazardır. Mizah (gülmece) yazınının dünya ölçüsünde eşsiz bir ustasıdır. Gülmece ögeleriyle duygululuğu, her ikisiyle de toplumsal işlevselliği bağdaştırmayı başarmış ender bir ustadır. Ona ilişkin anılarımı, gözlemlerimi, izlenimlerimi kimi kez eleştiriden de yoksun olmayan düşüncelerimi ve 1980'lerdeki yurt dışı sürgünümde bana gönderdiği mektupları içeren bu kitapçık, bu eşsiz insana saygımın, hayranlığımın, gönül borcumun, bir küçük kardeş olarak bağlılığımın "karınca kararınca" bir ürünüdür. 
-Ataol Behramoğlu, Nisan 2016-

3. Felaket Tellalı Kırmızı Vosvos - Mert Caner

Kitap Türü: Şiir/Deneme

Yayınevi: Herdem Yayınevi

Tanıtım Bülteni: 
Bizler; Süreya'nın, Turgut'un, Can'ın, Nazım'ın torunlarıyız.. Şiirimizi; sürgün, küfür, hüzün ve özlem ile yoğurduk..

Renklerden de anlamam Bukowski'den de.. 
Eğer bir şarkı varsa aklınızda, bırakın o konuşsun.. 
Eğer aşıksanız, onun ne istediğini duymayacak kadar çok konuşun.. 
En makbulüdür benciliyet.. 
Siz! O minicik kibrinize doldurduğunuz kadehle, üstümüzden bakıyorsunuz bize.. 
Siz! Ne küfürlerden anlarsınız, ne de yerlere tükürmekten. Bazen kusmak ister insan inan bana yavrum ya da art arda hıçkırmak.. 
Siz diyorum diye alınıyorsanız alının; çünkü benim siz'le işim olmaz.

Öpseydim Kıvrandığın Yerden..

4. İnsanlık Halleri - Teoman

Kitap Türü: Şiir

Yayınevi: Bibliyon

Tanıtım Bülteni: Walter Benjamin'in, Baudelaire'den esinlenerek tasvir ettiği modern kent hayatının içine, Teoman'ın anlattığı modern aşk hikayelerini yerleştiririm hayalimde. Benjamin, büyük şehir insanını büyüleyen şeyin "son bakışta aşk" olduğunu söyler. Teoman da, sanki Benjamin'i yankılar gibi, son bakışta yaşanan aşkları anlatır. Bu aşk hikayeleri, varoluşsal yalnızlığın aşk karşısında kazandığı zaferleri, kaybetmenin büyülü melankolisini ve kendini tüketmenin hayata tahammül etmek için en iyi yol olduğunu anlatan hikayelerdir. Hem sıradan hem büyülü olan bu hikayeler, aynı zamanda hem çok acıklı hem de komiktir. Kahramanları hem çok güçlü hem de bir o kadar kırılgan; hem tutku dolu hem de bir o kadar yorgun. 

Hepsinin ortak noktası yalnızlıkla damgalanmış olmalarıdır. Fakat bu, herhangi bir insanla giderilmesi imkansız, varoluşsal bir yalnızlıktır. Dünyaya fırlatılmış olmanın, seçmediği halde doğmuş olmanın, tüm seçimlerinin yükünü taşımanın, hiç kimseyle tamamlanamayacak olmanın dinmeyecek özleminin, hayatın anlamsızlığının ve dünyanın yabancılığının ifadesidir. Teoman'ın anlattığı insanları "kahraman" yapan şey, bu varoluşsal yalnızlıkla nasıl baş ettikleridir: kimi direnir, kimi yüzleşir, kimi çoktan uyuşmuş, yabancılaşmış, kimiyse umutsuzca teslim olmuştur… 

Bir de, farkında olmayanlar var tabii bu hikayelerde, tümüyle yabancılaşmış ve hissizleşmiş olanlar, yaşadığının bile farkında olmayanlar hatta. Şaşıracak, esinlenecek, tutku duyulacak bir şey kalmamıştır onlar için. Teoman'ın sözleriyle, "acıkmadan yiyen/ uyumadan önce ayaküstü/ terlemeden sevişenler"dir onlar. 

Ve anlatıcısına gelelim bu hikayelerin. İster bir fahişenin ya da bir zamparanın, ister bir sarhoşun ya da küçük bir çocuğun ağzından olsun, varoluşsal yalnızlığın farklı veçhelerini aktarabilecek kadar tanışıktır bu yalnızlıkla. Teoman'ın bir söyleşisinde söylediği gibi, "kafayı yemekle, aydınlanma arasında gidip gelinen, ama ikisinin de aynı olduğunun" anlaşıldığı o büyülü andır, varoluşsal yalnızlığa son bakışta aşık olunan o an. O anın gizeminde açılan hakikat şudur belki de: "Her şey yalnızlıktan..."
-Elis Şimşon-

5. Leviathan ya da Dünyaların En İyisi - Arno Schmidt

Kitap Türü: Roman

Yayınevi: Everest Yayınları

Tanıtım Bülteni: 20. yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan Arno Schmidt, "nevi şahsına münhasır" yazarların başında gelir. Bireyci, hatta tekbenci denebilecek ölçüde karamsar bir dünya görüşüne sahip olan Schmidt'in parçalı, tumturaklı, gündelik konuşma dilini dönüştüren, sözcükleri atomlarına ayıran, şeytani bir mizah duygusuna sahip metinleri okuru şaşkınlığa uğratır. Joyce çevirmeni de olan yazar, kendine özgü sözdizimi, noktalama işaretleri, fonetik imlâ, kelime oyunları, tuhaf tipografiler ve mizanpajlar da kullanıldığı metinleriyle, en yüksek düzeyde görsel, şaşırtıcı ve deneysel bir yapıt ortaya koymuştur.

"1945 sonrasının yaralı Almanya'sından duyulan en ayrıksı seslerin başında gelir onunkisi: Yakın ve uzak geçmişe yönelmiş acılı bir öfkeyi, geleceğe şimdiki zaman üzerinden düşürdüğü simsiyah bir ışıkla bütünlemiştir. Kendisine bir pansuman payı ayırır: İroniyi işe koşarak hafifler, orada da ipin ucunu kaçırdığına tanık olunur. (…) Olağanüstü bir hızla kurgular 'sahne'leri birbirine; dili vokal bir araç gibi işler, sözün bozuşturulma olanaklarına geniş yer açar, çıngıraklıyılan üslûbuyla sık sık sokup geri çekilir. Her seferinde, kalabalık bir bulvarın uğultusundan güç belâ kurtulmuşum duygusuyla bitirdim Arno Schmidt'in metinlerini."
-Enis Batur-

6. Hermeneutik ve Edebiyat - Metin Toprak

Kitap Türü: Felsefe

Yayınevi: Dergah Yayınları

Tanıtım Bülteni: Günümüzde anlama ve yorumlama sanatını -veya yöntemini- tanımlayan hermeneutik, başlangıçta daha çok dinsel metinleri doğru ve nesnel yorumlamanın yöntemini tanımlayan bir niteliğe sahipti. Bu çalışmada ağırlıklı olarak hermeneutiğin, nesnel yorumlamanın yöntemiyken tarihsel süreç içerisinde anlamanın yöntemine nasıl evrildiği, başlangıçta dinsel metinlere ve kısmen hukuki metinlere uygulanan bu yöntemin edebiyat ve felsefe metinlerine de uygulanma koşullarının nasıl oluştuğu, herhangi bir edebiyat ya da felsefe metnini ele alırken metne, yazara, yorumcuya (eleştirmene) ve okura ne tür sorumluluklar yüklediği ve bu sorumlulukların süreç içerisinde nasıl ve neden değiştiği gibi sorular üzerinde durulmaktadır.

7. Neroç Köprüsü - Leonid Borisoviç Tsıpkin

Kitap Türü: Öykü

Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

Tanıtım Bülteni: "Ben ne Rus yazarı ya da düşünürü ne de Rus aydınıyım, sadece Sovyet Yahudisiyim."

Gerçekle düşün, geçmişle geleceğin birbirine karıştığı, coşkun bir nehir gibi akıp giden iki roman ve on altı öykü... 

Yazarlık kariyeri boyunca çok az ürün vermesine rağmen Dostoyevski üzerine yazılmış en etkileyici romanlardan biri olan Baden Baden'de Yaz (YKY, 2007) ile dünya çapında ün kazanan Leonid Tsıpkin, bu kez bütün eserleriyle Türkçede: İkinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki Yahudi karşıtı hareketleri ve Stalin döneminin ağır baskı ortamını derinden hisseden bir Yahudi ailesinin öyküsünün anlatıldığı Neroç Köprüsü ve Yahudilerin gaz odalarında toplu kırımıyla İsa'nın çarmıha gerilişinin iç içe anlatıldığı Norartakir adlı otobiyografik kısa romanları da içeren Neroç Köprüsü'nde yazarın bütün öyküleri yer alıyor.

"Endişeli bir beklentiyle ona bakan yüzlerce insana tiz, kesik kesik bir sesle, şimdi çarmıhta ölen adama anlaşılmaz gelen bir dilde bir şeyler söyledi subay - bu onların anadiliydi, çocukluktan beri bu dili konuşuyorlardı, anne babaları gibi; sevdikleri şiirleri de bu dilde yazmışlardı, dolayısıyla buzağı derisinden çizmeleri pırıl pırıl parlayan bu temiz giyimli adamın aslında onlara emir verdiğini anlayamamışlardı - tabii ya, bunu nasıl tahmin edememişlerdi? Yoldan geldikten sonra yıkanmak gerekirdi, şimdi banyoya götüreceklerdi onları; bavullarından ve seyahat çantalarından mis kokulu sabunlarını, iç çamaşırlarını çıkarmaya giriştiler."

8. Adı Şiir Kadının - Nazif Çavdar

Kitap Türü: Şiir

Yayınevi: Yayın B

Tanıtım Bülteni:

Kısa ayrılıklarda bile
Seni özler gönlüm.
Sonlu sonsuz görüntülerde
Seni ararım.
Kalbimin içinde olduğunu
Bilmiyormuşum gibi...

9. Glenn Gould’un Gizli Yaşamı - Michael Clarkson

Kitap Türü: Biyografi

Yayınevi: Zoom Kitap

Tanıtım Bülteni: Glenn Gould için "Hayatta olsaydı Elvis muamelesi görürdü" diyordu Ray Roberts. Kanada'nın ulusal haber dergisi Maclean's 1998 yılında Gould'u Yediler Grubu ressamlarının önünde, Kanada'nın en büyük sanatçısı ve "en önemli beşinci Kanadalı" seçti. Gould, kendi yeteneklerini önemsiz gösterme eğiliminde olan bir ulus için bir nevi kahraman ve kâşife dönüştü. Gelecekte bir gün, uzayın uzak bir köşesinde, uzaylıların duyacağı ilk insan eseri sesler, Bach'a ait olan ve Gould'un icra ettiği, 1977'de fırlatılan uzay mekiğine yerleştirilen bir prelüt ve füg olur belki de. "Arka fondan mırıldanma mı geliyor?" diyebilirler.

Gould'un ölümünden bu yana sırlarının ortaya serilmesi uzun vakit aldı; ancak şimdi, bu kitaptaki araştırmayla birlikte, Gould'un piyanodaki muhteşem duygu derinliğinin ve üslubunun, salt ilahi bir yetenek veya fedakâr annesinin sözleri tarafından biçimlendirilmediği, duygusal deneyimlerinden de etkilendiği ortaya konuluyor.

10. The Beatles - Hunter Davies

Kitap Türü: Biyografi

Yayınevi: Kara Plak

Tanıtım Bülteni: The Beatles, grup olarak sadece on yıl boyunca, 1960-1970 arasında aktif olmasına rağmen popüler müziğin seyrini değiştirdi. Daha önce kimsenin söylemediği şarkıları söylediler, kimsenin giymediklerini giydiler, kimsenin gitmediği yerlere gittiler. Kayıt teknolojisine getirdikleri yenilikler bugün bile hayranlık uyandırıyor. Haklarında anlatılan efsanelere her gün yenisi ekleniyor.

Hunter Davies'in, Beatles'ın zirvede olduğu dönemde, 1967-1968 yıllarında, onlarla birlikte on sekiz ay geçirerek yazdığı The Beatles, grubun tek onaylı biyografisi olma özelliğini taşıyor. Kitap "muhteşem dörtlü" John, Paul, George ve Ringo'nun yanı sıra, aileleri, okul arkadaşları, sevgilileri, menajerleri, birlikte çaldıkları diğer müzisyenler ve daha pek çok kişinin tanıklıklarını da içeriyor. 

İlk yayımlanışından sonra, 1985'te ve 2009'da eklenen uzun bölümlerde grubun dağılma sürecini, dağıldıktan sonra yaşananları, grup üyelerinin solo kariyerlerini de anlatan kitap, bu sayesinde güncelliğini kaybetmiyor.

11. Zheng He'nin Batı Okyanuslarına Seyahatleri - Wang Jienan

Kitap Türü: Tarih

Yayınevi: Kaynak Yayınları

Tanıtım Bülteni: Elinizdeki kitap Zheng He'yi ve onun Batı Okyanusları'na yedi sehayatinin hikâyesini anlatıyor. Ming Hanedanlığı döneminde devasa f ilolara kumanda eden Çinli amiral Zheng He, 1405 ile 1433 yılları arasında, yani Avrupa'da Keşifler Çağı diye bilinen dönemden yarım yüzyıl önce, Batı Pasif ik ve Hint Okyanusu kıyılarında 30'dan fazla ülkeyi ziyaret etti. Zheng He'nin seyahatleri Ming Hanedanlığı döneminde Çin ile Güneydoğu Asya, Güney Asya, Batı Asya ve Doğu Afrika ulusları arasındaki dostluk ilişkilerini kuvvetlendirdi ve tarafların tamamının "kazan-kazan" prensibine uygun şekilde faydalandığı eşsiz bir ekonomik ve kültürel alışverişi beraberinde getirdi.

İlk yayımlanışından sonra, 1985'te ve 2009'da eklenen uzun bölümlerde grubun dağılma sürecini, dağıldıktan sonra yaşananları, grup üyelerinin solo kariyerlerini de anlatan kitap, bu sayesinde güncelliğini kaybetmiyor.

12. Ölü Çocuklar Ülkesi - Kamil Küpeli

Kitap Türü: Şiir

Yayınevi: Ozan Yayıncılık

Tanıtım Bülteni:

Ölü çocuklar ülkesindenmiş masalcılar Çok şey bilirlermiş de sesleri kaybolur 
Bir türlü anlatamazlarmış 
O ülkede oralarda olup bitenleri

Karanlık çökünce ovalara dağlara 
Kaçarmış anneler çocukları 
Ölmesin diye 
Çünkü şehirlerde vurulurmuş 
Ölürmüş çocuklar 
On ikisinde de on dördünde de 
Hatta dağları bombalarmış 
Onların hızlı uçakları 
Çocuklar kaçamazlarmış 
Ama dağılan kemikleri kanları 
Sıçrarmış ellerine yüzlerine
Savaş yapıcıların 
Bir türlü temizleyemezlermiş kanlı ellerini

13. Paris'ten Anadolu Yakasına Aşk ve Harem - Claude Anet

Kitap Türü: Roman

Yayınevi: Gita Yayınevi

Tanıtım Bülteni: Gençlik ateşiyle yanan ve tensel zevklere fazlasıyla düşkün taşralı Philippe aşk hayatının çıraklık dönemi sırlarını bizimle paylaşıyor. Romantik yanılsamalardan yavaş yavaş uzaklaşarak fethettiği her yeni kalpte özgür aşkın zevkini keşfediyor. Ta ki yolu İstanbul'a düşene dek…
Boğaz'ın Anadolu yakasının bir ucundaki, gözlerden uzak yalı acaba hangi eşsiz deneyimlere sessizce tanıklık edecek? 

Her şeyin mümkün gözüktüğü İstanbul'da, oryantalist ve düşsel söylemine ilaveten, erotik hayaller ve merak etrafında dönen 1927 tarihli bu roman okuru müthiş bir içsel yolculuğa çıkarıyor.

14. Medeniyet ve Kültür - Selahaddin Halilov

Kitap Türü: Felsefe

Yayınevi: A Kitap

Tanıtım Bülteni: Toynbee ve Huntington, hatta Spengler'den de önce, 1885 yılında Türkçülük mefkuresinin önemli isimlerinden İsmail Gaspıralı, şöyle diyordu: "Avrupa medeniyeti veya ki diğer tabir ile Hıristiyan medeniyeti adı ile bilinen yaşam biçimi bütün insanlık için umûmi bir medeniyet mi? Uluslar ve zamanlar için genel bir kural mı? Bütün insanlara ait ahlâkın, anlayışın, düşünce ve aklın son sözü meyve-i neticesi bu medeniyet mi?"
Henüz o dönemde yöneltilen bu soruya günümüzde de tatmin edici bir yanıt verilmemiştir. Bir medeniyet mi, yoksa farklı medeniyetler mi? Acaba sınıflandırma yapabilmek için hangi kriterler kullanılmalı?

Türk okuyucularına sunduğumuz bu kitap, tam yüz otuz yıl önce sorulan bu sorulara cevap arayışının yeni bir aşaması olarak da değerlendirilebilir. Kitapta iki ayrı çizgide yürütülen araştırmalar bir araya getirilmiştir: Birincisi, "medeniyet", "civilization", "kültür" kavramlarının mahiyeti ve birbiriyle olan alakalarının belirlenmesi; ikincisi de "Türk medeniyeti" ile ilgili uzmanların "unuttukları" araştırmalar. Bu amaçla son yıllarda Batı araştırmacıları tarafından yazılan bazı kaynakların da analizi yapılmıştır.

15. Farkname - Hakan Çelik

Kitap Türü: Deneme

Yayınevi: Mühür Kitaplığı

Tanıtım Bülteni: "Düzden okursan hicret tersten okursan tercih her ikisinde de bir vazgeçiş yok mu?" Diyor Hakan Çelik. 

Sizi size anlatan bir kitap: Farknâme. Kalbinize bir gergef gibi işliyor sözcükleri yazar. Buyurun sizleri şöyle salla sırt içeri alalım…

16. Sanatsal Çokluğun Mırıltısı - Pascal Gielen

Kitap Türü: Deneme

Yayınevi: Norgunk Yayıncılık

Tanıtım Bülteni: Küreselleşmenin azgın dalgaları arasında sanat teknesini yüzdürmek her geçen gün zorlaşıyor. Neoliberal ağlara tutunan (yakalanan) sanatçı suyun üstünde kalabiliyor bir tek. Aleni bir akreditasyon sistemi işliyor sanat ortamında. Soru şu: Sanat sahnesi, ekonomik sömürü için çalışan bir üretim birimi mi?

"Neoliberalizmin en can alıcı noktası, kendini köktenciliğe teslim ederek bütün üretimin temelini sayısal değere (ve sermaye birikimi ile azami kâr zorunluluğuna) dayandırması. Sayı toplumun tek kurucu öğesi haline geliyor; bu da neoliberalizmi özü itibariyle, sadece bir şeyi benimseyen (bir kutsal kitap, bir Tanrı imajı) diğer rejimlerden ayırt edilemez kılıyor.

Köktenci olan her şey gibi neoliberalizm de korkudan besleniyor. Korktuğu şey ise kendi itici gücü ve ütopik ideali: özgürlük. Baskıcı liberalizm kendi ideallerine doğrudan bakmaya korkuyor. Yaratıcılığa gem vurmak için katı özel mülk yasaları üretip duruyor. Özgürlükten, kendi insanından, kendi toplumundan, daha da fenası kendi türünden (insandan) duyduğu korkuyu maskelemeye hizmet eden yasalar..."

17. Kuzeyde Bir Yer - Birol Çetin Üstündağ

Kitap Türü: Roman

Yayınevi: Cinius

Tanıtım Bülteni: Yabancılaşma; kişinin içinde yaşadığı toplumsal ilişkilere, değerlere karşı ilgisinin kaybolması, bütün bunları anlamsız görmesi, kendini güçsüz ve yalnız hissetmesidir.

Artık bu tanıma uygun yaşamlarımız vardır desek abartmış mı oluruz? Hem kendimize, hem de çevremize yabancılaşma başlamıştı. Ülkemizde insanlara bambaşka yaşamlar sunuluyordu. Bunlara bizler de giriyorduk...

18. Aynanın İçinden - Lewis Carroll

Kitap Türü: Klasik

Yayınevi: Antik Kitap

Tanıtım Bülteni: 150 yılı aşkın zamandır edebiyat severlerin elinden düşmeyen Alice Harikalar Diyarında'nın ikinci kitabı, Aynanın İçinden'de Alice'in sıradışı macerası devam ediyor. 

Şöminenin üzerindeki aynanın içinden geçip kendini bambaşka bir dünyada bulan Alice bu kez kocaman bir satranç oyununda piyon oluyor. Konuşan çiçeklerle dolu bir bahçede gezen, herkesin kendi adını unuttuğu bir ormandan geçen, Aynısı ve Tıpkısı adlı ikizlerle tanışıp Kambur Tambur'un ilginç sorularını dinleyen Alice, kraliçe olabilmek için bu heyecanlı ve eğlenceli oyunda hızla ilerliyor.

Lewis Carroll'ın eğlenceli şiirleri ve John Tenniel'ın orijinal resimleriyle canlanan Aynanın İçinden yıllar sonra yeniden okuyucularla buluşuyor.

19. Babam İntihar Etmemişti - Özge Kılıçoğlu

Kitap Türü: Öykü

Yayınevi: Nota Bene Yayınları

Tanıtım Bülteni: Kilise duvarının üzerindeki el izlerini görebilen bir yazar Özge Kılıçoğlu. Ay'da yürür gibi, ayakları yere değmeden tüy uçuşuyla geziniyor geçmişin an'ları üzerinde. Öykünün ana yollarında gezinmek yerine, kılcal damarlara benzeyen ara yollarına sapan tutumuyla yazar, öykücülüğümüze ilk kitabıyla güçlü bir giriş yapıyor. Koca bir boşluğa benzeyen evrene hepimizin cebimizden çekilmesi, çağımızın bitimsiz bir baş dönmesiyle süre giden devinimi, duvarların, içinden ve dışından çekilmek suretiyle genişlemesi ama yok olmaması… Özge Kılıçoğlu bunları anlatmıyor okura, adeta saçından, kolundan tutup çekiyor anaforun dibine. 
Okuru yazanın kendisi kılan, kendisine söylediklerini işittiren, mesafesiz, dur duraksız bir sorgulama. Bir içerisi ve dışarısı kalmayıncaya kadar… Yeter'lerle ve yetmez'lerle doldukça çocuk göğsü, çömelecek yer kalmayan bir anılar dolabının en dibinde, karanlıkta oturan orta yaş, aydınlığa da inanmıyor. Baba bir kez ölmüş, anneye içilen şaraplar ve şiirler de…

Babam İntihar Etmemişti, zor ve iyicil olmayan okurlarına sesleniyor.

20. Üçlemeler - Muzaffer Oruçoğlu, Kemal Dinç, Sema Güler

Kitap Türü: Öykü

Yayınevi: Hel Yayınları

Tanıtım Bülteni: Böylesi gecelerde acı veriyor anımsamak. Dağların ve eski çizimlerin arasından bakarken, bir kedinin geçtiğini gördüm. Meleklerin kalbinden daha büyük bir mucizeydi bu. Eğer yanılmıyorsam, şimdi her şeyi göze alıp, arkasından koşmam, yamaçtan aşağı bir taşın tefekkürüyle yuvarlanmam gerekecek. 

Karınca ayağı, kozalak, ısırgan, diken olsaydım da insan olmasaydım o an. Koşuyordum durmadan, ağlaya ağlaya. Macit de demedim bir daha; ne muska, ne İsa, ne de Xızır, hiçbir şey demedim koştum, karanlığa, ormanın kalbi vardır, işte ona doğru… 

Şu anda güvercin sürülerinin içindeyim... Menzilim eğer, yürüdükçe büyülü bir hal alıp derinleşmiyorsa, yürümeyi bırakıyorum.

21. Yurtsuz Kalanlar - Halit Çelikbudak

Kitap Türü: Tarih

Yayınevi: Alfa Yayıncılık

Tanıtım Bülteni: "1930'lu yıllarda Yahudiler için Almanya'da yaşamaya devam etmek tabiri caizse ölümle raks etmek manasındaydı. Bunlar arasında bilim insanları da vardı. Ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan profesörler bir başka ülkede yeni bir ülkenin kendini inşa etmesinin hem seyircisi hem de oyuncusu olacaktı. Halit Çelikbudak bize bu kitabında bunun hikâyesini gazeteciliğin kendisine kazandırdığı bilgi birikimiyle aktarıyor. Kıvrak bir kalem becerisiyle…" -Mario Levi-

Atatürk'ün gerçekleştirdiği önemli reformlardan biri de hiç şüphesiz "1933 Üniversite Reformu"dur. Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin onuncu yılı kutlanırken Almanya'dan, Nazi zulmünden kaçan çoğu Yahudi çok sayıda biliminsanı, siyasetçi ve sanatçı aileleriyle üniversitelerde çalışmak üzere Türkiye'ye sığınır. Yurtsuz Kalanlar'da Türkiye'de kalıcı etkileri olan bu dönem anlatılıyor.

22. Beyhude - Batıkan Çelebi

Kitap Türü: Deneme

Yayınevi: Gece Kitaplığı

Tanıtım Bülteni: Bana kitap okuduğunda güzel, anlamlı bulduğun her paragrafı, her cümlenin altını çizip gönderirdin. Ben ise şimdi kitaptaki bütün cümlelerin altını çizebileceğin kadar anlamlı şeyler yazıyorum. Anlamlı kılıyorum çünkü sen varsın içinde. Anlamlı kılıyorum çünkü okuyanlar kendinde bir benden parça bulacak bir senden. Biliyorum hepimiz ayrıyız. Kimse istediğinin, özlediğinin yanında değil, Biliyorum herkes kendinden vazgeçene takılı kalmış. Şimdi ise; Kimimiz yazıyoruz, kimimiz okuyoruz. Hiç fark etmeden kaybetmeye alışıyoruz. Ve kaybetmeye alıştığınız zaman bir adım daha yaklaşacaksınız bana. Ve yazdıklarımı okuduktan sonra daha da anlam vereceksiniz yaşamınıza.Çünkü hiç fark etmeden kaybettikleriniz olduğunu anlayınca.

23. Seslerin Perisi Işık - Yota K. Alexandrou, Effie Lada

Kitap Türü: Öykü

Yayınevi: Kuraldışı Yayınları

Tanıtım Bülteni: Dünya sadece seslerden oluşsaydı nasıl bir yer olurdu? Peki çiçekleri tanımamızın tek yolu kokuları olsaydı? Ya yaşamımızda sadece tek bir renk olsaydı? Işık, özel becerileri olan bir varlık; onun özel durumunu bakalım kitabın kaçıncı sayfasında fark edeceksiniz. Bilmediğimiz dünyaların kapılarını aralayan bir anlayış ve empati öyküsü.

24. Kremlin Kadınları 2 - Kayısı Renkli Buluttan İnen Kadın - Larisa N. Vasileva

Kitap Türü: Politika

Yayınevi: Eton Yayıncılık

Tanıtım Bülteni: Larisa Vasileva, Rusya'nın yaşayan en ünlü yazarıdır (Seksen üç yaşında). Sovyet dönemini, Perestroyka dönemini yaşamış şair-yazardır.

Kremlin Kadınları kitabı dünya dillerine çevrilmiş ve o ülkelerde(Rusya, Amerika, İngiltere, Fransa, Japonya, İtalya, Estonya, Litvanya vd.) yayımlanmış, ilgiyle karşılanmıştır. 

Yazar kitapta Lenin İktidarından Gorbaçov İktidarına kadar olan dönemin önemli olaylarını SSCB Komünist Parti yönetici eşlerinin yaşadıklarıyla anlatmaktadır. Dünyanın en büyük sosyalist topluluğunu yöneten kişilerin eşlerinin öyküleriyle o dönemin gölgede kalmış ilişkilerini gün yüzüne çıkarmakta ve gözler önüne sermektedir. 

Eşitlik temelinde yönetmek iddiasında bulunan erkekler kadını, erkek iktidarına payanda olarak görmüşler, yönetim kademelerinde yükselme eğilimi içinde görülen kadınlar egemen erkeklerce budanmış, başlarına ilginç olaylar gelmiştir. 

Siyasi atmosfer hikaye edilirken öyküler akıcı, duru bir ifadeyle anlatılmaktadır. Okuyucu ilgisi, aynı zamanda şair olan yazarın akıcı ifadesiyle sürekli canlı tutulmaktadır. 

Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın, kitabın arka kapağında da yer alan, şu ifadesi bulunmaktadır: "Dünyanın en geniş coğrafyasında eski bir imparatorluğun yerini alan Sovyetler İktidarı, kaçınılmaz olarak sadece eski sınıflarla değil, kendi ülkesinin başkaldıran aydınları, orta sınıftan uzmanlar ve hatta Komünist Parti'nin bir kısım üyeleriyle zıt kutuplara düştü. Larisa Vasileva'nın kadın portrelerinde, bu geniş insan coğrafyasında yaşananları gözlemlemek mümkün oluyor."

25. Foucault - Eric Paras

Kitap Türü: Felsefe

Yayınevi: Kolektif Kitap

Tanıtım Bülteni: Öznenin yitimini çalışmalarının merkezine alan Foucault, nasıl kısmen özerk özneyi kabul eden, özgürlük, bireycilik, insan hakları gibi düşünceleri tartışan bir düşünüre dönüşmüştür? Foucault: Öznenin Yitiminden Yeniden Doğuşuna bu can alıcı soruyu odağına alarak Foucault'nun düşünsel evreninin farklı uğraklarına hakim olan arkeoloji, soybilim, söylem, disiplin, iktidar, bilgi ve yaşama sanatları kavramları arasındaki geçişleri aydınlatıyor. 

Foucault'nun Collège de France'ta verdiği dersleri bütünüyle ele alan ilk geniş çaplı tarihsel çalışma özelliği taşıyan bu kitap, yayımlanmış söyleşileri, makaleleri ve konuşmalarını derleyen kapsamlı bir arşiv araştırması sunuyor. Foucault'nun düşünsel evrimini, tutarsızlık iddiaları temelinde değil tarihsel koşulları içinde ele alan Eric Paras, Sartre'la giriştiği öznellik tartışmasının, 68 olaylarının ve 1979 İran Devrimi'nin Foucault'nun düşünce sistemine etkilerini tartışıyor.

"Foucault, 'önceki çabaları beyhude bir nitelik taşıdığından değil, bir düşünme biçimini gidebileceği sınıra dek taşımaları ve o sınırlamaları görüp aşabilmelerinden dolayı çalışmaları hem asli bir süreklilik hem de önemli bir yön değişikliği sergilemiş Wittgenstein ve Heidegger gibi ender rastlanan düşünürlerden biri,' olduğunu göstermişti."

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
islak-corap

Yürü be genç yazar kardeşim ,beyhude hayırlı olsun..

animekizi

birkaçını alınacak listeme ekledim bile ;)

neilchannn

İçimde korku vardı bunu açmadan önce. bir ''wattpad'' kitabı çıkarsa diye. Allah'ıma şükür çıkmadı.

animekizi

aynn

camelkisa

#4 kendisinden imzalı :))

yaren_80

Nihayet!!!! Gıybet,sex,mağazin, Game Of Thrones den sonra kitap ile ilgili bir içerik yapılmış...

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

2016AlmanyaAşkBilimÇinFransaİngiltereİntiharİranİstanbulİtalyaJaponyaKitapRusyaSSCBSavaşTercihUzayanneaşkkadınlarmeyve
Görüş Bildir