Harvard Üniversitesi En İyi Diyeti Açıkladı: Kalorileri Değil, Kaliteyi Dikkate Alın!
'Kalori kaloridir' cümlesi yıllardır diyet dünyasının değişmez sloganı. Harvard Halk Sağlığı Okulu'nun beslenme kaynaklarında yayımlanan derleme ise bu sloganın hikâyenin çok da doğru olmadığını vurguluyor. Kalori önemli, ama yiyeceğin kalitesi de en az onun kadar belirleyici. Üniversitenin beslenme bölümünden araştırmacılar 120 binden fazla kişiyi 20 yıl boyunca takip ettiğinde, kilo değişiminin bazı yiyeceklerle çok daha güçlü bağ kurduğunu gördü. Üstelik onlarca yıldır tartışılan düşük karbonhidrat–düşük yağ kavgasının sonucu da beklendiği gibi çıkmadı. İşte Harvard'ın verilere dayanarak öne çıkardığı tablo.Kaynak: Harvard Üniversitesi
Bilim İnsanlarına Göre Dedikodunun Faydaları
Dedikodu genellikle güveni bozan ve insanlara zarar veren bir alışkanlık olarak görülüyor. Araştırmalar ise başkaları hakkında konuşmanın her koşulda aynı sonucu doğurmadığını gösteriyor. Paylaşılan bilgi doğruysa ve amaç birini küçük düşürmek değilse dedikodu, tehlikeli davranışları fark etmeye, insanları uyarmaya ve sosyal ilişkileri anlamaya yardımcı olabiliyor.Kaynak
Duygusal Zekâsı Yüksek Çiftler Sabahları "Nasılsın?" Diye Sormuyor: İşte Yerine Sordukları Soru
Sabah saatleri, birçok evde aynı başlar: Cocuğu kim alacak, akşam ne yenecek, araba neredeydi... Çiftler üzerine çalışan psikolog Mark Travers yıllardır bu on dakikalık telaşı izliyor ve bazı çiftlerin listeye tek bir soru daha eklediğini fark etmiş. Bu soru 'nasılsın' değil; karşısındakinin o gün elinde 'ne kadarı olduğunu' ölçen kısa bir yoklama. Travers'a göre sabah sorulabilecek en işlevli ve en düşünceli soru bu. Üstelik akşam patlayacak tartışmaların bir kısmını daha başlamadan bitiriyor. Sorunun kelimeleri de önemli değil: Kimi çift puan veriyor, kimi hava durumu benzetmesi yapıyor. Asıl mesele, karşıdakinin bugün ne kadarını verebileceğini vaktinde öğrenmek. Kaynak
Şehirde Otomobil Yolu Yok: Evlerin Arasında Sadece Dev Merdivenler Var
Şili Andları’nın dik yamaçlarında kurulan Sewell’de şehir merkezine giren tek bir otomobil yolu bulunmuyor. Yaklaşık 2 bin metre yükseklikteki yerleşim, tren istasyonundan başlayan dev bir merdiven ve ona bağlanan yaya yollarının çevresinde büyüdü. Bir dönem 15 bin kişinin yaşadığı maden şehri daha sonra büyük ölçüde boşaltıldı.Kaynak
Napolyon Osmanlı Ordusu'na Katılmak İstemiş! 1795'te Ne Oldu?
Napolyon'un Osmanlı Ordusu'na katılmak istediğini söylesek ne derdiniz? Bu fikir için başvuru yaptığında yıl 1795'ti ve henüz 26 yaşındaki Napolyon Bonapart, genç bir topçu subayıydı. Napolyon, III. Selim'in hizmetindeki Osmanlı Ordusu'na katkıda bulunmak istiyordu. Hatta Türk topçusunun geliştirilmesi üzerine raporlar bile hazırlamıştı. Ancak Paris'te yaşananlar onun bütün planlarını değiştirdi. Peki Napolyon'un Osmanlı'ya gitme planı nasıl ortaya çıktı ve onu Fransa'da tutan ne oldu?İşte detaylar.Kaynak1, Kaynak2
Reklam
Satın Aldıkları Arazide Keşfettiler: Bahçelerinden Akan Suyu Şişeleyip Zengin Oldular
Avustralya'da sörf yapmak amacıyla sahil kıyısında arazi satın alan bir çift, senelerce gündelik işlerinde ve bahçe sulamasında kullandıkları yeraltı suyunun dünyaca ünlü bir mineral kaynağı olduğunu ortaya çıkardı. Uluslararası yarışmalarda tam puan alan su, günümüzde lüks restoranlarda yüksek fiyata satılan bir markaya dönüştü.Detaylar 👇Kaynak
Uzmanlar Uyardı: Otizm Belirtileriyle Plastik Katkı Maddesi Arasında Yeni Bulgu
Evdeki hortumdan yağmurluğa, hastanedeki serum setinden markette gıdayı saran ambalaja kadar sayısız üründe aynı kimyasal var: DEHP (Di-2-etilheksil ftalat)Avustralya'da Florey Sinirbilim ve Ruh Sağlığı Enstitüsü öncülüğünde yürütülen yeni bir çalışma, hamilelikte bu maddeye maruz kalma düzeyiyle çocukların ilerleyen yaşlardaki otizm belirtileri arasında bir bağ olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar anne adaylarının kan ve idrar taramalarını, doğumda alınan kordon kanını ve aynı çocukların 2 ile 4 yaşındaki davranış değerlendirmelerini yan yana koydu.Kaynak
Reklam
Elektrik Faturalarını Şişiren Alışkanlıklar: Çoğumuz Farkında Bile Değil
Elektrik faturaları her ay kabarırken çoğu zaman suçlu sanılan cihazlar aslında asıl kaçağı gizlemiyor. Evde günlük olarak tekrarlanan küçük alışkanlıklar, fark edilmeden faturayı tek tek şişiriyor. Termosifon kullanımı, buzdolabının konumu, yarı dolu çalıştırılan makineler ve prizde unutulan şarj aletleri bunların başında geliyor. Uzmanlara göre bu alışkanlıkların bir kısmı hane halkının haberi bile olmadan yıllık yüzlerce liralık ek maliyete dönüşebiliyor. Üstelik bu detaylar genellikle o kadar sıradan görünüyor ki, yıl sonunda toplam maliyete ne kadar katkı yaptıkları çoğu zaman fark edilmiyor. İşte enerji tüketimini gizlice artıran ve çoğu evde hâlâ değişmeyen alışkanlıklar.
Yüzmeyi, Bisikleti ve Koşuyu Geride Bıraktı: Kalp Krizi Riskini Yüzde 56 Azaltan Spor Belli Oldu
Hangi sporun en sağlıklısı olduğu tartışması genelde kişisel tercihler üzerinden ilerliyor. Ancak konuya ölüm oranı ve yaşam beklentisi üzerinden bakıldığında ortaya şaşırtıcı bir cevap çıkıyor: Tenis.Mayo Clinic Proceedings dergisinde yayımlanan araştırmaya göre tenis oynayanlar hareketsiz yaşayanlardan neredeyse 10 yıl daha uzun yaşıyor ve bu, herhangi bir sporla ilişkilendirilen en büyük fark. British Journal of Sports Medicine'daki bir başka çalışma da kalp hastalığından ölme riskinde yüzde 56'lık bir azalmaya işaret ediyor. Peki bir raket sporu nasıl oluyor da yüzmeyi, bisikleti ve koşuyu geride bırakıyor?Gelin, detaylara bakalım.Kaynak
Doğanın Kötü Şöhretli Kurtarıcıları: Akbabalar Olmasa Ne Olurdu?
etiket
Çoğu zaman ve çoğumuz, yaşam/canlılık ile ölümü birbirinden ayrı düşünmeye meyilliyizdir. Ölümü yaşamın devam edebilmesi için zaruri görmekten hep birkaç adım uzak dururuz. Oysa doğada bir son gerçekleştiğinde hikâye bitmiyor; aksine başka bir döngü başlıyor. İşte o devam eden, canlılığı baki kılan hikâyenin mimarları arasında pek çoğumuzun hakkında çok az şey bildiği akbabalar da var. Geçen hafta Uluslararası Akbaba Farkındalık Günü hakkında bir bülten almamış olsaydım bu yazıyı yazmak aklıma düşmeyebilirdi. Okudukça fark ettim ki yıllardır haklarında pek de iyi şeyler düşünmediğimiz bu kuşlara haksızlık ediyoruz. Şimdi onlara başka bir gözle, hatta itiraf edeyim, bir nevi hayranlıkla bakıyorum
Reklam
Yatak Odanız Neden Her Zaman Temiz Olmalı?
etiket
Günün sonunda kendimizi bıraktığımız o özel alan! Yoğun bir şekilde geçen günün ardından yatağa uzanmak hepimize çok iyi geliyor. Stresten ve yorgunluktan arınmaya başlıyoruz. Tabii temiz ve düzenli bir yatak odasında dinlenmek çok daha keyifli olabilir! Gelin, birlikte yatak odanızın neden her zaman temiz olması gerektiğine bakalım!
"Ben Demiştim" Demeyi Seven 4 Burç
Bazı insanlar bir şeyin ters gideceğini daha en başından sezer! Hatta, etraflarındaki insanları bu konuda uyarırlar fakat dikkate alınmazlarsa sonunda 'Ben demiştim' demekten de kaçınmazlar. Peki 'Ben demiştim' diyenler, karşısındakinin hatasını baştan görebildiği için mi yoksa içten içe haklı çıkmanın keyfini yaşadığı için mi bu cümleyi söylemeden duramıyor? İşte 'Ben demiştim' demeyi seven 4 burç!
Emlak İlanındaki Fotoğrafa Baktılar: 80 Yıldır Aranan Tabloyu Buldular
İkinci Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından yağmalanan ve yaklaşık 80 yıldır aranan bir tablo, Arjantin’de satışa çıkarılan evin fotoğraflarında ortaya çıktı. Salonun duvarında, yeşil bir kanepenin üzerinde görülen eser polis eve ulaştığında kaldırılmıştı. Daha sonra yetkililere teslim edilen tablonun, yağmalanan koleksiyonun mirasçısına iade edilmesine karar verildi.Kaynak
Reklam
Çanakkale'de Dondurma, Kars'ta Çilehane: Türkiye'nin En İlginç Köy İsimleri!
Türkiye'nin köy haritasına dikkatli bakınca doğal güzellikler ve tarihi yerleşimler kadar dikkat çekici bir şey daha çıkıyor: İsimler. Ülkemizin farklı bölgelerinde Panik, Dertli, Bunalan, Sinek ve Gaipler gibi ilk bakışta insanı şaşırtan köy adları var. İçişleri Bakanlığı verilerinden derlenen listeler, bunların şaka ya da yakıştırma olmadığını, resmî yerleşim adları olduğunu gösteriyor. Bazıları doğrudan gündelik dilde kullandığımız kelimelerden oluşurken bazıları bölgenin coğrafyasından, topluluklardan ya da kişi adlarından izler taşıyor.Gelin, detaylara bakalım.Kaynak: Nefes Gazetesi / Merve Şişman
Dikkat Ekonomisi Çöküşte (Bölüm 3 - Final): Tabağımızdaki Büyük Yalan, Kayıp Besinler ve 'Takviye' Tuzağı
etiket
Dikkat ekonomisinin çöküşünü, neden sürekli ertelediğimizi ve önümüze gelen hayati fırsatlara neden kör olduğumuzu incelediğimiz yazı dizimizin büyük finaline hoş geldiniz. Zihnimizin karar yorgunluğunu, bedenimizde biriken zehirli kortizolü ve bozuk çalışan beyin çamaşır makinemizi artık çok iyi biliyoruz. Ancak 'Ben iyi uyuyorum, az stres yapıyorum ama yine de bir projeye başlarken odağım darmadağın oluyor' diyorsanız, asıl suçluyu mutfakta aramanın vakti geldi.
Reklam
Ütü Yapmaya Başlamadan Önce Bilmen Gerekenler
etiket
Ütü yapmak dışarıdan bakınca “Ne var canım, ütüyü gezdiriyorsun işte.” gibi görünüyor ama işin içine kumaş türleri, sıcaklık ayarları ve inatçı kırışıklıklar girince olay biraz değişiyor. Bu yüzden ütüyü prize takmadan önce birkaç küçük detayı bilmek gerçekten hayat kurtarıyor. Hadi, ütü masasını açmadan önce bilmen gerekenlere bakalım! 👇🏻
Bütçeye Uygun En İyi Spor Giyim Markaları
Spor yaparken ne giydiğiniz düşündüğünüzden daha önemli. Teri tutan bir tişört, hareket ettikçe kayan bir tayt ya da rahat hareket etmenizi engelleyen bir eşofman antrenmanın keyfini kısa sürede kaçırabiliyor. İçeriğmizde Kinetix, Lescon, Exuma, Bad Bear, XSIDE Active ve DeFacto Fit gibi yerli markaların koşu, fitness, yoga ve pilates için öne çıkan ürünlerini ele aldık.Peki 2026’da fiyatına göre hangi Türk spor giyim markaları daha iyi bir tercih? Spor kıyafeti seçerken kumaş, esneklik, teri uzaklaştırma ve kalıp neden önemli? Koşu, yoga, pilates ve fitness için ne tür parçalar seçilmeli? Sizler için beden seçiminden ürünlerin yıkama sonrası formunu korumasına kadar alışverişte işinize yarayacak detayları ve yerli marka karşılaştırmalarını bir araya getirdik.
Poodle Bakımı Nasıl Yapılır? Poodle Sahiplenmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
Poodle son zamanlarda sıklıkla karşılaştığımız köpek ırklarından olmaya başladı. Yalnızca kızıl renkli olanlarla değil birçok renge sahip olan poodle dostlarımızla tanışmaya başladık. Kıvırcık tüyleri, güler yüzü ve enerjik yapısıyla evde yaşamaya kolay uyum sağlayabilen, öğrenmeye de oldukça açık ırklardan. Ancak bu sevimli görünümün düzenli bir bakım istediğini de baştan bilmek gerekiyor. Tüylerinin taranması ve belirli aralıklarla tıraş edilmesi kadar beslenmesi, kulak ve diş temizliği, günlük hareket ihtiyacı ve veteriner kontrolleri de bakımın önemli bir parçası. Özellikle kıvırcık tüyleri uzun süre taranmadığında düğümlenme ve keçeleşme kısa sürede sorun haline gelebiliyor. Peki Poodle kaç günde bir taranmalı, ne sıklıkla yıkanmalı ve nasıl beslenmeli? Gün içinde ne kadar hareket etmeli, evde yalnız kalabilir mi ve apartman yaşamına uygun mu? Poodle sahiplenmeyi düşünüyorsanız bakımından günlük ihtiyaçlarına kadar bilmeniz gerekenleri bir araya getirdik.
Reklam