Ütü Yapmaya Başlamadan Önce Bilmen Gerekenler
Ütü yapmak dışarıdan bakınca “Ne var canım, ütüyü gezdiriyorsun işte.” gibi görünüyor ama işin içine kumaş türleri, sıcaklık ayarları ve inatçı kırışıklıklar girince olay biraz değişiyor. Bu yüzden ütüyü prize takmadan önce birkaç küçük detayı bilmek gerçekten hayat kurtarıyor.
Hadi, ütü masasını açmadan önce bilmen gerekenlere bakalım! 👇🏻
1. Ütüye bütün gücünle bastırmana gerek yok.
Ütüyü ne kadar bastırırsan kırışıklıklar o kadar hızlı açılacakmış gibi geliyor olabilir ama işin sırrı pek de kas gücünde değil. 😄Ütüye gereğinden fazla bastırmak hem seni boşuna yorabilir hem de bazı kumaşlarda parlama ya da iz bırakma riskini artırabilir. Yani ütüyle bilek güreşine hiç gerek yok; doğru ayar, biraz buhar ve sakin sakin ilerlemek yeterli.
2. Ütü masasının yüksekliği sandığından daha önemli.
Ütü yaparken beş dakika sonra belin ağrıyor, omuzların isyan ediyorsa sorun sadece ütü olmayabilir. Masanın çok alçak ya da çok yüksek olması seni gereksiz yere yorabilir. Rahatça hareket edebileceğin, eğilip bükülmek zorunda kalmayacağın bir yükseklik ayarla. Sonuçta ütülenecek olan gömlek, sen değilsin :)
3. Mutlaka yumuşatıcı kullan.
Gömlek ve kumaş pantolon gibi ütü masasının başında sabır sınayan parçalarla işin varsa, küçük bir hilemiz var: Yumuşatıcı. 😄 Yıkama sırasında yumuşatıcı kullanmak kumaşın daha yumuşak kalmasına yardımcı oluyor, böylece kırışıklıklar da ütü sırasında daha kolay açılıyor.
4. Her kumaşın farklı ısı ayarı vardır.
Her kumaşın ayrı nazı var. Bu yüzden ütü yaparken kumaş türüne göre ayar değiştirmek bazen yorucu olabilir. Philips Azur 8000 Serisi’nde yer alan OptimalTEMP teknolojisi, ütülenebilir kumaşlarda ısı ayarı yapmadan güvenli kullanım sunarak bu kısmı daha pratik hale getiriyor. Yani sürekli ayar düğmesiyle uğraşmadan farklı kıyafetler arasında geçiş yapmak daha kolay oluyor. Ütü yaparken kafanda zaten yeterince şey var; bir de “Bu gömlek kaç dereceydi?” diye düşünmeyelim.
5. Askıdaki kıyafetleri dikey buharla kurtarabilirsin.
Bazen ütü masasını açmaya gerçekten üşenirsin. Hele ki evden çıkmana az kalmışsa dikey ütüleme büyük kolaylık sağlar. Askıdaki kıyafeti hızlıca buharla düzeltmek, özellikle son dakika krizlerinde iyi bir çözümdür.
6. Buharı gelişigüzel kullanma, kumaşın ihtiyacına göre ayarla.
“Ne kadar çok buhar o kadar güzel ütü” diye bir matematik maalesef yok. Kalın pamuklu ve keten kumaşlarda yoğun buhar şahane sonuç verebilirken bazı hassas kumaşlar bundan pek hoşlanmayabilir.
7. Ütülediğin kıyafeti hemen katlayıp üst üste atma.
Kıyafet ütüden çıktığında hâlâ sıcak ve hafif nemli olabilir. Hemen katlayıp diğer kıyafetlerin altına sıkıştırırsan birkaç dakika sonra yeni kırışıklıklarla karşılaşabilirsin. Özellikle gömlek ve elbiseleri kısa süre askıda soğutmak, verdiğin emeğin boşa gitmesini engelleyecek. Bize güven!
8. Yuvarlak hareketlerden kaçınmalısın.
Ütüleme sırasında ezberden yapılan yuvarlak hareketler, sadece daha fazla zaman harcamanı sağlar. Kırışıksız bir ütüleme deneyimi elde etmek istiyorsan, kıyafet üzerinde ileri-geri hareketler yapman yeterlidir.
9. İyi bir ütü, işin yarısını senin yerine halleder.
Ütü yaparken kullandığın ütünün performansı sandığından çok daha önemli. Eski ya da yeterince güçlü olmayan bir ütüyle aynı kırışıklığın üzerinden tekrar tekrar geçmek bir noktadan sonra ütü değil, sabır testi oluyor. 😄 Güçlü buhar veren, ısıyı dengeli dağıtan ve kumaşa rahatça kayan bir ütü ise işi çok daha kısa sürede toparlamana yardımcı olacak.
10. Dikey buhar özelliğini de es geçme.
Her kıyafet için ütü masasını açıp uzun uzun uğraşmak şart değil. Dikey buhar püskürtme özelliği olan ütüler sayesinde elbise, gömlek ya da ceket gibi parçaları askıdayken hızlıca toparlayabilirsin. Kısacası ütü masasını kurmadan küçük bir “hazırlan ve çık” operasyonu yapmak mümkün. 😄
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın