Uzmanlar Uyardı: Otizm Belirtileriyle Plastik Katkı Maddesi Arasında Yeni Bulgu
Evdeki hortumdan yağmurluğa, hastanedeki serum setinden markette gıdayı saran ambalaja kadar sayısız üründe aynı kimyasal var: DEHP (Di-2-etilheksil ftalat)
Avustralya'da Florey Sinirbilim ve Ruh Sağlığı Enstitüsü öncülüğünde yürütülen yeni bir çalışma, hamilelikte bu maddeye maruz kalma düzeyiyle çocukların ilerleyen yaşlardaki otizm belirtileri arasında bir bağ olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar anne adaylarının kan ve idrar taramalarını, doğumda alınan kordon kanını ve aynı çocukların 2 ile 4 yaşındaki davranış değerlendirmelerini yan yana koydu.
Anne Adayının Örneğindeki DEHP Düzeyi Yükseldikçe Kordon Kanındaki 500'den Fazla Gen de Değişti
Çalışmayı Avustralya'daki Florey Sinirbilim ve Ruh Sağlığı Enstitüsü yürüttü, bulgular https://doi.org/10.1016/j.medj.2026.101291' target='_blank' rel='noopener'>Med dergisinde yayımlandı. Ekip, yıllardır sürdürülen Barwon Bebek Çalışması'nın verilerinden yararlandı: hamilelik sırasında anne adaylarından alınan kan ve idrar örnekleri, doğumda toplanan kordon kanı ve aynı çocukların 2 ile 4 yaşında yapılan davranış değerlendirmeleri tek bir veri setinde birleştirildi.
Annenin örneğindeki DEHP düzeyi yükseldikçe, kordon kanında 500'den fazla genin epigenetik profilinde belirgin değişiklikler görüldü. Aynı çocukların otizm ve DEHB ile ilişkilendirilen davranış puanları da daha yüksek çıktı.
Epigenetik, DNA'nın harf diziliminin kendisini değil, hangi genin ne ölçüde çalışacağını belirleyen kimyasal işaretleri tanımlıyor. Araştırmacılara göre ftalatlar vücutta hormon üretiminde görevli maddeleri taklit edebiliyor ve DNA üzerinde bu tür işaretlerin yerleşmesini tetikleyebiliyor. Ekip elindeki tabloyu, çalışmadan bağımsız onlarca kan örneğinde ve ölüm sonrası alınan beyin dokusunda yeniden sınadı. Çalışmanın kıdemli yazarı, Melbourne Üniversitesi'nden epidemiyolog Anne-Louise Ponsonby bulgunun kapsamını şöyle özetliyor: 'Bu Avustralya çalışmasındaki kadınların neredeyse tamamında yaygın DEHP kimyasalına maruziyet görüldü.'
DEHP Hortumdan Yağmurluğa, Serum Setinden Gıda Ambalajına Kadar Günlük Hayatın Her Yerinde
DEHP'nin açılımı di-(2-etilhekzil) ftalat; işlevi ise sert bir plastik olan PVC'yi esnek ve bükülebilir hale getirmek. Bahçe hortumundan yağmurluğa, hastane serum setlerinden gıda saklama poşetlerine kadar esneklik gereken hemen her PVC üründe karşımıza çıkıyor. Kimyasal plastiğin yapısına kalıcı biçimde bağlanmadığı için zamanla üründen ayrılıp çevreye, gıdaya ve oradan insan vücuduna geçebiliyor. Mutfak dolabındaki saklama kapları, streç filmler ve marketten alınan hazır ambalajlar da aynı ürün ailesinin parçası.
Ftalatların vücutta hormon üreten kimyasalları taklit ettiği daha önceki araştırmalarda da gösterilmişti; bu maddeler düşen testosteron düzeyleri ve sperm kalitesindeki gerilemeyle de ilişkilendiriliyor.
Ponsonby'ye göre tam da bu yüzden mesele tek tek bireylerin tercihine bırakılamaz: 'Kimyasal maruziyet düzeyleri esas olarak toplum düzeyinde belirleniyor ve kolayca kişisel bir tercih meselesi değil.' Araştırmacı, gıda işleme ve ambalajlamaya ilişkin devlet düzenlemelerinin bu nedenle çok önemli olduğunu, plastiklere yönelik küresel denetimin ise özellikle hamileleri ve küçük bebekleri koruyacak biçimde tasarlanması gerektiğini söylüyor.
Uljarevic: "Tek Bir Maruziyetin Tek Başına Bir Çocuğun Riskini Anlamlı Biçimde Değiştirmesi Olası Değil"
Bu noktada çalışmanın sınırlarını net biçimde çizmek gerekiyor. Araştırma gözlemsel; yani iki şeyin birlikte değiştiğini gösteriyor, birinin diğerine yol açtığını değil. Ekibin kan örneklerinden elde ettiği tabloyla ölüm sonrası beyin dokusundan elde ettiği tablo arasındaki farklar da yorumu zorlaştırıyor. Haberi aktaran New Atlas'ın kendi ifadesiyle, DEHP gibi ftalatların otizme ya da DEHB'ye neden olması olası görülmüyor.
Çalışmada yer almayan The Kids Research Institute'tan kıdemli baş araştırmacı Mirko Uljarevic de aynı çizgide konuşuyor: 'Yazarlar makul bir biyolojik açıklama sunuyor, ancak bu, mekanizmanın nasıl işlediğine dair basit bir anlatıyı zayıflatıyor.'
Uljarevic'e göre otizm, DEHB ve diğer nörogelişimsel durumlar çok sayıda genetik ve çevresel etkenin bir arada ortaya çıkardığı çok faktörlü tablolar; dolayısıyla bunun gibi tek bir maruziyetin tek başına bir çocuğun riskini anlamlı biçimde değiştirmesi olası değil. Çalışmanın asıl işaret ettiği yer de ebeveynlerin günlük tercihlerinden çok, gıda ambalajını ve plastik üretimini düzenleyen kurallar.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın