Örümcekler de İnsanlar Gibi Rüya Görebilir mi? Bilim İnsanlarından Şaşırtıcı Keşif!
Örümceklerin de insanlar gibi uykuya ihtiyaç duyduğunu biliyor muydunuz? Almanya’daki Bonn Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, bu küçük canlıların uyku düzeniyle ilgili şaşırtıcı ayrıntıları ortaya çıkardı. Bilim insanları, bazı örümceklerin uyurken gözlerini ve bacaklarını hareket ettirdiğini, uykuları bölündüğünde ise ertesi gece daha fazla dinlenerek bunu telafi etmeye çalıştığını gözlemledi. Üstelik bu hareketler, insanlarda rüya görmeyle ilişkilendirilen REM uykusuna oldukça benziyor. Bulgular, örümceklerin uyku düzeninin düşündüğümüzden daha karmaşık olabileceğini gösterirken akıllara ilginç bir soruyu da getiriyor: Acaba örümcekler de bizim gibi rüya görüyor olabilir mi?Kaynak
1.000 Yıllık İskeletin Sırrı 157 Yıl Sonra Çözülüyor: Roma Lahdindeki İskeletin Kimliği Ortaya Çıktı!
Londra'daki Westminster Abbey'de 1869'da yeniden gün yüzüne çıkarılan Roma lahdi, içindeki iskeletin kimliğine dair 157 yıldır süren bir gizemi barındırıyordu. Lahit 4. yüzyılda Valerius Amandinus adlı bir Romalı için yapılmıştı ancak içindeki iskeletin çok daha sonraki bir döneme ait olduğu anlaşıldı. Üstelik lahit, 1869'dan önce 1820'de de bulunmuş ancak bu keşif zamanla unutulmuştu.Bu kez ise Journal of the British Archaeological Association'da yayımlanan yeni çalışma, lahitte yatan kişinin kimliğine dair güçlü ipuçları sunuyor. İşte detaylar. Journal of the British Archaeological Association (Taylor & Francis)
Reklam
Japon Makakları da Hastalık Kapmamak İçin Kirli Yiyeceklerden Kaçınıyor
Koronavirüs günlerinde market alışverişlerini silen ve ellerini sık sık yıkayan insanların benzeri bir davranış Japon makaklarında da görüldü. Yakın zamanda yayımlanan bir araştırmaya göre ölümcül bir hastalık salgını yaşayan makaklar, salgının ardından kirlenmiş olabilecek yiyeceklere çok daha temkinli yaklaştı. Araştırmacılar bu davranışı davranışsal bağışıklık sistemi olarak adlandırıyor. Hastalığa yakalanmayan maymunlar da aynı temkini gösterdi.
Reklam
35 Ülke Birleşip 23 Bin Tonluk Makineyi Yaptı Ama Kimse Çalıştıramıyor: 2034'e Ertelendi
Fransa'nın güneyindeki Saint-Paul-lez-Durance bölgesinde inşa edilen Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör (ITER) projesinde ilk plazma deneylerinin başlama tarihi 2034 yılına ertelendi. Teknik aksaklıklar ve reaktör bileşenlerinde saptanan yapısal kusurlar nedeniyle yaşanan gecikmenin projeye ek maliyetinin yaklaşık 5 milyar euro olduğu bildirildi.Detaylar 👇Kaynak
1,5 Milyondan Fazla Parazitli Sivrisinek Doğaya Salındı: Avrupa'dan Şok Edici Deney
İspanya'nın Barselona kentinde, Wolbachia adı verilen bir parazit taşıyan 1,5 milyondan fazla erkek sivrisinek doğaya salındı. Bu sivrisinekler dişilerle çiftleştiğinde yumurtalar çatlamıyor ve böylece şehirdeki sivrisinek sayısı ile dang humması gibi hastalıkların riski azalıyor. Yöntem Singapur'da zaten kullanılıyor, ancak Avrupa'da bu ölçekte ilk salım Barselona'da yapıldı.Detaylar 👇Kaynak: New Scientist
Reklam
Milyarlarca Çekirge Bir Araya Geldi: Dakikalar İçinde Tarlaları Yok Ediyor
BBC'nin Planet Earth belgeselinde Moritanya'da çekilen görüntüler, çöl çekirgelerinin oluşturduğu sürülerin ölçeğini gözler önüne seriyor. David Attenborough'un anlatımıyla, sürüler birbirine katılarak milyarlarca çekirgeden oluşan ve yaklaşık 64 kilometre genişliğe ulaşabilen istilalara dönüşüyor.Detaylar 👇Kaynak: Discover Wildlife
2 Bin Yıldır Ayakta: Romalı Mühendislerin Yapılarını Ölümsüz Kılan Sırlar
Bugün inşa edilen pek çok bina birkaç on yıl içinde eski püskü görünmeye hatta yıkılmaya başlarken Roma İmparatorluğu'ndan kalan bazı yapılar 2 bin yıldır ayakta. Üstelik bir kısmı hâlâ kullanılıyor. Peki Romalı mühendisler bu dayanıklılığı nasıl sağladı? Cevap, kendini onarabilen bir beton tarifinde, kemerin akıllıca kullanımında ve gereksiz her şeyden arındırılmış bir sadelikte saklı.Kaynak
Ölümsüz Canlı Yaralanınca ya da Strese Girince Bebekliğine Dönebiliyor
Doğada yaşlanıp ölmek neredeyse her canlının kaderi. Ama okyanuslarda bu kurala meydan okuyan minicik bir canlı var: Denizanası.Bilim dünyasında Turritopsis dohrnii, halk arasında ise 'ölümsüz denizanası' olarak bilinen tür, yaralandığında ya da strese girdiğinde adeta saatini geri sarıp yaşamına baştan başlayabiliyor.'Zaman, geriye aksın!'Kaynak
Reklam
Kediler Sahiplerinin Ruh Halini Hissediyor: Aşk Hormonu Kanıtladı
Kedilerin köpeklere göre daha mesafeli olduğu, sahiplerine pek de bağlanmadığı yıllardır söylenir. Yeni bir araştırma ise bu kanıyı sarsacak bir sonuca ulaştı: Kedilerle sahipleri arasında kimyasal bir bağ var ve bu bağın merkezinde 'aşk hormonu' olarak bilinen oksitosin bulunuyor!Kaynak
Reklam
Türkiye'nin Sır Dolu 'Ölü' Denizi: Batan Gemiler Binlerce Yıl Çürümüyor
Karadeniz'in derinlikleri, dünyanın en iyi korunmuş batıklarından bazılarına ev sahipliği yapıyor. Oksijensiz suyun yaşamı sınırladığı bu denizde, 2 bin 400 yıllık bir antik Yunan gemisi direk ve küreklerine kadar sağlam halde bulundu. Peki Karadeniz'in dibinde batan gemileri ne koruyor?Detaylar 👇Kaynak
Terk Edilmiş Rafineride Bulunan Mantar Petrollü Toprağı 3 Ayda Neredeyse Tamamen Temizledi
Petrol bulaşmış toprağı temizlemek yıllar sürebilen, pahalı bir iş. İtalya ve Kanada'dan bir grup bilim insanı ise çözümü kirliliğin tam ortasında buldu: Kapatılmış bir rafinerinin toprağında kendiliğinden yaşayan bir mantar. Laboratuvarda petrolle kirlenmiş toprağa karıştırılan mantar, 90 günün sonunda kirliliğin neredeyse tamamını ortadan kaldırdı.Kaynak: Frontiers in Microbiology
Lise Öğrencisi 3 Yeni Galaksi Keşfetti: Bilim Dünyasının Aradığı Kanıt Olabilir
Çoğu lise öğrencisi sınavlarla boğuşurken Julian Shapiro evrenin derinliklerinde kimsenin fark etmediği üç galaksinin peşine düştü. Bugün UC Berkeley'de birinci sınıf öğrencisi olan Shapiro, lise yıllarında yürüttüğü çalışmayla daha önce hiç görülmemiş üç cüce galaksi keşfetti. Alanın en saygın yayınlarından biri olan The Astrophysical Journal'da yayımlanan bulgular, Amerikan Astronomi Derneği'nin (AAS) konferansında da sunuldu. Üstelik bu galaksiler, bilim insanlarının yıllardır simülasyonlarda gördüğü ama gökyüzünde bir türlü kesin olarak yakalayamadığı bir galaksi türünün ilk örnekleri olabilir. Kaynak
Yemeklerimize Mantardan Elde Edilen Tuzu Atacağız: Hem Lezzet Hem Sağlık Bir Arada!
Tuz, yemeklerden aldığımız keyfin önemli bir parçası. Ama fazlası yüksek tansiyondan kalp hastalıklarına kadar pek çok sağlık sorununa zemin hazırlıyor. Çin'deki Gannan Tıp Üniversitesi'nden araştırmacılar ise bu ikilemi çözebilecek bir yöntem buldu.Araştırmacılar, yenilebilir bir mantardan elde ettikleri peptitlerin tuzun tadını belirgin şekilde güçlendirdiğini keşfetti. En etkili peptit, tuzluluk hissini yüzde 70'in üzerinde artırdı. Bu da gelecekte yemeklere çok daha az tuz ekleyip aynı lezzeti almanın mümkün olabileceği anlamına geliyor.Kaynak
Reklam