Aladağ Haberleri

Aladağ ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Aladağ ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

28 Yıllık Öğretmene 'Öğrenciye Destek' Sürgünü
ADANA'da, Gezi Parkı eylemlerinde başına gaz fişeği isabet ettikten 269 gün sonra geçen 11 Mart'ta yaşamını yitiren Berkin Elvan için sessiz oturma eylemi yapan öğrencilere destek veren 28 yıllık coğrafya öğretmeni Faruk Ağaçe, Adana Valiliği'nin oluruyla merkeze 100 kilometre uzaktaki Aladağ İlçesi'ne gönderildi.Merkez Çukurova İlçesi'ndeki İsmail Kulak Anadolu Lisesi'nde okuyan 7 kız öğrenci, geçen 12 Mart'ta teneffüs sırasında Berkin Elvan için sessiz oturma eylemi yaptı. Herhangi bir pankart ve döviz taşımayıp slogan atmayan öğrencilerin yanına gelen okul yöneticileri, eylemin bitirilmesi için uyarılarda bulundu. Oturmaya devam eden öğrencilerle okul yöneticileri arasında tartışma yaşandı. Bu sırada tartışan okul yöneticileri ve öğrencilerin yanına gelen coğrafya öğretmeni Faruk Ağaçe ise çocukların eylem nedeniyle cezalandırılacağını söyleyen idarecilere tepki gösterdi. TUTANAK TUTULDU Tartışmanın ardından öğretmen Faruk Ağaçe derse giderken öğrenciler de eylemi bitirdi. Yaşanan olay nedeniyle okul yöneticileri, eylemci öğrenciler hakkında disiplin soruşturması başlattı ancak herhangi bir ceza vermedi. Okul yöneticilerinin hakkında tutanak hazırladığı Faruk Ağaçe ise bu tutanağa dayanılarak Adana Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ali Selamet'in isteği ve Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'un oluruyla Aladağ İlçesi'ndeki Pınar Madencilik Anadolu Lisesi'ne görevlendirildi. Geçici olarak Aladağ'a gönderilen Faruk Ağaçe'nin ne kadar süreyle görevlendirildiği henüz kendisine bildirilmedi. 'SAVUNMA BİLE YAPMADAN GÖNDERİLDİM' Hukuki olarak haklarını arayacağını belirten Faruk Ağaçe, şunları kaydetti: 'Okul bahçesinde lise 1'inci sınıfa giden 7 kız öğrencinin Berkin Elvan için sessizce oturma etkinliği yaptığını gördüm. Başlarında bulunan 4 tane okul idarecisi de çocukları, 'okuldan atılırsınız', 'ceza alırsınız' diyerek kaldırmaya çalışıyordu. Oturan öğrencilerden biri okul idarecilerine, 'Hocam sizin çocuklarınız yok mu?' dedi. İdareciler ise aynı tavrını devam ettirdi. Ben de o an vicdani olarak, 'Siz ancak Mısır'da, Suriyeli çocuklara ağlarsınız. Berkin Elvan, Türk olduğu için bu çocukları azarlıyorsunuz' dedim. Sonra derse girdim ve oturan öğrenciler de sınıflarına gitti. Bu olay nedeniyle içeriğini bilmediğim bir tutanak hazırlanmış. Bu tutanağa bağlı olarak da herhangi bir soruşturma açılmadan, savunma yapmadan sürgün edildim. Yapılan bu uygulamanın haksız olduğunu düşünüyorum. Sıkıyönetim dönemlerinde bile bu şekilde bir uygulama olduğunu düşünmüyorum. Bu yargısız infaz nedeniyle hukuki haklarımı arayacağım.' 'ARKADAŞIMIZIN YANINDA OLACAĞIZ' Eğitim-Sen Adana Şubesi Hukuk Sekreteri Güven Boğa ise, 'Arkadaşımız tamamen keyfi olarak sürgün edilmiştir. Herhangi bir soruşturma olmadan öğretmenimiz keyfi biçimde mağdur olmuştur. Daha öncede bu okulda Berkin Elvan için sessiz eylem yapan öğrenciler baskı altına alınmaya çalışılmıştı. Öğrencilerimizin olduğu gibi Faruk öğretmenimizin de yanında olacağız' dedi. Adana Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ise konuyla ilgili açıklama yapmadı. Yusuf BAŞTUĞ/ADANA, (DHA)
Haziran Ayında En Az 141 İşçi Yaşamını Yitirdi...
Haziran ayında en az 141 işçi yaşamını yitirdi. İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre, 2014'ün ilk altı ayında ise en az 951 işçi öldü. İnşaat, tarım, taşımacılık ve maden işkolu yangın yeri... •Yeni Türkiye’nin ekonomisinin lokomotifi olan inşaatlarda işçi kıyımı sürüyor. Coğrafyamızın her hücresinde kent dokusunu ve ekolojik yaşamı gözetmeyen hızlı betonlaşma sonucu yarısı düşme nedenli olmak üzere 37 inşaat işçisi can verdi... •Yaz geldi, güvencesiz tarım emeği yollara düştü. 14’ü küçük çiftçi olmak üzere 29 tarım emekçisi can verdi... •Otobüs, minibüs, tır, tanker sürücüsü, moto kurye... Her gün yeni açmazlara yol açan ulaşım politikalarıyla, kuralsız çalıştırmanın egemen olmasıyla 16 taşımacılık işçisi can verdi... •Soma; Şırnak’ta, İstanbul’da, Karaman’da, Maraş’ta ve Karaman’da... Madenler ölüm kusuyor. Bu ay 10 maden işçisi can verdi... İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi' işkollarına değinirken yaşanan bazı iş cinayetlerine dikkat çekti:  Silikozis katliamı devam ediyor...  31 yaşındaki Fahrettin Fırat, 2000-2004 arası kot kumlama atölyesinde çalışırken silikozise yakalandı. Fahrettin kardeşimiz Hacettepe Üniversite Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Bingöl Karlıova Taşlıçay Köyü’nde arkadaşımız gibi onlarca silikozis hastası bulunuyor... Kuyudan sarkıtılan bidonla girilen Şırnak madenleri...  Soma Şırnak’ta devam ediyor. Musa Seven, Ahmet ve Emin Baysal, Selahattin Uçar ile İbrahim Sağnak bu ilkel madenlerde can verdi. Cudi Dağı eteklerinde 3500 madenci arkadaşımız sigortasız bir biçimde çalışıyorlar, aç kalmamak için. Bu ölüm kuyularında çalışan işçilerin tamamına yakını 1990’lı yıllarda devlet tarafından zorla köyleri boşaltılan yurttaşlarımız. 8 çocuklu Musa Seven’in cenazesinin bidonla çıkarıldığı Cudi’de demokrasi güçleri halkımıza acılar yaşatan bu koşulları değiştirmek zorunda... Seçimler geçti, belediyeler seyyar satıcı avında...  30 Mart seçimleri öncesi oy için halka yarananlar şimdi gerçek yüzlerini gösteriyorlar. İstanbul’un hemen her ilçesinde seyyar satıcılar yoğun baskılar yaşıyor. Seyyarlar için ekmek ölümün ucunda. 31 yaşındaki su satıcısı Mahmut Uuzn kardeşimiz İstanbul Beyoğlu Halıcıoğlu’nda polisin kovalaması sonucu girdiği metrobüs yolunda ezilerek can verdi... Güvenlik işçileri can güvenliği istiyor...  Önce 36 yaşındaki kardeşimiz Ali Uğur Şen Kartal’da bir alışveriş merkezindeki bankamatiği tamir ederken uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Güvenlik-Sen yaptığı açıklamada “Ali Uğur Şen’in kanı Denizbank A.Ş., Finansbank A.Ş. ve Türk Ekonomi Bankası A.Ş. ortaklığıyla kurulmuş Bantaş A.Ş.’nin üzerindedir. Bantaş A.Ş.’nin sadece 6 ay içerisinde 3 soyguna maruz kalması, yaşanmış ölüm ve darpların kaza olmadığını kanıtlar niteliktedir. Bankamatik tamirinde aracın içerisindeki şoförden başka Ali Uğur Şen’i koruyacak hiç bir personel bulundurulmayarak, risk analizleri yapılmadan, yeterli eğitimler verilmeden, yeterli ekipman temin edilmeden, gerekli güvenlik prosedürleri uygulanmayarak öldürülmesine göz yumulmuştur” dedi. Sonra Sabiha Gökçen Havaalanı’nda özel güvenlik görevlisi kardeşimiz Fatih Selim Aladağ mesai arkadaşlarını şirket aracıyla evlerine bıraktıktan sonra Pendik’te uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Güvenlik-İş yaptığı açıklamada “Güvenlik şirketinin devriye aracı servis aracı olarak kullanılıyor, ‘bu benim görevimin dışında, ben gece gidiyorum can güvenliğim yok’ diyor. ‘Ya yaparsın ya da çıkarsın’ diyorlar 10-15 gün önce. Şirket arkadaşımıza hem vardiya amirliği hem de servisçilik yaptırıyor. O saatte havalimanında vardiya amiri olarak bulunması gerekiyor” dedi. İstanbul, Bursa, Maraş ve Kocaeli... İş cinayetleri coğrafyamızın her bölgesinde... 13 ölüm İstanbul’da; 9’ar ölüm Bursa ve Kahramanmaraş’ta; 6 ölüm Kocaeli’nde; 5’er ölüm Edirne, Manisa, Samsun ve Şırnak’ta; 4’er ölüm Adıyaman, Ankara, Balıkesir, Karabük ve Konya’da; 3’er ölüm Adana, Antalya, Isparta, Karaman, Kayseri, Zonguldak ve Afganistan’da; 2’şer ölüm Aydın, Batman, Çorum, İzmir, Mardin, Muğla, Sakarya, Siirt, Şanlıurfa ve Trabzon’da; 1’er ölüm ise Bilecik, Bingöl, Bolu, Burdur, Çanakkale, Çankırı, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Hatay, Kırklareli, Kütahya, Malatya, Muş, Rize, Sinop, Tekirdağ, Tunceli, Yalova, Yozgat ve İran’da yaşandı... Yaşamını yitiren 141 işçi Raporda haziran ayında yaşamını yitiren işçilerin isimleri açıklandı: Ferhan Yazar, Gültekin Gencer, İbrahim Yılmaz, Hacı Mehmet Çiftçi, Şenol Nur, Hüseyin Şirin, Murat Hamarat, Murat Özer, İsmet Tülübaş, Ahmet Kozan, Aşkın Karataş, Mustafa Konanç, İhsan Tunç, Enver Balaban, Erkan Evren, Cemal Yorulmaz, Satılmış Kırca, Nurettin Aktaş, Safiye Peşmen, Mehmet Sıddık Tecirman, Sezai Atış, Barış Çiftçi, Ayşe Zehir, Ahmet Şengül, Taner Yaman, Hanife Coşkun, Şaban Akkoç, Archıl Gegıdze, Ali Özdemir, Ömer Özgün, Erdem Çelikmen, Süleyman Akay, Mustafa Yirik, Musa Seven, A.A., Ahmet Baysal, Emin Baysal, Selahattin Uçar, İbrahim Sağnak, Ali Çankay, Ömer Faruk Genç, Zekeriya Akkabak, Ayhan Arı, Muhammet Nur Belen, Halil İbrahim Dursun, Satılmış Mercan, Fahrettin Fırat, Özlem Yavuz, Rıdvan Sevinç, Ayhan Çetinkaya, Ali Osman Aksu, Murat Kendirli, Şehmuz Günel, Celalettin Özdemir, Ahmet Küçük, Hasan Demir, Fatih Kara, İbrahim Zabin, İsa Temizel, Mahmut Yılmaz, Mustafa Nallı, Muharrem Cıvak, Duray Oruç, Mehmet Ali Mestan, Mehmet Vapur, Hüsnü Akboğan, Ali Yılmaz, Adnan Karlıdağ, Mehmet Emin Çalhan, Sercan Ergün, Turan Çiçek, İsa Göktürk, Yusuf Öztürk, Mustafa ., Mehmet Yavaş, Mahmut Yücel, Selahaddin Uysal, Turan Kaya, İbrahim Öztürk, Naci Ayvalıoğlu, Baki Güneş, Lazgin Kezer, Aydın Erten, Şahin Akkoyun, Hasan Ateş, Murat Arkaya, Zülfü Yıldırım, Yılmaz Öztürk, Nurettin Koza, Hayrettin Kara, Mehmet Kormalı, Hasan Pala, Uğur Avcu, Musa Yiğit, Mehmet Ali Yaman, Fuat Taş, Ümit İnal, Halil Gül, Şükrü Ergin, Orhan Gönültaş, Zeki Şen, Ahmet Cömert, Ali Kıllı, Hıdır Teber, Mahmut Cem Kırılmaz, Ramazan Turan, Mustafa Açıkgöz, H.Ş., Aşır Ahmet, Ferdi Aydın, Doğan Gür, Mesut Altınay, Saadettin Çimen, Hüseyin Şen, Necati Uçtu, Hacı Arap Aktaş, Ahmet Keleşoğlu, Gürkan Kazel, Battal Ersoy, Bülent Han, Osman Okyay, Abdalla Hassan Abdalla Abdelbaky, Burak Yıldırmış, Şahabeddin Ökmen, Arzu Ayyıldız, Gizem Gürşah Doğa, Mesut Turan, Fatih Selim Aladağ, Ali Uğur Şen, Ahmet Maraşlı, Hacı Canan Coşkun, Mikdat Ataş, Hüseyin İmrag, İsmail Kuyzu, Ömer Kesim, Ahmet Çıldır, Mahmut Uzun, Mehmet Dinç, Samet Hasırcı, ve ismini öğrenemediğimiz iki işçiyi saygıyla anıyoruz!
Emniyet Operasyonunda İkinci Dalga
Yasadışı dinleme soruşturmasında 14 ilde 29 polis gözaltına alındı. Listedeki beş polisin aranmasına devam ediliyor. İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen 'yasadışı dinleme' soruşturmasının ikinci dalgası için bu sabah operasyon başlatıldı. İstanbul, Van, Hakkari, Mardin, Ankara, Batman, Diyarbakır, Şırnak, Bingöl, Bitlis, Ağrı, Iğdır, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da komiser ve komiser yardımcılarının da aralarında bulunduğu polis memurları hakkında gözaltı işlemleri yapılıyor. Gözaltı listesinde 33 polisin ismi var. Soruşturma bünyesinde haklarında yakalama kararı bulunan 33 kişiden 29'u gözaltına alındı. Diğer dört kişinin yakalanması için operasyonlar sürüyor. İstanbul'da gözaltına alınanlardan üçü Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildi ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesine götürüldü. Diğer illerde gözaltına alınan emniyet görevlileri de İstanbul'a getirilmeden önce bulundukları illerde sağlık kontrolünden geçirildi. Gözaltı kararı alınan polisler şunlar; Murat Turan, Engin Yaşar, Hüseyin Duş, Akif Yılmaztürk, Abdülkerim Anaçoğlu, Metin Güneş, Serkan Durmaz, Safa Tarık Oğuz, Furkan Donkar, Haluk Ural, Ubeydullah Çelik, Ahmet Sarı, Hacı Şerif Erikmen, Şemsettin Dündar, Seçin Tasadif, Erhan Sazil, Hasan Aladağ, Şerif Yiğit, Emre Durak, Burhan Alioğlu, İhsan Şirin, Sadettin Karataş, Ömer Hüseyin Eroğlu, Ebubekir Özer, Ebubekir Gül, Hüseyin Türk, Süleyman Bağlan, Veli Karlı, Osman Kılıç, Serdal Kurtoğlu, Halil Kocaman (Ankara), Fatih Yılmaz (Ankara), Ergün Acun (Ankara)22 Temmuz'da Fethullah Gülen Cemaati'ne yakın olduğu iddia edilen polislere yönelik, 'casusluk' ve 'yasadışı dinleme' başlıklarıyla iki ayrı soruşturma başlatılmış ve 115 polis gözaltına alınmıştı. Bunlardan 31'i tutuklanmıştı. Tutuklananlar arasında, İstanbul Emniyeti İstihbarat Dairesi'nin eski başkanı Ali Fuat Yılmazer ve İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdürü Yurt Atayün de vardı. Bu sabah başlatılan operasyon da, Organize Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen 'yasadışı dinleme' soruşturmasının 'ikinci gözaltı dalgası' niteliğinde. Bozdağ'dan açıklama Ankara'da gazetecilere konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a operasyonla ilgili görüşü soruldu. Bozdağ, 'Yorum yapmayı doğru bulmuyorum, önemli olan sürecin hukuk içinde ilerlemesidir. Algı operasyonlarıyla yargılama faaliyetlerini etkilemek doğru değildir. Bekleyelim, hukukun gereği neyse o uygulansın' diye konuştu. Bozdağ, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Ahmet Hamsici'nin , 'bazı yargı mensuplarına da operasyon yapılacağına ilişkin medyada haberler yer aldığı ve bu yolla hakim ve savcılara baskı kurulduğu yönündeki görüşlerini de değerlendirdi. 'Şahsi görüşüdür. HSYK adına yapılmış açıklama değildir' ifadesini kullanan Bozdağ, 'Daha önce de korsan açıklamalar yapmıştı, o da onlardan bir yenisidir. Bazı savcılar açıklama yapıyorlar. Ana muhalefetin açıklamalarından daha ileri açıklama yapıyorlar. Üzerlerinde yargı cüppesi değil de, sanki kin cüppesi var. HSYK’nın sigorta görevini sağlıklı şekilde yapması gerekir. Sayın Hamsici’nin korsan bildirisi aba altından sopa göstermektir ' dedi. Kaynak: Al Jazeera
Emniyet'te İkinci Dalga: 4 Polis Tutuklandı
Emniyette ''paralel yapı'' iddialarına ilişkin İstanbul merkezli 14 ilde gerçekleştirilen operasyon kapsamında nöbetçi hakimliğe sevk edilen 10 şüpheliden 4'ü tutuklandı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen yasa dışı telefon dinlemelerine yönelik İstanbul, Ankara, Van, Mardin, Hakkari, Batman, Diyarbakır, Şırnak, Bitlis, Bingöl, Iğdır, Ağrı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta düzenlenen operasyon kapsamında nöbetçi hakimliğe sevk edilen 10 şüpheliden 4'ü tutuklandı. 6 kişi serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'ndaki ifade işlemlerinin ardından tutuklanmaarı talebiyle İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen 10 şüphelinin sorgusu, saat 05.30'da tamamlandı. Hakim Cevdet Özcan, öğle saatlerinde adliyeye gelerek, kararını hazırladı. İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği, şüphelilerden Serdal Kurtoğlu, Fürkan Donkar, Hacı Şerif Erikmen ve Ebubekir Gül'ü 'Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek' ve 'Kamu görevlisince resmi belgede sahtecilik yapmak' suçlarından tutuklanmasına karar verdi. 6 kişi hakkında yurt dışı yasağı Serbest bırakılan Veli Karlı, Hasan Aladağ, Haluk Ural, Ergün Acun, Ebubekir Özer ve Burhan Alioğlu hakkında yurt dışına çıkış yasağı konuldu. Hakimlik, 4 şüphelinin tutuklanmasına İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği'nin raporunu gerekçe gösterdi. Kararda, şüphelilerin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstaihbarat Şubesi'nde görev yaptıkları dönemde, görevin sağladığı nüfuz ve güçle yasa dışı oluşturulan örgütün amaçlarına ulaşmak için toplumda tanınan ve kamuoyuna mal olmuş birçok kişinin suç örgütleri ile ilişkilendirilerek bir kısmının gerçek kimlik bilgilerini gizlemek veya eksik yazmak, yanlış bilgi vermek suretiyle yargı mensuplarını da aldatacak şekilde iletişim tespit kararları aldıkları belirtildi. Şüphelilerin, bu kararları alabilmek için iletişime müdahale talep formlarının yaygın, sistemli ve organize bir şekilde sahte olarak düzenlenip kullanmak suretiyle suçları işledikleri kaydedildi. 20 şüpheli daha sevk edildi Bu arada, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan yerleşkesindeki Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde gözaltında tutulan 21 emniyet mensubundan 20'sinin işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, işlemlerin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne gönderildi. Adliyeye çıkarılan 20 kişiden 13'ü tutuklanmaları talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. 7 kişi ise serbest bırakıldı. 1 kişi serbest Öte yandan, operasyonlarda gözaltına alınan 1 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi yerleşkesindeki Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde gözaltında tutulan şüpheli polisin ifadesi tamamlandı. Şüpheli, cumhuriyet savcısının talimatıyla serbest bırakıldı. Çocuğu vefat eden şüpheli serbest bırakıldı Bu arada, polis ekipleri tarafından Tokat'ta gözaltına alınan şüpheli Fatih Yılmaz'ın ise lösemi tedavisi gören oğlunun vefatından dolayı serbest bırakıldığı belirtildi. Emniyet görevlileri tarafından buna ilişkin hazırlanan tutanakta, Yılmaz'ın, oğlunun rahatsızlığından dolayı Ankara'da geçici olarak görevlendirildiği, kadrosunun Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünde olduğu, Gazi Üniversitesi Hastanesinde lösemi tedavisi gören oğlu Tuğrul Selim Yılmaz'a refakatçilik yaptığı ifade edildi. Tutanakta, 5 Ağustos'ta gerçekleştirilen operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan Yılmaz'ın, 2 Ağustos'ta vefat eden oğlunun defin işlemleri için 3 Ağustos'ta Tokat'a gittiği, durumun öğrenilmesi üzerine savcılığın talimatı üzerine serbest bırakıldığı kaydedildi. Deniz Akkaya ifade verdi Manken Deniz Akkaya, yasa dışı telefon dinlemeleri soruşturması kapsamında, emniyete gelerek mağdur sıfatıyla ifade verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında 2008-2012'de yapılan yasa dışı telefon dinlemelerinde, manken Deniz Akkaya'nın da dinlendiği belirlendi. Soruşturma kapsamında emniyete çağrılan Akkaya'nın, mağdur sıfatıyla ifade verdiği öğrenildi. Muhabir: Arif Yakıcı-Hanife Sevinç | AA
İkinci Dalgada da Sorgu Krizi
Gülen Cemaati'ne yakın olduğu iddia edilen polislere yönelik yasadışı dinleme soruşturmasında adliyede yine sorgu krizi var. Avukatlar 'savcı taraflı” dedi, sorguya girmedi. 11 zanlıdan ifade vermeyen 10'u tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen 'yasadışı dinleme' soruşturmasının ikinci dalgasında gözaltına alınan 33 polisten 11'i çarşamba günü öğle saatlerinde adliyeye getirildi. Al Jazeera'den Selahattin Günday'ın haberine göre, akşam saatlerinde zanlılardan 10'u tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Biri serbest bırakıldı. Ancak İstanbul Cumhuriyet Savcısı Okan Özsoy tarafından yürütülen soruşturmada yine ifade krizi var. Sorgular başlamadan hemen önce avukatlar, soruşturma savcısının Gazeteci Fatih Altaylı’ya, “Türkiye böyle şeyleri yaşadı. 12 Eylül’ü hatırlayın, o zaman 500 bin kişi gözaltına alınmıştı. Binlerce kişi mahkeme karşısına çıkarıldı. Gerekirse bu devlet bunu yine yapar, kendini korumak için” sözlerini söylediği iddiasını hatırlattı. Bu sözler nedeniyle Savcı Okan Özsoy’un taraflı olduğunu öne sürerek “görevini bu şekilde yapamayacağını” belirten avukatlar, savcı Özsoy’un yerine başka bir savcının görevlendirilmesini istedi. Avukatların bu talebi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca reddedildi. Bunun üzerine Savcı Özsoy savunmalara geçmek istedi. Savcı Özsoy, iki polisin ifadesini aldıktan sonra yine kriz başladı. Avukatlar, ilk olarak soruşturmayla alakasız sorular sorulduğunu iddia etti. Ardından da savcının odasında yabancı insanların oturduğunu öne süren avukatlar sorguya girmeyeceklerini savcıya bildirdi. Zanlılardan sadece Ömer Hüseyin Eroğlu ifade verdi. Erdoğlu ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Savcı ifade vermeyen diğer şüpheli polisler, Furkan Donkar, Haluk Ural, Hacı Şerif Erimken, Ergün Acun, Hasan Aladağ, Ömer Ebubekir Özen, Veli Karlı, Serdal Kurtoğlu, Ebubekir Gül ve Burhan Alioğlu'nu tutuklanmaları talebiyle mahmeye sevk etti. Soruşturmanın ilk gözaltlarında da sorgu krizi yaşanmıştı. Bazı polisler ifadesi alınamadığı için serbest bırakılmıştı. Kaynak: Al Jazeera
2014-2015 Spor Toto Süper Lig Transferleri
Gelen FutbolcularKadir KeleşDidierZokoraCantuğ TemelSaidi NtibazonkizaDouglaoTaşkınÇalışTheofanis GekasArnaud SutchuinÇağlarBirinciGiden FutbolcularEmin AladağMustafa AşanOumarNiasseÖzgürcan ÖzcanÇağdaş AtanEmrah ErenSerkanYalçınSertan Vardar
Gezi Parkı'ndaki Çadırları Zabıtaların Yaktığı Kanıtlanamadı
Gezi Parkı eylemlerinin başladığı 30 Mayıs 2013’te ağaçların kesilmesini engellemek için direnişe geçen vatandaşlar tarafından parkın içine kurulan çadırları yaktıkları iddiasıyla yargılanan 7 zabıta, ‘Görevi kötüye kullanma’ ve ‘Kasten yangın çıkartma’ suçunu işlediklerinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle beraat etti.Hürriyet'ten Ayşegül Usta'nın haberine göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Gezi Parkı’nı işgal eden göstericilerin tahliyesi ile birçoğu turuncu renkli küçük boy kamp çadırlarının kaldırılması için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Merkez Zabıta Amir Vekili Ali Rıza Tarğay ile Merkez Zabıta Komiserleri Hüseyin Aladağ ve Murat Sarı, Merkez Zabıta Memuru Şahin Avcı ile sözleşmeli zabıta memurları Osman Çeküç, Hasan hüseyin Yılmaz ve Murat Yüce’nin 30 Mayıs 2013’te Taksim Gezi Parkı’na gelerek, zabıta yönetmeliğine aykırı bir şekilde görevlerini kötüye kullandıkları ifade edildi. Bir kısım kamp çadırlarını ateşe verip, bir kısım çadırı da yanan çadırın üzerine atmak suretiyle, bir büyük boy çadır, bir küçük boy mavi çadır ile çok sayıda küçük boy turuncu kamp çadırını yakarak yangın çıkarıp, çevrede korku, kaygı ve paniğe neden oldukları iddia edildi. İstanbul 51’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıkan sanıklardan Ali Rıza Tarğay suçlamaları kabul etmeyerek, hiçbir şekilde çadır yakmadıklarını, çadırların nasıl yandığını bilmediğini, kendilerinin sadece olay yerinde bulunan hafriyat taşınma işlemini yaptıklarını söyledi.Ekipler amiri olduğunu belirten Murat Sarı da suçlamaları kabul etmeyerek, olay tarihinde çevik kuvvet polisinin müdahalesinin ardından kendilerinin de polisten sonra Gezi Parkı’na girip belli bir yerden çadırları toplamaya ve topladıkları çadırları kamyonlara yerleştirmeye başladıklarını anlattı. Ancak olayı yönetmekle sorumlu polis müdürü Ramazan Bey’in kendisini çağırdığını söylemeleri üzerine yanına gittiğini, yanında iki arkadaşının daha olduğunu ifade etti. Ramazan’ın olayların çığırından çıkmaya başladığını kendilerini ve kimseyi koruyamayacaklarını, kalan çadırların yakılmasını istediğini öne sürdü. Bundan sonra kalan az miktarda çadırın yanmaya başladığını ancak nasıl yandıklarını bilmediğini, kendilerinin yakmadığını ifade etti.‘YAKIN GİTSİN’ DİYENE 6 YILGezi Parkı direnişi sırasında parkta kurulan çadırların yakılmasına ilişkin soruşturmayı tamamlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca çadırların yakılması talimatını verdiği gerekçesiyle dönemin İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ramazan Emekli’nin ‘Yangın çıkarmaya azmettirmek’ ve ‘Görevi kötüye kullanmak’ suçlarından 1.5 yıldan 6 yıla kadar hapsini istedi. Ramazan Emekli’nin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak. Emekli’nin Gezi Parkı’ndaki çadırları toplayan zabıta komiseri Murat Sarı’ya “Çadırları toplamakla uğraşmayın. Yakın gitsin” talimatı verdiği öne sürüldü.MÜFETTİŞ: ZABITA YAKTIİÇİŞLERİ Bakanlığı’na bağlı müfettişlerin Gezi Parkı gösterileri sırasında meydana gelen polis şiddetine ilişkin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ile polis şeflerini suçsuz bulmuştu. Raporda, “... Amaç Gezi Parkı’nı çalışma süresince tahliye etmek iken arbede esnasında bazı belediye zabıta görevlilerinin işgalcilere ait çadırları parkın belirli bölgesine istifleyerek yakmaları ve keyfiyetin de sosyal medya ve görsel basında yer alması üzerine bölgeye yoğun şekilde çevreci hassasiyeti yüksek insanların akın etmeye başladığı, elverişli durumu değerlendiren her türlü ve ideolojik ve marjinal grupların da gecikmeden sahne almasıyla olayların polise ve siyasi otoriyete karşı gösteri ve eyleme, ardından vandalizme dönüştüğü, hatta Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nin de hedef alındığı...” denilmişti.