Görüş Bildir
onedio.com, UNICEF Türkiye Milli Komitesi ve Make a Wish Türkiye resmi destekçilerindendir. Bu projenin tüm geliri Make a Wish ve UNICEF Türkiye Milli Komitesi'ne bağışlanmaktadır.
Billur Aktürk Profil Resmi

Billur Aktürk

Zaman Kristalleri

icon

Hakkında

Önce insan. Editör. Okur. Yazar. Sanatsever. Adıge.
icon

Tüm İçerikler

görsel

Ey Maestro, Yeniden mi Başlıyoruz?

Zaman, insanı imkansıza inandıran bir güç, öyle ki, tüm günahları affettirebiliyor. Yeni bir yıla hızlı bir giriş yapmışken, bende zamanın ihtişamı içinde biraz akmak istedim... Haydi, ey maestro, bu kez nasıl başlarsın yarına, seç bir yalanı…
9 Ocak, 19:36
görsel

Kötülüğün Dayanılmaz Hafifliği

İnsan neden kötülük yapar? Neden felsefe ve teoloji bu konuyla bu kadar çok ilgilenmiş? Dahası neden herkes kötülüğü, anlatırken, başkalarını işaret ediyor? Herkes mükemmel ise, kötüler kim?
20 Aralık 2021
görsel

Adalet Yoksa Cesaret de Yoktur

Savaşların, rekabetlerin arttığı, kimin nerede durduğunun her gün yeniden şekillendiği, biz görmeyiz dediğimiz olayların- gelişmelerin, bir anda yaşanabildiği, oldukça karmaşık, izlenmesi-anlaşılması zor, bir süreçle karşı karşıyayız.
4 Aralık 2021
görsel

Modern Çağın İnsanları, Korkuyor musunuz?

Siz de dünyada olan biteni görünce, çaresizliğinizden korkmuyor musunuz? Mesela, kalabalıkların çok demek olmadığını öğrenmek, sizde nasıl bir duygu yaratıyor? Kadife eteğe yapışan el izleri gibi, yarım bilginin özgüveni ile, hayatınıza yapışan insanlar, içinizi sıkmıyor mu? Siz de anıların mezar taşları ile uğraşıp durmuyor musunuz?
24 Kasım 2021
görsel

Ordu’da Altın Post'un Peşinde Şelaleleri

2018 yılında gazetelere bir haber düşmüştü : “Ordu'da 2 bin 100 yıllık olduğu tahmin edilen Ana Tanrıça Kibele heykeli bulundu.” Bir arkeoloji delisi olarak ne kadar heyecanlandığımı anlatamam. Üstelik Ana Tanrıça'nın tahtta otururken tasvir edildiği 1 metre 10 santim yüksekliğindeki heykel, ülkemizde, dikildiği yerde bulunan ilk eserdi. Uçakta, sevgili dostum Mustafa Sezer’in daveti üzerine Handan Saran ve Filiz Zengin ile birlikte Ordu’ya, Tanrıça Kibele’nin sırlarına doğru yolculuk ederken kendimizi, Troya’nın kaybolan meşhur altın postunun peşine düşen Iason (Yason) gibi heyecanlı ve tutkulu hissediyorduk.Bu arada, Ordu’da geçen meşhur altın post hikayesini  biliyor musunuz?  Hikaye şöyle: Bulut Tanrıçası Nephele, çocuklarının (Phrixus ve Hele) babaları tarafından kurban edileceğini anlayınca,  onları Hermes’in verdiği altın postlu uçan koçla kaçırır. Koç, Zeus’a kurban edilir. Bu koçun postu yıllar sonra,  İolkos Kralı Aison’un oğlu Iason (Yason) tarafından aranan meşhur Altın Post haline gelir.  İşte, Ordu’nun Perşembe ilçesinde Yason Burnu da bu meşhur altın postun kaybolduğu yer olarak bilinir.
7 Temmuz 2021
görsel

Babam'a

Sonsuz bir acı... İçimdeki girdap hayata dair tutunduğum her şeyi kendine çekiyor. Kalbim defalarca yeniden tutuşuyor. Demek ki hala bir parçası yaşıyor. İyi de nasıl? Bu gece, saat tam 21.00’de babam öldü… Doktor öyle söyledi. Oysa her şeyin düzeleceğine, mucizelerin bizi bulacağına öyle inanmıştım ki...
3 Haziran 2021
görsel

ABD Yaptırımları ve Vatanseverlik

Her musibette bir hayır vardır. ABD’nin, Rusya'dan S-400 sistemlerinin alımı nedeniyle Türkiye'ye karşı aldığı yaptırım kararı, Türkiye iç politika dinamiklerini olumlu etkiledi, muhalefet ve iktidarı birleştirdi. AK Parti, MHP, CHP, ve İYİ Parti'den yapılan açıklamalarda, kararın kabul edilemez olduğu vurgulandı. Bu özlenen tablo, karşı karşıya olduğumuz yeni tarihsel kavşakta, hala birlikte adım atabildiğimizi göstermesi bakımından gerçekten çok önemli ve umut verici.  Daha öncede belirttiğim gibi, bir ülkenin savunması ve vatanseverlik, bir partinin- bir şehrin- bir fikrin- bir inancın mahiyetinde değildir. Mücadele topyekûndür. Bu nedenle, muhalefetin bu son tavrı, fikir ayrılıklarına rağmen iktidara verdiği destek şahane bir hareket oldu. Öte yandan, nerde durduğu belli olmayan, sözde müttefik ABD ile Biden’lı süreçte neler yaşanacağını hep birlikte göreceğiz. Ama biz, milli birlik fikrinin önemine bir geri dönelim.
16 Aralık 2020
görsel

Güzele Güzel Derim, Benim Olmasa da!

Felsefenin, güzeli konu eden disiplini estetik; ‘güzel’i sistemli bir şekilde sorgulamaya başlaması Baumgarten’le başlamış olsa da ‘güzel’e ilişkin sorgulamaların ilk çağa kadar uzandığını biliyoruz. Sanatçılar ve filozoflar güzelliğin ne olduğu sorusuna cevap verebilmek için oldukça çaba sarf etmişler. Ama şurası gerçek ki, insanın estetik bakışı olmadan güzellik olamaz. Çünkü güzeli beğenecek özneye, yani insana ihtiyaç var… Dahası, güzel, insan için var. O halde sanatçı, insana ihtiyacı olan güzeli yaratıyor, filozoflarda bunu tahlil ediyor diyebilir miyiz?  Şunu demek istiyorum, binlerce yıl öncesinden bugüne, bizlere kadar ulaşan güzellik arayışı toplumların değil, mesela bir sanatçının hayali olabilir mi? Bence evet.
28 Ekim 2020
görsel

Markar Eseyan’ın Ölümü ve Düşündürdükleri

Çok sevgili dostum Markar Eseyan’ın ölümü büyük acı vermekle birlikte, bu ülkenin derinden derine kanayan yarasını bir kez daha gözler önüne serdi. Kendisi için doğru olduğunu düşündüğü şeyin, başkaları içinde öyle olması gerektiğine inanan, buna bağlı olarak da başkalarına kendi doğrularını dayatmakta bir beis görmeyen bir grup insanın ve en önemlisi sözde kimi aydınların, Eseyan’ın ölümüne dair tavırları, kullandıkları dil, yorumları karşısında insan gözyaşlarını tutamıyor. Bir fikre körü körüne bağlılığın getirdiği dilin yansıması, vandallığı utanç verici. Toplumda birine bilerek ve isteyerek zarar vermenin, vermek istemenin nedenlerini ve sonuçlarını, toplum psikologları, sosyologlar daha iyi araştırmalı. Öte yandan kendine siyasi kimlik addeden her cenahtaki vasat, diğerinin kaybının üzerine bu kabalıkta abanıyorken,  bu böyle gitmez. Bu iş patlar ve birilerinin de ekmeğine yağ sürülür. Sonuçta kaybeden hepimiz oluruz. Tabi geldiğimiz noktadan bakınca, artık hepimiz kim isek? Yine de hadi vasat bir yana, sözde aydınlara şunu sormadan geçemeyeceğim; sayın sözde aydın, aklının kavramsal ve anlamsal evrimi, psikolojik temelleri, psiko-dinamikleri nasıl oldu da sizi bu kadar vasat ve câni kıldı?
21 Ekim 2020
görsel

Tablo Ağır: Kadına Yönelik Şiddet

Son günlerde kadına yönelik şiddet artışına birlikte tanık oluyoruz ve tanık oldukça insanın aklına şu sorular geliyor: Kadın olmak, tedirgin ve kaygılı yaşamak demek midir? Dahası neden kadın, denetlenmeye muhtaç bir varlıkmış gibi algılanıyor? Eril akıl kadını neden denetlemek istiyor? Bu sorunun cevabına, kültür ve eğitim meselesi üzerinden bakarsak ortaya ilginç bir fotoğraf ve başka bir soru çıkıyor. Çünkü bu saptamayla, kadına yönelik şiddeti eleştirirken, eleştirinin merkezine erkekleri oturtuyoruz.
17 Ekim 2020
görsel

Bu Ne Alaturkalık?

Türkiye’de  ‘kategorik karşıtlık ya da kategorik düşmanlık’ diyebileceğimiz bir şekil, hızla yükseliyor. Siz eğer, birilerinin fikirlerine uygun beyanlarda bulunmuyorsanız, ya da onun cümleleri ile konuşmuyorsanız,  en hafifinden cahil – budala, yalaka ve her hakarete müsait kişisiniz. Demokrasi fikrinin, kavrayışının hastalıklı olduğu, demokratik kurumların- kuralların yerine iyi oturmadığı ülkelerde bu işler maalesef böyle oluyor. Herkes her şeyi biliyor, herkes mükemmel. Ama artık gerçekten pes dediğimiz noktadayız. Bu ne alaturkalık? Sınırları kaldıran sosyal medya hakaretten, tehditten, üslup fukarası insanlardan geçilmiyor. Elbette duruşunuzu, dünya görüşünüzü veya siyaseti belirli bir karşı oluş üzerinden kurarsınız ya da bir sınıf çerçevesinden bakarsınız. Örneğin Marksistler açısından, iktidar tarafından yapılan hamle, işçi sınıfı çıkarlarına uygun mudur değil midir diye değerlendirilir. Merkez sağ partiler, işin daha çok sermaye tarafıyla ilgilidir. Sosyal demokratlar ise,  yapılan hamlelerin getirdiği zenginlik tabana yayılıyor mu- yayılmıyor mu sorusunun cevabını arar.  Ama amaç bağcıyı dövmek değil, bağdan üzüm yemektir. Sonuçta, kendi savlarımızın doğruluğundan bu kadar eminsek, bu telaşe, şiddet niye? Tartışmaya, eleştiriye evet, hakarete –ucuzluğa hayır.  Peki, neden bu alaturkalık farklı kitleler arasında bile aynı şekilde yaygın? Aslında ‘’partiler ötesi demokrasi bilinci’’ yerleşmemiş ülkelerde, milletin demokrasi bilinci de olmuyor. Dolayısı ile demokrasinin karşılıklı bir paylaşım, anlayış gerektirdiği içselleşemiyor.  Bugün tüm derdimiz güç devşirmek. Oysa siyaseti, yazılan bir makaleyi veya ortaya konan bir savı kategorik düşmanlık üzerinden eleştirmek yerine, yapılanı- yazılanı anlamaya çalışmak çok daha iyi sonuç verir.  Sorunuz varsa, sorarsınız. İtirazınız varsa, edersiniz. Üstenci bir anlayışla, yapılanı – ortaya konulanı küçümsemek en hafifinden ,  kendi kendine yazık eden Türkiye fotoğrafı yaratır.  Dahası, karşısındaki ile kategorik nefret üzerinden derdi olan bir ‘’muhalefet’’, beklenen demokratik toplumsal dönüşümü yapabilir mi? Elbette ki hayır.
8 Ekim 2020
görsel

Uygar Batının Sömürge Mirası ve İslamofobi

Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun son sayısının kapağında,  büyük tartışma yaratan, 2015’de dergiyi hedef alan saldırıya neden olan, Hz. Muhammed’in tartışmalı karikatürleri yeniden yayınladı. Derginin yayın yönetmeni Laurent 'Riss' Sourisseau, yazısında 'Asla diz çökmeyeceğiz, asla vazgeçmeyeceğiz.' ifadelerini kullandı.
28 Eylül 2020
görsel

Millileşmek Kavramı ve Kültür Popülizmi

Batı kendi kültür popülizmi üzerinden doğuyu yeniden dizayn mı ediyor? Aslında bu yeni bir tartışma değil, Osmanlı’nın çöküşü sırasında başlayan, 80 gençliğinde de süren hatta günümüze dek uzanan tartışmalardan biri.   Osmanlı’nın çöküşü sırasında Türk milliyetçileri ‘’batının sanayisini, gelişmişliğini, endüstrisini alalım kültürünü almayalım’’ diye bir tez atmışlardı ortaya. Bu tezin eksik tarafı şuydu, bu tezin savunucuları kültürlerin nasıl oluştuğunu gözden kaçırıyorlardı.
15 Eylül 2020