Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket Billur Aktürk Yazio: Uygar Batının Sömürge Mirası ve İslamofobi

Anasayfa > Yazio

Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun son sayısının kapağında,  büyük tartışma yaratan, 2015’de dergiyi hedef alan saldırıya neden olan, Hz. Muhammed’in tartışmalı karikatürleri yeniden yayınladı. Derginin yayın yönetmeni Laurent 'Riss' Sourisseau, yazısında 'Asla diz çökmeyeceğiz, asla vazgeçmeyeceğiz.' ifadelerini kullandı.

Charlie Hebdo'ya bir destek de, en üst makamdan, Macron'dan geldi.

Charlie Hebdo'ya bir destek de, en üst makamdan, Macron'dan geldi.

Fransa'da kendisine soru soran gazeteciyi işten attıran,  kendisini protesto eden vatandaşlarına, Fransa sokaklarını dar eden, eski sömürge anlayışı üzerinden politika yapmaya çalışan Türkiye düşmanı  Macron,  basın özgürlüğü maskesi altında, İslam’a hakareti bir özgürlük alanı olarak savunup, 'Cumhurbaşkanı, gazetecilerin editöryel seçimleri hakkında yorum yapamaz.' dedi. Gerçi bu durum yani İslam düşmanlığı Charlie Hebdo  için ilk değil.

Derginin örneğin Twitter sayfasındaki paylaşımlarında, İslamofobik unsurlar net fark ediliyor.

Derginin örneğin Twitter sayfasındaki paylaşımlarında, İslamofobik unsurlar net fark ediliyor.

İslam; sapkın, gerici, terörist üreten bir din; Müslümanlar ise; sadist, saldırgan, medeniyetten uzak, maymuna benzeyen, çocuk tacizcileri olarak gösteriliyor. Dahası yayınladıkları karikatürlerde Müslümanları, uzun sakallı - salyalı, entarili, takkeli veya  başörtülü, siyah tenli pis-kirli tasvir ederek  “Müslümanlar işte böyle” algısını yaymaya çalışıyorlar. 

Fox, CCN gibi devasa medya kuruluşları Müslümanları ya da Arap ülkelerini konu alan bir haberde kullandıkları görüntüler, saçı sakalına karışmış, pek de şık görünmeyen kıyafetler içinde, nedense hep namaz kılan kalabalıklar. Dizilerde ya da filmlerde de durum aynı, kötüler ya da teröristler hep bu tarz kişiler.  Yani, Batı medyası üzerinden sunulan ‘cihatçı İslam’ tipi ile sözde Müslüman tasviri sergileniyor ve bu durum İslam fobisinin giderek yaygınlaşmasına neden oluyor.

Peki, tüm bunların yani İslam dininin ve Müslümanların negatif kavramlarla ilişkilendirilmesinin amacı ne olabilir?Neden Batıda Müslümanlar kılık-kıyafetleri, dış görünüşleri itibariyle ötekileştirilmek, dışlanmak isteniyor? İslam dinine (dolayısıyla Müslümanlara) karşı duyulan korku ve nefretin rasyonel bir açıklaması var mı?  Kim ya da kimler, neden Batı toplumu üzerinde İslamiyet algısını yönetmek ve bir karşı kamuoyu yaratarak, Müslümanları Batılıdan koparmak istiyor?

11 Eylül Dünya Ticaret Merkezi’ne ve Pentagon’a yapılan terörist saldırılarından sonra, ortaya daha bariz çıkan İslamofobinin (İslam korkusu) hedefi, Müslümanlara karşı irrasyonel nefreti, ayrımcılığı, düşmanlık ve kini meşru kılmak.

11 Eylül Dünya Ticaret Merkezi’ne ve Pentagon’a yapılan terörist saldırılarından sonra, ortaya daha bariz çıkan İslamofobinin (İslam korkusu) hedefi, Müslümanlara karşı irrasyonel nefreti, ayrımcılığı, düşmanlık ve kini meşru kılmak.

Batının bunu yapma nedeni çok basit. Tarihsel süreçte de Batı, kendi düzenini besleyebilmek, inşa edebilmek için hep bir düşmana ihtiyaç duydu. Çift kutuplu dünyada bu iş daha kolaydı ama bugün çok kutuplu dünyada en kullanışlı düşman, Batılı baronların oy birliği ile İslam seçildi.

Örneğin Huntington’un  ünlü 'Medeniyetler Çatışması' makalesinde İslam’ın,  Batı için bir potansiyel düşmanlık odağı olarak lanse edilmesi tesadüf değildi. Dolayısı ile şurası net, sömürge mantığının beşiği Batı için  İslamofobi, Batı’nın ihtiyacı olan  yeni bir eşitsizlik kaynağının maşası, yaşamak için ihtiyaç duydukları yeni eşitsizlikler üreten anlayışın rahmi. Bu yüzden Müslümanları Batı’dan ayırmak için ellerinden geleni ardına koymuyorlar,  ki parçaladıkları – kana buladıkları coğrafyaların hesabını Batılı halklar onlara sormasın.

Özellikle Müslümanların dini yaşam pratiklerini, Batının seküler toplum yaşam tarzını olumsuz etkilediğini, hatta tehdit ettiğini ima ederek bir karşı cephe oluşturuyorlar. Dolayısı ile yeni küreselleşme sürecini kim yönetecek kavgasında çarmıha İslam’ı ve Müslümanları geriyorlar. Bu durumun sonuçları ise ortada, bugün Batı’da özellikle göçmen krizi ile başlayan “Zenofobi - yabancı, öteki” korkusunun hedefinde neredeyse sadece  Müslümanlar var.  Hatta İslam dünyasındaki savaşlara, can kayıplarına bakılınca, İslam dünyasında bir etnik temizlik (!) yaptıklarından şüphelenmek bile mümkün.

Neden mi? Hatırlayın, örneğin uğruna ordular gönderdikleri kanlı terör örgütü  DEAŞ’ı kendilerinin yarattığını itiraf etmediler mi? DEAŞ sadece Müslümanları öldürdü. Dolayısı ile tarihteki tüm din ve mezhep savaşlarında olduğu gibi, bugün de İslam üzerinden yaratılmak istenen şey, toplumsal ve sınıfsal çıkar savaşlarının hizmetinde bir akıl tutulması.  21. yüzyılda dünya bir altüst oluş döneminden geçerken, sözü edilen yeni dünya düzeni inşasında İslam, en kullanışlı düşman olarak tarifleniyor. Bunu da gözlerimizin içine baka baka yapıyorlar. Çünkü ne yazık ki İslam dünyası hiçbir konuda bir araya gelemiyor.

Öte yandan işin daha vahim olan tarafı İslamofobinin sadece Batı toplumlarında değil, örneğin bizim toplumumuzda da alıcı bulabilmesi.

Öte yandan işin daha vahim olan tarafı İslamofobinin sadece Batı toplumlarında değil, örneğin bizim toplumumuzda da alıcı bulabilmesi.

Bugün yüzde doksanı Müslüman olan Türkiye’de sokağa çıkın, elinize mikrofon alın dinsel anlayış içeren sorular sorun bakalım ne cevaplar alacaksınız? Batıyı anladık tamam da, bizim ülke vatandaşlarının İslamofobisini nasıl açıklarız? Mesela, sizce bizler, binlerce vahşi yılı arkada bırakan batıdan daha kötü olmadığımızı ne zaman, nasıl anlarız?  Kendi kültür-tarihimizden gurur duymayı ne zaman öğreniriz?

Sevgili okuyucu ez cümle, bugün dolar – bitcoin kapışması, yeni ticaret yolları ve derin baronların çıkar mücadelesi, enerji savaşları, yeni sistemde kimin yeni efendi olacağı meselesi küresel masada depremler yaratarak devam ederken; Batı dünyasının, İslam ülkelerine yönelik tarihsel oryantalist bakışı da şiddetleniyor. Bunun  bir sonucu olarak da Batının küresel baronları, İslam’ı terörle özdeşleştirmek ve bu algıyı dünyada da kabul ettirmek için elinden geleni ardına koymuyor.  Ama öte yandan elbette İslam dünyası bir öz eleştiri yapmak durumundadır. Bugün, dünyanın pek çok yerinde acı çeken, zulüm gören Müslüman halklar var. Bunların yaşadığı sorunlar birbirinden farklı, çok etkenli ve değişken nedenlere sahip.  Arakanlılar, Uygur Türkleri, Suriyeliler, Afganlar, Afrika Müslümanları… Hepsi acıdan inim inim inliyor. Dertlerini Türkiye’den başka kim dinliyor, çığlıklarını kim duyuyor? Kabul edelim ki, biz Müslümanların yaşama ve birbirimize dair çok ciddi hatalarımız, zaaf ve ihmallerimiz var. Tüm bunları çok iyi analiz etmemiz gerekir. Üstelik bunu çok acil bir şekilde yapmamız şart. Biraz daha birbirimize tutunmayı ötelersek, hep birlikte sömürülmeye müsait hâle geleceğiz. Aramızdaki sorunları biz çözmezsek, birileri gelir bizim yerimize çözer. Tabi kendi çıkarına uygun şekilde.

Samsung Data Code
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
51
30
7
5
5
3
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Beytullah Duyar

Onedio da ilk defa İslamiyet lehine bir içerige denk geldim, emeği geçenlere teşekkürler.

pastafaryan1

İslamofobinin nedenini sürekli batının manipülasyonu şeklinde sunmaya çalışmak kendini kandırmaktan başka bir şey değil kusura bakmayın. Kendini müslüman ola... Devamını Gör

Yılmaz Esen

tamam karşı argüman : siyasal islamcılar 100 dolarlık jeep sürüyorlar. hemde mahallede köşe başında esnaflık yapan tipler. keşke siyasal islamcılar beni de a... Devamını Gör

ayşegül yiğit

Yine bir klasik cehalet kokan müslüman fikirlerinin zavallıca beyanı. ağlayın... ha bir de, %90 hayallerinden de kurtulun artık lütfen.