Hastalık Haberleri

Hastalık ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Hastalık ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

9 Yıl Boyunca Kesintisiz Uyudu: Uyandığında 20 Yaşındaydı
Tarihin en tuhaf uyku vakalarından biri, 19. yüzyıl İngiltere’sinde yaşandığı iddia edilen Ellen Sadler hikayesi. Buckinghamshire’daki Turville köyünde yaşayan 11 yaşındaki Ellen’ın 1871 yılında uykuya daldığı ve neredeyse 9 yıl boyunca uyanmadığı söylendi. “Turville’in Uyuyan Kızı” olarak anılan Ellen, kısa sürede doktorların, gazetecilerin ve meraklı ziyaretçilerin ilgisini çekti.Kaynak
Yıllardır ALS Hastalığıyla Mücadele Ediyor: Bir Zamanların Ünlü Modelinin Son Hali Ortaya Çıktı
Bir döneme damga vuran podyumların yıldız isimlerinden Murat Mısırlı, bu kez kariyeriyle değil sağlık mücadelesiyle gündemde. Yıllardır ALS hastalığıyla mücadele eden ünlü isim, 58. yaş gününde yakın dostlarının düzenlediği sürpriz kutlamayla moral buldu. Arzum Onan'dan Uğurkan Erez'e kadar birçok tanınmış ismin bir araya geldiği organizasyonda duygu dolu anlar yaşandı. Gelin, Mısırlı'nın hem podyumlardan yoga eğitmenliğine uzanan kariyer yolculuğuna hem de yıllardır sürdürdüğü zorlu sağlık mücadelesine yakından bakalım.
MS Hastalığıyla Mücadele Eden Serdar Ortaç Sağlık Durumu Yüzünden Konserlerini Erteledi!
Türk pop müziğinin onlarca yıldır zirvedeki isimlerinden biri olan Serdar Ortaç, sadece hit şarkılarıyla değil, yıllardır verdiği sağlık mücadelesiyle de gündeme geliyor. 'Karabiberim', 'Dansöz', 'Poşet', 'Mesafe' ve daha sayısız şarkıyla müzik dünyasına damga vuran ünlü sanatçı, uzun süredir Multiple Skleroz (MS) hastalığıyla mücadele ediyor. Son dönemde sağlık durumuyla ilgili ortaya atılan iddialar hayranlarını endişelendirirken, Gece Muhabiri Samet Aday'ın özel haberine göre Ortaç'ın tedavi sürecine ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. Buyurun, detaylara birlikte bakalım.Kaynak: Gece Muhabiri
Nörobilim Uzmanı Yaşlanmayı Yavaşlatan Besini Açıkladı
Nörobilim uzmanı Dr. David Cox, yaşlanma sürecini yavaşlatmaya yardımcı olabilecek beslenme alışkanlıklarını açıkladı. Uzmanın her gün tükettiğini söylediği “süper gıda” ise içerdiği doğal bileşenlerle dikkat çeken orman meyveleri oldu. Cox’a göre doğru beslenme, hücre sağlığını destekleyerek ilerleyen yaşlarda yaşam kalitesini artırabilir.
Akciğer Kanserinde Yeni Umut: İyileşmeyen Hastayı Hayata Bağlayan Genetik Keşif
İleri evre akciğer kanseriyle mücadele eden ve standart kemoterapiye yanıt vermeyerek durumu ağırlaşan 70 yaşındaki hasta, tümörün genetik şifresinin çözülmesiyle sağlığına kavuştu. Uzmanlar, herkese aynı yöntemin uygulandığı dönemlerin geride kaldığını ve kişiye özel 'genomik' testlerin kanser tedavisinde yepyeni bir sayfa açtığını belirtiyor.
Yumurtaların Avrupa ve ABD'de Farklı Saklanmasının Nedeni Ortaya Çıktı
Dünyada her gün yaklaşık 290 milyon yumurta tüketiliyor. Ancak yurt dışına seyahat edenlerin dikkatini çeken ilginç bir detay var: Amerika Birleşik Devletleri’nde yumurtalar marketlerin soğutulmuş reyonlarında süt ve tereyağının yanında satılırken, Avrupa’da oda sıcaklığında, reyon raflarında sergileniyor. Peki, aynı besin neden iki farklı kıtada bu kadar zıt yöntemlerle saklanıyor? Kaynak
Fatih Terim’in Yeni Adresi YouTube Oldu: “Herkes ‘Hayda’ Diyecek”
Türk futbolunun ve Galatasaray’ın efsanelerinden Fatih Terim, YouTube kanalından 2026 Dünya Kupası’nı yorumlamaya başladı. Türkiye’nin Avustralya’ya kaybetmesi sonrasındaki eleştiriler için “Öldürmeyin” diyen Terim, futbolda doğru bilinen yanlışları da anlatacağını ve duyanların “Hayda” diyeceğini söyledi.
Bir Kadın Sağlık Anksiyetesi Yüzünden Yaşadığı Birbirinden İlginç Olayları Anlattı
Zihnimizin bize oynadığı oyunlar bazen fizikselliğin sınırlarını aşarak hayat kalitemizi tamamen esir alabiliyor. En ufak bir beden sinyalini ölümcül bir hastalık olarak yorumlama eğilimi her geçen gün daha fazla insanı pençesine düşürüyor. Sağlık anksiyetesi ya da tıp dilindeki adıyla hipokondriyazis, kişinin ciddi bir hastalığı olduğuna dair gerçek dışı ve takıntılı bir inanç beslemesi durumu. Bu kısır döngü, internet üzerinden yapılan bilinçsiz semptom aramalarıyla birleştiğinde siberkondri denilen modern bir panik dalgasına dönüşerek bireyi günlük hayatı sürdüremeyecek noktaya getirebiliyor.Sağlık anksiyetesinden muzdarip genç bir kadın, bu takıntı yüzünden yaşadığı akılalmaz olayları paylaştı. Anlattıkları bir yandan güldürürken diğer yandan anksiyetenin insanı ne duruma sokabileceğini gözler önüne serdi. Kaynak
Bilinçaltımız Hastalıklara Yol Açabilir mi?
Hastalıklarımızın sebeplerinin sadece fiziksel olmadığını, duygusal çatışmalarımızın da hasta olmamızda büyük bir etken olduğu bilinen bir gerçek. Ruhsal Gelişim Danışmanı Gülnur Ünal duygusal çatışmalarımızn hastalık sebebi olduğunu belirtiyor ve “Hastalığı bedenden uzaklaştırmak tedavi edilmeli. Ancak, bilinçaltımıza yerleşmiş ve hastalığa neden olan olumsuz düşünceleri tespit ederek onları dönüştürdüğümüzde hastalıkları kalıcı biçimde ortadan kaldırmak mümkün” diyor. Son zamanlarda hangi doktora gidersek gidelim, “stresten uzak durun” önerisini sık sık duymaya başladık. Yaşamımızdaki her deneyim gibi hastalıklarımızı da düşüncelerimizle, bilinçaltımıza yerleşmiş inançlarımızla kendimiz yaratıyoruz. Ruh, zihin ve beden bütünlüğünü bozduğumuz zaman ruhsal veya fiziksel rahatsızlıklar baş göstermeye başlıyor. Öfke en önemli etken Ayrıca öfkenin hasta olmamızla ilgili çok önemli bir etken olduğunu vurgulayan Gülnur Ünal Şunları söylüyor: “Yaşadığımız olaylar ve bunların bizde bıraktığı düşünce, inanç ve duygular bilinçaltımızda kodlamalar olarak yerleşiyor. Geçmişte yaşanmış bir olayı kodlayan bilinçaltı, o durumu hatırlatan bir imgeyle karşılaştığında sorunu aktifleştiriyor. Duygusal çatışma yaşadığımız her durum bedenimizde belirli bir bölgeyi etkiliyor. Çatışmanın şiddetine bağlı olarak rahatsızlığın ölçüsü de değişiklik gösteriyor. Yorgunluk, halsizlik, isteksizlik, çarpıntı, sırt ve boyun ağrıları, egzama gibi rahatsızlıklar; en çok da korku, endişe, öfke, güvensizlik duyduğumuz zamanlarda ortaya çıkıyor. Öfke ya da korkuya kapıldığınızda kalbinizin ritmini, akciğerlerinizi ve diğer organlarınızın sağlıklı çalışmasını bozabilirsiniz.” www.unimetre.com Ayrıca kimi duygu ve düşüncelerin vücudun belirli yerlerinde rahatsızlıkara yol açabileceğini söyleyen Gülnur Ünal, bunları şu şekilde sıralıyor; •Baş Ağrısı: Kendini muteber görmemek. Kendini eleştirmek. Korku. • Kilo: Korku, korunma ihtiyacı. Duygulardan kaçmak. Güvensizlik, kendini reddetmek. Doyum aramak • Bulimia: Kendinden nefretin çılgın bir doldurma ve boşaltması. Umutsuz dehşet. • Bunama (Alzheimer): Çocukluğuna sözde geri dönüş. Bakım ve ilgi talep etmek. Hayatın yükünden kaçış. • Cinsel Soğukluk: Korku, zevk almayı reddetmek. Cinsel ilişkinin kötü bir şey olduğuna inanmak. Duyarsız partnerler. Babadan Korkmak. • Depresyon: Sahip olma hakkına sahip olmadığını hissetmekten kaynaklanan kızgınlık. Umutsuzluk. • Hiperaktiflik: Korku. Kendini baskı altında ve çılgın hissetmek • Diyabet: “Keşke öyle olsaydı” düşüncesinden kaynaklanan özlem. Büyük bir kontrol ihtiyacı. Derin keder. “Geriye hiçbir tatlılık kalmadı.” • Horlama: Eski düşünce kalıplarını bırakmayı inatçı bir biçimde reddetmek. • Kalp Krizi: Para ya da mevki uğruna kalbindeki tüm sevinci yok etmek. • Kanser: Derin incinme. Uzun zamandır süren içerleme. İnsanı yavaş yavaş yiyip bitiren bir sır ya da üzüntü. Nefretleri taşımak. “Ne yararı var ki?” yaklaşımı. • Kısırlık: Korku ve yaşama sürecine direnme veya ebeveynlik deneyimine ihtiyacı olamama. • Menepoz: Artık arzu edilmeme korkusu. Yaşlanma korkusu. Kendini reddetmek. Kendini yeterince iyi, yeterli hissetmemek. • Sağırlık: Reddetmek, inatçılık, kendini tecrit etmek. “Duymak istemediğiniz nedir? “Beni rahatsız etmeyin?” • Selülit: Biriktirilmiş öfke ve kendini cezalandırmak. • Tiroit- boğaz rahatsızlıkları: Kendi duygu ve düşüncelerini ifade edememe: • Göz rahatsızlıkları: Hayatından memnun olmama, kendine güvensizlik, umut kaybı. • Dalak, pankreas rahatsızlıkları: Hayatın zevklerini yaşayamama, gelecekten ve başaramamaktan korkma • Boyun, omuz ağrıları: Yaşamda esnek olmama, inatçılık, öfke kaynaklı duygusal çatışmalar.
Kurt Seyit ve Şura Dizisi Karakterleri
Yılın dizisi 'Kurt Seyit ve Şura' 4 Mart'ta yani bugün başlıyor. Nermin Bezmen'in aynı adlı romanından uyarlanan dizide kim, hangi rolde? Kıvanç Tatlıtuğ ve Farah Zeynep Abdullah'ın başrollerde yer aldığı 'Kurt Seyit ve Şura' dizisi, 4 Mart 2014 Salı günü, saat 20.00'de, Star TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak. Hilal Saral’ın yönetmenliğini üstlendiği dizinin senaryosu Ece Yörenç'e ait. Nermin Bezmen'in 'Kurt Seyt ve Shura' adlı kitabından uyarlanan dizi, yüzyıl başı Rusya’sından 1920’lerin İstanbul’una uzanan dönemde yaşanan tutkulu bir aşk hikayesini konu alıyor. Dizide kim, kimdir? Kurt Seyit ve Shura'nın karakterlerini tanıyalım...Kurt Seyit Eminof ve Ailesi Baba Mirza Mehmet Eminof, Kırım’ın en güzel yerlerinden biri olan Aluşta’da verimli arazilerin sahibidir. Mirza Mehmet, üç oğlunun da Aluşta’da onunla yaşamasını ve sonunda soylarını devam ettirecek Türk asıllı kızlarla evlenmelerinin hayalini kurmaktadır. Fakat Kurt Seyit’in Rus soylusu Şura ile birlikte olmayı tercih etmesi baba oğul arasındaki ilişkilerin kopma noktasına gelmesine yol açacaktır. Kurt Seyit’in kaderi Şura’yla tanışmasının ardından tamamen değişir. Şura’yla olan ilişkisi ve Rusya’daki devrim onun içinde bulunduğu tehlikeyi daha da büyütür. Kurt Seyit’in aşkı ve ailesi için olan mücadelesi onu çok çalkantılı bir serüvenle İstanbul’a doğru yola çıkaracaktır.Kurt Seyit Eminof Kurt Seyit, Kırım’ın Türk asıllı, köklü ailesi Eminof’ların en büyük oğludur. Babası Mirza Mehmet Eminof, Rus ordusunda subaylık yapmıştır. Çocukluğundan beri babası tarafından asker olarak yetiştirilen Kurt Seyit, Rus ordusunda görev yapan onurlu, başarılı bir subaydır.Mahmut Eminof ailesinin ortanca oğlu Mehmet Kurt Seyit’in iki yaş küçük kardeşidir. Kurt Seyit’in aksine Mahmut hep çiftlikle yaşamış ve babasıyla çiftliğin yönetimine ortak olmuştur.Osman Kurt Seyit’in 6 yaş küçük erkek kardeşi Osman hayatı boyunca bir kahraman gibi hikayelerini dinlediği ağabeyi Kurt Seyit’i gözünde ilahlaştırmış, onun gibi olmak için her şeyi yapabilecek bir gençtir.Şura (Alexandra) Verjenskaya ve Ailesi Şura’nın babası Julien Verjensky soylu bir aileden gelen önemli bir ticaret adamıdır. Annesi Katherina, Julien’le sevgi dolu bir evlilik yapmış, eşine ve ailesine çok bağlı bir kadındır. Hayatındaki en önemli varlıkları kızları Nina, Valentina ve Şura’dır. Ciğerlerinden hasta olan Julien, kızları Şura ve Valentina ile birlikte Petrograd’a tedavi için geldiğinde uzun bir süre hastanede kalır. Bu süreçte Şura hayatının aşkı Kurt Seyit’i bulacaktır.  Şura (Alexandra) Verjenskaya Ailenin en küçük kızı olan güzeller güzeli Şura, Petrograd’ta ilk kez sosyeteye takdim edildiği baloda Kurt Seyit’le tanışır ve ona ilk andan itibaren aşık olur. Bu aşk her türlü engele, entrikaya rağmen güçlenerek büyürken, çeşitli zorluklarla da sınanır.  Valentina Şura’nın ablası Valentina, ailenin ortanca kızıdır. Kontrollü ve ağırbaşlı genç bir hanım olan Tina için, ailesi ve toplumdaki saygınlığı her şeyden önce gelir. Şura’nın Seyit'le yaşadığı aşk onun da hayatındaki dengeleri değiştirecektir.  Nina Şura'nın ablası, ailenin en büyük kızı Nina, bebekliğinde geçirdiği bir hastalık sonucu, zihinsel gelişim olarak kardeşlerinden geri kalmıştır. Annesine çok bağımlı olan Nina kardeşleri arasında da en çok Şura'ya düşkündür. Masumiyeti ve saflığı ile Şura’nın hayatta atacağı en önemli adımlara vesile olacaktır. Petro Borinsky ve Ailesi Zengin, asil ve nüfuzlu bir Rus ailesi olan Borinsky'ler tek oğulları Petro'ya oldukça düşkündürler. Petro'nun babası Andrei Borinsky aynı zamanda Şura'nın babası Julien'in yakın arkadaşı ve iş ortağıdır. Annesi Maria, oğlunun güzeller güzeli asil Şura ile evlenmesi için gelecek planları yapmaktadır. Petro’nun da Şura'ya karşı hislerini fark ettiğinde daha da cesaretlenecektir.  Petro Borinsky Petro, küçük yaşlarda girdiği askeri okulda Seyit’le tanışmış, çocukluk yıllarından itibaren onunla gizli bir rekabet içinde olmuştur. Petro’nun savaş alanında yaptığı bir hata, Seyit ve Petro arasındaki rekabeti Petro açısından gizli bir düşmanlığa dönüştürür. Seyit’in Şura’ya olan aşkı, bu düşmanlığı daha da büyütecektir.Celil Kırım’lı Türk asıllı bir ailenin çocuğu olan Celil, Kurt Seyit’in hem çocukluktan beri en yakın dostu hem de orduda omuz omuza savaştığı silah arkadaşıdır. Bolşoy baş balerini Tatya'ya deli gibi aşıktır. Celil’in Rusya’dan İstanbul’a süren hüzünlü hikayesinde, yanında hep Kurt Seyit ve Şura olacaktır.  Tatya Sanatçı bir aileden gelen Tatya Rusya’nın en ünlü balerinidir. Moskova’da bir gösteri sonrasında Celil’le tanışır. İlk andan itibaren birbirlerine delicesine aşık olurlar. Seyit’in ve daha sonra da Şura’nın en yakın dostu olan Tatya, onların bir araya gelmesinde kritik bir rol oynar.. Kendi aşkı için de her türlü zorluğu göze alır ve Celille birlikte, tehlikeli bir maceraya doğru yola çıkar.  Barones Lola Seyit'in eski sevgilisi, dul Barones Lola, eski eşinden miras kalan unvanı sayesinde toplumda tanınır bir isimdir. Güçlü kişiliği, uluorta konuşulmayan ama herkes tarafından bilinen çapkınlığı, ona karşı mesafe konmasına sebep olsa da, her türlü davetin aranan ismi olmaya devam etmektedir. Seyit’in Şura’ya olan aşkını gören Barones Lola, ilk kez huzursuz olur.  Güzide Seyit’lerin Kırım’daki komşu çiftliğinde ablasının yanında kalan Güzide’nin hayatı, olaylı bir günde Celil’le karşılaşmasıyla değişir. Celil’den çok etkilenen Güzide, iki kelime konuştuğu Celil’i, günler haftalar aylar içinde kendi kafasında büyütür ve o resme aşık olur. Güzide ile Celil’in yolları zaman zaman kesişir zaman zaman tamamen ayrılır, ama İstanbul’da çok hüzünlü bir aşk hikayesi onları beklemektedir.