Cinler Haberleri

Cinler ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Cinler ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Marquez Yaşama Veda Etti
Nobel ödüllü Kolombiyalı romancı Gabriel Garcia Marquez 87 yaşında hayatını kaybetti. Ünlü yazar, iki hafta önce Meksika'nın başkenti Meksiko'da hastaneye kaldırılmıştı. Reuters haber ajansı yazarın ölüm haberini Meksika gazetelerine, Associated Press ise aile dostlarına dayandırdı. Marquez ailesinin sözcüsü Fernanda Familiar da Twitter hesabından 'Marquez'in kalbi' durdu açıklamasını yaptı. Dünya edebiyatının en büyük romancıları arasında yer alan Marquez, Nobel Edebiyat Ödülü'ne 1982 yılında değer görülmüştü. Edebiyatta 'büyülü gerçekçilik' akımının önemli temsilcilerinden Marquez'in, 1967'de yayımlanan 'Yüzyıllık Yalnızlık' adlı kült romanı 25'ten fazla dile çevrildi. Lenf bezi kanseri teşhisi 1999 yılında konduktan sonra sağlık sorunları artan Marquez, 2009 yılında sevenlerine bir veda mektubu yazmıştı. Marquez'in veda mektubu Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?aljazeera.com.tr
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Önce kaynak oluşturursun: Özelleştirme yoluyla elindeki varlıkları ve hizmetleri satarsın... Devlet bankalarındaki kredileri ayarlarsın... İçerdeki krediler yetmediği zaman, dışardaki müttefiklerinden kredi bulursun... Dışardaki krediler de yetmezse, şeyhlere, sultanlara arazi ve hizmet peşkeş çeker, dışardan fon aktarırsın... Vergi ve sosyal güvenlik reformu adı altında, halkın gırtlağına basar, herkesi silkeler, özellikle esnafın, serbest meslek sahiplerinin, dar ve sabit gelirlilerin canlarına okur,yeni fonlar bulursun... Sonra bu kaynakları dağıtırsın:İhale yasasında, her karşılaştığın sorunu aşmak için, olaya özel, yüzlerce değişiklik yaparsın... Tek bir kamu arsası satışını bile kendi iznine bağlarsın... Özelleştirmeleri yandaşlarına verirsin, onların rakiplerinin yarışmaya girmelerini engellersin...Büyük inşaat ihalelerini de doğrudan sana bağlı olan müteahhitlere verirsin, kazayla istemediğin biri kazanırsa, hemen ihaleyi iptal edersin... Yandaş müteahhitlere her türlü ayrıcalığı ve avantajı sağlarsın... Gerektiğinde Hazine garantisini bile devreye sokarsın... Mal ve hizmet alımlarında, devleti zarara uğratmak pahasına, sabit fiyat güvencesi de verirsin...
Türk Sinemasında "Korku" Yükseldi
Yönetmen Yavuz Yalınkılıç'ın 1970'de 'Ölüler Konuşmaz Ki' adlı filmiyle başlayan ve birçok fantastik filmi beraberinde getiren Türk sinemasındaki korku filmleri, son yıllarda yükselişi ile dikkati çekiyor.Kutluğ Ataman'ın 1993 yapımı 'Karanlık Sular' ile seyircilerin takdirini kazanan yerli korku sineması, sonraki dönemde beklenen ilgiyi göremedi. Uzun yıllar geri planda kalan tür, sessizliğini 2004 yılında gösterime giren korku-komedi filmi 'Okul' ile bozdu. Aynı yıl 'Büyü' filminin de gösterime girmesiyle Türkiye'de korku sineması canlandı. Böylece, on yıl öncesine kadar sayısı beşi geçmeyen yerli korku filmleri, 2004'den sonra 22 filmle zirveyi gördü. Yerli korku türünün asıl yükselişi ise Hasan Karacadağ ve Alper Mestçi filmleriyle gerçekleşti. 'Dabbe' ile 2006'da sinema seyircisini korkutmayı başaran Karacadağ'dan, 2008'de 'Semum', 2009'da ise 'Dabbe 2' filmleri geldi. Korkuyu tercih eden diğer bir yönetmen olan Tan Tolga Demirci'nin 'Gomeda' filmi gişede istenen rakamlara ulaşamazken, Ümit Ünal'ın Mehmet Günsür'e başrolünü verdiği 2010 yapımı 'Ses' de beklenen etkiyi sağlayamadı. Alper Mestçi'nin 2007 yılında sinema severlere sunduğu 'Musallat' ise gördüğü ilgiyle 2011'de devam filmi 'Musallat 2: Lanet'i vizyona getirdi. Böylece korku türü Mestçi ve 2012'de devam filmi çeken Karacadağ ile yükselişini sürdürdü. 'Dünya çapında bir Türk korku sineması peşindeyim' Yönetmen Hasan Karacadağ, AA muhabirine, 'Bize ait metafizik unsurları, en yeni teknolojiyle anlatıp dünya çapında bir Türk korku sineması peşindeyim ve dünya festivallerinden gelen tepkiler bu hedefe çok yaklaştığımı gösteriyor' dedi. Korku filmi yaparken en önemli şeyin gerçek ve görünmez arasındaki ince çizgi olduğunu ve gerçeklere riayet edilmesi gerektiğini söyleyen Karacadağ, şunları ifade etti: 'Yıllarca Batı sineması hep kendi kültüründen, kendi edebiyatından, kendi dininden mistik öğeleri kullanırken, biz ise maalesef izleyici konumundaydık. Zombiler, vampirler, hayaletlerle ilgili yüz binlere varan filmler yapılırken, bizim ninelerimizden dinlediğimiz 'cinler-karabasanlar' hep masallarda kalmıştır. Benim yaptığım, kendi özümüzün derinliklerine gömülmüş, eskilerin unutulmuş menkıbelerine hapsolmuş, bilinirken bilinmeyene dönüşmüş anlatıları yakalamak ve onları pelikül aracılığıyla izleyiciyle buluşturmak. Karanlık bir ortamda cin kelimesini duyduğumuz anda gerilmek bize ayrı bir korku zevki yaşatırken bunları sinemaya aktarmamak büyük hatadır.' Karacadağ, Türk korku sinemasının dünya çapında önemli bir değer oluncaya kadar çalışmalarına devam edeceğini de bildirdi. Gişede 'korku' Öte yandan, resmi izleyici rakamlarının aktarıldığı Box Office'ten alınan verilere göre, Türkiye'de korku filmi yapan yönetmenler arasında en çok Alper Mestçi ve Hasan Karacadağ seyrediliyor. Karacadağ'ın filmlerinden 'Dabbe' 539 bin, 'Semum' 334 bin ve Dabbe serisinin son filmi ise 422 bin kişi tarafından izlendi. Mestçi'nin 'Musallat' filmi 301 bin izleyici tarafından seyredilirken, 'Musallat 2' 514 bin kişiyi sinema salonlarına çekti. Diğer yönetmenlerin korku filmleri incelendiğinde ise Tan Tolga Demirci'nin 'Gomeda'sı 46 bin, Ümit Ünal'ın 'Ses'i ise 57 bin seyirciyle sınırlı kaldı.ANKARA - TUĞBA ÖZGÜR DURMAZ / AA
Akıllara Zarar 12 Korku Filmi Klişesi
Bir evde garip şeyler oluyor, kapının ardından gelmemesi gereken garip sesler geliyor, müstakbel kurbanın elinde şamdanlık benzeri işe yaramaz bir silah, üç buçuk atıyor ama yine de sürekli 'kim var orada?' tarzı saçma sapan sorular sorarak kapıya doğru yavaş yavaş yaklaşmakta... Nıı rım nııı rımm nırırırırı nımm...Belli ki bir şey fırtlayacak oradan, b.k mu var da o kapıyı açıyorsun!
Hayata Bakış Açınızı Değiştirecek 10 Muhteşem Film
FedEx isimli tanınmış bir şirkette sistem analist uzmanı olan Chuck Noland şirketiyle ilgili sorunları çözmek için dünya genelinde seyahatler yapmaktadır. Uzun süreli bir ilişkisi olan ve yoğunluğundan dolayı evlenmeye bile fırsat bulamayan Noland Noel gecesi sırasında aldığı bir telefonda bir işi çözümlemek için Malezya'ya gitmesi gerektiğini öğrenir. Yola çıkan adam Güney Pasifik'te uçtuğu sırada uçak bilinmeyen bir sebeple düşer.Bilincini kaybeden Noland uyandığında kendini ıssız bir adada tek başına bulur. Modern dünyanın nimetleriyle yaşamını sürdürmüş olan çaresiz adam bu adada ne kadar ayakta kalabilecektir?İMDB; http://www.imdb.com/title/tt0162222/İzlemek İçin ; http://720pizle.com/izle/dublaj/cast-away.html
Bu Hafta 8 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 2'si yerli 8 film vizyona girecek.'Arabani'Dürzi kökenli İsrailli yönetmen Adi Adwan'ın yazıp yönettiği 'Arabani' izleyiciyle buluşacak. Filmin oyuncu kadrosunda, Eyad Sheety, Daniella Niddam, Tom Kelrich ile Zuhaire Sabbagh gibi isimler var.Gösterildiği birçok festivalde ödül alan dram türündeki filmin konusu şöyle:'Joseph, mensubu olduğu mezhebin din kurallarına uymamış ve Yahudi bir kadınla evlenmiştir. Bu nedenle köyüne yıllarca dönemeyen Joseph, 40 yaşında ve artık eşinden ayrılmış bir adamdır. Kurallara karşı geldiği için çocukları da artık Dürzi kabul edilmemektedir. Bu durum annesi Afifa'yı rahatsız eder ve Joseph'in dönüşünden başta hiç haz etmez. Ancak daha sonra düşüncelerinde bir değişiklik olur ve 17 yıl sonra yeniden kavuştuğu oğluna ve ailesine kucak açar. Yine de bu birleşme, köy halkının yoğun tepkisini çeker. Joseph'in oğlu Eli, dışlanmanın verdiği öfkeyle kimliğini daha çok açığa vurmaya başlar ve agresif tavırlarıyla dikkat çeker. Yahudi kıyafetleriyle ortalıkta dolaşır. Joseph'in annesi Afifa da aldığı kararla birlikte zor durumda kalır. Dua etmek için girdiği Dürzi şapeline alınmaz. Joseph'in kızı Smadar ise karşı köyün 18 yaşındaki delikanlısı Samir'e aşık olmuştur ve onunla bir araya gelmenin yollarını aramaktadır. Joseph de köyden insanların saldırısına uğrar, evlerine tehdit mesajları gönderilir. Hatta iki gün içinde evi terk etmezlerse kötü şeyler olacağına dair haberler alırlar ve sinirler iyice gerilir.''Hedefteki Adam'Roger Donaldson'un yönettiği ve Pierce Brosnan, Luke Bracey, Olga Kurylenko ile Bill Smitroich'in oynadığı 'Hedefteki Adam' gerilim meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor.ABD yapımı filmde başarısız bir davanın ardından işinden ayrılan emekli bir CIA ajanı olan Devereaux'un tekrar çağrıldığı özel bir görevde eski öğrencisi ile karşı karşıya gelmesi ve yüksek mevkilerdeki CIA yetkilileri ile Rusya'nın yeni seçilmiş devlet başkanını da içine alan bir komplonun ortasına düşmesi anlatılıyor.'Derin Kabus'John Erick Dowdle'nin yönettiği 'Derin Kabus'un oyuncu kadrosunda, Perdita Weeks, Ben Feldman, Edwin Hodge ve François Civil gibi isimler bulunuyor.'Bir delilik ve dehşet yolculuğu' olarak tanımlanan film, kimi insanların peşini bırakmayan 'kişisel şeytanları' ortaya çıkarmak üzere insan ruhunun derinliklerine ulaşmayı hedefliyor.Filmde, Paris sokaklarının altında kilometrelerce uzanan yeraltı mezarlarına giren bir keşif ekibinin bilinmeyen kemik labirentine girdiğinde ölüler şehrinin barındırdığı sırrı ortaya çıkarması konu alınıyor.'Açık Pencereler'Nacho Vigalondo'nun yönettiği ve Elijah Wood, Sasha Grey, Neill Maskell ile Ivan Gonzalez’in oynadığı 'Açık Pencereler', İspanya, ABD ve Fransa ortak yapımı bir gerilim filmi.Ünlü bir aktris ile bir gece geçirmek isteyen Nick'in başından geçenlerin anlatıldığı filmin konusu şöyle:'Nick, o gece aktris Jill ile tanışma şansı yakalamıştır. Bir yarışmada ödül alarak, yeni filminin tanıtımında Jill ile tanışacak ve yemek yiyecektir. O sırada Nick'e, Chord adında bir kişiden telefon gelir, Jill randevuyu iptal etmiştir. Chord, Nick'e bu durumu toparlayabileceğini ve gecenin geri kalanında Jill'i kişisel bilgisayarından takip edebileceğini söyler ve bilgisayardan Jill'i canlı canlı izlettirir. Başta keyifli gibi gözüken bu durum, büyük bir kabusun başlangıcı olacaktır.''Sokak Dansı 5: Rüya Takımı'Trish Sie'nin yönettiği ve Ryan Guzman, Briana Evigan, Misha Gabriel ile Izabella Miko'nun oynadığı 'Sokak Dansı 5: Rüya Takımı' serinin 5. yapımı olarak izleyici karşısına çıkıyor.Dünyada ilgi gören gençlik ve dans filminde, dans grubunun büyük bir yarışmaya katılma macerası anlatılıyor.'Kim Takar'Remi Gaillard, Alban Ivanov, Sylvain Katan ile Franc Bruneau'nun oynadığı filmin yönetmen koltuğunda Raphael Frydman var.Ünlü Fransız trol Remi Gaillard'ın kendisini canlandırdığı filmin konusu şöyle:'10 yılı aşkın süredir devam eden Remi Gaillard ve eşek şakaları, tüm dünyada üne kavuşmuştur. Kim takar diyerek çıkılan bu yolda skeçler, gizli kameralar ve türlü numaralarla Remi ve takımı, 1,4 milyar tıklanmayla artık bir yıldızdır. Ancak gerçekte durum biraz daha farklıdır. 38 yaşında, küçük bir apartman dairesinde yaşayan Remi'nin tüm arkadaşları evlenmiş ve iş sahibidir. Remi, gün geçtikçe kendini sorgulamaya başlar ve bir gün her şeyden vazgeçer. 6 aylık hamile olan kız arkadaşıyla evlenir, kayınpederi ona iş bulur ve kentin dışında bir eve taşınır. Fakat işler 16 yaşındaki bir çocuğun onu taklit ederken geçirdiği trajik kaza ile değişecektir.''Dabbe 5: Zehr-i Cin'Hasan Karacadağ’ın yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Nil Günal Çakıroğlu, Ümit Bülent Dinçer, Sultan Köroğlu Kılıç ile Emir Özbek bulunuyor.Dabbe serisinin 5. filminde, 30 yıl önce Anadolu'nun ıssız bir köyünde yaşanmış ve sırlar barındıran unutulmuş vaka, cinler aleminin ürperten zehirli öyküsüyle birleşiyor.'Stajyer Mafya'Eray Koçak'ın yönettiği ve Naz Elmas, Hilmi Cem İntepe, Lemi Filozof ile Abidin Yerebakan'ın oynadığı 'Stajyer Mafya' komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday.Filmde çocukluktan beri arkadaş olan Birol ve Ayhan'ın, hiç istemedikleri halde mafya işlerine bulaşmaları ve hiç anlamadıkları mafya işleri sırasında yaşadıkları komik olaylar izlenebilecek.Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA