KADIN Haberleri

KADIN ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. KADIN ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... ŞEKER GİBİ BİR BABA OLACAKMeryem Uzerli'nin eski sevgilisi Can Ateş ilk kez konuştu. Daha önce Uzerli'ye 'Bebeği istemiyorum' diyen Can Ateş ise, doğum yaklaştıkça kararını değiştirdi. Ateş, 'Kızınıza sahip çıkacak mısınız?' sorusuna 'Sadece bebeği nüfusuma kaydettirmem konusunda değil, aynı zamanda tüm yaşamı boyunca maddi-manevi yanında olacağım. Olamadığım zamanlarda babalık görevlerimi büyük bir özen ve sevgi ile yerine getireceğim. Kızımı asla yalnız bırakmam. Annesiyle ayrılmış olsak da o benim evladım' dedi. Kısa süre sonra doğum yapması beklenen Meryem Uzerli, Ateş'in bu yaklaşımına nasıl karşılık verir? Can Ateş doğum anında değil ama sonrasında Meryem'in yanında olacak. Çocuğunu görmek için sessiz sedasız Almanya'ya gidecek diye tahmin ediyorum. Çocuğu da nüfusuna kaydedecek. Tüm ihtiyaçlarını karşılayacak. Meryem'in hamile olduğunu öğrendiği anda çocuğu istemediğini söyledi ama o sözlerinden pişman oldu bence. Bebeğinin yüzünü gördükten sonra Can Ateş tamamen değişecek. Ben şunu iddia ediyorum; 3-5 yıl sonra Can'ı çocuğuyla birlikte Bebek Parkı'nda göreceğiz. Çocuğunu kaydıraktan kaydırırken fotoğraflarının çekileceğini bile söyleyebilirim. Bu işler böyledir. Öncesinde atıp tutmak kolaydır. Çocuğun yüzünü gördükten sonra ise değişilir. Can da ruhsuz, kötü niyetli bir insan değil. Özünde iyi biridir. Şeker şurup bir baba olacağını düşünüyorum. BOŞANMIYORLARSibel Turnagöl'ün eşi Mehmet Çelik'i kıskandığı için peşine dedektif taktığı haberi herkesi şaşırttı. Turnagöl'ün aşırı kıskançlıklarıyla işadamı eşini bunalttığı, bu durumdan oldukça rahatsız olan Çelik'in de pazar günlerini bile çalışarak geçirdiği iddia edildi. Geçtiğimiz gün birlikte görüntülenen çift ise, aralarında bir sorun olmadığını söyledi. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler ama çiftin evliliği sallantıda mı değil mi? Bu dedektif mevzusu gerçek mi? Sibel Turnagöl, iddiaları yalanladı. Ortada dedektif mevzusu falan yokmuş. Bu tamamen mutlu evliliğini yıpratmak adına çevresindeki kıskanç insanlar tarafından çıkarılan dedikodularmış. Ben Sibel'in yalancısıyım. Onun dediklerini aktarıyorum. Evliliklerinde herhangi bir sorun yokmuş. Her şey tozpembeymiş. Eğer bir sorunları varsa da zaten ilerleyen zamanlarda bunu öğreniriz. PARA HIRSI ŞEYDA'YI BU HALE GETİRDİBirçok ünlü ve ünsüz ismi 3 bin euro karşılığında zayıflatarak yüklü bir kazanç elde eden Şeyda Coşkun'un, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın çıkaracağı kanundan etkilenecek olması, diplomalı diyetisyenleri sevindirdi. Yıllarca eğitim görüp bin bir zorlukla 'diyetisyen' olan birçok uzman, Twitter'da 'yaşam koçu' adı altında insanlara diyet listeleri yazan Coşkun'u topa tuttu. Geçtiğimiz gün sevgilisiyle görüntülenen Şeyda Coşkun, gazetecilerin bu konuyu açması üzerine gerildi. Bir anda yüzü asılan Coşkun hızlı adımlarla uzaklaştı. Şeyda Coşkun'un son zayıflattığı isim olan Gülben Ergen'in yüzünün sarkması haberinin ardından, akla Coşkun'un zayıflattığı ve vücudunun bozulduğunu söyleyen Hadise geldi. Ünlü isimlerin yanı sıra Coşkun'un zayıflattığı başka insanlar da benzer durumlardan şikâyetçi. Bu işin sonu nereye varacak? Coşkun, insanları sağlıksız bir şekilde zayıflatıp hormonlarının bozulmasına mı yol açıyor? Birçok uzmanın, doktorun, uzmanlık ehliyeti olan insanın başına gelen bir şey bu. Şeyda'nın da başına gelmesini bekliyordum. Çok çabuk patladı. Her şöhret olmanın bir bedeli var. Yıllarca bu işi sessiz sedasız yürüttü. En büyük hatası ise beraber yürüdüğü ünlülerle fotoğraflarını çekip reklamını yapmak oldu. Eğer bunu yapmasaydı bunlar başına gelmezdi. Şeyda'ya para tatlı geldi. Paraları kazandıkça hırs yaptı. Hırs yaptıkça daha çok müşteri kazanmak için ne yapacağını şaşırdı. Zayıflamak isteyen insanların doktor kontrolünden geçmesi lazım. Herkesin diyeti farklıdır. Şeyda gerçekten bu işin uzmanı değil. Ben zaten o ünlülere de akıl erdiremiyorum. Kısa sürede zayıflamak uğruna sağlıklarını hiçe saymalarına anlam veremiyorum. Sağlık konusu çok hassas. Birçok doktorun başına bile neler neler geldi. Yıllarca çok ünlü diyetisyenlerin zararsız diye diyetin yanında verdikleri haplar yüzünden kimler şu an mahkemelik, kimlerin başına neler geldi. Bir sürü insan bu yüzden mahkemelik oldu, bünyesi bozuldu, metabolizması çöktü. Şeyda herkesi yürütüyor ama bakalım o kişi bu kadar uzun yürüyüşler yapacak kadar sağlıklı mı! Belki kalbi, belki de şekeri var. Hiç kimse ağlayıp sızlamasın. Ünlülere de kızıyorum. Boşu boşuna onu şikâyet edip de basınla konuşmalarının bir anlamı yok. Gitmeselerdi, yapmasalardı. Herkesin aklı fikri var. İnsanlar Şeyda'ya karşı daha çok hırslanıp daha çok üzerine giderlerse, bu işi yapamayacak duruma gelecek. Umarım daha fazla olumsuz vakalar çıkmaz. BU EVLİLİK BİR PROJEYDİ, HER ŞEYİ ÇOCUK İÇİN YAPTIBeş ay önce Cem Aydın ile evlenen Derin Mermerci'nin iki aylık hamile olduğu iddia edildi. İki aylık hamile olan ve bugünlerde sık sık Amerikan Hastanesi'ne giderek kontrollerini yapan Mermerci ile eşi Aydın mutlu haberi sadece aile fertleriyle paylaştı. Doktorların hamilelikle ilgili söylediklerini harfiyen uygulayan Mermerci, birkaç hafta önce eşi ile Amerikan Hastanesi'nden çıkarken görüntülenmişti. İlişkinin başlaması ve nikâh masasına gitmesi, çok hızlı olmuştu. Şimdi de çiftin bebek beklediği konuşuluyor. İddialar doğru mu? Derin Mermerci hamile mi? İddialar doğru mu bilmiyorum. Son çıkan hamilelik haberlerini yalanlamadılar. Doğru olabilir. Derin Mermerci bundan önceki ilişkilerinde hep çocuk özlemi içerisindeydi. Çocuk sahibi olmayı çok istiyordu. Hayatına giren kişilere de, 'Bu adamdan çocuğuma baba olur mu' düşüncesiyle bakıyordu. Onun biriyle evleneyim, 20-30 yıl evli kalayım, mutlu bir aile olalım gibi bir derdi yok. Cemiyet hayatında önemli bir isim olduğu için de babalar konusunda eleme yaptı ve seçenekler arasından en entelektüel, eğitimi düzeyi çok yüksek, toplum içinde saygın bir yere sahip olan üst düzey bir gazeteci olan Cem Aydın'ı seçip evlendi. İşte çocuğum için aradığım baba bu dedi. İddia ediyorum; Derim Mermerci'nin evliliği, özlemini çektiği çocuk için bir projeydi. Cem'i sevmedi demek istemiyorum, mutlaka sevmiştir. Allah uzun ömür versin evliliklerine, inşallah uzun yıllar birlikte görürüz onları ama ben bu evliliğin sadece Derin Mermerci'nin bir projesi olduğunu düşünüyorum. Bunu yakın çevresi de doğruluyor. Kız arkadaşları, Derin'in yıllarca çocuk hayali kurduğunu söylüyor. Çocuğuma düzgün bir baba bulayım dediği sırada karşısına Cem Aydın'ın çıktığını ve kısa sürede de nikâh masasına oturma kararı aldığını konuşuyorlar. Söylenenler doğru ise Derin Mermerci hamile kalarak projesini gerçekleştirmiş oldu. KIVANÇ'LA BİRLİKTE OLACAK KADIN OLACAKLARI GÖZE ALMALIKıvanç Tatlıtuğ ile stil danışmanı sevgilisi Başak Dizer'in arasına mesafeler girdi. Dizer, yeni dizisinin çekimleri için üç haftadır St Petersburg'da olan sevgilisi Tatlıtuğ'u Rus kızlarından kıskanınca çareyi yanına gitmekte buldu. Dizer geçen hafta St Petersburg'a gitti. Tatlıtuğ, çekimlerden arta kalan zamanlarda sevgilisiyle birlikte St Petersburg'un tarihi yerlerini ve müzelerini geziyor. Kıvanç Tatlıtuğ'un, eski sevgilisi Azra Akın'ın da kıskanç olduğu ve oyuncunun bu durumdan bunaldığı kulaktan kulağa konuşuluyordu. Çift bu yüzden defalarca ayrılıp barışmıştı. Tatlıtuğ yine aynı durumla karşı karşıya geldi. İş aşkı herkesçe bilinen oyuncu, Başak Dizer'in kıskançlıklarıyla baş edebilecek mi? Böyle bir haber çıktı ama doğru mu bilemiyorum. Başak Dizer'i tanıma fırsatı buldum. Bana hiç de kıskanç biri gibi gelmedi. Bence Başak çok güzel bir kadın. Herkes tarafından da beğeniliyor. İşinde de çok başarılı bir isim. Kıvanç'ı kıskandığı için yanına gittiğini sanmıyorum. Sadece onu görmek istediği için gitmiştir. Kıvanç işinde başarılı, yakışıklı bir adam. Kızlar sürekli peşinde. Kıvanç'la birlikte olmak isteyen kadının da zaten bu durumu göze alması lazım. Aksi takdirde bu ilişki yürümez. Gereksiz kıskançlıklarla hayatı iki tarafa da zehir eder insan. AHU YAĞTU ESKİ EŞİYLE NEDEN BULUŞTU? Ahu Yağtu'nun 19 yaşındayken evlendiği ve kendisinden 17 yaş büyük Doğan Akçura ile geçtiğimiz gün neden bir araya geldiği ortaya çıktı. Yağtu, Akçura'ya, Cem Yılmaz'dan boşanırken imzaladığı protokolde değişiklik yapmak istediğini söyledi. Avukat olan Akçura da, eski eşine konuyla ilgili nasıl bir hukuki süreç izleyeceğini anlattı. Yağtu'nun, oğlu Kemal'le ilgili maddelerde birtakım düzenlemeler yapmak istediği söyleniyor. Sizce Ahu Yağtu'nun yapmayı düşündüğü değişiklik ne olabilir? Buluşmanın basına yansıyacağını tahmin etmediler ve buluşmaya kılıf olarak da bunu buldular. Hepimiz boşanma maddelerini gördük. Her şey ortada. Daha ne değişiklik isteyebilir ki! Yeterince parası var, mal mülk var. Cem'den daha ne isteyebilir? Bence tamamen uydurma bu Kemal'la ilgili düzenleme olayı. Zaten Kemal'in velayeti anneye verildi. Cem Yılmaz üzerine düşen her şeyi karşılıyor. Bir şey iade edeceğini de sanmıyorum. O yüzden bekleyip göreceğiz. Bakalım bu buluşmanın altından ne çıkacak. BURCU ESMERSOY HAYATININ HATASINI YAPIYORBaşından daha önce de bir evlilik geçen ve ABD'li eşinin yüklü tazminat talepleriyle karşı karşıya kalan Sami Kiresepi'nin babası, oğlunun güzel sunucu Burcu Esmersoy'la evlenmesine sıcak bakmadı. İddiaya göre; Santa Farma İlaç Fabrikaları'nın sahibi olan baba Kiresepi, uzun süre Burcu Esmersoy'la bir araya gelmedi. Ünlü sunucuya sırılsıklam aşık olan Sami Kiresepi ise durumu güzel nişanlısına anlattı. Bunun üzerine Burcu Esmersoy, hem müstakbel kayınpederinin gönlünü kazanmak hem de nişanlısının arada kalmasını önlemek için 'Evlilik sözleşmesi yapalım' teklifi sundu. Bu teklife sıcak bakan baba Kiresepi'nin çevresine; 'Bir kez başımıza tazminat sorunu geldi; bir daha aynı sıkıntıları yaşamak istemiyorum' dediği öğrenildi. Kiresepi'nin ilk eşi Alexis Nina, 20 bin lira nafaka ile 12 milyon lira tazminat talep ederek tüm aileyi zor durumda bıraktı. Milyarlık ilaç şirketinin mal varlığına da tedbir konulmasını isteyen ABD'li Nina'nın talepleri reddedildi ve eski eşe ayda 5 bin lira nafaka bağlandı. Daha önceki evliliğinde mutluluğu yakalayamayan Burcu Esmersoy, bu kez mutluluğu için her şeyi göze mi alıyor? Bu evlilik sözleşmesi olayı ileride bir sıkıntı yaratır mı? Eğer bu iddia doğruysa Burcu Esmersoy hayatının en büyük hatasını yapıyor. Önümüzde çok büyük bir örnek var bu durumla ilgili. Fethi Pekin'in ailesi, Hande Ataizi'yle evlenmesini istemiyordu. Sonunda Hande'ye evlilik sözleşmesi şartını koştular. O da tamam dedi ve sonrasında da sadece olanları gördük. 1 gün evli kalabildi. Yediremedi kendine bu durumu. Bu evlilik sözleşmesi büyük bir problem. Daha yeni konuştuk bir doktorla bu konuyu. Son 1 yılda boşanan gençlerin evliliklerini bitirme nedenlerinin yüzde 65'inin evlilik sözleşmesi olduğu ortaya çıkmış. En ufak bir kavga bu sözleşme konusu açılıyormuş. Evlilik sözleşmesiyle duygusallık gidiyor, güven kalmıyor. Şimdi Burcu Esmersoy da kayınpederinin isteği üzerine evlilik sözleşmesi yaparsa, en ufak bir tartışmada bunu Sami'nin yüzüne vuracağını düşünüyorum. Bir tartışma esnasında Burcu, 'Babanın gönlünü kazanabilmek için sözleşme bile imzaladım ben' diyecek. Sami de, 'Nasıl olsa evlilik sözleşmesi yaptım, her şey garanti, bir şey vermeyeceğim, boşanayım' diyecek. Eğer haberdeki iddia doğruysa bu sahnelerin yaşanacağını düşünüyorum. Bence Burcu ile Sami evlenmemeli.FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Sarıgül Vatandaşa Yumruk Attı mı?
CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül, Feshane'de düzenlenen 'Trabzon Günleri'ne katıldı. Konuşması sırasında protestoyla karşılaşan Sarıgül, salonda çok çirkin bir davranışta da bulunarak bir kişiyi yumrukladı.CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül'den çirkin hareket... O ADAM KONUŞTU Sarıgül'ün yumruk attığı emekli Mustafa Suver: CHP'li bir kadın bana küfretti, sonraysa... Mustafa Sarıgül'ün darp ettiği emekli Mustafa Suver isimli vatandaş, ilk önce CHP'li bir kadının kendisine küfür ettiğini sonrasında ise Mustafa Sarıgül'ün yumruk attığını söyledi. CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül, Trabzon Günleri'nde konuşurken Başbakan'ı eleştirince yuhalandı. Buna öfkelenen Sarıgül, kendisine tepki gösteren Mustafa Suver isimli bir emekliyi yumrukladı. Öfkesine hakim olamayan Sarıgül, bu hareketi gerçekleştirirken karşısında kalp hastası bir emekli olduğunu hesaba katmadı. ÖNCE CHP'Lİ KADIN SONRA SARIGÜL Sarıgül, düşünmeden yaptığı bu kalp hastası olduğunu ve kısa bir süre önce by-pass operasyonu geçirdiğini belirten Suver yaşadıklarını bir bir Yeni Şafak'a anlattı. İlk önce CHP'li bir kadının kendisine hakaret ettiğini daha sonra Sarıgül'le karşılaştığını söyledi. İŞTE SARIGÜL'ÜN SALDIRISINA MARUZ KALAN EMEKLİNİN ANLATTIKLARI CHP'liler Feshane'ye girdikten sonra 'Başbakan Sarıgül, Hırsız Tayyip' şeklinde slogan attı. Ben de tepki gösterince CHPli bir bayan bana hakaret etti. Bayan bana hakaret edince polis beni geri çekti. Diğer standın arkasından dolaştım. Bu sefer Sarıgül'le karşı karşıya geldik. O'na 'Esas hırsız sizsiniz. Siz benim liderime hırsız diyemezsiniz. Senin liderin sana hırsız dedi sen şimdi el aleme saldırıyorsun' diye tepki gösterdim. Sarıgül önce elimi tutarak sıkmaya başladı.Sonra kafama vurdu. İşte izi belli. Sonra da korumaları da saldırdı. İki koruması benim ellerimi arkaya doğru bağlayarak biz memuruz dedi. Onların memur olmadığı belliydi. Daha sonra polisler araya girdi. Olayın ardından polisler beni çembere aldı. Davayıcım dediğim halde beni karakola götürmediler. Sarıgül'le bir derdim yok. Ancak Başbakan'a hırsız diye slogan atılınca kendimi tutamadım. Sarıgül‘e ‘Erdoğan‘ şoku! Akşam
Çağdaş Sanatta Dünya'da Bir İlk İzmir'de Gerçekleşiyor.
'BEING WOMAN - KADIN OLMAK” İnterdisipliner Sanat Sergisi 8 Mart - İKSEV Ressam ve eğitmen Cengiz Ceylan’ın toplumsal kimlik vecinsiyet üzerinde duran sergisi “Being woman - Kadın Olmak”, pek çok sanat dalını yöntemolarak kullanarak disiplinlerarası çağdaş sanat olgusuna yeni bir solukgetirmektedir.Dünya'da bir ilki gerçekleştiren sanatçı, revizyonist bir tavırla 'BEING WOMAN - KADIN OLMAK' İnterdisipliner Sanat sergisinin açılış ve performanslarıYoutube ve Cengiz Ceylan Resmi Web Sitesi nden tüm Dünya'da canlı yayınlanacaktır.Sergide kadının özellikle ulusal konjonktürdeki saptanankonumlarıyla ilgili 10 fotoğraf ve 10 resim çalışmasının yanında, açılışgününde bir teatral gösteri, düşünürlerin kadınla ilgili söylemleri, piyano vekeman ile canlı müzik ve pek çok çağdaş sanat söylemi mizahi ve kinayeli birdille ifade edilecektir.  Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi SahneSanatları Bölümü hocalarından Prof. Dr. Hülya Nutku koçluğunda ve fotoğrafçı veyazar Deniz Denizel’in küratörlüğünde ve Yağmur İfan'ın süpervizörlüğünde gerçekleşecek projede sergilenecekperformansın metni yazar Harun Baran’a, performansı oyuncu Yağmur Cesur’a,müzikte, keman Ceren Cengiz’e ve piyano performansı ise Murat Aygün’e aittir.Projenin görsel kimliği grafik tasarımcı Çağrı Akın’a aittir. Tanıtım videokurgusunu Özcan Batçı üstlenmişken photo-edit çalışmalarıysa grafik tasarımcı veakademisyen Yaşar Ali İşgören’in süpervizyonu altında gerçekleşmiştir.  Serginin içeriğinde,postmodernite olgusu kapsamında özellikle neo-liberalizm ve geç-kapitalizmaltında cisimleşen kadın modeli, Avrupa’lının “hanımefendisi” üzerinden kendiniözerkleştiren ve yayılan karakter biçimlerinin yarattığı melodramatik özerklik,geçmişten günümüze medyada yar alan kadın imgesi ve medya tarafından manipüleedilen kadın imajının yaratmış olduğu “bağımsız kadın” sureti, kadın doğasınıngetirdiği çoklu kişilik sendromları ve onların yarattığı paradoks; aynı zamandafelsefi anlamda kadının konumu disiplinlerarası pek çok sanat dalınınyardımıyla işlenerek sanatseverlerin beğenisine sunulacaktır. Serginin anafikri, genel bağlamda kadın doğasının yeniden tanımlanması üzerinden ifadeedilecektir. Sergide kadın ile erkeği algısal ve mantıksal boyuttabirbirlerinden ayıran temel prensiplere de gönderme yapılacak ve durum yineolgusallaştırılarak toplumsal boyutta eleştirilecektir. Bir erkek gerçekliğibölümlere ayrılmış bir biçimde, her şeyi kendi özerkliğinde algılarken, birkadın her şeyi iç içe, sanki akan bir nehir gibi algılar. Bununla birlikteerkek birçok olguya mantığıyla bakarken bir kadın pek çok zaman duygularıylabakar; aynı zamanda erkeğin mantığı bütünüyle doğrusal işlerken, bir kadınınmantığı eklektik olarak birbirinden farklı şeyleri seçip bir bütün oluşturmaüzerine işler. Kadın Olmak sergisinde kadın ile erkeğin doğalarındaki bu teorikve temel farklar da işlenecektir. Aynı zamanda postmodern feminizme ve güncelmedyada kendini gösteren bazı kadın karakterler üzerinden de çoklu göndermeleryapılacaktır. Sergi 8 Mart 2014 Saat : 18:00'da İKSEV (İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı)'nda kapılarını açıyor.
Kadınları Cinsellikten Soğutan 10 Neden!
Aile Sağlığı Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat ,8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeni ile kadınlarda cinsel sağlık konusunu ele alan son araştırma sonuçlarını açıklıyor “Zannedildiğinin aksine, kadınlarda cinsel sorunlar erkeklere aslında daha fazla görülüyor. 27 ülkede yaklaşık 12 bin kadını takip eden uluslararası bir çalışma neredeyse 10 kadından 6'sının cinsel tatminsizlik yaşadığı gösterildi. Yine 29 ülkede 30 bin kadın üzerinde yapılan başka bir araştırmada kadınların %40'ının en az bir cinsel sorun yaşadığı ortaya kondu. Aile Sağlığı Araştırma Derneği olarak internet üzerinde yaptığımız bir çalışmamıza göre Türkiye’de her 10 kadından 9’u cinsel hayatından mutsuz. Bunlar çok ciddi rakamlar! Hayatı boyunca hiç uyarılma veya orgazm yaşamamış pek çok kadın var! Üstelik sorun bununla da sınırlı değil. Kadınlarda cinsel sorunlar çoğu zaman bir arada görülüyor, yaşla artıyor ve eşlerin yaşadığı cinsel sorunlarla daha da büyüyor. Buna rağmen cinsel sorun yaşayan kadınların çoğu hiçbir tedavi arayışına girmiyor. Partneriyle konuşmakta zorlanıyor, utanma nedeniyle doktora başvurmuyor, sağlık profesyonellerinin kendilerini yanlış anlayacağından korkuyor”. KADINLARI CİNSELLİKTEN SOĞUTAN 10 NEDEN Prof. Dr. Halim Hattat internet üzerinden yapılan ve 3800 kadının katıldığı araştırma sonuçlarına göre kadınları cinsellikten soğutan 10 nedenin şöyle sıralandığını belirtiyor: 1- İlişkideki duygusal problemler 2- Günlük stres ve yorgunluk, iş-aile-ev hayatındaki sıkıntılar 3- Altta yatan hastalıklar (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol sorunu, MS, depresyon, bazı jinekolojik sorunlar gibi) ve geçirilen ameliyatlar 4- Partnerin cinsel sorunu (erken boşalma, sertleşme sorunu, cinsel isteksizlik, penis boy ve hacim problemleri gibi) 5- Cinsel sorunlar (vajinismus, orgazm sorunu, isteksizlik, uyarılma problemleri gibi) 6- Kullanılan ilaçlar (örneğin bazı antidepresanlar) 7- Yanlış cinsel bilgiler ve şehir efsaneleri 8- Yaşam tarzı yanlışları (kötü beslenme, hareketsiz bir yaşam, kilo fazlalığı, sigara-alkol kullanımı gibi) 9- Cinsellikle ilgili arzu, düşünce ve hisler ile cinsel sorunları partnerle paylaşmamak 10- Rutin, heyecandan ve duygusal yakınlıktan yoksun bir cinsel yaşam TÜRK KADINLARı NE SORUYOR? Kadınlarda başlıca görülen cinsel sorunlar arasında cinsel isteksizlik, uyarılma, ıslanma ve orgazm problemleri ile ağrı hastalıkları ve vajinismus (cinsel birleşme sağlayamayacak derecede kasılma) yer alıyor. En sık görülen sorun ise cinsel isteksizlik! Ancak ülkemizde diğer Avrupa ülkelerine göre vajinismus sorunu ve ağrı hastalıkları ön plana çıkıyor. Kadınlarda cinsel sorunlar genelde bir arada görülüyor. Örneğin orgazm olamayan bir kadında zamanla cinsel isteksizlik gelişebiliyor. Veya cinsel ilişkide kayganlık sağlama güçlüğü çeken bir kadın ağrılı cinsellik yaşayabiliyor. Dolayısıyla öncelikli problemin ne olduğunun anlaşılması ve buna yönelik bir tedavi planı oluşturulması gerekiyor. 2002 yılından itibaren Aile Sağlığı Araştırma Derneği’nin Cinsel Sağlık Danışma Hattına kadınlar tarafından sorulan soruların dağılımı şöyle: Cinsel İstekte Azalma %24 KADIN CİNSEL SORUNLARI SADECE PSİKOLOJİK DEĞİL! Kadınlarda cinsel sorunların tamamen stresten ve ruh halinden kaynaklandığına inanılıyor. Oysa kadınlarda da cinsel sorunlar -aynı erkeklerde olduğu gibi- fizyolojik, psikolojik veya sosyal kaynaklı oluşuyor. Üstelik son yıllarda yapılan çalışmalar, kadın cinsel fonksiyon sorunlarında organik faktörlerin ön plana çıktığını gösteriyor. Anatomik, damarsal, hormonsal, sinir sistemik kaynaklı sorunlar organik nedenleri oluşturuyor. Altta yatan şeker hastalığı, yüksek tansiyon-kolesterol, kalp-damar sorunları, idrar yolu enfeksiyonları ile jinekolojik rahatsızlıklar kadınlarda cinsellik için sık rastlanan risk faktörleri arasında bulunuyor. Sağlıksız beslenme, kilo fazlalığı, hareketsiz bir yaşam, sigara-alkol, stres gibi yaşam tarzı faktörleri de cinsel sorunların oluşmasına etki ediyor. Özellikle damar sertliği ve sigara alışkanlığı kadınlarda cinsel organlara giden kan akışını azaltıp, uyarılmayı ve kayganlığı azaltabiliyor. Tiroid problemlerinde de cinsel isteksizlik görülebiliyor. Nörolojik hastalıklar sonucunda beyinden cinsel organlara giden mesaj engellenebiliyor. Üreme organlarına ait cerrahi girişimler ile mesane ve bağırsağa yönelik operasyonlar sırasında oluşabilen sinir zedelenmeleri de cinsel işlev bozukluğuna yol açabiliyor. Ooferektomi (yumurtalıkların alınması) sonrasında yaşanan hormon eksikliği veya mastektomi (memenin alınması) sonrasında gelişen vücut imajı sıkıntıları da cinsel yaşamı etkileyebiliyor. Kalp hastalıkları, hipertansiyon, depresyon ve mide şikayetlerinin tedavisinde kullanılan kimi ilaçlarla bazı idrar söktürücüler de cinsel isteği ve uyarılmayı azaltabiliyor. Kadın cinselliği erkeklere göre daha karmaşık ve duygusallığın ön plana çıktığı bir yapıya sahip. Dolayısıyla kadınlarda cinselliğin psikolojik boyutu da çok önemli. Şefkat ve yakınlık hisleri birçok kadın için cinselliği teşvik edici oluyor. İlişki sorunları, duygusallıktan, yakınlıktan, iletişimden uzak bir beraberlik ise cinsel problemlere zemin hazırlıyor. Yanlış veya yetersiz cinsel bilgilerle büyüyen veya çocukluk döneminde cinsel travma yaşayan bireylerde cinsel işlev bozukluğuna yatkınlık oluşuyor. Hayatın ileri evrelerinde yaşanan cinsel tatminsizlik, cinsellikten korkma, cinsellik hakkında kalıplaşmış şehir efsaneleri, depresyon, endişe sorunları, aile ve iş yaşamında yoğun stres, vücut imajı sorunları da cinsel sorunlara yol açabiliyor. Kadın cinsel sorunlarının gelişimden eşin cinsel performansı da önem taşıyor. Eşinde cinsel isteksizlik olan, sertleşme sorunu veya erken boşalma problemi bulunan, eşiyle hiç önsevişme yaşayamayan, cinsel istek ve arzularını eşiyle paylaşamayan bir kadında mutlaka ve mutlaka tatmin azalıyor. Kadın vücudunun cinselliğe hazır hale gelmesi, cinsellikte keyif alınan noktalar erkekten farklılık gösteriyor. Bu nedenle psikolojik sebepleri araştırırken, cinsel ilişki rutinini de incelemek gerekiyor. Kadın cinsel sorunlarının tedavisindeki ilk adım problemi kabul edip, bir uzmana başvurmak. Cinsel sorun yaşayan 10 kadından 4’ü problemini hiç kimseyle konuşmuyor ve 10 hastadan 8’i tedavi görmediğini belirtiyor. Oysa kadınlarda uzman bir ekip, doğru tanı ve tedavi seçenekleri ile cinsel sorunların tedavisi mümkün. Tedavideki amaç, cinselliği etkileyen tüm organik, psikolojik ve sosyal faktörleri ortaya çıkarıp, hem cinsel sorunları tedavi etmek hem de çiftin birlikte mutlu ve kaliteli bir cinsel yaşama kavuşmalarını sağlamak. Şu anda tedavide kullanılabilen sistemik veya lokal ilaç tedavileri ile terapi teknikleri bulunuyor. Kadın cinselliği ile ilgili hormon takviyeleri ve diğer ilaç destekleri konusunda çeşitli araştırmalar devam ediyor. Tedavilerin başarı oranları konusunda gelişmeler var. Ancak kadınlarda cinsel sorunların aynı anda birden fazla görülmesi ve duygusal-psikolojik ve sosyal faktörlerin organik faktörle iç içe olması nedeniyle, cinsel sağlık sorunu yaşayan kadınlarda tanı ve tedavi süreçleri daha kapsamlı olabiliyor ve birden fazla tedavi gerekebiliyor. Bu durumda ana problemin ne olduğunun ortaya çıkarılması ve tedavinin esas etken faktörlere göre düzenlenmesi önem taşıyor.
Ünlülerin Kadınlar Günü Mesajı
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü Twitter üzerinden kutlayan ünlüler.‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla’ Twitter kullanan birçok ünlü sima günün anlam ve önemine dair paylaşımlarda bulundu. CEM YILMAZ: ‘KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN BEYLER!’ Ünlü komedyen Cem Yılmaz Twitter hesabından ilginç bir şekilde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajını takipçileri ile paylaştı. Yılmaz, ‘Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun Beyler !!! (Nası ironim ?)’ notunu düştü MERYEM UZERLİ: ‘ADAM VE KADIN ARASINDA FARK YOK’ Muhteşem Yüzyıl'dan tükenmişlik sendromu nedeniyle ayrılan ve kısa bir süre önce anne olan Meryem Uzerli, sayfasından bir kadınlar günü mesajı paylaştı. Uzerli sayfasına ‘Dünya Kadınlar Günü... Tamam ama benim için her gün bir insanlık günü zaten. Sonuçta hepimiz ruhlarız ve gökyüzüne gidiyoruz ya da neye inanıyorsan. Burada, orada, her yerde benim için adam ve kadın arasında fark yok. Hepimiz aynıyız zaten. Ama belki bugün bize şunu hatırlatabilir: Bazı yerlerde kadın hakları içindaata demirer, bengü, ahmet hakan, özge ulusaoy, twitter, facebook ha fazla hareket etmemiz lazım. Hele ki bazı ülkelerde... Sevgiler size...' notunu düştü. İBRAHİM TATLISES: ‘KADINSIZ HAYAT ASLA’ Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Twitter'dan açıklamalar yaptı. Tatlıses, “Bütün annelerin, bacıların, sevgililerin, 'kadınların' bu muhteşem ve anlamlı günlerini yürekten kutluyorum.. Kadınsız hayat asla...!” ifadelerini kullandı. TARKAN: ‘KADINA ŞİDDETE HAYIR!’ Uzun bir zamandan beri Amerika’da yaşayan ünlü popçu Tarkan, Twitter hesabından paylaştığı Facebook uzantılı link ile uzun bir ‘Kadına Şiddete Hayır’ yazısı paylaştı. ATA DEMİRER: ‘NAZIM’IN KADINI’ Ünlü Komedyen Ata Demirer de Nazım Hikmet Ran’ın Kadınlar şiirinin yazılı olduğu bir görsel paylaştı. SILA: ‘KADINLAR GÜNÜ DEMEYELİM DE’ Farklı tarzı ve sesiyle kısa sürede müzik hayatında başarılı çalışmalara imza atan Sıla’nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı, ‘Kadınlar günü demeyelim de... Yine kutlayalım. Her gün’ şeklinde oldu. BENGÜ: ‘EŞ, ANNE, ABLA, KARDEŞ’ Şarkıcı Bengü’de ‘Eş, anne, abla, kardeş… Hayatımızın her alanındaki en değerlilerimiz. En başta annem olmak üzere tüm kadınlarımızın günü kutlu olsun’ diyerek anlamlı bir paylaşımda bulundu. GÜLBEN ERGEN: ‘BİR ÜLKENİN KADINI O ÜLKENİN GERÇEĞİDİR’ 'Kadınlar Günü’ne özel birçok paylaşımda bulunan Gülben Ergen, özellikle şiddet gören kadınlara dikkat çekti.' Ergen’in paylaşımları şöyle; ‘Dayaktan, aşağılanmaya, istismardan tecavüze, ensesten tacize her türlü ağır saldırının altında sessizliğe gömülen kadınlarımız var bizim...’ ‘Bir ülkenin kadını o ülkenin gerçeğidir...Ağlayan,ezilen,şiddet gören,baskı ve acı ile yaşayan kadınlarımız var bizim...’ ‘Hayatın tüm yükünü narin omuzlarında taşıyan,ailesinin ve toplumun ağır işçisi kadınlarımız...’ ‘Seçme ve seçime hakkını 76 yıl önce kavuşan kadınlarımız yaşamın her alanında bir vitrin malzemesi değildir...’ Twitter’daki paylaşımları ile dikkat çeken gazeteci Ahmet Hakan da ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun’ tweetini paylaştı. Ünlü Manken Özge Ulusoy da ‘Dünya kadınlar günü kutlu olsun… Tüm canlıların eşit ve mutlu yaşaması dileğiyle’ paylaşımında bulundu.trthaber.com
'Başını Kapatan Kadınla Playboy'a Soyunan Kadın Arasında Fark Göremiyorum'
CNN Türk'te Enver Aysever'in konuğu olan romancı, başörtülü kadınlarla Playboy'a soyunan kadınlar arasında fark görmediğini söyledi. CNN Türk'te Enver Aysever'in sunduğu Aykırı Sorular'a konuk olan romancı Pınar Kür, başörtülü kadınlarla Playboy'a soyunan kadınlar arasında fark görmedğini söyledi. 'PLAYBOY'A SOYUNAN KADINLA BAŞINI KAPATAN KADIN AYNI' Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın eşlerinin kapalı olmalarını gericilik olarak nitelendiren Pınar Kür, 'Başını kapatan kadınla Playboy'a soyunan kadın arasında fark göremiyorum. İkisi de kendini nesne olarak sunuyor. Özne olarak sunmuyor. Biri azdırmamak için kapanıyor, diğeri de azdırmak için açılıyor' dedi. 'GÜL'ÜN EŞİ KAPALI DİYE KÖŞKE GİTMEDİM' Pınar Kür, 29 Ekim'de Çankaya Köşkü'ne davet edilenler arasında olmasına rağmen katılmadığını söyleyerek nedenini açıkladı: 'Cumhurbaşkanı'nın ve Başbakan'ın eşinin kapalı olmalarını, bu kadar geri olmalarını kabul edemedim.. Başörtülü olmayı gericilik olarak görüyorum.. Eskiden ben de başörtüsü bağlardım, çok da güzel bağlardım. Ama din için değil, moda için..' 'BUGÜNÜN SORUMLUSU 'YETMEZ AMA EVET' DİYENLER' 'Bugün olup bitenlerin ve AKP'nin buralara gelmesinde en büyük sorumluları 'yetmez ama evet'çilerdir' diyen Pınar Kür şöyle konuştu: 'Adam belediye seçimlerinde açık açık söyledi. 'Bale belden aşağı sanattır' dedi herkes bu adama inanmaya devam etti. AKP ısrarla 'demokrasi bir tramvaydır, yeri geldiğinde inersin' dediler. Mehmet Altan, Hasan Cemal hayır onlar 'demokrat insanlar' dedi. Bugünlere gelindiği zaman, bu adamların bu kadar otoriterleşmesinin ve bu kadar pervasız olmasında o yazarların çok büyük katkısı var.Ama ilk olarak o yazarlar Başbakan Erdoğan'ı eleştirdiğinde gazetelerinden kovuldular. 'ENTELEKTÜEL DÜŞMANLIĞI VAR' Bugün toplumu eleştirdiğinizde halkı küçük görmekle suçlanıyorsunuz. Aslında bunun tam tersi ve daha tehlikeli bir durum var. Toplumda entelektüellere ve okumuş kesime karşı müthiş bir düşmanlık gelişti. '3 kitap okumuş kendisini bir şey zannediyor'anlayışı yerleşti. Fransa'da okurken para kazanmak için Türkiye'den gelen turistlere rehberlik yapıyordum. Orada Türkiye'den gelen bir işadamı ne yaptığımı sordu. Ben de 'Sarbonne'da okuyorum' dedim. Türkiye'ye dönünce ne yapacağımı sorunca 'Üniversitede çalışmayı düşünüyorum' dedim. Bana ne dedi biliyor musunuz? 'Üniversitede hoca olunca kaç para maaş alacaksın? Ben şoförüme daha fazla maaş veriyorum' dedi. Türkiye'de bu şekilde düşünen çok büyük bir orta alt sınıf var.' sondakika.com
Çiçek: "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e Teşekkürlerimi Sunuyorum"
Çiçek, makamını geçici olarak Mehmet Emin Yurdakul Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Ayşe Kurt'a bıraktı.Çiçek, makamında kendisini ziyaret eden çocuklara, 23 Nisan'ın, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmasının tarihini anlattı. Çiçek, 'Bugün hem sizin hem bizim bayramımız. Sadece sizin değil tüm dünya çocuklarının da bir manada bayramıdır' dedi. 'GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'E TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM' Meclis Başkanlığı makamına oturan Ayşe Kurt isimli öğrenci, 'Gurur ve heyecan var. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açan bugünü biz çocuklara armağan eden ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e teşekkürlerimi sunuyorum. Ne kadar teşekkür etsek az gelir. Bugünün ve geleceğin büyüklerinin ülkemizdeki ve dünyadaki tüm çocukların, büyüklerin 23 Nisan ulusal egemenli ve çocuk bayramını kutluyor güzel bir bayram geçirmenizi diliyorum' diye konuştu. '18 YAŞINA KADAR OY KULLANAMIYORUZ SİYASETE DE KARIŞAMAYIZ' Meclis Başkanlığı makamına oturan Ayşe Kurt isimli öğrenci, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularından ziyade, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na ilişkin olan sorularını kabul etti. Ayşe Kurt, Meclis'teki kavgalara ilişkin bir soruya, 'Ben çocuğum. 23 Nisan ile ilgili sorun. milletvekillerini biz seçtik. Bizim seçimimiz. 18 yaşına kadar oy kullanamıyoruz. Dolayısıyla siyasete de karışamayız' diye yanıt verdi. 'TEMENNİ EDERİZ EN KISA ZAMANDA BİR KADIN MECLİS BAŞKANI OLUR' Çiçek, 'Ben 25. Meclis başkanıyım. Hiç kadın meclis başkanı olmadı. Temenni ederiz en kısa zamanda bir kadın meclis başkanı olur. Böylece bir eksikliği gidermiş oluruz. Sen bu anlamda bir mesaj veriyorsun' dedi. ÇİÇEK, 'CENGE GİDERKEN' İSİMLİ ŞİİRİ OKUDU Çiçek, Şair Mehmet Emin Yurdakul'un 'Cenge Giderken' isimli şiirinin 'Ben bir Türk'üm; dinim, cinsim uludur; Sinem, özüm ateş ile doludur' mısralarını okuyarak çocuklara tarih ve edebiyat hakkında daha fazla bilgiye sahip olmaları nasihatinde bulundu. Çocukların anlattığı Nasrettin Hoca fıkrası ve Temel fıkrası Meclis Başkanı Cemil Çiçek'i ve diğer çocukları güldürdü. Fırat KESKİNKILIÇ- Hakime TORUN / ANKARA (DHA)
Sadri Alışık Ödülleri Adayları Belli Oldu
19. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri adayları açıklandı. Yılın Onur Ödülü sinema dalında Şerif Gören ve Kartal Tibet'e, tiyatro dalında Ali Poyrazoğlu'na verilecek. Ödül töreni 5 Mayıs Pazartesi günü saat 21.00'de MKM Attila İlhan Salonu'nda gerçekleşecek. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri Onursal Başkanı Çolpan İlhan, özellikle küçük imkanlardan büyük dünyalar yaratan genç tiyatrocu ve sinemacıların adaylıklarından fevkalade mutlu olduğunu belirterek, tüm adayları tebrik ettiğini ifade etti. Kerem Alışık ise, ödüle aday olmanın da en az ödül almak kadar kıymetli olduğunu emeğin ve çabanın takdir edilmesinin, görülmesinin önemini vurguladı. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri Tiyatro Seçici Kurulu Başkanı Üstün Akmen, şöyle konuştu: 'Sadri Alışık Tiyatro Oyuncu Ödülleri'ni bu yıl da tek ve ilk yapan (açık yüreklilikle söylemem gerekirse) adayları ve ödülleri birer sarraf titizliğiyle saptayan seçici kurul üyelerinden her birinin marka olmuş kimliklerden, kişiliklerden oluşmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu jüri sıradan bir halk jürisi değildir ve konunun uzmanlarından oluşturulmuştur. Ödüllerin dağılımında elbette küçük terazi farklarına rastlanabilir, ama değerlendirmeler hiç kuşkunuz olmasın ki saygın tiyatro sanatını mutlaka özendirici nitelikler taşımaktadır.' Sinema Seçici Kurulu Başkanı Erden Kıral ise, 'Sinemanın en önemli oyuncu yarışması olan Sadri Alışık Oyuncu Ödülleri için seçici kurulumuz aylar süren titiz çalışmaların sonucunda adayları belirledi. İzlediğimiz filmlerdeki oyunculukların gayet iyi olduğunu düşünüyorum. Kanımca iyi bir oyuncu ilham veren oyunculuk sergiler. Bu yıl, bizi derinden etkileyen, anlatılan hikayenin veya kendi hikayelerimizin içine çeken oyunculara takdir borçluyuz' dedi. 19.SADRİ ALIŞIK TİYATRO VE SİNEMA OYUNCU ÖDÜLLERİ ADAYLARI 2013-2014 SADRİ ALIŞIK SİNEMA ÖDÜLLERİ ADAYLARI SİNEMA SEÇİCİ KURUL ERDEN KIRAL (Jüri Başkanı), Çolpan İlhan, Burak Göral, Fehmi Yaşar, Prof. Dr. Bülent Vardar, Zuhal Olcay, Mehmet Aslantuğ. Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları Demet Evgar / SEN AYDINLATIRSIN GECEYİ Nevra Serezli / SENİN HİKAYEN Sumru Yavrucuk / TAMAM MIYIZ? Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Tansu Biçer / KÜF Nadir Sarıbacak / YOZGAT BLUES Serkan Keskin / YABANCI Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları Sanem Öge / ŞİMDİKİ ZAMAN İpek Türktan Kaynak / KUSURSUZLAR Defne Halman / HAYAT BOYU Ayça Damgacı / YOZGAT BLUES Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Serdar Orçin / EVE DÖNÜŞ: SARIKAMIŞ 1915 Ercan Kesal / YOZGAT BLUES Uğur Polat / EVE DÖNÜŞ: SARIKAMIŞ 1915 MÜZİKAL YA DA KOMEDİ DALINDA Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları İpek Bilgin / KARNAVAL Oya Aydoğan / KEDİ ÖZLEDİ Esra Dermancıoğlu / KADIN İŞİ Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Rasim Öztekin / DÜĞÜN DERNEK Salih Kalyon / EYVAH EYVAH 3 Onur Ünsal / ERKEK TARAFI TESTOSTERON Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları Tülin Özen / KARNAVAL Filiz Ahmet / KADIN İŞİ Ezgi Mola / PATRON MUTLU SON İSTİYOR Algı Eke / KEDİ ÖZLEDİ Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Tolga Çevik / PATRON MUTLU SON İSTİYOR Ahmet Kural / DÜĞÜN DERNEK Murat Cemcir / DÜĞÜN DERNEK ÖZEL ÖDÜLLER AYHAN IŞIK ÖZEL ÖDÜLÜ Ali Atay / SEN AYDINLATISIN GECEYİ EKREM BORA UMUT VEREN OYUNCU ÖDÜLÜ Aras Bulut İynemli / TAMAM MIYIZ? JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ Melik Saraçoğlu / GÖZÜMÜN NURU ONUR ÖDÜLÜ Şerif Gören Kartal Tibet 2013-2014 SADRİ ALIŞIK TİYATRO ÖDÜLLERİ ADAYLARI TİYATRO SEÇİCİ KURUL Üstün Akmen (Jüri Başkanı), Cem Duygulu, Dilek Yorulmaz, Eser Rüzgâr, Hami Çağdaş, Mehmet Çiftçi, Osman Şengezer, Refika Sezik, Rengin Uz, Sevil Özdemir, Tijen Savaşkan, Vecdi Sayar, Yaşar İlksavaş. YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Suzan Acun - 'Ders' Tiyatro Fora Tilbe Saran - 'Savaş' Tiyatro Pürtelaş Zerrin Tekindor - 'Kim Korkar Hain Kurttan' Oyun Atölyesi YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Enis Arıkan - 'Garaj' Tiyatro Craft Göktay Tosun - 'Örümcek Kadının Öpücüğü' Tiyatro Hal Tardu Flordun - 'Kim Korkar Hain Kurttan' Oyun Atölyesi YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Defne Halman - 'Katil Joe' Tiyatro İn Evrim Doğan - 'Şapkalı O..... Çocuğu' İkincikat Öykü Karayel - 'Katil Joe' Tiyatro İn YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Berkay Ateş - 'Yirmi Beş' D22 Okan Urun - 'İz' Galata Perform Taner Ölmez - 'Katil Joe' Tiyatro İn KOMEDİ, MÜZİKLİ OYUN VE MÜZİKAL DALINDA YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Ebru Saçar - 'Ya Başaramazsak' Tiyatro Seyirlik Günay Karacaoğlu - 'Şenlikli Limonata' Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu Özge Özder - 'Müziksiz Evin Konukları' Tiyatro Kare YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Levent Ünsal - 'Arsız Davet' ve 'Cyrano De Bergerac' Tiyatro Ak'la Kara Mehmet Ali Kaptanlar - 'Cimri' İstanbul Devlet Tiyatrosu Musa Uzunlar - 'Yaşamak Denilen Bu Zahmetli İş' İstanbul Devlet Tiyatrosu YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Ayşe Selen 'Sezonun Kabusu' Tiyatrotem Esra Akbaş - 'Huysuz' Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu Zeynep Erkekli - 'Cimri' İstanbul Devlet Tiyatrosu YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Edip Tepeli - 'Küskün Müzikal' Emek Sahnesi Emrah Eren - 'Sokak Kızı İrma' Bakırköy Belediye Tiyatrosu Haki Biçici - 'Huysuz' Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu ÖZEL ÖDÜLLER ANADOLU EFES ÖZEL ÖDÜLÜ Tiyatro Adam 'Arturo Ui'nin Önlenebilir Tırmanışı SEÇİCİ KURUL UMUT VEREN OYUNCU ÖDÜLÜ Ecem Uzun - 'Savaş' Tiyatro Pürtelaş SEÇİCİ KURUL ÖZEL ÖDÜLÜ Tiyatro Gerçek - 'Savunma (Hakan Gerçek) SEÇİCİ KURUL KOMEDİ YA DA MÜZİKAL ÖZEL ÖDÜLÜ Talimhane Tiyatrosu - 'Seni Seviyorum, Mükemmelsin, Şimdi Değiş' ONUR ÖDÜLÜ Ali Poyrazoğlu 100 YILLIK EMEK ÖDÜLÜ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları CNN Türk