Gültan Kışanak Haberleri

Gültan Kışanak ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Gültan Kışanak ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Bağzı Politik Kimselerin En  İç Titreten 10 Organsı Bölgesi
Her gün televizyonlarda, bilgisayarlarda, tabletlerde, telefonlarda, gazetelerde vb vb vb gördüğümüz 'bağzı politik kimselerin ' öyle karakteristik organları var ki , memelerim ürperiyor adeta ! Buyrun , 10 kişi buldum çıkardım size . Belkim sizin de tikkatinizi çekmiştir bir iki kere ..
İşte Resmi Olmayan Sonuçlara Göre İl İl Kazananlar
Üç büyük şehirde tablo değişmedi. CHP’ İzmir’i kaptırmadı. İstanbul ve Ankara AK Parti’de kaldı. Melih Gökçek Ankara'da 5'inci kez kazandı. Mansur Yavaş CHP'nin oylarını yükseltse de Gökçek'in gerisinde kaldı. Mustafa Sarıgül İstanbul’da Kılıçdaroğlu’nun 2009’da aldığından fazla oy topladı, ancak Topbaş’ı deviremedi. CHP kalesi İzmir’de yüzde 6.63 oy kaybetti. İzmir’in ilçelerinin 23’ünü CHP, 5'ini AKP, ikisini de MHP aldı. MHP’nin Türkiye genelinde oy oranı değişmedi. Ancak sahip olduğu 10 belediye başkanlığı sayısını 8’e düşürdü. 3 şehri teslim eden MHP’nin kazandığı yeni il Mersin. 30 büyükşehirin 18’ini AK Parti aldı. 5 şehri CHP, 3’ünü ise MHP kazandı. Bağımsız Mardin Adayı ile birlikte Diyarbakır ve Van ile birlikte BDP hepsi Güneydoğu’da 3 büyükşehiri elde etti. Şanlıurfa’da Osman Baydemir BDP’nin oylarını üçe katladı. Ancak AK Parti adayı eski vali Celalettin Güvenç’in yarısı kadar oy alabildi. MHP İstanbul’da varlık gösteremedi. MHP oyları ilk kez seçime giren HDP’nin aldığı yüzde 4.84’ün gerisinde kaldı. Güneydoğu’da sürpriz yok. BDP var olan belediye başkanlıklarına 3 yeni il daha ekledi. Toplam 115 belediye BDP’de. Ahmet Türk Mardin'de tek bağımsız aday olarak seçimi kazandı. Al Jazeera Türk
Siyasette Kadınların Yükselişi
Türkiye’de 17 olan Büyükşehir, il ve ilçelerdeki kadın belediye başkanı sayısı 30 Mart yerel seçimlerinin ardından 35'e yükseldi. Kadın başkanlardan bir kısmının bu yolda ilginç hikâyeleri var.
'Faili Meçhuller' Davasında Ayhan Çarkın'ın Tahliyesine Karar Verildi
Duruşmada tarihi itiraflarda bulunan Ayhan Çarkın'a mahkeme heyeti adetamüdahale etti. Duruşmaya ara veren mahkeme heyeti Çarkın'ı dinlemeye devam etti. Çarkın'dan kan donduran itiraflar geldi. Çarkın'ın ardından Davanın sivil sanıklarından Nurettin Güven, önemli bir iddia ortaya attı. Duruşma sırasında sandalyeler havada uçtu, koltuklar kırıldı. Mahkeme Ayhan Çarkın'ın tahliyesine karar verdi. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Ayhan Çarkın’ın yanı sıra tutuksuz sanıklar Korkut Eken, Ayhan Akça, Ercan Ersoy, Ahmet Demirel, Lokman Ertürk, Seyfettin Lap, Uğur Şahin, Yusuf Yüksel hazır bulunurken, İbrahim Şahin ve Mehmet Ağar katılmadı. Duruşmayı Susurluk çetesi tarafından infaz edilen isimlerin yakınları ile avukatları katıldı. 1990’lı yıllarda eşi Savaş Buldan’ı infaza kurban veren HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ile Gültan Kışanak, Sabahat Tuncel ve CHP’li Mahmut Tanal da duruşmayı izliyor. TARTIŞMA YAŞANDI Duruşmada mahkeme başkanı Tekman Savaş Nemli’nin avukatlara yer açmak için stajyer avukatları çıkarmak istemesi üzerine tartışma yaşandı. Mağdur tarafın avukatları, stajyer avukatların çıkarılmasına karşı çıktı. Başkan Nemli ise stajyerlerin mahkemenin stajyer avukatları olmadığını belirterek çıkarılmasına karar verirken, duruşmanın güvenlik nedeniyle kapalı yapılabileceği uyarısında bulundu. ÇHD Başkanı, Avukat Selçuk Kozağaçlı ise yer darlığının sanıkların korumları nedeniyle yaşandığını belirterek, bu kişilerin çıkarılması gerektiğini söyledi. AĞAR 'TANSİYONUM VAR' DEYİP KATILMADI Susurluk çetesi yöneticiliğinden mahkum olan ve bu davanın bir numaralı sanığı Mehmet Ağar, avukatı aracılığıyla mahkemeye 7 günlük istiharat raporu gönderdi ve duruşmaya gelmedi. Raporda, Ağar’ın ani tansiyon yükselmesi, kalp kapağı hastalığı ile kronik akçiğer hastalığı olduğu öne sürüldü. Müşteki avukatları, rapora ilişkin sahtecilik iddiasında bulundu. Sanık İbrahim Şahin de Reşadiye Devlet Hastanesi’nden düzenlenen aldığı raporla duruşmaya gelmedi. TARİHİ İTİRAF: SUSURLUK CİNAYETLERİ DEVLETİN KARARIYDI Davanın tek tutuklu sanığı Ayhan Çarkın, savunmasında çarpıcı itiraflarda bulundu. Çarkın, “Bu cinayetler, dönemin Cumhurbaşkanı, Başbakan, MGK, İçişleri Bakanlığı, İstihbarat Daire Başkanlığı ve Başbakanlığa bağlı MİT’in içinde bulunan Kontr-Terör Dairesi’nin bilgileri ve koordinasyonunun yani o dönemki devletin bilgisi dahilinde işlenmiş cinayetlerdir. Yoksa kimse pervasızca bu cinayetleri işleyemez. Herkes bilgi sahibidir. Bu cinayetleri işleyenler siyasi ve ekonomik rant elde etmişlerdir” dedi. MAHKEME SUSURLUK'UN DEVLETİNE LAF SÖYLETMEDİ Ayhan Çarkın, savunmasında devletin faili meçhul cinayetlerinde rolünü anlatırken mahkeme başkanı aniden müdahale etti. Bu sırada avukatlar ile başkan arasında tartışma yaşandı. Bunun üzerine mahkeme heyeti, duruşmaya ara verreek müzakere odasına çekildi. Mahkeme heyeti, aranın ardından saat 11.05'te salona döndü. Başkan Nemli, avukatların söz verilmeden konuşmamaları konusunda uyardı ve Çarkın'ın savunmasına devam kararı aldı. 'KURBANLIK KOYUN GİBİ' DİZLERİNİN ÜZERİNE ÇÖKMÜŞ Ayhan Çarkın, ifadesinde Abdulmecit Baskın, Yusuf Ekinci ve Faik Candan’ın nasıl infaz edildiğini anlattı. Avukat Yusuf Ekinci’nin ölümüne değinen Çarkın, “Kuğulu Park civarındaydık. Anons geçildi, Ümitköy civarına gelmemiz istendi. Oğuz ile gittik. Yusuf Ekinci, dizlerinin önüne çökmüş, kurbanlık koyun gibi bekletiliyordu. Bana silah verdiler, al siftah yap dediler. Ben de silahı attım. Abdülmecit Baskın cinayeti üzerine Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin’e gittim, bana sen karışma MGK kararı dedi” ifadelerinde kullandı. Çarkın, savunmasının sonunda tahliyesini talep etti. VAMPİRLERİN KAN ÇANAĞINA KAN AKITTIK Ayhan Çarkın ifadesinde şunları kaydetti “İşkencelerle hayatını kaybedenlerin hesabı adalet önünde görülsün. Şimdi yüzleşmenin tam zamanı. Bu kanlar neden aktı, bu canlar neden gitti? Ben bir gerçeğim, korkmadan gerçekleri anlatıyorum. Vatan millet bayrak adına yola çıkıp da yoldan sapanlar bu yolu rant kapısı yapanları görelim. O dönem devletin makamlarını işgal eden bu kişiler hesap versin. Çünkü o dönem vampirlerin can çanağına kan akıttık.” SANIK ADRESİNİ VERMEK İSTEMEDİ Sanık Enver Ulu, savunmasının alınması için kimlik tespiti yapılırken, “Buradakilerin kim olduğunu bilmediğim için adresimi vermek istemiyorum. Koruma kararım var” dedi. Bunun üzerine müşteki avukatı Selçuk Kozağaçlı, “Senin kim olduğunu iyi biliyoruz. Katilsin. Sen bizi tanı, mağdur ailesiyiz” diyerek karşılık verdi. Kozağaçlı ile Ulu arasında tartışma yaşandı. Ulu, avukatlara el kol hareketi yaparak bir süre atıştı. Mahkeme başkanı araya girince Ulu, adresini verdi. Ancak avukatı olmadığı için Ulu’nun savunması alınamadı. MAĞDUR OĞLUNDAN SANIĞA: SENİN BABANIN ÜZERİNDE SİGARA SÖNDÜRDÜLER Mİ? Örgüt faaliyeti kapsamında 8 cinayetle suçlanan sanık Ayhan Akça, savunmasında “Bunların hiçbirini tanımıyorum, bilmiyorum. Ruh sağlığını da bilmiyorum. Kimlerin yönlendirdiğini de bilmiyorum. Devletin verdiği görev dışında hiçbir illegal işler yapmadım. Ayhan Çarkın ile de aynı birimde yapmadım. O dönem görev belgeleri ortadadır. Ben şahısların isimlerini bile hatırlamıyorum.” dedi. Bunun üzerine cinayete kurban giden Hacı Karay’ın oğlu Enes Karay, “Biz seni 22 senedir unutmadık” dedi. Akça, “Kardeşim bir sus” derken, Enes Karay, “Senin babanın üzerinde sigara söndürdüler mi, laylon erittiler mi? 22 senedir biz bunların isimlerini unutmadık” karşılığını verdi. 'TARIK ÜMİT ÖLMEDİ, İNGİLTERE'DE...' Davanın sivil sanıklarından Nurettin Güven, ifadesinde “Tarık Ümit ölmedi, sağ kendisi. Benim bildiğim kadarıyla İngiltere’de. Bir kere Amerika’da Tarık Ümit’i bir MİT’çi ile viski içerken gördüm” dedi. İddianamede, MİT elamanı Tarık Ümit'i bu çetenin öldürdüğü anlatılıyordu. (Korkut Eken mahkemeye verilen arada... Foto: Alican Uludağ) MEDET SERHAT'IN EŞİ GÖZYAŞLARINI TUTAMADI 'Eşimi kucağımda kaybettim. Bunların ağababaları nerede' Davanın öğleden sonraki bölümünde infazlarda yakınlarını kaybeden aileler söz aldı. Avukat Faik Candan’ın eşi Gönül Candan, bu katliamları yapanların idam edilmesini istedi. Avukat Medet Serhat’ın eşi Yurdanur Serhat ise konuşmasında gözyaşlarını tutamadı. Sanıklara bakarak konuşan Yurdanur Serhat, eşini kucağında kaybettiğini belirterek, o anları şöyle anlattı: “Düğünden çıktık. Biz evimize tam geliyoruz. Solumuzdan bir araba girdi ve bizi sıkıştırdı. Şoför durdu. Öbür arabanın şoförün yanındaki kişi camı açtı tak tak sıktı. Eşime bir tane geldi bana 14 tane geldi. Kim olduğunu bilmiyorum. Arabada üç kişi vardı. Silahı çıkardı tak tak tak diye sıktı. Ben her seferinde ay ay ay dedim. Eşim hayatını kaybetti. Ben ve evladım bunu kabul edemez. Eşim Kürt’tü. Kendini inkar etti. Ben Kürt değilim. Bir asker kızıyım. Bir emniyet mensubunun kızkardeşiydim. Ama abim bunlar gibi maşa değildi. Bunların ağababaları nerede? Büyükleri istiyorum. Bunun öcünü istiyorum ben” dedi. Serhat, önünde oturan Korkut Eken’e seslenerek “Açık baş, sana çok gıcığım” ifadesini kullandı. PERVİN BULDAN: DEMİREL VE ÇİLLER DE YARGILANMALI Eşi Savaş Buldan’ı kaybeden Pervin Buldan, izleyici sırasından söz almak istediğini belirterek, “Bakalım bu katillerin benim yüzüme bakabilecek cesaretleri var mı?” dedi. Hiçbirinin yüzene bakacak cesareti olmadığını dile getiren Buldan, “Çünkü hepsi ellerine silah tutuşturulmuş ceplerine para konulmuş zavallı katiller. Emir alan, kurşun sıkan kahraman ilan edilen katiller” dedi. Bu kişilerin Tansu Çiller’in “Elimizde Kürt işadamlarının listesi var, hesap soracağız” dedikten sonra ellerine silah verilen “katiller” olduğunu dile getiren Buldan, şunları söyledi: “Bugün burada yalnız bunların değil, bunlara emir verenlerin, eline silah verenlerin hepsinin yargılanmasını istiyorum. Başta Tansu çiller ve Süleyman Demirel, Mehmet Ağar, OHAL bölge valileri, hepsi burada yargılanmalıdır. Ben eşimi kaybettiğim gün bir kız çocuğu dünyaya getirdim. Bugün kızımı buraya getirmedim, babasının katillerinin görmesini istemedim. Buna dayanamam o ağlarsa ben de dayanamam. Çünkü ben bir anneyim. Acaba burada oturanlar bunu bilirler mi? Bunların evlatları bir güne bir gün sordular mı, onlar babasız büyüdüler.” ORTALIK KARIŞTI, SANDALYELER HAVADA UÇUŞTU Faili meçhul cinayetler davasında sandalyeler havada uçtu, koltuklar kırıldı. 1990’li yıllarda işlenen faili Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasında, olaylar çıktı. Duruşma savcısının görüşünü açıkladığı sırada müşteki avukatları savcıya tepki gösterdi. DURUŞMAYA ARA VERİLDİ Yaşanan tartışmanın büyümesi üzerine Mahkeme Başkanı duruşmaya ara verdi. Bu sırada bazı izleyiciler salonda çıkarken “Halkın adaleti ensenizde olacak” şeklinde sloganlar attı. Bu sırada sanıkların sivil korumalarından biri slogan atanlara, “Sıkıysa gelip benim enseme dayansana” diye tepki gösterdi. Karşılıklı tartışma büyünce duruşma salonundaki koltuklar kırıldı, yumruklu kavga yaşandı. MAHKEME AYHAN ÇARKIN'IN TAHLİYESİNE KARAR VERDİ Mahkeme, tek tutuklu sanık Ayhan Çarkın'ın tahliyesine karar verdi. Korkut Eken ve diğer tutuksuzların tutuklanmasını ise reddetti.
'Sadece Siyasi Değil Mali Özerklik de İstiyoruz'
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak , yerel yönetimleri demokrasinin temel taşı olarak gördüklerini belirterek, 'Mali konularda, yerel kaynaklar üzerinde tasarruf, görüş bildirme, maddi kaynakları geliştirme konusunda inisiyatif hakkı üzerine tartışmalıyız. Biz sadece siyasi özerklik değil mali özerklik de istiyoruz' dedi.Gültan Kışanak sivil toplum örgütlerinin 27-28 Eylül'de Van'da düzenlenecek 'Demokratik Ekonomi Konferansı'nın Diyarbakır'daki hazırlık çalıştayına katıldı.Doğan Haber Ajansı’ndan Serdar Sunar ’ın haberine göre Kışanak, yerel kamu kaynağını yerelin nasıl kullandığının tartışılması gerektiğini anlatırken, 'Diyarbakır; kamu kaynağını elinde barındıran en büyük şehirdir. Bu yerel kaynaklara karşı özel bir politika izleniyor. Bu yerel kaynaklardan kazanılan paralar nerelere harcanıyor? Bunları tartışmak gerekiyor. Bu eksik kalan bir alandır' dedi.Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak, bölgeye özel ekonomi politakaları uygulandığını belirterek şöyle dedi:'Kürdistan’da işsizlik durumu giderek derinleşiyor. Bu da siyasi ve ekonomik politikalarla bağlantılıdır. Türkiye mali hükümler ile ilgili tüm maddelere çekince koyuyor. Türkiye’deki yerel yönetim ve merkezi yönetimler arasındaki ilişki tamamen bağlılık ilişkisidir. Yerel yönetimleri demokrasinin temel taşı görüyoruz. Türkiye’deki yasal mevzuatlar ise tam tersine yerelin ne yaptığına karar veren bir mekanizmadır. Biz sadece siyasi özerklik değil mali özerklik de istiyoruz.'Kapitalizmin içerisinde yaşam alanları bulabilmek için yeni yaşam alanlarının inşa edilebileceğini söyleyen Kışanak, bu konuda tek düzenleyici görevin yerel yönetimlere verilmesinin eksiklik olacağını söyledi. Böyle olursa merkeziyetçi olacağını ve yerelin devletleşeceğini belirten Kışanak, 'Halk kendi sivil inisiyatif ile komün ve kooperatifleri ile bu süreci yürütmeli ve yerel yönetimlerde destek veren bir pozisyonda olmalıdır' dedi.T24
'Kobane'ye Destekte Geç Kalırsak Telafisi Olmaz'
Gültan Kışanak, Kobané’ye yönenlik gerçekleştirilen saldırıları kınamak için herkese Kobané halkıyla dayanışma çağrısında bulunduDiyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gültan Kışanak, ' Kobanê’yi sahiplenme Kobanê’yle bütünleşme konusunda bir eksiklik yaşarsak, geç kalırsak telafisi mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkar. Bu nedenle halkımızın yediden yetmişe bu duyguyla harekete geçmesi gereken bir süreçteyiz. Halkımızı bu duyarlılıkla hareket etmeye, bütün eylem ve etkinliklere en güçlü şekilde katılmaya, yönünü yüzünü Kobanê’ye çevirmeye davet ediyoruz' dedi.Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı, DBP Diyarbakır il yöneticileri, çalışan ve partililerle beraber bugün Ofis AZC Plaza önünde basın açıklamasında bulundu. Basın açıklamasına Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı, DBP İl Başkanı Zübeyd e Zümrüt, DBP meclis çalışanları ve partililer katıldı.Basın açıklamasında konuşan Eş Başkan Gültan Kışanak, Kobanê’de tüm insanlik değerlerine yönelik vahşi bir saldırı olduğunu belirterek, Kobanê halkının hem kentlerini hem kendilerini hem de tüm insanlık değerlerini savunarak kahramanca bir direniş içerisinde bulunduklarını aktardı. Yapılan direnişin herkes adına yapılan bir direniş olduğunu belirten Kışanak, “Bu direniş demokratik bir yaşam için, Ortadoğu’da halklarının kardeşliği adına yapılan direniştir. O nedenle biz Kobanê’deki bu direnişi selamlıyoruz, bu direnişle tüm halkımızın buluşması gerektiğine inanıyoruz” dedi.Hemen şimdi bugün yapmasak, yarın geç kalabilirizHerkesin bir bütün olarak Kobanê için yapılan insanlık mücadelesini sürdürmesi gerektiğini aktaran Kışanak, 21 Eylül Pazar günü saat 13:00’te DBP İl Binası önünde toplanıp bir yürüyüş gerçekleştireceklerini dile getirdi. Düzenlenecek eyleme tüm halkı katılmaya davet eden Kışanak, “Hemen şimdi bugün yapmasak, yarın geç kalabiliriz. Kobanê’yi sahiplenme Kobanê’yle bütünleşme konusunda bir eksiklik yaşarsak, geç kalırsak telafisi mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkar. Bu nedenle halkımızın yediden yetmişe bu duyguyla harekete geçmesi gereken bir süreçteyiz. Halkımızı bu duyarlılıkla hareket etmeye, bütün eylem ve etkinliklere en güçlü şekilde katılmaya, yönünü yüzünü Kobanê’ye çevirmeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.T24
Gültan Kışanak'ı Kovan Subaya Necdet Özel'den Ödül İddiası
IŞİD saldırısı nedeniyle Türkiye sınırına gelen Suriyelilerin geçişi sırasında Suruç'a giden Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak ile tartışan üsteğmene Genelkurmay Başkanı Necdet Özel tarafından ödül verildiği öğrenildi.'Benim toprağımsa çık dışarı'Türkiye- Suriye sınırındaki Suruç'ta Kobani için çadır kuranlarla askeri taş yağmuruna tutanlara yapılan müdahaleye tepki gösteren Kışanak, askerle konuşurken, 'Senin devletin bana söz verdi' demiş; asker de buna karşılık, 'Burası benim devletimse, benim toprağımsa çıkın dışarı' ifadelerini kullanmıştı.CNN Türk
Demirtaş: 'Kobani'de İnsanlık Tarihine Geçecek Bir Direniş Sergileniyor'
Suruç’a giden HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş Kobani’ye geçti. Demirtaş, Kobani’de insanlık tarihine geçecek bir direniş sergilendiğini belirtti.ABD’den dönen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Kobani’ye destek vermek için günlerdir nöbet tutulan Urfa’nın Suruç ilçesine geldi. Buradan da Kobani’ye geçti.Sabah saatlerinde Suruç’un Aligör beldesinde partililer tarafından karşılanan Demirtaş, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ilçe binasına geçti.Burada parti yöneticileri, belediye başkanları ve milletvekilleriyle toplantı yapan Demirtaş Suruç ilçesinde temaslarda bulunduktan sonra Kobani’ye geçti.HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Başkanı Kamuran Yüksek, Diyarbakır Büyükşehir Belediye eş başkanları Fırat Anlı ve Gültan Kışanak, Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Bekir Kaya, HDP milletvekilleri İbrahim Binici, İbrahim Ayhan ve Hüsamettin Zenderlioğlu ile Osman Baydemir’in de aralarında olduğu heyet Kobanê’de Kanton başbakanı Enver Müslim ve PYD Eş Başkanı Asya Abdulla tarafından karşılandı.‘Kimse Kobani’nin düşeceğini sanmasın’Basına kapalı bölüme geçmeden önce kısa bir açıklama yapan Demirtaş, Kobanİ’de sadece Kürtlerin değil bütün insanlık değerlerinin savunulduğunu belirtti.“Kürt olduğumuz için değil insan olduğumuz için Kobani’yi savunuyoruz. Çünkü burada barbarca bir saldırı var. İnsanlık değerlerine karşı bir saldırı var. Bunları savunmakta bizim en insani temel görevimizdir.“Kobani’de tarih karşısında insanlığın yüz akı olacak bir direniş sergileniyor. Bir halk nasıl savunulur bunu gösterdiğiniz için tüm Kobani halkına teşekkür ediyorum. Mevzilerde direnenleri selamlıyorum. Kimse Kobani’nin düşeceğini sanmasın. Kazanan bu anlamlı direniş olacak.”Milletvekilleri ve belediye başkanlarının da eşlik ettiği Demirtaş’ın, Kobani Kantonu yetkilileri görüştükten sonra Mürşitpınar Sınır Kapısı’nda temaslarına dair açıklama yapması bekleniyor.IMC