Recep Tayyip Erdoğan Haberleri

Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

Recep Tayyip Erdoğan

Aslen Rizeli olan Recep Tayyip Erdoğan, 26 Şubat 1954'te İstanbul'da doğdu. 1965 yılında Kasımpaşa Piyale İlkokulu'ndan, 1973 yılında ise İstanbul İmam Hatip Lisesi'nden mezun oldu. Fark dersleri sınavını vererek Eyüp Lisesi'nden de diploma aldı. Üniversiteyi Marmara Üniversitesi İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi'nde okuyan Erdoğan, bu okuldan 1981 yılında mezun oldu.

24 Haziran 2018 Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %52.59 oy oranıyla yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.

trend-arrow

Popüler İçerikler

İstanbul’a 15 Bin Ucuz Kiralık Konut Geliyor: Kimler TOKİ Kiracısı Olabilecek?
TOKİ, kiralık konut dönemi başlıyor. İlk olarak megakent İstanbul’da hayata geçirilecek olan kiralık sosyal konut projesinde hazırlıklar son aşamaya geldi. TOKİ  tarafından yürütülecek sistemle birlikte, dar gelirli vatandaşların bütçesine nefes aldırmak  ve piyasadaki yüksek kira fiyatlarının dengelenmesi hedefleniyor. Peki TOKİ kiralık konut başvuruları ne zaman? Kimler başvurabilir?
Türkiye Turizmi İlk 6 Ayda 25,7 Milyar Dolarlık Gelir Elde Etti
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin turizm verilerini kamuoyuyla paylaştı. Küresel krizler ve bölgesel çatışmaların gölgesinde geçen dönemde Türkiye'nin turizm gelirinin 25,7 milyar dolara ulaştığını açıklayan Ersoy, kişi başına yapılan harcamadaki artışın ve uzayan konaklama süresinin sektörün güçlü performansını ortaya koyduğunu söyledi.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik'ten Terörsüz Türkiye Açıklaması: "İnce İşçilik Aşamasındayız"
AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin Türkiye'nin temel değerlerini koruma ve ülkeyi terör yükünden arındırma hedefi doğrultusunda ilerlediğini belirten Çelik, 'Burada esas olan her zaman söylediğimiz gibi Türkiye'nin temel değerlerini korumaktır. Türkiye'yi terör yükünden kurtarmaktır. Buraya kadar gelmek önemlidir. Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız. Bir bakıma, bir başka boyutuyla mesele yeni başlıyor.' ifadelerini kullandı.Çelik, açıklamalarını Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında parti genel merkezinde düzenlenen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından yaptı.
Hilmi Özkök: 'Üstüme Düşeni Yaparım'
Güngör Mengi: Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, yargıda gözlenen bu son gelişme hakkında 'Büyük bir arzu ve ümitle izliyorum gelişmeleri' dedi.Balyoz davasında tanık sıfatıyla ifade vermemesi nedeniyle hapisteki silah arkadaşları tarafından eleştirilen Genelkurmay eski Başkanı emekli orgeneral Hilmi Özkök, askerlerin yargılandığı davaların yeniden görülmesi durumunda üstüne düşeni yapacağını söyledi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan'ın Gülen cemaatine göndermede bulunarak 'TSK'ya kumpas kuruldu' demesinin ardından başlayan tartışmalar sürüyor.Balyoz ve Ergenekon gibi askerlerin yargılandığı davaların yeniden görülmesi gündeme gelirken, Vatan gazetesi Başyazarı Güngör Mengi, söz konusu davalarda 'pasif bir tutum sergilediği' gerekçesiyle eleştirilen Genelkurmay eski Başkanı emekli orgeneral Hilmi Özkök'ün görüşlerini köşesine taşıdı.Güngör Mengi'nin Vatan gazetesinin bugünkü (31 Aralık) nüshasında 'Kumpas'ın açtığı kapı' başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle: https://www.secure.instagram.com/?hl=tr'Kumpas'ın açtığı kapı 'Vicdan azabının en dayanılmazı milletçe çekilen türü olmalı...Baksanıza Silivri mahkemesi kararlarındaki imzalar daha kurumadan düzeltme yapmayı, haksızlıklara son vermeyi mümkün kılacak çözümler için arayış başladı.Türkiye'nin çok parçalı siyasi haritası, davaların yeniden görülmesi konusunda oluşan mutabakatın alışık olmadığımız büyüklük ve çeşitlilik kazanmasını önlemedi.Kırılma noktasını oluşturan sebep Başbakan'ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan'ın 'Orduya kumpas kuruldu' iddiasının yarattığı sarsıntıdır.Açıklama, Genelkurmay'da davalarla ilgili çalışmaların ayrıntılara girerek tekrarını sağladı.Orada elde edilen bulgular ve oluşan yeni kanaat Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel üstünde meseleyi MGK'ya götürme cesaretini yarattı.Hükümetten yansıyan destekleyici açıklamalar ve yorumlar, ikinci yargılama için uyanan ümitlere güç kattı.Hukukçular, özel mahkemelerdeki mağduriyet yaratan sebeplerin toplum vicdanında yaralar açtığını görerek, ikinci yargılama için sarf edilecek çabaların halktan sadece destek göreceğini düşünüyorlar.Tarihi çağrı...Eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu dün Sözcü gazetesinin manşetinden 'Balyoz davasının yeniden görülmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na çağrı' yapıyordu.Kanadoğlu'na göre Başbakan'ın Başdanışmanı Akdoğan'ın 'Orduya kumpas kuruldu' açıklaması, 237 komutanın yeniden yargılanmasını mümkün kılacak nitelikte bir tanık ifadesidir.Sabih Kanadoğlu 'Yargıtay Başsavcısı'nı göreve davet ediyorum. Dosyayı Ceza Genel Kurulu'na götürüp davaya mutlaka itiraz etmelidir' diyor.Yargıda gözlenen bu son gelişme hakkında eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök 'Büyük bir arzu ve ümitle izliyorum gelişmeleri' dedi.İkinci yargılama ihtimalinin gerçekleşeceği konusunda sadece dilekte bulunmadığını, inancının da aynı yönde olduğunu belirtti.Üstüne düşen bir şey olursa yapacağını söyledi.Özkök ümitli...Peki 'kumpas'?...İki gün süren tanıklığında sorulacak her şeyin mahkemede sorulduğunu söyleyen emekli komutan şöyle bitirdi:'Eskiden de olurdu böyle 'kumpas' gibi nitelemeler. Duruşmada bu da soruldu.Balyoz meşru bir doküman olduğu için Kara Kuvvetleri Komutanı'na bak dedim.'Özkök haksızlıkların bitmesi, yüzlerce asker evinde çekilen acıların dinmesi için dua ediyor.Yeni yılın hepinize barış, mutluluk ve başarı getirmesini diliyorum.
İşte Başbakan Erdoğan'ın Mal Varlığı...
AK Parti basın sözcüsü Hüseyin Çelik, Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısında “Başbakan çıkıp mal varlığını açıklayabiliyor mu?” şeklindeki açıklamasına şu şekilde cevap vermişti:  Başbakan çıkıp mal varlığını açıklayabiliyor mu diyor. Başbakanlığın sitesine lütfen girin. Başbakan bölümünü . Başbakan özgeçmişinin altına koymuş ve sürekli güncelleniyor. Başbakan, başbakan olduğundan beri var. Her milletvekilliği döneminin başında her vekil mal beyanını meclise verir. Biz getirip de Sayın Kılıçdaroğlu'na verecek değiliz mal beyanımızı. Hangi kuruluş isterse alıp öğrenebilir. Bütün halka çağrıda bulunuyorum. Başbakanlık.gov.tr'ye girin.Başbakan bölümüne tıklayın ve mal varlığını görün. Başbakanlık sitesinde Başbakan Erdoğan’ın malvarlığı aynen şu şekilde: Mal Beyanı 16 Haziran 2011 tarihi itibariyle Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın mal beyanı aşağıda sunulmuştur. A - TAŞINMAZ MAL BİLGİLERİ Güneysu-Dumankaya Köyü 2.000 metrekare arsa (Maliyeti 10 bin TL) B - BANKA VE MENKUL DEĞERLER Banka hesaplarında toplam 3.390.384 TL, 25.000 £, 199.867 $ C- ALACAKLAR 500.000 TL Milliyet
'Yolsuzluğa Karışsın Evlatlıktan Reddederim'
Başbakan Erdoğan, imam hatip okullarına destek verenleri anlatırken cemaate yüklenerek 'Ananas cumhuriyeti kuralım demediler.' dedi.Başbakan Erdoğan, İmam Hatip Liselerinin 100. Yıl Kuruluş Yıldönümü dolayısıylaBurhan Felek Spor Salonu'nda düzenlenen '100 YILLIK HİKAYE İMAM HATİP' etkinliğinde konuştu.Cemaate yönelik sert eleştirilerde bulunan Erdoğan 'Geceleri biz yurtta yatarken biz bakarken, Yusuf amcamız, üstü açılan öğrencilerin üstünü örterdi. Bunların hizmetleri unutulamaz. Bir başkası bakarsın, üstümüzü örterdi. Bunlar unutulamaz. Onları rahmetle anıyoruz. Bu milletin fertleri inanın sizin için gece gündüz dua ettiler. Sizin için millet için ülke için fedakarca mücadele ettiler. İktidar peşinde olmadılar, para peşinde hiç olmadılar, örgüt kuralım demediler. Paralel devlet kuralım demediler. Saadet zinciri oluşturalım demediler. Hükümetler kurup hükümetler yıkalım demediler. Uluslararası şebekelere maşalık yapalım demediler. Devlet içinde devlet olalım demediler. Ananas cumhuriyeti kuralım demediler' şeklinde konuştu.Erdoğan'ın açıklamasından satırbaşları;Sevgili genç evlatlarım, sizleri en kalbi duygularımla selamlaıyorum. Esselamü Aleyküm ve rahmetullah. ÖNDER'e teşekkür ediyorum. Üsküdar Belediye Başkanı'na teşekkür ediyorum. İmam-Hatipler'de kimlerin emeği varsa hepsine şükranlarımı sunuyorum.'BEDDUALARLA GELMEDİK'Biz beddularla değil dualarla geldik. Yolumuza da öyle devam edeceğiz. 1951 yılında Adnan Menderes'e Milli eğitim Bakanı Tevfik İleri'ye Allah'tan rahmet diliyorum. Saadettin Ökten'e şükranlarımı sunuyorum. Tüm İmam-Hatipli gönüllülere teşekkür ediyorum. Rabbim onlardan razı olsun.'3 KİŞİNİN AMEL DEFTERİ KAPANMAZ'Fahri Kainat efendimiz S.A.V buyuruyor 'Kişi öldükten sona amel defteri kapanır. 3 kişinin amel defteri kapanmaz. Sadakayı cariye verenler, Hayırlı evlat bırakanlar. Hayırlı amel işleyenler.' Ben inanıyorum ki; amel defterleri kapanmayacak.İnanıyorumm ki; imam-hatiplerden yetişen her iyi insan onların kabirlerini pür nur edecek. Sizlere layık olduğumuz için mutluyum. Kamuda başörtülü çalışmanın önünü açan çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.'HİÇBİR ZAMAN ÜMİTSİZLİĞE KAPILMADIK'30 Mart 2012 de kod numarası olarak 444 diyorum yani 4+4+4 düzenlemesini yasalaştırarak imam hatipler üzerindeki kara bulutları dağıtan TBMM'ye, Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Zor zulme uğradınız ama sabrettiniz hüzünlenmedik, hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmadık. Merhametlilerin en merhametlisinden ümidimizi kesmedik. Kaderin üzerinde kader vardır dedik.'VİRÜS GİBİ BÜNYEYİ İŞGAL EDENLERDEN OLMADIK'Direndik, mücadele ettik. Bir şey yapamadığımız zamanlarda seccademize sığındık. Biz sabırsızlardan olmadık, tahammülsüzlerden olmadık eline silah alanlardan olmadık. Yerin üstü varken siyaset varken yerin altını tercih edenlerden gizlenenlerden sinsi virüs gibi bünyeyi işgal edenlerden olmadık. Milletimize bağımızı irtibatımızı kopartmadık.Biz kendi öz yurdunda siyaset yolları açıkken, yerin üstünde güneşle yürümek varken, yerin altında tedbiri, takiyyeyi, kisveleri tercih edenlerden olmadık ve olmayacağız. Bizim mücadelemiz hak mücadelesidir. Adalet mücadelesidir. Milletin değerlerini yüceltme kutsallarını yaşatma mücadelesidir. Bizim mücadelemiz yeni ve büyük Türkiye mücadelesidir.'BİZE GELEN EMİR SON DERECE KESİNDİR'Haklı olduğumuz bir mücadelede şiddeti ve gayri meşru yolları tercih edip haktan kopamayız. Şahsi hırsları, zümrevi hırsları, güç ve iktidar gözü dönmüşlüğünü öne çıkarıp sıratı müstakimden sapmayız. Kaderi yok sayıp hedefe giden bir yolu meşru sayamayız. Allah'ın takdirini yok sayıp, menzile ulaşmak için her yöntemi mübah göremeyiz.Bize gelen emir son derece kesindir. Festakim kema ümirte. Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Ancak doğru olursan kazanırsın. Kalıba göre şekil alan, ilke ve çizgi ahlak ve edep tanımayan hiçbir mücadele zafer kazanamaz, menzile ulaşamaz.Milletten ve milletin öz değerlerinden vazgeçmeyeceğiz. Endülüs Sarayları'nda şunu görürsünüz; 'Allah'tan başka galip yoktur.''MÜSLÜMAN MÜSLÜMANA TUZAK KURAMAZ'Sizlerle beraber milletime ve dünyaya sesleniyorum Hangi makamda olursak olalım. Kibri yanımıza yaklaştırmadık yaklaştırmayacağız. Müslüman o kimsedir ki; onun dilinden ve elinden emindir. Müslüman müslümana tuzak kuramaz. Bırakın müslümanı başka bir insana da kuramaz. Bizler özellikle ubudiyet anlayışımızı gözden geçirmek zorundayız. Biz Allah'tan başka kimseye kul olmayız. Herkesin hatası vardır.'TAYYİP ERDOĞAN'IN DA HATASI VARDIR'Müslümanlar olarak, ubudiyet anlayışımızı gözden geçirmek zorundayız. Biz Allah'tan başka mabud tanımıyoruz bunu bileceğiz. Faniler bize mabud olamaz. Bileceğiz ki, bu insan kuldur bunun da yanlışları vardır. Cumhurbaşkanının da hatası vardır, Tayyip Erdoğan'ın da hatası vardır, Meclis Başkanı'nın da hatası vardır. Hiçbir insan layüsel değildir.'BURADA KENDİMİZİ HESABA ÇEKELİM'Sorgulanamaz değildir. Hepimiz sorgulanabiliriz. Kendimizi gözden geçirmeye mecburuz. Hesaba çekilmeden kendimizi hesaba çekmeye mecburuz. Unutmayalım ki bir hesap günü var. Orada hep hesaba çekileceğiz. O güne gelmeden burada kendimizi hesaba çekelim. Biz milletin emanetine göz dikenlere müsamaha göstermeyiz. Yetimin hakkına el uzatanlara hoşgörü göstermeyiz. Harama el uzatanlardan olmadık Allaha hamdolsun. Harama el uzatılmasına da göz yummayız. Bunun karşısında da sessiz kalmayız.'İMAM HATİP NESLİ İŞTE BUDUR'Sevgili hocamız Bekir Topaloğlu'nun bir hatırası var. İstanbul İmam Hatip okulu Vefa'da hizmet veriyordu. Ben orada imam hatipe hazırlık kursuna gittim. Matematik öğretmeni Rasim hoca öğrencileri topluyor. Öğretmenler kurulu olarak toplandık ve sizleri tebrik etmeye karar verdik diyorlar. Şu okul bahçesinin dışından bahçeye sarkan meyvelere günlerdir el sürmediniz. Her gün altında oynadığınız halde o elmalara dokunmadınız. Sizi bunun için tebrik ediyoruz diyor. İmam Hatip nesli işte budur.'EVLADIM YOLSUZLUĞA KARIŞSIN, ONU REDDEDERİM'Ben İmam Hatip okulunun bir öğrencisi ve mezunu olmaktan her zaman gurur duydum. Bu gururu bu şerefi son nefesime kadar onurla taşıyacağım. Yetmez, 4 çocuğum da elhamdulillah İmam Hatip'ten mezun oldular. İkisi Kartal, ikisi Kadıköy'den... Ben onlardan razıyım. Rabbim de razı olsun inşallah. Son zamanlarda evlatlarımla ilgili olarak ana muhalefetin yaptığı çamur atma propagandaları. Açık net söylüyorum, benim evlatlarımdan bir tanesi böyle bir şeye karışsın, bir saniye yanımda tutmak evlatlıktan reddederim. Bu kadar açık konuşuyorum. Kalkıp da mensubu olduğu vakıflarla ilgili çalışmalarından rahatsız olan bu anamuhalefet lideri önce kendisi aynaya baksın aynaya..Bunların geçmişi karanlık, genel müdürlük yaptığı zamanlarda bu millet bunların yolsuzluğu sebebiyle gidecek hastane bulamıyordu ilacını alamıyordu. Şimdi gerçekler ortada.'FATİH İLE FARKIMIZ BU'Oradaki iş adamlarımızın mallarına tedbir koymaya kalktılar. Hak tecelli etti bu tedbir kalktı. Niye? Bu iş yapılmasın, kredibilitesi sarsılsın. Şimdi üçüncü köprü yapılıyor. Şu anda kuleler 160 metreye ulaştı. Yahu bundan rahatsız oluyorlar be. bir üçüncü köprünün istanbul’a yapılmasından rahatsız oluyorlar. En önemli sorun trafik. Bunlar bittiği anda daha da rahatlayacağız. Marmaray bunları rahatsız etti. Marmaray 153 yıllık rüya. Suyun 62 metre derinliğinden Marmaray’ı yaptık. Fatih gemileri karadan yürüttü, biz de araçları denizlerin altından yürütüyoruz, farkımız bu. Nice hayırsever, nice yürekli gönül dostları sizin için hizmet ettiler. Allah onlardan rahat olsun.'ANANAS CUMHURİYETİ KURALIM DEMEDİLER'Geceleri biz yurtta yatarken biz bakarken, Yusuf amcamız, üstü açılan öğrencilerin üstünü örterdi. Bunların hizmetleri unutulamaz. Bir başkası bakarsın, üstümüzü örterdi. Bunlar unutulamaz. Onları rahmetle anıyoruz. Bu milletin fertleri inanın sizin için gece gündüz dua ettiler. Sizin için millet için ülke için fedakarca mücadele ettiler. İktidar peşinde olmadılar, para peşinde hiç olmadılar, örgüt kuralım demediler. Paralel devlet kuralım demediler. Saadet zinciri oluşturalım demediler. Hükümetler kurup hükümetler yıkalım demediler. Uluslararası şebekelere maşalık yapalım demediler. Devlet içinde devlet olalım demediler. Ananas cumhuriyeti kuralım demediler. Onların bir tek derdi vardı. Ülkenin milletin dertlerini, kutsallarını öğreten inançlı gençler yetiştiren imam hatip okulları ayakta dursun istediler. İsimsiz bir kahraman olarak geldiler.haberler.com
Kim bu Haşhaşiler?
Başbakan Erdoğan'ın parti grup toplantısında konuşmasında Cemaat yapılanmasını Haşhaşiler'e benzetti. Peki kim bu Haşhaşiler? Haşhaşinler veya Haşhaşin Tarikatı 1090 yılının Eylül ayında İsmaili din adamı Hasan Sabbah tarafından kurulmuş bir dini tarikat ve siyasi bir örgüttür. Tarikat 11.yy'da İsmaililik mezhebi esaslarına dayanan Fatımiler devleti içindeki dinsel bir hizipleşme sonucu ortaya çıkmıştır. Bu hizipleşme sonucu ortaya çıkan iki koldan biri olan Nizarilik kolunun temsilcisi olan Haşhaşin Tarikatı önce İran sonra da Suriye'ye yayılmıştır. Kuşatılması ve ele geçirilmesi güç kaleler temelinde örgütlenmiş olan Haşhaşin Tarikatı önemli kişilere yönelik suikastlere dayanan etkili bir askeri strateji geliştirerek Orta Çağ İslam dünyasında çok önemli ve farklı bir güç olarak ortaya çıkmıştır. Haşhaşin Tarikatı ideolojik açıdan dönemin Sünni siyasi ve dini çevrelerini düşman olarak görmüşlerdir. Özel olarak da Abbasi Halifeliği ve onun koruyucusu olan Büyük Selçuklu Devleti esas düşmanları olmuşlardır. Bununla birlikte Haşhaşinlerin Haçlıları ve Moğolları hedef alan bazı saldırıları da olmuştur. Tarihçe İslam'daki ilk kırılma peygamber Hz. Muhammed'in vefatından sonra gerçekleşmiştir. Hz. Muhammed'den sonra dini ve siyasi liderin kim olacağı hakkındaki tartışmalar ve gerilimler Şia ve Sünni mezheplerini ortaya çıkarmıştır. Sünnilik, Arap aristokrasisi temelli iktidarın, Şia ise Arap olmayan muhalif müslüman kesimin temsilcisi olmuştur. Böylece Şia'nın dini akideleri Arap olmayan milletlerin eski dinlerinden etkilenmiştir.Şia mezhebi 765 yılında altıncı imam Cafer es-Sadık'ın ölümü sonrası yeni imamın belirlenmesinde iki kola ayrılmıştır. Ilımlı gruplar Cafer'in küçük oğlu Musa Kazım'ı yedinci imam olarak tanımışlardır. Bu grup günümüzün On iki İmam Şiası'dır. Aşırılıkçı uç gruplar ise Cafer'in büyük oğlu İsmail'i yedinci imam olarak tanımışlardır. Bu grup ise İsmaililik olarak adlandırılır. İslam içindeki en uç ve farklı mezhep olan İsmaililik Neo-Platoncu felsefeden etkilenen, ezoterik bir mezheptir. Öğreti açısından İslam'daki en zengin, sistematik ve felsefi mezhep olarak görülür. İsmaililer ilk büyük başarılarını Fatımiler adlı Kuzey Afrika, Sicilya, Hicaz, Mısır'ı kontrol altında tutan bir imparatorluk kurarak kazanmışlardır. Burada Kahire adlı yeni bir şehir kuran İsmaililer El-Ezher Medresesi'ni kurup burayı dini öğretilerinin ve misyonerlik faaliyetlerinin merkezi haline getirmişlerdir. Fatımilerin sekizinci halifesi El-Mustansır'ın ölümünden sonra ortaya çıkan yeni halife tartışmaları neticesinde İsmaililer iki kola ayrılmış, Fatımileri yöneten askeri diktatörlük halifenin küçük oğlu el Mustali'yi, Doğu İsmailileri ve Fatımiler'deki dini hiyerarşi ise halifenin büyük oğlu Nizar'ı halife olarak tanımışlardır. Mustali kolu Fatımiler çöktükten sonra ortadan kalkmıştır. Nizariler ise İsmaililiğin esas kolu olarak Haşhaşinler aracılığıyla devam etmiştir. Haşhaşinlerin tarihi Alamut Kalesi'nin alınmasıyla başlar. Hasan Sabbah uzun süren misyonerlik ve insan kazanma faaliyetleri sırasında Selçuklularla mücadele etmek için rahat edebileceği ulaşılmaz bir yer aramış, Deylem'de yaptığı faaliyetler sırasında Alamut Kalesi'nde karar kılmıştır. Büyük ve yüksek bir kayalık tepe üzerine inşa edilmiş olan bu kaleye sadece dar bir patikadan ulaşılmaktaydı. Hasan Sabbah'ın buraya vardığı sırada kale onu Selçuklu sultanından almış olan Alevi Mehdi adındaki bir hükümdarın elindeydi. Önce bölgeye dailerini yollayan Hasan, bölge halkını ve Alamut'ta yaşayanları kendi tarafına çekmiştir. Hasan Sabbah bu olayları şöyle anlatmaktadır:' Ve sonra Kazvin'den Alamut'a bir dai gönderdim. Alamut insanlarından bazıları dainin telkinlerine uyup mezhep değiştirdiler ve Alevileri de buna teşvik ettiler. Dai yenilgiye uğramış gibi göründü, ancak bir yolunu bulup dönmelerin tümünü kale dışına çıkardı ve bütün kapıları kapatarak kalenin sultanın malı olduğunu ilan etti. Uzun münakaşalardan sonra onları yeniden içeri aldı ve insanlar da daha kötüsüyle karşılaşmamak için onun himayesi altına girdiler. ' Bundan sonra 4 Eylül 1090 günü gizlice kaleye alınmış, kalenin önceki sahibi elinden bir şey gelmediği için kaleyi terk etmiştir. İranlı tarihçilere göre Hasan Sabbah, Mehdi'ye üç bin altın dinar değerinde bir senet vermiştir. Böylece Hasan Sabbah ve Haşhaşinler örgütlerini resmen kurmuş ve faaliyetlerine başlamışlardır. Haşhaşiler Orta Çağ İslam dünyasında çok önemli rol oynamışlardır. Büyük Selçuklu Devleti'nin en parlak döneminde düşüşe geçmesine ve Sencer, Berkyaruk, Muhammed Tapar arasındaki taht kavgalarına önemli etkide bulunmuşlardır. Bu süreçte bazı Selçuklu sultanlarıyla müttefik olan Haşhaşiler çoğuyla da mücadele içinde olmuşlardır. Selçukluların dağılmasından sonra da etkisini sürdüren İran Haşhaşileri Moğolların İran'ı ve Bağdat'ı ele geçirmesine kadar ayakta kalmış, sonrasında ise son liderleri Rükneddin'in Hülagü'nün isteklerine uymasıyla tüm kaleler boşaltılmış (1256 Alamut, 1258 Lemeser, 1270 Girdkuh) ve Moğollar başta Alamut olmak üzere tüm kaleleri yakıp yıkmışlardır. Suriye Haşhaşileri Haçlı Seferleri sırasında siyasal olaylarda önemli bir rol oynamışlardır. Râşidüddin Sinan el-İsmâili döneminde siyasal ve öğretisel olarak en parlak dönemlerini yaşamışlardır. 1273 yılında ise kalelerini Baybars'a teslim etmişlerdir. Hasan Sabbah'ın kurduğu Haşhaşin Tarikatı sıkı bir hiyerarşi ve katı kurallara dayanmaktadır. Tarikat kendi örgütlenmesini da've (Farsça davet) olarak adlandırmıştır. Tarikatın temsicileri 'davetçiler' anlamındaki dai lerdir. Dailerin en alt kademesinde 'davete cevap veren' anlamına gelen müstecip ler, en üst kademede ise 'delil' manasına gelen hücce yani baş dai yer almaktadır. Cezire , dainin faaliyet gösterdiği bölgedir. İsmaililer de diğer mezhepler gibi dini liderlerine şeyh, pir, ata gibi ünvanlarla hitap eder. Tarikat mensuplarının birbirleri için kullandıkları terim ise 'yoldaş' anlamına gelen refik tir. Sıklıkla 'fedai' olarak bilinen suikastçiler ise tarikat tarafından esasiyun olarak adlandırılmıştır. Hasan Sabbah Kimdir?- Vikipedi Alamut - Vikipedi Kaynak: Vikipedi
Uğur Mumcu Cinayeti 21 Yıldır Aydınlatılamadı
Türkiye'de araştırmacı gazeteciliğin öncüsü Uğur Mumcu tam 21 yıl önce bugün bir bombalı suikast sonucu aramızdan ayrılmıştı. Mumcu için bugün birçok kentte anma etkinlikleri düzenlenecek. Mumcu için ilk olarak başkentte saat 10.30'da Batıkent Uğur Mumcu parkında anma töreni düzenlenecek. Bombalı saldırının gerçekleştiği sokağa karanfiller bırakılacak. Ardından da sevenleri saat 14.30'da Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki kabrini ziyaret edecek. Uğur Mumcu için sadece başkentte değil, başta İstanbul ve İzmir olmak üzere yurdun birçok merkezinde anma törenleri düzenlenecek. Gazeteci-yazar Uğur Mumcu 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucunda yaşamını yitirmişti. Mumcu suikastı, ölümünün 21'inci yılında hala aydınlatılabilmiş değil.CNN Türk