osmanlı Haberleri

osmanlı ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. osmanlı ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Dünya Kupası'nın En Küçük Ülkesi Curaçao ile İlgili Ortamlarda Satacağınız 8 Bilgi
150.000 nüfuslu Curaçao, bu yıl Dünya Kupası sahnesinde dev ekiplerle karşılaşıyor. Karayip'in ortasındaki bu küçük ülkeyi çoğumuz ilk kez duyduk, bu da gayet normal. Ama bir kez duyduktan sonra hikayelerini bildikten sonra unutmak zor. İlk maçında Almanya'ya 7-1 kaybeden Curaçao, attığı golle tarihe geçmenin sevincini yaşıyor. Dünya Kupası'nın en küçük ülkesiyle ilgili ortamlarda satacağınız birbirinden ilginç bilgiler sizlerle.
16-22 Haziran'da Sahnelenecek En Güzel Tiyatro Oyunları
16-22 Haziran’da tiyatro sahnelerinde birbirinden farklı türlerde dikkat çeken oyunlar seyirciyle buluşuyor. DasDas Sahne’den Maximum Uniq Hall’a, Moda Sahnesi’nden Kadıköy Eğitim Sahnesi’ne kadar birçok noktada dram, komedi ve kara komedi türündeki yapımlar sahnelenecek!Bakalım neler varmış...
Halîlî-i Maraşî'den Cahit Zarifoğlu'na: Beş Yüz Yıllık Kesintisiz Bir Edebi Gelenek
Sözün Bir Şehirde KöklenmesiKahramanmaraş artık dünya çapında bir edebiyat şehri. Bu çok özel. Kahramanmaraş, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda Edebiyat Şehri olarak tescillendi. Hatta Türkiye'nin UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'ndaki ilk “Edebiyat Şehri” Kahramanmaraş için 19 Haziran'da Atatürk Kültür Merkezi'nde uluslararası tanıtım programı düzenlenecek. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel'in katılacağı toplantıda edebiyat turizmi, kültür ekonomisi ve uluslararası işbirlikleri ele alınacak. 2025 yılında Kahramanmaraş'ın UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda Edebiyat Şehri olarak tescillenmesi, bu yazının arka planını oluştururken aynı zamanda onun meşruiyetini de pekiştiriyor. Zira UNESCO'nun bu kararı, Kahramanmaraş'ın edebi geleneğine dışarıdan biçilen bir etiket olmanın ötesinde içeriden fışkıran, asırlık bir birikimin uluslararası arenada teyit edilmesidir. Nitekim şehrin ortak bilincinde de bu duygu yaşamaktadır: 'Biz zaten biliyorduk; artık dünya da biliyor.'Bazı şehirler taşla, bazıları demir-çelikle hatırlanır; Kahramanmaraş ise sözle. Bu topraklar, yüzyıllar boyunca hem kahramanlar hem de şairler yetiştirmiş. Kılıcın yanı sıra kalemin, davulun yanı sıra sazın ve tüfek sesinin yanı sıra gazelin yankılandığı bu kadim coğrafya, Türk edebiyat tarihinin belki de en özgün ve kesintisiz kollarından birini oluşturur. Bir şehrin hafızası, sokaklarında olduğu kadar yetiştirdiği şairlerin, yazarların ve düşünürlerin sözlerinde de yaşar. Kahramanmaraş'ın edebiyat serüveni, dört yüz yılı aşan köklü bir birikimle bugüne ulaşan bir kültür mirası. Bu yazıda, uzun bir geçmişin izini sürerek UNESCO Edebiyat Şehri unvanına uzanan yolculuğun edebiyat tarihinden önemli duraklarını birlikte hatırlayacağız.16. yüzyılda Halvetî bir mürşidin dervişâne nefesleriyle başlayan bu edebi serüven; saz çalarak Çukurova'yı dolaşan bir Türkmen ozanın hece ateşiyle coşmuş, divan şiirinin yüksek aruzunda ustalaşmış bir müderrisle olgunlaşmış, mutasavvıf şairlerin tekkelerinde derinleşmiş ve nihayet 20. yüzyılın ortasında Türk edebiyatının omurgasını oluşturan bir neslin “Yedi Güzel Adam”ın kalemiyle zirveye ulaşmış. Tasavvufun Sesi: 16-19. Yüzyıllar
Bir Turist Türkiye Sokaklarında Özgürce Yaşayan Kedilerin Gülümseten Günlük Hayatını Paylaştı
Kültürümüzün en köklü ve en güzel parçalarından biri şüphesiz sokaklarımızı paylaştığımız can dostlarımız.  Bizler için mahallenin birer sakini olan bu tüylü dostlar, hayatın tam merkezinde, bizlerle iç içe bir yaşam sürüyor. Onların bu özgür halleri, dışarıdan gelen yabancı misafirler için her zaman büyük bir şaşkınlık ve hayranlık kaynağı olmaya devam ediyor.Ülkemizi ziyaret eden bir mücevher tasarımcısı, sokaklarda özgürce dolaşan kedileri paylaştı. 'Ülkeyi tahmin edin' notuyla paylaştığı video beğeni topladı. Kaynak
Mehmet Şef Bolu Aşçılarının Saraydaki Yükselişinin Arkasındaki Sırrı Anlattı
MasterChef Türkiye 9. sezonuyla ekranlara döndü. Birbirinden yetenekli aşçıların kıyasıya rekabet ettiği yarışmada, ilk etap tüm heyecanıyla başladı. Hem ülkemizin hem dünyanın dört bir yanından gelen yarışmacılar, kendilerine en çok güvendikleri tabakları şeflere sunarak ana kadroya girmek için ter döküyor. MasterChef Türkiye stüdyolarında şeflerin kendi aralarında gerçekleştirdiği gastronomi sohbetleri, ekran başındaki izleyicilere her zaman mutfak tarihine dair bilinmeyen pencereler açıyor. Yarışmacıların tezgah başında döktüğü ter kadar, jüri üyelerinin yemeklerin kökenlerine ve kültürel geçmişlerine dair yaptığı değerlendirmeler de büyük ilgi topluyor. İlk bölümde Mehmet Şef, sarayda neden çoğunlukla Bolulu aşçıların çalıştırıldığını anlattı.
Milli Takımın Yeni Forması İnternete Sızdı
Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın 2014-2015 sezonunda giyeceği forma tasarımı internete sızdı. Footyheadlines.com internet sitesine göre Türkiye bu sezon Nike'nin özel olarak hazırladığı bu formayı giyecek. Formadaki en çok dikkat çeken değişiklik ise Osmanlı motiflerinin kullanılması oldu. 16.yüzyılda Osmanlı'ya ait desenler formanın tamamında yer alıyor. Onedio
Tarihin Akışını Değiştiren 20 Kadın
Devletlere yön veren, tek bir sözüyle imparatorlukları titreten, yaptıkları buluşlarla dünyayı güzelleştiren kadınlar, yüzyıllardır tarihin akışını değiştiriyor. İşte tarihin akışını değiştiren kadınlar…
9 Soruda Kırım Krizi
Ukrayna’da Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç’in devrilmesinin ardından, gözler Kırım’a çevrildi. Tarihi boyunca Kiev’den ziyade Moskova’ya yakın durmuş bölgeden,’Rusya’nın işgale giriştiği’ yönünde haberler geliyor. Ukrayna medyası Simferopol yakınlarındaki bir üsse 2 bin asker taşıyan 13 uçağın indiğini öne sürdü. İddia doğrulanmasa da ABD’den “İşgalin bedeli olur” açıklaması gecikmedi. Peki Kırım niçin önemli? Bölgedeki gerilimin tırmanması, Batı’yla Rusya arasında sıkışan Ukrayna için genel olarak ne anlama geliyor?
Antik Kent Üstüne TOKİ Evleri!
İstanbul'da Hitit izlerinin bulunduğu Bathonea Antik Kenti'ni bakanlık ören yerine dönüştürmeyi hedeflerken TOKİ konut yapmak için başvurdu. TOKİ, 1. derece SİT olan bölgeyi de istiyor. Radikal gazetesinden Ömer Erbil’in haberine göre, İstanbul ’da ilk defa Hitit izlerinin bulunduğu Küçükçekmece Gölü kenarındaki Bathonea Antik Kenti kazılarının yapıldığı araziye TOKİ’nin konut yapmak istediği ortaya çıktı. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2013 yılındaki Bathonea kazı sonuçlarını görünce araziyi kamulaştırarak ören yeri statüsüne almak istedi. Bu yönde raporlar hazırlandı, bilimsel gerekçeler belirlendi. Bakanlık, İstanbul’un ilk ören yeri için İstanbul Üniversitesi’ne de görüşünü sordu. Üniversite arazinin elinden çıkacağını anlayınca apar topar TOKİ ile anlaşma yolunu seçti. 9 Ocak’ta yapılan protokole göre, TOKİ üniversitenin Çapa ve Cerrahpaşa’daki binalarını yenileyecek, Avcılar’daki kampüste sosyal tesisler yapacak, bunun karşılığında da üniversiteye ait 7 parsele konut inşa edecek. TOKİ, 1. derece arkeolojik SİT alanında konut yapmak için İstanbul 1 Nolu Koruma Kurulu’na geçen hafta resmen başvurdu. Şimdi kurulun kararı merakla bekleniyor. Neolitik çağ izleri Kocaeli Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Şengül Aydıngün , 2006 yılında Küçükçekmece Gölü havzası içinde Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ile 2 yıl yüzey araştırması yaptı. Buluntular oldukça ilginçti. Neolitik Dönem hatta Paleolitik Dönem buluntularına bile rastlayınca 2009 yılında bilimsel arkeolojik kazı için bakanlıktan izin aldı. Bu sırada da arazinin SİT dereceleri belirlendi. İlk iki yılık kazılarda önemli buluntular elde edildi. Bölgede sürdürülen yüzey araştırmaları ve kazı çalışmalarında 800.000 yıl öncesinden itibaren tarımın başladığı Neolitik Dönem, Tunç, Demir ve Antik Çağları (Helen, Roma ve Bizans) kapsayıp Osmanlı Dönemi sonlarına ulaşan kesintisiz bir zaman dilimine ait önemli arkeolojik verilerle karşılaşıldı. Bunlar arasında M.Ö. 7000’lerde Avrupa ’ya tarımın İstanbul üzerinden ulaştığını kanıtlayan çakmak taşından tarım aletleri, günümüzden 2700-2600 yıl öncesine ait iki antik liman ve dünyada keşfi yapılan üçüncü antik fener, Hititlere ait olduğu düşünülen 2 adet yapı adak heykelciği ile yine Hitit dönemi pişmiş toprak eserler, antik Roma yolları, Bizans sarnıcı, bazilika kalıntıları, yeraltı su kanalları bölgenin önemini ortaya çıkardı. Kazı, her geçen yıl daha da iyi sonuçlar vermeye başladı. Dünyanın en önemli 10 kazısı arasına giren Bathonea kazıları özellikle 2013 yılı kazı sezonunda arkeoloji dünyasının tüm dikkatlerini üzerine çekmeyi başardı.Öte yandan, Arazide İstanbul Üniversitesi bilimsel tarım uygulamaları yapıyordu. Üniversite kendisine ait 3. derece arkeolojik SİT alanında tekno-park yapmak istedi. Bu nedenle 1 No’lu Koruma Kurulu’na müracaat edilerek yaklaşık 200 hektarlık 4434, 4435, 5955, 5951 numaralı parseller 2010 yılında SİT’ten çıkarıldı. Çünkü arazinin bir tarafı 3. derece SİT alanıyken diğer tarafı 1. derece SİT alanıydı. Şimdi bu araziler konut yapımı için TOKİ’ye devredildi. İstanbul tarihine ayna 2013 yılı kazılarında ortaya çıkan bilimsel veriler Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Valiliği’ni de heyecanlandırdı. Bakanlık bölgenin ören yeri olması için uzmanlara rapor hazırlattı. İstanbul’un ikinci tarihi yarımadası olarak yeni bir turizm çekim merkezi olması planlandı. Efes, Troya, Bergama gibi ören yeri statüsü kazandırılarak bir yandan turistlerin bu bölgeyi ziyaret etmesi düşünülürken diğer yandan İstanbul’un karanlıkta kalmış dönemlerini açığa çıkarmak amacıyla bilimsel arkeolojik kazıların sürdürülmesi hedeflendi. İÜ apar topar devretti Bakanlık kamulaştırma yapmak için İstanbul Üniversitesi’ne geçen yıl sonunda görüşünü sordu. İstanbul Üniversitesi arazinin elinden çıkacağını anlayınca görüş bildirmek yerine apar topar TOKİ ile anlaşma yoluna gitti. 9 Ocak 2014’te üniversite ile TOKİ arasında protokol imzalandı. Bu protokole göre ‘‘İstanbul Üniversitesi’nin faaliyetlerini yürüttüğü Cerrahpaşa, Çapa ve Avcılar yerleşkelerindeki eğitim-öğretim ve hizmet binaları ile tescilli yapıların olası deprem risklerinin ortadan kaldırılması, modern tesislerde eğitim-öğretim hizmetleri ile diğer hizmetlerini sürdürebilmesinin temini için bu alanlarda eğitim-öğretim, sağlık, araştırma ve çevre düzenlemesinin yapılması ve inşa edilecek bu tesislerin finansmanının da üniversitenin atıl durumda olan Halkalı ve Avcılar’daki taşınmazları üzerinde proje gerçekleştirilmesi suretiyle mahsuplaşılmıştır.’’ Yerleşime uygun değil Yüzyıllardır göl kıyısı ve havza içinde yerleşen birçok medeniyete ait yapıların, yaklaşık 300 yılda bir depremlerle birçok kere yıkıldığı ve bölgenin bu nedenle terk edildiği arkeolojik kazı çalışmalarında bilimsel olarak ortaya konmuştu. Jeolojik açıdan yerleşmeye uygun olmayan bu alanın TOKİ tarafından yerleşime açılmak istenmesi de başka bir tezat oluşturdu. Diğer yandan TOKİ’nin konut yapmak istediği 4440, 4441 ve 4450 numaralı parseller ise 1. derece arkeolojik SİT alanı içinde kalıyor. 2863 sayılı yasa SİT alanlarında inşaat izni vermiyor. Aynı zamanda bu parsellerde Bathonea bilimsel kazıları devam ediyor. Ancak TOKİ tüm bunlar yokmuşçasına bu parsellerde konut yapmak için İstanbul 1 Nolu Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’na müracaat etti. Aynı zamanda da Küçükçekmece ve Avcılar Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yazı gönderip görüşlerini sordu. Üniversite ile yapılan protokolün hatırlatıldığı yazıda şöyle denildi: ‘‘İstanbul Üniversitesi mülkiyetinde bulunan Avcılar ilçesi Tahtakale Mahallesi 4434, 4435, 4440, 4441, 4450, 5951 ve 5955 nolu parseller ile Küçükçekmece Halkalı Mahallesi 4651 nolu parselleri kapsayan alanlara yönelik hazırlanacak imar planı çalışmalarına altlık teşkil etmek üzere meri imar planları ile görüşlerinizi, projelerinizi, ileriye dönük planlarımızı idaremize bildirin.” Ömer Erbil | Radikal Kaynak: T24