menzil Haberleri

menzil ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. menzil ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Eylül 2026 Tesla Fiyat Listesi! İşte Tesla Model Y Güncel Fiyatları ve Özellikleri
Silikon Vadisi'nde başlayan yolculuğuyla küresel elektrikli araç devrimine liderlik eden Tesla, Eylül 2026 Türkiye satış fiyatlarını güncelledi. Yazılım odaklı otomobil mimarisi, kablosuz (OTA) güncelleme altyapısı, minimalist iç mekanı ve gelişmiş Autopilot teknolojisiyle pazarın ezberlerini bozan marka; Türkiye'de büyük ilgi gören Model Y ile sonbaharda da pazarın odağında olmaya hazır.Peki Eylül 2026 itibarıyla Tesla Model Y'nin Türkiye fiyatı ne kadar oldu? İşte Model Y'nin donanımsal özellikleri ve güncel fiyat listesi.
161 Elektrikli Otomobil Değerlendirildi: Zirvedeki Otomobil Belli Oldu!
Elektrikli otomobil pazarı her geçen gün büyüyor! İngiltere’de satışta bulunan 161 farklı elektrikli otomobil kapsamlı bir araştırmayla mercek altına alındı. Auto Express tarafından gerçekleştirilen araştırmada uzman yol testçileri, tüm modelleri özellikleri ve sundukları deneyim üzerinden sıralama yaptı. Zirvenin sahibi Nissan oldu. Peki, en iyi elektrikli otomobiller hangileri? İşte detaylar.Kaynak
Eylül 2026 Citroen Fiyat Listesi! İşte C3, C4, C5, Aircross, Ami, Berlingo ve C-Eylsee Güncel Fiyatları
Fransız konfor dokunuşunu özgün tasarımla buluşturan Citroën, Eylül 2026 güncel fiyat listesini yayınladı. %100 elektrikli şehir içi mobilite çözümü Ami'den baştan aşağı yenilenen C3 ve C3 Aircross'a, fastback çizgisiyle dikkat çeken C4 X'ten amiral gemisi C5 Aircross ve pratik Berlingo'ya kadar tüm modeller yeni ayın cazip etiketleriyle tüketicilerin karşısına çıkıyor.Peki, Citroën C3, C3 Aircross, C4, C4 X, C5 Aircross, Ami ve Berlingo modellerinin Eylül 2026 fiyatları ne kadar oldu?İşte Citroën'in Eylül 2026 güncel fiyat listesi.
İlk Yerli Elektrikli Otonun Üretimi Durdu
Elektrikli otomobillere 4 milyar euro yatırım yapacağını açıklayan Renault’nun hedefleri şaştı. Vatan Gazetesi'nden Mete Tansu'nun haberine göre, Fransız marka, Türkiye’de üretilen ilk elektrikli otomobili Fluence Z.E.’nin üretimini durdurmaya karar verdi. Renault’nun yeni stratejisi doğrultusunda 2010 yılında Oyak Renault’nun Bursa tesisindeki bantlardan inmeye başlayan Fluence Z.E.’nin üretimi 2013’ün sonunda sessiz sedasız sona erdi. Türkiye’de üretilen ilk elektrikli aracın macerası 3 yıl sürdü. Renault’nun bu kararı almasında elektrikli araçlara beklenen talebin gelmemesi etkiliydi. 2009’da Fluence Z.E.’nin Bursa’da üretileceğini duyuran Renault’nun hedefleri büyüktü. Şirket, elektrikli araçtan yılda 20 bin adet üreteceğini, talebin artması halinde bu rakamı 30 bin adede kadar çıkarabileceklerini açıklamıştı. Oyak Renult’ya en büyük sipariş İsrail’den gelmişti. Oyak Renault, İsrailli şirket Better Place’yle yaptığı anlaşmaya bağlı olarak İsrail ve Danimarka’ya 5 yılda 100 bin adet elektrikli Fluence ihraç edecekti. Ancak tahminler tutmadı, Avrupa ülkelerinden elektrikli Fluence’a istenilen sayıda sipariş gelmedi. Türkiye’de 215 adet satıldı İlk yerli elektrikli araç, Türkiye’de de rağbet görmedi. Türk halkının 2012 yılının ortasında tanıştığı ve ‘10 liralık elektrikle Ankara’ya gitmeyi’ planladığı Fluence Z.E.’den bugüne kadar 215 adet satıldı. Peki dünyanın en pahalı benzinini kullanan vatandaş neden tercihini 100 km’de 2.5-3 lira yakan elektriklilerden yana kullanmadı? Elektrikli araçlar için altyapı sorununun çözülememesi yani yeterince şarj istasyonunun kurulamaması en büyük sıkıntı oldu. Uzun süren batarya şarj süreleri ve kısa menzil de satışları olumsuz etkiledi. Renault, yeni stratejisinde Zoe Z.E., Twizy Z.E. ve Kangoo Z.E.’ye ağırlık verecek. Zoe ile Twizy, bu yıl satışa sunulacak.Tahminler tutmadı Renault CEO’su Carlos Ghosn, 2020’de elektrikli araçların toplam pazarın yüzde 10’unu temsil edeceğini öngörüyordu. Hedefi 500 bin elektrikli Renault satmaktı. Ancak satışlar tahminlerin çok altında. Elektrikli otoların toplam satışı Avrupa’da 14 binde kaldı. Elektrikli Renault Fluence evdeki 220 voltluk prizle 6-8 saatte şarj edilebiliyor. Otomobil tam şarjla 185 kilometre yol katedebiliyor.Cumhuriyet
Uçakta Saati 22 TL'ye İnternet Dönemi
Türk Hava Yolları, TTNET ile yaptığı anlaşmayla, nisan ayından itibaren uzun menzil uçaklarında kablosuz internet hizmetini başlatıyor. Türkiye’nin lider internet şirketi TTNET ile dünyada en fazla ülkeye uçan hava yolu şirketi olan Türk Hava Yolları önemli bir işbirliğine imza atı. TTNET ve Türk Hava Yolları, THY uçaklarında wi-fi internet hizmeti vermek için anlaştı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Kurul Başkanı Tayfun Acarer, Türk Hava Yolları Genel Müdürü Doç. Dr. Temel Kotil ve TTNET Genel Müdürü Abdullah Orkun Kaya’nın katılımlarıyla Türk Hava Yolları’nın ev sahipliğinde gerçekleşen basın töreniyle, Türk Hava Yolları ve TTNET arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşma ile TTNET, Türk Hava Yolları filosunun internet erişimi bulunan uçaklarında sunulan WiFi hizmetinin internet servis sağlayıcısı ve Türk Hava Yolları’nın marka ortağı oldu. İlk etapta uluslararası uçuş yapan 12 adet 777 uçağında hizmete başlayacak olan wi-fi internet hizmeti ilerleyen süreçte 80 adet THY uçağında hizmete sunulacak. 'GÜCÜMÜZE GÜÇ KATACAĞIZ' Türk Hava Yolları Genel Müdürü Doç. Dr. Temel Kotil, 'Küresel havacılık platformundaki etkin pozisyonunu faaliyete geçirdiği yenilikler ve bu bağlamda gerçekleştirdiği teşrikimesailerle pekiştiren Türk Hava Yolları, bugün, yine alanında etkin bir ortak ile yeni bir iş birliğine imza atıyor. İlk etapta, önümüzdeki Nisan ayı itibariyle, 12 adet Boeing 777-300 ER tipi uçağımızda hâlihazırda mevcut bulunan WiFi internet hizmeti, siparişini verdiğimiz ve yakın gelecekte filomuza katılacak geniş gövdeli uçaklarımızla birlikte TTNET tarafından sağlanacak. Bunun yanı sıra TTNET ile geniş kapsamlı bir marka ortaklığına da adım attığımız için ayrıca mutluyuz. Bu anlaşmayla TTNET ile markalaşmayı sağlıyoruz. İnşallah bu projeyle de gücümüze güç katacağız.' dedi. 'THY İLE BİRLİKTE KANATLANIYORUZ' TTNET Genel Müdürü Abdullah Orkun Kaya ise yaptığı konuşmada, 2013 yılının kısa bir değerlendirmesini yaparak, 2013’te belirledikleri tüm hedeflere ulaştıklarını, ilkler dolu bir yılı, 4-4’lük bir performans ile zirvede kapattıklarını paylaştı. Wifi servisinin katma değerli servisler içinde ayrı ve önemli bir yeri olduğunu vurgulayan Kaya, 'Yeni bir servisin müjdesini vermek için buraya geldik. THY ile birlikte kanatlanıyoruz ve göklere uçuyoruz. 2013'te TTNEt son 5 yılın en büyük rakamlarına ulaştı ve 321 bin aboneye ulaştı. Ana işimiz olan wi-fi'nin ayrı bir yeri var. 2012'de bu 500 bin tablet satılmıştı, 2013'te bu rakam dörde katlandı ve 8 milyona ulaştı. THY ile bugün imzalayacağımız anlaşmayla 12 uçakta wi-fi bağlantımız olacak. İşbirliğimizin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum' 'BU PROJE GERÇEKTEN İHTİYAÇTI' Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Kurul Başkanı Dr. Tayfun Acarer, imza töreninde yaptığı konuşmada, TTNET ve THY İşbirliği anlaşması için, 'İnternet artık günlük yaşamımızın her alanında vazgeçilmez bir şekilde yer almakta ve son yıllarda geniş bant erişim abone sayısı hızlı bir şekilde artmakta. İnternet artık alimizin bir ferdi oldu. Data trafiği çok arttı ve dikkat çekmek istiyorum, işletmelerin data harcamaları daha çok artıyor. Datanın payı sesi geçti.' dedi. TTNET'in ciddi bir büyüme elde ettiğini belirten Acarer sözlerini şu şekilde sürdürdü, 'THY'yi zaten anlatmama gerek yok, kendilerinde çok memnunuz. Bu konuda THY kendine yakışanı yaptı. Bu proje gerçekten de ihtiyaçtı. Bugün burada olmamızın gerekçesi olan TTNET ile Türk Hava Yolları arasında imzalanan işbirliği anlaşmasının hayırlı olmasını diliyorum, tebrik ediyorum.' İNTERNET ÜCRETLİ Mİ OLACAK?  Proje şuanda test aşamasında olacak. TTNET wi-fi fly paketinde iki tarife var. Saatlik ücret 9.99 dolar, 24 saatlik paket ise 14.99 dolar. Uydu üzerinden uçaklara internet sağlanacak. 50 mbit'e kadar uçak içerisinde hız sağlamak mümkün. 9.99 doların kârı uydu sistemine gidiyor. THY'nin bu sistemde kârı çok az. HAVA GÜVENLİĞİ TEHDİDİ VAR MI? Bu sistem diğer sistemlere göre çok farklı sistem ve sertifakalı. Dolayısıyla güvenlik açısından bir sıkıntı söz konusu değil. KOTA SINIRI VAR MI? Sadece süre sınırı var ve 1 saat ya da 24 saatlik paketleri alınabiliyor. İnternet Haber
Ford'un Yeni Modelleri Cenevre'de Beğeniye Çıkıyor
Ford Motor Company, şirketin ürün odaklı dönüşümünde kaydettiği ilerlemeyi gösteren yeni araçları, Avrupa’daki otomobil fuarında görücüye çıkarıyor. Ford’un, “5 yılda 25 yeni araç” kapsamında yer alan Yeni Ford Focus, 2014 yılının ikinci yarısından itibaren çeşitli pazarlarda satışa sunulacakken; 2015 yılında Avrupalı tüketicilerle buluşacak olan Yeni Ford Mustang; ve şirketin Avrupa’ya yönelik geliştirdiği yeni büyük SUV aracın, teknoloji, tasarım ve işçilik unsurlarına dair güçlü ipuçları veren Yeni Ford Edge Konsept de fuardaki yerini alıyor. Ford, aynı zamanda, güneş enerjisiyle çalışan, türünün ilk örneği C-MAX Solar Energi Konsept ve Dakar Rally Ford Ranger araçlarının yanı sıra sürücünün kendi sesiyle basit komutlar vererek ve yüksek çözünürlüklü 8 inçlik renkli dokunmatik bir ekran yardımıyla araç içindeki sistemlerin kontrol edilmesi imkanı tanıyan, SYNC 2 teknolojisini de Cenevre’de Avrupa’lı müşterilerin beğenisine ilk kez sunuyor. “Eylül 2012’de açıkladığımız One Ford stratejimizin gücü ile, Avrupa’daki operasyonlarımızda dönüşüm gerçekleştirmeye söz vermiştik.” diyen Ford’un Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Başkanı Stephen Odell sözlerine şunları ekledi: “Kabuğumuza çekilip piyasadaki durgunluğun geçmesini beklemek yerine kendimizi, ürün geliştirme çalışmalarımızı hızlandırmaya ve müşterilerimize daha fazla araç ve teknoloji sunmaya adadık. 5 yıllık bir süre içerisinde en az 25 yeni aracı piyasaya sunacağımıza söz vermiştik. Bu zamana kadar 11 aracın lansmanını gerçekleştirdik ve sadece 2014 yılında en az 10 yeni araç daha geliyor.” Duygusal yeni tasarımıyla yeni bir Ford Focus Daha cesur, daha duygusal dış hatları ve usta bir işçiliğin eseri yeni iç tasarımıyla Yeni Ford Focus, Ford’un tüketicilerle ilk kez buluşturacağı Dikey Park Etme teknolojisi, Çapraz Trafik Uyarı sistemi ve Park Yerinden Çıkış Yardımcısı gibi özellikleri sunuyor. Dikey Park Etme teknolojisi sayesinde sürücü, geri geri giderek diğer araçların arasındaki boşluklara park edebilirken, Çapraz Trafik Uyarı sistemi, sürücüyü, park yerinden geri geri çıkarken, biraz sonra arkadan geçecek olan araçlara karşı uyarıyor. Park Yerinden Çıkış Yardımcısı ise paralel bir park yerinden çıkarken sürücüye yardımcı oluyor. Genişletilmiş yatay ızgara tasarımı ve uçak kokpitinden ilham alarak tasarlanan iç mekan, aracın sportif karakterini ve sürüş cazibesini pekiştiriyor. Yeni Focus, aynı zamanda, Ford’un ileri düzey araç içi bilgi-eğlence sistemi olan SYNC 2 teknolojisinin yanısıra yeni 1.5 litrelik EcoBoost benzinli ve TDCi dizel motorlarını ve 99 g/km CO2 emisyon oranlarına sahip 1.0 litrelik EcoBoost motorunu* Avrupalı tüketicilerle ilk kez buluşturan araç. Yeni Focus, Aktif Şehiriçi Güvenlik çarpışma önleme sisteminin 50 km/s’e kadar olan hızlarda etkili olacak şekilde geliştirilmiş bir versiyonunu ve Çarpışma Önleme Sistemini de ilk kez Avrupalıların beğenisine sunuyor. Aktif Şehiriçi Güvenlik teknolojisine benzer şekilde çalışan Çarpışma Önleme Sistemi, çok daha geniş bir araç tespit menziline sahip olması nedeniyle, sürücüyü daha yüksek hızlarda destekliyor. Ford’un MyKey teknolojisi de Yeni Focus ile ilk kez sunulan özellikler arasında. Yeni Mustang Yeni Ford Mustang’ın, 50 yıllık üretim geçmişinde ilk kez Avrupa’da satışa sunulacak. Yeni Ford Mustang, bir yandan dünyada satış rakamları 9 milyona ulaşan ikon statüsünü ve mirasını günümüze taşırken diğer yandan birinci sınıf performans vaat ediyor. Yeni 2.3 litrelik EcoBoost ve 5.0 litrelik V8 motor seçenekleriyle Yeni Mustang, sürüş rahatlığı sağlayan ve sürücüye yardımcı teknoloji özelliklerini de barındırıyor. Bu özellikler arasında, direksiyon, motor, şanzıman ve elektronik denge kontrolünün tepkilerinin değiştirilebildiği Seçilebilir Sürüş Modları ve SYNC 2 bulunuyor. Yeni Mustang, Avrupa’da fastback ve convertible modelleriyle satışa sunulacak. Aracın her iki model için geliştirilen yepyeni tasarımında, Avrupa’da ve dünyada hayranların yakından tanıdığı klasik Mustang’in, kilit tasarım unsurları korundu. Ford Edge Konsept şık tasarımıyla kendini tanımlıyor Yeni Ford Edge Konsept, şirketin Avrupalı tüketicilere sunacağı yeni büyük SUV’de kullanacağı teknoloji, tasarım ve işçilik unsurları hakkında güçlü ipuçları içeriyor. Ford’un geliştirme çalışmalarını yürüttüğü otonom sürüş teknolojileri arasında, araç içinden veya dışından kumanda edilebilen uzaktan kumandalı prototip park etme özelliği ve engelden kaçınma sistemleri bu araçta gösteriliyor. Aracın titiz bir estetik anlayışıyla şekillendirilmiş akıcı tasarımı, atletik, kendinden emin ve güçlü bir görünüm sunarken birinci sınıf malzemelerin ve işçiliğin göze çaptığı iç tasarım, Ford’un Avrupa’ya yönelik geliştirdiği ilk büyük ve lüks SUV modelinin segment beklentilerini aşacağını gösteriyor. C-MAX Solar Energi Konspt Ford tarafından geliştirilen, türünün ilk örneği C-MAX Solar Energi Konsept güneş enerjisiyle çalışıyor. Araçta kullanılan özel yoğunlaştırıcı, büyüteç işlevi görerek, yoğun güneş ışınlarını aracın üstündeki güneş panellerine yönlendiriyor ve gün içinde toplanan güneş ışığı sayesinde C-MAX Energi Plug-In Hybrid araçla aynı seviyelerde performans sunuyor. Ford’un araştırmalarına göre ortalama bir sürücünün yaptığı bütün seyahatlerin yüzde 75’inde enerji kaynağı olarak güneşten yararlanmak mümkün ve C-MAX Solar Energi Konsept, tipik bir araç sahibinin yol açtığı yıllık sera gazı emisyonlarını dört (metrik) ton oranında azaltabiliyor. Araç, bir günlük güneş enerjisi yüklenimiyle 30 kilometreden (18 mil) fazla menzil sunarak, ortalama bir Avrupalı kullanıcıya yılda 1.000 Euro’luk bir yakıt tasarrufu sağlayabiliyor.* Ford Dakar Ranger Avrupa’da yine ilk kez görücüye çıkan araçlardan Ford Dakar Ranger, Dakar Rallisi’ni daha yeni tamamladı ve fuardaki yerini aldı. 4×4 çift kabinli Ford Ranger’den yola çıkarak Ford Global Ürün Geliştirme Ekibi’nin desteğiyle Neil Woolridge Motorsport Şirketi tarafından modifiye edilen Ford Dakar Ranger, tek parça karosere, geliştirilmiş hafif komponentlere ve 350 PS güç sağlayan 5.0 litrelik V8 motora sahip. SYNC 2 ile ses kontrolü ve dokunmatik ekran Ford’un Avrupa’da ilk kez beğeniye sunulan SYNC 2 teknolojisi, navigasyon, klima, telefon ve eğlence özelliklerinin ses ile kumanda edilmesini sağlıyor ve yeni, yüksek çözünürlüklü 8 inçlik dokunmatik bir ekranı içeriyor. Ses kontrol düğmesine basarak ve “Acıktım” diyerek, bulunduğunuz yerdeki restoranların listesine ulaşmak ve tam adresi söyleyerek navigasyon verilerine kavuşmak mümkün. Avrupa’da ilk kez Yeni Focus ile görücüye çıkan SYNC 2 teknolojisi iki USB portu da dahil olmak üzere çoklu bağlantı seçenekleri sunuyor. Bölünmüş ekranlı navigasyon sistemi, bölgedeki simgesel yapıları/doğa şekillerini ve önemli kavşakları, 3 boyutlu olarak ekranda gösterirken Michelin Rehberi ve Michelin Yeşil Rehberi’ni de içeriyor. Odell şunları söylüyor: “Bugün Avrupa’da 18 ay öncesinde olduğumuzdan farklı bir şirketiz. Ve bundan 18 ay sonra, başlattığımız dönüşüm süreci çok daha çarpıcı bir duruş kazanacak. Bunun sonucunda Avrupa’yı çok daha canlı ve çok daha heyecan veren bir Ford bekliyor.”
Skoda'nın Yeni "Vision"U
Skoda Vision C konsepti, markanın gelişiminin ve tasarım anlayışındaki bir sonraki aşamanın simgesi olarak Cenevre Motor Show’da beğenilere sunuldu. Fuarda, ailelere ve maceracı ruhlara hitap eden Octavia Scout modelinin yanı sıra CNG (Sıkıştırılmış Doğal Gaz) ile çalışan seri üretim ilk Octavia da yerini alırken, eşsiz ve özel Octavia L&K, Yeti, Rapid Spaceback ve Citigo’nun Monte Carlo versiyonları da tanıtıldı. Çek otomobil üreticisi Skoda, markanın dinamizmini Cenevre Motor Show’da sergilediği yeni modeller ve versiyonlarla bir kez daha ortaya koydu. Son yıllarda dinamik modeller ve tasarım felsefesindeki gelişimle kaydettiği başarıyı “VisionC” coupe konseptiyle bir sonraki aşamaya taşıyan Skoda, fuarda yeni Octavia Scout ve doğalgazlı Octavia G-TEC’in dünya lansmanları gerçekleştirdi. Ayrıca yeni Octavia’nın en üst donanım seviyesini oluşturan Laurin & Klement versiyonu da Cenevre’de ilk kez görücüye çıktı. Skoda, sportif donanımlara sahip Yeti, Rapid Spaceback ve Citigo’nun yeni Monte Carlo özel versiyonlarını da fuarda sergiledi. Önemli bir kilometre taşı: “Skoda VisionC” Dinamik ve seçkin bir 5 kapılı coupe tasarım çalışması olan “Skoda VisionC”, kusursuz çizgileri ve mükemmel orantılara sahip hatlarıyla ön plana çıktı. Skoda’nın bu tasarım çalışması, aynı zamanda fonksiyonellik ve çevreye saygı anlamında da sofistike bir araç. Skoda’dan beklendiği üzere oldukça ferah bir iç mekana, mükemmel aerodinamik yapıya sahip Skoda VisionC, aynı zamanda doğal gazla çalışıyor. Marka açısından bir ilk olan beş kapılı coupe tasarımını görücüye çıkartan Skoda, böylece yeni araç konseptlerine uzak olmadığını da açıklıkla ortaya koydu. VisionC’yi, tasarım anlayışlarının bir sonraki aşamasının habercisi olarak niteleyen Skoda CEO’su Prof. Dr. Winfried Vahland, “Bu araç, Skoda’nın hareketli bir marka olduğunu açıkça kanıtlıyor. Skoda’nın geleneksel değerlerinden ödün vermeden, sofistike tasarımlar sunup, markanın duygusal karizmasını pekiştirmeyi amaçlıyoruz. Şirket tarihinin en büyük model atağı çerçevesinde, önümüzdeki yıllarda model ailemizi genişletmeye ve geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. Skoda Satış & Pazarlama’dan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Werner Eichhorn da Cenevre’de görücüye çıkan “VisionC” konseptinin, marka tasarım dili açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu vurgulayarak, “Skoda VisionC, heyecan verici ve açıkça, atılım içinde olan bir markayı temsil etmekte” diye konuştu. Çok yönlü ve maceraya hazır “Skoda Octavia Scout” Yeni Skoda Octavia Scout modelinin dünya lansmanı da Cenevre’de yapıldı. Bir crossover olan Octavia Scout, güçlü off-road aracı görüntüsü, zorlu zemin koşullarında bile mükemmel olan sürüş dinamikleri, güçlü modern dört tekerlekten çekiş sistemi ve yenilikçi teknolojileriyle gerçek bir scout konsepti deneyimi sunuyor. Çok yönlülüğüne ek olarak, yeni Octavia Scout, yeni nesil Octavia’nın tüm en iyi özelliklerini de üzerinde barındırıyor: yüksek fonksiyonellik, olağanüstü ferah iç mekan, mükemmel kalite, en yeni güvenlik ve konfor donanımları. Farklı yeteneklere sahip olan Octavia Scout, off-road koşullarında olduğu kadar, çarpıcı maceracı görünümüyle kendisini caddelerde de fark ettiren gerçek bir karakter. Güçlü ön ve arka tamponlar, aracı çevreleyen plastik koruma bantları Octavia Scout modelinin ayırt edici görsel özelliklerinden. Yerden yüksekliği 171 mm’ye çıkarılan araç, böylece standart Octavia’dan 33 mm daha yüksek hale gelirken, iç mekanında da Scout modeline özel bazı tasarım unsurları taşıyor. Beşinci nesil Haldex kavrama sistemine sahip dört tekerlekten çekiş sistemi, arazi koşullarında bile mükemmel sürüş kalitesi sunuyor. Yeni Octavia Scout, mükemmel yokuş tırmanma performansı ve yol tutuşuyla da yüksek puanlar topluyor. Octavia Scout’ta ayrıca yenilikçi çok kollu arka aks bulunuyor. Güçleri 184 PS’ye kadar ulaşan motor seçenekleri arasında iki dizel ve bir benzinli motor bulunuyor. Bir önceki modelle karşılaştırıldığında yeni Octavia Scout’ta emisyon ve tüketim değerleri ortalama yüzde 20 oranında düşürüldü. Skoda Octavia G-TEC: “doğayı önem veren erişilebilir teknoloji” Octavia’nın seri üretim ilk doğalgazlı versiyonu olan “Skoda Octavia G-TEC” de Cenevre’de dünya lansmanı yapılan modelleri arasında yer aldı. Yeni Octavia G-TEC, Skoda yelpazesini doğa dostu ve erişilebilir modellerle genişletmesi açısından önemli bir kilometre taşını simgeliyor. 1.4 TSI 110 HP’lik hem benzin hem de doğalgazla çalışabilen motora sahip Octavia G-TEC, bir depo yakıtla maksimum 1.330 km menzile ulaşabilen “yakıt ekonomisi uzmanı” olarak nitelendiriliyor. İki tam dolu gaz tankı toplam 410 km’lik menzil sağlıyor. CNG tankları boşken, araç otomatik olarak benzinle yola devam ediyor. Sadece benzinle aracın katedebildiği toplam yol ise 920 km. Octavia G-TEC doğa dostu Green paket ile (Start-stop sistemi ve fren enerjisi geri kazanım sistemi standart) satılıyor. Yakıt tüketimi 100 km’de 5.4 m3 (3.5kg), doğal gaz ve emisyon değeri yalnızca 97 g/km. Doğa dostu doğal gaz seçeneği Skoda Octavia’nın Octavia Combi modellerinde de sunuluyor. Octavia, Çek üreticinin Citigo’dan sonra doğal gazlı versiyona sahip ikinci aracı oluyor. Ekonomik, düşük emisyonlu Skoda GreenLine modelleri, olağanüstü çevresel değerler sunuyor. Şu anda emisyon değerleri 120 g CO2/km’nin altında olan 97 Skoda modeli bulunurken, bunun 17’sinin CO2 salımı 100 g CO2/km’nin altında. Eşsiz ve zarif “Octavia L&K” Cenevre Motor Show’da tanıtılan ve Çek üreticinin kurucularından Laurin ile Klement’in isimlerini simgeleyen Skoda Octavia L&K ise eşsiz bir zarafet sunuyor. Bu üst donanım paketi ise Skoda Octavia ve Octavia Combi’de yer alıyor. L&K paketinin donanımları arasında; 18 inç alüminyum jantlar, LED gündüz farlarına sahip bi-xenon farlar, LED teknolojili stop lambaları, iç mekandaysa 4 kollu çok fonksiyonlu direksiyon simidi, eşsiz kahverengi deri/Alcantara koltuklar, Canton ses sitemi ve yeni dekoratif döşemeler bulunuyor. Yeni Octavia L&K, üç güçlü motor seçeneğine sahip. Bunlar 1.8 TSI/184 HP benzinli, 2.0 TDI/150 HP ve 2.0 TDI/184 HP dizel motorlar. 1.8 TSI ve 2.0 TDI/150 HP motorlarda manuel veya DSG otomatik şanzıman seçenekleri bulunuyor. 2.0 TDI/150 HP’lik manuel şanzımanlı dizel motor, 4 tekerlekten çekiş sistemiyle tercih edilebiliyor. 2.0 TDI/184 HP motor seçeneğiyse 6 ileri DSG şanzıman ve dört tekerlekten çekiş sistemiyle 2014 yılının ikinci yarısından itibaren satışa çıkıyor. Monte Carlo model ailesi genişliyor Skoda’nın Cenevre’de sunduğu diğer yenilikler ise daha sportif tarza sahip üç yeni Monte Carlo versiyonu. Çek üretici, Yeti, Rapid Spaceback ve Citigo’nun Monte Carlo versiyonlarını ilk kez bu fuarda sergiledi. Bu üç yeni üyenin katılmasıyla, daha önceden tanıtılan Fabia ve Fabia Combi’yle birlikte Monte Carlo özel modellerinin sayısı da 5’e yükseldi. Sportif tasarıma sahip araçlarda etkileyici siyah 15–17 inç alüminyum jantlar, karartılmış arka yan camlar ve ayırt edici siyah tasarım unsurları kullanılıyor. Yeti ve Rapid Spaceback Monte Carlo, siyah tavana sahip. Monte Carlo modellerinin iç mekanında özel kırmızı dikişli direksiyon simidi, siyah iç mekan ve özel tasarımlı spor koltuklar bulunuyor. Bu özel modeller Skoda’nın motor sporlarındaki başarısını simgeliyor.
Dünyanın En Büyük 20 Hava Yolu Şirketi
Air Canada, Kanada'nın ulusal ve en büyük havayolu şirketi. Yaklaşık 28 yıl boyunca Trans-Canada Air Lines adını taşıyan şirket bugünkü adını 1 Ocak 1965'te aldı. Air Canada'nın merkezi Montreal'dedir. 1966'da, Moskova'ya (Sovyetler Birliği) sefer düzenleyen ilk Kuzey Amerika havayolu şirketi oldu.Air Canada, ülke içinde 15 yurtdışında ise 81 noktaya uçmaktadır. Canada Air filosu  362 yolcu uçağından oluşmaktadır.
Güçlü Wi-Fi İçin 5 Altın Kural
TP-LINK, kablosuz internet ağlarından daha iyi verim alınabilmesi için kullanıcıların dikkat etmesi gereken noktaları bildirdi. Cihazların konumu, anten kullanımı, alıcı-verici uyumu gibi güçlü Wi-Fi bağlantısı için beş altın kurala dikkat çeken şirket, ayrıca ölü bölge sorunu için de çözümler önerdi. İnternete bağlanan cihaz sayısı arttıkça kablosuz ağların hem kullanımı artıyor hem de verimliliği daha önemli hale geliyor. Dünya kablosuz ağ pazarının lider üreticisi TP-LINK, daha güçlü ve daha hızlı kablosuz ağ (Wi-Fi) için kullanıcılara önerilerde bulundu. Güçlü Wi-Fi’ın yanı sıra, ölü bölge (kablosuz ağ sinyalinin ulaşmadığı ya da bağlantı hızının düşük olduğu bölgeler) sorunu için de çözüm önerileri sundu. 1- Cihaz Konumlandırma: Daha güçlü Wi-Fi için birinci altın kural, kablosuz sinyal dağıtıcı cihazın konumu. Cihaz, mümkün olduğunca orta bir noktada olmalı; duvara yakın konulmamalı. Duvar ve köşeler gereksiz sinyal kaybına neden olabilen unsurlar. Ayrıca, DECT telefon, mikrodalga fırın, bluetooth cihazlardan uzak olarak konumlandırılması öneriliyor. Bu cihazlar da Wi-Fi sinyallerini engelleyebiliyor. Ahşap döşemelerin ya da dekoratif amaçlı duvar kaplamalarının kablosuz sinyalleri de soğurduğu unutulmamalı! 2- Kanal Seçimi: Kablosuz ağ sinyalleri, belirli frekans aralıklarında çok sayıda kanal ile dağılır; kullanıcılar genelde bunu bilmezler. Ücretsiz üçüncü parti bir yazılım ile aynı frekansta yayın yapan kanallar incelenebilir ve en az yayın görülen kanal seçilerek sabitlenebilir. Bu sayede daha ‘temiz’ bir kanaldan sinyaller ulaştırılır. 3- Anten Kullanımı: Güçlü Wi-Fi için sinyal dağıtıcı kadar önemli bir başka cihaz da antenler. Bina yapısına göre sinyalin taşınacağı noktalara uygun açıda anten kullanılması, verimi artırıyor. Örneğin, dairesel sinyal yayan bir anteni, duvar arkasında sinyale ihtiyaç duyulmayan köşelere koymak, gereksiz sinyal kaybı olacağı için doğru değil. Sinyal dağıtıcı cihaz köşeye yerleştirilecek ise dar açılı yönlü antenler ile cihazın sinyalleri belirli bir alanda en verimli şekilde toparlanabilir. Bu nedenle kablosuz cihaz seçiminde antenlerinin değiştirilebilir olması da önem kazanıyor. 4- Çift Kanal (Dual-Band) Desteği: Kablosuz ağ ürünleri iki farklı frekanstan sinyal yayıyorlar: 2.4GHz ve 5Ghz bandı. Yeni nesil akıllı telefonlar ve diğer cihazlar 5GHz bandını da destekleyen alıcılar ile üretiliyor ve 5GHz bandı daha az kullanılan bir kanal. Bu nedenle öncelikle dual-band destekli kablosuz dağıtıcı cihazların tercih edilmesi gerekiyor. Hem alıcı hem verici tarafındaki cihazlarda bu destek mevcut ise, etraftaki 2.4GHz’de yayın yapan birçok cihazdan etkilenmeyen tertemiz bir bant kullanarak, 5GHz’de iletişimin farkını kolayca hissetmek mümkün. 5- Alıcı-Verici Uyumu: Güçlü Wi-Fi için son altın kural ise alıcı (masaüstü bilgisayar, dizüstü bilgisayar, akıllı telefon vb) ve vericilerin (modem/router/access point)) benzer özellikte olması. Örneğin 802.11n destekli 300Mpbs hıza sahip bir modem, daha eski kablosuz ağ standardı olan 802.11b ya da g destekli 54Mbps hıza sahip kablosuz ağ kartı olan bir masaüstü bilgisayar ile kullanıldığında modemin hızından yararlanılamıyor; düşük olan hız 54Mbps kullanılıyor. Bu tür durumlarda alıcıların hızlarını da modem hızına getirebilecek adaptörler (PCI, PCIe ya da USB adaptörler) kullanılması gerekiyor. TP-LINK Türkiye Teknik Müdürü Önder Tayanç, ayrıca ölü bölgeler sorununu yok etmek için de kullanıcılara bazı önerilerde bulundu. Binaların yapısı nedeniyle kablosuz ağ sinyalinin evin ya da ofisin her noktasına ulaşamadığı durumlarda menzil genişletici (range extender) ya da erişim noktası (access point) ürünlerinin kullanılabileceğini belirten Tayanç, “Sinyal tekrarlayıcı bu cihazlar evin/ofisin yapısına uygun olarak seçilip kullanıldığında kablosuz ağda ölü bölge sorununu ortadan kaldırır. Evin/ofisin her noktasında dengeli bir şekilde kablosuz olarak internete bağlanılabilir” dedi. TP-LINK’in sinyal tekrarlayıcı ürünlerinin marka-model bağımsız olduğunu vurgulayan Tayanç, evrensel tekrarlayıcı modundaki bu ürünlerin her marka-model modem/router ile uyumlu çalıştığını ifade etti. Özellikle çok katlı daire ya da evlerde (iki katlı vb) ise sinyal tekrarlayıcı yerine powerline adaptör çözümleri ile ölü bölge sorununun aşılabileceğine dikkat çeken Tayanç, “İki katlı yapılar ya da dekorasyonda kullanılan duvar giydirmeleri gibi bazı unsurlar nedeniyle yaşanan ölü bölge sorunlarında sinyal tekrarlayıcılar çözüm olamayabilir. Bu durumlarda elektrik hattını internet ağına dönüştüren powerline adaptörleri öneriyoruz. Böylece elektrik prizi olan her noktaya kablolu ya da kablosuz olarak interneti taşımak; ölü bölge sorununu aşmak mümkün oluyor” dedi.WeBeyn.com