Türkiye Özgecan İçin Ayakta

 > -

2 gündür aranan üniversiteli Özgecan’ın ceseti bir dere yatağında yanmış olarak bulundu. Genç kızı bindiği yolcu minibüsünde bıçaklayarak öldürdükten sonra yaktıkları öne sürülen 3 şüpheliden önce 2’si gözaltına alındı. Cinayet zanlısı olarak aranan Suphi A. da dün akşam saatlerinde yakalandı. Gözaltına alındıktan sonra sağlık kontrolü için Tarsus Devlet Hastanesi'ne götürülen zanlıları, hastanede toplanan kalabalık linç etmek istedi. Polis ve jandarma öfkeli kalabalığı güçlükle yatıştırdı.

Doğan Haber Ajansı’nın ulaştığı ilk zanlı ifadelerine göre minibüs şoförü Suphi A., Özgecan'a tecavüz etmeye kalkınca genç kız direndi. Suphi A. önce bıçakladı sonra da başına demir çubukla vurdu. Babası ve arkadaşından yardım istedi. Özgecan’ın cansız bedenini ormanlık bir alanda yaktılar.

Fotoğraf: EPA

Tüm Türkiye'yi ayağa kaldıran olayla ilgili Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı dava sürecine müdahil olacaklarını açıklarken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile birlikte Başbakan Davutoğlu da Özgecan'ın ailesini arayarak taziyelerini iletti. Davutoğlu, "bu alçakça saldırının katillerinin gerekli cezayı alması için her şey yapılacaktır" dedi. Birçok siyasi isim de olayı kınadı ve tepkilerini gösterdi.

Çağ Üniversitesi'nde Psikoloji bölümünde okuyan Özgecan Aslan (20), 11 Şubat 2015 günü okuldan çıktıktan sonra Tarsus'ta bir alışveriş merkezinde arkadaşıyla birlikteydi. 

Alışveriş merkezinde arkadaşından ayrılan ve ikamet ettiği Mersin'e gitmek isteyen Özgecan Aslan, iddiaya göre şehirlerarası sefer yapan minibüse bindi. O saatten sonra Özgecan Aslan'dan haber alınamayınca ailesi tarafından kayıp başvurusu yapılmıştı.

Çağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 1'nci sınıf öğrencisi Özgecan Aslan'ın 11 Şubat'ta ailesi tarafından polise kayıp olduğu yönünde dilekçe verildi.

Üniversiteli kız aranırken dün akşam saatlerinde Tarsus-Mersin-Adana arasında yolcu taşımacılığı yapan 33 B 8756 plakalı minibüs sürücüsü 26 yaşındaki Suphi A. jandarma noktasında durarak otoyola nasıl çıkacağını sordu. Jandarma ekipleri, minibüsün tarif ettikleri yol yerine ormanlık alana doğru gittiğini fark edince şüphelenip takip etti. Jandarma peşinden gittiği minibüsü yol kenarında durdurup arama yaptı.

Sürücü ile beraberinde babası 50 yaşındaki Necmettin A. ile 20 yaşındaki Fatih G'nin bulunduğu minibüste kan izlerine rastlandı. Sürücü müşteri olarak minibüse aldıkları 2 yolcunun kavga ettiğini o yüzden olduğunu ileri sürdü. Gözaltına alınan 3 şüpheli, yapılan işlemlerin ardından serbest bırakıldı.

Şapkası bulundu

Araştırmasını sürdüren jandarma, üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın, kayıp bilgisi üzerine tekrar minibüsü aramaya başladı. Tarsus'ta yapılan yol kontrolü sırasında 33 B 8756 plakalı minibüs içinde Necmettin A. ve Fatih G. ile birlikte ele geçirildi. Minibüste yeniden yapılan aramada, bulunan bir kadın şapkası, kayıp öğrencinin babası Mehmet Aslan'a, gösterildi. 

Baba Mehmet Aslan, şapkanın kızı Özgecan'a ait olduğunu söyledi. Bunun üzerine sorgulanan Necmettin A. ve Fatih G., suçlarını itiraf ederek genç kızı öldürdükten sonra benzin dökerek yakıp, Çamalan Köyü Alman Mezarlığı yakınındaki Cin deresine attıklarını itiraf ettiler.

Piknik alanında bulundu

Zanlıların gösterdiği yerde yapılan aramada vücudunun bir bölümü yanmış kadın cesedi bulundu. Tarsus Devlet Hastanesi'ne getirilen cenaze, kayıp genç kızın Tarsus'ta en son birlikte görüldüğü kız arkadaşına gösterildi. Cesedi teşhis edemeyen ve ismi açıklanmayan genç kız, kıyafetleri görünce arkadaşına ait olduğunu söyleyip fenalık geçirdi. 

Jandarma tarafından sakinleştirilen genç kız, "Öğlene kadar birlikte okuldaydık. Saat 13.30'da okuldan birlikte çıktık. Alışveriş merkezinde yemek yedik, akşam saatlerinde minibüse bindik. Ben yolda indim o da evine gitmek üzere devam etti. Aynı gece kayıp olduğu bilgisini aldık, bir gün sonra da okula gelmedi"dedi. Ailesi de cenazesinin kızlarına ait olduğunu minibüste bulunan şapka ve kıyafetlerinden teşhis etti.

Cinayetinin perdesi aralanıyor

Tüm Türkiye’de büyük tepkilere sebep olan Özgecan Aslan cinayetinin işleniş şekli ortaya çıktı. Doğan Haber Ajansı’nın ulaştığı ilk zanlı ifadelerine göre Aslan, kendisine tecavüz etmek isteyen Suphi A.’ya direndiği için öldürüldü. Suphi A. Daha sonra babası ve bir arkadaşından cesedi yok etmek için yardım istedi ve bu üç kişi Özgecan’ın cesedini yakarak bir dere yatağına attı.

Çağ Üniversitesi öğrencisi Özgecan Aslan, Mersin’deki evine gitmek için bir arkadaşıyla birlikte cinayet şüphelisi şoför Suphi A.'nın minibüsüne bindi. Tarsus’ta oturan arkadaşı inince Özgecan minibüste tek yolcu kaldı.

Şoför Suphi A., Mersin’e D-400 karayolundan gitmesi gerekirken güzergâh değiştirerek Tarsus- Mersin Otoyoluna saptı. Sürücünün güzergâhını değiştirmesinden şüphelenen Özgecan, onunla tartıştı. Yola devam edip minibüsü tenha bir yerde durduran Suphi A.'nın tecavüze kalkıştığı Özgecan, yanında taşıdığı biber gazını sıkarak karşı koydu. Boğuşma sırasında Özgecan, Suphi A.'nın yüzüne tırnaklarını geçirip direndi. Şoför Suphi A., bıçağını çıkarıp Özgecan’a defalarca sapladı ardından araçta bulunan demir çubukla vurarak öldürdü.

Suphi A., Özgecan’ı öldürdükten sonra cesediyle birlikte Tarsus’a dönüp babası Necmettin A. ve arkadaşı Fatih G.’den yardım istedi. Onlar da gelince birlikte Özgecan’ın cesedi ortadan kaldırmak için benzin alıp ormanlık bölgeye götürdüler. Cesedi yakıp Cin deresie attılar.

Tarsuslu varlıklı bir aileden olan Necmettin A.'nın kuyumcu olduğu, işleri bozulup iflas edince şoförlük yaptığı, kaçakçılık suçundan sabıkalı olduğu ve bir süre önce trafik kazasına karıştığı belirlendi.

DNA örneği kalmasın diye ellerini kesmiş

DHA tarafından paylaşılan habere göre; Tarsus İlçe Jandarma Komutanlığı'nda sorgusu devam eden cinayet şüphelisi Suphi Altındöken'in bıçaklayarak öldürdüğü üniversiteli Özgecan Aslan'ın boğuşma sırasında yüzünü tırmalaması nedeniyle, tırnaklarının arasında DNA örneğinin kalmaması için her iki elini de bileklerinden kesip kollarından ayırdıktan sonra yaktığı ortaya çıktı.

Olay yerinde yapılan incelemede Özgecan'ın cesedinin yanında bulunan iki elinin de büyük oranda yandığı belirlendi. Sorgu sırasında, 'Özgecan'ın ellerini neden kestin?' sorusuna soğukkanlı yanıt veren Suphi Altındöken, "Boğuşma sırasında yüzüme tırnaklarını geçirdi. Ben de tırnaklarının arasında DNA örneğim kalmasın diye kestim" yanıtını verdi.

Bu arada cinayetin D-400 karayolu ile Tarsus Mersin otoyolu arasındaki bağlantı yolunda işlendiği anlaşıldı. Cinayet şüphelisi Altındöken'in, D- 400 karayolundan Mersin'e gitmesi gerekirken güzergah değiştirerek Tarsus- Mersin otoyoluna doğru saptığını, 3 kilometrelik bağlantı yolunun ortalarındaki sakin bir bölgede minibüsü durdurduğunu ve olayın orada gerçekleştirdiğini, cinayetin ardından minibüsteki cesetle tekrar Tarsus'a döndüğünü söylediği belirtildi.

Katil zanlılarına linç girişimi

Cinayetle ilgili araştırmasını sürdüren polis ve jandarma ekipleri, akşam saatlerinde firari Suphi A.'yı, saat 21.00 sıralarında Fatih Mahallesi'nde bir alış veriş merkezinin yakınlarında saklanırken yakaladı. 

Gözaltına alınan şüpheli önce sorgulanmak için emniyete götürüldü. Burada işlemleri yapılan Suphi A., babası Necmettin A., ile Fatih G., sağlık kontrolü için Tarsus Devlet Hastanesine getirildiler.

Jandarma ve polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, hastanede bulunan kalabalık cinayet zanlılarına saldırarak linç etmek istediler.

Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, polis ve Jandarma ekipleri tarafından kordon oluşturularak hastaneden çıkarıldı.

Acılı anne isyan etti: 'İdam edilsin'

Özgecan Aslan'ın annesi Songül Aslan, "Bir dolmuşa binip de evine gelirken bu katliamın olmasına benim aklım ermiyor, akıl sır erdiremiyorum. Kızımın tek hatası dolmuşa binip evine gelmek mi" dedi.

Aslan, kızı için Mersin Şehir Mezarlığı'nda düzenlenen cenaze töreni öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, kızının katil zanlılarının en büyük cezayı almasını istediğini söyledi.

"Masum bir kızın ölmesine neden olanların benim kızımdan beter olmasını istiyorum" diyen anne Aslan, şöyle devam etti:
"Bu hakkın yerde kalmamasını istiyorum. İdam edilsin, işkence edilsin. Özgecan melek gibi kalbi temiz, yüreği temiz, her konuda herkese iyilik yapan bir insandı. Okuyup adam olma hedefleri vardı. Bir dolmuşa binip de evine gelirken bu katliamın olmasına benim aklım ermiyor, akıl sır erdiremiyorum. Kızımın tek hatası dolmuşa binip evine gelmek mi?"

Özgecan Aslan'ın cenazesinde tabutunu kadınlar taşıdı

Cenaze namazını kadınların ön safta kılmak istemesi üzerine tartışma yaşandı. İmam tartışmaya müdahale etti. Daha sonra ise cenaze namazı kadın ve erkeklerin karışık şekilde saf tutmasıyla kılındı.

Bu arada, törene katılan kadınlar, "Kadın cinayetlerini durduracağız, Özge'ye uzanan eller kırılsın, Özge için adalet istiyoruz, kadınlar için özgürlük" sloganları atarak alkışlarla cenazeyi mezara kadar götürdü. Özgecan'ın tabutunu da kimseye bırakmayarak omuzlarında kendileri taşıdı.

Özgecan Aslan'ın cenazesi gözyaşları arasında Mersin Şehir Mezarlığı'nda toprağa verildi.

‘Kadın katillerinden hesap soracağız’

Özgecan Aslan’ın ölümünün ardından kadınlar İstiklal Caddesi’nde Fransız Konsolosluğu önünde toplandı.

Binlerce kadın Kadıköy sokaklarını inletti: “Özgecan’ın hesabını soracağız!”

Özgecan Aslan’ın hesabını sormak için binlerce kadın akşam saatlerinde de toplanarak, Kadıköy’de bir araya geldi. Kadıköy sokakları kadın düşmanlığına ve AKP iktidarına karşı sloganlarla yankılandı.

Özgecan Aslan’ın Mersin’de üç erkek tarafından katledilmesi sonrası kadın cinayetlerine ve kadın düşmanlığına karşı açığa çıkan öfke, ülkenin dört bir yanında kitlesel eylemlere yol açtı. İstanbul’da öğle saatlerinde Taksim’de yapılan eylemin ardından akşam saatlerinde ise Kadıköy’de bir araya gelindi.

Saat 19’a doğru Boğa’da buluşan binlerce kadın, caddeleri trafiğe kapatarak Rıhtım’a yürüdü. Yürüyüşte erkek egemenliğine ve AKP iktidarına yönelik tepki, kadın cinayetlerinin politik olduğuna yönelik vurgular ve kadın mücadelesinin yöntemine ilişkin talepler slogan ve dövizlere yansıdı.

Bakanlık davaya müdahil olacak

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Mersin'de iki gün önce kaybolan, daha sonra hunharca öldürüldüğü tespit edilen Özgecan Aslan'ın cinayeti ile ilgili olarak, Bakanlığın olayın takipçisi olacağı bildirildi.

Açıklamada, ''Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı adli süreç başladığında davaya müdahil olacaktır. Hayatının baharında cinayete kurban giden Özgecan Aslan'a, Allah'tan rahmet, acılı aileye ve tüm Türkiye'ye baş sağlığı dileriz'' denildi.

Erdoğan çiftinden ve Davutoğlu'ndan taziye telefonu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, hunhar bir cinayete kurban giden üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın ailesini telefonla arayarak, taziyelerini iletti.

Ayrıca Başbakan Davutoğlu da acılı aileye taziyelerini iletirken, "bu alçakça saldırının katillerinin gerekli cezayı alması için her şey yapılacaktır" dedi.

Sosyal Medyadan Tepkiler

Bu Haber ile İlgili Linkler

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAdanaAhmet DavutoğluAkaryakıtBaşbakanİdamİstanbulKatilMersinPolisRecep Tayyip ErdoğanTecavüzannekadınlarolay
Görüş Bildir