Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Onedio ile Kitap Keşfi: Okuma Listenize Ekleyebileceğiniz Yeni Çıkan 20 Okunası Kitap

 > -

2016 yılının yeni çıkan kitaplarını keşfetmeye devam ediyoruz! Çoğunluğu roman olmakla beraber, farklı türden yapıtlarla okuma listenize eklemelerde bulunacağınız 20 yeni kitabı sizler için derledik. Kitabınız bol olsun, iyi okumalar diliyorum!  

Not: Kitapların özetlerinde tanıtım bültenlerinden yararlanılmıştır ve sıralamanın kitapların niteliğiyle herhangi bir ilişkisi yoktur.

1. "Biz Hayvanlar", Justin Torres

Tür: Roman

Yayıncı: Doğan Kitap

Özet: Yoksulluk ve şiddeti, melezliğin, farklılığın deneyimiyle birlikte yaşayan üç çocuk… Erkekliğin ve “hayvanlığın” kesiştiği o acı dolu ve keskin varoluşun ortasında yetişkinliğe adım atarken, üç hayvandan biri farklı olduğunu hissedecek, onu o yapan deneyime kucak açacaktır.

Ve o saatten sonra da ailenin sıcak kolları yerine bir hayvan gibi kıstırıldığı kafesin içinde bulacaktır kendini.

2. "Celestina", Fernando De Rojas

Tür: Tiyatro

Yayıncı: Ayrıntı

Özet: Modern İspanyol edebiyatının kurucularından olan Fernando de Rojas'ın Celestina adlı oyunu bir aşk hikâyesinin etrafında dönüyor. Rojas'ın ince üslubu keskin zekâsıyla birleşince aşk deneyimi neredeyse bütün hatlarıyla gözler önüne seriliyor oyunda. Aşk söz konusu olduğunda tutku ve hırs, sevgi ve nefret, intikam ve affetme gibi karşıt duyguların çatışma halinde olması kaçınılmazdır. 

Calisto isimli erkek karakterin güzeller güzeli Melibea'ya olan tutkuları cevapsız kalınca, karanlık yeteneklere sahip olan Celestina'ya müracaat edilir. Dertli âşıkları kavuşturan, bunun için türlü oyunlar çeviren, imkânsız düğümleri çözen Celestina kimdir: Celestina terzi olduğunu söylese de gerçekte çöpçatan bir fahişeydi ve biraz da büyücülük yönü vardı. 

Bakireleri bulup çıkarmakta da pek maharetliydi. Öğrencilerin sırdaşıydı, rahiplerin emrindeydi. Onlara genç kızların bekâretini satıyordu. Çocukların derdine şifa bulabilmek bahanesiyle farklı evlere gidiyor ve böylece her türden insanla iletişim kurmaya çalışıyordu. Cervantes'in "olağanüstü bir kitap" diyerek karşıladığı Celestina, kendinden sonraki edebiyat üzerinde hayli derin etkiler bırakmış; aşk ve mizah bahsinde öncü bir nitelik edinmiştir...

3. "Terkediş", Abdulrazak Gurnah

Tür: Roman

Yayıncı: İletişim

Özet: "Terkediş", kolonyalizmin bireysel ve siyasal düzlemdeki sonuçlarını üç neslin birbirine örülmüş hikâyeleri üzerinden anlatan bir insanlık epiği. Gurnah, "Terkediş"te uygarlığın eşiğinde ufalanan bir ülkeyi, ülkeden göçenlerin yakasını bırakmayan suçluluk duygusunu, yurtsuzluğu, kalanların üzerine çöken karanlığı, din ve geleneğin şaşmaz bir süreklilikle muhafaza ettiği değerleri ve yok ettiği aşkları anlatmakta. 

1899’da çölde yolunu kaybeden ve yaralı halde Doğu Afrika sahilindeki bir şehre varan İngiliz seyyah Martin Pearce, bölge esnafından Hasanali’nin ve güzeller güzeli kardeşi Rehana’nın yardımıyla hayata döner. 

Pearce ile Rehana’nın hikâyesini üç kuşağın ortak yazgısına bağlayan Gurnah, nesnel ve sahici anlatısı ile etnik-ulusal kimliklerin ötesinde bir kimliğin mümkün olduğu yeni bir edebiyatın ve dünyanın habercisi.

4. "Din Felsefesi Dersleri", Georg Wilhelm Friedrich Hegel

Tür: Felsefe

Yayıncı: Pinhan

Özet: Bu eser Hegel’in din felsefesi üzerine verdiği derslerin bir derlemesidir. Bilindiği gibi, Hegel gençliğinde bilhassa teolojiyle meşgul olmuştur. Hayatının son on yılında da bu konuyu değişik versiyonlarıyla beraber ele almıştır. Bu dersler, Hegel’in sadece din hakkındaki görüşlerini değil aynı zamanda kendi felsefi sisteminin nihai unsurlarını içerir. 

Diyalektik ve tarihsel metotlar kullanarak yeniden yorumladığı dini kavramlar modern teoloji için hâlâ derin ve güçlü anlamlar taşır.

5. "Değişim", Mo Yan

Tür: Öykü

Yayıncı: Can

Özet: Çin’in en ünlü ve Nobel ödüllü yazarı Mo Yan, "Değişim" adlı uzun öyküsünde ülkesindeki toplumsal ve siyasal değişimleri dile getiriyor. Otobiyografi tarzında öykü ya da öykü tarzında otobiyografi diyebileceğimiz bu yapıt, Çin edebiyatındaki çoğunlukla siyasal olaylara odaklanan tarihsel anlatıların tersine, “insanlar”ın tarihini ele alıyor. 

Değişim bu niteliğiyle değişme sürecindeki bir ülkenin görünümünde tavandan aşağıya değil, tabandan yukarıya bakan bir yaklaşımın temsilcisi oluyor. Mo Yan, anlatımında zaman içinde ileriye ve geriye dönüşler yapıyor; önemsiz olaylar ile sıradan insanların yaşamına yöneliyor. 

Gündelik yaşamın boyutlarını aşan büyük olayların sokaktaki insan üzerindeki etkisini aktararak tarihe insan sıcağının soluğunu katıyor.

6. "Kurbağlara İnanıyorum", Behçet Çelik, Barış Bıçakçı, Ayhan Geçgin

Tür: Mektup 

Yayıncı: İletişim

Özet: Çok sevilen bir yazar üzerine, akla takılan bir roman üzerine... edebiyat üzerine, yazmak üzerine mektuplar. Kimisi gün ağarırken, kimisi şehir karanlığa gömülürken yazılmış, e-postanın da “bir edebiyat türü olarak mektup” sınıfına girebileceğini bize gösteren metinler... Edebiyatın hazzını ve anlamını çoğaltmak üzere... Anlamak, bilmek, keşfetmek zevkiyle yazılmış metinler...

Barış Bıçakçı, Behçet Çelik ve Ayhan Geçgin okurlukla yazarlığın bitiştiği yerde kurulmuş bir sohbet halkasını paylaşıyorlar. Dostça, merakla, tutkuyla, peşinden giderek…

"Kurbağalara İnanıyorum", edebiyatçının, -üç edebiyatçının-, tutkulu ve kâşif edebiyat okuru olarak portresi...

7. "Çıplak Ayaklı Kraliçe", Ildefonso Falcones

Tür: Roman

Yayıncı: Pegasus

Özet: Efendisinin ölmeden önce azat ettiği zenci köle Caridad, Sevilla sokaklarında tecavüzcülerle ve hastalıklarla savaşmaktadır. Bir gece vakti ölmek üzereyken karşısına yaşlı Çingene Melchor Vega çıkar. Melchor onu alıp yaşadığı yere götürür ve Caridad orada iyileşip Melchor’un torunuyla tanışır; genç, güzel ve asi Milagros’la… İki kadın kısa sürede birbirine can yoldaşı olur.

Günlerini annesiyle birlikte soyluların fallarına bakıp dans ederek geçiren Milagros, düşmanları olan García ailesinden Pedro’ya âşık olur. Caridad ise diğer erkeklerden farklı olarak yalnızca şarkılarını dinlemek isteyen yaşlı Melchor’a tutulur. İki arkadaş imkânsız aşklarının hayalini kurarken krallıktaki bütün Çingenelerin tutuklanmasına karar verilir. 

Böylece prangalarla, haksızlıklarla, ayrılıklarla, gözyaşlarıyla ve ağıtlarla dolu uzun geceler başlar. Kölelikten sonra sevilmeyi ve kadın olmayı öğrenmek için Caridad’ın; ailesinin ve köklerinin değerini anlayabilmesi için de Milagros’un ödemesi gereken bazı bedeller vardır. Fakat tek suçları Çingene ya da köle doğmak olan bu insanlar için sevgi ve özgürlük kadar değerli bir şey yoktur.

8. "Bir Özyaşam: Hakikatin Peşinde Başımdan Geçenler", Mohandas Karamçand Gandhi

Tür: Biyografi

Yayıncı: Alfa

Özet: “Benim amacım, gerçek bir yaşamöyküsü yazmak değil, ben sadece gerçek yolunda edindiğim sayısız tecrübemi anlatmak niyetindeyim.” 

Mohandas K. Gandhi 1869’da Hindistan’da doğdu. Londra’da eğitim gördü ve daha sonra ırkçılığın en kötüsünü bizzat yaşadığı Güney Afrika’da avukatlık yapmaya başladı. Yaşarken İngilizler için bir suçlu, Müslümanlar için bir kahraman, Hindular içinse kutsal bir adamdı. Irkçılığa, sömürgeciliğe karşı gösterdiği pasif direnişle koca bir ulusu bağımsızlığa taşıyan, tarihin akışını değiştiren kişiliklerden biri oldu. 

Gandhi’nin yaşamının önemli olaylarını anlattığı bu kitap, yoluna bağlılığından ve dürüstlüğünden bir an olsun taviz vermeyen, değişime önce kendinden başlayan büyük bir ruhun büyüleyici bir portresi aynı zamanda. Bir insanı büyük bir insan yapan nedir sorusuna verilecek en güzel yanıtı Gandhi’nin kendi sözlerinden, Vedat Günyol’un Türkçesiyle okuyun. 

“Gelecek kuşaklar onun gibi birinin yeryüzüne gelmiş olduğuna inanmakta güçlük çekeceklerdir.” Albert Einstein.

9. "Edebiyat ve Bilim", Aldous Huxley

Tür: Deneme

Yayıncı: Epos

Özet: "Edebiyatın ve bilimin işlevi nedir, psikoloji nedir, yazınsal dilin doğası nedir? Edebiyatın işlevi, psikolojisi ve dili, bilimin dili, işlevi ve psikolojisinden nasıl ayrılır? Edebiyatla bilim arasındaki bağıntı geçmişte nasıldı? Şimdi nasıldır? Bu bağıntı gelecekte nasıl olabilir? Sanatsal yönden konuşulursa, edebiyat insanının gelecek yüzyılların bilimine katkısı nasıl olmalıdır? 

Huxley bu kitapta bu soruları yanıtlamaya çalışıyor.

10. "Antigone'nin Üç Yaşamı", Slavoj Zizek

Tür: Felsefe - Deneme

Yayıncı: Encore

Özet: Zizek bu sefer, belki de kendisinden hiç beklenmedik bir kurmaca eserle çıkıyor karşımıza: "Antigone'nin Üç Yaşamı".

Klasik mitologyanın en temel eserlerinden olan Antigone'yi Lacan katıksız bir arzu modeli olarak ele alır. Bu eser Platon, Hegel, Kierkegaard ve Butler gibi birçok felsefeci tarafından ele alınmış, edebiyat alanında da pek çok çeviriye ve farklı yeniden anlatımlara konu olmuştu. Zizek de örneğin "Hiçten Az" kitabında bu tragedyayı tartışma konusu etmişti ama şimdi burada o tartışmayı çok daha başka bir boyuta taşıyor.

Zizek "bu metin bir sanat eseri değil, bir etik-siyasal egzersiz olma iddiasında" diyor, ama bu egzersizi dayanağı en temelde hayalgücü olabilecek bir kurmaca şeklinde ortaya seriyor. Antigone'yi kendince tercüme ediyor, yeniden yazıyor Zizek. Bunu yaparken metni bir bakıma güncelleştirmeye, güncel sorunlar bağlamına taşımaya hapsolmuyor, sadakat fikrinin kendisini de sorguluyor. 

Ona göre "klasik bir eseri canlı tutmanın tek yolu onu 'açık', geleceğe işaret eden bir şey olarak görmek"tir. Kieslowski'nin "Veronique'in İkili Yaşamı" filmine örtük bir atıfla, Antigone'deki "esas" olay örgüsünü bozup karşımıza eşzamanlı üç olası senaryo koyuyor.

11. "Yaşayan Her Şey Kutsaldır", William Blake

Tür: Deneme - Düşünce

Yayıncı: Dante

Özet: "Budala ile bilgenin gördüğü ağaç aynı değildir. Bugün tecrübe edilmiş olan, bir zamanlar hayal edilmişti."

12. "Kafatasımın Etrafında Yolculuk", Frigyes Karinthy

Tür: Hatıra - Anlatı

Yayıncı: Fabula

Özet: Meşhur Macar yazar Frigyes Karinthy Budapeşte’de bir kafede oturmakta ve modern insana dair bir deneme mi, yoksa yeni bir tiyatro oyunu mu yazsam diye düşünmektedir. Tam o sırada kulağına, bütün sesleri bastıran bir gürültü gelir: Önünden kocaman bir tren geçiyordur. O tren gidince, bu sefer yenisi geçer. Sonra bir tane daha. Karinthy, “Bu da nesi?” diye düşünür, “Budapeşte sokaklarında en son treni yedi yaşımdayken görmüştüm.” Derken halüsinasyon gördüğünü anlar.

Gerçekte ise, Karinthy’nin beyninde tümör vardır; ne kanserli ne de iyi huylu bir tümördür. Çok sonraları, baş dönmelerine, bayılma nöbetlerine, elyazısının değiştiğini söyleyen arkadaşlarına ve okuduğu kitaplardaki harflerin kaybolmasına artık dayanamayarak, bir doktora danışır ve bir dizi muayenenin ardından, beyin ameliyatı olur. 

Karinthy’nin gitgide hastalığın pençesine düşüşünü betimleyişi, semptomlarına dair gözlemleri, düşünceleri ve hisleri, yaşadığı bu kötü duruma arkadaşlarının ve doktorların verdiği çeşitli tepkiler, hem dürüstçe hem de ilgi çekicidir. Kafatasımın Etrafında Yolculuk olağanüstü bir tıbbi hatırat olmasının yanında, son derece güçlü bir edebiyat eseridir.

13. "Fakir Kene", Birhan Keskin

Tür: Şiir

Yayıncı: Metis

Özet: Kim Bağışlayacak Beni, Ba, Y'ol ve Soğuk Kazı kitaplarının ardından Birhan Keskin'den yeni şiir kitabı: Fakir Kene. On dokuz şiir var Fakir Kene'de.

14. "Yaratıcılık A.Ş", Ed Catmull

Tür: İş - Ekonomi 

Yayıncı: CEO Plus

Özet: Ed Catmull’un büyük bir beceriyle sanatsal ve ticari yaratıcılığı birbirine paralel olarak tartıştığı "Yaratıcılık A.Ş". ekonomik gelişmenin insana ve onun yaratıcı melekelerine yatırım yapmaktan geçtiğini mükemmel bir ustalıkla anlatıyor.

Catmull’un kitabı sanatsal yaratıcılığın endüstriyle buluştuğu noktayı oldukça somut olarak gözler önüne seriyor. Bir çırpıda tükettiğimiz filmler için harcanan emek ve zaman, alınan riskler okuyucunun tahayyülünün çok ötesine geçiyor. 

"Yaratıcılık A.Ş."yi bir iş kitabı olmaktan çıkarıp kitaba heyecan ve duygu katan bir başka boyut da Steve Jobs’ın yakın plan fotoğrafı.

15. "Kelebeğin Kötü Büyüsü", Federico Garcia Lorca

Tür: Tiyatro

Yayıncı: İmge

Özet: Sadece İspanyol edebiyatının değil, çağının en büyük şair ve oyun yazarlarından biri olarak kabul edilen Lorca’nın ilk oyunu "Kelebeğin Kötü Büyüsü" ilk kez Türkçede.

Lorca’nın 1919’da yazdığı, ilk defa 1920’de sahnelenen "Kelebeğin Kötü Büyüsü" farklı sanat formlarını kucaklayan bir tiyatro metni.

Oyunda, Lorca’nın şairliği ve oyun yazarlığıyla birlikte, resim sanatına duyduğu büyük tutkunun izleri de gizli. Müzikle yaşadığı büyük aşkın izleri de.

16. "Mürebbiye", Stefan Zweig

Tür: Öykü

Yayıncı: İş Kültür

Özet: Mürebbiyeleri katı bir ahlak anlayışının kurbanı olurken, yetişkin dünyasının gaddarlığıyla tanışan iki masum çocuk; Como gölü kıyısındaki bir otelin dingin ortamında gözüne kestirdiği bir genç kıza imzasız aşk mektupları yazarak zalimce bir oyuna girişen görmüş geçirmiş beyefendi; Tirol Alplerinde küçük bir lokantada gençliğinin platonik aşkıyla karşılaşan, artık düşkün ve yaşlı olan bu adama yıllar öncesinden duyduğu gönül borcunu ödeme fırsatı bulan evli bir kadın; bir genç kızın yarı histerik şefkat arayışında ifadesini bulan susuzluktan kurumuş toprak ve sıkıntılı yağmur bekleyişi. 

Zweig bu öykü derlemesinde, dönüştürücü deneyimleri sağlam anlatılara dönüştürmekteki ustalığıyla yine insanın kusurlarını, özlemlerini, karşılaştığı engelleyici durumları empatiyle çözümlüyor.

17. "Locos: Bir Jestler Komedisi", Felipe Alfau

Tür: Roman

Yayıncı: Monokl

Özet: Elli yıllık bir karanlıkta kalma döneminin ardından 1990'larda Felipe Alfau gizli bir edebiyat hazinesi olarak Amerika'da yeniden keşfedildi. Kendi zamanının çok önünde edebi teknikler kullanarak Nabokov, Pynchon, Barthelme, Barth ve Sorrentino gibi Amerikan edebiyatının postmodern devlerinin öncüsü olduğu ilan edildi.

"Alfau'nun yaratıcı 'jestler komedisi', her eğlence parkındaki aynalı labirentler gibi kafa karıştırıcı, delirtici ve fazlasıyla eğlenceli. Modern bir çok-satanın gerektirdiği her şeye sahip: cinayet, ensest, günahkâr rahipler, şehvetli rahibeler, birkaç intihar, çeşitli gizemler, yaşayan ölüler, pezevenkler ve fahişeler ve şairler, Çin'den Filipinler'e, Karayipler'den Avrupa'ya uzanan mekânlar."

18. "Altın Gözlük", Giorgio Bassani

Tür: Roman

Yayıncı: YKY

Özet: “İnsanda fazlasıyla hayvansı bir yan vardır, böyle olmakla beraber insan kendi doğasına teslim olabilir mi? Bir hayvan olduğunu kabul edebilir mi?”

Zengin, büyüleyici ve öte yandan faşizmin baskıladığı Ferrara kentinde, genç bir Yahudi öğrencinin kaderi orta yaşlı, olgun ve oldukça ünlü bir doktor olan Athos Fadigati’yle kesişir. Aralarında gelişen bu dostluk, romanın anlatıcısı gencin, Doktor Fadigati’nin kültürlü ve seçkin kişiliğinin gizlediği eşcinselliği yüzünden içine düştüğü yalnızlık uçurumunu keşfetmesini sağlar. 

O günlerin İtalya’sında bağışlanabilecekler arasında yer almayan bir günah… Ve bu saygıdeğer meslek sahibinin altın çerçeveli gözlüğü de, böylelikle kolay kolay kabullenilemeyen bir farklılığın –tıpkı anlatıcının Yahudi olması gibi–, sadece trajik bir duygu karmaşasına yol açacak bir çeşitliliğin simgesine dönüşür.

19. "Z Raporu", Ali Lidar

Tür: Anlatı

Yayıncı: İthaki

Özet: "Birini ya da bir şeyi sevmek, değer vermek, onu her şeyiyle sevmek demektir çoğu zaman. Ne olduğunu, ne olacağını, sınırlarını bilip, hatalarıyla, eksiklikleriyle, yanlışlarıyla ve sebep olduğu üzüntülerle kabul etmek demektir. Hiç kıvırmasak mı? Kıvırmadan söyleyelim evet, gerçekten sevmek bir tür çaresizliktir. Bir şeyi gerçekten çok seviyorsan başka çaren yoktur da ondan seviyorsundur."

Ramazan'ın, Zöhre'nin, Aziz'in, Musa'nın, Pervin ablanın ve görmediklerimizin, görmezden geldiklerimizin hikâyeleri… Ali Lidar bu defa anlatılarının yanına öykülerini de ekliyor; hatıraların hesabını tutuyor ve hayatın z raporunu gözlerimizin önüne seriyor…

20. "Yaşar Kemal: Gözüyle Kartal Avlayan Yazar", Zülfü Livaneli

Tür: Doğan Kitap

Yayıncı: Anı

Özet: Yaşar Kemal’in çevresinde esen, sanki kişiliğinin ve bedeninin ayrılmaz parçası olan, gittiği her yere, girdiği her mekâna, sanki onunla doğmuş gibi farkında olmadan taşıdığı bir rüzgâr vardı. İster yabancı ister bizden, ister köylü ister kentli, ister kadın ister erkek, herkesi etkisi altına alan bir rüzgârdı bu. 

Unutulmaz roman kahramanlarından Yel Veli gibi sürekli koşarak ölümden kaçmak istediği için oluşmuyordu bu rüzgâr. Koca gövdesiyle onu da, yanındakileri de bazen lodos gibi sersemletiyor, bazen garbi yeli gibi ferahlatıyor, bazen şiddetlenip çevresinde ne varsa önüne katıp sürüklüyordu.”

Zülfü Livaneli kırk dört yıllık dostluğun penceresinden Yaşar Kemal’i anlatıyor. Edebiyat sohbetleri, türküler, anılar birbirini kovalarken Yaşar Kemal’in edebi kişiliği ile siyasi duruşu da ayrıntılı bir şekilde yer alıyor bu kitapta.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
isminivermekistemeyenyazar

Yahu kendimi bildim bileli kitap okurum ama böyle kitaplar hiç ilgimi çekmedi -.- Sürekli bi aksiyon, macera istiyorum kitap okurken. Korkmak istiyorum. Okuduktan sonra ulan ben bu kitabı bi daha okurum demek istiyorum. Bu bi tek bende mi oluyor yav?

pinapina2r

al benden de o kadar ohh bee :)

bjedugh1

koskoca Yaşar Kemal'i anlatan bir kitabın kapağı bu kadar mı dandik olur amk.montajı paint'ten mi yaptınız?

sanane123_321enanas

GIMP den yapmışlar :(

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

2016AltınAşkBilimBudapeşteCEOÇinEinsteinFilipinlerHindistanİngiltereİntiharİtalyaKitapNobelTiyatroYaşar Kemalaşkdiziolayonediooyun
Görüş Bildir