Hem Utandıran Hem Umutlandıran Türkiye: Siyahla Beyaz Kadar Farklı Yaşanan Olaylarıyla Ülkenin İki Farklı Yüzü

-

Bugün sizlere güzel ülkemiz Türkiye'de yaşanan benzer olaylarda nasıl siyahla beyaz kadar farklı gelişmeler yaşadığımızı aktaracağız. Hem insanlığımızdan utanacak hem de gelecek güzel günler için umutlanacağız.

1. TV8'de yayınlanan MasterChef yarışmasında aykırı tavırlarıyla sivrilen Murat Özdemir'in geçtiğimiz hafta papağanına yaptığı işkenceyi hatırlarsınız.

Canlı yayında papağanın boynunu sıkan ve bağırmasına neden olan sosyopat diyebileceğimiz bu adam sırf ilgi çekmek için hayvana gerçekten işkence yaptı. Kanlı eli de bunun kanıtıydı... Apar topar gözaltına alındıktan sonra Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne gönderilen yarışmacının daha önce de papağanın kendisini sevmediğine dair beyanının bulunduğu video ortaya çıktı.

Madalyonun bir de diğer yüzü var elbette: Diyarbakır’ın Çınar ilçesine bağlı Ayveri köyünde yaşayan çoban Mehmet Salih Arslan, 23 yıldır her yere taştan kuleler yapıyor ve leyleklerin yuva sorununa çözüm üretiyor.

38 yaşındaki çoban Mehmet Salih Arslan usta bir mimarın elinden çıkmış gibi görünen 6-7 metre uzunluğundaki bu kuleleri 23 yıldır yapıyor. İlk başta kimse anlam veremese de çoban Mehmet Salih Arslan’ın hayvan sevgisi her şeyi anlatıyor. Köylüler ona 'değişik' dese de Mehmet Salih Arslan umudumuzu yitirmememiz için elinden geleni yapıyor adeta...

Bir yanda evinde beslediği, aslında doğasında özgür olması gereken papağanına işkence eden ve dolaylı da olsa ölümüne yol açan bir ekran ünlüsü; diğer yanda leyleklerin yuva sorununa çözüm üreten bir çoban... İkisi de Türkiye'de yaşandı, ikisi de yüreğimize farklı şekillerde işledi. 

2. Ülkemizdeki şiddetin ne zaman nereden geleceğini bilmiyoruz tabii ama hırsızlar tarafından öldürülen 16 yaşındaki engelli genç yüreğimizi dağladı.

Küçükçekmece'de yaşayan 16 yaşındaki engelli Ahmet Yusuf Öz, evine giren hırsızlar tarafından 17 yerinden bıçaklanarak öldürüldü.Televizyon, laptop ve telefon uğruna gencecik bir insanın yaşamına kıydılar. Her yer suç mahali!

Ama işte burası Türkiye, iyiliğin kazanacağını biliyoruz: Kocaeli'de güzergahı dışında olmasına rağmen engelli çocuk ve annesini otobüse alan şoför gidecekleri yere kadar da bıraktı.

Kocaeli'de halk otobüsü şoförü, durakta tekerlekli sandalyede bekleyen engelli çocuk ve annesini araca alarak, güzergâh dışı olmasına ve yolcuların karşı çıkmasına rağmen gideceği yere kadar götürdü. Şoförün görevi tabii ki bu değil, yoluna devam edebilirdi ama öyle yapmadı.

Bir yanda bir cep telefonu, laptop ve televizyon için engelli bir genci vahşice katleden hırsızlar, diğer yanda görevi olmamasına rağmen güzergah değiştiren otobüs şoförü... Topluma kazandırılmaları için elimizden geleni yaptığımız engelliler için Türkiye'de işlerin çok zor olduğunu biliyoruz ama bu iki uç örnek güncel halimizi ortaya koyuyor.

3. Çekirge sürüsü gibi olduğumuzun kanıtlarına sık sık rastlıyoruz, Salda Gölü de bu örneklerden biri... Kirliliğin akıl almaz boyutlara ulaştığı görülüyor.

Gezginlerin gözde mekanı olan ve özellikle birkaç sene içinde çok fazla turist çeken Salda Gölü'nde insan eliyle yaratılan kirlilik akılalmaz boyutlara ulaştı. Popülaritesi hızla artan gölün çevresindeki çöpler kara kara düşündürüyor.

Ama bir başkan çıkıyor, umut saçıyor... Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci makam aracı yerine bisiklet kullanıyor.

Kırşehir'de 2016 yılında başlayan ve şehrin tamamında sürdürülen altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından oluşturulan bisiklet yollarında bisiklet kullanımını aşılamak için Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, evinden belediyeye bisiklet sürerek geliyor. İstese kendisine eşlik eden araçlarla birlikte bir ordu gibi gezebilecekken, çevre kirliliğine bir katkı da kendisi yapabilecekken günümüzü güzelleştiriyor.

Çevre kirliliğinin boyutlarını, inşaatlar uğruna ormanların katledilmesini, imara açılan zeytinlikleri düşündükçe içimiz daralıyor, canımız sıkılıyor. Yaşadığımız yere bu kadar saygısızken bir belediye başkanının çabaları yüzümüzü güldürebiliyor. İkisi de Türkiye...

4. Biber gazı, ters kelepçe, yaş 82... Giresun'da doktorla tartışan bir vatandaş polisin müdahalesinin ardından kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

82 yaşındaki Yusuf Topal eşine ilaç yazdırmak üzere sağlık merkezine gitti ancak doktorla tartıştı. Olay yerine gelen polislerin biber gazıyla müdahale etmesi ve ters kelepçe uygulamasının ardından kalp krizi geçiren Yusuf Topal yaşamını yitirdi. "82 yaşındaki bir insana bu muamele nasıl yapılabilir?" diye soruyorsunuz, değil mi? Bilmiyoruz, bilemiyoruz.

Ama işte bir yanda da bu güzellik var! Sobasını tutuşturmak isterken çıkan yangında kedileriyle sokakta kalan Ali Amca'yı hatırladınız mı?

83 yaşındaki Ali Meşe, Bolu'nun Mudurnu ilçesinde sobasını tutuşturmak isterken yangın çıkmasına yol açtı. Kedisiyle birlikte çekilen fotoğrafı akıllara kazınmıştı, hatırlarsınız. İşte o Ali Amca'nın artık yeni bir evi var ve 3 kedisiyle yaşamını sürdürüyor.

Seksenli yaşlarındaki iki insan... İki olay da Türkiye'de oldu: Bir yanda doktorla tartıştığı için anlamsız bir müdahaleyle yaşamını yitiren Yusuf Topal, diğer yanda kedileriyle yeni bir yaşam kurmasına sevindiğimiz Ali Meşe... Siz karar verin, hangisi gerçek Türkiye?

5. Çocuklarımıza verdiğimiz değer bu haberle anlaşılıyor mu? Birinci sınıf öğrencisi minicik bir çocuğun üzerine okulun bahçe kapısı düştü.

Kocaeli'nin Derince ilçesinde yaşayan 7 yaşındaki Mehmet Ali İşler'in üzerine okulun metal bahçe kapısı devrildi. Ağır yaralanan küçük çocuk tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Ciğerimizi dağlayan bu olayda suçlu kim?

Bir de bu açıdan bakalım: Tavuklarından ayrılmayı istemeyen Hüseyin için okul yönetimi bir kümes yaptırdı!

Kocaeli'de yaşayan Hüseyin Berkant Tatlı, Samsun Kavak Rıdvan Çelikel Fen Lisesi'ni kazandı ancak çok sevdiği tavuklarından ayrılmayı istemediği için gitmekten vazgeçti. Ama okul yönetimi Hüseyin'i kaybetmeyi istemedi ve dünyanın en tatlı girişimlerinden bir tanesine imza attı: Bahçeye kümes yapıldı ve Hüseyin tavuklarına kavuştu. Bundan daha güzel bir okuma-okutma girişimi olabilir mi?

Bir yanda sorumsuzluğuyla küçücük bir çocuğun yaşamını yitirmesine neden olan bir okul yönetimi, diğer yanda Hüseyin'in okuması için bahçeye kümes yaptıran bir idare... İkisi de Türkiye'de yaşandı; biri isyan ettirirken, diğeri hayata umutla bağlanmamıza neden oldu.

6. Hayat enerjimizi çalanlara bir yenisi eklendi: Eski milletvekilinin kızı sınavsız atandığı belediyedeki görevine 6 ay boyunca gitmeden maaş aldı!

Eski Kütahya milletvekili Hüsnü Ordu'nun kızı Sümeyye Ordu'nun sınavsız bir şekilde belediyede işe girdiği ve görevine 6 ay boyunca devam etmeden maaş aldığı öğrenildi. Üstelik internet üzerinden de evcil hayvan satarak yasa dışı gelir elde ettiği söylendi. Asgari ücretle geçinmeye çalışan binlerce insana, açlık sınırında yaşayan bizlere haksızlık değil de ne? Türkiye'nin aynası mı bu?

Umut var dedik ya, işte böyle bir şey! Trafik polisi, araba kullanırken telefonla konuşan kızına ceza kesti.

Tekirdağ Emniyet Müdürü Mustafa Aydın, kuralların herkes için var olduğunu gösteren ve araba kullandığı sırada telefon ile konuşan kızına ceza yazan trafik polisine takdirname verdi. "Buna neden sevinelim ki? Normali bu!" dediğinizi duyar gibiyiz ama gerçekten bu tip haberlere hasret kaldık!

Haksız kazancın yanında kuralların herkes için olduğunu hatırlayan bir olay... Ne denir ki?

7. Çok korkunç, çok! Bir çocuğu istismar ettiği iddia edilen imam ve yüksek yerlerdeki tanıdık şüphesi...

2015 yılında Adana'da bir camide o dönem 12 yaşında olan E.S.'yi istismar ettiği iddia edilen imam tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Adalet yok!

Çok güzel, çok! Selimi Hatun Camii imamı Osman Gökrem, yıkanabilmeleri için abdesthaneyi evsizlere açtı.

İstanbul Beyoğlu'nda bulunan Selimi Hatun Cami'nin imamı Osman Gökrem, "İçinde sevgi yoksa yaptıkların eksik kalır" diyerek abdesthaneyi evsizlerin yıkanabilmesi için açtı. Alkışlamaktan başka ne yapabiliriz ki?

İki olaydaki insanlar aynı mesleği yapıyorlar, ikisi de Türkiye'de yaşanıyor. Madalyonun bir yüzü çok güzelken, diğerindeki iddialar kan donduruyor!

8. Bu nasıl bir vicdansızlık? Bir baba, çok konuştuğu gerekçesiyle oğlunun ağzını kapayarak ölümüne sebep oldu.

Balıkesir'in Edremit ilçesinde nefes alamadığı gerekçesiyle hastaneye kaldırılan ve hayatını kaybeden 4 yaşındaki Kuzey Efe'nin ölümünün ardında korkunç bir gerçek ortaya çıktı: Baba Hüseyin Ersezgin, çok konuştuğu için oğlunun ağzını kapatarak ölümüne sebep olmuştu. 4 yaşındaki bir çocuğu çok konuştuğu için öldürecek kadar vicdansız mısınız gerçekten?

Ama işte bu da baba: Elinde YouTube linki yazılı olan kağıtla Türkiye'nin her yerinde geziyor ve oğlunun kanalını tanıtıyor!

Oğluyla gurur duyduğu gibi, insanların şarkıyı dinlemeleri için de elinden geleni yapıyor...

Hepimiz iyi anne-baba olmaya çalışıyoruz, elimizden geldiğince yavrularımızı yetiştirirken kendi değerlerimizle hareket ediyoruz. Bu iki baba örneğinden yola çıkınca insanın aklına tek bir soru geliyor: "Neden anne-baba olmak ehliyete tabi değil?"

9. Ciğerimizi dağlayan bir başka olay: Ormanlık alanda bacakları ve kuyruğu kesilmiş halde bulunan yavru köpeği hatırladınız mı?

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde köpekleri beslemek üzere ormanlık alana gidenler bacakları ve kuyruğu kesilmiş bir yavru bulmuşlardı. Veterinere götürülen köpek geçirdiği operasyonun ardından hayatını kaybetmişti. bu görüntü de zihinlerimize kazınmıştı. Nasıl olur da bir insan minicik bir yavru köpeğe bu işkenceyi yapabilirdi? Hâlâ bu sorunun yanıtını bulamadık...

Ama burası Türkiye! 60 yaşındaki Muazzez Teyze her sabah sepetiyle sokaktaki canları besliyor...

Antalya Lara'da yaşayan Muazzez Turan, her gün sabah 07.00'de yola çıkıyor ve beş kilometre boyunca sokak hayvanlarını besleyerek yoluna devam ediyor. 300'den fazla kedi ve 20'den fazla köpeğe umut olan Muazzez teyze aynı zamanda hasta olanlara ilaç taşıyor, barınaklara kazaklar götürerek yalıtım sağlamaya çalışıyor. Bundan daha güzel ne olabilir ki?

Bir yanda yavru köpeğin bacaklarını ve kuyruğunu acımasızca kesenler, diğer yanda yaşına aldırmadan beş kilometre yürüyerek sokaktaki canları besleyen Muazzez Teyze... İkisinin de Türkiye'de yaşandığına inanmak çok güç!

10. Hayvanlara işkencenin asla bitmediği canım ülkemiz! Servis minibüsünün şoförü yolda yatan köpeği ezdi ve yoluna devam etti.

Bursa'da bir güvenlik kamerasına takılan görüntülerde bir servis minibüsünün yolda yatan köpeği ezdiği ve yoluna devam ettiği görülüyor. Köpeğin yaşamını yitirdiğini söylememize gerek yok galiba...

Umut var, hep olacak! Sigarayı bırakınca elinde kalan parayı 6 yıldır sokaktaki canlara harcayan Mehmet Serdar Nuhoğlu da burada!

Trabzon'da esnaflık yapan Mehmet Serdar Nuhoğlu, 27 yıl boyunca sigara içti ancak sağlık sorunları nedeniyle bıraktı. 6 yıldır içmediği sigaraların parası da sokak hayvanlarına mama oldu, ilaç oldu, şifa getirdi.

Hem canımızı sıkan hem de umut aşılayan her gelişme kafamızı karıştırıyor, ülkemizin hali endişelerimizi artırırken bir yandan da güzel günlerin geleceğine dair bir sıcaklık içimizi ısıtıyor. Her zaman olumlu gelişmelerin yaşandığı günlerin gelmesi, 2019'un karanlık taraftan kurtulması dileğiyle...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
haci-dayi

isminin baş harfini söyle sana hafta sonu yiyeceğin yemeği söyleyelim tarzı tırı vırı paylaşımlara göre oldukça iyi olmuş bu.iyiyi de kötüyü de göstermek lazım.kötülük çoğunun yanına kar kalıyor ama iyi insanların da var olduğunu görsün bari millet.

Gizli Kullanıcı

İnsanı bir ruh halinden başka ruh haline sokturuyor bu içerik.Ülkemiz de böyle.

rapsodi_

utandıran olay %90 bu ülke böyle.

birinci-tekil-birey

İnsanı en çok üzen şey de kötülüklerin ne yazık ki cezasız kalması.

hsndzcn08

bence dünya dönüyorsa bu iyi ve güzel insanlar için dönüyor ...

Görüş Bildir