Erdoğan: Yeni Dönemin Adı 'Milli Birlik ve Beraberlik Süreci'dir

 > -

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemin konuşma, tartışma dönemi değil; sonuç alma dönemi olduğunu söyledi. Erdoğan, ''Bu işe illa bir isim aranıyorsa, bunun adı artık 'Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci'dir'' diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 1 Kasım seçimlerinin ardından ilk muhtarlar toplantısını Cumhurbaşkanlığı Sarayı'dan gerçekleştirdi. Erdoğan, çözüm süreci ile ilgili açıklamalarda bulundu ve  "Önümüzdeki dönem, konuşma, tartışma dönemi değil. Açık söylüyorum, sonuç alma dönemidir. Bu işe illa bir isim aranıyorsa, bunun adı artık 'Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci'dir" dedi.

Erdoğan, "Terör örgütüne karşı ülke içinde ve dışında süren operasyonlar kararlı bir şekilde devam ediyor, kesmek yok, devam edeceğiz. Terör örgütü silahlarını bırakıp, toprağa betonlayarak gömene kadar, tüm elemanları teslim olmak veya ülke dışına çıkmak suretiyle tasfiye olana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

Yeni dönemde Meclis'in üzerine büyük sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Erdoğan'ın konuşmalarının satırbaşları şöyle:

"TÜM SİYASİ PARTİLERİ TEBRİK EDİYORUM"

"Geçtiğimiz pazar günü tarihi seçim yaşadık. bu seçimde oyunu kullanarak ülkesinin ve kendisinin geleceği için tercihte bulunana tüm vatandaşlarımıa teşekkür ediyorum. Seçim sonuçlarının ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Milletvekillerimizi tebrik ediyor, siyasi partilerimize başarılar diliyorum.

1 Kasım seçimleri 7 Haziran seçimlerinin tekrarı nitelikte bir erken seçimdi. Türkiye 2002 yılı Kasım ayından beri bir siyasi partinin tek başına hükümet kuramadığı bir seçimdi.

Bir takım siyasetçilerin ülkeyi tehdit eden söylemlerini hep beraber takip ettik. Temsil edilen siyasi partilerinin çoğunun 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarını doğru değerlendiremediklerini gördük. Yüzde 60'lık blok sözleri Türkiye'yi zorlu imhtihanla karşı karşıya bıraktı. Siyaset mühendisliği projeleri partilere ve millete dayatılmaya çalışıldı. 12 yıllık başbakanlığım döneminde tesis ettiğimiz güven ve huzur ortamının bozulduğunu gördük.

"BUNLAR İHANET ŞEBEKESİDİR"

Kaosun hakim olduğu günlere dönmek için var gücüyle gayret gösterdiler. Siz muhtarlar olarak, sizin üstünüzde belediye başkanları olarak, sokakların caddelerin kanal açılmasını nasıl değerlendirirsiniz. Bu ihanettir. Bunlar ihanet şebekesidir. Eğer bir kanal açılacaksa, bunu devlet su kanalı, elektrik kanalı, alt yapı kanalı olarak açar. Ama bunlar oralara güvenlik güçleri giremesin diye bu tür kanallar açtılar. Bunu belediyelerin iş makinalarıyla yaptılar. Kapatmayı da kendi yandaşlarına iş vermek suretiyle paraları kendi yandaşlarına, terör örgütüne aktarıldı. Bunların gereği yapılacak. Şehitlerimizin ailelerimizin acılarıyla mahkum edilmeye çalışılıyor.

Bir takım paralel yapılanmalar da bunlara destek verdi. Kendini basının amiral gemisi olarak görenler de bu ihanete çanak tuttu.

Vatandaş rahat etmesin diye iş makinalarını yakıyorlar. Bölücü terör örgütü hergün kan akıtırken, yolları bombalarla döşerken, bunun faturasını şahsıma kesme gayreti içine girdiler. Ne dediler katil dediler. Bizim tüm derdimiz hizmet oldu. Batı dünyasında ne varsa, benim ülkemde de o olacak dedik. Geldiğimizde Türkiye'nin 26 havalimanı vardı, şimdi 55 tane havalimanı var. Biz ayrımcılığı kabul etmedik. Batı'daki vatandaşım nasıl kardeşimse, Doğu'daki kardeşim de aynı kardeşim. Çünkü beni yaratan Allah onları da yarattığı için. Yalanın, iftiranın, uzlaşmazlığın sergilendiği her süreç milletimizi çok rahatsız etti.

"MİLLETİN İRADESİ TECELLİ ETTİ, İŞİ BİTİRDİ"

Yurt dışında da ülkemiz aleyhine kampanyalar organize ettiler. Merkel'e gelme çağrısı yaparken, gazetecilere yazarlara bildiriler yazdırdılar. Onlar da Türkiye'yi tanımadan uzattıkları kağıda imza attılar. Benim bunlara seyirci olmam düşünülemezdi. 10 Ağustos'tan önce "alışılmış bir cumhurbaşkanı olmayacağım" demiştim. Hep ifade ettiğim gibi benim tarafım bellidir. Tarafsız olmak hak konusundadır. Ben milletin yanındayım.

Koalisyon kurulamamasının ardında, milletin bana verdiği yetkiyle erken seçime gittik. Beştepe'nin yolunu bilmeyenle konuşulur mu? Çözümün dışarıdaki ya da içerideki güç odaklarında değil, millet iradesinde aranmasını istedik. Milletin iradesi anında tecelli etti, işi bitirdi.

Hamd olsun milletimiz bizi mahcup etmedi. Biz bugüne kadar milletin tercihlerine hep saygı gösterdik. Türkiye Gezi olaylarıyla ilk kıvılcımları çakılan, 17-25 Aralık'la tırmanan ve bölücü terörle tırmanan günleri geride bırakıyor. Bölgenin çözümlerine, büyük ve yeni Türkiye'ye projelerimize yöneleceğiz.

"78 MİLYON BİZ TEK MİLLETİZ"

1 Kasım seçimlerinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Siyasi partilerimiz çok iyi bir sınav veremedi. Milletin menfaatleri için bir araya gelemediler. Bu iş burada bitmedi, bitmez. Milletimiz "Ben koalisyon istemiyorum, tek parti iktidarıyla yoluma devam etmek istiyorum" mesajı verdi. Silahlarla değil, yolları kazmakla değil, 1 Kasım seçimleri göstermiştir ki, bu millet bunlara izin vermemektedir.

Sözünü millete söyleyenlerle, içeriden ve dışarıdan destek almayı düşünen herkes 1 Kasım seçimlerini çok iyi analiz etmelidir. Eski Türkiye'nin refleksleriyle hareket edenler bir kez daha görülmüştür. Milletimiz teröre, onlara sırtını dayayanlara, paralel yapıya mesajını açık bir şekilde ifade etmiştir. Toplum mühendisliği çabaları sonuçsuz kalmıştır. Geleceğine sahip çıktığını göstermiştir.

78 milyonuyla biz Türkü, Kürdü, Romanı, Zazası, Çerkezi; 78 milyon biz tek milletiz. Bunu kabulleneceğiz. Makam, mevki, ırk için birbirimiz sevmeyeceğiz, Allah için seveceğiz. Kimse beni Cumhurbaşkanı olduğum için sevmesin. Hepimiz öleceğiz unutmayın, bu kardeşiniz de ölecek. Bizi gömdüklerinde kimse "bu cumhurbaşkanıydı" demeyecek. Bu kubbede hoş bir sada bıraktıysak ne mutlu bize.

Romancılık yapma, Kürtçülük yapma, Türkçülük yapma mesele bu. Bunu yaptığımız zaman bölünürüz. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Niye bizi bölüyorlar, niye bizi parçalıyorlar. Biz buralara hangi yatırımı yapmadık. 260 kattrilyon yatırım yaptık. Cumhuriyet tarihinde yok böyle yatırım. Hala daha yapılmaya devam ediyor. Biz yapıyoruz, siz yakıp yıkıyorsunuz. 76 üniversite vardı, şimdi 193 üniversite var. Bunları niye yaptık? Benim Hakkari'deki vatandaşım fakirdir, evladını üniversiteye gönderemeyebilir. Ama sen ayağına gelen üniversiteyi afedersin bombalarsan biz oraya doçent, profesör gönderemeyiz. Onların can güvenliğini korumak zorundayız. Doğu'da, Güneydoğu'da görev yapan bu akademisyenlerimizi de, doktorlarımızı da, öğretmenlerimizi de vatansever kahraman olarak görüyorum.

Bizim mevcut bayrağımız dışında bayrak tanımıyoruz. Bu bayrak bir renk cümbüşü değildir. Bu beylerin bizim bayrakla sorunumuz yok diyor, bayrağımızı gördüğü yerde kaçıyor, bazen de kaçıyorlar. Kendi tabutlarının üzerine malum bir paçavra seriyorlar. Ne bu?

Siz muhtarlarımız vasıtasıyla bu yanlışları düzelterek çok farklı, çok aydınlık günlere beraber yürüyeceğiz. Bu topraklar üzerinde operasyon yaptırmayız. Askerlerimiz, polisimiz bölgedeler. Dağ, taş demiyor. Şehidimiz de oluyor. Oraya yürüyen bizim evlatlarımız var. Biliyorum, aileler bu konuda çok dertli. O makam o kadar değerli ki... Bu mücadeleyle onların kanı yerde kalmayacak.

Devlet içinde devlet olmaz. Bizim tek devletimiz var.

"ÜZERİME DÜŞENİ YAPARIM"

1 Kasım'ın en önemli mesajlarından biri de yeni anayasa meselesidir. Daha önceki yeni anayasa hazırlıklarında, biz "4 partinin de 4'ü de 3'er üye versin bu çalışmayı yapalım" dedik. Derdimiz üzümü beraber yemek. Ama hepsi masadan kaçtı, bitiremedik. Temenni ederim ki yeni dönemde bu yeni anayasa hazırlıklarına katkı vermekten çekinmezler, masaya oturmak suretiyle hallederler. Yeni anayasa talebi karşısında direnenler 4 sene sonra yapılan seçimde yine verirler. Meclis'in çalışmaya başlamasıyla beraber bu konunun halledilmesine yönelik çalışma başlayacağına inanıyorum. Tartışma konusu olan tüm hususlar üzerinde konuşulur halledilir, milletimizin huzuruna getirilir. Ben de üzerime düşeni yapar, milletimizin uygulamasına hizmet ederim.

Türkiye güçlendikçe, büyüdükçe yurt dışındaki kardeşlerimiz de geleceğine ümitle bakmaya başlıyor. Bölgemiz ve dünyadaki tüm mağdurları da kucaklayabilelim istiyorum. Benim 78 milyonla derdim yok. 78 milyon şu makamı kendi makamı olarak kabullenmek zorundadır. Burası cumhurun makamıdır. Tayyip Erdoğan'ı seversin, sevmezsin onla da derdim yok. Ama buraya hakaret edemezsin. Bunun için ilgili tüm kamu kurumlarımızla seferberlik içinde çalışıyoruz. Al bayrağımız dünyanın neresine giderse gitsin kabul görüyor, gözyaşları içinde karşılanıyor. Bundan daha büyük mutluluk olabilir mi?

"BİZ KUCAKLAMAYI ÇOK İYİ BİLİRİZ"

Suriye ve Irak'tan gelen 2,5 milyon kardeşini kabul ediyor. Gönlümüzü açıktık. Avrupa ülkeleri de paniğe kapılıyor. Bu yüzden Avrupa Birliği'nin geleceğini de tartışmaya açtılar. Akdeniz'de yaklaşan gemileri batırmaya çalışırken, biz 65 bin mağduru denizden toplayıp, canlarını kurtardık. Ülkemize gelen herkese kapılarımızı açarken, Avrupa ülkeleri insan seçme çabası içinde. İnsan olarak bakmıyorlar. Bu insandır diyeceksin, gerekli desteği vereceksin. Suriye'deki ve Irak'taki sorunlar bir gün bitecek, buna inancımız sonsuz. İşte o zaman akıllarda sadece Türkiye'nin sergilediği insani duruşla, Avrupa'ya bakış kalacak. Biz herkese kucağımızı açıyoruz. Kimse bize kucaklama noktasında akıl vermesin. Biz kucaklamayı çok iyi biliriz. Kendimizi onların yerine koyalım, ne yapardık. Bir düşünelim. Bizim bu vatandan başka vatanımız olmadığına göre, bize bu vatanı dar edenlere biz bu vatanı dar ederiz.

Şu ana kadar biz 8 milyar dolar harcadık. Rabbim bereketini veriyor. Bazıları yolsuzluk şu bu diyor. Bunlar ihanet içinde. Yolsuzluğun içinde olduğu bir iktidar bu yatırımları yapabilir mi? Biz 2014'te 4,5 milyar dolar dünyadaki bu garibanlara el uzatmış ülkeyiz. Türkiye bu. Ne yaparlarsa yapsınlar bunların çelmelerine takılmayacağız.

7 Haziran sonrası Türkiye'nin içine girdiği siyasi belirsizlik ortamını kullanmak isteyenler hesaplarını gözden geçirsin. Gelin el ele verelim, şu ülkedeki sıkıntıları birlikte aşalım.

G20 ZİRVESİ

Türkiye büyüme hızında dünyadaki birçok ülkeye fark atacak konumda. 15-16 Kasım tarihlerinde G20 toplantısı yapacağız. Dünyanın devleri burada toplanacak. Toplantılarda gerek kapsayıcılık, kucaklama diyoruz ya, bir anlayışla böyle bir adım atacağız. Yatırımlar noktasında dünyanın gelişmemiş ülkeleri, nasıl yatırımlar yapalım ki 60-70 trilyon, bunları konuşacağız. Dünyaya bir Antalya bildirisini açıklayacağız. Biz göreve geldiğimizde dünyada 24. sıradaydık, şimdi 17. sırada bir ekonomi. Suriye'nin, Irak'ın geleceğini konuşacağız. Özellikle Suriye ve Irak'la ilgili onlara nasıl karar aldırabiliriz onları konuşacağız. Mücadelemizi sürdüreceğiz.

"SONUÇ ALMA DÖNEMİDİR"

Demokrasi ve kalkınma hamlesinin tekrarlanacağı bir dönem olacağına inanıyorum. Yarın, bugünden daha iyi olacak. Hiç şüpheniz olmasın. Terör örgütüne karşı operasyonları kesmek yok, devam edeceğiz. Terör örgütü silahlarını betonlayarak gömene kadar, tüm elemanları tasfiye olana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Aynı şekilde örgütün şehirlerdeki yapıları çökertilene kadar devam edecek. Konuşma, tartışma dönemi değil, açık söylüyorum sonuç alma dönemidir. Bu işe illa biri isim aranıyorsa, bunun ismi "Milli Birlik ve Kardeşik Süreci"dir.

Türkiye geçtiğimiz 13 yılda yaşadığı gelişimi görmezden gelemez. Ret politikalarını, inkar politikalarını, asimilasyon politikalarını biz kaldırdık. Gelen başbakanların hiçbirisi Kürt vatandaşlarımıza "kardeşim" diyememiştir. Bütün Güneydoğu illerini gezen bir başbakandım ben. Şimdi de Cumhurbaşkanı olarak devam ediyorum, edeceğim. Neden, 78 milyon sorumluluğumuzdadır onun için. Biz devlet, millet kaynaşmasını istiyoruz. Biz geldiğimizde devlet öndeydi. Biz ne dedik, önce millet dedik.

"BU DEVLET KÜRT VATANDAŞA KURŞUN SIKMAZ, TERÖRİSTE KURŞUN SIKAR"

Partimizi kurduk, 16 ay sonra ilk seçimde iktidar olduk. Sayın Başbakan o zaman Abdullah Gül ve ilk ayda OHAL'i kaldırdık. Çünkü biz ne aldatan olacağız, ne aldanan olacağız. Sonra yeni talepler. Devam edeceğiz. At denize balık bilmezse, Halık bilir. Bunlara rağmen hala silahla çözüm yürütmeye çalışanlar en büyük ihanet içindedir. Bizim Suruç saldırısından sonra verdiğimiz şehitlerimize karşı sorumluluğumuz var. "2 bin Kürt insanı öldürüldü devlet tarafından" diyor. Şunu unutma, bu devlet Kürt vatandaşa kurşun sıkmaz, teröriste kurşun sıkar. Kimse benim Kürt kardeşime terörist gözüyle bakmasın. Tek bir bomba, tek bir tuzak kalmayana kadar bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.

2023 projelerimiz hızlandıracağız. İstanbul'da inşası süren yeni havalimanı dünyanın ilk 3 havalimanından biri olacak. Yılda 150 milyon yolcu kapasitesiyle bir havalimanı. Boğaz'daki 3. köprümüz hızla devam ediyor. Bir de Avrasya Tüneli var. O da inşallah 2016 gibi yetiştirilmeye çalışılıyor. Marmaray zaten yoğun bir şekilde yolcu taşımaya devam ediyor. Vakit, nakittir. Yol medeniyettir anlayışının ürünüdür. İnandım mı yaparsın. Fatih dedemiz, karadan gemileri yürüttü. Bizans şok oldu. Biz de onların attığı adımı attık, arabaları deniz altından yürüttük. İzmir otoyolu işte devam ediyor. Bunlar muhteşem adımlar. Nükleer santraller, Kanal İstanbul gibi adımlar hedefine ulaşacak. Bir de Çanakkale Boğaz Köprüsü gibi yenilerini ilave edeceğiz. Savunma sanayinde Türkiye'nin dışabağımlılığını bitirene kadar devam edeceğiz. Demokraside, özgürlüklerde örnek gösterilen ülke olana kadar devam edeceğiz. Hazmedecekler. Bu ülke özgürlüklerde Batı ülkelerine yol gösterecek kabiliyettedir. Türkiye'yi 10 ekonomi arasına sokma hedefinden vazgeçmeyeceğiz.

Birileri şu anda hep kucaklaşmaktan bahsediyor. Biz hazırız. Ama siz hiç kucaklamadınız ki. Ya bu ülkede iç savaşı nasıl konuşursunuz. Bunlar ihanet şebekesidir, ihanet. O beklenti, terör örgütlerinin beklentisidir. Bunlar aydında geçinen karanlıklar. İç savaş düşünenler şunu bilsin ki, Türkiye tüm kurumlarıyla ayaktadır ve bunun hesabını soracaktır.

Meclis'in toplanması ve hükümetin kurulmasının ardından yolumuza devam edeceğiz. Türkiye'nin 78 milyon vatandaşının ve 81 ilinin tamamının vatandaşı olarak ülkemin güzelliğinden başka bir şey istemem mümkün değildir. Bir olmak için, diri olmak için, kardeş olmak için, hep birlikte Türkiye olmak için bir adım öne çıkmak gerekiyor. Cumhurbaşkanı olarak ön açıcı olma çabası içindeyim. Hep birlikte daha fazla gayret göstermeliyiz.

İHA

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016Abdullah GülAngela MerkelAntalyaAvrupa BirliğiBaşbakanHakkariIrakİstanbulİzmirKatilOlağanüstü HalRecep Tayyip ErdoğanSavaşSuriyeTerör
Görüş Bildir