Teknolojinin ve yapay zekanın hayatın her alanına girdiği günümüzde, neredeyse her birimiz telefonlara bağımlı bir biçimde yaşıyoruz. Çoğu zaman, özellikle toplu taşımada yanımızda neler olup bittiğinin bile farkında olamıyoruz. Fakat tüm bu yeni alışkanlıklara rağmen İstanbul sokakları hala kitap sayfalarının çevrildiği, tespihlerin çekildiği ve çay bardaklarının elden ele dolaştığı gündelik alışkanlıklara ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Şehrin camilerinden meydanlarına kadar pek çok noktada bu sakin akışı yakalamak mümkün. Bu durum turistlerin de dikkatini çekiyor.
'fatimat.jpg' isimli içerik üreticisi, 'Yapay zeka çağında Türkler' yazısıyla paylaştığı videoda günlük hayatta, sokakta vakit geçiren, kitap okuyan, el sanatıyla uğraşan, sokakta müzik yapan ve çay içen insanları bir araya getirdi. Ekrandan uzak geçen bu sıradan anlar izleyenlerin içini ısıttı.
Ekranların hayatımızın her alanını kapladığı şu dönemde, bu görüntüleri izlemek bile huzur veriyor.
Son yıllarda psikoloji ve sosyoloji çevrelerinde sıkça tartışılan konulardan biri, modern insanın aşırı dijital uyarana maruz kalması sonucunda ortaya çıkan tükenmişlik hissi. Ekran karşısında geçirilen saatler, anlık bildirimler ve yapay zeka tarafından optimize edilmiş sanal akışlar, beynimizi sürekli bir hız ve performans baskısı altında tutuyor. Tam da bu nedenle bireyler, zihinsel olarak rahatlayabilmek adına elle tutulur, mekanik ve fiziksel olan rutinlere dönme ihtiyacı duyuyor. Buna sosyolojide 'yavaş yaşam' veya 'analog sığınak' deniyor. Türkiye sokaklarında günlük rutinin parçası olan detaylar, aslında modern psikolojinin reçete olarak sunduğu birçok koruyucu refleksi barındırıyor.
Fiziksel temas ve somutluk: Sayfalara dokunarak kitap okumak, tespih tanelerini çekmek veya tezgahtaki çiçekleri tek tek ayıklamak, zihni anlık olarak şimdiki zamana bağlıyor. Ekranların yarattığı soyutluk hissi, somut bir nesneyle uğraşıldığında yerini dinginliğe bırakıyor.
Gözlem ve durup nefes alma: Köprüde saatlerce balık beklemek ya da bir tabureye oturup yoldan geçenleri izlemek, modern insanın unuttuğu 'hiçbir şey yapmama' sanatını sokak kültürünün içinde doğal olarak yaşatıyor.
Kolektif aidiyet ve temas: Bir esnafın çay ikramı, cami şadırvanındaki ortak hareketler veya sokakta yankılanan bir gitar sesi, algoritmaların sunamayacağı türden organik bir aidiyet hissi yaratıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın