bayrampaşa Haberleri

bayrampaşa ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. bayrampaşa ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

İstanbul’da Hava Durumu Alarmı: AKOM ve Valilik’ten Peş Peşe Uyarı! Yağış Kuzeyde 150 Kilogramı Aşacak
İstanbul, pazar akşamı başlayan sağanağın ardından yeni bir yağış dalgasına hazırlanıyor. AKOM ve İstanbul Valiliği 29 Eylül sabahı peş peşe uyarı yayımladı: kuvvetli yağış gece yarısına kadar aralıklarla sürecek, kuzey ilçelerde metrekareye 150 kilogramın üzerinde yağış düşebilecek. Meteoroloji de aralarında İstanbul'un bulunduğu 14 il için sarı kod verdi.
Çöp Başı Dedikodusundan Bayrampaşalı Dua Lipa'ya Son 24 Saatin Viral Tweetleri
Salıya eylülün bitmek bilmeyen son günlerinde girdik; maaş gününü bekleyenlerin sabrı taşmak üzere. X'in gündemine bu kez Dua Lipa'nın kuzeninin düğününden paylaştığı fotoğraflar oturdu. Görkemli salonu gören kullanıcılar Arnavutluk ekonomisine dair teoriler üretmeye, şarkıcının ailesinin göç rotasını yeniden çizmeye başladı.Tez danışmanından gelen tuhaf saatli randevu mesajı, sabahın köründe atılan günaydının yarattığı panik, okulda çöp kutusu başında toplanan küçük öğrenciler ve bir türlü açılmayan kahve fincanı da listede. Kahvehanede okey masasından kulağa çalınan diyalog ve Ferhat Göçer'in kendi şarkı sözüne yaptığı yorum da gün boyu elden ele dolaştı.
28 Eylül – 4 Ekim İstanbul Çocuk Etkinlikleri: İstanbul'da Bu Hafta Çocuklarla Nereye Gidilir?
Sonbaharın dökülen sarı yaprakları ve serinleyen havası İstanbul'a resmen merhaba derken, okul rutininde yorulan çocukları neşelendirecek dopdolu bir ekim haftası başlıyor! 28 Eylül - 4 Ekim haftasında kapanan yazlık açık hava rotalarının yerini büyüleyici sirkler, illüzyon gösterileri, kapalı tema parkları, yepyeni vizyon filmleri ve zihin açıcı sanat atölyeleri alıyor.  Peki, bu hafta İstanbul'da çocuklarla neler yapılır? Hangi tiyatro oyununa gidilir? Vizyonda hangi filmler var? İşte Ekim ayının ilk çocuk etkinlikleri rehberi! Uyarı: Etkinliklerin güncel durumunu kontrol etmek ve bilet satın almak için organizasyon firmalarının, etkinlik merkezlerinin ya da bilet satış platformlarının duyurularını kontrol etmelisiniz! 
Bu Yıl Guinness'e 11 Rekorla Girdik
Türkiye bu yıl, dünyanın en büyük resim mozaiği, bir saat içinde en fazla organ bağışı, bir dakikada yüzüyle en fazla top çevirme, en kalabalık DNA sarmalı oluşturma, en kalabalık pilates gösterisi ve sırt sırta bir dakikada topu yere düşürmeden sektirme gibi birbirinden ilginç 11 rekorla Guinness Dünya Rekorlar Kitabı’na girdi. Guinness Dünya Rekorları Türkiye Temsilcisi ve Hakemi Şeyda Subaşı Gemici, yaptığı açıklamada, rekor denemesinin her aşamasını kontrol ettiklerini ve Guinness dünya rekorlarına sahip olmanın kolay bir şey olmadığını söyledi. Şirket merkezlerinin Londra’da olduğunu, şirkette 4 yıldır temsilcilik ve hakemlik yaptığını anlatan Gemici, rekor denemesi için ‘standart’ ya da ‘hızlı takip’ seçeneklerinden biri tercih edilerek, direkt veya internet adresinden online olarak başvurulabileceğini kaydetti. Türkiye’nin bugüne kadar 110’dan fazla rekora imza attığını hatırlatan Gemici, Türkiye’den daha fazla başvuru beklediklerini dile getirerek, “Mutlaka Guinness’e başvurun. Paranın satın alamayacağı hayallerinizi gerçekleştirin. Rekortmen oluyorsunuz. Sertifika alıyorsunuz. Dünyaca tanınıyorsunuz’ diye konuştu. En büyük gelirlerinin kitap satışından olduğunu ve her yıl eylül ayında Guinness Rekorlar Kitabı’nın yayımlandığını hatırlatan Gemici, Guinness dünya rekorlarının 3 önemli kriterini; rekorun kırılabilir, ispatlanabilir ve ölçülebilir olması şeklinde sıraladı. Gemici, Guinness Rekorlar Kitabı’nda en çok dikkati çeken ilk 5 Türk rekortmenin; 2 metre 51 santim boyuyla “En Uzun Boylu Adam” Sultan Kösen, “İlk Kadın Savaş Pilotu” Sabiha Gökçen, 8.8 santimetrelik burun uzunluğuyla “En Uzun Burunlu Adam” Mehmet Özyürek, “Kürekle Üç Okyanusu Geçen İlk Kişi” Erden Eruç ve 11 saniyede attığı golle “Dünya Kupası’nda Atılan En Hızlı Gol”ün sahibi Hakan Şükür olduğunu söyledi. Bu yıl Guinness dünya rekorları hakemi olarak birçok ülkeye gittiğini anlatan Gemici, bu yılki unutamadığı rekor denemesini, “24 Mayıs’ta, aynı anda en çok gökyüzü feneri uçurma rekor denemesi için Filipinler’e gittik. Toplam 15 bin 185 gökyüzü feneri ayni anda uçuruldu. Görüntü muhteşemdi. Rekor denemesi hava karardıktan sonra yapıldığı için gökyüzü ışıl ışıldı. Gökyüzü rüyalardaki gibiydi” sözleriyle anlattı. Türkiye’de bu yıl Guinness dünya rekorları arasına giren rekorlar şöyle: Bir saat içinde en fazla organ bağışı rekoru: Antalya Valiliği koordinasyonunda, İl Sağlık Müdürlüğünce düzenlenen Guinness dünya rekoru denemesinde, daha önce Çin’e ait olan rekor 7 dakikada 475 organ bağışıyla kırıldı. Rekor denemesine destek vermek için gelenler arasında, Türkiye’nin yüz nakli ameliyatı olan hastaları Uğur Acar ve Turan Çolak da yer aldı. 2011’de Londra’da 321 kişi, 2012’de Çin’de 474 kişiyle kırılan rekorun Antalya denemesinde, ilk yarım saatte 1981 kişi organ bağışında bulundu. Kayısı tatlısı rekor denemesi: 21. Uluslararası Kültür Sanat ve Kayısı Festivali kapsamında gerçekleştirilen Guinness dünya rekoru denemesinde, 342 kilo 700 gramlık kayısı tatlısıyla rekor kırıldı. Kayısısıyla tüm dünyada tanınan Malatya’da kırılan rekorda, gün kurusu kayısı tatlısı hazırlandı. Tencerelerde yapılan ve tabaklarda ikiye bölünerek arasına kaymak konulan kayısı tatlısı yapımı yaklaşık 6 saat sürdü. Rekorun kırıldığının açıklanmasının ardından tatlı, rekor denemesini izlemeye gelen 3 bin 600 kişiye servis edildi. Üç boyutlu kaldırım resim rekoru: Büyükçekmece’deki rekor denemesinde, İngiltere’deki 318 metrekarelik üç boyutlu kaldırım resim rekoru 488.83 metrekareyle geçilerek Guinness Rekorlar Kitabı’na girildi. Kordonboyu’ndaki deneme, ressam Abidin Yurdakul tarafından yapıldı. Etkinlikte 33 devlet okulu, 12 özel okul, 19 resim atölyesi,12 sivil toplum kuruluşu ve 492 bireysel katılımcı yer aldı. Dünyanın en büyük resim mozaiği rekoru: Adana’da Güney Rotary Kulübü üyelerince gerçekleştirilen rekor denemesi, nisan ayında Adana Portakal Çiçeği Karnavalı kapsamında Uğur Mumcu Meydanı’nda yapıldı. 1111.78 metrekare büyüklüğündeki resim mozaiğiyle Guinness Dünya Rekorlar Kitabı’na girmeye hak kazanan çalışmada, 17 bin 800 adet A4 kağıdı, bin 346 metre kraft kağıt, 32 kilogram yapıştırıcı ile 972 kutu pastel ve kuru boya kullanıldı. 279 kişinin destek verdiği rekor denemesinde barış temalı mozaiğin ortasında turna kuşu oluşturuldu. Rekor, 2002’de 643 metrekareyle İngiltere’de, son olarak da 2010’da 1024 metrekareyle Japonya’da kırılmıştı. Bir dakikada yüzüyle en fazla top çevirme rekoru: Maltepe Park AVM’nin ev sahipliğinde yapılan organizasyonda, dünyaca ünlü Arjantinli top cambazı Victor Rubilar, bir dakikada futbol topunu yüzünde 35 defa çevirerek yeni rekorun sahibi oldu. Böylelikle bugüne kadar 3’ü aynı gün olmak üzere 4 kez Guinness Rekorlar Kitabı’na girme hakkı kazanan Rubilar, 5. rekorunu İstanbul’da kırmış oldu. Dünyanın en büyük kazağı rekoru: Enerji tasarrufuna dikkati çekmek için Bayrampaşa Belediyesi’nin ve trikocuların başlattığı “Kazak giyelim, enerjide yüzde 20 tasarruf edelim” kampanyası kapsamında, BATİAD tarafından dünyanın en büyük kazağı üretildi. Bayrampaşa Belediyesi Semih Erden Spor Salonu’nda, Guinness’in İngiltere hakemi Kirsty Bennett tarafından ölçümü yapılan kazak, “dünyanın en büyük kazağı” unvanını alarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi başardı. 18 metre boyunda ve 45 metre enindeki kazak, 30 işçi tarafından 45 günde üretildi. Dünyanın en büyük yeryüzü çizim rekoru: 19 Mayıs Atatürk ’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen rekor denemesi, İstanbul Dünya Ticaret Merkezi’nin yanındaki Hazine Müsteşarlığına ait arazide 260 genç tarafından yapıldı. Barış ve dostluk temalı karikatür yarışmasında birinci seçilen Akın Candemir’e ait karikatürün son çizgisini, dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç çekerken, karikatür için 12 bin metrekarelik alanda 12 ton boya kullanıldı. 104 saat 43 dakikada tamamlanan rekor, daha önce 12 Haziran 1998’de Amerika’da kırılmıştı. En kalabalık pilates gösterisi rekoru: Denizli Belediyesinin “Ailemi Seviyorum Projesi” kapsamında 8 mahallede ücretsiz düzenlenen pilates kurslarına katılan 3 bin 486 kadın, aynı anda pilates yaparak Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. Rekor, 2009’da İspanya’nın Madrid şehrinde 862 kişiyle kırılmıştı. En büyük paketlenmiş ürünlerden oluşan teşhir alanı rekoru: Yıldız Holding şirketlerinden Horizon Gıda’nın satışını gerçekleştirdiği markalardan Komili Konfor isimli temizlik kağıdı ürünleri, Tokat’taki tek bir mağaza içerisinde 11 bin 600 adet üründen oluşan teşhirle Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi başardı. Sırt sırta bir dakikada topu yere düşürmeden sektirme rekoru: İstanbul’daki Dünya Gençler Futbol Şampiyonası kura çekiminde kırılan rekorda, İngiliz Billy Wingrove (30) ve Jeremy Lynch (25), sırt sırta verip bir dakikada topu yere düşürmeden 125 kere sektirerek Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. Radikal
Bakanlık O Firmaları Deşifre Etti!
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, laboratuvar sonucu ile kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten veya satan gıda işletmesi ve bu işletmelerin ürettiği parti ürünlerine ait bilgiler verildi. Açıklamada, ürünlerine ait şu bilgiler verildi: “Anadolu Eksper Gıda Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Saray-Kazan/ANKARA Süzme Çiçek Balı (Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı)Tatzade Tadaban Gıda Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Saray-Kazan/ANKARA Süzme Çiçek Balı (Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı)Maxitat Ostim-ANKARA Süzme Çiçek Balı (Bala protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı, Prolin miktarı, Diastaz sayısı, Fruktoz/Glukoz, Fruktoz+Glukoz)Damla Bacı Emin Gıda İnş. Oto. İth. ve İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Sarayköy Kazan/ANKARA Süzme Salgı Balı (Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı, Elektrik iletkenliği Prolin miktarı, Diastaz sayısı, Fruktoz/Glukoz, Fruktoz+Glukoz) Bayella BiogenecsBiyoteknoloji A.Ş. Sultanbeyli/İSTANBUL Epimedyumlu Bitkisel Karışımlı Kapsül(İlaç Etkin Maddesi/ Thiodimetilsildenafil) Vamax Koza Bilişim İlaç Gıda Koz.San.Tic.Ltd.Şti. Bayrampaşa/İSTANBUL Bitkisel Karışım Kapsül(İlaç Etkin Maddesi / Thiosildenafil) Magic PowerExtra 512092 Diltat Gıda İnş. San. Tic. Ltd..Şti./Esenyurt/İSTANBULDana Kıyma Diltat Gıda İnş. San. Tic. Ltd.Şti./ Bahçelievler/İSTANBULDana Kıyma Maset Gıda Nakliyat İth.İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti./ Fatih/İSTANBULDana Kıyma Etçi Et ve Şarküteri Ürünleri Tic.Ltd.Şti./ Maltepe/İSTANBULDana Kıyma Etçi Et ve Şarküteri Ürünleri Tic.Ltd.Şti./Ataşehir/İSTANBULKuzu Kuşbaşı Hatipoğlu Ltd. Şti./ Karatay/KONYA Isıl İşlem Görmüş Sucuk Ana Mantı Gözleme ve Ev Yemekleri San. Tic. Ltd. Şti./ Zeytinburnu/İSTANBULFırın Köfte (Dana Eti) Birsen Güven Gıda San. ve Tic. A.Ş./ KAYSERİTam Yağlı Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Yalçıntepe125/065 Narin Süt ve Süt Ürünleri Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti./ KAYSERİ Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Narlıtepe484 Yağlı Tulum Peyniri (Bitkisel yağ) 603 Mutlu Tolga Gıda İnş. Nak. Pet. Tur. Hayv. Orm. San. Tic. Ltd. Şti./ AFYONKARAHİSARÇörek Otlu Taze Peynir (Bitkisel Yağ) Lazz Bakkal Kaşar Peyniri (Bitkisel Yağ) Tulum Peyniri (Bitkisel Yağ)Ilgaz Yaylası2804 04/02/2014Düziçi Hayat Süt Mam. Gıda San. Tic. Ltd. Şti./ ADANAEzine Keçi Peyniri (İnek ve Koyun Sütü) Kültürova Ezine Koyun Peyniri (İnek ve Keçi Sütü) 211 Sönmez Mera Süt ve Süt Ürünleri/ ÇANAKKALEYoğurt (Bitkisel yağ)Sönmez129 Aral Gıda San. Nak. Ve Tic. Ltd.Şti./ KOCAELİTam Yağlı Kaymaklı Yoğurt (Bitkisel yağ)SBS168-2013 Keklik Süt Mam. Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti./ İZMİRTam Yağlı Kaymaksız Yoğurt (Bitkisel Yağ)Keklik Kardeşler Aydoğan Süt Mam. İml.İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti. / İZMİR Pastörize Yağlı Kaymaklı Yoğurt (Bitkisel Yağ ve Jelatin) Yopey Kaymaksız Yoğurt (Bitkisel Yağ ve Jelatin) Baltaş Süt Ürünleri-Semai Karataş/ AFYONKARAHİSAR Süzme Yoğurt (Bitkisel Yağ)Baltaş303 04/02/2014 Emin Gıda İnş. Oto. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti./ ANKARA Kahvaltılık Pastörize Tereyağı (Bitkisel yağ)Balkaymak01/03 Tadaban Gıda San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti./ ANKARATereyağı (Bitkisel yağ)ÖRS Star1210 Vatan
İstanbullular İçin Ücretsiz İnternet Vakti
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların yoğun olarak bulunduğu meydanlardan başlayarak İstanbul’un birçok noktasında ücretsiz internet hizmeti vermeye başladı. Ücretsiz İnternet (Wi-Fi) bağlantısından faydalanmak için cep telefon numarası sisteme girilerek alınacak bir SMS şifresiyle sisteme kayıt olunacak. Alınacak şifre ile ücretsiz internet kullanımı mümkün olacak. Yurt dışında çokça örneği bulunan ücretsiz internet (Wi-Fi) hizmeti öncelikle İstanbul’un yoğun olduğu ve turistik bölgelerine verilmiş durumda. Bu yerler arasında meydanlar, tarihi ve kültürel mekanlar ve otogar gibi ulaşım noktaları yer alıyor. Şu anda 27 nokta da hizmet veriliyor. Hizmet kalitesi ve bandwith genişliği hakkında her hangi bir bilgi verilmezken önümüzdeki günlerde İstanbul’da verilen ücretsiz internet bağlantı koşullarını test edeceğiz. İstanbul’da Ücretsiz Wi-Fİ hizmeti verilen bölgeler 1- Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi(Galatasaray Lisesi) 2- Sultanahmet Meydanı 3- Eminönü Meydanı 4- Beşiktaş Meydanı 5- Kadıköy Meydanı 6- Üsküdar Meydanı 7- Sultanbeyli Meydanı 8- Beyazıd Meydanı 9- Mecidiyeköy Meydanı ve Cevahir Önü 10- Miniatürk/İBB Bilgilendirme Çadırı 11- Saraçhane Parkı 12- Emirgan Korusu 13- Hidiv Kasrı korusu 14-Aksaray Meydanı 15- Bakırköy Meydanı 16- Beylikdüzü Meydanı 17- Eyüp Meydanı 18- Kartal Meydanı 19- Sarıyer İBB İletişim Noktası 20- Avcılar İBB İletişim Noktası 21- Şirinevler Meydanı 22- Pierre Lotti Tepesi 23- Anadolu Hisarı İskelesi 24- Dragos Sosyal Tesisler Çevresi 25- Galata Kulesi ve Yakın Çevresi 26- Alibeyköy Cep Otogarı 27- Bayrampaşa Otogar
"Türk Futbolu İçin Çok Umutlu Değilim"
Arda Turan, Madrid’de FourFourTwo dergisinden Ahmet Yavuz’a bu sezonki performansının sırlarını anlattı.Bu akşam Atletico Madrid formasıyla Chelsea karşısında yarı final rövanş maçına çıkacak Arda Turan, Madrid’de FourFourTwo dergisinden Ahmet Yavuz’a bu sezonki performansının sırlarını anlattı. İspanya Ligi’nde şampiyonluğu hayal dahi edemeyeceğini belirten milli oyuncumuz şampiyonlar ligi’ndeyse sezon başında final oynama hedefinin olduğunu söyledi. Arda ayrıca gece yastığa başını koyduğunda eğer çok geç olmadan bir gün Türkiye’ye dönmesi durumunda Avrupa’da kupa kazandıracak bir kadronun içinde yer alabileceğini ve o takıma liderlik edebileceğinin hayalini kurduğunu belirtti. “Bu halimi seviyorum” diyor Arda. Kısa saç ve uzun sakal... “Böyle havalı bir şey oldu. Kendime geldim.” Arda’nın çeşitli ve her biri olay yaratan saç stillerinden sonra denediği bu imajı, 300 Spartalı filmiyle birlikte anılmıştı. Taraftarlar, Arda’yı Atletico Madrid’in Real Madrid’i 14 yıl aradan sonra mağlup ettiği maçın ardından filmdeki “Kral Leonidas” karakterine benzettiler. Gerard Butler’ın hayat verdiği bu karakter, gerçek bir öykünün kahramanıydı ve klasik antik çağda var olmuş Sparta Uygarlığı’na komuta ediyordu. Küçük devletini düşman işgaline karşı savunan ve sayıca çok üstün Pers Krallığı’na boyun eğdiren Spartalılar, bunu Kral Leonidas’ın o damarı sayesinde başarmışlardı: İnatçı, risk almayı seven ve korkusuz... Kralın 300 kişilik orduyla Persleri alt etmesi için sihire ihtiyacı vardı. Tıpkı Arda Turan gibi... 'Gözümün korktuğu şeyden korkmam' Kral Leonidas’ın tüm bu vasıfları, Arda Turan’ı ona benzetenlerin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Gözümün gördüğü bir şeyden korkmam” diyor Arda. Barcelona’ysa çıkar oynarız. Real Madrid’se çıkar oynarız. Evet, dünyanın en iyi takımları, en büyük takımları... Ama öyle kimseden korkacak bir durumumuz yok!” Kral Leonidas, Atletico Madrid forması giyse, muhtemelen o da Real ve Barça için aynı şeyleri söylerdi. Atletico Madrid’le 2017 yılına kadar sözleşmesini uzatan Arda, Madri’de oldukça mutlu... Bu sezon İspanya’ya ve Avrupa’ya damga vuran takımdan ayrılmak gibi bir düşüncesi yok. Elbette kimse sezon başında ligde Atletico Madrid adına böyle bir senaryoyu hayal etmiyordu. Arda da öyle... Açıkçası iyi bir peformans sergileyip ligi ilk dört sırada bitireceğimizi tahmin ediyordum” diyor. Ama asla son haftalara girilirken Real Madrid ve Barcelona’nın önünde puan farkıyla lider olacağımızı düşünmemiştim.” Ligdeki insanüstü” performansa şaşırmış olsa da Şampiyonlar Ligi için büyük” düşünüyordu. Hayallerimi çok fazla söylemiyorum çünkü bazen kendim gibi gülüyorum. O kadar büyük hayallerim var ki...” diyor ama artık Avrupa’nın bir numaralı organizasyonu için sezon başında düşündüklerini rahat rahat söyleyebilir. Sezon başında Şampiyonlar Ligi’nde finale gitmek gibi bir hayalim vardı.” Arda, Atletico Madrid’in sahası Vicente Calderon Stadı’nın çimlerinde FourFourTwo’nun sorularını içtenlikle yanıtladı. Takım olarak bu sezon çok yoğun bir fikstürde mücadele ettiniz. Fiziksel olarak ne durumdasın? Yıprandık... Vücut olarak hepimizin yıprandığı aşikâr. Bizim oynadığımız sistemde biz topa sahip olan değil, topun arkasında duran bir takımız. Savunma üzerine kurulu bir sistemimiz var. O yüzden özellikle benim gibi ikinci bölgenin kenarlarında oynayan oyuncular için çok sıkıntılı bir sistem bu. Çok fazla efor sarfedilen bir sistem. Ama sezon sonuna kadar elimizden ne geliyorsa yapacağız. Simeone senin için “İspanyolca bilmiyor ama onunla bakışarak, vücut diliyle anlaşıyoruz” demişti. Aranızda nasıl bir iletişim var? Biz onunla sahanın içinde bazen bir bakışla bile anlaşıyoruz. Bakışıp gülüşüyoruz... Mesela Şampiyonlar Ligi müziği çaldığında dönüp bana bakar ya da büyük maçlarda seramoniye çıkarken gelip kulağıma bir şey fısıldar... Beni çok fazla geliştirdiğini, çok yönlü bir oyuncu yaptığını düşünüyorum. Beni benden daha iyi tanıyor ve çok iyi kullanıyor. Enerjimi, gücümü ve zekâmı maksimum seviyede kullanabilecek ender hocalardan biri. Onun yönetiminde daha fazla efor sarfedip daha az gole gidip atağı organize ediyorum. Tamamıyla hocanın istedikleri doğrultusunda hareket ediyorum. Zaten doğrusu da bu... Real Madrid ve Barcelona’yla baş edip, onları alt etmek nasıl bir duygu? Barcelona ve Real Madrid’in çok özel oyuncuları var. Messi ve Ronaldo’nun durumu, Neymar’ın ve Bale’in durumu... Çok özel oyunculara sahipler. Ama onlarla savaşmak hoşumuza gidiyor. Finansal güçleri, taraftar sayıları, global değerleri ortada. Ama bizim kendi halinde, taraftarıyla bütünleşmiş, birbiri için savaşan, daha özel bir halimiz var. İnsanların gözünde daha sempatiğiz. Bu güçle, her şeyi kazanabiliriz. Peki sence Atletico Madrid’in başarısı sürdürülebilir olacak mı? Bence Atletico Madrid transfer politikasını çok iyi sürdürebilen bir kulüp. Zaten bu seviyeyi korursak yayın gelirlerinde payımız artacaktır. Tabii ki kulüp olarak Real Madrid ve Barcelona’nın seviyesine ulaşmak çok zor. Zaman alacaktır. Ama Atletico Madrid İspanya’da bu konuda potansiyeli olan en büyük kulüp. Diğer taraftan yeni stat geliyor, yeni tesisler geliyor... Her sene Şampiyonlar Ligi’nde kalıp ligde şampiyonluğu kovalayabilecek bir durumumuz var. O yüzden her şey olabilir. Bir röportajında “Fiziksel olarak Messi ve Ronaldo kadar iyi olmam mümkün değil” demiştin. Senin için zirve noktası neresi? Açıkçası 27 ile 31 yaş arasında sahip olduğum potansiyeli daha fazla açığa çıkarabileceğimi düşünüyorum. Eğer Atletico Madrid gibi dünya devleriyle yarışan, uluslararası arenada boy gösteren bir takımın oyuncusuysam içimde çok büyük bir potansiyel var demektir. Sadece bunu daha sürekli bir hale getirmeliyim. Ama bunu tabii lafta bırakmamak, çok çalışmak lazım. Özellikle Atletico Madrid kariyerine bakınca “çalışmak” kelimesinin senin için anahtar kelime olduğunu söyleyebilir miyiz? Kesinlikle… Mesela bizim takımda Raul Garcia muhteşem bir örnek. Bir gün kitap yazarsam kitabımda muhteşem bir yeri olacak. Yüzde 30 yetenek, yüzde 70 çalışmadır. Çalışırsan oynarsın. Gerçekten kitap yazacak mısın? Evet yazacağım. Çok laylaylom bir kitap olmayacak. Herkesi eleştiren, gerçekleri söyleyen bir kitap olacak. Basının önünde her şeyi söyleyemiyorsun, politik davranıyorsun. Atletico Madrid’e gittiğin ilk aylarda TFF’nin Tam Saha dergisine verdiğin röportajda “Burada insan olarak bir birey olduğumu hatırladım” demiştin. Hala böyle mi düşünüyorsun? Çok büyük laf etmişim be! Doğru laf etmişim ama... Hâlâ arkasındayım! Mesela biraz önce antrenman bitti, bundan sonra hayat bana ait. Kimsenin hatrı gönlü yok. Türkiye’de sürekli birilerini ziyaret etmeniz gerekiyor. Kırılanlar var, bozulanlar var, dedikodular var. Dedikodulara cevap vermek zorundasın... Galatasaray taraftarıyla arandaki buzlar eridi mi? Galatasaray camiasının her zaman altın çocuğu oldum. El bebek gül bebek yetiştik. Tabii ki sorunlar oldu, ağladık sızladık falan. Ben de Galatasaray’a karşı elimden gelenin en iyisini vermeye çalıştım. Sadakatli davranmaya çalıştım. 24 yaşına kadar hep Avrupa takımları isterken Galatasaray’da kaldım. Bu da gözardı edilmemeli. ‘Bırakıp kaçtı’ diyenler var. Ben bırakıp kaçmadım. Takım sekizinciyken iğneyle çıkıp oynadım. Doktorlar orada... Takım yeni sezonda muhteşem bir kadro kurmuştu, şampiyon olacağı belliydi, ben o zaman gittim. Bırakıp kaçmak o zamanlar ben sakatım deyip oynamamaktı. Herkes Manisa’da nasıl oynadığımı biliyor. Öyle üç kuruşa beş köfte yok. Peki bu süreçte suçlu Galatasaray taraftarı mıydı? Taraftar suçlu olur mu? Arda Turan diye stadı inletirken iyiydi. Şimdi kötü mü olacak? Ve sen de kafana koydun ve Atletico Madrid’in yolunu tuttun… Çünkü yaşam alanı bırakmadılar bana... Eğer yaşam alanı verilseydi Selçuk, Burak, Sabri, o zaman Caner de bizdeydi; bu kadroyla Şampiyonlar Ligi olmasa da en azından Avrupa Ligi’nde şampiyon olabilirdik. Hâlâ bazen yatarken eğer çok geç olmadan bir gün dönersem Avrupa’da bir kupa kazandıracak kadronun içinde yer alabilirim diye düşünüyorum. Madrid’de mutlu musun? Burada kendime ait vaktim oldu. Kendimi bıraktım. Düşünme fırsatı buldum. Kafam temizlendi. Geçen gün okuyorum, Selçuk’la Burak’ın stattan arabalarıyla ayırlmaları bile problem. Kardeşim nolur ya! Maç bitmiş, ne istiyorsa yapsın futbolcu. İstiyorsa yürüyerek gitsin. Burada biz maça iki saat kala otomobillerimizle geliyoruz, herkes de otomobiliyle ayrılıyor. Kız arkadaşıyla maça gel, ne var bunda? Profesyonel futbolcu milyon dolarlar kazanıyor. İşyerine ihanet edecek kadar aptal mı? İhanet eden zaten üç gün sonra kendini sahada belli eder. Şikayetçi olduğun hiç mi bir şey yok? Bütün gün uyuyorlar (gülüyor). Geç yemek yiyorlar. Benim de bu yüzden kilo problemim oluyor, moralim bozuluyor. Saat 21:30’da yemek daha yeni başlıyor! Karnını nasıl doyuruyorsun? Her kültürün yemeğini yiyebiliyorum. Dünya mutfağını da seviyorum. Çin yemeği seviyorum ama çok kızartma işi var. Çünkü biz küçükken Bayrampaşa’da arka tarafta Çin restoranı vardı, hep oraya gider yerdik (gülüyor). Paella seviyorum. Deniz mahsullerinden böcekleri çok seviyorum. Şimdi ‘Ne havaya girmiş’ diyecekler ama çok seviyorum, ne yapayım. Sonradan görme olduğum için bunların hepsini çok seviyorum (gülüyor). Galatasaray’daki süreci de takip ediyor musun? Futbolcular da baskı altında... Çok fazla takip etmiyorum çünkü canım sıkılıyor, üzülüyorum. Arkadaşlarımın hepsi özel oyuncular, korunmaya ihtiyaçları yok. Sonuçta son iki senenin şampiyonluğu, Şampiyonlar Ligi çeyrek finali var. Birazcık saygı diyorum. Mancini’yi başarılı buluyor musun? Mancini zaten durumu açıkladı. ‘Ben buraya yeni takım kurma hedefiyle geldim’ dedi. O tabii Avrupa’da görmediği tarzda şeyler gördüğü için yadırgaması, sinirlenmesi çok normal. Ama Türkiye şartları böyle, alışması lazım. Hedefinin bu sene olmadığını söyledi. Beklemek lazım... Manchester City’de, Inter’de yıldız oyuncuları idare etmek ve başarılı olmak... Bunlar büyük işler. Mancini büyük bir hoca. Sana göre Türkiye’den Avrupa’ya gidebilecek oyuncular kimler? Gökhan Gönül ve Caner Erkin oynayabilir. Selçuk İnan, Burak Yılmaz ve Semih Kaya da öyle... Arda, Olcan Adın’ın da büyük potansiyeli olduğunu düşünüyor. Trabzon’da bütün yük ona kalıyor. Salih Uçan’ın, Emre Çolak’ın, Muhammed Demirci’nin ve Muhammed Demir’in kendini geliştirmesi lazım. Cenk Tosun’da iyi bir potansiyel var. Oyuncularımızın potansiyeli var ama bu potansiyel yetmeyebilir. Çalışmak, üzerine koymak lazım çünkü buralar başka bir seviye. “Arda Turan’ın başarısı, Türk futbolunun başarısı değildir.” Bu görüşe katılıyor musun? Yüzde 100 katılıyorum. Şansım çok yanımda oldu. Ben Mleda Boleslav maçında böyle olmasam... Millet bana şımarık falan diyor ya, öyle olmasam bugünlere gelemezdim ki! Ben nasıl oynayacağımı çözdüm, biraz Şam şeytanlığı yaptım. Böyle oynarsam formayı alırım diye kendi yolumu buldum. Sana bir süpergüç verip, “Türk futbolunda bir şeyi değiştirebilirsin” deseler neyi değiştirirsin? Bir hakkım olsa bütün kulüplerin altyapı tesislerini değiştiririm. Yataklı, eğitmenli, psikolojik danışmanlı, özel hocalı, İngilizce eğitmenli... Muhteşem çim sahalar... İşin temeli burada. Altyapı hocasına 2-3 bin lira maaş verirsen bu iş olmaz. Kulüp, altyapılarına kaynak ayıracak ki orası maddi olarak tatmin olunan bir yer olsun. Böylece eski futbolcu yorumculuğa kaçmayıp o işe odaklansın. Maalesesf altyapı hocalığını önemsizleştirdiler, itibarsızlaştırdılar. Kulüplerin altyapı hocaları kendi statlarında maç bile izleyemiyorlar! Türk futbolunun geleceği için umutlu musun? Çok umutlu değilim, çok da endişeli değilim. İpin üzerinde gidiyoruz. Fatih hoca bunun planlarını yapıyor. Sadece onun değil, altında çalışan herkesin aç olması lazım. Mesela bu ülke Abdullah Avcı’yı kaybetmemeli. Abdullah hoca bir gün tekrar bu milli takımın başına gelebilmeli. Bir kere olmadı diye vazgeçmemeliyiz.
Küçükçekmece'de Pompalı Tüfekle Kadın Cinayeti
Küçükçekmece Halkalı’da, 43 yaşındaki Durmuş G., parkta birlikte kahvaltı yaptığı 22 yaşındaki Dilek Aypar’ı pompalı tüfekle göğsünden vurdu. Ağır yaralanan Dilek Aypar’ı rehin tutan Durmuş G.’yi polis zorla ikna etti. Durmuş G., sağlık ekiplerinin Dilek Aypar’a yardım etmesine izin verdi. Dilek Aypar hastaneye kaldırılırken Durmuş G., polisin ikna çabaları sonucunda yarım saat sonra silahını bıraktı. Hastaneye kaldırılan Dilek Aypar hayatını kaybetti. Bayrampaşa’da tekstil işyeri bulunan Durmuş G. ile Dilek Aypar, saat 09.30 sıralarında otomobil ile Fatih Caddesi üzerindeki Yarımburgaz Parkı’na geldi. İddiaya göre Durmuş G. ile Dilek Aypar kahvaltı yaptıkları sırada tartıştı. Durmuş G., park halindeki otomobilinden pompalı tüfeğini alarak Dilek Aypar’a ateş etti. Dilek Aypar, göğsünden ağır yaralandı. Tüfekle kendisine ateş edeceği tehditlerini savuran Durmuş G., gelen polis ekiplerine direndi ve sağlık ekiplerinin yaralı Dilek Aypar’a yardım etmesine izin vermedi. Polisin ikna ettiği Durmuş G.’nin izin vermesi üzerine sağlık ekipleri, Dilek Aypar’ı yakındaki İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Bir süre daha polislere direnen Durmuş G., yarım saat sonra tüfeği bırakarak polislere teslim oldu. Durmuş G., Gayrettepe’deki Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Dilek Aypar ise doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Polis olayın neden meydana geldiğini araştırıyor.Süleyman KAYA - Timur TARLIĞ / İSTANBUL, (DHA)