Zerdeçal'ın Faydaları
Sık sık Hint yemekleri yiyorsanız sağlığınız için tahmininizden çok daha fazlasını yapıyorsunuz demektir. Köriye sarı rengini veren bir baharat olan zerdeçaldan elde edilen curcumin güçlü bir antioksidandır ve serbest radikal hasarını azaltmakta faydalı olduğu gösterilmiştir. Sigaradaki kanser yapıcı kimyasal maddelerin sigara içen kişide oluşturduğu hasarı gidermekte faydalıdır. Ayrıca romatoid artritteki iltihaplanmayı azaltabilir. Artritten mustarip bazı kişilerde fenilbutazona (reçeteli bir nonsteroidal anti-enflamatuar) benzer iyileşme yaratmış ve herhangi bir yan etkiye yol açmamıştır. Ayrıca meme tümörünün büyümesini tetikleyebilen bazı proteinlerin aktivitesini inhibe ediyor ve yüksek kan kolesterol seviyelerini düşürmektedir. Zerdeçal uzun süredir Hintli şifacılar tarafından karaciğer fonksiyonunu güçlendirmek için Ayurvedada kullanılmaktadır....haber kaynağı: 724saglik.org/şifalı-bitkiler
Sağlıklı Saçların Sırrı
Sağlığın ve gençliğin göstergesi saç lar… Yaz aylarında güneşin, denizin ve klorlu havuz suyunun etkisiyle kuruyor, yıpranıyor ve yaşlanıyor. Saçları korumanın yolu ise tıpkı ciltte olduğu gibi alınacak bazı önlemlerden geçiyor. Güneş, klorlu ve tuzlu su, saçın protein yapısında bozulmalara neden oluyor. Bozulan protein yapısıyla birlikte saçlarda incelme, kopma ve kırılmaların yanı sıra saç renginde solma izleniyor. Saçımızın yılda 10 santim uzadığı düşünülürse 30 santimlik bir saç teli yaklaşık 3 yıldır bizimle ve birçok dış etkene maruz kalıyor. Güneş, deniz ve havuzun yanı sıra saç boyaları , sık fön çektirmek, çok gergin yapılan atkuyruğu ya da örgüler ve saç şekillendiricilerinin kullanılması da saçın yapısını bozuyor. Tüm bu etkenler bir arada düşünüldüğünde yaz aylarında saçların yaşlanmaması için ekstra özen göstermek gerekiyor. Havuzdan ya da denizden çıktıktan hemen sonra saçınızı mutlaka yıkayın. Nemlendirici özelliği olan şampuanları kullanın. Yaz aylarında saçlar diğer mevsimlere oranla daha çok yıkanıyor. Tuzlu su ve klorun saçtan tam olarak arınması için yıkamanız gerekiyor. Sık yıkamak saçlarda kurumaya neden oluyor. Bu nedenle şampuan seçiminde dikkatli olmak ve nemlendirici özelliği olanları tercih etmek şart. Nemlendirici ve antioksidan özellikteki saç bakım kremleri ve maskelerini kullanın. Bu amaçla, hindistan cevizi yağı ile saç ve saçlı deriye masaj yapılabilir. Antioksidan içeriği yüksek olan hindistancevizi yağı saçı nemlendiriyor. Yağ içeriği ideal ve durulanması da kolay olduğu için saçınızın ihtiyacına göre belli aralıklarla masaj yapabilirsiniz. Güneş koruyucu krem sürün. Tıpkı cilde sürülen kremler gibi saçınıza da güneşe çıkmadan önce koruyucu sürebilirsiniz. Bazı saç bakım kremlerinin içinde bulunan 8-10 faktör arası güneş koruyucuları saç için yeterli. Bu kremler saçı güneşin zararlı etkilerinden koruyor. Şemsiye taşıyın, şapka ya da eşarp takın. Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için çok güneşli havalarda dışarı çıkarken ya da sahilde otururken mutlaka şemsiye kullanın. Ayrıca şapka ya da eşarp takmanız da güneşin direkt saçınıza etki etmesini engelleyecektir. Sebze, meyve, protein ve kuruyemişlere yer verin. Beslenmede yaşanan eksikliklerden ilk olarak etkilenen bölgelerden biri saçlar. Yaz aylarında bilinçsiz bir şekilde yapılan ve protein alınmayan diyetlerde saçlar büyük zarar görüyor. B ve C vitamini, çinko, biyotin, selenyum eksikliği de saç dökülmeleri ne neden oluyor. Özellikle et, süt, yumurta, balık gibi protein içerikli gıdalara sofranızda mutlaka yer verin. Çinko ve demir açısından zengin kabuklu fındık, ceviz, fıstık ve badem gibi kuruyemişleri miktarını abartmadan tüketin. Kuru incir, kayısı, muz havuç, soğan, sarımsak, ıspanak, yoğurt, kırmızıbiber, böğürtlen, roka, maydanoz ve soya fasulyesi gibi gıdalar da sağlıklı saçlar için mutlaka yemeniz gereken yiyecekler arasında yer alıyor. Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş
Dünyanın En Sağlıklı 12 Besini
ABD’de yayınlanan Forbes dergisi, sağlık sayfalarında “Dünyanın en sağlıklı 12 yiyeceği” ne yer ayırdı. Liste, Amerikalı ünlü beslenme uzmanı Jonny Bowden tarafından kaleme alınan ve haftalarca çok satanlar listesinde kalan The 150 Healthiest Foods On Earth (Dünyanın En Sağlıklı 150 Yiyeceği) isimli kitaptan derlendi. İşte dünyanın en sağlıklı gıdaları:
Arkadaş Arıyorum, Arkadaş!
Eskileriniz hatırlar, telefonun ahizesini kaldırıp rasgele çevrilen numaralar ile karşımıza çıkan kişiyle muhabbet etmeye başlardık. Gece başlayıp uzun saatler boyunca devam eden tanımadığımız kişi ile yaptığımız arkadaşlıkları sevdik. Telefonun ardından çıkan telsiz ile yeni sohbet odalarımız “Arkadaş arıyorum, arkadaş”ları da çok sevdik. Gençlerin ilgi gösterdiği çağının bu modern oyuncakları ya evrim değiştirip yeni biçim aldılar ya da mazide yittiler.Mektup ile başlayan “arkadaş arıyorum odaları” teknolojinin gelişimiyle vücudumuzun bir parçasıymış gibi yaşamımızda her dönem farklı formasyonla yer aldı. Farkındalık peşinde koşan genç bireyler kendisine yakın hissettiği kişilerden arkadaş grupları oluşturmak istemişlerdir. Bulunduğu çağın modern aletleriyle arkadaşlıklar kuruldu, topluluklar oluşturuldu. Günümüze kadar değişerek gelen alet edevatlar arasından fırlarcasına ortaya çıkan internet, sosyal medyada etkin bir kullanım aracı oldu. İnternetin halka sunulması ilearkadaşlık odalarına ilgi arttı. İnternetin ucuzlaması ile ilgi, alakaya dönüştü.Her yerden sinek gibi türeyen sohbet grupları ve topluluklardaki çeşitlilik ebeveynleri ve halkları yönetenleri endişeye sevk etti. İlk başlarda sosyal bir faaliyet gözüyle bakılan bu aktivitelerin istismarlara açık olması, dezenformasyonun oluşması, ebeveyn olarak çocuğun bir toplum içinde yaşamaya uyum sağlayamaması vb. sorunların görülmesi toplumlarda dejenerasyonun oluşmasına yol açtı. Sorunun çözümü için internetin ortadan kaldırılması yerine kullanımını sınırlandırarak devlet okullarında ve pek çok eğitim kurumlarında bilgisayar ve internetin faydalarının anlatılması, disiplinli bir şekilde kullanılmasının öğretilmesi ile doğabilecek bir yozlaşmanın önüne set çekileceğini umduk.Fakat alınan önlemler yeterli olmuyor. İnternet işyerlerinden evlere, evlerden sokağa taşıyor… İnternetin sokağa dökülmesinin müsebbibi olarak gördüğüm bir zamanların chat odalarının şimdiki sosyal medya kavramının altına gizlenen “Arkadaş arıyorum, arkadaş!” sohbetleridir. Geceleri çalan telefon ardından gelen sohbet ve devamında her türlü istismara açık olan araç, günümüzde kullanılan internet ile benzerlik gösteriyor. Kendisinden önceki araçların işlevini alan internet, görevini üstlendiği her aracın da olumsuzluklarını aldı.İnterneti ve ardında bulunan bilgisayar ve türevlerini yasaklamak, sonlandırmak olumsuzlukları ortadan kaldırmaktır. Yapılabilir mi? Nasıl ki telefonu yasaklamadık interneti de yasaklamayacağız. Çünkü teknolojinin çıkış amacı belli bir çevrenin (bu devlet de olabilir) güç elde etmek olduğu sürece bizler için üretilen teknolojik oyuncakların zararları görünmezden gelinecek ve bu zararlar toplum içinde yüksek sesle dile getirene kadar susulacaktır. Ne zaman ki karşıt sesler yükselir o zaman devlet ya da o gücü elinde bulunduranlar tarafından oluşan yankının etki nispetince çözüm üretilir.Çözüm için karşıt seslerin olmasına gerek olmayabilir, bazen üretilecek çözümden elde edilecek kazançlar da belli grupları çözüme odaklı çalışmaya sevk edebilir. Örneğin kanser hastalığın iyileştirilmesi yönünde yapılan çalışmalar kanser hastalığını artıran ürün/hizmetlerin engellenmesinden çok daha fazladır. Dünyamız için doğal afetlere sebep olabilecek “Küresel Isınma” sorununa yaklaşımımız gibi.Bizler için tehlikeli olabilecek bu ürünleri hayatımızı kolaylaştırdıkları sürece vazgeçmeyeceğiz. Domino taşı gibi birinin faydası diğerini de kullanmamıza etki edecek ve modern olarak tanımlanan kalıba girmiş olacağız. Kalıp içinde bizi şekillendirmelerine (mecburen) göz yumacağız. Batılıların sevdikleri Zombi filmlerinde olduğu gibi bir ısırık bu kalıba girmemiz için yeterli olacak.Kaçış yok mu, iyileştirme ise onların istedikleri yönde olunca bizlerin yapması gereken şey ısırılmayı beklemek mi olacak? Evet... Ama üzülmeyin, bu yazıyı internet üzerinden okuyanlar, siz zaten ısırıldınız.
Yıpranmış Saçlara Bal Maskesi
Bal özellikle yıpranmış ve kuru saçlar için birbirinden etkileyici sonuçlar vermektedir. Bal ile yapacağınız saç maskesi ile saçlarınızı daha canlı,parlak ve sağlıklı bir hale getirebilirsiniz.Saçlarınızı daha parlak hale getirecek bir maske için: 1 çay kaşığı balı, 4 bardak sıcak suda eritiniz.Saçlarınızı şampuanladıktan sonra hazırlamış olduğunuz suyu saçlarınızın dibine çok fazla değdirmeden uçlarına doğru uygulayınız.Daha sonra durulama yapmadan saçlarınızı kurutun. Bu uygulamadan sonra etkili parlaklığı görünce şaşıracaksınız.Bal ile saç bakım kremi yapmak için;1/2 fincan balı 1/4 fincan saf zeytinyağı ile karıştırınız. Saçlarınız normal kuruluktaysa yalnızca 1 yemek kaşığı yağ katınız. Karışımı saçlarınıza sürdükten sonra başınıza bir bone takıp yarım saat bekleyiniz. Saçlarınız şampuanla yıkadıktan sonra durulayınız. Kuru saçlarınızın ne kadar canlı parladığını göreceksiniz.
İnce Bel Sahip Olmak İçin 5 Öneri!
İnce bel her kadının hayali. Sahip olmak ise asla imkansız değil.İnce bir bele sahip olmak için sadece yapmanız gereken sağlıklı beslenmek. İşte ince bir bele giden yolun adımları…Yemeklerden önce bir bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin. Suyun verdiği tokluk hissi sayesinde porsiyonlarınızda azalmalar meydana gelecektir.Beyaz ekmeği hayatınızdan çıkarın! Tam tahıllı ekmek tüketmek hem daha sağlıklı hem de kilo almanızı önleyici bir etken. Lifli gıdalar sindirim sistemini hızlandırdığı için tükettiğiniz besinleri sindirmek daha kolay olacaktır.İnce bir bele sahip olmanın yolu düzenli spordan geçiyor. Haftanın 3 günü sporu alışkanlık haline getirin. Özellikle pilates belinizi inceltmek isteyenler için oldukça etkili.Sırf gözünüzü doyurmak için tepelediğiniz tabaklarla vedalaşın! Daha az ve daha küçük porsiyonlar tercih edin.Açlık hissini son noktada hissedecek kadar aç kalmayın. Ne kadar çok aç hissederseniz o kadar çok yemek yersiniz. Sık sık ve az yemek tüketin.
Göbek Bölgesindeki Yağlar Nasıl Erir?
İnsan vücudunda yağ dokusu genelde göbek bölgesinde ve kalçada “gluteal bölge” dediğimiz yerlerde toplanır. Göbek bölgesindeki yağlar obezitenin teşhisinde önemli rol oynar. Kadın ve erkekte ideal bel ölçüsü formülü kullanılır. İDEAL SINIRLAR Obezite sınırı, global değerlere göre, kadınlar için 80 cm, erkekler için 94 cm olarak tespit edilmiştir. Ama Türk kadınlarında bel ölçüsü 84 cm olarak kabul edilir. Göbeğinizin çevresi bunun üzerinde ise obezite sınırını geçmişsiniz demektir. Göbek veya kalça bölgesindeki yağlanmanın temeli fazla kilo almaktır. Bu yağların eritilmesi için yapılacak şey de ideal kiloya düşmek için çabalamaktır. Yeterli ve dengeli bir beslenme programının takip edilmesi gerekir. Göbek bölgesine yönelik bir diyet ya da fiziksel aktiviteden ziyade, vücudun bütününe yönelik yapılması gereken diyet ve aktiviteler önerilir. GÖBEĞE YÖNELİK HAREKETLERGöbek eritici diyet gibi bir şey zaten olmaz. 10 kilo fazlası olan birini düşünün. Ona istediğiniz kadar göbek eritici hareket verin işe yaramaz, çünkü yağı eritmek için mutlaka diyet yapılmalıdır. Bu kişi 10 kilo verdiğinde eğer hala göbeği kalıyorsa o zaman bu bölgeye yönelik birtakım hareketler önerilir. Kişi 10 kilo fazlalığı verdikten sonra sağında ve solunda kalan yağlar için, spor aletleri, G5 denilen masaj aletleri, manyetik rezonans gibi yardımcı aletler önerilebilir.
Çocuklarda Öpücük Hastalığı
Çocuğunuzdaki halsizlik, boğaz ağrısı, bademcik büyümesi ve ateşin nedeni kimi zaman yetişkinler tarafından sık sık öpülmesinden kaynaklanıyor olabilir. Çocukları günlerce yatağa düşürebilen bu rahatsızlık bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak pek çok ciddi hastalığa da davetiye çıkarabilir. Memorial Ataşehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Özlen Kaya Çardak, öpücük hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Halk arasında öpücük hastalığı olarak bilinen enfeksiyon EBV (Epstein-Barr virus) adlı virüse bağlı olarak gelişmektedir. İnsandan insana tükürük yolu ile bulaşma olduğu için öpücük hastalığı olarak bilinmektedir. Tıbbi adı “İnfeksiyöz mononükleoz” dur. Öpücük hastalığının kuluçka dönemi yaklaşık 40 gündür ama küçük çocuklarda bu süre 15-20 güne kadar kısalabilmektedir. Bu virüs bulaşan kişilerde hastalık tablosunun oluşması o kişinin bağışıklık sistemi ile ilgilidir. Bazı kişilerde virüs bulaşmış olsa bile bağışıklık sistemi iyi çalışıyorsa hastalığın klinik bulguları gözlenmemektedir. Hastalık küçük çocuklarda (2 yaş altında) hiç belirti vermeden de geçirilebilmektedir. Sıradan bir üst solunum yolu enfeksiyonu ile karışabilir Öpücük hastalığı bulaşan kişilerin ağız ve boğaz salgılarında çoğalan virüs diğer insanlara öpüşme yoluyla geçmektedir. Kan ve kan ürünleri yoluyla da bulaşmalar olabilir. Nadiren hasta kişilerin tükürüğü ile bulaşmış bardak, çatal, kaşık gibi şeylerden de bulaşmalar olabilir. Virüs bulaşan kişilerin ilk 2 hafta şikayetleri olmaz. Bu virüs tükürük bezleri ve ağız içi lenf dokusunda çoğalır. Daha sonra kana karışan virüs ile birlikte şikayetler başlar. İlk belirtiler sıradan bir üst solunum yolu enfeksiyonu gibidir. Halsizlik, boğaz ağrısı, ateş ve boyun lenf bezlerinde büyümeler gözlenir. Bademcikler büyür, boğaz kızarır. Hastaların %30′unda bademcik üzerinde yaygın beyaz renkte iltihap gözle görülebilir. %50 hastada dalak büyümesi, %20 hastada karaciğer büyümesi muayene ile saptanabilir. Yüz ve dudaklarda ödem görülebilir. Antibiyotik tedavisi işe yaramıyor Bazı hastalarda tüm vücutta döküntü de gelişir. Ateş çok yüksek olur ve sıradan bir boğaz enfeksiyonuna göre uzun sürer. 7-8 gün yüksek ateş devam (39-39,5) edebilir. Hastalık etkeni bir virüs olduğu için antibiyotik tedavisi burada etkisizdir ve kişi antibiyotik kullansa bile ateşin düşmemesi ve boğaz bulguları öpücük hastalığını akla getirir. Bu hastalığın klinik bulguları “Beta” mikrobuna bağlı boğaz enfeksiyonu ile karışabilir. Bu nedenle ayırt etmek için boğaz kültürü alınmalı beta enfeksiyonu bulunamazsa öpücük hastalığı incelemeleri yapılmalıdır. Nadir de olsa böbrek ve kalp yetmezliği, sarılık, artrit ( eklem iltihabı), kansızlık, hepatit, menenjit ve dalak yırtılması gibi çok ciddi klinik tablolar oluşabilmektedir. Hastalık ile ilişkili halsizlik durumu aylarca sürebilir. Vakit kaybetmeden doktora başvurulmalı Hastalığın tanısı tipik klinik bulgular ile konulur. Laboratuvar testlerinde lökosit artışı gözlenir. Bu lökositlerin bir kısmı öpücük hastalığına özgü özel lenfositlerdir (atipik lenfositler). Kesin tanı için kan tahlillerinde bu virüse karşı oluşan antikorlar ölçülebilir. Bu antikor testleri hastalığın daha önceden geçirilmiş olduğunu veya o anda geçirilmekte olduğunu kesin olarak saptayabilir. Ateşli dönemde ateş düşürücü ilaçlar kullanılır. Yatak istirahati şarttır. Özellikle dalak büyümesi olan hastalarda dalağın yırtılma riski olması nedeniyle yatak istirahati çok önemlidir. Dalak hassasiyet kazandığı için spor faaliyetleri esnasında kolayca yırtılabilir. Anti viral ilaçların öpücük hastalığında etkinliği kesin olarak saptanamamıştır. Öpücük hastalığı bulaşıcı bir hastalık olduğu için bu tanı konan çocuklar okuldan en az 15 gün uzak tutulmalıdır. Şüpheli vakalar bardak, çatal bıçak gibi yemek malzemelerini başkaları ile paylaşmamalıdır. Takibinde dalak büyümesi olanlar dalak normale küçülene kadar spor faaliyetlerinden uzak kalmalıdır.
Eda Taşpınar'dan Sıkı Bir Vücut İçin Tavsiyeler
Uzun yıllardır yaptığım spor egzersizleri bana artık yetersiz kalınca “ military bootcamp ” ile tanıştım. Bu egzersiz kendi tasarladığım bikiniyi sıkılaşmış bir vücuda giymemi de sağlıyor ve ister istemez özgüven de sağlıyor. Bu sporu yapmak istiyorsanız öncelikle sabırlı olacaksınız. “ Eda’nın yaptığı antremandan yapayım ” diye bir şey yok. Bu spor için önce beyniniz sonra kalbiniz de hazır olmalı… ıkı bir vücut için uzun zamandır egzersiz çalışmaları yapıyorum ama son bir yıldır yaptığım military boot camp istediğim gibi bir vücut yakalamamı sağladı. Bootcamp vücut ağırlığı ve sistematik askeri egzersizleri kullanılarak, tempolu bir şekilde metabolizmayı hızlandırıp, maksimum yağ yakımını ve dayanıklılığı arttırıyor. Bu egzersizi 3′er setler ile yapıyorum. Egzersizi yaptığım zamanlar kalp atışım ve nabızım çok yukarılara çıkıyor. Bu sayede de vücutta yağ yakımı oluyor ve kalp güçleniyor. En önemlisi ise vücudum sıkılaşıyor ve daha fit bir görüntü kazanıyorum. Bu aşamaya ulaşmak için belirli aşamalardan geçtim. Son bir yıldır military bootcamp yapıyorum ve bunca yıldır yaptığım hiçbir sporda bu kadar yüksek seviyeye gelmemiştim. Tatilde olmama rağmen hâlâ ufak egzersizler ile devam ediyor. Tatil yaptığım yere kendi aletlerimi de getirdim. Bu sporda sağlıklı beslenmek çok önemli. Çünkü spor yüzde 40, yüzde 60′i ise tamamen yemek. “ Ağır spor yapıyorum sonra oturup deli gibi yemek yiyorum ” dersen, sporun faydası oluyor ama sıkılaşmıyorsun. Beyaz bikinimi kendim tasarladım. Seneye çok özel bir koleksiyonla satışa çıkacak… Tramplende zıplıyorum. Aralarda merdiven basamaklarını kurbağa gibi zıplayarak inip çıkıyorum. Kolay gibi gözüküyor değil mi, tahmin ettiğinizden çok daha zor. Nabız 180′e çıkıyor ve aniden 80′e iniyor. Daha sonra da bir diğer set başlıyor. Mesela 3 hareketli set var, her birinde ayrı ayrı 3 hareket var. Yani toplam 54 ayrı hareket yapıyorum. Bu antrenmanlar sırasında bol bol su içilmelisiniz… Bu zorlu setlerden sonra halim kalırsa üstüne 30 dakika da koşuyorum. Yaz olduğu için koşmak yerine günde 40 dakika yüzüyorum. Bir de akşam üzeri günde 2 saat sörf yapıyorum. Sörf bütün kasları çalıştırıyor aynen yüzme gibi. Herkesin metabolizması farklı çalışır ama ben bu tarz bir spor için yediğim içtiğime büyük önem veriyorum. Sabahları 2 büyük dilim kahverengi ekmek, peynir, yağsız hindi füme, domates, çay, yumurta yiyorum. Ağır spor yapıyorsanız mutlaka protein almanız gerekiyor. Çünkü ağır antrenman yapınca vücutta kaslar yırtılıyor, bu yırtılmayı vücut onarmak için kalpten kan pompalıyor ve onarıyor. Ufak karın kasları için gerekli şeyler… Onarım sırasında vücudun bellirli bir proteine ihtiyacı var. “ Oh rahatlıkla protein alabilirim ” demeyin çünkü fazlasını vücut yağa çeviriyor. Her şeyi kıvamında yapmalı. Öğlenleri ızgara tavuk göğsü, domates, salatalık ve iki dilim ekmek yiyorum. Akşamları ise mutlaka sebze yiyorum bazen de balık. Eti akşam değil de öğlen yemeyi tercih ediyorum. Mümkün oldukça az karbonhidrat almalı, hiç almamak egzersiz yapan bünye için büyük yanlış. Şekerden uzak durmalı. Maalesef çikolatayı çok yiyorum. Ondan uzak duruyorum. Şekerin en kötü yaptığı şey deriyi yaşlandırmak. O yüzden kararında yemeli. Military bootcamp yapıyorsanız öncelikle sabırlı olmalısınız. “ Eda’nın yaptığı antremandan yaptım, sıkılaşmadım ” diye bir şey yok. Senelerdir spor yapıyorum. Bunun için kalbimin de, beynimin de hazır olmasını bekledim. Çok insan biliyorum heves edip, spora yazılıp gitmiyor. Vücudumun sıkılığı için haftanın beş günü spordaydım. Bunu rutine sokmalısınız ve yaşam kuralınız olmalı. Kendinize bakmalısınız. Kendine bakan kadın ile bakmayan arasında büyük fark oluyor. “ Spor yapmıyorum ” demeyi asla kabul etmiyorum. Military bootcamp yapacaksanız kendinizi doktora kontrol ettirmelisiniz. Spor yaptıkça aşama kaydediyorsunuz ve güçleniyorsunuz. Yaptığım hareketler bir süre sonra yetmiyor… Anlattığım spor bir anda yapılacak bir şey değil. Ufak ufak adımlarla bu seviyeye yükseliyorsunuz.
İştah Kesen Yiyecekler
Diyet yapıyorum ama kilo veremiyorum? Açlığımı bastıramıyorum? Bunun gibi sorunlarınız varsa size bir kaç önerim olacak. Açlığımı nasıl bastırırım diyorsanız ilk yapmanız gereken sizi tok tutan besinler tüketmeniz olacaktır. Bu tür besinler hem sizi uzun süre tok tutacak hem de açlığınızı bastırmanıza yardımcı olacaktır.
İçtikçe Zayıflayacağınız 5 İçecek
Kilo vermek hayatınızı değiştirebilir.Özgüveniniz artar,sağlığınız açısından bir çok faydası vardır.Kilo vermek için spor ve diyet yapmak kadar sıvı tüketmek de çok önemlidir.
Uykusuzluk Problemine Melatonin Desteği
Melatonin uyku sırasında beynin kozalaksı kısmı tarafından üretilir ve vücudun normal biyoritmini sürdürmesine yardım eder. Vücut saatimizi kontrol etmesi nedeniyle (uyuma-kalkma devri) uykusuzluk ve zaman farkından doğan uyku düzensizliğinin tedavisinde faydalıdır. Yaşlandıkça melatonin seviyelerimiz azalır. Besin destekleri bu yaşlanma sürecini yavaşlatırlar, özellikle Alzheimer hastalığı dahil birçok hastalığa neden olan beyin hücrelerinin oksitlenme hasarını önlemeye yardımcı olur, latoninin ayrıca baş ağrısı vakalarını azalttığı ve kanserle mücadele eden hücreleri aktive ederek bağışıklık işlevini sağladığı ve habis hücrelerin yayılmasını önlemeye yardımcı olduğu bulunmuştur. Gıda ve Besin Desteği Tavsiyesi Melatonin; bir hormon olmasına rağmen bir besin desteği olarak satılır. Zaman farkından doğan uyku düzensizliği için tavsiye edilen varış yerinde uyuyacağınız zamandan yarım saat önce dil altında eriyen mg.dir (dil altı biçimi). Uykusuzluk için uyku zamanı öncesi 1-5 mg. tavsiye edilir. (1 mg. ile başlayın ve eğer ihtiyaç duyarsanız artırın. 5 ‘i aşmayın.) Genel bir yaşlanma önleyici destek olarak yatma zamanı öncesi 0.5-1 mg. (dil altı biçimi) tavsiye edilir. Eğer gece yarısı atıştırma alışkanlığınız varsa melatonin üretimini de artırabilecek muz iyi bir seçimdir....haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-ve-diyet
Glisin Nedir?
Kimi zaman amino asitlerin en basiti olarak söz edilmesine rağmen, glisin (glycine) dikkate değer faydalar göstermiştir. Düşük hipofiz işlevinin tedavisine yardımcı olduğu bulunmuştur ve ayrıca vücuda tamamlayıcı kreatin tedarik ettiğinden (kas işlevi için temel) ilerleyen adale erimesinin tedavisinde etkili olduğu bulunmuştur. Şaşırtıcı bir şekilde bu amino asitten fazla miktarda almak bitkinliğe yol açar, uygun miktarlarda alım ise daha fazla enerji üretir. Glisin merkezi sinir sisteminin işlevi için gereklidir, manik depresyon ve hiperaktivitenin tedavisinde kullanılır ve sara nöbetlerini önlemeye yardımcı olabilir. Besinler üzerinde uzman olan birçok doktor hipogliseminin tedavisinde şu anda glisin kullanmaktadır. (Glisin; glikojeni-daha sonra kana glükoz olarak salman-harekete geçiren glukagonun saliminim stimüle eder.) Ek olarak midevi hiperasitliğin (birçok ınidevi asit önleyici ilaca dahil edilmiştir) tedavisinde etkindir. ...haber kaynağı: 724saglik.org/vitaminler
Aşırı Stres Beyin Kanamasına Yol Açabilir
Beyin damarlarının yırtılması dolayısıyla beynin içinde veya dışına yakın bir yerde ani kan toplanmasıdır. Beyin damarlarının geçirgenliğinin artması beyin kanamasına sebep olabilir. Bir darbe gelmesi sonucu orta büyüklükte beyin damarlarından birinin yırtılmasından da beyin kanaması meydana gelebilir. Kan, kafatası kemiği ile dış beyin zarı arasında toplanırsa da dıştan beyin ve beyin sapını sıkıştırır. Dış beyin kanamasının sonucunda şuur kaybı ve nabız yavaşlaması, ayrıca solunum felci görünmektedir. Kendimizi fazla yormamalı ve üzmemeliyiz, aşırı stres sebeplerinden biridir.