İlaç Haberleri

İlaç ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. İlaç ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

14 İlaç ve Kimyasala Bir de Mikroskop Gözüyle Bakın
Yasal ya da yasadışı, ilaçlar, küçük ağrı kesici hap, sıvı öksürük şurupları..... Katı formlarını çıplak gözle görmek mümkün fakat, sanatçı Sarah Schönfeld maddelerin en temel düzeyde, yani mikroskop altında nasıl göründüklerini merak etti ve bu çalışmaya imza attı. Her maddenin kendine özgü bir yapısı ve farklı farklı şekillerde olduğunu teorik olarak zaten biliyorduk fakat bir de mikroskop altında ne kadar ilginç göründüklerine bakalım.
Bakanlık O Firmaları Deşifre Etti!
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, laboratuvar sonucu ile kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten veya satan gıda işletmesi ve bu işletmelerin ürettiği parti ürünlerine ait bilgiler verildi. Açıklamada, ürünlerine ait şu bilgiler verildi: “Anadolu Eksper Gıda Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Saray-Kazan/ANKARA Süzme Çiçek Balı (Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı)Tatzade Tadaban Gıda Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Saray-Kazan/ANKARA Süzme Çiçek Balı (Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı)Maxitat Ostim-ANKARA Süzme Çiçek Balı (Bala protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı, Prolin miktarı, Diastaz sayısı, Fruktoz/Glukoz, Fruktoz+Glukoz)Damla Bacı Emin Gıda İnş. Oto. İth. ve İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Sarayköy Kazan/ANKARA Süzme Salgı Balı (Balda protein ve ham bal delta C13 değerleri arasındaki fark, Balda protein ve ham bal delta C13 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı, Elektrik iletkenliği Prolin miktarı, Diastaz sayısı, Fruktoz/Glukoz, Fruktoz+Glukoz) Bayella BiogenecsBiyoteknoloji A.Ş. Sultanbeyli/İSTANBUL Epimedyumlu Bitkisel Karışımlı Kapsül(İlaç Etkin Maddesi/ Thiodimetilsildenafil) Vamax Koza Bilişim İlaç Gıda Koz.San.Tic.Ltd.Şti. Bayrampaşa/İSTANBUL Bitkisel Karışım Kapsül(İlaç Etkin Maddesi / Thiosildenafil) Magic PowerExtra 512092 Diltat Gıda İnş. San. Tic. Ltd..Şti./Esenyurt/İSTANBULDana Kıyma Diltat Gıda İnş. San. Tic. Ltd.Şti./ Bahçelievler/İSTANBULDana Kıyma Maset Gıda Nakliyat İth.İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti./ Fatih/İSTANBULDana Kıyma Etçi Et ve Şarküteri Ürünleri Tic.Ltd.Şti./ Maltepe/İSTANBULDana Kıyma Etçi Et ve Şarküteri Ürünleri Tic.Ltd.Şti./Ataşehir/İSTANBULKuzu Kuşbaşı Hatipoğlu Ltd. Şti./ Karatay/KONYA Isıl İşlem Görmüş Sucuk Ana Mantı Gözleme ve Ev Yemekleri San. Tic. Ltd. Şti./ Zeytinburnu/İSTANBULFırın Köfte (Dana Eti) Birsen Güven Gıda San. ve Tic. A.Ş./ KAYSERİTam Yağlı Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Yalçıntepe125/065 Narin Süt ve Süt Ürünleri Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti./ KAYSERİ Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Narlıtepe484 Yağlı Tulum Peyniri (Bitkisel yağ) 603 Mutlu Tolga Gıda İnş. Nak. Pet. Tur. Hayv. Orm. San. Tic. Ltd. Şti./ AFYONKARAHİSARÇörek Otlu Taze Peynir (Bitkisel Yağ) Lazz Bakkal Kaşar Peyniri (Bitkisel Yağ) Tulum Peyniri (Bitkisel Yağ)Ilgaz Yaylası2804 04/02/2014Düziçi Hayat Süt Mam. Gıda San. Tic. Ltd. Şti./ ADANAEzine Keçi Peyniri (İnek ve Koyun Sütü) Kültürova Ezine Koyun Peyniri (İnek ve Keçi Sütü) 211 Sönmez Mera Süt ve Süt Ürünleri/ ÇANAKKALEYoğurt (Bitkisel yağ)Sönmez129 Aral Gıda San. Nak. Ve Tic. Ltd.Şti./ KOCAELİTam Yağlı Kaymaklı Yoğurt (Bitkisel yağ)SBS168-2013 Keklik Süt Mam. Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti./ İZMİRTam Yağlı Kaymaksız Yoğurt (Bitkisel Yağ)Keklik Kardeşler Aydoğan Süt Mam. İml.İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti. / İZMİR Pastörize Yağlı Kaymaklı Yoğurt (Bitkisel Yağ ve Jelatin) Yopey Kaymaksız Yoğurt (Bitkisel Yağ ve Jelatin) Baltaş Süt Ürünleri-Semai Karataş/ AFYONKARAHİSAR Süzme Yoğurt (Bitkisel Yağ)Baltaş303 04/02/2014 Emin Gıda İnş. Oto. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti./ ANKARA Kahvaltılık Pastörize Tereyağı (Bitkisel yağ)Balkaymak01/03 Tadaban Gıda San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti./ ANKARATereyağı (Bitkisel yağ)ÖRS Star1210 Vatan
Arıların Ölümü Neyin Habercisi?
Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Aslı Özkırım, 2006 yılında dünyanın bazı ülkelerinde ve Türkiye’de de yaşanan toplu arı ölümlerinin bu yıl da beklendiğini ifade etti. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Aslı Özkırım, 2006 yılında dünyanın bazı ülkelerinde ve Türkiye’de de yaşanan toplu arı ölümlerinin bu yıl da beklendiğini ifade etti. Doç. Dr. Aslı Özkırım, son yıllarda meydana gelen arı ölümlerinin hem Türkiye’de hem dünyada kamuoyunun dikkatini çektiğini, bal üretimi yanında çiçeklerdeki döllenmeyi sağlayarak meyve ve sebze oluşumunda verimi yüzde 75 artırması nedeniyle önemli olduğunu belirterek, “Arılar bizim için çok önemli çünkü tozlaşarak meyvelerin ve sebzelerin oluşmasını sağlıyorlar. Çiçekten çiçeğe polen dediğimiz çiçek tozlarını taşıyarak onların döllenmesini, böylelikle meyve ve sebzelerin oluşumunu sağlıyorlar. İki seçeneğimiz var ya hormon kullanarak meyvelerin ve sebzelerin oluşmasını sağlayacağız ya da biyolojik canlıları kullanarak oluşmasını sağlayacağız. Arılar sadece bal yaparak değil, bu polenleri taşıyarak da bizim kıtlığa girmemizi engellemiş oluyorlar. Verimi yüzde 75 artırıyorlar. Albert Einstein’ın dediği gibi; ‘Dünyadan arılar yok olursa insanlığın 4 yıl ömrü kalmış demektir.’ Aslında bu bağlamda söylenmiş bir söz. Çünkü dünya büyük bir kıtlığa girecektir. Bu kıtlık sonucu da insanlık yok olacaktır. Sadece bal arıları değil, kastedilen tüm arılar için geçerlidir” şeklinde konuştu. Türkiye’nin dünyada bal arısı zenginliği ve bal üretimi bakımından ikinci sırada yer aldığını ifade eden Özkırım, şunları kaydetti: “Birinci sırada ise Çin yer alıyor. İkinci sırada olmamız çok önemli çünkü Türkiye dört mevsimi yaşayan, dünyadaki birçok bitkinin sadece kendisinde bulunduğu büyük bir ülke. Bal arısı, arıcılık için çok önemlidir. Arıcılığı en çok sekteye uğratan şeyler; arı hastalıkları, arı içerisinde yaşayan patojenler, bakteriler ve virüslerdir.” Mikrobiyoloji laboratuvarlarında, biyolojik mücadele ve hastalanmadan önce arıları korumak olduğunu belirten Özkırım, “İlaç araştırması yapmak veteriner hekimliği alandır. Bizim amacımız biyolojik mücadele ve hastalanmadan önce arıyı korumak. Bizim sloganımız ‘arı sağlığı, arı hastalığı değil’ bu amaçla bütün patojenlerin sevdiği şeyler, yaşama koşulları, nasıl bulaşıyorlar bunları araştırıp önünü keserek hastalığın gelmesini engellemeye çalışıyoruz. Laboratuvarda, besi yerlerinde bakteriler besleniyor, büyüyor ve onların çeşitli özelliklerini inceleyerek acaba arıyı nasıl öldürüyorlar bu konuda araştırma yapıyoruz. Laboratuvarda özel bir virüs bölümü var. Virüs, bakterilerden daha küçük ve maalesef onları öldürmek için ilaç ve yöntem yok. Virüsler fırsatçı, virüs çalışacağımız zaman karantina altına alınmış özel bir bölümde, özel aletlerle onların DNA veya RNA dediğimiz, hepimizde bulunan genleri çoğaltarak o virüslerin de çoğalmasını önleyebiliriz konusunda araştırmalar yapıyoruz” dedi. Arıcıların, çok iyi eğitimli, profesyonel ve bilinçli olması gerektiğini vurgulayan Özkırım, şöyle devam etti: 'Doğadaki yaşayan yabani arıların farkında bile değiliz. Bal arıları, arıcılara sığınmış durumda. Arıcılar onlara güzel bakım yaparak, normalde bir bal arısının sadece arazide kendi başına olsa üreteceği balı iki, üç katına çıkarıyor. Arıcılar, arılara ev ve bakım sağlıyor. Aynı zamanda arıcı, bu işi yaparken iyi niyetle kötü uygulamalarda bulunursa arıya yeterince kendi balını bırakmazsa, arı soğukta kalırsa hastalıklara yakalanma şansı artıyor. Arıcılarımızın çok iyi eğitimli, profesyonel ve bilinçli olması gerekiyor. Balı üreten arı, arı giderse bal olmaz. Bizde çiçek olursa arı çalışır. Dolayısıyla arının azlığı değil çiçeğin çokluğu da bal üretimini etkiler. İlkbaharda bol yağmur bekliyoruz.' 'BU YIL DA ARI ÖLÜMLERİ BEKLİYORUZ' Dünyada arılar öldüğü zaman ‘Arı Ölümlerini Araştırma Grubu’ kurulduğu belirten Özkırım, “52 ülkeden 300 üyesi var. Topluluğun yönetim kurulu üyesiyim. Dünyadaki arı ölümleri ile yapılmış olan çalışmaları, Türkiye adına orada yönlendiren altı kişiden biriyim. Türkiye’nin söz sahibi olmasını gerektiriyor. Uluslararası projeler var. Türkiye’de neden arılar ölüyor, İspanya’da neden ölüyor ve Türkiye ile İspanya arasında ne gibi farklılık var ne oluyor da ölüyor diye. Vardığımız sonuç, her ölümün farklı bir nedeni var. Bir sihirli değnek dokundu ve arılar öldü diye bir şey yok. En büyük etken çevresel etmenler ve yanlış arıcılık uygulamaları... Bunu eğitimle çözmeye çalışıyoruz. Çevresel etmenleri de iklim değişikliği, kışın kış gibi geçmemesi, yazın yaz gibi geçmemesi arıları çok etkiliyor. Arılar, çevrede nasıl bir olumsuzluk varsa arılardan öğrenebilirsiniz çünkü en çok dolaşan onlar. İlk 2006 yılında etkilendiler ve öldüler. Bu yılda arı ölümleri bekliyoruz. Kış mevsimi kurak geçiyor ve tam soğuk olmadığı için güneş gördüğü için uçuşa geçiyor arı ve ondan sonra dışarıda soğuktan dönüp ölüyor. Bu tip etkenlerden dolayı ölümler meydana geliyor. Ülkemiz bu konuda şanslı, çeşitliliğimiz çok fazla, melez gücümüz var. Bu da arıların ayakta durmasını sağladı” diye konuştu. ARILARI SEVDİRMEK İÇİN MASAL KİTABI YAZDI ‘Arılar Şatosu’ adında arıları anlatan masal kitabının, İspanya, Fransa, Yunanistan, Sırbistan gibi ülkelerde çocuklara arıları sevdirdiğini söyleyen Özkırım, şunları söyledi: “Geleceğimiz olan çocuklara arıları sevdirmek ve arılar neler üretiyor? Neden bizim için önemli? Bunu göstermek istiyoruz. Bu amaçla 3 yıl önce ‘Arılar Şatosu’ adında bir masal kitabı yazdım. İçinde dokuz tane hikaye yer alıyor. Büyükler okuduğunda ilgisini çekiyor çünkü arılar hakkında insanların bilmediği birçok şey var. Mesela bal yapan arıların dişi olduğu, birçok arı filminde izlerseniz hep erkektir. Bu yanlış bilgilendirmelerin önüne geçmek için bu masal kitabını yazdım. TÜBİTAK’tan birçok kurulda geçti. Pedagoglar, eğitimciler herkes inceledi. İngiltere’deki yayınevi de masal kitabı ile çok ilgilendi ve İngilizcesini istedi. İngiltere ve bu yayınevinin dağıtım yaptığı İspanya, Fransa, Yunanistan, Sırbistan gibi ülkelerde çocuklara bu kitap satılıyor. Bu da Türkiye’nin arıcılıktaki varlığını göstermek adına güzel bir faaliyet oldu.” (İHA) 
Brezilya Fönü Kanser Yapabilir
Sağlık Bakanlığı, Brezilya fönü için kanser riski taşıdığını açıkladı. Ancak birçok işletme ucuz olduğu için içeriğinde zehirli “formaldehit” kimyasalının bulunduğu ürünleri tezgâh altı kullanıyor. İstanbul’da ise 5 kuaförden 2′si bu işi ucuza mal edip halk sağlığını tehlikeye atıyor. Dünyada yaygın olan Türkiye’de ise son 7 yıldır yaptırılan halk arasında Brezilya fönü diye tabir edilen saç düzleştirme işlemi, Sağlık Bakanlığı’nın açıklaması ile tekrar gündemde. Bakanlığın yaptığı açıklamada, “Düzleştirme işleminde kullanılankeratin içeren solüsyonlarında yer alan “formaldehit” kimyasalının belirli oranların üzerinde olması sağlık açısından risk taşıyabilir. Piyasalarda son dönemlerde tanıtılan Brezilya Fönü solüsyonları formaldehit içermediği iddia edilse de yurtdışında yapılan araştırmalarda bunun tam tersi olduğu söyleniyor. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu düzenli aralıklarla piyasa da yer alan kozmetik ürünleri denetlemeye başladı” denildi. Açıklamada “formaldehit” kozmetik ürünlerinde yüzde 2 miktarında bulunabileceği de yazıyor ancak Brezilya fönünde ısıyla etkileşime giren madde normalde verdiği zararın daha fazlasını veriyor. İçeriğinde “formaldehitin” oranı çok düşük olan ürünlerin ise fiyatı yükseliyor. İçeriğinde “formaldehitin” oranı düşük olan ürünler kullanılarak yapılan düzleştirme işleminin maliyeti 350-800 lira arasında değişiyor. Ancak “formaldehitin” oranı yüksek olan işlemlerde ise halk sağlığı hiçe sayılarak işlem ücreti 70 liraya kadar düşüyor. Bazı kuaförler internet üzerinden fırsat kuponuyla Brezilya fönünü uyguladıklarını söyleyerek kanserojen riski taşıyan işlemi satışa çıkarıyor. Yapılan araştırmaya göre her 5 kuaförden 2′sinde işlemin ucuza yapılacağı vaat edilerek formaldehitli ürünlerin kullanıldığı ortaya çıktı. Kuaförlerin Sağlık Bakanlığı onayı olmayan ürünleri tezgâh altından uyguladığı belirlendi. Avrupa yakasında yaptığımız incelemelerde özellikle Şişli, Taksim ve Fatih bölgelerinde bu işlem ucuza mal edilerek yapılıyor. Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Dermatoloji Derneği Dermatoallerji Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Teoman Erdem kanserojen madde riski şöyle anlattı: “Formaldehit renksiz, yanıcı, keskin kokulu kimyasal bir maddedir. Brezilya fönünde insan için zararsız olan miktarın üzerinde “formaldehit” var. “Formeldehit’in kan kanserleri, boğaz kanseri ve beyin kanserleri ile ilgili olabileceği hem hayvan çalışmaları hem de insanlar üzerinde yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Formaldehite işlerinden dolayı maruz kalan kişilerde beyin kanseri ve löseminin genel topluma göre arttığı tespit edilmiştir. Amerikan Toksikoloji enstitüsü 2011 ‘de formaldehiti kanserojen listesine almıştır. 2013 yılında yapılan bir çalışmada hamileliği sırasında düzleştirme işlemi yaptıran kadınların çocuklarında 2 yaş öncesinde lösemi riskinin arttığı gösterilmiştir.” Prof. Dr. Erdem, düzleştirme işlemi yaptıracaklara ürünün içeriğindeki formaldehit kimyasalının çok düşük olmasına dikkat etmelerini tavsiye etti. Ayrıca ürünlerin Amerika Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) tarafından onaylı olmasına da dikkat etmek gerektiğini belirtti.İstanbul Kuaförler Odası Başkanı Oktay Erkal, alınan şikâyetler üzerine denetim grubunun kuaförleri denetlediğini ve Sağlık Bakanlığı’nın onay vermediği ürünleri kullananlar hakkında da disiplin cezası verildiğini söyledi. Saç bakım uzmanı İlker Yavrutürk, ayda ortalama 12 kadının Brezilya fönü yaptırdığını söyleyerek, “Kullanılan ürünler eğer uygulandığında gözleriniz yanmıyorsa, yaşarmıyorsa, burnunuza kötü bir koku gelmiyorsa ve üç gün üst üste işlem yapılan saça maşa uygulanmaya kalkışmıyorlarsa ürünün içerisinde formaldehit maddesi yoktur” dedi. Kendisinin de geçen yıllarda formaldehit içeren bir ürün kullandığını anlatan Yavrutürk, “Müşterilerimden bir tanesi Amerika’dan getirdi. Ancak ürünü çıplak elle saça uyguladığımda ellerim buruştu, burnumuza çok keskin ve kötü bir koku geldi. Hatta yanımda çalışan arkadaşlarımdan bir tanesi istifra etti. Sonradan öğrendim ki kullandığım ürünün içerisinde zehirli olan ve alerjik reaksiyon gösteren kimyasal var. Bir daha da asla kullanmadım” diye konuştu. Defne Joy Foster’da ölmeden dört yıl önce Japon saç düzleştirme yöntemi ile saçlarını düzleştirdi. Brezilya fönü yaptıran ünlü isimler arasında, oyuncu Lindsay Lohan ve Ashley Tisdale ile ünlü şarkıcı Beyonce ve Nicole Richie de bulunuyor.
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... ŞEKER GİBİ BİR BABA OLACAKMeryem Uzerli'nin eski sevgilisi Can Ateş ilk kez konuştu. Daha önce Uzerli'ye 'Bebeği istemiyorum' diyen Can Ateş ise, doğum yaklaştıkça kararını değiştirdi. Ateş, 'Kızınıza sahip çıkacak mısınız?' sorusuna 'Sadece bebeği nüfusuma kaydettirmem konusunda değil, aynı zamanda tüm yaşamı boyunca maddi-manevi yanında olacağım. Olamadığım zamanlarda babalık görevlerimi büyük bir özen ve sevgi ile yerine getireceğim. Kızımı asla yalnız bırakmam. Annesiyle ayrılmış olsak da o benim evladım' dedi. Kısa süre sonra doğum yapması beklenen Meryem Uzerli, Ateş'in bu yaklaşımına nasıl karşılık verir? Can Ateş doğum anında değil ama sonrasında Meryem'in yanında olacak. Çocuğunu görmek için sessiz sedasız Almanya'ya gidecek diye tahmin ediyorum. Çocuğu da nüfusuna kaydedecek. Tüm ihtiyaçlarını karşılayacak. Meryem'in hamile olduğunu öğrendiği anda çocuğu istemediğini söyledi ama o sözlerinden pişman oldu bence. Bebeğinin yüzünü gördükten sonra Can Ateş tamamen değişecek. Ben şunu iddia ediyorum; 3-5 yıl sonra Can'ı çocuğuyla birlikte Bebek Parkı'nda göreceğiz. Çocuğunu kaydıraktan kaydırırken fotoğraflarının çekileceğini bile söyleyebilirim. Bu işler böyledir. Öncesinde atıp tutmak kolaydır. Çocuğun yüzünü gördükten sonra ise değişilir. Can da ruhsuz, kötü niyetli bir insan değil. Özünde iyi biridir. Şeker şurup bir baba olacağını düşünüyorum. BOŞANMIYORLARSibel Turnagöl'ün eşi Mehmet Çelik'i kıskandığı için peşine dedektif taktığı haberi herkesi şaşırttı. Turnagöl'ün aşırı kıskançlıklarıyla işadamı eşini bunalttığı, bu durumdan oldukça rahatsız olan Çelik'in de pazar günlerini bile çalışarak geçirdiği iddia edildi. Geçtiğimiz gün birlikte görüntülenen çift ise, aralarında bir sorun olmadığını söyledi. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler ama çiftin evliliği sallantıda mı değil mi? Bu dedektif mevzusu gerçek mi? Sibel Turnagöl, iddiaları yalanladı. Ortada dedektif mevzusu falan yokmuş. Bu tamamen mutlu evliliğini yıpratmak adına çevresindeki kıskanç insanlar tarafından çıkarılan dedikodularmış. Ben Sibel'in yalancısıyım. Onun dediklerini aktarıyorum. Evliliklerinde herhangi bir sorun yokmuş. Her şey tozpembeymiş. Eğer bir sorunları varsa da zaten ilerleyen zamanlarda bunu öğreniriz. PARA HIRSI ŞEYDA'YI BU HALE GETİRDİBirçok ünlü ve ünsüz ismi 3 bin euro karşılığında zayıflatarak yüklü bir kazanç elde eden Şeyda Coşkun'un, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın çıkaracağı kanundan etkilenecek olması, diplomalı diyetisyenleri sevindirdi. Yıllarca eğitim görüp bin bir zorlukla 'diyetisyen' olan birçok uzman, Twitter'da 'yaşam koçu' adı altında insanlara diyet listeleri yazan Coşkun'u topa tuttu. Geçtiğimiz gün sevgilisiyle görüntülenen Şeyda Coşkun, gazetecilerin bu konuyu açması üzerine gerildi. Bir anda yüzü asılan Coşkun hızlı adımlarla uzaklaştı. Şeyda Coşkun'un son zayıflattığı isim olan Gülben Ergen'in yüzünün sarkması haberinin ardından, akla Coşkun'un zayıflattığı ve vücudunun bozulduğunu söyleyen Hadise geldi. Ünlü isimlerin yanı sıra Coşkun'un zayıflattığı başka insanlar da benzer durumlardan şikâyetçi. Bu işin sonu nereye varacak? Coşkun, insanları sağlıksız bir şekilde zayıflatıp hormonlarının bozulmasına mı yol açıyor? Birçok uzmanın, doktorun, uzmanlık ehliyeti olan insanın başına gelen bir şey bu. Şeyda'nın da başına gelmesini bekliyordum. Çok çabuk patladı. Her şöhret olmanın bir bedeli var. Yıllarca bu işi sessiz sedasız yürüttü. En büyük hatası ise beraber yürüdüğü ünlülerle fotoğraflarını çekip reklamını yapmak oldu. Eğer bunu yapmasaydı bunlar başına gelmezdi. Şeyda'ya para tatlı geldi. Paraları kazandıkça hırs yaptı. Hırs yaptıkça daha çok müşteri kazanmak için ne yapacağını şaşırdı. Zayıflamak isteyen insanların doktor kontrolünden geçmesi lazım. Herkesin diyeti farklıdır. Şeyda gerçekten bu işin uzmanı değil. Ben zaten o ünlülere de akıl erdiremiyorum. Kısa sürede zayıflamak uğruna sağlıklarını hiçe saymalarına anlam veremiyorum. Sağlık konusu çok hassas. Birçok doktorun başına bile neler neler geldi. Yıllarca çok ünlü diyetisyenlerin zararsız diye diyetin yanında verdikleri haplar yüzünden kimler şu an mahkemelik, kimlerin başına neler geldi. Bir sürü insan bu yüzden mahkemelik oldu, bünyesi bozuldu, metabolizması çöktü. Şeyda herkesi yürütüyor ama bakalım o kişi bu kadar uzun yürüyüşler yapacak kadar sağlıklı mı! Belki kalbi, belki de şekeri var. Hiç kimse ağlayıp sızlamasın. Ünlülere de kızıyorum. Boşu boşuna onu şikâyet edip de basınla konuşmalarının bir anlamı yok. Gitmeselerdi, yapmasalardı. Herkesin aklı fikri var. İnsanlar Şeyda'ya karşı daha çok hırslanıp daha çok üzerine giderlerse, bu işi yapamayacak duruma gelecek. Umarım daha fazla olumsuz vakalar çıkmaz. BU EVLİLİK BİR PROJEYDİ, HER ŞEYİ ÇOCUK İÇİN YAPTIBeş ay önce Cem Aydın ile evlenen Derin Mermerci'nin iki aylık hamile olduğu iddia edildi. İki aylık hamile olan ve bugünlerde sık sık Amerikan Hastanesi'ne giderek kontrollerini yapan Mermerci ile eşi Aydın mutlu haberi sadece aile fertleriyle paylaştı. Doktorların hamilelikle ilgili söylediklerini harfiyen uygulayan Mermerci, birkaç hafta önce eşi ile Amerikan Hastanesi'nden çıkarken görüntülenmişti. İlişkinin başlaması ve nikâh masasına gitmesi, çok hızlı olmuştu. Şimdi de çiftin bebek beklediği konuşuluyor. İddialar doğru mu? Derin Mermerci hamile mi? İddialar doğru mu bilmiyorum. Son çıkan hamilelik haberlerini yalanlamadılar. Doğru olabilir. Derin Mermerci bundan önceki ilişkilerinde hep çocuk özlemi içerisindeydi. Çocuk sahibi olmayı çok istiyordu. Hayatına giren kişilere de, 'Bu adamdan çocuğuma baba olur mu' düşüncesiyle bakıyordu. Onun biriyle evleneyim, 20-30 yıl evli kalayım, mutlu bir aile olalım gibi bir derdi yok. Cemiyet hayatında önemli bir isim olduğu için de babalar konusunda eleme yaptı ve seçenekler arasından en entelektüel, eğitimi düzeyi çok yüksek, toplum içinde saygın bir yere sahip olan üst düzey bir gazeteci olan Cem Aydın'ı seçip evlendi. İşte çocuğum için aradığım baba bu dedi. İddia ediyorum; Derim Mermerci'nin evliliği, özlemini çektiği çocuk için bir projeydi. Cem'i sevmedi demek istemiyorum, mutlaka sevmiştir. Allah uzun ömür versin evliliklerine, inşallah uzun yıllar birlikte görürüz onları ama ben bu evliliğin sadece Derin Mermerci'nin bir projesi olduğunu düşünüyorum. Bunu yakın çevresi de doğruluyor. Kız arkadaşları, Derin'in yıllarca çocuk hayali kurduğunu söylüyor. Çocuğuma düzgün bir baba bulayım dediği sırada karşısına Cem Aydın'ın çıktığını ve kısa sürede de nikâh masasına oturma kararı aldığını konuşuyorlar. Söylenenler doğru ise Derin Mermerci hamile kalarak projesini gerçekleştirmiş oldu. KIVANÇ'LA BİRLİKTE OLACAK KADIN OLACAKLARI GÖZE ALMALIKıvanç Tatlıtuğ ile stil danışmanı sevgilisi Başak Dizer'in arasına mesafeler girdi. Dizer, yeni dizisinin çekimleri için üç haftadır St Petersburg'da olan sevgilisi Tatlıtuğ'u Rus kızlarından kıskanınca çareyi yanına gitmekte buldu. Dizer geçen hafta St Petersburg'a gitti. Tatlıtuğ, çekimlerden arta kalan zamanlarda sevgilisiyle birlikte St Petersburg'un tarihi yerlerini ve müzelerini geziyor. Kıvanç Tatlıtuğ'un, eski sevgilisi Azra Akın'ın da kıskanç olduğu ve oyuncunun bu durumdan bunaldığı kulaktan kulağa konuşuluyordu. Çift bu yüzden defalarca ayrılıp barışmıştı. Tatlıtuğ yine aynı durumla karşı karşıya geldi. İş aşkı herkesçe bilinen oyuncu, Başak Dizer'in kıskançlıklarıyla baş edebilecek mi? Böyle bir haber çıktı ama doğru mu bilemiyorum. Başak Dizer'i tanıma fırsatı buldum. Bana hiç de kıskanç biri gibi gelmedi. Bence Başak çok güzel bir kadın. Herkes tarafından da beğeniliyor. İşinde de çok başarılı bir isim. Kıvanç'ı kıskandığı için yanına gittiğini sanmıyorum. Sadece onu görmek istediği için gitmiştir. Kıvanç işinde başarılı, yakışıklı bir adam. Kızlar sürekli peşinde. Kıvanç'la birlikte olmak isteyen kadının da zaten bu durumu göze alması lazım. Aksi takdirde bu ilişki yürümez. Gereksiz kıskançlıklarla hayatı iki tarafa da zehir eder insan. AHU YAĞTU ESKİ EŞİYLE NEDEN BULUŞTU? Ahu Yağtu'nun 19 yaşındayken evlendiği ve kendisinden 17 yaş büyük Doğan Akçura ile geçtiğimiz gün neden bir araya geldiği ortaya çıktı. Yağtu, Akçura'ya, Cem Yılmaz'dan boşanırken imzaladığı protokolde değişiklik yapmak istediğini söyledi. Avukat olan Akçura da, eski eşine konuyla ilgili nasıl bir hukuki süreç izleyeceğini anlattı. Yağtu'nun, oğlu Kemal'le ilgili maddelerde birtakım düzenlemeler yapmak istediği söyleniyor. Sizce Ahu Yağtu'nun yapmayı düşündüğü değişiklik ne olabilir? Buluşmanın basına yansıyacağını tahmin etmediler ve buluşmaya kılıf olarak da bunu buldular. Hepimiz boşanma maddelerini gördük. Her şey ortada. Daha ne değişiklik isteyebilir ki! Yeterince parası var, mal mülk var. Cem'den daha ne isteyebilir? Bence tamamen uydurma bu Kemal'la ilgili düzenleme olayı. Zaten Kemal'in velayeti anneye verildi. Cem Yılmaz üzerine düşen her şeyi karşılıyor. Bir şey iade edeceğini de sanmıyorum. O yüzden bekleyip göreceğiz. Bakalım bu buluşmanın altından ne çıkacak. BURCU ESMERSOY HAYATININ HATASINI YAPIYORBaşından daha önce de bir evlilik geçen ve ABD'li eşinin yüklü tazminat talepleriyle karşı karşıya kalan Sami Kiresepi'nin babası, oğlunun güzel sunucu Burcu Esmersoy'la evlenmesine sıcak bakmadı. İddiaya göre; Santa Farma İlaç Fabrikaları'nın sahibi olan baba Kiresepi, uzun süre Burcu Esmersoy'la bir araya gelmedi. Ünlü sunucuya sırılsıklam aşık olan Sami Kiresepi ise durumu güzel nişanlısına anlattı. Bunun üzerine Burcu Esmersoy, hem müstakbel kayınpederinin gönlünü kazanmak hem de nişanlısının arada kalmasını önlemek için 'Evlilik sözleşmesi yapalım' teklifi sundu. Bu teklife sıcak bakan baba Kiresepi'nin çevresine; 'Bir kez başımıza tazminat sorunu geldi; bir daha aynı sıkıntıları yaşamak istemiyorum' dediği öğrenildi. Kiresepi'nin ilk eşi Alexis Nina, 20 bin lira nafaka ile 12 milyon lira tazminat talep ederek tüm aileyi zor durumda bıraktı. Milyarlık ilaç şirketinin mal varlığına da tedbir konulmasını isteyen ABD'li Nina'nın talepleri reddedildi ve eski eşe ayda 5 bin lira nafaka bağlandı. Daha önceki evliliğinde mutluluğu yakalayamayan Burcu Esmersoy, bu kez mutluluğu için her şeyi göze mi alıyor? Bu evlilik sözleşmesi olayı ileride bir sıkıntı yaratır mı? Eğer bu iddia doğruysa Burcu Esmersoy hayatının en büyük hatasını yapıyor. Önümüzde çok büyük bir örnek var bu durumla ilgili. Fethi Pekin'in ailesi, Hande Ataizi'yle evlenmesini istemiyordu. Sonunda Hande'ye evlilik sözleşmesi şartını koştular. O da tamam dedi ve sonrasında da sadece olanları gördük. 1 gün evli kalabildi. Yediremedi kendine bu durumu. Bu evlilik sözleşmesi büyük bir problem. Daha yeni konuştuk bir doktorla bu konuyu. Son 1 yılda boşanan gençlerin evliliklerini bitirme nedenlerinin yüzde 65'inin evlilik sözleşmesi olduğu ortaya çıkmış. En ufak bir kavga bu sözleşme konusu açılıyormuş. Evlilik sözleşmesiyle duygusallık gidiyor, güven kalmıyor. Şimdi Burcu Esmersoy da kayınpederinin isteği üzerine evlilik sözleşmesi yaparsa, en ufak bir tartışmada bunu Sami'nin yüzüne vuracağını düşünüyorum. Bir tartışma esnasında Burcu, 'Babanın gönlünü kazanabilmek için sözleşme bile imzaladım ben' diyecek. Sami de, 'Nasıl olsa evlilik sözleşmesi yaptım, her şey garanti, bir şey vermeyeceğim, boşanayım' diyecek. Eğer haberdeki iddia doğruysa bu sahnelerin yaşanacağını düşünüyorum. Bence Burcu ile Sami evlenmemeli.FULYA UGAN / Sabah.com.tr
En Sağlıklı Diyet Stratejileri
Kilo vermek isteyenlere en meşhur sağlıklı diyet stratejileri Bir süredir diyet yapıyor, istediğiniz kiloya ulaşamıyor musunuz? “Diyetten İllallah” kitabının yazarı Diyetisyen Ayşegül Bahar, kilo vermek isteyenler için, sağlıklı diyet stratejileri veriyor. İşte diyet yaparken asla unutmamanız gereken en meşhur sağlıklı diyet stratejileri… 1- Besin değeri yüksek olan doğal gıdaları tercih edin. 2- Öğünlerinizi farklı besin gruplarını içerecek şekilde hazırlayın ve tabağınızın yansının sebze olmasına dikkat edin. 3- Gün içinde tükettiğiniz besinlerin besin piramidinde önerilen miktarlarda ve ölçüde olmasına dikkat edin. 4- Yemeklerinizi gün içerisinde düzenli yiyin. Üç ana öğünde yemek yemeyi ihmal etmeyin. En fazla bir ara öğün tüketin. 5- Uyandıktan sonra 1 -2 saat içinde kahvaltınızı yapmış olun. 6- Gece yatmadan 3 saat önce yemek yemeyi bırakın. 7- Kalıcı tokluk sağlayan besinleri tercih edin. Lif, yağ ve protein içeren besinler tokluğunuzu sürdürmenize yardımcı olur. 8- Özellikle akşam öğününden önce ayran için veya yağlı tohum atıştırın. Bunlar akşam yemeğinde çok yemenizi önleyecektir. 9- Açlık hissettiğinizde öncelikle su için. Bazen susuzluk sinyaini, açlık sinyali gibi algılıyor olabilirsiniz. 10- Her yemekten önce mutlaka su için. 11- Kilo kontrolünde tarçının önemi büyüktür. Gün boyu toz tarçın kattığınız veya çubuk tarçın kullandığınız sıcak içecekler hazırlayın. 12- Sağlıklı yağlardan korkmayın, günlük beslenmenizde bunların yeterince yer almasına özen gösterin. 13- Vücut eksiksiz beslendiğinde hızlı çalışır, doğal formda olan her besini tüketmeye gayret edin. 14- Uymuak, açlık-tokluk hormonlarını dengeler, uykunuza dikkat edin. Her gece 7-9 saat arası uyuyn. 15- Başarı için porsiyon kontrolünüzü sağlayın Sizin için uygun olan besin porsiyonlarını belirleyin ve ölçüleriniz dogrultusunda günlük planınızı oluşturun. Zaman içerisinde plan yapmadan sağlıklı beslenmeyi öğreneceksiniz. 16- Tatlı ihitiyacını karşılamak için meyveler, pekmez ve bal doğal formda olan besinleri tercih edin. Rafine tatlıları mümkünse hiç tüketmeyin. 17- Kalori takibi yapmak sizin değil, uzmanın işidir. Kalri takibi yerine porsiyonlarınız takıip edin. 18- Aldığınız her boş kalori midenizi şişirecek, sizi doyurmayacak ve tam ters yönde size yolunuza şaşırtacaktır. 19- Hatalı beslenme davranışları gösterdiniz dönemler olabilir. Ama vazgeçmeyin bunların arada bir olması telafi edilebilir. Asıl önemli olan doğru beslenme davranışları göstermektir. 20- Kilo kontolünüz için yeterli güce sahip olduğunuzun farkında olun. Muize aramayın. İlaç kullanarak, kilo kaybı sağlamayı hedefleyin. 21- Haftada bir-iki defa tartılın. Tartılara küsmeyin ama bunu bir takıntı ghaline de getirmeyin. Kilonuzu sık sık kontrol edin. 22- Televizyon seyretme limiti belirleyin. Günde iki saatten fazla televizyon izlemeyin. 23- Doymuş yağları sınırlı tüketin. 24- Trans yağları yemeyin (margarinler, omega-6 içeren işlemden geçmiş yağlar). 25- Tuz tüketiminizi azaltın. 26- Alkol tüketimini azaltın veya hiç tüketmeyin. 27- Üzerinize bir beden küçük, çok beğendiğiniz bir pantolon alın ve haftada bir defa deneyin, içine girmeye başladıkça kilo verdiğinizi fiziksel olarak da hissedeceksiniz ve motivasyonunuz artacak.