Psikologlar Açıkladı: Başarılı İnsanlarla Kendini Kıyaslayan Kişilerin Ortak Noktası
Çevrenizdeki başarılı bir arkadaşınızın, iş arkadaşınızın ya da benzer yaştaki bir akrabanızın terfi alamadığını veya bir ödülü kaçırdığını duyduğunuzda içinizi garip bir rahatlama kapladığı oldu mu? Kendinize bile itiraf etmekte zorlandığınız ve sıklıkla 'kıskançlık' veya 'suçluluk' olarak etiketlediğiniz bu hissin arkasında aslında çok daha farklı bir psikolojik mekanizma yatıyor.
Psikolog Leticia Martín Enjuto, birinin başarısızlığından rahatlama duymanın doğrudan o kişinin kötü durumda olmasını istemekle ilgili olmadığını, temelde sosyal karşılaştırma sürecinden kaynaklandığını vurguluyor.
İşte detaylar...
İnsan zihni, kendi performansını ve değerini değerlendirmek için doğal olarak yakın çevresini referans alıyor.
Sizinle benzer koşullara, yaşa veya mesleğe sahip birinin sizden daha önde olduğunu hissetmek; 'O yapabildiyse ben neden yapamadım?' sorusunu doğurarak rahatsız edici bir ayna işlevi görüyor.
Başarı yakalayan taraf adeta bir kıyaslama baskısı yaratıyor. Ancak o kişi başarısız olduğunda veya geride kaldığında, bu ağır kıyaslama noktası geçici olarak ortadan kalkıyor. Hissedilen rahatlama, karşı tarafın kötülüğünü istemekten değil; kişinin üzerindeki 'aşağıda kalma' baskısının silinmesinden kaynaklanıyor.
Psikoloji, aşağılık duygusundan kurtulma arzusu ile kıskançlığı net bir şekilde birbirinden ayırıyor:
Kıskançlık: Karşı tarafın sahip olduklarını doğrudan kaybetmesini ve zarar görmesini isteme odağı taşır.
Sosyal Karşılaştırma: Kişinin kendi değerini başkasının başarısı üzerinden okumasıyla ilgilidir; karşı tarafın kötü olmasını hedeflemez.
Araştırmalara göre sosyal karşılaştırma, tanınmış kişiler veya ünlücülerle neredeyse hiç yaşanmıyor. Benzerlik oranı arttıkça kıyaslama şiddetleniyor. Aynı bölümü okuduğunuz bir sıra arkadaşı ya da yan masanızdaki meslektaşınız, başarısını ölçmek için çok daha doğrudan bir parametre haline geliyor.
Kişinin öz saygısını nasıl inşa ettiği de bu süreçte belirleyici rol oynuyor.
Kendi değerini dışsal başarılara ve takdirlere bağlayan bireyler, başkalarının terfi veya ödül almasını doğrudan kendi yetersizliklerinin bir kanıtı olarak algılayabiliyor. Daha istikrarlı ve içsel bir öz saygı geliştirenler ise başkalarının yeteneklerini bir tehdit olarak görmeden takdir edebiliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın