Dünyada Bir İlk: 'Mikrokürecik Aşısı'nda İnsan Deneyleri Yaz Başında Başlayacak

 > 
53PAYLAŞIM

Dünya'da ilk ve tek olan ASC mikrokürecik teknolojisiyle oda sıcaklığında 30 gün dayanabilen aşı modeli tasarlayan ve patentini alan Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören, geliştirdikleri yerli Covid-19 aşısıyla ilgili önemli bilgiler verdi. Prof. Dr. Özören, “İlk set hayvan deneylerini tamamlandık. Aşının uygulanış şekline karar vermek için birkaç deneyimiz daha kaldı. Klasik aşılardaki gibi kas içi enjeksiyon ile deri altı uygulamasını denedik. Asıl amacımız burun ya da ağız yoluyla verilebilecek bir aşı. Bunun hayvan deneylerini de tamamladıktan sonra yaz başı gibi Faz 1 çalışmalarına geçmeyi planlıyoruz” dedi.

Yaklaşık 10 yıllık çalışma sonucu dünyada ilk kez Boğaziçi Üniversitesi’nde geliştirilen ve dört kıtada da patentlenen ASC mikrokürecik aşı taşıma teknolojisi, ilk sınavını Covid-19 aşısıyla verecek.

10 aydır üzerinde çalışıyorlar

Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören ve ekibinin TÜBİTAK ve Sanayi Bakanlığı’nın desteğiyle 10 aydır gece gündüz üzerinde çalıştıkları yerli Covid-19 aşısında, bu teknoloji kullanılacak.

ASC protein mikroküreciklerine dayalı platform aşı teknolojisinde, koronavirüs yüzey proteini taşıyan ASC zerrecikleri aşıyla vücuda verilecek ve akyuvar hücreleri tarafından algılanarak bağışıklık sistemini harekete geçirecek.

'Burun içi uygulamayı da test edeceğiz'

Prof. Dr. Özören, aşının tasarımının bittiğini ancak en iyi etkinliği elde edebilmek için değişik veriliş şekilleri üzerinde çalıştıklarını söyleyerek çalışmalardaki son gelişmeleri anlattı.

Üzerinde çalıştıkları aşının Covid-19’la mücadelede çığır açacağına inandığını belirten Prof. Dr. Özören, “Yeni teknoloji ile yaptığımız aşının tasarımını tamamladık, mikrokürecik üretiyoruz. Corona’nın taç proteininin bir parçasını bu zerreciklere yüklüyoruz ve saflaştırma deneylerini yaptık. Buradan aldığımız pozitif sonuçların ardından da iki çeşit fare deneyi yaptık. Birinde karın içi, birinde de kas içi enjeksiyon denedik. Kas içi enjeksiyon, var olan aşılara benzer bir uygulama. Kıyaslamak açısından yaptık. Karın içi enjeksiyonda daha iyi sonuçları elde ettik. Tabii ki bunlar, var olan uygulama çeşitleri hep. Kas içi ya da subkutan dediğimiz deri altı (karın içi) uygulamalar. Ancak mikrokürecik protein platformu olduğu için aşının uygulama yelpazesi daha geniş. Mukozal immüniteyi tetikleyecek burun için sprey ya da Polio (çocuk felci) aşısı gibi ağızdan damla teknolojisini de kullanmak ve geliştirmek istiyoruz. Bunun için de her set hayvan deneyini ayrı planlamamız gerekiyor. Yani kas içi yaptığınız uygulamayla burun içi spreyi aynı deneyde bakamıyorsunuz. Biz şimdi, burun içi uygulama ya da ağızdan uygulamayı da test edeceğiz hayvanlarda. Bunların hangisinde en iyi sonucu alırsak diğer aşamalara geçeceğiz” dedi.

'Her şeyden tam emin olduktan sonra insanlar üzerinde denenecek'

Hayvan deneylerinde aşının uygulanma şekline karar verdikten sonra virüs nötralizan testleri ve ACE 2 transgenik fareleri canlı virüse maruz bırakılarak yapılan “challenge” testlerine geçileceğini ve buradan elde edilen sonuçlara göre Faz 1 insan deneylerinin tasarlanacağını belirten Prof. Dr. Özören, “Hayvan deneylerinde her şeyden tam emin olduktan sonra insanlar üzerinde denenecek olan Faz çalışma dosyası hazırlayacağız TİTCK'ya (Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurulu). Bunun öncü çalışmalarını yapıyoruz hala. Ama iyi gidiyor çalışmalar. TİTCK’nın istediği ve yayınladığı kılavuzdaki deneyleri tamamlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Daha sonra da aşı uygulama yoluna karar verdiğimizde bu protokolü Faz 1 dosyasına işleyeceğiz. Ardından da insan deneylerinin yapılacağı Faz 1 merkezi ile yani hekimler ve farmakologlarla birlikte ortak bir çalışma protokolümüz olacak” şeklinde konuştu.

'Numune aşılar GMP sertifikalı bir merkezde üretilecek'

İnsan deneylerinde kullanılacak aşıların üretimi için de “GMP sertifikalı” aşı üretim tesisi olan merkezlerle işbirliğine gireceklerini vurgulayan Prof. Dr. Özören, "Değişik paydaşlarla, zincir bir reaksiyonu kurmaya çalışıyoruz bu aşı için. Boğaziçi'nde yapılacak daha iki üç aylık deney süreçlerimiz var. Faz çalışması dosyasının hazırlanması ve ilk aşıların üretimi sonrası stabilite ve toksisitesi testlerinin ardından her şey yolunda giderse insanda da ilk uygulamaları yaz başı gibi yapmayı düşünüyoruz” dedi.

'Aşıyı mutasyonlara göre kolayca adapte edebiliriz'

Salgının birinci yılı geride kalırken, dünyada görülen ve Türkiye’de de hızla yayılan yeni mutasyonların, aşıların etkinliğini düşüreceği yönündeki endişelere de değinen Prof. Dr. Özören, kendi geliştirdikleri aşının mutasyonlara da adapte edilebileceğini söyleyerek sözlerini şöyle noktaladı:

“Örneğin (Güney) Afrika mutasyonuna karşı Astra Zeneca aşısında etkinliğin düştüğü açıklanmıştı. Bizim aşımızda hedeflediğimiz RBD bölgesi, Ace 2’ye en çok bağlanan ve antikor yanıtının da en çok bu bölgeye doğru oluştuğu bilinen bir bölge. Şu ana kadar bu bölgede bir tane aminoasit mutasyon gelişmişti. Bu bölgedeki 400 aminoasit arasından bir tanesinin değişmesi, proteini alt üstü etmiyor. İnsanlarda her mutasyonunda paranoyak bir aksiyon başladı. Ama öyle bir şey yok. Bir mutasyon geldiğinde, virüsün proteinin yapısını da tamamen bozuyorsa, bu virüse de zarar veriyor. O yüzden çok drastik (radikal) bir Corona ve taç protein yapısı değişikliğini henüz görmedik"

Adana'da Mezarlığı Tahrip Ettiği İddiasıyla 5 Kişi Gözaltında - onedio.com
Adana'da Mezarlığı Tahrip Ettiği İddiasıyla 5 Kişi Gözaltında - onedio.com
Dayakçı Kocadan İlginç Savunma: "Eşimi Sakinleştirmek İçin Kolunu Isırdım" - onedio.com
Dayakçı Kocadan İlginç Savunma: "Eşimi Sakinleştirmek İçin Kolunu Isırdım" - onedio.com
TBMM Başkanı Şentop'tan Fezleke Açıklaması: 'Dosya İçeriğine Göre Karar Verilir' - onedio.com
TBMM Başkanı Şentop'tan Fezleke Açıklaması: 'Dosya İçeriğine Göre Karar Verilir' - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir