YouTube'da Ücretsiz İzleyebileceğiniz 21 Türk Filmi

-

Bilgisayar başında, yattığınız yerden izleyebileceğiniz 21 Türk filmini sizler için derledik. İçeceklerinizi, abur cuburlarınızı depolayın. İyi seyiler şimdiden :)

İnceleme yazıları beyazperde.com ve sinematurk.com sitelerinden alınmıştır.

21. Evim Sensin

Leyla başından geçen bir ayrılık sonrası baba evine dönmüştür. Kalbi kırıktır ve çocukluğundan beri sorunlu bir ilişkileri olan babası Selim ile aralarındaki sorunları çözmeye çalışmaktadırlar.
İskender ise küçük yaşlardan beri şanssız bir hayat yaşamış olan yetimhanede büyümüş ve hayatı boyunca hiç evim diyebileceği bir yere sahip olmamış bir adamdır. Beklenmedik bir şekilde karşılaşan bu ikili onları aradıklarını bulmalarını sağlayacak bir aşkın içine sürüklenir, Leyla yaralarını sararken , İskender'in evi Leyla olur fakat bu güzel hikayenin böyle sürmesine engel olacak olaylar peşlerini bırakmaz...

20. Babam ve Oğlum

Babam ve Oğlum'da, 12 Eylül darbesinin yıktığı hayatlardan birinde yetişmektedir küçük Deniz. Annesini henüz doğmadan önce kaybetmiş, bir gazetede yazar olarak çalışan babası tarafından mütevazi bir evde yetiştirilmiştir. Babası dışında tanıdığı tek bir akrabası bile yoktur. Taki babası Sadık, bir gün Deniz'i şaşırtacak bir haberle gelene kadar... Deniz artık babasıyla birlikte, hiç görmediği dedesinin yanında, küçük bir kasabada yaşayacaktır. 
Köye vardıklarında Sadık yıllar önce küstüğü babasını ilk kez görüyordur. Aralarındaki bu üskünlük kolay kolay geçecek cinsten bir durum değildir. Sadık'ın dönüş sebebini anlamlandıramayan aile bir yandan çok mutluyken diğer yandan tedirgindir de. Zamanla Deniz bu hiç görmediği ailesine alışırken ve her şey düzelmeye başlamışken yaşanan bir dram herkesi derinden etkileyecektir.
Son dönem sinemamızın en dokunaklı filmlerinden biri olarak kabul gören Babam ve Oğlum kendi türünde klasikleşmeye aday filmlerden biri.

19. Yahşi Batı

19. Yüzyıl'da özel bir görev kapsamında padişah tarafından Amerika'ya gönderilen iki Osmanlı yetkilisi Aziz Bey ve Lemi Bey trenle yaptıkları yolculuk esnasında yanlarında taşıdıkları değerli elması, treni durduran haydutlara kaptırırlar. Sonrasında hem elması bulmak hem de çalınan paralarını toparlamak için para kazanmanın yollarını arayan ikili dönemin revaçta olan işlerinden birine atılırlar. Kasabalarda aranan azılı suçluluların peşine düşüp ödül avcısı olan ikilinin maceralı yolculuğu sadece bunlarla sınırlı kalmaz. Yaşadıkları kasabada başlarına türlü dertler açan ikiliyi fazlasıyla eğlenceli maceralar beklemektedir.

18. Neredesin Firuze

"Neredesin Firuze" gerçek bir Unkapanı hikayesidir. Günümüzde tamamen çökmüş olan CD-kaset piyasasının bir zamanlar altın devrini yaşadığı günlerin artık yavaş yavaş geride kalmaya yüz tuttuğu günlerin habercisi verimsiz günlerde geçen film, müzik piyasasında pek başarılı olamayan ve bu sebeple de nihayet bir borç yığını içine düşen Hayri ve Osman’ın hikayesine odaklanır. Bir çıkış yolu arayışı içerisinde, Sansar adlı menajerin önerdiği bir sözde genç yeteneğe ulaşmaya çalışırlar. Bu genç yetenek Ferhat o sırada Almanya’da yaşamaktadır. Kendisinin sesini telefonda dinleyerek çok beğenen ikili, hemen plan yaparlar. Ferhat ülkeye geldiğinde onunla yapacakları kaset üzerinden kazanacakları para ile borçlarını ödeyeceklerdir. Ferhat geldikten sonra ortaya bir de zengin bir kadın çıkar. Gizemli Firuze, Ferhat’ı çok beğenir ve ona yatırım yapmak istediğini söyler...
Filmin yönetmenliğini o dönem kendisine Ezop lakabı takan Ezel Akay üstlenirken, kadro Demet Akbağ, Özcan Deniz, Cem Özer, Haluk Bilginer, Ruhi Sari ve Şebnem Dönmez gibi birbirinden renkli isimlerden oluşuyordu.

17. Kabadayı

Ali Osman, yılların tecrübesiyle gayrı-meşru bir meslek olan kabadayılıkta, kendi etik çerçevesiyle ayrıksı bir yerde durmaktadır. Tüm camiasında iyi tanınan bir adam olan Ali Osman, ezilenleri korumaya yönelik bir genel tavır takınmıştır. Devran ise gençliğinin getirdiği bir heyecanla Ali Osman’ın tam karşısında konumlanan bir karakterdir. Onun tek amacı, kabadayı davranışlarıyla piyasada kendine daha sağlam bir yer edinmek ve daha çok güçlenmektir. Karşıt güçlerin çarpıştığı illegal bir camia, yeni bir savaşın eşiğindedir. Ömer Vargı tarafından yönetilen ve kalemini Yavuz Turgul’a emanet eden Kabadayı’nın başrollerinde Şener Şen ve Kenan İmirzalıoğlu’nu görmek mümkün.

16. Sadece Sen

Ali, yaşamında oldukça zor bir dönemden geçmektedir. Nasıl başa çıkacağını düşündüğü bir sırada, sessiz sakin bir hayat sürmekte olan Hazal ile tanışır. Hazal, Ali'nin ketum ve durgun ruhuna büyük heyecan katacak, kalbi onun için çarpmaya başlayacaktır. Birbirlerini tanıdıkça Ali'nin Hazal hakkında öğrendikleri, ona geçmişte kendi yaptığı hataları hatırlatacaktır. Ali her ne kadar boksörlük mesleğini bırakmış olsa da Hazal'a olan aşkı için son bir kez dövüşmesi gerekecektir... 

Aşkın engel tanımadığını ortaya koyan Sadece Sen, zorlukların içinde filizlenen bir ilişkiyi beyazperdeye taşıyor. Emekliye ayrılmış bir boksörle görme engelli bir kızın arasında tutkulu bir aşk olabilir mi? Acaba boksörün geçmişi bu aşka başka bir engel mi oluşturacaktır yoksa o güçlü bağ her şeyin üstesinden gelebilecek midir?  Yapımcılığını Boyut filmin üstlendiği dram ve romantizmi birleştiren Sadece Sen filminin yönetmenliğini Hakan Yonat üstlenirken, kadroda Belçim Bilgin, İbrahim Çelikkol, Kerem Can ve Necmi Yapıcı gibi isimler yer alıyor.

15. New York'ta Beş Minare

New York'ta 5 Minare, temelde İslamofobi eleştirisine dayanan bir yapım. Kırmızı bültenle aranan ve ismi geniş kitleler nezdinde bir fenomen gibi algılanan köktendinci bir teşkilatın lideri, cemaat önderi "Deccal" kod adlı suçlunun Amerika'da kıskıvrak yakalandığı bilgisi gelir. Teşkilatın en başarılı iki polisi Amerika'ya suçluyu teslim almaya giderler. Bundan sonrası kolay gibi görünür ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir. İstanbul, New York, Bitlis üçgeninde geçen hikaye, yakın dönemin Türkiye'sini sorgularken, 11 Eylül sonrası Amerika ve dünyanın İslam ile olan paranoyasının altını çizecektir.

14. Beyaz Melek

Ali ve Reşat, beyin kanseri olan babaları Ahmet'i kemoterapi görmesi için İstanbul'a getirmiştir. Ahmet ağır tedaviye daha fazla katlanmak istemediğinden hastaneden kaçar. 
Oğulları peşine düşer ancak Ahmet onlardan kaçmayı başarır. Kaçarken kendini bir huzurevinde bulur. Huzurevi sakinleri, Ahmet'in çocukları tarafından terk edildiğini sandıkları için orada kalması konusunda ısrar ederler. Zorlukla konuşabilen Ahmet durumu kabullenir. Ali ve Reşat Ahmet'i huzurevinde bulurlar. Ama mutlu göründüğü için bir süre orada kalmasına ses çıkarmazlar. 
Babalarının son günlerini mutlu geçirmesi, belki hiç işe yaramayacak ama çok acı verebilecek bir tedaviden daha önemlidir. Huzurevi sakinlerinin her birinin kendi hikayeleri ve dramları vardır. Ahmet bunları öğrendikçe onlara daha yakınlaşıp her birini tek tek çok sever.

13. Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda

Esra evlilik hazırlıklarına hız verirken, Didem grupta henüz evlenmemiş tek kız olarak kaldığını fark eder. Panikleyen Didem, sevgilisi Cem'i bir punduna getirip evlenmeye ikna etmeye çalışır. Fakat Didem'in bu hallerinden habersiz Cem yeni bir filmin hazırlıklarına başlar ve başrolü paylaştığı Gözde adında bir kadınla tanışır; tamamen işine konsantre olur. Her şey üst üste gelince Didem kıskançlık krizine girer ve Cem'e çaktırmadan onu izlemeye alır ve ekibin erkeklerinin Antalya'da bekarlığa veda partisi yaptıklarını öğrenir. Erkeklerin peşine düşen kızlar, otele dansöz kılığında girmenin yollarını ararlar... 
2010 tarihli Romantik Komedi adlı filmin devamı niteliğinde olan yapım Cemal Hünal, Sedef Avcı, Sinem Kobal, Burcu Kara, Gürgen Öz, Gökçe Özyol ve Engin Altan Düzyatan'dan oluşan çekirdek oyuncu kadrosunu devam filminde de aynen koruyor. "Bekarlığa Veda" konseptinde çekilen filmin yönetmenliğini ise ilk uzun metrajlı sinema işine imza atan Erol Özlevi üstleniyor.

12. Çanakkale Yolun Sonu

Takvimler Nisan 1915'i gösterdiğinde I. Dünya Savaşı'nın en çetin cephelerinden biri olan Çanakkale'de işgalci güçler aylardır sürdürdükleri kuşatmadan aylardır hiçbir şey elde edememiş haldedirler. Anzak güçleri daha sonra kendi isimleriyle anılacak olan Anzak Koyu'nda mağlup edilmişlerdir. … 
İçinde isimsiz kahramanlar Muhsin ve Hasan kardeşlerin de yer aldığı Hilal-i Ahmer cemiyetine mensup destek birliği zorlu bir yol sonrası cepheye ulaşır. Ne var ki siperlere girdikleri anda savaşın tahmin edemedikleri sert ve acımasız yüzüyle karşılaşırlar. Muhsin oldukça keskin bir nişancıdır ama her gün ölümle buruna burunadırlar. Yüzbaşı İbrahim Adil, Muhsin'i keskin nişancı olarak görevlendirmiştir ve yüzbaşıdan istediği tek şey kardeşi Hasan'ın cephe gerisinde görevlendirilmesidir. Muhsin bir başka keskin nişancı olan Şeref ile beraber en ön saflardaki düşman askerlerini avlarken keskin hüneri ve Ancak'ları tek tek indirmesi de tüm koya adının duyulmasına neden olacaktır. Fakat Anzak kuvvetlerinin başındaki İngiliz Binbaşı Steward'ın bu namlı Türk askerine karşı manevrası da gecikmeyecektir...

11. Kirpi

Kirpi, her şeyden önce bir vasiyet filmi. Yazar Sulhi Dölek'in yaşamını yitirmeden önce "bana söz verin ve bu kitabı sinemaya aktarın" dediği bu film, yazarın vasiyetinin hayata geçirilmesiyle ayrı bir anlam kazanıyor. İki inatçı düşmanın önceleri küçük gerilimlerle filizlenen birbirlerinden öç alma hesapları, karşılıklı misillemelerle büyüyerek çevrelerindeki herkesin başını belaya sokacak ve ülke çapında bir kaos yaşanacaktır. 2,5 yıllık bir çalışma sonucunda hazırlanan proje, intikam olgusuna komik bir bakış açısı içeriyor. Kirpi; Süper Baba, İkinci Bahar, Alacakaranlık, Yabancı Damat, Kiracı gibi önemli eserlerin sahibi yazar Sulhi Dölek'in 1996 Büyük Edebiyat Ödülü'nü kazandığı Kirpi isimli kitabından uyarlanmıştır.

10. Postacı

Postacılık yaparak hayatını idame ettiren Adem çalıştığı mahallede ailesiyle birlikte yaşayan 30'lu yaşlardaki Sevtap'a aşıktır. Sevtap evlenme yaşının da geçmiş olmasının verdiği umutsuzlukla Adem'in bu aşkına karşılık vermektedir. Evlenmeye karar veren ikilinin önündeki tek engel Sevtap'ın Almanya'daki ağabeyi Latif'tir. Belalı bir adam olan Latif bu evliliğe ne pahasına olursa olsun karşı çıkmaktadır. Ağabeyi ikna etmeye çalışan aşıklar Sevtap'ın babasının dilinden bir mektup yazarak Latif'e gönderirler. Bu telgrafta babanın evliliğe razı olduğu yazmaktadır. Ancak Latif'in tatil amacıyla Türkiye'ye dönmesiyle tezgahları ortaya çıkar ve işler karışır.

9. Yüz Numaralı Adam

Şaban saflığı yüzünden girdiği hiçbir işi başaramamakta ve çok kısa sürede kovulmaktadır. Ailesi ise onu çalışıp para kazanması için zorlamaktadır. Oya ise bir reklam firmasında çalışmakta ve önemli bir firmanın ürünlerini tanıtmak için halktan birini kullanmayı düşünmektedir. Bir gün trende Şaban'a rastlar ve onu reklam filmlerinde oynaması için ikna eder.

8. Sınav

Günümüzün en tartışmalı sınav sistemlerinden biri olan ÖSS için hazırlanan binlerce öğrenciden birkaçı olan Gamze, Uluç, Kaan, Mert ve Sinan isimli beş genç ailelerini ve çevrelerini başarısızlığa uğratacakları korkusuyla bir çıkış yolu aramaktadırlar. Notlarını normal yollardan yükseltemeyeceğini anlayan gençler lise başarı puanlarını yükseltmek için sınav sorularını çalmaya karar verirler. Bu sayede bu dertten kurtulan öğrenciler sıra ÖSS'ye geldiğinde aynı başarıyı gösterebilecekler midir?
Ömer Faruk Sorak’ın yönetmenliğini yaptığı Sınav'ın başrollerinde İsmail Hacıoğlu, Yağmur Atacan, Rüya Önal gibi genç isimlerin yanında Hümeyra, Altan Erkekli, Güven Kıraç gibi usta isimler de yer alıyor.

7. 120

Birinci Dünya Savaşı esnasında sınır birliklerinde cephane tükenir. Osmanlı ordusu cephanesiz kalır ve Van’da dehşet top sesleri duyulmaktadır. Kışın en sert zamanıdır. Ordu, Van’ın insanlarından yardım ister. Onların kaynakları mevcuttur. Ancak Türk-Rus harbi nedeni ile bölgenin tüm erkekleri imparatorluğun dört bir köşesinde savaşmaktadırlar. O nedenle de bu yardım çağrısına cevap veremezler. Van’ın çocukları bir şeyler yapmak isterler. Oğlunu savaşta kaybetmiş bir okulu müdürü cephanenin Sarıkamış’a nakledilmesini önerince 12-17 yaş aralığında 120 gönüllü çocuk yola koyulurlar. Film, annelerini dahi gözleri yaşlı, geride bırakan bu çocukların gerçek hikayesini anlatır.

6. Ay Lav Yu

Tinne, yıllardır Devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek unutulmuş, farkına varılmamış, yok diye bilinmiş bir köy. Türkiye'nin güneydoğusunda, Mezopotamya'nın ortasında kaderini yaşamaktadır. Nüfusunun (topu topu 80-90 kişi) büyük çoğunluğu Kürt ve bir kısmı da Süryaniler’den oluşmaktadır. Tinne'de sağlık ocağı, yol, okul, hastane, muhtarlık, özetle hiçbir şey yoktur. Bu yüzden haritada bile gözükmemektedir. Kimsenin nüfusta kaydı bile yoktur. Yani resmi olarak ne Tinne vardır, ne de orada yaşayan bir insan. Oysaki 100 yılı aşkındır Yusuf Ağa ve ailesi o topraklarda yaşamakta ve devlete açılmak istemektedir. Ancak yıllardır (belki 40 yıldır) yazdığı hiçbir mektuba bir cevap bile alamamıştır. Sırf var olabilmek, tanınmak için, millet, vatan olabilmek ya da bir vatana, kimliğe sahip olabilmek için en büyük oğlu İbrahim'i daha kundakta bir bebekken, fakülte avlusuna bırakmıştır. Herkes dalga geçmiştir Yusuf Ağa'yla, oğlunu cami avlusuna değil de, fakülte avlusuna bıraktığı için. Oysa Yusuf Ağa, İbrahim'i uyuyup da büyüsün diye değil, okuyup da büyüsün diye dünyaya getirtmiştir. Yusuf'un imdadına yetişir Papaz Hanna. Ve o gün oradan geçmekteyken alır İbrahim'i ve nüfusuna geçirir. Kimliği olsun, var olsun ve büyüyünce de tüm Tinne'yi var etsin diye. İşte o İbrahim şimdi 30 yaşına gelmiş, askerliğini yapmış, üniversiteyi bitirmiş, köye dönmektedir. Büyük sevinçle, umutla, neşeyle, zılgıtlarla karşılanır İbrahim. Tinne'nin tek umudu, büyük gururu gelmiştir. İbrahim ise sırılsıklam aşık olmuştur. Yusuf ve ailesi şok olurlar. Çünkü aşık olduğu kız Jessica diye bir kızdır. Kızın adını duyduklarında herkesin ağzı açık kalır. Jessica. Nerelidir bu Jessica? İbrahim söyler: Colarado! İşte bu andan itibaren her iki taraf içinde her an bir şaşkınlıktır.

5. Pardon

Tiyatro fenomeni, yazar, meddah ve sinemacı Ferhan Şensoy'un, gerçek bir olaydan esinlenerek sinemaya aktardığı bu ilginç film, üç yakın arkadaşın talihsiz hayatlarının hikayesi. Sıradan birer vatandaş olan üç kafadarın yaşamı, içlerinden birinin bir hatası yüzünden tamamen değişecektir. Her zamanki gibi akıp giden günler artık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır. Vaktinden çok sonra askerliğini yapan İbrahim nerede bir resmi kıyafet görse hemen oradan kaçar olmuştur. Sadece masum bir korku gibi gözüken bu fobisi yüzünden sevdiği arkadaşları ve kendisinin başına gelmeyen kalmaz. Arkadaşlarıyla beraber kendini mahkeme salonlarından, hapishaneye kadar uzanan bir yolculukta bulur. Neler olup bittiğini anlamadan cezaevine düşen, üç arkadaşın akılları hep dışarıdadır. Ama geride kalanlar yavaş yavaş kendi yollarını çizmektedir.

4. Propaganda

1948 yılında yaşanan gerçek bir olaydan konusunu alan film, Sinan Çetin’in en ses getiren yapımları arasında. Film, siyasi otoritenin emriyle bir tel örgüsüyle ikiye bölünen bir köyün bu sınırla birlikte sosyal, duygusal ve manevi olarak da ikiye bölünmesinin ardından yaşanan dokunaklı hikayeyi anlatıyor. Başta gümrük memuru Mehdi ve çocukluk arkadaşı Rahim olmak üzere, birbirleriyle yıllardır birarada yaşayan köy halkı aradaki sınır yüzünden dostlarını, aşklarını ve hayata duydukları inancı yitirirken siyasi ve politik oyunların parçaladığı hayatlar bir kez daha gözler önüne seriliyor.

3. Neşeli Günler

Kazım Efendi ve Saadet Hanım altı çocuklarıyla birlikte yaşayan ve geçimini turşucu dükkanlarından sağlayan ve sürekli atışan bir karı kocadır. Bir gün küçük tartışmaları büyür ve Kazım Efendi üç çocuğuyla birlikte evden çekip gider. İkisi de alttan almayınca ve Saadet Hanım da evden taşınıp izini kaybettirince yıllar süren ayrılık kaçınılmaz olur.
Kardeşler büyüyüp çalışacak yaşa geldiğinde, bir gün kardeşlerden Ahmet ve Mehmet aynı kızın ikisini aynı anda idare ettiğini fark edip birbirlerine girer; fakat onları amcaları Ziya ayırır ve gerçeği söyler. Böylece altı kardeş tekrar bir araya gelir ve anne babayı tekrar bir araya getirme planları yapmaya başlarlar?
Yeşilçam'ın duygu yüklü bir aile komedisi olan Neşeli Günler, başta büyük usta Şener Şen olmak üzere tüm kadronun muhteşem bir performans gösterdiği sıcacık bir film.

2. Canım Kardeşim

Kahraman, ağabeyi ve ağabeyinin dostu Halit, beraberce yokluk içinde ancak kendilerine yettikleri bir yaşam sürmektedirler. Bu buhranın içerisinden çıkmak için tek umutları Kahraman’ın okuması ve hayatta bir amacının olmasıdır. İçerisinde yaşadıkları yoksulluklarına rağmen bir şekilde mutlu ve iyimser kalabilmeyi başaran üçlünün tüm hayatları Kahraman’ın kanser olduğunu öğrenmeleriyle beraber geri dönüşü olmayan bir biçimde sarsılacaktır. Kahraman’ın hayatındaki son isteği ise bir televizyondur. Artık ona bir televizyon almak, geride kalan ikilinin tek amacı olacaktır.
Ertem Eğilmez’in Tarık Akan, Halit Akçatepe, Kahraman Kıral, Metin Akpınar, Adile Naşit, Kemal Sunal gibi sinemamızın değerli oyuncularını yanına alarak kotardığı filmi Türk sinemasının en içten eserlerinden biri olarak anılıyor.

1. A.R.O.G - Türk Filmi

Gerek rahmetli Sadri Alışık'ın Turist Ömer'ine yaptığı saygılı ve zeki göndermelerle, gerekse de Uzay Yolu, Starwars, Flintstone benzeri kült yapımların parodilerini Türk tipi uzay filmi konseptine çevirebilmesindeki becerisiyle, Cem Yılmaz'ın çektiği hemen her filmin fenomen haline gelmesi adeta sıradan bir durum haline geldi. İşte, Ali Taner Baltacı ile Cem Yılmaz'ın yönettiği A.R.O.G: Bir Yontmataş Filmi de, Fida Film CMYLMZ Fikirsanat tarafından vizyona çıkarıldığında sinemaseverlerin büyük ilgisi ile karşılaştı. A.R.O.G.'un ilk 3 dakika'sının çekimleri İstanbul Film Stüdyolarında hazırlanan özel dekorlarda gerçekleşti. Filmde kullanılan yaratık için Anima stüdyolarında pek çok sayıda maket çalışması yapıldı. Uzaktan kumanda ile hareketli hazırlanan yaratığın modellemesi ve üretimi toplam iki ay sürdü. Filmde, G.O.R.A gezegeninde tutsak olan Arif’e büyük kin besleyen Komutan Logar, onu zaman makinesiyle bir milyon yıl öncesine gönderir. Taş Devri insanları, dinozorlar ve prehistorik kuşların yer aldığı komedide Arif’in komik serüvenleri tüm hızıyla devam etmekte.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gzm-ynklr

Teşekkürler genelde eski türk filmlerini de youtube dan izliyorum.

okisi

herşey güzel olacak var

muhalif-kursad-zafer

Arzu Film'in Yuutup kanalında daha da fazlası var zannederim..

ozturk-sadri-alisik

ulan insan bi Sadri Alışık filmi kor şu listeye

teknoooo

link at knk

ozturk-sadri-alisik

youtube da çok var hacı linke gerek yok

gzm-ynklr

nerede o benimde gözlerim aramadı değil

ozturk-sadri-alisik

neyse artık benle idare edeceksiniz

gzm-ynklr

evet )))

obirdenobur

Gölgesizler var birde, ilklerde göreceğimi düşünmüştüm, üzdü.

Başlıklar

AlmanyaAltınAntalyaBelçim Bilgin ErdoğanBitlisÇanakkaleCem YılmazEngin Altan DüzyatanEvlilikHaluk BilginerİngiltereİstanbulKanserKemal SunalOrduSinan ÇetinSinemaTarık AkanTiyatroUzayVanYoutubeanneaşkmüziktatil
Görüş Bildir