24 Saat İçinde Okuyabileceğiniz 24 Klasikleşmiş Kitap

1.6bPAYLAŞIM

1 gün içerisinde hemen bitirmek isteyeceğiniz 24 klasikleşmiş kitabı sizin için derledik, keyifli okumalar!

1. Yeraltından Notlar, Fyodor Dostoyevski, 160 Sayfa

1864 yılından beri bir klasik olan Yeraltından Notlar belki de ölmeden önce mutlaka okunması gereken kitaplar arasında yer alıyor. Çevresini fark eden, tekdüze günlerinden sıkılan ve belki de hayatını anlamaya başlayan bir devlet memurunun öyküsü bu. Dostoyevski’nin ilk büyük eseri olan Yeraltından Notları okuduğunuzda hayatınızda bir şeyler değişecek.

‘‘İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize.’’

2. Kırmızı Pazartesi, Gabriel Garcia Marquez, 111 Sayfa

Herkesin işleneceğini bildiği bir cinayet gerçekleşebilir mi? Evet. Kulağa korkunç geliyor, kitabı okurken siz de cinayetin işleneceğine tanık oluyor ama hiçbir şey yapmıyorsunuz, tıpkı o pazartesi günü bu cinayete tanık olan kişiler gibi. Peki nasıl?

Kırmızı Pazartesi, bir cinayet romanı değil hatta ondan çok daha öte bir anlama sahip. İnsanlar ve bu büyük vurdumduymazlık! Üstelik hikaye yazarın çocukluğunu geçirdiği kasabada yaşanan bir olay olarak karşımıza çıkıyor, tamamen gerçek bir cinayetin aktarılması.

3. Yabancı, Albert Camus, 119 Sayfa

Dünyada en çok satanlar listesinden inmeyen Yabancı'da Fransız asıllı olan fakat Cezayir’de yaşayan Meursault’un düşünce yapısının her detayına şahit oluruz. Annesinin ölümü üzerine düşünmeye başlayan ve harekete geçen kahramanın karşılaştığı her şey başka bir şeye vesile oluyor gibidir. Okurken kendiniz hakkında da düşüneceğiniz, yaşadığımız hayata karşı ara sıra karşılaştığımız yabancılık hissinin bir tanığı sanki.

4. Uysal Kız, Fyodor Dostoyevski, 80 Sayfa

Dostoyevski’nin bir gazete haberinden yola çıkarak yazdığı bu öykü, okurken gerçeğin ta kendisi gibi geliyor. Dostoyeveski’nin düşüncelerini yansıttığı, tamamen onun dilini anlamamızı sağlayan bu öykü kısa olduğu kadar da etkileyici. 

Karısının cansız bedeni ile karşılaşan bir adamın aklına gelen tüm düşünceleri okurken kendinizi hem adamın yerine koyuyor hem de bu genç uysal kızı anlamaya çalışırken buluyorsunuz. Düşüncelerle boğuşan bir adam ile neden öldüğünü anlamaya çalıştığımız bir kadın.

5. Satranç, Stefan Zweig, 72 Sayfa

Londra’dan Brezilya’ya giden bir gemide iki karakterin satranç oynamasının üzerinden ilerleyen kitap, bizi Zweig’in eşsiz düşünce dünyasına davet ediyor. Bir dünya satranç şampiyonu ile anlatıcının arasında geçen diyaloglar bizi çocuklukta yaşanan zorluklardan, dünyanın geldiği yere kadar geniş bir sorgulamaya da davet eder. 

Psikolojik anlatımları sevenler için kesinlikle listeye eklenmesi gereken bir eserdir.

6. Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck, 111 Sayfa

Bir solukta okuyacağınız bu kitap birbirinden farklı iki karakterin bir arada çalışmak için başka bir çiftliğe gitmesi ile başlar. Soylu bir Amerikan rüyasının gerçeğini gözler önüne seren bu hikaye oldukça duygusal ve insani!

7. Aylak Adam, Yusuf Atılgan, 156 Sayfa

Bir İstanbul beyfendisinin hikayesi olan Aylak Adam, boşvermişliğin yanında aşkı ele alıyor. Hikaye 60’lı yıllarda geçse de okurken bile şimdiyi ele aldığını hissediyorsunuz. İsmini hiç öğrenemediğimiz karakterin kitap boyunca entelektüel sorunlara ve sorgulamalara yer veriyor. Tüm bunların yanında karakterin duyduğu aşk ise insanın içini yumuşatıyor.

8. Siddharta, Herman Hesse, 152 Sayfa

Herman Hesse’in o büyülü dünyasına adım atmak için tercih edilebilecek en iyi kitaplardan biri olan Siddharta, iç huzurunu bulmak için yollara düşmüş birini anlatıyor. Hikaye boyunca karakter ile iyiliği ve kötülüğü, dini ve saygıyı, inanışları ele alıyor. Hesse, öz benliğini bulmak için yollara düşen bu adamın hayatına, düşünüşlerine doğru okuru eşsiz bir yolculuğa davet ediyor ve ekliyor:

"Bu kitapta tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım."

9. Simyacı, Paulo Coelho, 184 Sayfa

Kendi kişisel yolculuğunuza çıkmanıza ön ayak olacak bu hikayenin başkahramanı: Santiago. Kendini gezmeye ve bir yerlerde var olmaya adayan Santiago çobanlık yapmaktadır fakat bu bildiğiniz tarzda bir çobanlık değildir. Uzunca bir süre koyunların onu götürdüğü yere doğru giden Santiago farklı yerler keşfederken kendisini de bulmaya çalışır. Metaforların üzerine inşa edilmiş bu hikaye, günlük sıkıntıları içinde barındırırken çok daha derine gidiyor: Benliğimize.

10. Bir Kadının Yaşamından 24 Saat, Stefan Zweig, 80 Sayfa

24 saat içerisinde ne olmuş olabilir? Bir kadının yaşamını etkileyen şey bu 24 saat içerisinde yaşananlar olarak Zweig’ın dili ile kayıtlara geçmiştir. Hissedilen duygular o kadar yoğundur ki, hikaye ile birlikte ilerlediğinizi düşünmeye başlarsınız ve bu kadının bir günlük yolculuğuna siz de dahil olursunuz. 1920’lerin sonunda Avrupa’nın bir kasabasındaki bir mekanda geçen bu hikaye aslında dönemin kibar Avrupalısına da bir eleştiridir.

11. Çavdar Tarlasında Çocuklar, J.D. Salinger, 198 Sayfa

New Yorklu genç ve ergen bir çocuk olan Caulfield’ın hikayesi bu. Seveni kadar sevmeyeni olan, yayınlandığı zaman edebiyat dünyasını ikiye bölen bu kitap tamamen ‘’büyümeye dair’’ bir kitaptır. Yazım dilinin sadeliği ve akıcılığının yanı sıra, diyalogların geçişleri ve tabii ki Caulfield’ın yaşadığı maceralar, içimizde yarım kalmış bir şeylerin yeniden ortaya çıkmasını sağlayabilir.

12. Palto, Gogol, 65 Sayfa

Bir klasik olan Palto, bir adamın biriktirdiği parası ile Rusya’nın insanı donduracak derecedeki soğuğundan korunmak için bir palto alması ile başlar. Alınan palto bir süre sonra çalınır. Bu çaresiz adamın paltosuna ulaşmak için yaptığı yolculuğa tanık oluruz. 

Gogol’un en önemli öykülerinden biri olan Palto, eleştirdiği döneme ışık tuttuğu için de oldukça önemlidir.

13. Yürümek, Henry David Thoreau, 80 Sayfa

Yürümenin felsefesi üzerine bir ders olan kitap, yürüyüşü fiziksel bir eylem ve araç olmaktan çıkararak bir amaç ve düşünüş biçimi olarak karşımıza çıkarır. Amerika’nın önemli entelektüellerinden biri olan Thoreau, yürümeyi kapitalizmin insanları medenileştirmesiyle insan ile doğa arasındaki bağların şekil değiştirmesine karşı bir eleştiride bulunarak ele alır. Gerçekten yürümenin sadece yürümek olmadığını anlattığı bu kitap, belki de bir yerden bir yere giderken attığınız adımları bile değiştirecek.

14. Morgue Sokağı Cinayetleri, Edgar Allan Poe, 149 Sayfa

Edgar Allan Poe’nun o karanlık ve büyüleyici dili ile hiç tanışmadıysanız bu hikaye başlamak için biçilmiş bir kaftan. Alışılagelmişin dışındaki bir dedektiflik ve cinayet öyküsü olan Morgue Sokağı Cinayetleri, Paris’in hayali bir sokağında geçer. Mistik bir anlatıma sahip olan kitap, döneminin de en önemli dedektif hikayelerinden biridir.

15. Evlilik, Jane Austen, 96 Sayfa

Austen’ın 4 kült romanından derlenen bu kitap, dönemin İngiltere’sinde evliliğe neden bu kadar büyük bir önem verildiği sorusunu yanıtlamaya çalışıyor. İngiliz toplumunun bitmek bilmeyen evlilik merakına değinen ve bu konuyu iğneleyici bir şekilde ele alan Austen, dönemin evlilik müessesini flört şekilleri ile birlikte eğlenceli bir şekilde ele alıyor. Dönemin İngiltere’sine ışık tuttuğu için kesinlikle kütüphaneye eklenmesi gereken bir kitap.

16. Saf Bir Yürek, Gustave Flaubert, 56 Sayfa

Karşılıksız sevginin sahibi genç hizmetçi Félicité'nin öyküsünü anlatan Saf Bir Yürek, okuyucuyu ruhsal bir yolculuğa çıkararak bizi gerçek ile tanıştırır. Usta Fransız yazar Flaubert’ın en önemli eserlerinden biri olan bu kitabı, yazar şu şekilde tanımlar:

“Saf Bir Yürek öyküsü sıradan bir yaşamın, bağlandığına coşkudan uzak bir biçimde bağlanan, taze, ekmek gibi yumuşak, dindar ve yoksul bir köylü kadının öyküsüdür.”

17. Polikuşka, Lev Tolstoy, 96 Sayfa

Unutulmaz eserleri ile tanınan Tolstoy’un bu öyküsü gerçek bir olaydan esinlenilmiştir. Rusya’nın genç köylülerine ve kölelerine değinen kitap, köyle sahtekarlığı ile bilinen ve bir toprak ağası hanımın yanında köle olarak çalışan Polikuşka’nın öyküsünü anlatır bize. Polikuşka yüklü bir miktardaki parayı birine teslim etmek için yola çıkar fakat köy hayatını değiştirecek ve sarsarak bir şey yaşar. Öykünün ötesinde derin psikolojik ve ahlaki analizleri içeren Polikuşka, Tolstoy’un kesinlikle okunması gereken kısa klasiklerinden biri olarak karşımıza çıkar.

18. Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar, Oscar Wilde, 64 Sayfa

İnce bir alay dili ile tanınan Oscar Wilde’nin bu kitabı aslında hayata, sanata ve aşka dair düşüncelerin, gözlemlerin ve aforizmaların yer aldığı bir derleme. Oscar Wilde’nin sözlerinin bir araya getirildiği bu kitap hem yazarı hem de hayatı anlamak için okunulması gereken eserler arasında yer alıyor.

19. İnsan Neyle Yaşar, Lev Tolstoy, 112 Sayfa

Tolstoy’un insanlığın neden yaratıldığını ve yaşamın anlamının ne kadar değerli olduğunu anlattığı bu kitap insanların neler ile yetinip yetinmediğini, aslında insanların ne kadar doyumsuz olduğunu gözler önüne seren bir kısa hikayedir. İnsanın özünde bir iyilik olduğunu da vurgulamayı ihmal etmeyen Tolstoy bizi insanlığın içerisinde bir hikayeye davet eder ve sorgulamamızı sağlar.

20. Dünyanın Sonundaki Dünya, Luis Sepulveda, 112 Sayfa

Moby Dick’i okuduktan sonra balina avına katılmaya karar veren 16 yaşındaki bir çocuğun öyküsü olan Dünyanın Sonundaki Dünya, bir Japon balina gemisinin Patagonya’nın en ucunda kaza yapması ile Şilili bir gazetecinin olayı sorgulamak için bölgeye gelmesi ile devam ediyor. Gazetecinin bu yolculuğu çeşitli insanlarla karşılaşması, doğayı keşfetmesi ile okuyucuya sunuluyor. Eğer doğaya biraz da olsa ilginiz varsa ‘’çevre romanı’’ olarak bilinen bu eseri okumaya hemen başlamalısınız.

21. Savaş Sanatı, Sun Tzu, 80 Sayfa

Bir klasik olmanın ötesinde, son dönemde askerlik alanından, iş hayatına kadar sıklıkla tercih edilen bir kitap haline gelen Savaş Sanatı, insanlık tarihinin en eski ve en fazla araştırılan, üzerine tartışılan strateji eseridir. MÖ 6. Yüzyılda yazılmış olan ve askeri taktiklerden oluşan bu kitap aslında tamamen savaş üzerine bir çalışmadır.

22. Vişne Bahçesi, Anton Çehov, 104 Sayfa

19. yüzyıl Rusya’sının değişen toplumsal, politik ve ekonomik düzenlemelerine değinen Vişne Bahçesi, büyük bir vişne bahçesine sahip olan bir ailenin borçları nedeni ile çiftliği satmak zorunda kalması ile başlar. Yeni düzen karşısında anıları ile dolu olan bahçeyi satacak olmanın acısını yaşayan ailenin öyküsü olan bu kitap, Rusya’yı ve halkı gözler önüne serer.

23. Başıboş Bir Yolculuktan Notlar, Fernando Pessoa, 104 Sayfa

20.yüzyılın en önemli ve farklı yazar/şairi olan Pessoa’nın bu kitabı, düşünmek, yaşamak, hissetmek üzerine yazılmış ve mitler, teozofi, yitim duygusu ile ortaya çıkmış metinlerden ve dizelerden oluşmaktadır. Belki de Pessoa ve yazım dilini anlamak adına okunabilecek olan bu kitap, şiir ile felsefenin birbirine bağlanmasına imkan tanır. 

 

“Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek).”

24. Bir Çöküşün Öyküsü, Stefan Zweig, 56 Sayfa

15.yüzyılda önemli olan aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanan Bir Çöküşün Öyküsü, Madame de Prie’nin gözden düşerek Paris’ten Normandiya’ya sürülmesi sonucunda kendi ile başbaşa kalan bir kadının düşüncelerinden, planlarından ve acısından yola çıkar. Bir kadın üzerinden dönemin iktidar savaşlarını, entrikalarını ve görkemli eğlencelerini, yapay ilişkilerini ele alan Zweig, mükemmel dili ile bizi kadının düşüncelerinde ve benliğinde bir yolculuğa davet eder. Yeniden eski görkemini kazanmak için çok çılgın bir plan yapan Madame de Prie’nin hikayesine konuk olmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor.

Bu içerikler de ilgini çekebilir: 👇

Özenle Oluşturulmuş Bir Kütüphanenin Olmazsa Olmazı Olan 33 Şahane Kitap - onedio.com
Özenle Oluşturulmuş Bir Kütüphanenin Olmazsa Olmazı Olan 33 Şahane Kitap - onedio.com
Hayatınızda En Az Bir Kere Okumanız Gereken Başyapıt Niteliğinde 50 Kitap - onedio.com
Hayatınızda En Az Bir Kere Okumanız Gereken Başyapıt Niteliğinde 50 Kitap - onedio.com
Senin Favori Kitap Türünü Söylüyoruz! - onedio.com
Senin Favori Kitap Türünü Söylüyoruz! - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gzm-ynklr

Çok güzel liste kaliteli kitaplar hepsini okudum tavsiye ederim listede favorim 1

huma0

Birbirinden güzel kitaplar bulunuyor içerikte ama ben olsam beyaz zambaklar ülkesinde kitabını da eklerdim .

tylerdurdenoglu

Arkadaşlar ben kitap alışkanlığını daha yeni yeni kazanmaya çalışıyorum ama kitap okurken 30 sayfadan sonrası beni aşırı sıkmaya başlıyor ve bende soğumamak için bırakıp sonraki gün devam ediyorum. Yanlış mı yapıyorum kendimi sıkıp okumaya devam mı etmeliyim? O zamanda anlamamaya başlıyorum siz nasıl 100 sayfadan fazla kitapları bir günde bitiriyorsunuz?

huma0

Anlamıyorsan okumayı devam ettirmenin anlamı yok. Kısa hikayelerden başla senin için daha iyi olur. Okudun mu bilmem ama Gogol’un paltosunu okuyabilirsin. Kısa bir kitap böyle böyle sayfa sayısını arttırırsın. Bir de seçeceğin kitabın ilgini çekmesi de gerekiyor. Belki de ondan 30 sayfadan sonra sarmıyordur. Ki ilk 30 sayfada da büyük bir beklentiye girme genelde kitabın girişi olur o sayfalar hele ki uzun kitaplarda öyle dikkat çekici bir şey çok olmaz. En zevk aldığın kısımlar olaya tam hakim olduğunda başlar. Orta ve finale doğru kısımlar da yani

wandermusti

Tyler sana tavsiyem gunluk sayfa limiti ile kendini sinirlandirma. Eger yeni bir aliskanlik kazanmak istiyorsan sevdigin ve hosuna giden kitaplar ile baslamani tavsiye ederim. Hosuna giden konulara ve hosuna giden yazarlara yonel, emin ol kitabi bitirdiginde keske bitmeseydi dersin.

mesut-kilic3

Bunlar dışında 1 günde bitirilebilecek kitaplar : Çehov - 6.koğuş 68 sayfa Yusuf Atılgan - Anayurt oteli 170sayfa Tolstoy - İtiraflarım 95 sayfa Dostoyevski - Kumarbaz, Beyaz Geceler, insancıklar. Sabahattin Ali- içimizdeki Şeytan, Kuyucak Yusuf

orhan-temiz

stefan zweig kafasını anlamak istiyorum heyecanla okumak istiyorum ama yok yaptığı ironiler anlatmak istedikleri basit mi kalıyor ben mi yetersizim anlamıyorum.her bitirdiğim kitabından sonra eeeee yani şimdi bumuymuş diyorum 🤷🏻‍♀️🤦🏽‍♀️. Bende tavsiyelere açığım. Özellikle yaşanmış hikayelere ...

galatacimbm1905

Zülfü Livaneli'nin Serenad kitabını kesinlikle okumalısın okumadıysan.

huma0

Zülfü Livaneli’nin yazarlığını bir kesim çok beğenip yüceltir çok iyi der bir kesimde o kadar beğenmez. Yorumu okuyucudan okuyucuya değişiyor. Aslında resmen her kitap böyle. Zülfü Livaneli’nin yazım tarzı tartışılır ama seçtiği konular çok güzel insanı tarihini araştırmaya da itiyor. Seranadı ben de okudum. Konusu güzel. Bilgi kazandıran ve geçen konular üzerinden bir araştırma yapıp bakmak gerekiyor. Çünkü bilinmesi bakılması gerek konulara değinmiş.

Görüş Bildir