Aşure Haberleri

Aşure ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Aşure ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Hande Erçel'in Kendi Elleriyle Hazırladığı Aşure Sosyal Medyada Gündem Oldu
Hande Erçel, son yıllarda yalnızca rol aldığı projelerle değil, günlük hayatından yaptığı samimi paylaşımlarla da milyonlarca kişinin yakın takibinde. Uluslararası başarıları, dünya markalarıyla yaptığı iş birlikleri ve geniş hayran kitlesiyle sık sık gündem olan ünlü oyuncu, bu kez setten ya da kırmızı halıdan değil mutfağından seslendi. Aşureyi kendi elleriyle hazırlayan Erçel, 'Bereketiyle ✨' notuyla yaptığı paylaşımıyla kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturdu.
Uzman Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu: Aşureleri Alüminyum Kaplara Koymayın!
Mutfaklarımızda pratiklik adına sıklıkla elimizin gittiği bazı malzemeler, aslında sağlığımızı sinsice tehdit eden birer bombaya dönüşebiliyor. Özellikle komşuluk ilişkilerimizi tazelediğimiz, bereketin ve paylaşmanın simgesi olan özel günlerde, yaptığımız iyiliğin bir sağlık riskine dönüşmesini istemeyiz. Dağıtılan sıcak ikramların taşınma ve sunum aşamasında tercih edilen saklama yöntemleri, gıda güvenliği açısından hayati bir önem taşıyor. Sıcaklıkla birleşen yanlış malzeme seçimi, gıdanın tüm saflığını bozarak sağlığımıza doğrudan zarar veren kimyasal bileşenlerin tabağımıza sızmasına yol açıyor.Geleneksel lezzetimiz aşure ayının gelişiyle birlikte evlerde kazanlar kaynamaya, bereketli kaseler hazırlanmaya başladı. Uzman Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu, takipçilerini alüminyum ile plastik kapların kullanımı konusunda net bir dille uyardı. Pratik olduğu düşünülerek tercih edilen tek kullanımlık alüminyum ve plastik kapların, sıcak yiyeceklerle temas ettiğinde nasıl birer gıda güvenliği krizine dönüştüğünü kendi deneyimlerinden yola çıkarak gözler önüne serdi.Kaynak
Özenli Süslemesiyle Resmen Sınıf Atlayan Aşure Sosyal Medyada Viral Oldu
Her yıl Aşure Günü geldiğinde o meşhur tartışma yapılır: Aşure güzel bir tatlı mı, değil mi? Hatta aşurenin güzel olduğunu düşünenler bazen işi bi' tık abartır ve aşureyi bir sanat eseri gibi süsler. Her sene mutlaka aşırı özenilmiş bir aşure görürüz. Bu sene de beklenen oldu ve her biri ayrı detaylara sahip aşure kaseleri paylaşılınca komik yorumlar da eksik olmadı.
Aşure Günü'nün Gelmesiyle Klasik Tartışmalardan Goygoy Çıkaran Kişiler
Bir Aşure Günü daha geldi çattı. Bu da demek oluyor ki aşure tartışmaları yeniden alevlendi. Tıpkı Ramazan ayında güllacın, bayramlarda ev baklavasının tartışılması gibi Aşure Günü'nde de aşure tartışılıyor. Kimileri bu lezzete bayılırken, zamanı dışında bile aşure yemek isterken kimileri de aşureden nefret ediyor. Bu sene hem aşure tartışmaları başladı hem de abartılı şekilde süslenen aşureler viral oldu.
Bugün Orucunuzu Trakya'da Açmanız İçin 23 Sebep Be Ya!
Trakya mutfağı birbirinden ilginç ve mide dostu yemeklerle dolu. Türkiye toprak bütünlüğünün en başına buyruk bölgesi olan Trakya'nın insanları gibi tutup sarılasınız gelecek yemeklerini huzurlarınıza sunduk. Top patlamadan Trakya'ya yetişmeniz dileğiyle;
Cennet Vaadiyle Dolandırıcılık
Eskişehir'de kendisinin Hızır Aleyhisselam olduğunu söyleyerek '7 bin lira hazırla. Cennette yerin hazırlanacak, cennete senin adına deve keseceğim' diyerek dolandırıcılık yaptığı öne sürülen 47 yaşındaki E.Ö. ile oğlu 29 yaşındaki E.Ö. gözaltına alındı. Eskişehir'de 60 yaşındaki F.A. sokakta kendisinden para isteyen 47 yaşındaki E.Ö.’ye 1 lira para verdi. İddiaya göre E.Ö., kendisine verilen 1 lirayı kabul etmeyerek F.A.’ya ’Sende para vardır, ben Hızır Aleyhisselam’ım, muhtaç insanlara yardım yapıyorum, seni özel olarak seçtim cennette yerin hazırlanacak, yardımlarını esirgeme’ dedi.E.Ö.’nün sözlerine inanan F.A. evinden getirdiği 1 gerdanlık, 3 burma bilezik ve 3 bin 500 lirayı E.Ö.’ye verdi. Bir kaç gün sonra E.Ö., F.A.’yı telefonla arayarak, 'Yanımda Veysel Karani Hazretleri ile geleceğim, cennetteki evinin bir tek çatısı kaldı. 7 bin lira hazırla Kayseri’den gelip senden alacağım. Fatma Hazretleri annemizden sana yüzük, tespih ve aşure getireceğim, cennette senin adına deve keseceğim' dedi.F.A., istenilen parayı hazırlamak için olayı yakınlarına anlattı. Yakınlarının uyarması üzerine dolandığını anlayan F.A.’nın durumu polise bildirdi. Şikayet üzerine harekete geçen polis, parayı almaya gelen E.Ö. ile yanında Veysel Karani olarak tanıttığı oğlu E.Ö.’yü gözaltına aldı. Baba-oğulun üzerinden 2 bıçak ile dolandırıcılık olayında kullandıkları tespih ve yüzük ele geçirildi. ’Dini inanç ve duygularının istismar suretiyle dolandırıcılık’ suçundan adliyeye sevk edilen şüphelilerden baba E.Ö. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Eskişehir H Tipi Cezaevi ’ne gönderildi, oğlu E.Ö. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. DHA
Davutoğlu: 'Dersim, Modern Kerbela'ydı'
Hacıbektaş ziyaretinde konuşan Başbakan Davutoğlu, 1938'de Dersim'de yaşananlar için 'katliam' ifadesini kullandı; 'Dersim, modern Kerbela'ydı' dedi.Hacıbektaş'ta düzenlenen Aşure etkinliğinde konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, 1938'de Dersim'de (Tunceli) yaşananları 'katliam' olarak nitelendirerek, kendilerinin Dersim dolayısıyla Alevilerden özür dilediğini hatırlattı ve, 'Dersim, modern bir Kerbela'ydı' ifadesini kullandı. Davutoğlu'nun ifadeleri şöyle:'Çok sembolik gibi gelebilir ama zihniyet değişimini işaret eder, 15 yıl içinde bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Başbakanı devlet adına, Dersim dolayısıyla, bütün Alevilerden ve vatandaşlardan özür diledi. Cumhuriyet tarihinde hiç kimse buna cesaret edememişti. Çünkü o katliam kime karşı yapılmış olursa olsun, gerçekten bir Kerbela'ydı, modern bir Kerbela'ydı. Biz ona açık yüreklilikle karşı çıktık.'Davutoğlu, 'Hazreti Ali ve Hazreti Hüseyin'i anmadan, Alevi ve Bektaşilik geleneğine sahip çıkanlar da çıktıklarını iddia edenler de ikrar bozmuş olurlar' diye konuştu:'Bizim yolumuz, Hazreti Ali'nin, Hazreti Hüseyin'in, Hazreti Hasan'ın ve bütün 12 imamın yoludur. Onu benimsediğimiz zaman göreceğiz ki farklarımız azalacak. Onu benimsediğimiz zaman göreceğiz ki aynı kaynaktan besleniyoruz.'Din dersleriZorunlu din derslerinin kaldırılması noktasında AİHM'in aldığı kararı hatırlatan Davutoğlu, 'Yanlış anlaşılmasın, AİHM’in aldığı kararlar olmasa da herhangi bir kurum başka bir mezhebi tahkir ediyorsa bizim gözümüzde yeri yoktur, AİHM’den ders almaya ihtiyacımız yok.' dedi.'Hepsini yanlışsa düzeltelim, eksikse değiştirelim. Ama ben en fazla Alevi öğrencilerimizin bu geleneği öğrenme ihtiyacı olduğunu hissediyorum. Öğrensin ki karşıtlık yaratılamasın. Eğer herhangi bir din, bir mezhep bu derslerde aşağılanıyorsa kötüleniyorsa bunu kaldıralım. Ama ben isterim ki her Sünni Hacıbektaş’ı okusun, her Alevi Mevlana’yı okusun. Ama tahkir ve öteleme varsa, bundan sorumlu bir kardeşiniz olarak ben müdahale edeceğim. Hz İsa’dan da bir şeyler öğretilmeli o derslerde ki öğretiliyor. Hz. Musa’dan da…'Davutoğlu, Madımak’ı daha iyi bir müze haline getirebileceklerini söyledi, ayrıca Hacıbektaş Veli Türbesi ile Konya’daki Mevlana türbesinden giriş için para alınmayacağını açıkladı.Necef Valisi ve Bektaşilerin lideri karşıladıNevşehir-Kapadokya Havalimanı'na inen Başbakan Ahmet Davutoğlu, buradan karayoluyla Hacıbektaş ilçesine geçti. Başbakanı karşılayanlar arasında Irak'ın Necef kenti Valisi Adnan al Zurufi ve 'Baba Mondi' olarak bilinen ve Arnavutluk'tan gelen, dünya Bektaşilerinin lideri Edmond Brahimaj da vardı.Davutoğlu, ilk olarak Hacıbektaş Veli Müzesi’ni ziyaret etti, ardından müzenin bahçesine ağaç dikti. Dikilen ağaca, Necef Valisi'nin Kerbela'dan getirdiği toprak da kondu.Davutoğlu'nun ziyareti Alevi toplumu için kutsal sayılan Muharrem ayının 13. gününe rastlıyor.Başbakan, ziyaret planıyla ilgili daha önce yaptığı konuşmada 'Muharrem orucunu hep birlikte açacağız ve Kerbela şehitleri anısına pişirilen Aşure'yi birlikte kaşıklayacağız' demişti.Davutoğlu geçmiş hükümetler döneminde Alevi vatandaşların ihtiyaçlarını giderebilmek ve sıkıntılarına çare bulabilmek için çalıştaylar yapıldığını hatırlatmış, bu süreci olumlu şekilde sonlandırmak istediklerini söylemişti.Hükümetin Alevi açılımıyla ilgili hazırlattığı çalıştay raporunda üç temel başlık dikkat çekiyor.Bunlardan birincisi cemevlerinin statüsü, ikincisi Alevi dedelerinin durumu / statüsü, üçüncüsü de din dersleri. Birçok Alevi, çocuklarının din dersine katılmasını istemiyor. Ayrıca Aleviler, din dersi kitaplarındaki Alevilik ile ilgili bilgileri yetersiz aynı zamanda ayrımcı buluyor. Dedelerin statüsü konusu ise Aleviler arasında da üzerinde mutabakat sağlanamayan bir konu. Bazı Aleviler dedelere maaş bağlanmasını isterken, bazı Aleviler ise buna kesin olarak karşı çıkıyor.Al Jazeera
'Davutoğlu Maksadını ve Haddini Aşan Sözlerinden Dolayı Derhal Özür Dilemeli'
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 4'ncü Uluslararası Hacıbektaş Aşure Günü'nde 'Dersim Kerbela'ydı' ifadeleri ile ilgili olarak bir açıklama yayımladı.Bahçeli, yazılı olarak yaptığı açıklamada Davutoğlu'nun Nevşehir'deki konuşmasında Dersim ve Kerbela kıyaslamasına ilişkin değerlendirmede bulunarak 'Davutoğlu İslam'a ve kutsal değerlerine iftira atmış, Türk milletinin tertemiz sicilini lekelemeye kalkışmıştır. Başbakan Davutoğlu maksadını ve haddini aşan sözlerinden dolayı derhal özür dilemeli, pişmanlığını göstermelidir. Unutulmasın ki, Dersim İsyanı bir Kerbela vakası değil, bir 'kin belası', bir 'kan deryası' olup hedefinde Türkiye'nin huzuru, büyük milletimizin beka ve birliği vardır. Dersimdeki isyan elebaşları terörist olup, bu Yezid takipçilerinin Kerbela'da kanı dökülen mazlumlarla uzaktan yakından ilgisi olamayacaktır. Bilinmelidir ki, Başbakan'ın Kerbela'daki masumları Dersim'deki alçaklarla yanyana getirerek mukayese etmesi densiz ve bedbaht bir açıklama olarak anılacaktır' dedi.'DERSİM'DEKİ HIYANETİ KERBELA'YA BENZETMEK ŞUURSUZLUK ÖRNEĞİDİR'Nevşehir'de yaptığı açıklamalardan dolayı Başbakan Davutoğlu'nu eleştiren Devlet Bahçeli, 'Başbakan Ahmet Davutoğlu bugün Nevşehir ilimizde düzenlenen, '4.Uluslararası Hacı Bektaş Aşure Günü' etkinliklerine katılmış ve çok talihsiz bir konuşma yapmıştır. Başbakan, sözde Dersim katliamını Kerbela şiddetiyle bir görmüş ve modern bir Kerbela vakası olarak tanımlamıştır. Dersim'deki hıyaneti, devlet ve millet aleyhine kurulan tuzakları, sahnelenen emperyalist oyunları Kerbela'ya benzetmek eğer cehalet değilse tam anlamıyla şuursuzluk örneğidir. Davutoğlu ne dediğini bilmeyen, ne konuştuğunun farkında olmayan vesayet ve velayet altındaki bir siyasetçi olarak sürekli falso yapmakta, sürekli çuvallamaktadır. Her defasında diliyle kalbi arasındaki çelişki gizlenemeyecek derecede ortaya çıkmaktadır. Başbakan tarihi yanlışlara, gaflara ve skandallara arka arkaya imza atmaktadır. Bu zihniyet başkalarının siyaset tasarımında sadece pasif bir öge olarak kurgulandığından vicdan ve basiretini vahim bir operasyon sonucunda aldırmış, ruh naklini de gerçekleştirmiştir. Davutoğlu 'stratejik hezeyanlarına' devamlı ilaveler yapmakla selefini aratmamaktadır. 1930'lu yıllarda Dersim'de patlak veren isyan ve ihanet kalkışmasını Kerbela gibi İslam tarihinin en hassas ve en acıklı hadisesiyle ilişkilendirmek bir defa Ehl-i Beyt'in aziz hatırasına ağır bir hakarettir. Davutoğlu Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyeti'ni Yezidle bir ve aynı görmüş; canileri, teröristleri, o devrin PKK'lılarını Efendimizin kutlu torunu Hz. Hüseyin ile eşdeğer tutmuştur' açıklamasında bulundu.'BAŞBAKAN TÜM MÜSLÜMANLARI İNCİTMİŞTİR'Başbakan Davutoğlu'nun Dersim ve Kerbela kıyaslaması ile sadece Alevi İslam inancına mensup olanları değil, bütün Müslümanları incittiğini savunan Bahçeli, 'Başbakan'a hatırlatmak isterim ki; Hz.Hüseyin haksızlık karşısında susmayan bir vicdan, zulüm karşısında eğilmeyen bir ahlak ve cesaret abidesidir. İnandığı yoldan dönmeyen fazilet kalesi; tehdit ve tehlikeler karşısında yılmayan inanç anıtıdır. Aynı zamanda onursuzca hüküm sürenlere karşı dik duran ve taviz vermeyen ulvi bir iradedir. Böylesi mübarek bir büyüğümüzün, tazimle andığımız bu iman doruğumuzun şeref ve şehadetle özdeşleşmiş nurlu ismini devlet ve millet düşmanlarıyla eşitlemek manevi bir felaket, bağışlanması zor olacak bir günahkârlıktır. Başbakan sadece Alevi İslam inancına mensup kardeşlerimizi değil, tüm inananları, tüm Müslümanları incitmiş, sarsmış ve manen eziyet etmiştir. Kerbela, haksızlığın reddedilmesi, adaletsizliğin yok sayılması, Hüseyni ahlakın ayağa kalkışı ve başkaldırısıyken Dersim; rezilliğin, parçalanmanın ve şeytani hesapların kirli tezahürüdür. Kerbela, vahşete karşı kıyam, fitneye karşı cephe, bölünmeye karşı panzehir iken Dersim; kardeşliğe karşı pusu, birliğe karşı nifak, kucaklaşmaya ve barışmaya karşı kurşundur. Gücünü yalnızca koltuğundan alan, insaf ve vicdan fukarası çürük zihniyetlere tarihin en gür itirazı Hz. Hüseyin nefesiyle Kerbela'dan yapılmıştır' ifadelerini kullandı.'BAŞBAKANIN KERBELA'DAKİ MASUMLARI DERSİM'DEKİ ALÇAKLARLA MUKAYESE ETMESİ DENSİZ BİR AÇIKLAMA OLARAK ANILACAK'MHP lideri Devlet Bahçeli, yazılı olarak yaptığı açıklamasında şunları kaydetti: 'Başbakan, Kerbela'yla Dersim'i eşitleyerek zalim ve canileri aklamanın, arındırmanın, arkalamanın boş hevesine, zillet kaygısına kapılmıştır. Davutoğlu Yezid'i güldürmüş, Hz. Hüseyin'i kahretmiştir. Hacı Bektaş Veli'den manen destur almaya, ikrar vermeye ve nasiplenmeye geldiğini söylemesine rağmen ağzından ayıplı sözleri bir bir çıkaran Davutoğlu İslam'a ve kutsal değerlerine iftira atmış, Türk milletinin tertemiz sicilini lekelemeye kalkışmıştır. Başbakan Davutoğlu maksadını ve haddini aşan sözlerinden dolayı derhal özür dilemeli, pişmanlığını göstermelidir. Başbakan'ın Kerbela kılıfını Dersim'in üzerine geçirmekle; yeni husumetlere, yeni bölünmelere, dahası kabuk bağlaması gereken yaraları yeniden deşmeye yeltenmesi yanına kalmayacaktır. Unutulmasın ki, Dersim İsyanı bir Kerbela vakası değil, bir 'kin belası', bir 'kan deryası' olup hedefinde Türkiye'nin huzuru, büyük milletimizin beka ve birliği vardır. Aksini iddia edenler Türkiye'nin yıkılmasına hizmet eden ve batılın tasmasını boynuna geçirmiş köksüz ve kimliksizlerdir. Dersimdeki isyan elebaşları terörist olup, bu Yezid takipçilerinin Kerbela'da kanı dökülen mazlumlarla uzaktan yakından ilgisi olamayacaktır. Başbakan Davutoğlu'nun isyankarlara, zulmedenlere, milletimizin ortak değer ve mirasına saldıran eşkıyalara özel ilgi ve ihtimamı başına çok iş açacaktır. Bilinmelidir ki, Başbakan'ın Kerbela'daki masumları Dersim'deki alçaklarla yanyana getirerek mukayese etmesi densiz ve bedbaht bir açıklama olarak anılacaktır'Bahar DEMİREL / ANKARA, (DHA)