onedio
Yeni Doğan Bebek Bakımı Nasıl Yapılmalı?
Göz bakımıBebeğin gözünde akıntı ve ya çapaklanma varsa steril gazlı bezi kaynamış ılık suda ıslatıp gözü içten dışa doğru tek bir hareketle fazla bastırmadan silinebilir ve günde beşer onar kez olmak üzere göz pınarı denilen burun köküne yakın çıkıntılı kısma hafif dokunuşlarla masaj yapılabilir. Gözde kızarıklık yoğun çapaklanma ve şişlik varsa doktora başvurmak gerekebilir.Kulak bakımıBebeğin kulakları içine asla temizleme amaçlı yabancı cisim sokulmamalıdır. Sadece kulağın arkası ve dış kulak kepçesi silinmelidir.Burun bakımıYeni doğan bebeğin burnu serum fizyolojik içeren damlalar ile nemlendirilebilir. Dıştan görülen kurutlar yumuşak pamuklu bir mendil ile alınabilir, burun çok tıkanmış ise fazla basınç uygulamak koşuluyla nemlendirdikten sonra burun aspiratörleriyle temizlenebilir.Ağız bakımıDil ve ağız mukozası normal görünümde ise ağız bakımına ihtiyaç yoktur. Ağız bakımı yapılacak ise steril gazlı bez kaynamış ve ılımış suyla ısıtılarak ağız içi tek seferde silinebilir. Eğer ağzında pamukçuk oluştuysa, doktorun önereceği ilaçlarla ağız içi ve meme ucu bakımı yapılmalıdır.
Nilüfer'in Acı Günü
Nilüfer’in uzun zamandır alzheimer hastası olan annesi Zeynep Lütfiye Yumlu, 97 yaşında hayata gözlerini yumdu. SANATÇI DOSTLARI YALNIZ BIRAKMADI Anne Yumlu’nun cenazesi dün Çengelköy’deki Kerem Aydınlar Cami’nde öğle namazına müteakiben kılınan cenaze namazının ardından Edirnekapı Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenazeye Sezen Aksu, Reha Muhtar, Erol Evgin, Sezen Cumhur Önal, Kayahan kanser tedavisi gördüğü için cenazeye katılamadı onun yerine eşi İpek Acar katıldı. Karikatürist sevgilisi Latif Demirci ise Nilüfer’in bir an olsun yanından ayrılmadı. Kızı Ayşe Naz ise SBS sınavı yüzünden annanesinin cezanesine gelemedi. Uzun süredir bir araya gelmeyen Reha Muhtar ve Nilüfer yıllar sonra cenazede bi araya geldiler. 'ANNEMLE YALNIZ KALMAK İSTİYORUM' Nilüfer annesi için ise, ’Annem 97 yaşında vefat etti. Ama 197 yaşında olsa insanın annesi ölünce bir başka oluyor, çok üzgünüm mekanı cennet olsun’ diyerek duygularını ifade etti. Nilüfer, annesinin defnedildiği mezarlığa özellikle gazetecilerin gelmemesi için rica da bulundu. Sanatçı bu konuyla ilgili ise, ’Orada biraz annem ile yalnız kalmak ve onunla vedalaşmak istiyorum’ dedi.Vatan
Rahim Kanseri Belirtileri
Kadınların yaşadığı bazı jinekolojik sorunlar kanserin ilk belirtileri olabiliyor. Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Petek Balkanlı Kaplan, menopoz sonrası kanamaların mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi. Kaplan, yaptığı açıklamada rahim kanserinin, üreme organları kanserleri arasında en sık görüleni olduğunu söyledi. Rahim kanserinin genellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda menopozdan sonra görüldüğünü söyleyen Kaplan, şöyle devam etti: “Rahim kanserinin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, progesteron (yumurtalıklardan salgılanan cinsiyet hormonu) ile karşılanmamış östrojen (kadınlık hormonu) ana risk faktörüdür. Rahim hücreleri uzun süre yüksek dozda östrojene maruz kalırsa kontrolsüz olarak büyür. Önce rahim içi zarı kalınlaşması ve ardından kanser oluşur. Kanser oluş sıklığı hormonal değişikliklerle ilişkilendirilebildiğinden, hormon düzeyini yükselten her koşul kadınlar için risk artırıcı bir durum olabilir.” Kaplan, rahim kanserindeki diğer risk faktörlerini ise, yumurtalıklarla ilgili problemler, şeker hastalığı, hiç çocuk doğurmamış olmak, menopoza erken yaşta girmek, erken yaşta adet görmeye başlamak, kilo fazlalığı, yüksek tansiyon olarak sıraladı. Rahim kanseri belirtileri Rahim kanserinin erken evrede pek fazla bulgu vermediğini bildiren Kaplan, “Anormal vajinal kanama ve lekelenme, rahim kanserinin en önemli bulgularıdır. Kanamaların büyük bir kısmı menopoz sonrası kanamalardır. Hastalık ilerledikçe ağrı ortaya çıkabilir. Özellikle menopoz sonrası dönemde bütün kanamalar mutlaka araştırılmalıdır” dedi. Kaplan, rahim kanserine kesin tanının biyopsi ve patolojik incelemelerin ardından konulduğunu belirtti. Tedavi Rahim kanserinde tedavi şeklinin ameliyat olduğunu ifade eden Kaplan, şunları kaydetti: “Operasyonda rahim, yumurtalıklar ve karın içinden sıvı alınması, karnı örten yağlı gözenekli doku ve lenf nodlarının çıkarılması gerekir. İleri vakalarda ilave olarak karın zarı, bağırsaklara tutulmuş kısımları ve etkilenmiş organlar çıkarılabilir. Erken evrelerde teşhis edilen rahim kanserinin iyileşme şansı yüzde 95'tir. Hastaların büyük kısmı olay rahim dışına ulaşmadan yakalandığından rahmin ve yumurtalıkların çıkarılması, tedavi için yeterli olmaktadır. Daha ilerlemiş vakalarda kanserli dokuların tamamının çıkarılması mümkün olmayabilir. Bu hastalarda ilave kemoterapi ve radyoterapi gerekmektedir.” Kaplan rahim kanserinden korunmak için normal kiloda olmanın, östrojen tedavisi sırasında progestron kullanmanın, anormal vajinal kanama olduğunda hemen doktora başvurmanın ve düzenli jinekolojik kontrolleri aksatmamanın önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Çatlayan Eller İçin Pratik Öneriler
Ellerinizin soğuktan ve bakımsızlıktan çatladığı günlerde acil olarak bakıma alınması gerekir. Çatlayan ellere gerekli bakım yapılmadığı takdirde el üstlerinde yarılma ve kanama görülür. Çatlayan ellere en iyi gelecek doğal madde limondur. Limon eldeki çatlakları yakarak iyileştirir. Limon ilk sürüldüğünde acı verse de zamanla ellerinizi yumuşacık yapar. Limonun içinde yer alan asit seviyesini azaltmak için içine bir miktarda zeytinyağı ilavesi yapabilirsiniz. Bu karışımla ellerinizi ovalayıp eldiven geçirin ve 1 saat bu şekilde bekletin. Göreceksiniz ki elleriniz büyük oranda düzelmiş olacaktır.
Diyetinizi Seçin, Yaza Fit Girin
Kadın-erkek, genç-yaşlı; kışın hareketi unutup kendini yemeye kaptıran herkes için diyet dönemi bu aydan itibaren başlıyor. Sizin için üç farklı diyet programı hazırladık. Vazgeçemediğiniz besin grubundan zengin diyetinizi seçin, maratona başlayın. Mart ayı geldi, kilo verme telaşı başladı. Sağlıklı beslenmeye bu ay başlamakla en doğru kararı veriyorsunuz. Önünüzde ne kadar çok zaman olursa sağlıklı bir şekilde zayıflama şansınız o kadar yüksek. Peki hangi diyeti uygulayacaksınız? Siz bir etsever misiniz yoksa karbonhidratsız yapamayanlardan mı? Belki de son yıllarda meyvelerin daha dikkatli tüketilmesine dair bilgiler canınızı sıkıyor çünkü siz meyvesiz yapamayanlardansınız. Herkesi düşündük ve Medical Park Göztepe Hastanesi’nden Diyetisyen Gizem Keservuran’dan Formsanté okuyucuları için üç farklı beslenme planı hazırlamasını istedik. Listeleri inceleyin, size en uygununu belirleyin ve günlük hareket miktarınızı da artırarak yaza kadar tartıdaki ibrenin adım adım aşağılara inmesinin keyfini çıkarın. Popüler diyetlere dikkat Diyetisyen Gizem Keservuran, bahar ayları ile birlikte herkesin hızlı kilo verme hevesine düştüğünü belirterek özellikle protein ağırlıklı popüler diyetlere karşı uyarıyor: “Bu diyetler kısa sürede kilo kaybı sağlıyor olsa da uzun vadede böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında rahatsızlıklara neden olabiliyor. Bunun yanında özellikle kalp-damar, diyabet ve hipoglisemi (kan şekerinin düşmesi) gibi şikayetleri olan kişiler yeterli ve dengeli karbonhidrat tüketmediklerinde kan şekerleri düşebiliyor.” Meyvenin fazlası yağ demek Sağlıklı ve doğal olduğu için sadece meyve yiyerek kilo vereceğinize inananlardansanız ne yazık ki yanılıyorsunuz. Dyt. Keservuran, “Unuttuğumuz nokta şu; orta boy bir elma/ portakal/ 2 adet kivi/ 2 adet mandalina/ küçük boy muz/orta boy şeftali/küçük kase nar/1/2 orta boy ayva gibi meyveler ortalama 15 g karbonhidrat içeriyor. Bir tabak meyve yediğinizde neredeyse 60 g karbonhidrat alıyorsunuz yani dört dilim ekmek yemiş oluyorsunuz. Bir de glisemik indeks değerlerine bakarsak bu noktada ise ekmek tüm meyvelere göre daha masum oluyor” diyor ve ekliyor: “Çayınıza attığınız şeker tek molekül, meyve şekeri ise iki molekülden oluşuyor. Yani meyvenin sindirim ve emilim basamakları çay şekeri kadar hızlı. Özellikle akşam yemeklerinin hemen ardından veya 1-2 saat sonra yenen meyveler maalesef fazla yağ olarak geri dönüyor.”
Reklam
Saç Dökülmesini Engelleyen Yiyecekler
Saç Dökülmesini Engelleyen YiyeceklerSaç dökülmesine iyi gelen yiyecekleri bu yazımızda sizlere sıralamaya çalıştık.Yiyecekler kesinlikle doğal ve doğadan olmakla birlikte herhangi bir katkı maddesi veya hap, ilaç gibi maddeler içermiyor.Öncelikle bu yiyecekleri sıralayalım.ElmaPortakalKayısıMuzBöğürtlenKirazGreyfurtŞeftaliAnanasArmutErikÇilekMandalinaBrokoliHavuçMısırBezelyeDomatesKabakPatatesYukarıda sayılan yiyecekler saç dökülmesini önleyen ve durdurması kuvvetli besinlerdir bu ürünlerin tüketimi dozajını aşmadan normal bir şekilde tüketilmelidir.Özellikle brokoli hamilelik döneminde dökülen saçları engellemekte ve doğacak çocuğunda sağlıklı olmasını sağlamaktadır.
Sindirimi Yormayan Lifli Besin Alımı
Yüksek lifli beslenme, sağlık açısından çok faydalı olmakla birlikte bazı bireylerin sindirim sistemlerinde rahatsızlığa sebep olabilir. Şişkinlik, hazımsızlık veya gaz şikayeti ortaya çıkabilirLifli besin denince akla ilk olarak yeşil yapraklı sebzeler ve meyveler gelir. Lif yani posa,     vücudumuzun sindiremediği veya kana emilimini yapamadığı kompleks karbonhidratlara verilen isim.  Posalar çözünen ve çözünmeyenler olarak ikiye ayrılır. Çözünen posalar suda erir, çözünmeyen posalarsa erimez.1-Çözünmeyen posalar: Tam buğday unundan yapılmış ürünler, buğday ve mısır ekmeği, meyve kabukları, kök sebzeler dahil birçok sebze bu gruba girer. Çözünmeyen posaları, bağırsak kaslarını harekete geçiren ve sindirime yardımcı olan posalar olarak adlandırabiliriz. Her ne kadar çözünmeseler de atık maddelerin bağırsak içindeki hareketini sağlarlar. Bu nedenle     de ‘vücudun süpürgesi’ olarak bilinirler.2-Çözünen posalar: Kurubaklagiller, bezelye, yulaf, arpa, elma, portakal, havuç gibi birçok meyve ve sebze bu gruptan. ‘Psyllium’ tohumunun kabuğu da bu gruba dahil. Çözünen posalar, dışkıya yumuşaklık, jel kıvamı ve hacim kazandırarak bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve bu sayede kabızlığı önler. Bu gruptakiler, kandaki kötü kolesterolü de düşürür.  Lifli besinlerin faydaları* Araştırmalar, günde 12-33 gr. lifin kan basıncını düşürebileceğini, kan kolesterol seviyelerini daha iyi hale getireceğini ve kardiyovasküler hastalıklarla ilişkilendirilen inflamasyonu azaltabileceğini gösteriyor. Diyete eklenen her 10 gr. lif, kalp hastalığından ölme riskini yüzde 27 oranında azaltıyor.Lifler, diyabeti kontrol etmeye yardımcı olabilir. Yüksek lifli yiyecekler, daha yavaş sindirilir ve sonuç olarak yemek sonrası kan şekeri daha yavaş yükselir.Lifler, gastrointestinal yolun genel sağlığı için önemli. Meyve, sebze ve tam tahıllılarda bulunan bazı doğal lif çeşitleri, kalın bağırsakta mayalanır ve kalsiyum gibi önemli minerallerin emilmesine yardımcı olur.  Lifler, kilo almaya karşı koruyucu etkinlik gösterebilir. Lif açısından zengin besinler yediğimiz zaman uzun süre tok kalırız.Aynı zamanda lifli yiyecekleri çok çiğnemek gerekir, yemeğinizi ne kadar çok çiğnerseniz o kadar kalori harcarsınız ve metabolizmaya yardım edersiniz. Üstelik lif açısından zengin yiyeceklerin kalorisi daha düşüktür.BAĞIRSAK GAZLARIYLA SAVAŞBağırsak gazı, yüksek oranda posalı beslenmenin normal yan etkisi ve genel bir şikayet.     Birçok karbonhidrat, sindirim sisteminde hassasiyet yaratarak şişkinlik ve gazla ilgili sıkıntı yaşamamıza sebep olabilir. Bunlardan bazıları şöyle: Kurubaklagiller, Tam tahıllı ürünler, ekmek, tahıl gevrekleri ve makarna, Kepekli gıdalar, Yulaf ve yulaf ezmesi, Brokoli, Brüksel lahanası, karnabahar, kuşkonmaz gibi sebzeler, Armut, şeftali, elma ve erik gibi meyveler.Bu sağlıklı besinleri günlük beslenmeden tamamen çıkarmak yerine daha az sıklık ve miktarda tüketerek içeriğindeki vitaminle minerallerden faydalanabilirsiniz. Bazı yiyecekler diğerlerine oranla daha fazla sıkıntı yaratabilir. Önerim, hangi besinlerin gaz şikayetine neden olduğunu yazmanız. Yemek yerken, bir şeyler içerken veya sakız çiğnerken hava yutuyor olmanız da olası, bu nedenle iyi çiğneyerek daha yavaş yemeye özen gösterin.ETiKET DiLiAldığınız ürünün posa içeriğini etiketlerini okuyarak öğrenebilirsiniz. Porsiyonda 5 gr. veya daha fazlaysa yüksek posa, 2.5-4 gr.’sa iyi kaynak olarak nitelendirilir.NE KADAR İHTİYACIMIZ VAR?Ortalama kalitede bir beslenmeyle günde 10-11 gr. lif aldığımız düşünülüyor ancak bu yeterli bir rakam değil. Sağlığımız için yetişkin kadınlar 25 gr., erkeklerse 38 gr.’dan daha fazla posa tüketmeli.
Reklam
Yaşlanma Karşıtı Cilt Bakımı İçin İpuçları
Cildinize zamanın elinin değmesini istemiyorsanız günlük hayatınızda yapacağınız değişiklik ve uygulamalarla yaşınıza göre daha genç bir cilde sahip olabilirsiniz… Yaşlanma karşıtı cilt bakımının püf noktalarını Hisar Intercontinental Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Funda Ataman’dan öğrendik… Cilt bakımı için yaşlanmayı beklemeyin! Cildiniz de yaşlandığı için cilt bakımına 20’li yaşlarda başlamak gerekir. Genleriniz, günlük alışkanlıklarınız ve güneş cilt bakımına başlama yaşınızı belirler. Düzgün, yumuşak ve sorunsuz bir cilt istiyorsanız bir dermatoloğa başvurarak cildinizin özelliklerini öğrenmeniz ve ona uygun ürünler kullanmanızda fayda var. Yumuşak bir temizleyici kullanın. Kuru bir cildiniz varsa krem; yağlı cilde sahipseniz yağ içermeyen köpüklerle cildinizi temizleyin. Eğer hassas bir cildiniz varsa tahrişi önlemek için mutlaka dermatoloğa danışarak ürün kullanın. Yüzünüzü ılık veya soğuk suyla, çok ovmadan yıkayarak kurulayın. Sıcak su cildin doğal nemini bozabilir. Cildinize özel nemlendirici seçin. Nemlendirici cildinizi korur ve geliştirir. Cildiniz yağlı bile olsa her gün hafif, yağsız nemlendiriciler kullanabilirsiniz. Eğer kuru bir cilde sahipseniz, günde birkaç defa nemlendirici kullanmanız gerekebilir. Güneşten korunun. Kapalı alanda çalışsanız da gündüz saatlerinde her zaman güneşten korunmanız gerekir. Güneş ışınları bulutlar ve pencerelerden geçebilir. Birçok nemlendirici güneşten koruma özelliği de içerir. Ancak kullandığınız nemlendiricinin bu özelliği yoksa en az 30 koruma faktörlü güneş kremi kullanın. Dudaklarınızı da ihmal etmeyin. Günlük bakımınızı ihmal etmeyin. Güne cildinizi temizleyerek başlayın. Nemlendiricinizi ve güneş kreminizi ihmal etmeyin. Gece ise dermatoloğunuzun kullanmanızı önerdiği anti-aging ve nemlendiricinizi kullanın. Peeling yapın. Cildinizin parlamasını engelleyen lekelerden kurtulmak için yumuşak bir bez ya da fırça yardımıyla sürdüğünüz peelingi kuru bir cilt yapısına sahipseniz haftada bir; yağlı bir cildiniz varsa haftada iki kez uygulayabilirsiniz. Eğer akne ya da hassas bir cildiniz varsa, hekiminizle konuşun. Cildinizin ihtiyacı olan besinleri tüketin, C ve E vitamini içeren krem ve serumlar cildinizi besleyerek güneş hasarına karşı korur. A veya B3 vitamini içerenler ise güneş hasarını düzeltmek için kullanılabilir. Ancak yine de protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminlerin tümünü içeren her gıda grubundan dengeli tüketmek gerekir. Ayrıca koyu renkli özellikle mor meyve ve sebzeleri, fındık ve ceviz başta olmak üzere kuruyemişleri softamızdan eksik etmemeliyiz. Cildinizin Sağlığını Korumak İstiyorsanız… • Sigaradan uzak durun. Çünkü sigara cildinizin kırışarak daha hızlı yaşlanmasına neden olur. • Sağlıklı bir cilt için meyve, sebze, yağsız protein ve kepekli tahılları bol bol tüketin. • Her gün egzersiz yapın. Egzersiz kan akışını artırarak cildinize yardımcı olur. • Stresten uzak durun; stres cildinizi daha duyarlı hale getirir. • Güneşten mümkün olduğunca korunun.
Saç Dökülmesini Durdurmak
Cinsiyetlere göre fark gösteren bu eylemlerin tabiat gereği son derece normal şeyler olduğunu bilmemiz gerekli ve herhangi bir psikolojik takıntı haline getirmememiz çok önemli.Dökülen saçların yeni teknolojilerle birlikte tekrar ekimi ve saç dökülmesini durdurmakta mümkün.Psikolojik Nedenler.Saç dökülmesinin genel olarak başlama sebebi psikolojik nedenlerdir.Takıntılardan uzak durulması ve stresten kaçınılması şart.İş ortamlarındaki stresten kaçmanın farklı yollarını bularak veya iş değiştirerek saç dökülmesini bir nevi azaltabiliriz.Aile YaşantısıAile yaşantısı saç dökülmesi konusunda ikinci büyük etkendir. Evli erkeklerde kadın dırdırı çekmek bayanlarda geçim sıkıntısı ve çocuk stresi gibi nedenler saç dökülmesi konusunda etken olabiliyor. Bu etkenlerinde genel olarak stresle bağlantılı olduğunu görmekteyiz.Arkadaşlık ve sosyal çevre faktörleriArkadaş ve sosyal çevremizdeki ilişkiler saç dökülmesinde en az etkendir.Cilt ve Vucut YapısıKafa bölgesinde bulunan cildin yapısına bağlı olarak yağlı-yağsız deri ve saçlarda özel bakımlar gerekmektedir bu bakımlar yapılmadığı takdirde saç dökülmesinin önüne geçilemeyebilir.Piyasadaki bir çok şampuan yağlı yağsız kuru veya boyalı saçlar için üretilmekte saç ve kafa yapımıza göre şampuanlar kullanıp düzenli bakım yapmalıyız.
Kahve Zayıflatır mı, Yoksa Kilo mu Aldırır ?
Türkiye kahve tüketiminde dünyaya oranla oldukça yüksek bir konumda yer almaktadır. Özellikle diyette insanın bir şey tüketme ihtiyacına karşılık kahve ve nescafe tüketimi daha da artmaktadır. Peki nescafe ya da kahve zayıflatır mı ? Ya da nescafe kilo aldırır mı ? Pek çok yerde nescafenin diyet listeleri arasında yer aldığını görürüz. Hatta nescafe diyeti, nescafe ile zayıflama yöntemleri vb. yazılara rastlamanız da mümkün. Aslında bu sorulara yanıt vermek oldukça kolay. Sorusuna yanıt şudur : Kahvenin kendisi değil, eklenen dış maddeler kilo alımına sebep olur. Bunlar şeker, şuruplar, tatlandırıcılar, süt tozu, krema, karamel tozu, çikolata taneleri vb. ilavelerdir. Şekersiz ve yukarıdaki ilave edilmiş ekstralar dışında kahve kilo alımına sebep olmaz. Şekersiz ve sade nescafe'yi de buna dahil edebiliriz. Çünkü kahve çekirdeğinde bulunan karbonhidrat ve yağ oranları çok az miktarda olduğu için neredeyse hiç kalori alımına sebep olamamaktadır. Örnek vermek gerekirse 225 gram çekilmiş kahve çekirdeğiyle yapılmış bir fincan kahvede sadece 2 kalori bulunur. Buda şekersiz bir espresso ya da Türk kahvesinin toplam kalorisinin 2 kaloriden az olduğunu gösterir. Fakat alışkanlığınız gereği içerisine şeker ya da farklı ilaveler yapıyorsanız işin rengi oldukça değişiyor, kalori dengesi alt üst oluyor ! Yani içtiğiniz kahveden çok kahveye eklenen etmenler önemlidir. Örnek vermek gerekirse Espressonun kalori değeri 0 olarak gösterilmektedir. Fakat orta boy karemelli bir Maccihiato 310 kaloriye denk gelmektedir. Bunun başlıca sebepleri yukarıda yazdığımız gibi şeker, süt ve kremadır. Normal bir insan için önerilen günlük şeker tüketimi 12 çay kaşığından azdır. (48 gram ya da daha az karbonhidrat) Eğer her gün şeker, krema ve şurup ilaveli kahve içerek fazladan 250 kalori alırsanız bu size haftada 225 gram ağırlık artışına sebebiyet verecektir. Bu da sadece kahve içere kayda 1 kilo almanıza, yılda 12 kilo almanıza sebep olur ! Evet kulağa oldukça korkutucu geliyor öyle değil mi ? Aslında çözüm oldukça basit.. Normal kahve olsun, nescafe olsun ya da daha farklı bir kahve türü olsun. Önemli olan kahve içme alışkanlığını şekersiz ve ek ilavesiz içmeye alışmak olmalı. Obezitenin özellikle gençlerde yayılması, fast food alışkanlıkları pek çok dış ilave besinlerinin sonucu ortaya çıkan bir sorundur. Kahve içerken kilo alımından kaçınmak için yağlı süt, şeker, yapay tatlandırıcı, şuruplar vb. ilavelerden kesinlikle kaçınmalısınız ! Yukarıda yer alan uyarılar gereğince ilavesiz kahve ve nescafe tüketirseniz, kahve içme isteğinizi biraz da olsa olumlu yönde kullanabilirsiniz. Çünkü kahve içerdiği yüksek oranda kafein sayesinde metabolizmamızı hızlandırıyor ve kaslarımızın, organlarımızın daha hızlı çalışmasına neden oluyor. Bu sebep ile vücudumuz daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyaç sonucunda vucüt önce vücutta bulunan şekerleri parçalayarak enerji ihtiyacını karşılıyor. Ardından bu şekerlerin erimesi sonucunda da yağ tabakalarını eritmeye başlıyor. Fakat bu sadece nescafe ve kahve içerek ulaşılabilecek bir durum değil. Bu yağları yakmak için düzgün bir diyet ve spor/egzersiz programı uygulamak şart. Bu bilgi sadece diyette iken kilo aldırmayan hatta kilo vermenize yardımcı bir şekilde kahve içmeniz gerektiğini göstermektedir. Hepinize sağlıklı ve kolay kilo vermeniz için en içten dileklerimi sunuyorum. :)
Reklam
Jenny Craig Diyetinin En Önemli Noktası
Ünlü şarkıcı Mariah Carey'nin 8 ayda 32 kilo vermesiyle ünlü olan Jenny Craig diyetinin en önemli noktası, hazır yiyeceklerden uzak durmak.Birçok ünlünün de uyguladığı Jenny Craig diyeti; vücudunuzdan su yerine yağları atarak formunuzu uzun süre koruma altına alacaktır. 3 seviyeden oluşan bu diyetin 1. seviyesi; az ve sık porsiyonlarla beslenmedir. 2. seviyesi, basit aktivitelerle enerjiyi artırmaktır. En önemli olanı ise 3. seviyedir ve kiloyu koruyup dengeli beslenmektir. Kahvaltı, öğle ve akşam yemeği yüzde 55 karbonhidrat, yüzde 25 protein ve yüzde 20 yağ içermelidir. Tavuklu makarna, sebze çorbaları, taze sebze-meyvelerle beslenmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. Diyetin olmazsa olmazı ise her gün mutlaka 1 kase yağsız yoğurt yemek. KAHVALTI: Yarım bardak yağsız süt 1 adet kepekli tost (yağsız peynirle ve 1 çay kaşığı margarinle yapılmış) ATIŞTIRMA: 1 küçük muz Yarım bardak yağsız süt ÖĞLEN YEMEĞİ: 2 kase salata (mevsim yeşillikleri ve 1 çay kaşığı zeytinyağı, limon suyu ile) ATIŞTIRMA: 1 kase meyve 1 kase yağsız yoğurt
Sıkı Kalçalar İçin En İyi 3 Hareket!
Her zaman fit görünelim ki sağlıklı ve güzel olalım. Size kalçalar için 3 hareket önerisinde bulunuyoruz. Emin olun, bu üçlü hayat kurtarıyor! Herkesin vücudunda takıntılı olduğu sorunlu bölgeleri farklıdır. Kimi zaman kıyafetlerinizi, kalçalarınızdaki fazlalıkları kamufle edecek şekilde satın almak zorunda kalmış ya da benzer durumda biriyle karşılaşmışsınızdır. Kilo problemi yaşayanların vücudunda şikayetçi olduğu bölgelerin başında göbek ile birlikte kalçalar gelir. Çünkü kalça bölgesinde yağ dokusu daha fazladır ve kan dolaşımı daha yavaştır. Bununla birlikte kaslar da çok daha yumuşak ve gevşemeye yatkındır. Kalça bölgesindeki şikayetler yalnızca genişlik ile sınırlı değildir. Gevşek, sarkık kalçalar da bu bölgenin en büyük problemlerindendir. Geniş, sarkık kalçaların en etkili çözümü ise egzersizdir. Sports International Fitness eğitmeni Oktay Sağnak ve Pilates eğitmeni Aslı Sözen özellikle de çömelme hareketlerinin kalça ve popo için birebir olduğunu ifade etti; “Bu hareketler günlük aktivitelerimizde yeterli güce sahip olmamızı bile sağlarlar. Bununla birlikte yana, öne ve arkaya adım atarak gerçekleştirdiğimiz egzersizler ise pek çok kas grubunun çalışmasına etki eder. Haftada en az 2 gün yapılması gereken bu egzersizler, kalça kaslarının gücünü arttırmakta çok faydalıdır. Önce temel kalça güçlendirme egzersizleri ile başlanmalıdır. Bir süre bu temel hareketleri yaptıktan sonra gelişmiş kalça hareketleri ile egzersize devam edilebilir. Tabi kalça hareketlerinden önce bisiklet ve koşubandı gibi cardio egzersizlerini 15-20 dakika yapmakta fayda vardır. Çünkü egzersizlere başlamadan önce hem sakatlık riskini önlemek hem de adeleyi ısındırıp performansı arttırmak için cardio gereklidir. Bununla birlikte kalça gücü geliştikçe egzersizlerin saysısında artış gerekecek ve gelişmiş kalça hareketleri eklenecektir.” 1. Lunges (Adımlar) Bu pozisyon kalçayı çalıştırdığı kadar ön ve arka bacağı da aktif olarak çalıştırır. Bir çok kas gurubunu çalıştırdığı için de metabolizmayı ayakta tutar ve dengemizin gelişmesine yardımcı olur. Hareketin yapılışı: Hafif dumbell’lar ile sırtımız düz olacak ve diz kapakları ayak parmak uçunu geçmeyecek şekilde uzun adımlarla ( çömelip kalkma ) yürüme pozisyonunda 12-15 adım çömelip kalkılmalıdır. Bu hareket 12 ya da 15 tekrar ve 3 set yapılmalıdır. 2. Hip Extensions Bu egzersiz kalçayı en iyi izole eden (kalça kaslarını en iyi calıştıran ve güclendiren) hareketler arasındadır. Kalçamız ise en çok kasa sahip olan bölgelerimizdendir. Ancak yağ dokusundan dolayı yumuşak görünüme sahiptir. Hip extensions hareketi, bu bölgenin sertleşmesine yardımcı olur. Hareketin yapılışı: Eller ve diz kapaklarınız yerde, karın kaslarınız sıkı ve sırtınız düz olacak şekilde pozisyon alınır. Sağ bacağınızı 90 derece olacak şekilde yukarı kaldırın ve başlangıç pozisyonunuza dönün. Bu hareket 12 ya da 15 tekrar ve 3 set yapılmalıdır. 3. Hip -Lift progressions ( Yerden kalçayı ayırarak ve yüksek yerde sıkıştırma) Bu hareket bacak , kalça ve karın kaslarımızı kuvvetlendirir. Hareketi yap arken dikkat etmemiz gereken bir kural ise omuriliğimizi çok fazla kaldırmamaktır. Hareketin yapılışı: Sırt üstü ve eller yanda olacak şekilde mindere yatın. Kalçanızı kaldırarak bir sayın daha sonra indirin. Kalçanızı kaldırarak nefes verip nefes alarak başlangıç pozisyonuna gelin. Bu hareket 12 ya da 15 tekrar ve 3 set yapılmalıdır.
İstanbul'da AIDS Alarmı!
Afrikalı 15 hayat kadını HIV'li çıktıİstanbul’da fuhuş operasyonu yapan polis erkeklerle para karşılığı fuhuş yapan 3 Uganda uyruklu kadını gözaltına aldı. Son günlerde Afrika kökenli fuhuş yapan kadın sayısında artış yaşandığı belirtilirken, son 6 ayda yakalanan 15 kadında HIV virüsü tespit edildiği öğrenildi. İstanbul, Fatih’te bir ihbarı değerlendiren polis ekipleri fuhuş yaptıkları tespit edilen Uganda uyruklu 3 kadınla müşteri gibi irtibata geçti. İki saat ilişki karşılığında 1000’er lira para isteyen kadınlarla anlaşan müşteri kılığındaki polisler buluşmanın ardından şüphelileri gözaltına aldı. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirilen Uganda uyruklu kadınların turist olarak geldikleri İstanbul’da paraları bitince fuhuş yaptıklarını söyledikleri öğrenildi. İşlemlerinin ardından kadınlar sınır dışı edilmek üzere Yabancılar Şube Müdürlüğü’ne teslim edildi. haberturk.com
Reklam
O İlaç Sağlık Bakanlığı Tarafından Toplatılıyor!
Kalite kontrol denetiminde teknik uygunsuzluğu ortaya çıkan ilaç, Sağlık Bakanlığı tarafından toplatılıyor. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu yetkililerinden aldığı bilgiye göre, kalite kontrol denetimi çerçevesinde teknik uygunsuzluk nedeniyle tip-2 diyabette kullanılan “Matofin 500mg XR Tablet” isimli ilacın 13109020 (SKT:02/2015) parti numaralısı için 1. sınıf A seviyesinde geri çekme işlemi uygulandı. Birinci sınıf A seviyesinde geri çekmenin depo, hastane, eczane ve hasta seviyesinde yapıldığı, ilgili serinin İlaç Takip Sistemi’nde de bloke edildiği bildirildi.
Reklam
Okullarda Sağlıklı Beslenme
Çocuk ve gençlere sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılması için başlatılan “Beslenme dostu okul”ların sayıca artırılması amaçlanıyor. 4 yılda 40 bin okuldan yalnızca bininin “Beslenme dostu” olması bununla alakalı çalışmaların fazlalaştırılmasını gündeme getirdi. Obeziteyle mücadelede büyük öneme sahip okullarda, sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam konularında duyarlılık artırılacak, iyi uygulamalar desteklenecek. Denetimlerde sadece okul değil çevresi de dikkate alınacak. Okul yemekleri, yiyecek satıcıları ve varsa büfelerin sağlıklı beslenmeyi destekleyip desteklemediği, okul etrafında bulunan yiyecek-içecek satışı yapılan yerlerin gıda güvenliği bakımından denetlenmesi ve kontrolü için belediye, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı il müdürlükleri, sağlık müdürlükleri ya da halk sağlığı müdürlüklerinden destek alınıp alınmadığı, beslenme ve fiziksel aktiviteyi destekleyen olumlu mesajlar verilip verilmediği, beslenme çantalarının içerikleri ve bunların kontrol edilip edilmediği de ele alınacak. haber kaynağı:  724saglik.org/beslenme-diyet
Siyah Noktalar İçin 4 Özel Maske Tarifi
Yulaflı maske Bir çorba kaşığı yulaf unu biraz suda pişirilir. Koyu bir bulamaç halini alınca içine bir tatlı kaşığı badem unu katılır ve yüz bu karışımla ovuşturulur. Gerekirse bu işlem bir süre her gün uygulanabilir. Limon ve yumurta Yarım limonun süzülmüş suyuna, bir yumurtanın akı katılıp kabartılır. Bu işlem için alüminyum kabın kullanılması tavsiye edilir. Karışım koyulaşıncaya kadar hafif ateşte ısıtılır. Sonra küçük bir kavanoza aktarılıp etiketlenir. Kullanılmak üzere buzdolabında saklanır. Buzdolabına konmayacaksa, karışımın içine eczanelerde bulabileceğiniz asilbent tentürden 3- 4 damla katılmalıdır. Ballı maske Bal cildi besler, temizler ve nemlendirir. Ayrıca siyah noktalardan kurtulmaya da yardımcı olur. 2- 3 çorba kaşığı bal, yüzdeki siyah noktaların üzerine yayılır. Eğer cilt çok lekeliyse, bala biraz susamyağı katılmalıdır. Karışım, yüzde 15 dakika veya daha fazla tutulduktan sonra, yüz ılık suya batırılmış bir pamuk yardımıyla yumuşak hareketlerle temizlenir. Temizlendikten sonra gözenekleri sıkıştıran bir losyon sürülür. Bal, yulaf unuyla da karıştırılıp kullanılabilir. Limon suyu ve yoğurt Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın. Faydası: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
Cep Telefonunuz Uyurken Araştırmalar İçin Çalışıyor
Birer cep bilgisayarına dönüşen akıllı telefonların her geçen gün özellikleri gelişse de aslında bir çoğu kullanılmıyor. Özellikle de işlemciler. Yapılan araştırmalara göre sıradan bir kullanıcı sahip olduğu akıllı telefonun işlemci kapasitesinin yaklaşık yüzde 70’ini kullanıyor. Bu da önemli bir gücün boşa harcanması anlamına geliyor. Ancak son dönemlerde teknoloji devlerinin üzerinde durduğu bu konuyla akıllı telefonların işlem kapasitesi değerlendirilmiye başlanıyor. Kullanıcılar uyurken işlemcilerini bilimsel araştırmaları için kullanabiliyor. UYURKEN AKTİF OLUYOR Şu anda kullanıcılara sunulan iki farklı işlemci paylaşık platformu bulunuyor. Bunlardan biri Samsung ’un geliştirdiği ‘ Power Sleep’ . Viyana Üniverisitesi’nin hücreler arasındaki proteinlerin benzerliği projesi (SIMAP) için kullanılan platformun en büyük amacı kansere çare bulabilmek. Kullanıcılar uyurken aktif olduğu uygulamada alarmın kurulmasıyla çalışmaya başlıyor. Bu esnada üniversite kullanıcıların telefonlarına proteinlerin dizilimlerini bir veri paketi olarak gönderiyor ve telefon işlemcisi bunu açarak gereken çözüm işlemlerini gerçekleştiriyor. Alarm çaldığında ise üniversite ile telefon arasındaki bağlantı kesiliyor. Uygulama Android mağazasında yer alıyor ve ücretsiz olarak indirilebiliyor. AIDS ARAŞTIRILIYOR Buna benzer diğer bir uygulama ise HTC tarafından geliştirildi. ‘ Power to Give ’ adındaki uygulamada farklı kurumların birçok projesine destek verilebiliyor. Telefonun Wi-Fi bağlantısı ve şarja takılmasıyla aktif olan platformda kullanıcılara sunulan projeler arasında seçim yapılabiliyor. Örneğin, AIDS, ‘Schistosoma’ hastalığı ve su kirliliği gibi projeler için kullanıcılar akıllı telefonların işlemcilerini kullanabiliyor. HTC, araştırması tamamlanan projelerin yerine ise farklı kurumlarla anlaşarak, platformu güncellemeye devam ediyor. Bu uygulama ise sadece HTC’nin cihazlarına ücretsiz olarak indirilebiliyor. Sistem nasılçalışıyor? Kullanıcıların, akıllı telefonların uygulama mağazalarındaki ‘Power to Give’ veya ‘Power Sleep’ uygulamasını indirmesi gerekiyor. Kullanıcı uygulamayı çalıştırdığında üniversiteler telefona bağlanıyor ve araştırma yapacakları ham veriyi telefona gönderiyor.veteknoloji
Saç Dökülmesi Hakkında Yanlış Bilinenler
Saçların toz gibi etkenlerden uzak tutulması, saç dökülmesi, saçlarda kırılma ve zayıflık gibi tüm sorunların ortadan kalkmasında oldukça etkili olacaktır. Saçların sürekli toz vb. etkenlere maruz kalması, saçların ve saç kökleri ile derinin zarar görmesine, gözeneklerin kapanmasına bu sayede de saçların yeterince beslenememesine sebep olacağından saç bakımı noktasında temizliğe de dikkat edilmesi gerekmektedir.Erkekler ve kadınlarda etkili olabilen saç dökülmesi, genellikle genetik etkenlere bağlanan bir sağlık sorunudur. Aileden geçen genler saçların sağlıklı olup olmadığını belirleyecek önemli bir unsurdur. Saç dökülmesi genetik olarak oluştuğunda bunu önlemek oldukça zordur. Saç dökülmesi hakkında yanlış bilinenler nedir? Toplumda yaygın olarak bilinen besinlerin saç dökülmesini önleyeceği ve dökülen saçların yeniden çıkabileceği ile ilgili görüş ç dökülmeleri oldukça yanlıştır. Saç dökülmesinin meydana gelmesi durumunda, mutlaka doktor ziyaretleri yapılmalı ve tedavilere başlanmalıdır. Tedavi sırasında kullanılan ilaçlar saç dökülmesini yavaşlatacaktır. Bu etken saçların daha geç döneme kadar kafa derisinde kalmasına yardımcı olacaktır. Saç dökülmesi sırasında saçların kazınarak kesilmesi de, saç dökülmesini olumlu olarak etkileyecek bir yol değildir. Saçları kazıtmak dökülmüş olan saçların yeniden çıkmasına yardımcı olmaz. Saçlarda kullanılan şekillendirici jöle, sprey gibi ürünlerin saç dökülmesine sebep olduğu inanışları da, dökülmelere etki eden etkenler arasında yer almaz. Bu ürünler yoğun olarak kullanıldığında saç tellerinin zayıflamasına neden olabilir. Bu nedenle kullanımlarından sonra saçların yıkanarak temizlenmesi tavsiye edilir. Saç dökülmesi nasıl engellenebilir? Saçlarda genetik olarak dökülme olduğunda bunu durdurmak mümkün olmadığından, saç dökülmesini yavaşlatma yolları tercih edilmelidir. Bunun için danışılarak kullanılacak B6 vitamini, çinko gibi doğal ürünler kullanılabilir. Bunun yanında kullanıldıkları süre saç dökülmesini önlemede etkili olabilen ilaçlar düzenli olarak kullanılabilir. Bunun yanında dökülmelerin olduğu saçsız alanlara saç ekimi yapılması gibi yöntemler tercih edilebilir. Bunun yanında saçların sağlığı için beslenme önerilerini uyulması, bol su içerek saç tellerinin nemini korumasına yardımcı olunması, saçların temizliğine dikkat edilmesi, faydalı saç bakım maskelerinin yapılması ve saçların düzenli olarak taranması gerekir. Saçları düzenli olarak taramak bölgedeki kan dolaşımına etkili olacağından, saçların dökülme hızını yavaşlatacaktır. Bunun yanı sıra sigara kullanımının azaltılması, mümkünse bırakılması tavsiye edilir. Sigara içmek saçların yeterince vitamin ve mineral almasına engel olacağından son derece zararlıdır. Bu durum sigaranın diğer zararlı etkenleri düşünüldüğünde, sizlere başka alanlarda da faydalı olacaktır.
Reklam