Sigara Paketleri Değişiyor
Sağlık Bakanlığı’nın 2014-2018 yıllarında uygulayacağı Tütünle Mücadele Strateji Belgesi’ne göre sigara paketlerinde radikal değişiklik yapılacak. Önümüzdeki 3 yıl içinde sigara paketleri markalar dikkat çekmeyecek biçimde yeniden dizayn edilecek ve “kara kutu” görünümünde olacak. Haberturk'ün haberine göre, markalar, özellikle çocukların göremeyeceği biçimde basılacak. Türkiye’de sigara içme oranının yüzde 27’ye düşmesinin ardından harekete geçen Sağlık Bakanlığı, “Ulusal Tütün Kontrol Programı ve Eylem Planı (2014-2018)” hazırladı. Planda önemli değişikliklere yer verildi. Hedef, 2018 yılı sonuna kadar toplumun yüzde 95’inde, tütün ve tütün ürünlerinin kullanımına karşı tutum oluşturmak.PAKET UYARILARLA KAPLANACAKBu çerçevede daha önce gündeme gelen “kara paket” uygulaması eylem planına girdi. Buna göre sigara paketleri kara paket haline getirilecek. Paketlerin üzerinde yer alan “Sigara içmek genç yaşta öldürür”, “Hamile iken sigara içmek bebeğe zarar verir” ve “Çocuklarınızı koruyun: Dumanınızı onlara solutmayın” gibi resimli uyarı cümleleri, paketin kapak kısmını tamamen kapsayacak. Kara paketli sigaralarda markalar özellikle çocukların dikkatini çekmeyecek şekilde küçük puntolu biçimde basılacak. Sigaralar raflarda numalandırılacak. Tiryakiler, sigara alırken marka söylemek yerine, “Ver oradan 1 numara” diyecek. Bu sayede çocukların markaları görerek özenmesi engellenecek.AVUSTRALYA'DA 2011'DEN BERİ KARA PAKETTEAvustralya Parlamentosu’nda 24 Ağustos 2011 tarihinde kabul edilen kararla, 1 Temmuz 2012’den geçerli olmak üzere ülkede satılan tüm sigaralarda kara paket uygulaması başlatıldı. Bu uygulama ile sigara paketlerinin üzerindeki yanlış mesajlarla tüketicinin aldatılması önlenirken, tütün ürünlerinin cazibenin azaltılması ve sigara içme oranlarının azaltılması hedefleniyor.
Dondurmanın Bilinmeyen Faydaları
Yaz mevsiminin vazgeçilmezi olan dondurma, herkesin çok sevdiği sağlıklı ve diğer tatlılara nazaran düşük kalorili bir yiyecektir. Yerken mutluluk veren ve A vitamini bakımından zengin olan bu yiyeceğin insan sağlığı için de birçok faydası var…Hamileler için önemli bir besin kaynağı. Anne adayının gebelik boyunca protein ve kalsiyum açısından zengin besinleri tüketmesi gerekir. Anne adayı yeterli kalsiyum ve protein alamazsa doğum sonrasında kemik erimesi gibi sorunlarla karşılaşabilir. Bu süreçte hamileler günlük kalsiyum ihtiyaçlarını süt tüketimlerinin dışında dondurma ile de karşılayabilirler. Çocuklarn beslenmesinde önemlidir. Özellikle çocukların büyüme dönemlerinde kalsiyum, protein ve fosfor alımı, kemik ve kas gelişimi için gereklidir. Süt sevmeyen çocukların ihtiyacı olan bu besin maddelerini, dondurma yiyerek alması sağlanabilir. Kemoterapi alan kanser hastası olanlar yiyebilir. Kanser hastalarının kemoterapi tedavisi sonucunda oluşan iştahsızlık ve bulantı, hastaların beslenme sorunları ile karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Ancak dondurma bu tür hastalar tarafından rahatlıkla tüketilibiliyor. Dondurma, diğer yiyeceklerdeki gibi bulantılara da sebep olmuyor. Diyet yapanlar da tüketebilir Diyet yapıyor ve 1 dilim ekmeği ve 1 bardak sütten feragat ediyorsanız, diyetinizde rahatlıkla tüketebileceğiniz tatlıların başında dondurma gelebilir. Dondurmanızı her gün ara öğün olarak yiyebilirsiniz. Yaşlıların beslenmesinde de öneml i. Özellikle çiğneme ve yutma zorluğu yaşayan yaşlılar için de dondurma, günlük kalsiyum ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan bir yiyecektir. haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-diyet
Oruç Tutmanın Mendup Olduğu Günler
Oruç Tutmanın Mendup Olduğu Günler Şevval Orucu Kamerî/Ay takviminde Ramazan ayından sonraki ay, Şevval ayıdır. Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Bu oruçların bayramın hemen arkasından peş peşe tutulması daha fazîletli olmakla birlikte ay içerisinde aralıklı olarak tutmak da mümkündür. Kazâ veya adak oruçlarının bugünlerde tutulmasıyla da aynı sevap elde edilir. Peygamberimiz’in Ramazanı oruçla geçirip buna Şevvalden altı gün ilâve eden kişinin bütün yılı oruçlu geçirmiş olacağı yönündeki ifâdesini (Müslim, Sıyâm 204), “Kim iyi bir amel işlerse, kendisine bunun on katı ecir vardır” (6/En’âm, 160) âyetiyle birlikte değerlendiren kimi âlimler, bire on hesabıyla, Ramazan orucunun on aya, altı gün Şevval orucunun da altmış güne karşılık olduğunu ve bu sûretle bütün yılın oruçlu geçirilmiş sayılacağını söylemişlerdir. Âşûrâ Orucu Muharrem ayının onuncu gününe “âşûrâ” denilir. Hz. Peygamber’in devamlı olarak bugünde oruç tuttuğu rivâyet edilmiştir. Fakat sadece o günde oruç tutulması doğru görülmemiş, bunun yanında bir önceki veya bir sonraki günün de oruçlu geçirilmesi tavsiye edilmiştir. Bir rivâyete göre Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde yahûdilerin âşûrâ gününde oruç tuttuklarını görünce, bu orucun anlamını, yani ne için tutulduğunu sormuştu. Yahûdiler, bugünün büyük bir gün olduğunu; Allah’ın Mûsâ’yı ve İsrâiloğullarını düşmanlarından bugünde kurtardığını ve Mûsâ’nın bu sebeple bugünde oruç tuttuğunu, kendilerinin bugünde oruç tutmalarının da bundan kaynaklandığını söyleyince, Peygamberimiz “Ben Mûsâ’ya sizden daha yakınım” demiş ve bugünlerde oruç tutulmasını emretmiştir (İbn Mâce, Sıyâm 41). Âşûrâ orucunu câhiliyye döneminde Araplar’ın tuttuğu ve Hz. Peygamber’in de Ramazan orucunun farz kılınmasına kadar bu orucu tutmayı emrettiği rivâyetleri de vardır (Müslim, Sıyâm 116). Daha sonra Ramazan orucu farz kılınınca âşûrâ orucu bir yükümlülük olmaktan çıkarılmış, fakat âşûrâ günü oruç tutulması tavsiye edilmiş ve bugün oruç tutmak sünnet olarak devam etmiştir. Her Ay Üç Gün Oruç Her aydan üç gün oruç tutmak, bunu özellikle her ayın 13, 14 ve 15. günlerinde yapmak müstehap kabul edilmiştir. Kamerî takvim (ay takvimi) hesabına göre bu günlere “eyyâm-ı bîd” denir. Peygamberimiz’in özellikle kamerî ayın 13, 14 ve 15. günlerinde olmak üzere her ay üç gün oruç tutmayı tavsiye ettiği rivâyeti (Müslim, Sıyâm 181-182) yanında, Hz. Âişe’nin, Peygamberimiz’in her ay üç gün oruç tuttuğuna dâir rivâyeti de bulunmaktadır. Her hafta pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak da teşvik edilmiş bir nâfiledir. Peygamberimiz’in pazartesi ve perşembe günleri oruç tuttuğu ve soruya cevâben de “İnsanların amelleri Allah Teâlâ’ya pazartesi ve perşembe günleri arzolunur; ben amelimin arzı sırasında oruçlu olmayı tercih ediyorum” (Ebû Dâvud, Savm 60; İbn Mâce, Sıyâm 42) dediği rivâyet edilmektedir. Zilhicce Orucu Zilhicce ayının ilk dokuz gününde oruç tutmak tavsiye edilmiştir. Zilhicce ayının 10. günü Kurban bayramının ilk günüdür. Peygamberimiz’in Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmayı sürdürdüğü rivâyet edildiği için Zilhiccenin ilk dokuz gününün, yani Kurban bayramından önceki dokuz günün oruçlu geçirilmesi müstehaptır. Fakat sıkıntıya ve halsizliğe sebep olacağı gerekçesiyle, hacda olanların 9. günü (arefe günü) oruç tutması mekruh görülmüştür. Peygamberimiz arefe gününün fazîletine ilişkin olarak “Arefe gününden daha çok Allah’ın cehennem ateşinden insanları âzât ettiği bir gün yoktur” (Müslim, Sıyâm 196) buyurmuş, yine “Arefe günü tutulan orucun bundan önce ve sonra birer yıllık günahları örteceği Allah’tan umulur” (Müslim, Sıyâm 197) dediği nakledilmiştir. Haram Aylarda Oruç Haram aylar olarak anılan Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarında, perşembe, cuma ve cumartesi günleri oruç tutmak müstehaptır. Şâban Orucu Şâban ayında oruç tutmak müstehap sayılmıştır. Âişe vâlidemizin belirttiğine göre Peygamberimiz en çok orucu Şâban ayında tutmuş, Şâban ayının tamamını oruçla geçirdiği olmuştur. Fakat, pazartesi, perşembe veya her ay üç gün ve benzeri gibi tutulagelen mûtat oruç dışında Şâban ayının ikinci yarısında oruç tutmak, bâzı âlimlerce mekruh kabul edildiği gibi, Şâfiî mezhebine göre haram sayılmıştır. (Özellikle üç aylar denilen Receb, Şâban ve Ramazan ayının tüm günlerini peş peşe oruçlu geçirmek sünnette olmayan, sonradan uydurulmuş bir davranış biçimidir. Bazı insanların önemli bir sünnet gibi Receb ve Şâban ayının tümünü oruçla geçirerek oruç aylarını üçe çıkarmaları doğru değildir. Bunun yanında, Receb ve Şâban ayının bazı günlerinde oruç tutup bazı günlerini oruçsuz geçirmek çok daha fazîletlidir.) Dâvud Orucu Gün aşırı oruç tutmak, yani bir gün oruç tutup ertesi gün tutmamak, Peygamberimiz tarafından “savm-ı Dâvûd” olarak nitelenmiş ve bu şekilde oruç tutmanın fazîletli olduğu ifâde edilmiştir. Peygamberimiz bu şekildeki oruç hakkında “En fazîletli oruç, Dâvud’un tuttuğu oruçtur; o bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı” demiştir. Sahâbeden Abdullah bin Amr, “Ben daha fazlasını tutabilirim” deyince, Peygamberimiz bunun fazîletli bir şekil olduğunu ve daha fazlasını tutmaya çalışmamayı tavsiye etmiştir (Müslim, Sıyâm 187-192). Bu bakımdan gün aşırı oruç tutmak, en fazîletli nâfile oruç olarak değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen günlerde oruç tutmanın fazîleti ve kişiye kazandıracağı sevaplar konusunda birçok hadis rivâyet edilmiştir. Oruç tutmanın tavsiye edildiği günler incelendiğinde bunların belirlenmesinin gelişigüzel olmayıp, belli bir periyoda göre düzenlendiği görülür. Bu bakımdan oruç tutmanın ruhî ve bedenî yararları göz önüne alındığında yılın belli zamanlarında oruç tutmak oldukça yararlı, tutulacak oruçları Peygamberimiz’in önerdiği günlerde tutmak ise oldukça sevaplıdır. Bununla birlikte, oruç tutulması haram ve mekruh olmayan günlerde kişi kendi durumuna ve tercihine göre istediği zaman nâfile oruç tutabilir.
Yazın Vazgeçilmez Meyvesi Karpuzun Hiç Bilmediğiniz Yararları
Yaz mevsiminin vazgeçilmez meyvesi karpuzun iştah açan görüntüsü ve lezzetinin yanı sıra birçok faydası var. Günlük ihtiyacımız olan C vitaminin %20’sini, A vitamininin %17’sini karşılayan karpuzun bir tabağı sadece 46 kaloridir. Bunun yanında içerdiği potasyum, mineral, hazmettirici lifler ile kan şekerini stabil tutar.Bir porsiyon karpuzda, bir domatesten 1.5 kat daha çok likopen bulunur. Likopen vücut için antioksidan niteliği görür, hücrelerimizi yeniler ve bağışıklık sisteminin güçlendirir.Karpuzun kan şekerini düzenlemesinin sebebi içerisinde bulunan sitrulin. Vücut fonksiyonlarını geliştiren sitrulin, kan şekerini de düzene sokuyor. Rahatlayan damarlar sağlıklı bir bünye sonucu Viagra etkisi de yaratıyor.%91.5’i su olan karpuz, gün içerisinde vücudumuzun ihtiyaç duyduğu su ihtiyacını temin eder.haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-diyet
Reklam
Bebek Bakımı Hakkında Önemli Bilgiler
Bebek bakma işi her annenin en kutsal görevidir. Bebeğin beslenmesi, temizliği, uyuması, her biri ayrı bir fedakârlık gerektirir. Bebek bakma hususunda bilinmesi gerekenlere birkaç örnek vermek gerekirse, en önce beslenme gelir. İlk haftalarda emzirme düzensiz olur. Bebek her istediğinde emzirilmesi gerekir. Her iki göğüsten de emzirtmek çok önemlidir. İlk on dakikadan sonra gelen süt daha yağlıdır. Bu yağlı süt bebekte doygunluk hissi verir. Emzirilen bebeğe su verilmesi gerekmez. 6. Aydan sonra anne sütünün yanına ek besinler de eklenir. Meyve püresi, pirinç maması, sebze çorbaları ve sulu gıdalar beslenme listesine eklenir. Anne sütüyle beslenen bebeklerin bağışıklık sistemleri kuvvetli olduğundan kolay kolay hastalanmazlar. Hazır mama ile beslenen bebeklerde kabızlık gibi sorunlara daha fazla rastlanmaktadır. Bir bebek günde 6-8 defa idrar yapıyorsa bebeğin beslenmesi yeterlidir. Bebek bakma işi tahmin edilenden daha fazla özen ister. Bebeğin altı sık değiştirilmeli, cildi ıslak pamuklu bezle temizlenmelidir. Uzun süre kirli bezle kalan bebeklerde pişikler görülür. Bu durumda pişik kremleri uygulanır.Bebeklerin göbek bağı 7-14 gün içerisinde düşebilir. Düştükten sonra kanama olması normaldir. Bebek, göbek bağı düştükten bir gün sonra banyo yaptırılabilir. Cildine zarar vermeyen saf bir sabunla yıkanmalı, iyice durulandıktan sonra pamuklu havlularla kurulanmalıdır. Bebeğin tırnaklarını çok uzamadan kesmek gerekir. Uzun tırnaklarla yüzünü ve hatta göz korneasını çizme tehlikesi vardır. Bebeğinizi sırt üstü yatırın. Son yıllarda yapılan araştırmalarda en güvenli yatış şeklinin sırt üstü olduğu anlaşılmıştır. Bebek bakma konusunda önemli olan bir konuda, bebeğin fazla ısıtılmaması gerektiğidir. Bebeğin elleri ve burnu soğuksa bulunduğu odanın ısısı yetersiz demektir. Oda sıcaklığının 21 derecede kalması uygun olur. Bebeğin rutin aşılarına dikkat edilmeli, doktor kontrolünde sağlıklı gelişimi takip edilmelidir. Uyku sorunları, aşırı ateş, hırıltı gibi normalin dışındaki durumlarda doktora gidilmelidir. Zamanı geldiğinde tuvalet eğitimi, okula hazırlık, öğrenme güçlüğü, dikkatsizlik, davranış bozukluğu, disiplin, cinsel ve sosyal gelişim gibi konularda uzmanlardan destek almak gereklidir. Bebek bakma çok zor bile olsa, verdiği mutluluğa paha biçilmesi mümkün değildir.
Reklam
Hamilelik Hakkında Bilgiler
Hamilelik dönemi her kadın için hayatının en özel zamanlarından biridir. En çok merak edilen ise doğacak bebeğin cinsiyeti ve doğuma kadarki sürecin nasıl takip edilmesi gerektiğidir. 14. haftadan sonra bebeğin cinsiyeti kesin olmamakla birlikte öğrenilebilir. 24. haftada bu bilgi netlik kazanacaktır. Hamilelikle birlikte birçok sorun yaşanabilir. Özellikle ileri yaşlarda tehlikeli boyutlara varan sağlık sorunları sık görülmektedir. Doktorların önerileri ise hamilelik döneminin erken yaşlarda olması gerektiğidir. 35 yaş üzeri hamileliklerde bebeklerin down sendromlu olma ihtimali artmaktadır. Hamilelik her yaştaki kadın için dikkat edilmesi gereken bir dönemdir. Kimyasal içerikli her maddeden uzak durulmalı ya da olabildiğince az maruz kalınmalıdır. Bunlara örnek olarak temizlik malzemeleri ve saç boyalarını söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalar sonucunda hamilelik sürecinde uygulanan saç boyasının bebeğe hiç zararı olmadığı anlaşılsa da tedbir olarak bitki özlü saç boyaları kullanılması tavsiye edilebilir. Röntgen filmi çekimlerinde kullanılan X ışınları bebeğe kalıcı hasarlar verebilir. Bu hasarlardan korunmak için çok gerekmedikçe röntgen filmi çektirmemek doğru olacaktır.Hamile bir kadının ilaç kullanımı mutlaka hekim denetiminde olmalıdır. Doktorun izni olmadan aspirin dahi kullanılmamadır. Kafeinli ve asitli içecekleri mümkün olduğu kadar az tüketmek önerilir. Bitki çayları tüketirken de dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Özellikle bazı bitkilerin rahmi uyardığı ve rahim kasılmalarını başlattığı bilinmelidir. Bu bitkilere örnek olarak; alge vera, sarıçiğdem, fesleğen (reyhan) yıkan otu, karanfil yağı, eşekkulağı, karakafes, pamuk kökü, dong quai, koyungözü, kırlangıçotu, ardıç, ardıç yağı, ökseotu, yarpuz, kın, yalancı ginseng, sedefotu, kafuriye, solucanotu ve yabani yer elması sayılabilir. Kadınların hamilelik boyuncabu bitkilerden uzak durması faydalıdır.Hamilelikte dikkat edilmesi gereken bir konuda aşırı kilo alınmasıdır. Normal seyreden gebelikte ilk aylarda her ay birer kilo alınırken, ilerleyen aylarda iki kiloya kadar artabilir. Aşırı kilo alınması halinde, hamilelikte annenin başka rahatsızlıklarla karşılaşmasına sebep olurken, doğum sırasında da sorunlar yaşayabilir. Ayrıca doğum sonrasında bu kilolardan kurtulmak kolay olmayacaktır. Hamilelik devam ederken cinsel ilişkide bulunmanın bir sakıncası olmadığı doktorların ortak kanısıdır. Ancak son aya girildiğinde daha dikkatli davranmak gerekebilir. Elbette bazı riskli gebelikler için bu geçerli olmayabilir. İlk aydan doğuma kadar doktorun öngördüğü düzenli kontrollerden geçmek çok önemlidir.
Mide Kanseri Hakkında Önemli Bilgiler
Mide kanseri, sindirim sistemi organlarından biri olan midenin herhangi bir parçasından gelişebilen bir kanser türüdür. Mortalite oranlarına göre erkeklerde 2. kadınlarda ise 3. kanser çeşididir. Midede oluşan kötü huylu tümörün neden olduğu mide kanseri genellikle midenin küçük bölümünde ortaya çıkmaktadır. Nedenleri arasında; beslenme alışkanlığının yanı sıra aşırı kilolu olmak ve hastalığın ailede görülmüş olması riski artıran sebepler arasındır. Mide kanseri belirtileri arasında; elle muayene sırasında hissedilen kitle, midede ağrı ve ağırlaşma hissi, iştahsızlık, mide şişliği, bulantı, kusma, kansızlık dahası mide ve bağırsaklarda kanamalar ki (gizli şekilde ilerleyebilir) sayılmaktadır. Her hastalıkta olduğu gibi; erken tanı konması çok önemlidir. Sigara ve alkol kullananlar bu kötü alışkanlıklara son vermelidir. Sıcak ve soğuk içecekler, yapay yiyecekler mide kanserine yol açtığından dolayı bu tür beslenme yöntemleri terk edilmelidir. Hayvansal yağ kullanımı en aza indirilmelidir. Düzenli egzersiz yapılmalıdır. Şehir hayatının neden olduğu aşırı yorgunluk ve stresten olabildiğince uzak durulmalıdır. Yeterince dinlenmek ve sessiz ortamlarda bulunmak çok faydalı olacaktır. Mide kanseri gibi ciddi bir hastalıktan bile alınacak basit önlemlerle korunmak mümkündür. Hastalık şüphesi olan kişilerde mide kanseri olup olmadığının kesin tanısı endoskopidir. Bir borunun ucundaki kamerayla mideye girilerek gözlenmesine biyopsi uygulaması denir. Tanı koymak için çeşitli yollar olsa da biyopsi kesin sonucu verir. Evrelendirme TNM sınıflaması kullanılmaktadır. Bu işlemlerden sonra...Devamı İçin : http://www.saglikhatti.info/mide-kanseri-hakkinda-onemli-bilgiler/
Ufak Diyet Sırları
Ekmeksiz diyet yapmayın ; ekmeğin içerisindeki maya sinir sistemini rahatlatması nedeni ile daha rahat diyet yapmanızı sağlayacaktır. Günde 10000 adım atın ; Spor yapma şansınız yoksa Dünya Sağlık Örgütünün önerisi günde 10000 adım atmanızdır. Tarçın ile tatlı isteğinizi bastırın ; Kan şekerini dengeleyen tarçını çayın, yoğurdun veya salatanın içine ekleyebilirsiniz. Yemekten önce su için ; Yemeklerden önce su içmek mide hacmini doldurur ve öğünde daha az besin tüketmenizi sağlar. Öğün öncesi içilen 1-2 bardak su, yemek anında 100-150 kalori daha az almanızı sağlar. Aldığınız öğünlerde protein kaynağı bulundurun ; Özellikle ana öğünlerde herhangi bir protein kaynağının bulunması kilo verme hızınızı arttıracaktır. Sebze yemeklerinin yanında yoğurt, ayran veya cacık tüketilmelidir. Eğer ana öğünde sadece salata tüketeceksek içerisine peynir, tavuk veya balık eklenmelidir. Egzersizi yaşam biçimi haline getirin ; Sağlıklı beslenme gibi egzersizde belirli bir süreç olarak görülmemelidir. Hayatın her anında olması gereken egzersiz için ayırabilecek zamanınız yoksa en mantıklı seçim daha fazla yürümektir. Atıştırmalıkları unutmayın ; Zayıflamak için atıştırmalıklar şarttır. Önemli olan doğru zamanda doğru atıştırmalık seçimleridir. Şekerli besinler, kek, pasta, çikolata gibi besinler yerine kuruyemişler, kuru meyveler, ekmek, peynir, yoğurt, ayran ve meyveleri tercih edebilirsiniz. Sabah kahvaltısını atlamayın ; Kahvaltısız başlanılan günü kaybedilmiş bir gün olarak düşünebiliriz. Özellikle uyandıktan;
Reklam
Zayıf Kalabilen Kadınların Sırları
Sürekli zayıf kalabilen kadınlar ın beslenirken nelere dikkat ettikleri neyi ne zaman tükettikleri her zaman kadınlar için merak konusu olmuştur. Ve şimdi bunu başarabilen kadınların sırlarına gelecek olursak şunları sıralayabiliriz; Yediğiniz yemeği bitirmek için acele etmeyin yavaş yavaş tadını çıkararak yiyin ve tıka basa hiç bir zaman midenizi şişirmeyin ne tam doyun ne de aç kalın..Ara ara dinlenerek yemek bunu başarabilmeniz için yeterlidir. Diyet kuralları na takılmayın istediğinizi istediğiniz zaman tüketin tabi ufak parçalarla bunu açıklamak gerekirse canınız pizza mı çekti bir dilimini yiyin.Canınız çikolatamı çekti ufak bir parça koparıp yiyin. Zayıf kalmayı başaran kadınların bir diğer sırrı da duygularının kurbanı olmamaları. Stres, üzüntü gibi duyguları çikolata, kurabiye veya dondurmayla bastırmaya çalışmaktan vazgeçmek gerekiyor. Kendinizi kontrol etmeyi öğrenin. İsterseniz sinirinizi spordan çıkarabilirsiniz. Sürekli kilonuzu kontrol edin tartıya çıkmaktan korkmayın. Kilolu kadınların kiloları almasındaki ana neden tabi ki hareketsizliktir.Her anınızı değerlendirin alışverişe yürüyerek;
Prandelli Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey
Prandelli, futbolculuk kariyerinde 79-85 arası Juventus forması giydi ve üç Serie A şampiyonluğunun yanı sıra UEFA Şampiyon Kulüpler Kupası ve Kupa Galipleri Kupası şampiyonluğu da yaşadı.
Alkali Suyun Faydaları
İnsan sağlığı için, son zamanlarda popüleritesi son derece artan bir konu; karbonatlı suyun yararları… Peki karbonatlı suyun bu kadar gündemde olmasının nedeni ne?Uzmanlar metabolizmayı hızlandırmak için, vücudun asit baz dengesinin alkali seviyeye çekilmesini öneriyor. Bunu yapmanın en basit yolu da karbonatlı su tüketmektir. Karbonatlı suyun alkali seviyesi, bu konuda bizlere büyük bir olanak yaratıyor. Karbonatlı su başta hazımsızlık olmak üzere, vücuttaki fazla asit birikimini atmak, mide fesadına doğal çözüm sunmak gibi genel faydalarının yanında aynı zamanda zayıflama amacı ile da kullanılan bir yöntem.Karbonatlı suyu yapmak oldukça pratik ve kolaydır. 1,5 litre suya 1 tatlı kaşığı karbonat (Sodium bicarbonate) ilave edildikten sonra karbonat eriyene kadar karıştırın ve günlük olarak ortalama 4 litre kadar tüketin. Günlük karbonatlı su miktarınızı 3 litreyle sınırlı tutabilirsiniz. Yemeklerle su içmeyeceksiniz ve bunun yerine yemeklerden yarım saat öncesine kadar karbonatlı su içip yine yemeklerden bir saat sonrasında karbonatlı su içmeye devam edin. Vücuda bu mucizevi etkiyi yaratan karbonatlı su ödem söktürmek, şişkinliği atmak ve zayıflamakta da son derece etkili.haber kaynağı:  724saglik.org/beslenme-diyet
Reklam
Hızlı ve Sağlıklı Kilo Almanın 20 Yolu
etiket
Kilo almak, kilo vermek kadar zordur. Evet, bu biraz hafif abartı olabilir; fakat biliyoruz ki çubuk gibi zayıf olan insanlar yemek yemekten asla kaçınmazlar. Çoğumuz kilo alamadığımız için kıskanç oluruz ve normal bir görünüme, çıkıntılı ya da kaslı bir vücuda sahip olmak isteriz. Kilo almak için yapılması gerekenler, kilo almanın yollarını sizin için bir araya getirdik. Aşağıdaki sorular sizin için ne kadar tanıdık? En hızlı nasıl kilo alabilirim?Kilo alamıyorum iştahım yok?Çok zayıfım, kilo almak istiyorum kilo almak için ne yapmalıyım?Metabolizmam çok hızlı kilo alamıyorum?Nasıl kilo alınır?Tabi ki kilo almanın yolları erkek ve kadın için değişmekle beraber, listemizde yer alanlar her iki cinsiyet için de geçerli :) Kilo almak için ne yapmalıyız gelin hep birlikte öğrenelim.
Panik Atak Tedavi Yöntemleri
Çağın en elim hastalıklarından birisi panik ataktır. Birçok insan panik atak olduğunu tesadüfen öğrenmektedir. Panik atak kişide ciddi sendromlar oluşturur. Panik atak olan birisi bu durumu en hafif şiddetle atlatmak istiyorsa şu önerilerimizi mutlaka dikkate almaları tavsiye edilir. 1- Panik atak tutan birisi olduğu yerde öylece kalmalı. Panik at En fazla bir saat sürer. Bu sürenin geçmesini beklemelidir. Sakin olmaya çalışıp aşırı heyecan yapmaması gerekir. 2- Panik atağın fiziksel belirtilerinden kurtulmak için, kişi dikkatini çevresinde bulunan nesnelere ya da eşyalara yöneltebilir. 3- Panik atak olan birisi bu durumun kalp krizi gibi büyütecek bir durum olmadığını söyleyerek kendi kendini telkin etmeye çalışmalıdır. 4- Aşırı nefes alma panik atağın süresini uzatır. Bu yüzden kişinin bir poşet içine hava alıp vermesi sağlanmalıdır. Böylece panik atak süresini azaltmış olursunuz. 5- Her atak başlangıcını ve bitişini mutlaka bir yere not alması gerekir. Böylece günün hangi saatlerinde panik atak oluştuğu belirlenmiş olunur. Panik atağın vücutta etkisini ne kadar sürdürdüğü de tespit edilmiş olunur. Bu durum tedavi süreci için iyi bir bilgi edinmedir. 6- Sigara içme, alkol kullanma gibi durumlar panik atağı durdurmaz. Bilakis panik atağın vücuda yerleşmesini sağlar. Panik at ağın %30 ile %90 kısmı ilaç tedavisi ile son bulabilir. İlaç tedavisi doktor kontrolünde alınmalıdır.
Reklam
Kolon Kanseri Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Vücudumuzda bağırsakların farklı görevleri bulunur. Kalın bağırsak hacmi oldukça büyük, parçalara ayrılmış bir boru gibidir. Ortalama 130-160 cm uzunluğunda ve 6-8 cm çapındadır. Sindirim sisteminin bölümlerinden olan ‘’kalın bağırsak’’ kolon ve rektum bölümlerinden oluşur. Kalın bağırsağın bu bölümünde polipler oluşur, oluşan bu poliplerden dolayı kanser meydana gelir buna kolon kanseri denilmektedir.Kolon kanseri nin nedeni tam olarak bilinememektedir, ama oluşumunda bazı çevresel ve genetik nedenlerin etkisi olduğu düşünülmektedir. Ailesinde kolon kanseri olan bireylerin kansere yakalanma ihtimali yüksektir. Ayrıca daha önce kanser geçirmiş kişiler incelendiğinde bu kişilerin ailelerinde kanser görülme ihtimalinin fazla olduğu gözlemlenmiştir.Kolon kanseri 4 evrede gerçekleşmektedir. Birinci evrede: Kanser, sadece kolonun iç bölgesinde oluşmakla sınırlıdır. İkinci evrede: Kanser yayılmaya başlamış ve karın boşluğundaki kolon duvarına, yakın organlara kadar ilerlemiştir. Üçüncü evrede ise kanser bölgedeki lenf bezlerine kadar ulaşmayı başarmış fakat uzak bölgelerdeki diğer organlara yayılamamıştır. Son evrede ise kanser, karaciğer, akciğer, kemikler dâhil vücudun diğer bölgelerine yayılmıştır.Kolon kanseri ni tetikleyen diğer çevresel faktörler ise beslenme bozuklukları, Obezite, sigara gibi tütün ürünleri kullanımı kolon kanserini tetiklemektedir. Kanseri önleyici unsurlar ise: düzenli beslenme, egzersiz yapma, bol kalsiyum ve D vitamini alma ve önlemek için tarama testlerinin düzenli olarak yaptırmaktır. Çünkü dünyada her yıl yaklaşık olarak 1 milyon insan kolon kanseri ne yakalanmaktadır. Ülkemizde ise bu rakam yılda yaklaşık 30.000 civarlarındadır. İstatistiklere bakıldığında ise erkek bireylerin kansere yakalanma oranı %4,5, kadınlarda ise %3,2 civarlarındadır. Gelişmiş ülkelerde kolon kanseri gelişmekte olan ülkelere göre 10 kat daha fazla görülmektedir.Kanserin 1. ve 2. evrelerinde; cerrahi müdahale yapılarak kanserli bölge temizlenir, 3. aşamaya gelmiş kanserli hastalar için de yine cerrahi yöntem uygulanır. Fakat 4. aşamaya gelmiş hastalarda ise artık cerrahi yöntem uygulanamaz alternatif yöntemler uygulanır.4. aşamaya gelmiş hastalar için fazla umut olmasa da hastaların birçoğunun alternatif yöntemlerle iyileştirilmesi sağlanabilir. Sağlıklı bir vücut için ve kansere yakalanmamak için düzenli beslenme ve düzenli test yaptırmak gerekir.
Adet Sancısı İçin Bitkisel Çözümler
Adet sancısı çeken her kadın, her ay korkulu günler yaşamaktadır. Kimi kadınların hafif geçiyor olsa da, kimi kadınların şiddetli geçmektedir. İçilmeyen hap, konmayan sıcak su torbaları ve ütünün buharı gibi denenmiş yöntem kalmamıştır. Çoğu kadın, karnına yada bacaklarına sıcak su torbası koymaktadır. Ancak sıcak bir torbayı direk temas ettirmeniz size zararlıdır. Çünkü; Sıcak su torbası, adet döneminde damarları genişletip ve kanamayı arttırır. En önemlisi diyabet ve nörolojik hastalar kesinlikle kullanmamalıdır. Kendileri sıcağı hissetmemekte ve bu nedenle sabah kalktıklarında torbanın konduğu yerin yara olduğu gözlenmektedir. Adet sancısına iyi gelen birçok doğal ürün bulunmaktadır. Mecburen içilen haplar, ağrıyı keserken bir yandan demir eksikliği ve B 12 eksikliği meydana getirmektedir. Ancak doğal ürünler ağrıyı keserken kalıcı ve zarar vermeden tedavi etmektedir. Adet sancısına iyi gelen bitkisel takviyeler; Karışık bitkisel çay ( Civanperçemi, aslanpençesi, ada çayı ve çobançantası bitkileri kaynatıp içerisine bir kaşık bal katılarak tüketilmelidir. ) Soğan suyu ( Bir soğanı parçalayın ve 1 litre suyun içerisinde kaynatın. 15 gün boyunca günlük 2 bardak tüketin. ) Safran ( 1 fincan kadar suyun içerisine bir tutam safran atın ve kaynatın. Bal ile karıştırarak tüketin. Zira bal adet söktürücüdür. ) Melek otu (Adet akışını düzenler( arttırır), ağrıyı hafifletir.) Kırmızı ahududu ( Rahmi rahatlatır ) Siyah kohoş ( Adet sancısına birebir ) Zerdeçal ( Adet kramplarını hafifletir, ancak fazla kullanıldığında kanamayı arttırır. ) Papatya çayı ( Kasılmaları azaltır ) Nane çayı ( Sakinleştirir, yatıştırır ) Melisa çayı ( Şişliği azaltır ) Adet döneminde sancıyı azaltmak için yenmesi gerekenler ; Maydanoz, ıhlamur, fındık, fıstık, et, balık, sebze, meyve, beyaz etler, baklagiller, pirinç, patates, yulaf gibi besinler. Adet döneminde yenmemesi gerekenler; Fazla tuz tüketimi, çikolata ( her ne kadar vücut istese de yenildiği taktirde şekeri birden yükseltip ve indirir. Vücutta bu ani artış ve azalmaya olumsuz tepki verir.) çok şekerli yiyecekler. Adet dönemlerinde şekerli kaynamış sıcak su içilmesi de, vücudu rahatlatmaktadır. En önemlisi üşütülmemesi gerekir. Ayaklarınızı sıcak tutmanız ve adet dönemine 1 hafta kala kalın giyinmelisiniz.
Sağlıklı Kilo Verme Yöntemleri
Aşırı kіlosu оlan insanlar zayıflamak ister fakat önemli olan sağlıklı bir şekilde kilo vererek zayıflamaktır. Çoğu zaman bilinçsiz olarak yapılan zayıflama girişimi vücutlar іçіn çok problemi de açığa çıkаrabilmektedir. Sağlıklı bir şekilde zayıflamak durumunda sağlık problemlerini etkilemeyecek yolu ya da yolların seçilmesi gerekmektedir. Bir besine yüklenmek, bazı besin gruplarından bilinçsiz bir şekilde uzaklaşma, beslenme için yanlış sayılabilecek zamanları seçmek veya uzun zaman boyunca midenin açlık yaşaması birçok hastalığa sebep olabilir. Sаğlıklı Zaуıflamak İçin Doğal Yöntemler • Paketlenmiş ürünleri dolaplardan uzak tutarak, cips- kızartma gibi bol yağlı ürünler ile vedalaşmak gerekmektedir. Aksi halde sağlıklı kilo verme yöntemleri hakkında konuşulamaz. • Kahvaltı yapılmadan kilo verme zayıflama ihtimalinin düşünülmemesi gerekmektedir. Dikkatli ve özenli bir şekilde kahvaltıların yapılması gerekmektedir. • Ara öğünlerde meyve veya yoğurt yemek tercih edilebilecek iyi bir tercihtir. Bunun yanı sıra bitki çayı ile biraz badem, ceviz, fındık tüketmekte ara öğünü zenginleştirmek açısından önemli olabilmektedir. • Yağlı besinler ile karbonhidrat içeren besinler gün іçinde aynı zamanda tüketilmemesi gerekmektedir. • Sağlıklı kilo verme yöntemlerinin kesinlikle olmazsa olmazı еgzersiz yapmaktır. Mümkün olduğunca kardiуo çalışmaları yapılarak kаslаrın uyarılması gerekmektedir. Bunun sonucunda yağ yakım oranı artacaktır. • Gazlı ve alkollü içeceklerden uzak durmalı ve karaciğeri rahatlatmak gerekmektedir. • Lif yönünden zengin olan bitkisel gıdalara yönelmek gerekmektedir. • Fаzlа miktarda tuz tüketmek, alınan suyu vücuttа tutar ve ödemlere neden оlаbilmektedir. Bu durum genel sağlık açısından sorunlar ortaya çıkarabileceği gibi zayıflamaya da engel olan önemli bir durumdur. • Genel olarak her vücuda uyacak olan bir önemli husus öğün sayısını çoğaltarak, öğünde yenilecek porsiyon miktarını azaltmak olmaktadır. Bu sayede mide ve bağırsak ѕürekli olarak çalışacak ve sağlıklı kilo verme evresinde sizlere yardımcı olabilir. • Sağlıklı kilo vererek zayıflama düşünüldüğü zaman yürüyüş yapmak gibi sporlar vücut için göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Gün içinde tempolu bir şekilde yapılacak yürüyüşler sayesinde forma daha kolay bir şekilde girebilirsiniz. Atılan terler sayesinde vücutta bulunan toksinleri de uzaklaştırabilmek mümkün olmaktadır.
Sürekli Yaşanan Baş Ağrısı Nedenleri ve Tedavisi
Baş Ağrısı Nedenleri Baş ağrısı küçükten büyüğe herkesin şikayet ettiği bir rahatsızlıktır. Kimilerinde ara ara olurken, kimilerinde ciddi boyuttadır. Ciddi boyutta geçmeyen baş ağrısı durumunda derhal doktora başvurulmalıdır. Baş ağrıları Birincil ve İkincil olmak üzere kısımlara ayrılır. Birincil baş ağrıları; Belli bir hastalığa bağlı olmadan kendisi başlı başına bir hastalık olan baş ağrısıdır. İkincil baş ağrıları; Belli bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan baş ağrısıdır. Birincil Baş Ağrılarının Nedenleri; MİGREN beyin damarlarının genişleyip tekrar daralmasıyla ortaya çıkan baş ağrılarıdır. Bu ağrıları tetikleyenler; Stres, uykusuzluk, yorgunluk, alkol, açlık ve hormon dalgalanmaları dır. Boyun ve kafa derisini içerisine alan GERİLİM TİPİ baş ağrılarıdır. Stres, depresyon, başın zedelenmesi ve uzun bir süre bilgisayar başında çalışmak bu baş ağrısına yol açmaktadır. Gece uykudan uyandıracak kadar şiddetli olan KÜME baş ağrısıdır. Gün içerisinde bir kaç defa kendini gösterebilir. Aylarca sürmesi de gözlenmektedir. Ancak bu tip ağrıların kesin nedeni bilinmemektedir. Parlak ışıklar, sıcaklık ve fiziksel yorgunluk gibi tetikleyici şeylerden uzak durmak gerekir.     İkincil Baş Ağrılarının Nedenleri; Başka bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkan ikincil baş ağrıları; enseden başlar ve aniden gelişir. Baş ağrısı ile birlikte, kusma, bulantı, zihin bulanıklığı ve görme bozukluğu meydana gelebilir. Bu durum işin ciddiyetini gösterir. İkincil Baş Ağrılarına Neden Olabilecek Hastalıklar; Beyin Damar Hastalıkları Baş ve Boyun Yaralanmaları Beyin Hastalıkları Beyin Tümörleri Beyin Sinir Hastalıkları Beyin Enfeksiyonları Sinüzit Beyin Basıncının Yükselmesi     Günlük Baş Ağrıları Neden Olur? Bu baş ağrıları, birincil ve ikincil baş ağrılarının bir belirtisi olabilir. Başka hastalıklara bağlı olmayıp her gün baş ağrısı çeken kişilerin çoğunda, çok sık ağrı kesici aldıkları için tekrarlayan ağrılar görülmektedir. İlaca alışan vücut ilaç alınmadığında baş ağrısı ile sinyal verir. Ayda 9 kez den fazla alınan ağrı kesiciler, baş ağrılarını tetiklerler. Baş ağrıları günlerini altüst edebilir. Bu nedenle baş ağrısı deyip geçmeyin. Hafif gözüküp bazı hastalıkların habercisi olabilir. Kendinize değer verin. Kendinizi önemseyin. Doktorunuzla iletişim halinde olun. Kaynak : http://www.saglikhatti.info/bas-agrisi-nedenleri-ve-tedavisi/
Reklam