Deniz Seki Kanser mi?
Hakkında yakalama kararı çıkartılan şarkıcı Deniz Seki, kanser şüphesiyle savcılığa rapor sunup infaz erteleme talebinde bulundu. Eski özel yetkili mahkemelerden İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen uyuşturucu davasında yargılanan şarkıcı Deniz Seki, “kokain ticareti yapmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmış, Yargıtay da bu cezayı onamıştı. Seki için mahkeme 30 Mayıs günü yakalama kararı çıkartmıştı. Ancak Seki o günden bu yana teslim olmadı ve kendisine ait adreslerde yapılan aramalarda da bulunamadı. Savcılık yanıt vermedi Hakkındaki infaz işlemi uygulanamayan ve “Kaçtı mı?” sorusunu akıllara getiren Seki’nin infazının ertelenmesi için savcılığa sağlık raporu sunduğu ortaya çıktı. İnfaz işlemlerini yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan raporun şubat ayında bir hastaneden alındığı belirtilirken raporda, “Kadınsal bir hastalık nedeniyle kanser riskinin bulunduğu” yönünde tespitler yer aldı. Deniz Seki bu rapor doğrultusunda 5275 Sayılı Kanun’un 16. maddesinde yer alan “Hapis cezasının infazının hastalık nedeniyle ertelenmesi” hükmü kapsamında infazının ertelenmesini istedi. Savcılık ise Seki’nin bu talebine henüz bir yanıt vermedi. Milliyet DAMLA GÜLER
Ayranın Faydaları Saymakla Bitmiyor
Türk mutfağının en eski ve en yaygın içeceği olan ayran içinde bulunan kalsiyum, potasyum ve protein dışında A, A, B12, D, B2 ve B6 vitaminleri ile yediden yetmişe herkes için faydalı.İçerisinde bulunan yoğurt bakterileri sayesinde ayran, vücut için son derece önemli bir besin görevindedir. Hiçbir yan etkisi olmadığı gibi sağlık açısından da oldukça faydalıdır. Eksikliğinde başta depresyon olmak üzere bir çok hastalığa sebep olan B vitamini ayranda bol miktarda bulunur. B vitaminleri anksiyete ve stres semptomlarını hafifletir ve beynin serotonin hormonu salgılamasını sağlar.Bilhassa düzenli beslenemeyen kişilerde çok sık rastlanan bu semptomların etkisini her gün bir bardak ayran içerek azaltabilirsiniz. Ayran dahası elektrolit yönünden de son derece zengindir ve bağırsak florasının stabilitesini artırırak düzenler. Sindirim sistemini düzene sokan ve vücudun sıvı akışını dengeleyen ayran, bunun yanında normal kan basıncını sağlamak için gerekli olan potasyumu da vücuda sağlar. Vücut için adeta bir sağlık kaynağı olan bu mucizevi içeceği hergün mutlaka bir bardak tüketmeye özen gösterin.haber kaynağı: 724saglik.org/Beslenme-diyet
Hızlı Yağ Yakan Sarımsak Çayı
Son dönemin popüler olan ve hızlıca kilo vermenizi sağlayan diyetlerinden bir tanesi de sarımsak çayı. Hazırlanışı oldukça kolay olan sarımsak çayı için gerekli mazlemeler ise; 3 parça zencefil, 3-4 diş sarımsak ve limon suyu. 1 litre suda ince ince doğranan ya da rendelenen zencefil, kaynatılır. Su ve zencefil iyice kaynadıktan sonra, ezilen 3-4 diş sarımsak bu malzemelerin içine eklenir. Bu karışım kaynayıp, 5-6 dakika demlendirildikten sonra çayınız artık kullanıma hazır hale gelir. Sarımsak çayını sabah ve öğlen olmak üzere günün her saatinde içebilirsiniz. İhtiyaç duyulmasına bağlı olarak akşam da içilebilir. Şeker kullanmadan içmek çayın etkisi arttıracaktır, dilerseniz limon ile tatlandırabilirsiniz. Bu çay ödem sökülmesine yardımcı olarak, sindirim sistemini hızlandırır. İçeriğindeki zencefil ve sarımsak bağışıklık sistemi için de oldukça faydalıdır. Buna ek olarak zencefilin yağ yakıcı özelliği de vardır. Çayı çok aç ya da tokken içmemek ve hedeflenen kiloya kadar, düzenli beslenme ve egzersizle desteklenmesi gerekir. haber kaynağı: modernsaglik.net/beslenme-diyet
Kadınlarda Saç Dökülmesinin Nedenleri
Kadınlarda Saç Dökülmesinin Nedenleri1- Demir eksikliği veya kansızlık: Saç uzamasını sağlayan en önemli minerallerden biri demirdir. yetersiz beslenme veya Kansızlık (anemi hastalığı), tiroit hastalıkları gibi sebeplerle demir eksikliğiniz varsa saçlarınız dökülür, Kadın hormonlarına bağlı düzensizliklerde demir eksikliği daha sık görülmektedir.2-Kalıtsal sebepler: Kadınlar da genetik sebeplerle saç dökülmesi yaşayabilir. Erkekler kadar sık olmasa da yinede birçok kadında görülebilir. Kalıtsal sebeplerle saç dökülmesinde saçlar önce incelir sonra seyrekleşmeye başlar. erkekler gibi kel kalma ihtimali düşük olsa bile kadınlarda seyrek saçlar da sorun olmaktadır. Kalıtsal dökülmeler daha çok alın tarafından başlar. ileri aşamada ise tepede dökülme görülebilir.3- Yıpratıcı sebepler: Saçlarınıze sık sık Fön, perma ve boya gibi işlemler yaptırıyorsanız bunlar dakadınlarda saç dökülmesi sorununa sebep olabilir. Zaten bilgili bir kuaföre gidiyorsanız sık sık boyatma veya perma yaptırma konusunda sizi uyarırlar veya yapmazlar. Ama acemi ve bilgisiz kuaförlere giderseniz kazanç sağlamak için saçınızı hergün farklı renge boyamak isteseniz bile karşı çıkmazlar. Aşırı yıpratma sonucu saçlar önce kırılmaya başlar ve görünümü matlaşır. Zamanla dökülmeye sebep olabilir.4- Stres: Erkeklerde ve kadınlarda saç dökülmesinin ana sebeplerinden biri günlük yaşantıdan kaynaklanan strestir.Stres hem beslenmeyi hemde vücut direncini etkileyen önemli bir faktördür. Günlük hayatta her şeyi dert etmeyip sıkıntılarınızı azaltmaya çalışırsanız saç dökülmeniz ve diğer birçok sıkıntınız azalacaktır.5- Beslenme: Dengesiz ve vitaminsiz beslenme saç dökülmesi sorunu gibi birçok hastalığın da sebebi olabilir.Kilo verme ve zayıflama kaygısı ile özellikle bayanların yaptığı ağır diyetler saç dökülmesine ve vücutta başka hastalıklara sebep olabilir. Bu sebeple hızlı diyetlerden kaçınıp yaşamınızı dengeli bir beslenmeye oturtmalısınız. Özellikle Arkadaşlarınızla toplandığınız günlerde fazla yemekten kaçının. mümkünse bu günlere gitmeyin, veya rica edin kızartma yerine bol bol meyve salatası hazırlasınlar.6-Bitkisel Çözümlerden Önce: Saç dökülmesinin sebebini belirleme aşamasında bir doktordan yardım almanız daha faydalı olacaktır. Piyasadaki birçok saç çıkarıcı(!) ve saç dökülmesi engelleyici ilaç bulunuyor ama sizin saçlarınız demir eksikliği sebebi ile dökülüyorsa bu ilaçlar hiçbir işe yaramaz. Bu sebeple önce doktora danışıp cilt kontrolü yaptırmalısınız. belki saçınızda mantar vardır ve aslında çok ucuz bir ilaçla tedavi olacak bu mantar için gereksiz yere para harcıyorsunuzdur.
Ecza Dolabınızda Bulunması Gerekenler
Her şeyin en doğalını kullanmak her zaman önerilse de ecza dolabınızda bulunması gerekenler i de önemsemek gerek. Ecza dolabınızda olması gerekenler Ecza dolabında olması gereken ilk yardım malzemeleri Steril Pamuk ve Steril Gazlı bez Çeşitli boyutlarda sargı bezleri Yara bandı Flaster Makas Termometre Alkol Amonyak Cımbız Oksijenli Su Tendürdiyot veya betadin Ecza dolabında olması gereken ilaçlar Cilt tahrişleri ve yanmalar için merhem Kesikler için antibiyotikli merhem Baş ağrısı ve burkulmalar için ağrı kesiciler Bulantı kesici ilaçlar Hazımsızlık;
Ramazanda Kalbini Yoran 8 Hatalı Alışkanlık
İftar sonrasında ardı ardına sigara ve çay içmek
Çok hızlı yemek yemek
İftar sofrasından kalktıktan sonra spor salonuna koşmak.. Sahura kalkmamak.. Sağlıklı kişileri bile olumsuz etkileyen bu hatalı alışkanlıklar, kalp hastalarında çok ciddi tablolara yol açabiliyor. Örneğin nefes darlığı, ritim bozuklukları, hatta kalp krizi gibi...Ramazan ayı boyunca öğün sayımız ve yeme düzenimiz aniden değişiyor. Bu durum da vücut dengesinin bozulmasına neden olabiliyor. Günlük alınması gereken enerji, protein, vitamin ve mineral oranları Ramazan ayında da değişmemesine rağmen, bu ayda üç öğün olan günlük beslenme iki öğüne düşüyor ve kırmızı et, pide, hamur işleri, tatlı tüketimi artıyor. Tüm bu durumlar da sağlıklı insanlarda bile problemlere neden olabilirken özellikle kalp ve tansiyon hastalığı olanlarda ritim bozukluğu ve kalp krizi gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Fatih Duhan Bayraktar, Ramazan ayında kalbimizi yoran 8 hatalı alışkanlığımızı ve bunların yol açtığı sağlık sorunlarını sıraladı. 1- Hata:Doktora danışmadan oruç tutmak Kronik hastalığı olan kişiler ramazan ve oruç öncesi mutlaka doktorlarının kontrolünden geçmeli ve oruç tutmayı planlıyorlarsa onay almalı. Kronik hastalığı olan herkes oruç tutamaz demek doğru değil. Örneğin günde tek doz alınan bir antihipertansif ilaçla tansiyonu kontrol altına alınan bir hasta, Ramazan ayında ilaç saatini sabitlemek, tuz tüketimini kısıtlamak, yeteri kadar sıvı tüketmek, ağır ve aşırı miktarda yemeklerden kaçınmak koşuluyla oruç tutabilir. Ancak bu durumda olan kişilerin oruç tuttukları dönemde hergün düzenli tansiyon takibi yapmaları ve tansiyonda düşme yada yükselme eğilimi görmeleri durumunda mutlaka doktorlarına başvurmaları öneriliyor. Çok sayıda ilaç kullanan yeni kalp krizi geçirmiş hastalar, ciddi kalp yetersizliği olanlar ise oruç tutmamalı. 2- Hata: Su yerine gazlı, tuzlu veya şekerli meşrubat içmek İftarda yemeğe başlamadan önce 1 veya 2 bardak su içmek gerekiyor. Tüm gün kaybedilen sıvının yerine konulması ve doygunluk hissinin oluşması bakımından bu çok önemli. Gazlı içecekler ise diyaframın kalbe bası yapmasına, bunun sonucunda da ritim bozukluklarına ve nefes darlığına neden olabiliyor. Tuzlu içecekler de kan basıncında yükselmelere yol açabiliyor. Şekerli içecekler kan şekerinde oynamalara neden olup, metabolizmasının bozulmasına yol açıyor. 3- Hata: Bolca şarküteri ürünleri ve hamur işi gıdalara yer vermek İftar sofrasında salam, sucuk ve pastırma gibi ürünleri tercih etmek, gereksiz yere tuz tüketmek, özellikle hipertansiyon ve kalp yetmezliği hastalarını olumsuz etkiliyor. Hipertansif krizi (kan basıncının hayatı tehdit edici şekilde yükselmesi sonucu oluşan durum), kalp krizi, akciğer ödemi gibi ciddi tablolara neden olabiliyor. 4- Hata: Tek bir öğün yiyerek orucu geçirmek ve sahura kalkmamak Sahura kalkmamak için akşam yatmadan önce yemek yemek ve sahurda sadece su içerek tekrar uyumak özellikle yaz aylarında 18 saat gibi uzun bir süre aç kalınmasına ve metabolizma hızının yavaşlamasına sebep oluyor. Uzun açlıklarda kan şekeri düşüyor, sıvı ile tuz kaybı oluyor ve tansiyon düşüyor.. Bütün geceyi ve ertesi günü aç geçirmemek için mutlaka sahura kalkılmalı. 5- Hata: Sahurda ağır yemek yemek Sahurda yağlı ve ağır besinler yenildiğinde metabolizma hızı yavaş olduğu için vücuda alınan besinlerin yağa dönüşümü daha fazla oluyor ve ciddi reflü ile mide rahatsızlıkları görülebiliyor. Yine sahurda şeker içeriği yüksek gıdalar kan şekerini hızla yükseltiyor ve hızla düşürüyorlar ki bu da ertesi gün çok çabuk acıkmamıza ve kan şekerinin çok daha çabuk düşmesine yol açıyor. Kan şekerinin düşmesi sonrası şekeri yükseltmek için vücudun verdiği yanıt, kalbin daha hızlı atmasına ve damarlarda büzülmeye neden olarak kalp hastalarında çarpıntı, tansiyon yükselmesi, kalp damar hastalarında göğüs ağrısı, hatta kalp krizine kadar ilerleyebilecek durumların oluşmasına sebep olabiliyor. Ağır yemekler sonrasında kan akımının mide ve bağırsaklara yönelmesi kalp damar tıkanıklığı olanlarda kalpte beslenme bozukluğuna yol açabiliyor ve yine ritim bozuklarını tetikleyebiliyor. 6- Hata: Kan şekerini hızlı yükselten besinler tercih etmek ve hızlı bir şekilde iftar yapmak Ramazanda yapılan en büyük hatalardan biri de, çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmek. İftarda hızlı yemek yemek kalp ile beyne giden kan akışının azalmasına, bunun sonucunda da göğüs ağrısı, daha da kötüsü bayılmalara neden olabiliyor. Ayrıca midenin kalbe baskı yapması sonucu ritim bozuklukları gelişebiliyor. 7- Hata: İftar sonrasında ardı ardına sigara ve çay içmek İftar sonrası çok sayıda ve peş peşe sigara içmek, nikotinin etkisiyle tansiyon yükselmesine, çarpıntı ve ritim bozukluklarının ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Ayrıca damarlarda büzüşmeye bağlı olarak göğüs ağrısı ile kalp krizine kadar ilerleyen problemler oluşturabiliyor. Yine iftardan sonra fazla miktarda ve koyu çay tüketilmesi zararlı olabiliyor. Çay besinlerden alından demirin emilmesini engelliyor, nabız ve tansiyonda yükselmeye yol açabiliyor. En önemlisi idrar çıkartıcı etkisinden dolayı zaten oruç süresince sıvı kaybeden vücut daha fazla sıvı kaybedebiliyor. 8- Hata: Ağır spor yapmak İftar sonrasında spor salonunda egzersiz veya halı sahada maç yapmak, sakatlık, ritim bozuklukları ve kalp krizi oluşturabiliyor. Ramazanda özellikle yaz aylarında gün içinde ağır egzersizden uzak durmalı. İftar sonrasında hafif, yürüyüş tarzında aktiviteler tercih etmeli.
Sadece Hemşirelerin Karşılaşabileceği 15 Durum
Hemşirelik mesleği halk arasında çok basitmiş gibi düşünülür. En büyük zorluğu doktor çeker, hemşireler onların yancıları gözüyle bakılır. Şunu kabul edebiliriz ki doktorların işi gerçekten de kolay değil. Ancak hemşireler oturduğu yerden mi maaş alıyor da böyle bir yanılgıya düşüyor insanlar şaşırtıcı. Hemşireler meslek hayatlarında bir çok zorluklarla karşılaşarak büyük sorunlar yaşayabiliyorlar. Bu sorunlar hemşireleri hem fiziksel hem de psikolojik yönden etkileyebilir. İşini hakkıyla yapan bütün hemşirelerimizin değerini bilmemiz gerektiğini söyleyerek meslek hayatlarında yaşadıkları zorlukları sizlerin de görmesini istedik.
Daha Sağlıklı Bir Yaşam İçin Kullanmanız Gereken 5 Takviye
Kril,yeryüzündeki en temiz sular olduğu bilinen Antarktika'nın soğuk sularındayaşayan bir canlıdır. Bu canlı, dipte yaşar, su yosunları ve planktonlarlabeslenir. Krill Oil’in Faydaları Kalp sağlığınıza fayda sağlar, Sağlıklı bir karaciğer için yardımcı rol oynar, Hafızayı güçlendirir, Kan şekeri ve Kolesterol gibi kritik sağlık sorunlarıyla mücadelenizde yardımcı rol oynar, Beyin fonksiyonlarını geliştirir, Yaşlanma karşıtı etkisi vardır, Bağışıklık sistemini güçlendirir Önerdiğimiz Krill Oil Ürünümüz
Bu İçecekler Zayıflatıyor
Bu 5 doğal içecekle daha hızlı yağ yakabilir ve göbek bölgenizdeki yağlardan kurtulabilirsiniz.Soğuk Su Vücudunuzun daha fazla kalori yakması için , özellikle sabahları aç karnına içeceğiniz buz gibi bir bardak soğuk sudan faydalanabilirsiniz. Göbek erimesinde en etkili içeçeklerden bir tanesi sudur. Kalori değeri bulunmayan ve doygunluk hissi veren soğuk su, vücudun kendini ısıtırken enerji sarf etmesini sağlarken kalori yakmanızı da sağlar. Özellikle aç karnına içmek oldukça etkilidir. Süt Süt yeni yeni keşfedilen etkisi ile bölgesel yağ yakımı konusunda etkisini göstermektedir. Bu niteliği pek bilinmese de süt etkili bir metabolizma hızlandırıcıdır. Kalsiyum yönünden de oldukça zengin olan süt özellikle karın bölgesindeki yağların yakımını hızlandırır. Günde 2 bardak yağsız süt tüketerek kilo vermeyi kolaylaştırabilirsiniz. Yeşilçay Aslında en bilinen içeçeklerden birisi yeşil çaydır. Yeşilçayın metabolizmayı hızlandıran etkisinin dışında vücut enerjisini harcanmasını artırarak, yağ yakımını da kolaylaştırmasıdır. gün içerisinde 70 kalori kadar daha fazla yakımını sağlayarak uzun sürede etkili bir zayıflama sağlar. Soya Sütü ve Buğday Proteinli İçecekler Etkili protein kaynaklarından biri de soya sütüdür. Bu içeçekler kas artırmasında ve güçlü kaslara sahip olmada yardımcıdır. Amerika’da yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre soya sütü içerikli içeçeklerin, göbek bölgesindeki yağlanmayı azalttığını ortaya koymuştur. Elma Sirkesi Karaciğer detoksuna yardımcı olarak yağ yakımında önemli rol oynar. Vücudun her bölgesinde depolanan yağların yakımını sağlar. Bilhassa göbek bölgesindeki yağlar için son derece etkilidir. Mide sorununuz yoksa sabahları bir bardak ılık sıcak suya 1 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1 çay kaşığı bal ekleyerek içebilir ve yağ yakımınızı hızlandırabilirsiniz. haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-diyet
Daha İyi Bir Vücuda Sahip Olmanız İçin 10 Öneri
Sürekli aynanın önünde durup mükemmel vücuda sahip olmak için hayal kuranlardan mısınız? Fakat yapabileceğiniz birçok şey varken neden orada oturup hayal kurmakla yetiniyorsunuz? Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, size daha iyi bir vücuda sahip olmanın 10 yolunu gösteriyor: 1-Vücudunuzla tekrar iletişim kurun: Aynanın karşısına geçin ve genel vücut proporsiyonunuzu değerlendirin. (Omuz ve kalça yükseklikleri, kafanızın gövdenizin orta hattında bulunup bulunmadığı gibi detaylar kısaca simetri önemlidir.) Yoga veya germe yaparken vücudunuzun nasıl çalıştığını anlayın. Bu aktiviteler sırasında vücut sıvılarınızı nasıl harekete geçtiğini öğrenin. 2-Kardio antrenmanı yapmayı unutmayın: Eğer gerçekten vücudunuzu şekillendirmekte kararlı iseniz egzersiz programınız haftada 3 ila 5 kere, 30-60 dakikalık bir aralıkta orta seviyede aerobik (solunumu hızlandırarak dokulara daha fazla oksijen gitmesini sağlayan) egzersiz içermek zorundadır. Vücudunuzun yeniden şekillenmesi ve esnekliği için egzersizlerin öncesi ve sonrasında germe yapılmalıdır. Joging, yüzme, bisiklet, tenis veya squash gibi aktiviteleri deneyin. 3-Ne yersen osun: Bu cümle oldukça gerçekçidir. Eğer hedefiniz sıkı, fit ve mükemmel görünmekse dürüstçe söylemem gerekirse her gün ağzınıza ne koyduğunuzun farkında olmalısınız. Tabi ki kendinizi kontrol altında tutarken egzersizler sırasında ve günlük yaşantınızda size yeterli seviyede enerji sağlayacak yiyecekleri tüketmeniz gereklidir. Fakat etkisi hızlı geçen, fazla vaatlerde bulunan moda diyetlerden kaçınmanızda fayda var. Vücudunuzun içerden de dışarıdan göründüğü kadar mükemmel olması gereklidir. 4-Kendi vücut tipinize göre kıyafetler seçin: Genelde vücudumuzu beğenmediğimiz zamanlar, bol, iddiasız, salaş kıyafetler giymeye eğilimliyizdir. Güzel kıyafetler seçmek için kilo verene kadar bekleriz. Fakat neden? Şu an iyi hissetmeniz önemlidir, kendinize vücut ölçülerinize göre etkileyici kıyafetler seçin. Kendinizi yenilenmiş ve motive hissetmek için fit kıyafetler edinin. 5-Vücudunuzu bir bütün olarak değerlendirin: Birçoğumuz vücudumuzu bölgesel olarak yargılarız. Bacaklarım çok kalın, dudaklarım çok ince, göğüslerim çok küçük
Bedeninizi sadece negatif gördüğünüz tarafları ile değil bir bütün olarak değerlerin. Vücudunuzun beğendiğiniz kısımlarını ortaya çıkaracak kıyafetler seçin. 6-Pozitif olun: Vücudunuzun nasıl göründüğü daha çok algıya dayanır. Eğer vücudunuzun iyi olmadığını düşünerek yürüyor iseniz vücudunuz ve postürünüz bunu yansıtır. O yüzden her sabah evden bir gülümseme ile ayrılın ve en iyi tavrınızı takının. Duruşunuz ve tavrınız görünüşünüzü belirler. Yürürken ve ayakta dururken kendinize güvenli bir tavır sergileyin. Vücudunuzun bu şekilde daha farklı göründüğünü çok geçmeden fark edeceksiniz. 7-Kendinizi şımartın: Eğer vücudunuzu şekle sokmak için hergün antrenman yapmayı başardıysanız, gidin ve kendinize bütün stresinizi ve gerginliğinizi azaltacak bir masaj hediye edin. Eğer masaj konusunda fanatik değilseniz, küvetinizi doldurun ve suyun rahatlatıcı etkisinin tadını çıkarın. 8-Evde kaslarınızı çalıştırın: Basitçe kendi vücut ağırlığınız ile yaptığınız egzersizler daha iyi bir vücuda sahip olmanızı sağlar. Push-up, squat, karın ve sırt kuvvetlenme gibi egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Hafta 2 veya 3 olmak üzere 10-20 tekrar / 3 set olarak egzersizleri yapın. 9-Vücudunuz tek ve emsalsiz ve tabii ki siz de: Her insanın başka bir genetik yapı, vücut şekli ve ölçüsü ile doğduğunu hatırlayın. Sizin vücudunuz da benzersiz. 10-İlerlenmeyi takip edin: Bu süre içinde vücudunuzdaki gelişmeleri takip etmenizi öneririm. İlk halinizin fotoğrafını çekin, yağ yüzdenizi, bedeninizi, egzersizleri yapma süre ve sayınızı bir yerlere not edin ve her ay karşılaştırın. Böylelikle doğru yapıp yapmadığınız şeyleri değerlendirme fırsatınız olur. Kaynak:HtHayat
En İyi Diyet 'Su'
İngiltere'deki Oxford Üniversitesi beslenme uzmanları, ebeveynlere öğünlerde çocuklarına şekerli ve gazlı içecekler yerine su içirmelerini tavsiye etti. Beslenme uzmanlarına göre, çocukların şeker alım miktarını azaltmak, obezite, yüksek tansiyon, diyabet gibi hastalıkların oluşma riskini önlemek adına su en önemli içecek. Uzmanlar, şekerli içeceklerin her yaştan insan için şeker alımının en büyük kaynağı olduğunu belirtiyor. Bu kaynak özellikle çocuklar ve gençler için büyük problem oluşturmakta. Oxford Üniversitesi beslenme ve halk sağlığı profesörü Susan Jebb, ebeveynlere çocuklarının hayatlarında büyük rol oynamaları için ‘küçük’ bir öneride bulundu. Jebb ‘’Çocuğunuzu su içmesi konusunda bilinçlendirin. Onlar sütten kesildikten itibaren su içmeye başlamalı. Dışarda tonlarca içecek mevcut fakat sıvı ihtiyaçlarını kesinlikle suyla sağlamalılar’’ diyerek su içmenin önemini vurguladı. Profesör Jebb, özellikle her 5 çocuktan birinde obezite hastalığının olduğu İngiltere’de, bu problemle savaşmak adına önlemler alınması gerektiğini savunuyor. Şekerli içecek, enerji içeceği gibi sağlıksız sıvıların tüketimini engellemek için vergilendirmenin uygulanabilir olduğunu fakat insanların yeme içme alışkanlıklarının değiştirilmesi gerektiğini de ekliyor. 'Su yoksa süt' Susan Jebb gibi Sandler da, su içmenin çocuklar için önemli olduğunu vurgulayarak ailelere şu tavsiyede bulunuyor: ‘’Kahvaltıda bir bardak portakal suyu içilebilir. Fakat ebeveynler çocuklarına yemeklerde su içirmeliler. Suya alternatif olabilecek bir diğer içecekse süt.’’ (NTVMSNBC)
Doğal Sivrisinek Kovucu
Yaz aylarının kabusu sivrisinekler le başı dertte olanlar için doğal ve pratik bir çözüm önerimiz var.Kimyasal içerikli sinek kovucuları çekinerek kullananlardansanız bu tam size göre. Hem kaşınmayı kesen hem de sineklerin açık büfe keyfine son verecek şey çay ağacı yağı. Birçok kozmetik markette ya da aktarda satılan çay ağacı yağını sivrisinek ısırıkları için kullanabilirsiniz. Yapacağınız şey çok basit.Sprey şişeye birkaç damla çay ağacı yağı damlatın ve üzerine temiz su koyup çalkalayın. Ardından cildinize püskürtün. İltihap, sivilce ve benzeri durumlarda antiseptik kurutucu olma özelliği de taşıyan, sinek ısırıklarından sizi koruyacak doğal kovucunuz hazır! Olur da sivrisinek saldırısından kurtulamazsanız ve ısırılırsanız, ısırılan bölgeye bir iki damla çay ağacı yağı damlatın. Birkaç dakika içinde kaşıntınız ;