onedio
Bakımlı Eller İçin Püf Noktaları
Bakımlı ve pürüzsüz eller e sahip olmak isteyen bayanlar bu yazımızı mutlaka okuyun. Ellerinizi kurutmayan temizleyici kullanımına önem verin. Her el yıkama sonrası ellerinizin nem kaybettiğini unutmayın. Ellerin ılık suyla, cildi kurutmayan sabunlarla yıkanmasına dikkat edilmelidir. Banyo süreleri kısa tutulmalıdır. Uzun süren banyolar;
Ağız Kokusundan 9 Adımda Kurtulun
Nefeste oluşan kötü koku büyük oranda ağız içi kaynaklıdır. Ağız içi bir enfeksiyon, ilerlemiş bir diş eti hastalığı ya da sadece ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kokuya sebep olur. Ağız kokusunun öncelikle sebebi teşhis edilmeli ve buna göre tedavisi yapılmalıdır. Ağız içi kaynaklı kokularda yapılması gerekenler:Tüm çürükler tedavi edilir.Diş eti hastalığı tedavi edilir. Cepler ve diş taşları elimine edilir.Gömük ve yarı gömük 20 yaş dişleri çekilir.Ağız kokusunun diğer sebepleri:Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar, Şeker hastalığı (aseton kokusu gibidir), Böbrek yetmezliği (balık kokusu gibidir), Karaciğer yetmezliği, Metabolizma bozuklukları (teşhisi zor olabilir, zaman zaman ortaya çıkan kötü bir balık kokusu), Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak gibi durumlarda (Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır) ağız kokusu görülebilir.Ağız Kokusunu Önlemek İçin: 1- Sakız çiğneyinTükürük, ağız kokusu ile savaşmanın en güçlü yoludur. İçinde yemek parçacıklarını yerinden söküp mideye gönderecek güçlü enzimler, güçlü bakteri öldürücü antibiyotikler vardır. Bu nedenle şeker gibi bazı hastalıklarda, pek çok ilacın yan etkisi olarak ortaya çıkan kuru ağızlar daima kötü kokuludur. Sabahları niçin ağzınızın kötü koktuğunu merak ediyorsanız yanıt buradadır; gece boyunca tükürük salgısı azalır ve ağzınızın içindeki yemek parçacıkları uzun süre burada durur. Bakteriler de onları afiyetle kullanır ve çürütür. Böylece sabahları ağzınız kötü kokabilir. Şekersiz sakız çiğnemek tükürük salgınızı artırarak ağız temizliğinize yardımcı olur. Nane şekerleri ve tatlı sakızlar genellikle işe yaramaz ve durumu daha da kötüleştirir. Ancak 'xylitol' içeren sakızlar da bu konuda size yardımcı olabilir.
Sosyal Fobiden Kurtulmak İçin...
Öncelikle aşağıdaki maddeleri dikkatlice ve endişeye kapılmadan okuyarak, bu tür bir davranış şekline sahip misiniz tahlil edin... Başkaları tarafından kabul görmeme, küçümsenme, eleştirilme, dışlanma endişeleriyle sosyal ilişki gerektiren islerden uzak durma Sevilip, sayıldığına kesin inanmadıkça başkalarıyla iletişim kurmak, görüşmek istemez Hafife alınıp, dalga geçileceği endişesi ile yakın ilişkilerde rahat davranamaz, bu ilişkilerde tutukluk yasayıp, kendini ve sahip olduklarını ortaya koyamaz Başkalarının da bulunduğu iletişim gereken ortamlarda düşünce içerikleri yoğun bir şekilde eleştirilme, dışlanma düşünceleri ile kaplanmıştır Hissettikleri yetersizlik duyguları nedeniyle, daha önce karsılaşmadıkları kişilerle ayni ortamda bulunduklarında istedikleri gibi hareket edememelerine, konuşma ve davranışlarında kısıtlılık hissetmelerine yol acar. Kişiler kendilerini sosyal acıdan yeteneksiz, renksiz, etkisiz ,zayıf veya diğer kişilere göre daha değersiz bireyler olarak görürler. Küçük düşüp, mahcup olacakları seklindeki düşünce yapıları nedeniyle kendi baslarına bireysel girişimlerde bulunamaz ve yeni aktivitelere başlamak ya da başkalarına katılmak istemezler. Yukarıdaki maddelerle özellikleriniz birebir örtüşüyorsa çekingen kişilik bozukluğu rahatsızlığınız var demektir. Önyargılı mısınız? Bu kişiler yeni sorumluluk ve dolay isiyle eleştiri alma olasılığı, odak noktası olma, üstlerle daha çok ilişki kurma ve inisiyatif kullanma durumları nedeniyle islerinde daha üst konumlara yükselme tekliflerini reddedebilirler. Başkaları hakkında başlangıçta 'beni eleştirir, beni aralarına almazlar' diye düşündüklerinden yeni ilişkilere girmekten kaçınırlar. Kendilerinden bahsetmekte, iç dünyalarını açmaları konusunda yanlış anlaşılma ve reddedilme endişeleri nedeniyle zorluk yasarlar. Kozanızdan Çıkın Utangaç, ürkek, yalnız, kendini gizlemeye çalışan, sesi soluğu çıkmayan, kendini frenleyen kişilerdir. Olağan şeylerden bile bir çok tehlikenin oluşabileceğini düşünüp, hayatlarını alıştıkları ortam ve kişilerle geçirmeye 'kozaları içinde yaşamaya çalışırlar'. Korkulu, endişeli ve diken üzerinde gibi olan davranışları başkalarınca alay konusu olabilir. Başkalarına kıyasla toplumdan uzak yaşamayı yeğlerler, bu nedenle tanıyanları azdır ve iletişimleri de az olduğundan yeterli destek bulamazlar. Buna rağmen sevgi, saygı, yakınlık görmek ister, mükemmel ilişki hayalleri ile yaşarlar. Çekingenliğin Beraberinde Getirdiği Rahatsızlıklar Sosyal fobi Depresif bozukluklar Diğer kişilik bozuklukları (borderline, paranoid, sizoid, sizotipal k.b.) Tedavi Edilmezse Çekingenlik Daha Fazla Artar Toplumda yüzde 0.5-1 oranında görülmektedir. Çocukluk yaslarında utangaç, yabancılar arasına çıkamayan, yeni durumlar karsısında endişe edip, gerileyen, oyunlara katılmakta isteksiz ya da pasif kalan çocuklardır. Yıllar geçip, ilişki gereği arttıkça daha çok çekingenlikleri ortaya çıkar. Çekingenlikten Kurtulmak İçin Tedavisinde psikoterapi birinci planda yer alıyor. Bu süreçte gerekirse ilaç tedavisinden de yararlanılıyor. Uzmanlar, özellikle medikal tedaviyle birlikte yürütülen terapilerin oldukça başarılı sonuçlar verdiğine dikkat çekiyor. Ancak, çekingenliğin boyutları ne kadar yoğunsa, tedaviden alınan başarı oranı da o kadar düşüyor. Dolayısıyla tedaviye mümkün olduğunca erken başlanması önemli. Hobi Edinin Çekingenlikten kurtulmak için mutlaka bir hobi edinmelisiniz. Ancak grup çalışması gerektiren etkinlikleri seçmeye özen gösterin. Örneğin, basketbol, voleybol ya da tiyatro çekingenliğinizi üzerinden atmanız için birebir. Ortaya çıkan sonuçta, grup üyesi olarak kendi emeğinizin de var olduğunu bilmeniz, hem gruba olan bağlılığınızı artıracak, hem de özgüveninizi kazanmanızı sağlayacak.
Pürüzsüz Bir Cilt İçin Bunları Yapın!
Güzel bir cilt için pahalı ürünler ve karışımlar almak yerine bizim tavsiyelerimizi de uygulayabilirsiniz. Güzel bir cilt için sadece kremler yeterli değil. Çünkü güzellik ve iyi bir cilt ne yediğinizle ve nasıl yaşadığınızla da ilgilidir. Bol C vitamini tüketin Amerikan Beslenme Topluluğu’nun (The American Society for Nutrition) yaptığı araştırmaya göre yaşı ne olursa olsun yüksek C vitamini tüketmek cildin kırışık görünümünü azaltıyor. C vitamini, kollajen sentezinin gerçekleşmesine yardımcı oluyor, bu da cildin esneklik kazanmasını ve kırışıklıkların azalmasını sağlıyor. Basit karbonhidratlardan uzak durun Aynı araştırma sonuçları günlük alınan basit karbonhidratın 50 gram düşürülmesiyle de elde edilmiş. Basit karbonhidratlar şekerli yiyeceklerden aldıklarımızdır. Karbonhidrat kaynağı yiyeceklerden uzak durup bunun yerine lifli yiyecekleri tercih etmelisiniz. En iyi lif kaynakları sebzeler ve baklagillerdir. Doğru yağı tüketin Muhtemelen duymayı beklediğiniz şey ‘yağı bırakmaya odaklanın’ gibi bir şeydi belki ancak gerçek şu ki bazı yağlar hem sağlığınız hem de güzelliğiniz için gerekli. Önemli olan tüketeceğiniz yağı doğru seçmeniz. Linoleik asit ve doymamış omega-6 yağ asitleri cildin yaşlı görünümünü ve cilt incelmesini azaltır. Linoleik asit yemeklerde kullanılan safran, üzüm çekirdeği ve ayçiçeği yağlarında bulunur. Linoleik asit gibi doymamış yağlar omega yağ asitleri içerir ve bu da cildin kalitesini ve sağlığını düzenler. Margarin ve hayvansal yağlar gibi doymuş yağlardan uzak durun.
Etkili Sigara Bırakma Yöntemleri
Sigara bırakma yöntemi tektir. Sigaraya olan gereksiz psikolojik ihtiyacınız sigara içtiğiniz sırada ortadan kaldırılıyor. Sigarayı bırakmak sanıldığı gibi eksiklik demek değildir. Sigara içmeyen biri olarak kendinizi iyi hissedin. Sigarayı bırakmak aslında onun gereksiz bir alışkanlık olduğunu anladığımız anda sanılandan daha kolay bir şekilde hiç zorlanmadan sigara denilen illetten kurtulmamız mümkün.Her sigara tiryakisinin bırakmak için mutlaka birden fazla teşebbüsü olmuştur.Hepsi de hemen hemen başarısızlıkla sonuçlanmıştır.Bizim aradığımız sigara bırakma yöntemleri aşağıda sıraladığımız gibi maddelerden oluşursa işimize gelir çünkü ; Etkisini hemen gösteren En ağır tiryakilerde de aynı şekilde başarılı olan Sigara özlemini hafifleten Etkisi kalıcı olan Güçlü bir irade gerektirmeyen Şok tedavisi uygulamayan Yardımcı maddelere ve gereksiz ıvır zıvıra başvurmayan Kilo da aldırmayan bir yöntem …. Yani bizim istediğimiz hem şoför arkası hem cam kenarı anlayışında bir şey olacak Bu belirtiğimiz yöntemlere gerek kalmadan adeta dalga geçerek sigarayı bırakabilirsiniz.Bunun yöntemi Allan Carr’ın dünyada yirmi beş milyon kişiye sigarayı bıraktıran kişi olarak bilinen kişi uyguladığı yöntem ile sigarayı size 1 saat içinde anlatısı ile aklınızdan silebilir. Allen Carr Bu yöntemi için yazdıklarına özet olarak ele alacak olursak ;
Kansere Karşı Bilinçliliği Arttırmak İçin Erkekler Bikini Ağdası Yaptırırsa
Erkekler için Havva’nın asma yaprağından hallice kumaş parçalarıyla örttükleri egzotik kalçalarıyla samba yapan kadınları çağrıştıran, kadınların ise hayli acılı bir 15 dakika ile ilişkilendirdikleri ülkeden ismini alan ve kadınların acı eşiğinin yüksekliğini kanıtlayan ağda çeşidi Brezilya ağdası, kanser konusundaki bilinçliliği arttırmak adı altında erkeklere uygulandı.Geçtiğimiz günlerde insanları kanser konusunda bilinçlendirmek adına #cockinasock hashtag’i ile penislerine çorap geçirerek çıplak poz veren erkekler, bu kez kendilerini ağda masasında buluyor. Videonun başında neyle karşılaşacaklarını bilmemenin hafifliğiyle sırıtan 20 gönüllü, çok geçmeden Nymphomaniac posterlerine benzer pozlar veriyor.
Reklam
Bebeklerle İlgili İlginç Tespit
İngiltere’de yapılan bir araştırma, bebeklerin tahmin edildiği kadar masum olmadığını düşündürüyor. Bilim insanları, bebeğin hayatta kalma şansını artırmak için bencilce davranıyor olabileceğini iddia ediyor. Bebeklerin gece ağlama nedeninin, annelerinin başka bir bebeğe hamile kalmasını önlemek olabileceği iddia edildi. Bilim insanları, bebeklerin annelerini yönlendirmeye programlandıklarını, zaten yorgun düşen annenin daha fazla yorularak onu ihmal edeceği korkusuyla başka bir bebeğin doğmasını önlemek için gece ağladıklarını öne sürdü. Gece emzirmenin hamilelik sonrasında tekrar gebe kalma süresini uzattığını belirten araştırmacılardan David Haig, gece emmek isteyen bebeklerin bilinçsiz olarak bu dönemi uzatmaya ve yeni bir bebeğin doğmasını engellemeye çalıştığını belirtti. haber kaynağı:724saglik.org/sağlık-haberleri
Spor Yapanlar Nasıl Beslenmeli?
Spor salonlarında haftada iki-üç kez kardiyo, pilates, zumba ve hafif ağırlıkla çalışan ya da yüzenler; spordan önce ve sonra neler yemeleri gerektiği konusunda merak içindedirler. Amatör olarak spor yapanlar, beslenme konusunda bazı kuralları öğrenirler. Bunlardan biri; egzersiz öncesinde karbonhidrat, egzersiz sonrasında ise protein ağırlıklı beslenmeleridir. Ancak bu beslenme kuralı, kişinin fit görünmesi için tek başına yeterli olmaz. Bu nedenle spor yaparken dikkat edilmesi gereken tüyoları ve spor günlerinde beslenmenizi nasıl planlayacağınızı sizlerle paylaşmak istedim.  1500 KALORİ ALMAK YETER  Haftada dört kere 45-60 dakika yürüyüş yapan bir kişinin, normal beslenmesinin dışında hiçbir değişiklik yapması gerekmez. Ancak fit bir vücuda sahip olmak istiyorsanız, haftada en az altı kere egzersiz yapmalısınız. Ayrıca hem yağ yakmak, hem de kaslı görünmek için günlük ortalama günlük 1500 kalori ile beslenmelisiniz. Eğer yapacağınız egzersizle ortalama 1000kalori harcarsanız, düzenli kilo verirken kaslarınızın da kütlesel olarak korunmasını sağlarsınız. Egzersiz süreniz; ısınma, temel aktivite (atletik fitness), soğuma, karın hareketleri ve kardiyo ile beraber iki saat sürmeli. Genelde 45 dakikada atletik fitness ağırlık antrenmanı, 15 dakika karın hareketleri ve bir saat kardiyovasküler egzersiz yaparsanız; vücudunuz, bu kaloriyi dengeli bir şekilde kullanabilir. Böylece her hafta sadece yağlarınızdan ortalama bir kilo verebilirsiniz.
Reklam
Sağlıklı Saçlar İçin 5 Altın Kural
Saç bakımına sadece mevsim geçişlerinde değil, her zaman dikkat etmek gerekiyor. Saç ve saç ürünleri konusunda araştırmalar yapan Ecz. Dr. Özden Kasımoğlu’dan saç bakımında dikkat edilmesi gereken kurallarSaç bakımı tüm kadınların ortak sorunu. Stresten, mevsim geçişlerinden ve saç şekillendiricilerden yıpranan saçları daha sağlıklı hale getirmenin 10 yolunu Ecz. Dr. Özden Kasımoğlu açıklıyor.1. Stresten uzak durun, stres saçlarınızın dökülmesine yol açar.2. Saçlarınızı iyi durulayın, iyi durulanmayan saç çabuk yağlanır; saçlarınızı matlaştırır ve elektriklendirir.3. Ellerinizi saçlarınızdan uzak tutun, sürekli saçlarla oynamak saçları yağlandırır ve fazla yağlanma saçlarınızı döker.4. Sağlıklı beslenin, yanlış uygulanan diyet, hızlı ve belirgin kilo kaybı ve dengesiz beslenme saç dökülmesine neden olur.5. Tararken özen gösterin, yanlış fırça kullanımı saçlarınızı döker, saçlarınızı taramadan önce sıvı saç kremi kullanmak, yıpranmasını ve dökülmesini önlemeye yardımcı olur.
Kalori Hesabı Yapmayan Çin Diyeti !
Yin, örneğin, peynirde, sebzelerde ve meyvede bulunur. Yang ise ette ve baharatlarda. Zayıflamak ve sağlıklı kalmak için bu iki enerjinin organizmada eşit oranda bulunması gerekir. Yang enerjisinin ağırlıkta olduğu insanlar besin yoluyla yin enerjisini güçlendirmelidir. Ya da tam tersi.Eğer bir besinden fazla miktarda ya da az miktarda alınırsa organizma bundan etkilenir. Sonuç olarak da kilo alınır ya da verilir, güçten düşülür. İdeal kiloya ve forma kavuşmak için neyi daha sık ve neyi daha az yemek gerektiğini bilmek gerekir. Çin diyetini uygulamanın bir başka nedeni de çok dengeli bir beslenme sunmasıdır. Bu diyette bol miktarda karbonhidrat, hububat ve sebze yenir. Yağ alımı ise en aza indirilir. Yalnız diyeti uygulamadan önce yin mi yoksa yang yapıda mı olduğunuzu saptamanız gerekir. Bunun için de testimizin soruların yanıt vermeniz yeterlidir.Yin misiniz yang mı?Hangi besinlere ağırlık vermeniz gerektiğini bilmek için bu testi uygulayarak yapınızı belirleyin. Aşağıda sıraladığınız özelliklerin çoğu sizde varsa yin tipisiniz demektir. Bu durumda yang besinlere ağırlık vermenizi öneririz.Sakin, içe dönük, sessiz, oldukça pasif birisiniz.Ten renginiz soluk ve sık sık üşürsünüz.İştahınız az.Az sıvı alıyor ve genelde sıcak içecekleri yeğliyorsunuz.Metabolizmanız ağır çalışıyor.Kötü hazım ve kabızlık sorununuz var. Ve genellikle ayaklarda şişmeden yakınıyorsunuz.Genellikle kalçalarda, karında ve baldırlarda yağ birikimi oluyor.Eğer aşağıdaki özellikler size daha çok uyuyorsa yang tipisiniz demektir. Dengeyi sağlamak için yin besinleri yemelisiniz.Dışa dönük, dinamik ve çabuk öfkelenen birisiniz.Soğuğu pek hissetmiyorsunuz.Sık sık ve iştahla yiyorsunuz.Metabolizmanız hızlı ve çok enerji yakıyorsunuz.Karın kramplarından ve mide yanmasından şikayetçisiniz.Daha çok vücudunuzun üst kısmı şişmanlıyor.Yin tipi diyetiPazartesiKahvaltı :Tarçınlı çay, 1 bardak pirinç sütü. 3 etimek.Öğle : Sebzeli pilav. Biraz kırmızı biber veya soya sosu ile tatlandırılmış tavada sebze.İkindi : 1 meyve.Akşam : Buharla pişirilmiş pilav ve safranlı dana eti. Fırında domates. 2-3 haşlanmış erik.SalıKahvaltı : 1 fincan çay. Müslili süt.Öğle : Haşlanmış soya fasulyesi, havuç ve mısırlı salata. 1 haşlanmış elma.İkindi : 1 meyve.Akşam : Buharda pişmiş pilav ve fırında balık. Buharda pişmiş sebze.Kaynak: http://www.sag-lik.net/beslenme-ve-diyet-kalori-hesabi-yapmayan-cin-diyeti-4630.html
Yaşlanma Karşıtı Cilt Bakımının Püf Noktaları
Cildinize zamanın elinin değmesini istemiyorsanız günlük hayatınızda yapacağınız değişiklik ve uygulamalarla yaşınıza göre daha genç bir cilde sahip olabilirsiniz…Yaşlanma karşıtı cilt bakımının püf noktalarını Hisar Intercontinental Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Funda Ataman’dan öğrendik…Cilt bakımı için yaşlanmayı beklemeyin!Cildiniz de yaşlandığı için cilt bakımına 20’li yaşlarda başlamak gerekir. Genleriniz, günlük alışkanlıklarınız ve güneş cilt bakımına başlama yaşınızı belirler. Düzgün, yumuşak ve sorunsuz bir cilt istiyorsanız bir dermatoloğa başvurarak cildinizin özelliklerini öğrenmeniz ve ona uygun ürünler kullanmanızda fayda var. Yumuşak bir temizleyici kullanın.Kuru bir cildiniz varsa krem; yağlı cilde sahipseniz yağ içermeyen köpüklerle cildinizi temizleyin. Eğer hassas bir cildiniz varsa tahrişi önlemek için mutlaka dermatoloğa danışarak ürün kullanın. Yüzünüzü ılık veya soğuk suyla, çok ovmadan yıkayarak kurulayın. Sıcak su cildin doğal nemini bozabilir. Cildinize özel nemlendirici seçin.Nemlendirici cildinizi korur ve geliştirir. Cildiniz yağlı bile olsa her gün hafif, yağsız nemlendiriciler kullanabilirsiniz. Eğer kuru bir cilde sahipseniz, günde birkaç defa nemlendirici kullanmanız gerekebilir.Güneşten korunun.Kapalı alanda çalışsanız da gündüz saatlerinde her zaman güneşten korunmanız gerekir. Güneş ışınları bulutlar ve pencerelerden geçebilir. Birçok nemlendirici güneşten koruma özelliği de içerir. Ancak kullandığınız nemlendiricinin bu özelliği yoksa en az 30 koruma faktörlü güneş kremi kullanın. Dudaklarınızı da ihmal etmeyin. Günlük bakımınızı ihmal etmeyin. Güne cildinizi temizleyerek başlayın. Nemlendiricinizi ve güneş kreminizi ihmal etmeyin. Gece ise dermatoloğunuzun kullanmanızı önerdiği anti-aging ve nemlendiricinizi kullanın.
Reklam
20 Günde 8 Kilo; Tarkan Diyeti !
Ünlü popçu Tarkan, 20 günde 8 kilo vererek 78'den 70'e düştü. Peki bunu nasıl başardı? Megastar Tarkan, 20 günde 8 kilo vermeyi başardı. Her gün 2 saat aletli spor yapan Tarkan'ın mucize diyeti.UN, ŞEKER, TATLI YOKUn, şeker, margarin ve tatlıdan uzak durdu, bol su içti. Sonunda, 20 günde 8 kilo vermeyi başaran Tarkan, 78 kilodan 70 kiloya düştü.Kahvaltı :1 kibrit kutusu büyüklüğündeyağsız, tuzu alınmış beyaz peynir.İnce bir dilim kepek ekmeğiŞekersiz çay ve kahve1 tatlı kaşığı pekmez, reçel, bal ya da marmelatÖğle : 3 Adet ızgara köfte ya da 90 gram tavuk eti veya yağsız buğulama balık (Kesinlikle yağda kızartılmayacak.)1 tabak salata1 çay bardağı yoğurt2 adet kepekli ekmekMevsim meyvesiAkşam :Mevsim meyvesiAz etli, çok az yağlı ıspanak, taze fasulye, bamya, karnıbahar, patlıcan, vs. sebzelerden herhangi biriMevsim salatası1 adet kepekli ekmekKaynak http://www.sag-lik.net/beslenme-ve-diyet-20-gunde-8-kilo-tarkan-diyeti-4658.html
Çocuklarda Cinsel Eğitim Nasıl Olmalı?
Cinsellik ; sağlıklı bir insan profilinde önemli bir yer tutar. Cinselliğin temeli çocukta verilen eğitimlerle atılır. Çocuğun kendi bedenini keşfetme süreci ile başlayan cinsellik oyunlarla devam eder. Bir çok anne – baba çocuğun cinselliği çağrıştıran davranışları ile karşılaştığında ne yapacağını bilememekte ve bu davranışları yetişkin cinselliği ile karıştırmaktadır. Oysa ki çocuk cinselliği yetişkin cinselliğinden tamamen farklıdır ve çocuğun gelişiminde normal bir süreç olarak değerlendirilir. Cinsel eğitimde anne babaların öncelikle bilmesi gereken şey; sakin olmak ve bu keşfin doğal bir süreç olduğunu kabul etmektir. Cinsel keşifler iki yaş dönemi ile birlikte artar. Bu dönemde; hareketlenen çocuğun bezlenme ve tuvalet eğitimi sürecinde cinsel organına dokunması ve bu dokunuşlarda hoşa giden farklı duygularını keşfetmesi ile başlar. Oyunlarında başta rastlantısal olarak başlayan bu davranış sonra bilinçli dokunuşlarla sık olarak tekrar edebilir. Bu davranışın engellenmeye çalışılması çocuğun dikkatini daha çok çeker ve merakını arttırır. Özellikle de iki yaş çocuğunun inatlaşma özelliği ile bu davranışın pekişmesi sağlanır. Sürekli yapılacak uyarılar çocuğun kendini suçlu hissetmesine ve hata yaptığı düşüncesine kapılmasına neden olabilir. Bu davranış tekrarının çok fazla olduğu gözlendiğinde; çocukta bazı stressel faktörlerin varlığı düşünülebilir . Bu davranış doğal bir süreç olarak kabul edilse de sıklığı önemlidir. Yalnız kalan, canı sıkılan , oyun arkadaşı bulamayan , sürekli olarak engellenen, beslenme – tuvalet eğitiminde baskı yapılan ve içe dönük yapıdaki çocuklarda bu davranış daha sık gözlemlenir. Bu nedenlerin tespit edilerek anne baba tarafından gerekli önlemlerin alınması gerekir. Uyku dönemlerinde de bu davranışların sıklığının arttığı gözlemlenmektedir. Bu nedenle önerimiz; özellikle de bu dönemde çocuğun uykusu gelmeden yatağına yatırılmaması veya uykuya dalana kadar yanına kalınmasıdır. 3-5 yaş aralığında cinsel bilgiler çocuklar tarafından daha çok öğrenilmek istenir. Soru kime sorulursa o kişi cevap vermelidir. Bir kız çocuğu babaya soru yönelttiğinde “Annene sor.” gibi bir yönlendirme çocukta olumsuz bir izlenim yaratacaktır. “ Ben nasıl doğdum ? Bebekler nasıl dünya gelir ? Okuldaki arkadaşımın neden pipisi yok ? Neden o ayakta tuvaletini yapıyor ?” Bu sorular, kesinlikle cevapsız bırakılmamalıdır. Cevaplar çocuğun anlayabileceği bir dilde ve yaşına uygun olmalıdır. Çocuk cinsel eğitimi kitaplarındaki kadın ve erkek bedenlerini birlikte inceleyebilirsiniz. Cinsel organları bilimsel isimleri ile tanımlayabilirsiniz.Sorulan soruya şaşırdıysanız , nasıl cevap vereceğinizi bilemediyseniz bunu hissetmemesine özen gösterin. Sizin her tepkinizi izlediğini unutmayın. Doğal davranışlarınız ve rahat açıklamalarınızla cinselliğin normal bir süreç olduğunu öğrenecektir. Arkadaşları ile oyunlarında birbirlerinin cinsel organlarını tanımaya çalıştıklarını görebilirsiniz. Oyunlarında karı- kocacılık, sevgili olma, öpüşme vb davranışlar sizi şaşırtmasın. Bu oyunlarına kızarak ve ayıplayarak tepki göstermemelisiniz. Ona arkadaşı ile nasıl oyun oynaması gerektiğini sakince açıklayın. Bazı şeyleri merak etmesinin doğal olduğunu , arkadaşının ve kendisinin cinsel organının kendilerine özel olduğunu, sadece doktorunun ve acıdığında anne – babanın dokunabileceğini anlatabilirsiniz. Kendinizden de örnekler vermeniz onu rahatlatabilir.
Hamilelik İle İlgili En Çok Merak Edilen 8 Soru
Bebek yoldaysa heyecanlı bir dönem başlar. Sadece bedeniniz değil aynı zamanda günlük hayattaki olaylara bakış açınız da değişir. Bununla birlikte hamilelik ve doğum ile ilgili olarak kafanızda birçok soru oluşur. Hamilelikle ilgili en çok merak edilen 8 soru ve yanıtı… 1. Ultrason çocuk için zararlı mı? Uzmanlar ultrasonun çocuklar için yüzde yüz zararsız olduğunu iddia etmiyor. Bundan dolayı bu yöntem bebeği seyretmek için bir gösteriye dönüşmemeli. Aksine sadece gelişimini takip etmek için kullanılmalı. Sorunsuz geçen bir hamilelikte üç kez kapsamlı ultrason muayenesi yapılır. Bunlar 9. – 12. hafta, 19. – 22. hafta ve 29. – 32. hafta arasında yapılabilir. 2. Araba yolculuğunda nelere dikkat edilmeli? Uzun süren yolculuklarda sık sık mola vermeye çalışın. Tuvalet ihtiyacınızı düzenli olarak giderin. Kollarınızı ve bacaklarınızı molalar esnasında hareket ettirin. En iyisi kısa bir yürüyüş yapmak. Yeteri miktarda sıvı almaya gayret edin. Emniyet kemerinin alt bölümü karnınızın alt kısmını sarmalı. Böylece olası bir kaza anında karnınız baskı görmemiş olur. Bebek için endişelenmenize gerek yok. Çünkü plasenta ona gereken korumayı sağlayacaktır. 3. Hangi gıdaları kesmeliyim? Belli başlı birkaç yiyecek özellikle toksoplazmayı arttırdıklarından mutlaka dikkatli tüketilmeli veya tamamıyla mönüden çıkarılmalı. Bunların başında çiğ kırmızı et (çiğköfte), çiğ yumurta ve çiğ süt ürünleri geliyor. Salatayı daima çok iyi yıkayın. Mümkün olduğunca ciğer tüketmeyin. Her gebenin kişisel durumundan kaynaklanan farklılıkları vardır. Bundan dolayı doktorunuza hangi besinleri tüketebileceğiniz ve hangilerinden vazgeçmek zorunda olduğunuzu mutlaka danışın. 4. Hangi rahatsızlıklarla karşılaşabilirim? Hormonlarınızın değişmesi bedeninizde bazı farklılıklara yol açabilir. Bunlardan başında gelenler:: Mide yanması: Gebeliğin son aylarında bebek mideye baskı uygular. Buna bağlı olarak mide asidi yükselir ve ağzınızda veya gezinizdeki acı tat oluşur (Reflü). Böyle bir durumda su ya da süt içebilirsiniz. Kahve ve şekerli gıdalardan kaçının. Kabızlık: En kolay çare bolca doğal gıdalarda saklı. Kepekli besinler veya bağırsaklarınızı çalıştıracak seçenekler tüketin. Bolca sıvı alın ve hareket edin. Müshil ilacı kullanmayın. Sık idrara çıkma: Çevrenizde bulunan tüm umumi tuvaletleri ezberlediğiyseniz duruma şaşırmayın. Dolaşım sisteminizdeki hızlanma böbreklere yansıdığından ihtiyaç giderme sayınız artacak. Bebeğin baskısının da etkisi var. Durum size sıkıcı gelse de herhangi bir zararı yok. Bulantı: Hormonların değişmesine bağlı olarak mide bulantıları geçirebilirsiniz. Özelikle sabahları karşılaşacağınız bu rahatsızlık gün boyu sürmez. Mümkün olduğunca hafif atlatmak için hemen yataktan kalkmayın ve çay için. 5. İki kişilik mi yemeliyim? Hamilelik boyunca 6 ila 20 kilo almak normal sınırlar içinde sayılabilir. Dokuz ay boyunca enerji ihtiyacınız çok yüksek olacak. İlk üç ayda günde 2400 kalori sizin için yeterli olacak. Zaten bir gebenin bu kadar kalori tüketmesine izin var. İkinci üç ayda günde 2600 son üç ayda ise günde 2800 kalori tüketebilirsiniz. Bedeninizin bu dönemde yüksek miktarda vitamin ve minerale ihtiyacı var. Albümin (kırmızı et, balık, süt ürünleri, patates, kepekli ürünler) hücre yapımında faydalı. Bundan dolayı normal ihtiyacın iki katını almak gerekli. Kalsiyum (günde yarım litre süt, süt ürünleri) bebeğin kemik ve diş oluşumu için çok önemli. Demir (kırmızı et, kepekli ekmek, yeşil sebzeler) kan yapımını destekler. Vitaminler (meyve, sebze, kepekli ve sütlü ürünler) dolaşımı harekete geçirir. Tatlı su balığı ve iyotlu tuz iyot eksikliğin giderir. 6. Çatlaklar oluşmak zorunda mı? Bu tamamıyla cildinizin yapısına bağlı. Ama kadınların yüzde 70′inden fazlası gebelikte çatlaklarla karşılaşıyor. Buna şaşmamak gerekiyor çünkü karnın çapı 50 – 60 cm kadar büyüyor ve bu durum cildiniz için ağır bir yük. Liflerin maksimum esnemesi gerekiyor ve cildiniz zayıfsa yırtılabilirler. Her ne kadar çatlakların rengi hamileliğin ardından soluklaşsa da izleri hep kalır. Gebeliğin 18. haftasından itibaren karnınıza buğday özlü yağlarla masaj yapmak size yardımcı olabilir. 7. İlk defa ne zaman hareket edecek? Hamileliğin belki de en heyecanlı anı bebeğinizin ilk tekmesini atması. İlk hamilelikte genelde 20. haftada ilk hareketler hissedilebilir. Deneyimli anneler ve ikiz bekleyenler 18. haftadan itibaren heyecanlanmaya başlayabilirler. 8. Doğumun başladığını nereden anlayabilirim? En önemli belirtileri sancıların başlaması veya suyun gelmesi. Böyle bir durumda derhal hastaneye başvurun. Bazı kadınlarda günler öncesinden akıntı başlar. Bazılarında huzursuzluk veya ishal görülüyor.
Reklam
Yüksek Tansiyonu Problemi Olanlara Dash Diyeti
Hipertansiyon problemi olan kişilerin uygulaması gereken diyet türlerinden biri olan Dash Diyeti’nin temel amacı, tüketilen besinlerin düşük kalorili miktarda olması ve yoğun olarak lifli gıdalar tüketilmesiyle sağlıklı bir beslenme programı sağlamaktır. Dietary Approaches To Stop Hypertension olan ve baş harflerinden dolayı DASH Diyeti olarak bilinen bu beslenme programı Türkçe olarak da hipertansiyonu durdurmak için gereken beslenme programı olarak çevrilebilir. Diyet, Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından onaylandığı için tamamen sağlıklıdır ve yüksek tansiyon problemi olan kişilerin tedavisini destekleyici bir özelliğe sahiptir. Dash diyetinde tüketilen besinler kolestrol ve yağ bakımından oldukça düşüktür. Özellikle bu yüzden kırmızı et tüketim miktarı düşürüldüğü gibi kişinin düşük doymuş yağ seviyesine inmesi amaçlanmaktadır. Beslenme programına göre hayvansal yağlar mümkün olduğunca az tutulup bol bol meyve ve sebze tüketilmelidir. Lif bakımından zengin gıdaların yanı sıra tam tahıllı ve karbonhidrat içeren besinleri de içermektedir. Diyet esnasında süt ve süt ürünleri kalsiyum ve protein kaynağı olarak kullanılsada mutlaka yağsız veya az yağlı olarak tüketilmesi önerilir. İçerisinde şeker içeren yiyeceklerin veya içeceklerin günlük tüketim miktarının son derece kısıtlı olduğu Dash diyetinde sodyum miktarına da dikkat etmeniz gerekir. Yaklaşık olarak günlük bir çay kaşığı kadar sodyum tüketmeniz önemlidir. Dash diyetini uygularken dikkat etmeniz gereken birkaç tane temel kural var. Bunlardan ilki, hazırlamış olduğunuz salatalarda istediğiniz kadar limon, sirke kullanabilmenize rağmen en fazla bir tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edip hiçbir şekilde tuz kullanılmaması gerektiğidir. İkinci olarak ekstradan lezzet katması ve daha doyurucu olması açısından salatalara ilave edilen tavuk eti kesinlikle derisi temizlenmiş göğüs eti olmalıdır. Aynı şekilde yemek porsiyonlarında da deri tüketmemeye özen göstermelisiniz. Üçüncü dikkat etmeniz gereken kural sadece bu diyete özel olmasada sağlıklı bir sindirim sistemi ve fazla kilo alınmaması için dikkat edilmesi gereken bir nokta olan yemeklerin doğru bir şekilde tüketilmesidir. Besinleri yerken iyice ağzınızda çiğnemeli ve ufak lokmalar halinde yemelisiniz. Dördüncü kural ise etin dışında pilav ve sebze tüketildiği zaman ana yemekle birlikte değil farklı bir tabakta; ama ana et yemeğiyle birlikte yenmesidir. Son olarak ara öğünleri atlamadan, bu öğünlerde düşük kalorili meyvelerden faydalanabilirsiniz. Kahvaltı Öğünü -1 Bardak taze sıkılmış portakal suyu -1 Bardak yağ içermeyen süt ve 1 çorba kaşığı gevrek -1 Adet Muz İstediğiniz kadar domates, biber ve salatalık -1 Dilim kepekli ekmek -1 Çay kaşığı bal Öğle Öğünü -Yeşil salata (İçerisinde tavuk göğüs eti olabilir.); -1 Bardak yağ içermeyen yoğurt -1 Dilim kepekli ekmek -1 Adet portakal Akşam Öğünü -250 Gram ızgarada yapılmış balık -Bol miktarda haşlanmış brokoli ve domates -1 Adet elma -4 Kaşık esmer pilav -1 Dilim kepekli ekmek Tüm Ara Öğünlerde İstenilen Herhangi Biri Tüketilebilir -1 Tane Meyve -4 Tane Kuru Kayısı -4 Tane Taze Ceviz -8 Tane Taze Fındık
Plastik Türlerine Dikkat!
Plastik kaplarda satılan ürünü almadan önce ‘plastik türünün’ sağlığa zararlı olup olmadığını anlamak için ambalajın üzerindeki numaralara dikkat edebilirsiniz. Plastik kapların altında 1’den 7’ye kadar rakamlar var. Gıda maddesi alırken kırmızı ile işaretlenen numaralar oldukça zararlı.. 1’in anlamı, PET veya PETE polietilen demektir. Genelde su, iki litrelik alkolsüz içecekler ve yağların konduğu pet şişelerde kullanılır. Cam gibi şeffaftır, zararsızdır.  2 ise HDPE yüksek yoğunluklu polietileni işaret etmektedir. Deterjan ambalajları ve pet sütlerde bulunur bu da zarar içermez.  3 rakamı PVC polivinil klorid içermektedir. Streç folyo, dış mekanda kullanılan eşyalar, plastik pipo, zemin malzemesi, duş perdeleri, şeffaf ve kabartmalı plastik ambalajlarda kullanılır, zararlıdır.  4 rakamı LDPE az yoğunluklu polietilendir. Kuru temizleme ve çöp torbaları, yemek saklama kaplarında bulunur, zararsızdır.  5 rakamı şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında kullanılır ve zararsızdır.  6’nın anlamı PS polistirendir. Yemiş paketleri, plastik bardak-tabak, markette etin satıldığı köpük tabak, hazır paket fast food ürünlerindendir, zararlıdır.  7’ ise diğer ürünleri işaret etmektedir. Bunlar birden altıya kadar kullanılan plastiklerin dışında kalanlardır. Yemek saklama kapları ve bazı pet şişelerde bulunur, kullanılması oldukça zararlıdır.
Reklam
Göbek Türünüze Göre Zayıflayın
Lastik göbek Bu tarz göbekler yanlış beslenme ve az egzersiz sebebiyle oluşur, zayıflatmak kolaydır. Genel olarak masa başı iş yapanlarda ve şekerli yiyecekleri bol oranda tüketenlerde görülür. Öneriler Lastik göbeği eritmek için; evvela alkol tüketimini azaltın. Alkolün içindeki şeker göbeğinizin daha da genişlemesine neden olacaktır. Alkolsüz geçen 2 hafta sonunda sağlıklı besinler tüketmeye ve daha çok hareket etmeye özen gösterin. “Az yağlı ve diyet” aburcubur yiyeceklerden uzak durun. Balık, yumurta, organik et ve sebze gibi yiyecekleri tercih edin. Avokado, fındık gibi iyi yağları tüketmekten korkmayın, egzersiz olarak ise yürüyüşe çıkmak veya yoga yapmak faydalı olacaktır. Stres göbeği Stres göbeklerine daha çok mükemmelliyetçi insanlarda rastlanır. Bu tip insanların genelde sindirim problemleri vardır. Bu nedenle göbekleri olduğundan daha büyük görünür. Kişi strese kapıldığında kortizol hormonu salgılar, bu da vücuttaki yağın karnın etrafına yapışmasına neden olur. Stres göbeğine sahip kişiler çok fazla kahve içer ve öğünlerini aburcuburla geçiştirirler. Öneriler Erken yatın. Erken yatmak beyinde iştahı kontrol eden leptin hormonunu etkiler. Bu yüzden daha çok yeriz ve şeker tüketim gereksinimimiz artar. Uyumadan önce meditasyon yapın veya uzun ve sıcak bir duş alın. Bu iyi bir uyku sağlayacaktır. Küçük göbek Küçük göbeklere sahip kişiler genelde çalışan, kariyer sahibi kadınlardır. gün zarfında genelde aynı yiyecekleri tüketir ve rutin bir program uygularlar. Bu kişiler egzersiz bağımlısı insanlar bile olabilir. Fazla egzersiz de karın kaslarının bu şekilde bir çıkıntı oluşturmasına sebebiyet verebilir. Öneriler İyi ve lifli besinler tüketilmelidir. Bu sindirim sisteminizi düzene sokacaktır. Tam tahıllı ürünler ve yeşil yapraklı sebzeler doğal lif kaynaklarıdır. Yanlış çekilen mekik sırttaki kavisi azaltarak göbeğin daha da öne çıkmasına neden olur. Hamile göbeği Hamile göbeklerine sahip olan kadınlar genelde birkaç yıl önce doğum yapmış olanlar arasındadır. Doğumdan sonra düşen rahim ağırlaştığından göbeğin eski haline gelmesi uzun zaman alır. Öneriler Hamilelikten kalan göbekler için; alt karın çalıştırılarak kan akışının bu kısımda hızlanması ve gevşeyen kasların sıklaştırılması sağlanmalıdır. Balık yağı kapsülleri alınarak, yağ depolayan hormonları durdurup yağ yakıcı salınımı yükselterek burada bulunan yağlanma azaltılmalıdır. Şiş göbek Şiş göbek tipi; genellikle sindirim sorunlarına bağlı gaz birikmesi, alerji veya yanlış diyetten kaynaklanan göbeklerdir ve genelde sabah saatlerinde şişkin görünümdedir. Zayıf, kilolu farketmeksizin her tür kadın bu göbek sorunundan şikayet edebilir. Öneriler Kişiden kişiye farklılık gösteren sindirim sorunlarının en yaygın nedeni, tahıl, alkol, mayalılar ve işlenmiş gıdalardan kaynaklanır. Bu gıdaların içeriğindeki şişkinliğin ana sorumlusu olan glüten maddesinden uzak durulmalıdır. Yanlış beslenme veya uzun süreli açlık da şişkinlik yaratır. Doğru nefes alınmalıdır. Her sabah gevşek bir biçimde sırt üstü uzanıp 10 defa derin nefes alınıp verilmelidir. haber kaynağı:724saglik.org/
Nasıl Daha Fazla Çikolata Yerim Diye Düşünenlere 10 Alternatif
Çikolata üzerine yapılan araştırmalarda, kakaonun antioksian etkisi nedeniyle bağışıklık sistemini güçlendirdiği ortaya çıkmıştır. Burada bahsedilen bitter çikolatadır; süt ya da diğer katkı maddeleri çikolatanın yapısını tamamen değiştirmektedir. En sağlıklı çikolata olarak gösterilen bitter çikolatada kakao oranı yüksek ve şeker oranı düşüktür. Kalp ve Dolaşım Sistemi İçin Çok Faydalı Çikolata, içerdiği flavonoit maddesi nedeniyle kanın pıhtılaşmasını önler. Dolaşımı olumlu yönde desteklerken, kolesterol ve tansiyonu da dengeler. Doğal bir seratonin (mutluluk hormonu) deposu olan çikolata, tüketildiğinde kişide sakinleştirici bir etki yapar. İçerdiği Polyphenol sayesinde vücudun zararlı etmenlere karşı daha dirençli hale gelmesine yardımcı olur. Polyphenol, en çok saf kakao tozunda bulunur. Bitter çikolatada ise, sütlü çikolatanın iki katından fazla miktarda Polyphenol bulunur. Yüksek Glisemik İndeksli bir besin olan çikolatanın, diyabet hastaları veya aşırı kilolu kişiler tarafından tüketmesi sakıncalıdır. Şeker hastaları, uzman hekim kontrolünde diyet çikolata tüketebilir. Çikolatanın migren ağrılarını tetiklemesinden dolayı, baş bölgesindeki kronik ağrılardan yakınanların sınırlı olarak tüketmesi öneriliyor.
Kalp Hastalıklarından Korunmanın Yolları
Dr. Ali Esat Keskin, kalp sağlığını korumak için tereyağından uzak durulması gerektiğini söyledi. Keskin, kalp hastalıkları arasında en sık rastlanılanın koroner damar hastalığı, kapak hastalıkları, damar hastalıkları (damarlarda balonlaşma, damar tıkanıklıkları, damar sertliği gibi) ve ritim bozuklukları olduğunu belirterek, 'Kalbimizi etkileyen başta gelen hastalıklar damar sertliği ve yüksek tansiyondur. Kalp damar hastalıkları ileri yaşlarda görülüyor olsa da damar sertliği çok erken yaşlarda başladığı için damar sertliğini engellemeye yönelik önlemler çocukluk çağında alınmaya başlanmalıdır' dedi. 'Sağlıklı yiyecekler tüketin' Kalp hastalıklarından korunarak daha uzun ve sağlıklı yaşamanın mümkün olduğunu söyleyen Dr. Keskin, yaşam biçiminde yapılacak değişikliklerin kalp sağlığını koruyacağını belirtti ve önerilerini paylaştı: 'Kalp sağlığınızı korumak için öncelikle sağlıklı yiyecekler tüketin. Kan kolesterolünüzü sağlıklı düzeylerde tutmak için, tereyağı, içyağı gibi yağlardan uzak durup, zeytinyağı gibi bitkisel yağları tercih edin.
Bacaklar İçin 4 Temel Hareket
Bacaklarınızın şekle girmesini sağlayacak bu 4 temel egzersizi yaptıktan sonra, minileri üzerine geçirmeniz için hiçbir engel kalmayacak.Geniş çömelmeBacaklarınızı omuz hizasından geniş olacak şekilde açın. Ayaklarınız saat 10 ve 2 yönlerini göstersin. İkiye kadar sayarak çömelin. 1 saniye çömelme pozisyonunda kalın. Sonra tekrar ikiye kadar sayıp kalkın.Balerin duruşuBacaklarınızı birleştirin ve topuklarınız yapışık kalmak üzere ayaklarınızı biraz aralayın. Dengede durmakta zorlanırsanız bir duvara tutunarak parmak ucunuzda yükselin. İkiye kadar sayarak yarım çömelme pozisyonu alın ve yine ikiye kadar sayarak topuklarınız birleşik bir biçimde kalkın.Topla çömelmeBacaklarınızı omuz genişliğinizde açın. Orta büyüklükte bir lastik top ya da yuvarlanmış havluyu bacak aranıza yerleştirin. Topu bacaklarınızla sıkıp ikiye kadar sayarak çömelin. Bu pozisyonda 1 saniye kalın ve yine ikiye kadar sayarak kalkın.Geniş çömelme ve kol savurmaBacaklarınızı omuz hizasından biraz daha geniş şekilde ayarlayın. Ayaklarınız saatin 2 ve 10 yönünü gösterecek şekilde aralayın. Küçük boy bir dambılı iki elinizle karnınızın hizasında dikey olarak tutun. Kollarınızı kırmadan dambılı omuz hizasına kadar kaldırın. Sonra ikiye kadar sayarak çömelebildiğiniz kadar çömelin. 1 saniye bu pozisyonda kalın ve kalkarken dambılı yavaşça indirin.haber kaynağı: 724saglik.org/fit-yaşam
Reklam