Beyine implant yerleştirerek, insanların uzuvlarının çalıştırılması alanında fayda sağlayan tıp ve bilim adamları, bu yöntemi bir adım daha ileri taşıyor ve beyne şırıngayla bilgi çağını getiriyor.İnsan bedeninin reddetmeyeceği maddelerden yapılan ağ şeklindeki implant’ı beyne bir şırınga aracılığıyla zerketmenin de mümkün olacağı ortaya çıktı.Bir şırınga vasıtasıyla beyin dokusuna verilen zararı en aza indirerek yapılacak bu yeni tedavi yönteminde bağışıklık sisteminin beyne giren yeni maddeyi reddetmemesi üzerinde çalışmalar yapılıyor.
Sağlıklı bir şekilde Kilo vermek isteyenler kadar kilo almak isteyenlerin varlığı da önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir çok insan ne yaparsa yapsın kilo alamaz. Ayrıca bazıları da kilo almak isterken sağlıklarını bozabilmektedir. Sağlıklı bir şekilde kilo almak için ne yapmalı? Öncelikle beslenmede bazı hususlara dikkat edilmelidir. Sabırlı olmak da sağlıklı kilo almanın en önemli adımları arasındadır.Doğru hedefler konulduğunda, aylık 500 gram ile bir kilo bile alınsa başarı olarak görülmelidir. Kilo almak izin küçük miktarda ancak kalori değeri yüksek ola gıdaların tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Küçük olmasının nedeni, genellikle midelerinin küçük olmasıdır. Mide hacimleri küçük olan bu insanlar, çok ak gıda aldıklarında doyabilmektedir. O nedenle fındık, fıstık, badem, ceviz gibi kuruyemişlerden gün boyunca avuç avuç yemeleri doğru bir yöntem olarak önerilmektedir.Zayıf olan kişilerin vücutlarındaki yağ oranları düşüktür. Bu nedenle de yağlı yemeye özen göstermelidirler. Örneğin salata yerken ekstradan 2 yemek kaşığı yağ ile birlikte bir avuç ceviz yararlı olmaktadır. Yemeklere de ekstra yağ konulabilmektedir. Ayrıca yemeklere soslarla krema da eklenmesi tavsiye edilmektedir. Kahvaltıda da bal, kaymak, tereyağı, zeytin, zeytinyağı, zahter, reçel, fıstık ezmesi, kruvasan ve börek gibi yüksek kalorili besinler tercih edilmesi, kilo alımını kolaylaştırmaktadır.
İstanbul’ da düzenlenen Laparoskopik ve Robotik Cerrahide Zorlu Olgular Kongresine ’Robotik Böbrek Nakli’ ameliyatı damga vurdu.Dünya’da üçüncü kez uygulanan robotik böbrek nakli ameliyatı Ataşehir Memorial Hastanesi’nde gerçekleşti. Ameliyathaneden kongre merkezine canlı yayın yapıldı ve dünyaca ünlü doktorlar başarıyla gerçekleşen ameliyatı dev ekranlardan izledi. Memorial Ataşehir Hastanesi Organ Nakli ve Genel Cerrahi Merkezi Başkanı Prof. Dr. K. Yalçın Polat başkanlığında gerçekleştirilen operasyonda 20 kişilik ekip yer aldı.Yedi yıldır periton diyalizi ile hayata tutunan 45 yaşındaki hasta kardeşinden aldığı böbrek ile sağlığına kavuştu ve diyaliz hayatına son verdi. 40 yaşındaki vericiden laparoskopik yöntemle çıkarılan böbrek, 45 yaşındaki ablasına 'da Vinci Robotu' ile nakledildi. Yaklaşık iki saat süren ameliyatta hastanın vücuduna üç küçük delik dışında neşter müdahalesi yapılmazken operasyon başarıyla sonuçlandı.
Filmekimi’nde bu sene izleyeceğimiz filmlerden ilki açıklandı! Yönetmenliğini American Horror Story ve Glee ‘nin çeşitli bölümlerini çeken Alfonso Gomez-Rejon’un üstlendiği Me And Earl And The Dying Girl, Filmekimi programında yer alacak.Earl isimli arkadaşıyla birlikte klasik filmleri kendilerince yeniden çeken Greg isimli ana karakterin, kanser teşhisi koyulan Rachel’la kurdukları arkadaşlığı konu eden filmde başrollerde Thomas Mann, Olivia Cooke, RJ Cyler ve Nick Offerman karşımıza çıkacak.Bu yıl Sundance festivalinden iki ödülle ayrılan filmin fragmanını aşağıda görebilirsiniz.Bantmag
Avusturya’da hissedebilen protez bacak üretildi.Protez, 2007’de sağ bacağını kaybeden Wolfang Rangger adlı bir kişiye takıldı.Rangger, “Tekrar ayağım varmış gibi hissediyorum. Yeniden doğmuş gibiyim” dedi.Linz Üniversitesi’nden Prof Hubert Egger, yapay ayağın tabanına yerleştirilen sensörlerin bacağın kesildildiği noktadaki sinirleri uyardığını söyledi. Egger, bunun ilk sensörlü protez olduğunu belirtti. Cerrahlar, protez takılmadan önce, Rangger’in sinir uçlarını deriye yakın bir noktaya getirdiler.
Dünyanın dört bir yanında aldığı eğitimlerle birçok enerji tekniğinin bilgisini modern tıp bilgisiyle sentezleyerek etkin bir tedavi ekolü benimseyen Metin Hara, sevginin ve düşünce gücünün neler yapabileceğini bilimsel ve uygulamalı olarak göstermektedir.14 Haziran 1982 tarihinde, İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İlköğrenimini 50. Yıl Cumhuriyet İlköğretim Okulunda tamamladıktan sonra, orta ve lise öğrenimi için Üsküdar Amerikan Kolejine gitmiştir. 12 yaşında kendi içsel yolculuğuna başlayan Metin, bu süre boyunca birçok farklı öğretide eğitimler almış, ezoterik anlamda kendini geliştirmiştir. 2000 yılında babasının geçirdiği ağır bir trafik kazasında babasını 1 yıl sonra tekrar ayağa kaldıran fizyoterapistlerden etkilenip İstanbul Üniversitesi Çapa Kampüsü Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümüne girmiştir. Üniversite hayatı boyunca geçimini sağlamak için reklam oyunculuğuna başlamış, birçok ulusal ve global markanın Türkiye ve yurtdışındaki tanıtım mecralarında yer almıştır. 2000 yılından itibaren insanların yaşamlarını dönüştürebilmesi için ağır hastalıkları olan insanlara seminerler ve bireysel seanslar yapmaya başlamıştır. 2007 yılında ''Dinle Neyden'' adlı filmin başrol oyuncularından biri olarak 2008'de Uluslararası Ankara Film Festivalinde en iyi genç yetenek ödülüne layık görülmüştür. 2008 yılında “Trusthuman- İnsanagüven” projesini hayata geçiren Metin “Başka Bir Dünya Mümkün” felsefesiyle bireysel seanslar ve toplu seminerlerle insanların hayatına dokunmaya devam etmiştir. 2014 yılında ''Aşkın İstilası'' 3’lemesinin 1. kitabı olan “Yol” kitabı, sadece ilk 3 ayda 100.000’in üzerinde satmış, yaklaşık 8 ay boyunca bestseller listelerinde kalmıştır. 2014 yılında birçok global markaya eğitimler veren Metin, sosyal sorumluluk bilinciyle dikkat çekmiştir. Her dokunduğu hayat için ağaç diken, yunus evlat edinenhapishanelere, yetimhanelere,huzurevlerine yaptığı ziyaret ve yardımlarla dikkat çekmiştir. Birçok çevre ve sosyal sorumluluk derneğine üye olan Metin, Kansersiz Yaşam Derneği yönetim kurulu üyesidir.2014 yılında her bireyin dünyaya sunabilecek bir hediyesi olduğunu anlatmak için, Trusthuman Academy’yi kurmuştur.Aynı yıl Tedx konuşmacısı seçilip 126 ülkede yayınlanan “Başka Bir Dünya Mümkün” adlı konuşmayı yapmıştır.2015 yılında Hürriyet Gazetesinin pazar ekinde yazıları yayınlanmaya başlamış ve büyük ses getirmiştir.Türkiye'de birçok üniversitede, tıp fakültelerinde, sağlık kuruluşlarında eğitimler düzenleyen Metin, yurt dışında da birçok ülkede eğitimler vererek sevgi ve düşünce gücünün insan sağlığı üzerindeki etkisini bilimsel ve uygulamalı olarak öğretmektedir.
Dünyaya bir çerçevenin içinden bakmak ya da her gün gözümüze plastik parçalar yapıştırarak yaşamak birçok insanı rahatsız eden bir durum. “Cam gibi” gözlere sahip olup özgürce tüm renkleri, şekilleri algılamak, görme problemine sahip insanların birçoğunun en temel isteği. Şu anda tıp dünyasının geldiği noktayla insanlar ya yüz yapısına uygun gözlüğü seçiyor ya ameliyat oluyor ya da uzun süre çıkarmadan kullanılabilen kontakt lensleri tercih ediyor.Kanada’nın British Columbia Eyaleti’nde bulunan Ocumetics Technology Corp şirketinin kurucusu ve CEO’su Dr. Garth Webb , gözlük ve lens kullanımını tarihten silecek bir buluş yaptı. Sekiz yıllık araştırmalarının sonunda “Ocumetics Biyonik Mercek” adını verdikleri icat, araştırmalara göre mükemmel bir görüş keskinliği ölçüsü olarak bilinen 20/20 görüş ölçüsünün üç katı kadar görüş netliği sağlayacak.American Society of Cataract and Refractive Surgery topluluğunun nisan ayında yapılan senelik kongresinde 14 göz uzmanına buluşunu tanıtan Dr. Webb, çok olumlu tepkiler aldığını belirtiyor. Merceği klinik araştırmalar kapsamında ilk önce hayvanlar ve daha sonra tamamen kör gönüllü hastalar üzerinde deneyecek olan Webb, kullanıma çıkacak olan ilk biyonik merceğin 2017 yılında piyasada olacağını öngörüyor.
Günün telaşını atlatmış, rahatlamış şekilde en sevdiğiniz koltuğunuza yerleşiyorsunuz. Sakin sessiz uyuklarken birden başınızda can sıkıcı bir zonklama ve gözlerde bir basınç hissi beliriyor, derken vücudunuzda içten yükselen bir ısı hissediyorsunuz. Sonra içinizdeki ısı gitgide büyüyor ve dehşete kapılmış şekilde, kilitlenmiş vücudunuzu hareket ettirmeye çalışırken, ciğerleriniz yanıyor ve sonra ağzınızdan dışarıya alevler çıkmaya başlıyor. Alev alıyorsunuz. Bilincinizi kaybettiğiniz andan itibaren çok kısa sürede geride bacaklarınız hariç bir kül yığnından başka birşey kalmıyor. İnsanların bir dış tetikleyici olmadan içten başlayarak, alev alıp, kül olana kadar yanması olarak tanımlanan fenomen bugüne kadar açıklanabilmiş değil. Dünyada yüzlerce kendi kendine alev alma vakası var ve bu olayların çoğu ev kazaları sonucu çıkan yangınlar gibi anlatılıyor. Oysa durum biraz farklı...Araştırmacılar sebebini iki başlık altında topluyor. Bilimsel ve parapsikolojik nedenler...' İnsanın kendi kendine yanması gerçek bir tehdittir' Konfüçyüs
Aynı zamanda bunlar özçekim manyağıdırlar genellikle. ''Dur kanka şu bench pressin altında çekineyim bi saniye, dur dur bak bi de şöyle dambılla çekineyim '' Fakat yapılan bir araştırmaya göre bu takıntılarının sebebi psikolojik sorunlar olabilir. Brunel Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre yaptıkları spor ile böbürlenen ve kendilerine hayran olan insanların narsistik kişilik bozukluğu ve psikolojik sorunlarının olabileceği ortaya çıktı.
Teknesiyle dünya turu yapan ilk Türk olan Sadun Boro, Marmaris’te tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.87 yaşındaki Boro, mesanesindeki kanser bulgusuna rastlanınca önce Marmaris’te, ardından İstanbul’da tedavi görmüştü. Ardından Boro’nun “Beni Gökova’ya tekneme götürün orada kalmak istiyorum” demesi üzerine yaklaşık iki hafta önce özel bir helikopterle Muğla’ya getirilmişti.2 Haziran günü aniden fenalaşan Boro, çağrılan ambulansla hastahaneye kaldırılmıştı.Boro, 3 Haziran’dan bugüne yoğun bakımdaydı.
Dünyanın ilk kısmi kafatası ve kafa derisi nakli, ABD'nin Houston şehrinde başarıyla gerçekleştirildi.MD Anderson Kanser Merkezi ve Houston Methodist Hastanesi'nden doktorlar, yaptıkları açıklamada, ilk kez ABD'de gerçekleştirilen 15 saat süren bir operasyonla bir donörden alınan kafatası ve kafa derisinin başka bir hastaya nakledildiğini belirtti.Doktorlar, gördüğü kanser tedavisi nedeniyle kafasında kapanmayan büyük bir yara bulunan 55 yaşındaki Jim Boysen isimli hastaya 22 Mayıs'ta kısmi kafatası ve kafa derisi nakli yapıldığını duyurdu.
Tedavi konusunda eskiye dönelim! Anneannelerimizin hatta onların annelerinin denediklerine şimdilerde 'koca karı ilaçları' diyoruz. Ama bir çok hastalığa normal ilaçlardan daha iyi geliyorlar. Her türlü hastalığa çare olan bal ve tarçının neler yaptığını biliyor musunuz?
Christian McPhilamy, 2 yıl önce izlediği pediatrik kanser reklamından sonra saçını uzatmaya karar verir. Karar verdikten sonra saçlarını hiç kesmeden 2 yıl boyunca büyütür. Bu sürenin sonunda yapacağı güzelliği bilmeyen çevresi tarafından kız çocuğuna benziyor diye dalga geçmeye başlar. Ancak o hiç aldırış etmeden eylemine devam eder.
Sağlık Bakanlığı ile LÖSEV arasındaki ruhsat krizi yeni bir boyut kazandı. Ankara'da yaptırdığı hastaneye Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat alamayan LÖSEV, çareyi piyasadan ruhsat satın almakta buldu. Ancak bunun için de 8 milyon liraya ihtiyaç var.Hürriyet'ten Meltem Özgenç'in haberine göre; LÖSEV Yönetim Kurulu Başkanı Üstün Ezer, 10 Mayıs’ta açılışını yaptıkları LÖSEV Kent Hastanesi’ne Sağlık Bakanlığı’nın henüz bir yatak için bile ruhsat vermediğini belirterek, “Hastanemizi açabilmek için bağışçılarımızdan, çocuklarımız için 8 milyon liralık bir bağış daha istiyoruz. Çünkü bakanlığın vermediği ruhsat ve kadroları, dışarıda taksi plakası satar gibi oluşmuş kişiler tarafından satın alacağız. Diyanet İşleri Başkanlığı Vakfı’nın geçen sene kapatılan 29 Mayıs Hastanesi’nin ruhsat ve 40 kişilik kadrosu yasal olmamasına rağmen birileri tarafından alınmış. Bize 8 milyona satabileceklerini söylediler. Artık kabul etmek durumundayız. Bakanlık ruhsat vermediğine göre başka çaremiz kalmadı” dedi.
Eğlence, korunma ya da bir durumu ifade etmek gibi pek çok nedenden dolayı maskeler takarız. Şiddetli veya çalkantılı kamu olaylarında, korku ve belirsizlik uyandırmasının yanında; maskeyle yüzümüzü kamufle etmek karşıdan gelecek misillemeye karşı da bizi koruyabilir. Kültürel, siyasi ya da dini bir figürün maskesini kullanmak, o kişinin gücünü devralmak ve mirasına sahip çıkmak olarak da görülebilir. Çevresindeki tehlikelere karşı yüzünü maskenin altında tutan bu kişiler, çevrelerine bir mesaj verirler adeta. Maskeler birçok durumda daha neşeli bir imaj çizip kendilerine düşen rolü layıkıyla yerine getirirler. Yakın zamana ait bu fotoğraflar, her biri farklı nedenle maskelerin ardına gizlenmiş insanları gözler önüne seriyor.
ABD'li bilim insanları ağrıyı ölçebilen yazılım geliştirdi. Yazılımın özellikle 5 yaş altındaki ağrıyı ifade edemeyen çocuklar ile doktor ve hemşirelere kolaylık sağlayacağı belirtiliyor.California Üniversitesi'nden bilim insanları, 50 çocuğun ameliyat videosunu kullanarak kaş, göz kapakları ve burun çevresindeki kırışıklıklar başta olmak üzere yüzdeki 46 ayrı noktayı inceledi. Yazılım sayesinde çocukların hissettiği ağrı 0-10 ölçeğinde değerlendirildi.Bilim insanları yazılımın yüz hareketleri verilerini 'ağrı ölçeğine' yansıttığını ve bunu hastanın, yakınlarının ya da hemşirenin verdiği bilgilerle karşılaştırdığını açıkladı. Araştırmaya imza atanlardan Jeannie Huang, 5 yaşın altındaki çocukların ağrılarını ifade edemediğine ve her kişinin ağrı eşiğinin farklı olduğuna dikkati çekerek yazılımın doktor ve hemşirelere büyük kolaylık sağlayabileceğini kaydetti.Ancak Huang, yazılımın hastanelerde kullanılmaya başlamasından önce daha ayrıntılı araştırmaların yapılmasının gerektiğine vurgu yaptı. Hastanelerde kullanılması halinde bu yazılım çocukların yanı sıra engelliler ya da ağrının derecesini ifade edemeyen hastaların uygun tedaviyi görmesini sağlayabilecek. Araştırmanın sonuçları 'Pediatrics' dergisinde yayımlandı.AA