Rıdvan Dilmen Haberleri

Rıdvan Dilmen ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Rıdvan Dilmen ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Fenerbahçe'de 16 Yıllık Yıldırım Dönemi
Yıldırım'ın, yaklaşık 16 yıllık görev süresi Yargıtay kararıyla son buluyor. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın, yaklaşık 16 yıldır sürdürdüğü başkanlık görevi, futbolda şike davasıyla ilgili Yargıtay kararının ardından son bulacak. Yıldırım, Fenerbahçe Futbol Takımı'nın şampiyon olduğu 2010-2011 sezonuna ilişkin başlatılan şike davasıyla ilgili mahkemenin verdiği kararların Yargıtay tarafından onanmasıyla, yasa gereği başkanlık görevini sürdüremeyecek. İlk kez 15 Şubat 1998'de gerçekleştirilen olağan genel kurulda 1 oy farkla Fenerbahçe Kulübü Başkanlığı'na seçilen Yıldırım, aralıksız 16 yıla yakın süre bulunduğu görev sona eriyor. Aziz Yıldırım, bu dönemde 7 olağan, 4 kez de olağanüstü olmak üzere 11 kongrede başkan seçilerek görevde kaldı. - Yıldırımlı kongreler Aziz Yıldırım, 15 Şubat 1998'de yapılan genel kurulda, diğer başkan adayı Vefa Küçük'ü 1 oyla geçerek, Fenerbahçe'nin 36. başkanı olarak ilk kez bu göreve seçildi. Genel kurulda 3 bin 94 üye oy kullanırken, Aziz Yıldırım 1469, Vefa Küçük 1468, 3. aday Ömer Çavuşoğlu ise 157 oy aldı. Seçimde başkanlığı Aziz Yıldırım kazanırken, yönetim kurulu ve diğer kurullara Vefa Küçük'ün listesi seçildi. Küçük'ün yönetimiyle bir süre çalıştıktan sonra, aynı yıl 13-14 Haziran'da yapılan olağanüstü genel kurulda tek aday olan Aziz Yıldırım, bu kez kendi yönetim kurulu listesiyle birlikte göreve geldi. 19-20 Şubat 2000'deki olağan genel kurulda yeniden aday olan Yıldırım 2 bin 657 oyla başkanlığa seçildi. 1998'de 1 oy farkla geçtiği diğer başkan adayı Vefa Küçük ise bu kez 1980 oy aldı. - 2 kez görevi bıraktığını açıkladı Aziz Yıldırım, 16 yıllık başkanlığı döneminde 2 kez görevi bıraktığını açıkladı. Yıldırım, 2000-2001 sezonunda futbol takımının şampiyon olmasının ardından sezon sonunda ''Sağlık nedenleri ve ailesine yeterince vakit ayıramadığı'' gerekçesiyle başkanlık görevini bıraktığını açıklamıştı. Camianın ve sarı-lacivertli taraftarların baskısı üzerine devam etme kararı alan Aziz Yıldırım, güvenoyu için 30 Haziran-1 Temmuz 2001'de yapılan olağanüstü genel kurulda tek aday olarak seçime girdi ve 4. kez başkan seçildi. Aziz Yıldırım, 3 Mart 2002, 7 Mart 2004 ve 5 Mart 2006'da yapılan olağan kongrelerde tek aday olarak seçime girdi ve başkanlığa seçildi. Futbol takımı 2005-06 sezonunda son maçta Denizlispor ile deplasmanda 1-1 berabere kalarak şampiyonluğu yitirince, Yıldırım bir kez daha görevi bıraktığını açıkladı. Ancak yine camianın baskısıyla bu kararından vazgeçen Aziz Yıldırım, 24-25 Haziran 2006'da yapılan olağanüstü genel kurula yine tek aday olarak girerek, bir kez daha Fenerbahçe Kulübü Başkanlığı'na seçildi. Yıldırım, 23-24 Mayıs 2009'da yapılan olağan genel kurulda, geçerli 6 bin 335 oyun, 5 bin 53'ünü alarak, 1216 oy alan Şadan Kalkavan'ın önünde yer alıp, 9. kez Fenerbahçe'ye başkan seçildi. Kongrenin 3. başkan adayı Funda Sibel Pala'ya ise sandıktan 66 oy çıkmıştı. - 19-20 Mayıs 2012 kongresinde cezavindeyken seçildi Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında, 3 Temmuz 2011'de gözaltına alınan ve 10 Temmuz 2011'de tutuklanarak Metris Cezaevi'ne konulan Aziz Yıldırım, yaklaşık 1 yıl tutuklu kaldıktan sonra 2 Temmuz 2012'de tahliye edildi. Aziz Yıldırım, başkan adayı olduğu 19-20 Mayıs 2012'de yapılan son kongreye 'Futbolda şike' iddialarına yönelik davada tutuklu yargılandığı için katılamadı. Başkanlığa aday olduğunu açıklayan kongre üyesi Murat Çelikel'in kongrenin ilk günü çekilmesiyle tek aday olan Yıldırım, cezaevinde olduğu dönemde girdiği seçimde kullanılan 5 bin 271 oyun 5 bin 269'unu alarak 10. kez Fenerbahçe Kulübü'ne başkan oldu. - Son kongrede rekor oy aldı 2-3 Kasım 2013 tarihlerinde gerçekleştirilen, Aziz Yıldırım'ın Mehmet Ali Aydınlar karşısında 6 bin 821 oyla kazandığı seçim, kulüp tarihinin en geniş katılımlı kongresi oldu. İki adayın başkanlık için yarıştığı genel kurulda toplam 9 bin 380 oy kullanıldığı açıklanırken, bu rakam kulüp tarihine geçti. Seçimde 2 bin 383 oy alan Mehmet Ali Aydınlar karşısında, yarışı 6 bin 821 oy alan Aziz Yıldırım, 11. kongresinde en yüksek oya ulaştı. - En uzun süre görev yapan ikinci başkan Aziz Yıldırım, 16 yıla yakın süren başkanlık göreviyle, sarı-lacivertli kulübün tarihinde en uzun süre görevde kalan ikinci başkan oldu. Eski başbakanlardan Şükrü Saracoğlu, 16,5 yıl ile Fenerbahçe Kulübü'nde en uzun süre görev yapan başkan durumunda bulunuyor. Saracoğlu, 16 Mart 1934 ile 15 Ekim 1950 yılları arasında aralıksız 16,5 yıl başkanlık görevini sürdürdü. Üçüncü sırada bulunan Faruk Ilgaz ise 20 Mart 1966-24 Şubat 1974, 4 Temmuz 1976-10 Şubat 1980 ve 14 Aralık 1983-18 Mart 1984 olmak üzere yaklaşık 12 yıl kulüp başkanlığı görevinde bulundu. - Futbolda 5 şampiyonluk Fenerbahçe Futbol Takımı, Aziz Yıldırım döneminde ligde 5 kez şampiyon olurken, Yıldırım, profesyonel dönemde en fazla şampiyonluk yaşayan başkan olarak tarihe geçti. Yıldırım döneminde sarı-lacivertliler, 2000-01, 2003-04, 2004-05, kulübün 100. yılı olan 2006-07 ve 2010-2011 sezonunda şampiyonluğa ulaştı. Kulüp başkanlığı döneminde sırasıyla Hırvat Otto Baric, Alman Joachim Löw, Rıdvan Dilmen, İtalyan Zdenek Zeman, Turhan Sofuoğlu, Mustafa Denizli, Alman Werner Lorant, Oğuz Çetin, Tamer Güney, Alman Christoph Daum, Brezilyalı Zico, İspanyol Luis Aragones, Aykut Kocaman ve Ersun Yanal olmak üzere 14 ayrı teknik adamla çalışan Aziz Yıldırım, Aykut Kocaman, Mustafa Denizli ve Zico ile birer, Daum ile de 2 kez şampiyonluk yaşadı. Profesyonel Türkiye Ligi'nde Fenerbahçe Futbol Takımı, Faruk Ilgaz'ın başkanlığı döneminde 3, Ali Şen, Emin Cankurtaran, İsmet Uluğ ikişer, Agah Erozan, Kamil Sporel, Fikret Arıcan ve Metin Aşık dönemlerinde de birer kez şampiyonluk yaşadı. - Yıldırım dönemi lig performansları Sezon O G B M A Y P Sıra1997-98 13 8 3 2 24 11 27 2.1998-99 34 22 6 6 84 29 72 3.1999-00 34 17 10 7 59 44 61 4.2000-01 34 24 4 6 82 39 76 1.2001-02 34 24 3 7 70 31 75 2.2002-03 34 13 12 9 55 42 51 6.2003-04 34 23 7 4 82 41 76 1.2004-05 34 26 2 6 77 24 80 1.2005-06 34 25 6 3 90 34 81 2.2006-07 34 20 10 4 65 31 70 1.2007-08 34 22 7 5 72 37 73 2.2008-09 34 18 7 9 60 36 61 4.2009-10 34 23 5 6 61 28 74 2.2010-11 34 26 4 4 84 34 82 1.2011-12 40 24 9 7 70 38 81 2.2012-13 34 18 7 9 56 39 61 2.2013-14 17 13 2 2 43 19 41 1.- Futbolda 11 kupası var Aziz Yıldırım döneminde futbol takımı toplam 11 kupa kazandı. Sarı-lacivertliler, Yıldırım döneminde 5 lig şampiyonluğu, ikişer Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa, birer Başbakanlık ve Atatürk Kupası'nı müzesine götürdü. Futbolda Aziz Yıldırım'ın başkanlığı döneminde 2011-2012 sezonunda Türkiye Kupası'nı kazanarak 29 yıllık kupa hasretine son veren Fenerbahçe, 2012-2013 sezonunda da bu başarıyı ortaya koyarak üst üste iki kez kupanın sahibi oldu. Fenerbahçe tarihinde futbolda 21 kupayla en fazla kupa kazanan başkan Şükrü Saracoğlu olurken, Faruk Ilgaz 19, Ali Şen de 7 kupa kazandı. - Avrupa'da en başarılı dönem Fenerbahçe Futbol Takımı, Avrupa kupalarındaki en başarılı dönemini Aziz Yıldırım'ın başkanlığı süresinde yaşadı. 2007-2008 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale çıkan sarı-lacivertli ekip, 2012-2013 sezonunda da UEFA Avrupa Ligi'nde yarı final oynayarak kulüp tarihinde ilklere imza attı. - Avrupa kupası istatistikleri Fenerbahçe Futbol Takımı, Aziz Yıldırım döneminde 102 Avrupa kupası maçına çıktı. Sarı-lacivertli takım, Yıldırım döneminde Avrupa arenasında çıktığı 102 maçın 39'unu kazandı, 25'inde berabere kaldı, 38 maçta da yenildi. Aziz Yıldırım dönemine kadar Avrupa kupalarında toplam 84 maç yapan Fenerbahçe, Yıldırım'ın başkanlığında geçen 15 yıllık sürede Avrupa arenasında bugüne dek 94 maça çıkarak toplamda 178 maça ulaştı. Avrupa kupaları tarihinde başkan Yıldırım'dan önceki dönemde 27 sezon Avrupa kupalarına katılan, Yıldırım'dan sonra 13 sezon kupalarda mücadele eden Fenerbahçe'nin, iki dönemdeki performans tablosu şöyle: Dönem O G B M A YAziz Yıldırım öncesi 84 27 11 46 88 149Aziz Yıldırım sonrası 106 40 26 40 149 144Toplam 190 67 37 86 237 293Aziz Yıldırım, 16 yıllık başkanlık döneminde dünyanın önde gelen futbol yıldızlarından bazılarına Fenerbahçe forması giydirdi.- Dünya yıldızları Fenerbahçe forması giydi Yıldırım'ın başkanlığı döneminde transfer edilen yıldız futbolcular arasında Hırvat Milan Rapaic, Ukraynalı Sergei Rebrov, İsveçli Kennet Andersson, Arjantinli Ariel Ortega, Hollandalı Pierre van Hooijdonk, Brezilyalı Alex de Souza, İsrailli Haim Michael Revivo, Ganalı Stephen Appiah, Fransız Nicolas Anelka, Sırp Mateja Kezman, Brezilyalı Roberto Carlos, Senegalli Moussa Sow ve Mamadou Niang, Hollandalı Dirk Kuyt, Sırp Milos Krasic ve Portekizli Raul Meireles yer alıyor. - Voleybolda tarihi başarılar Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı, Aziz Yıldırım döneminde tarihi başarılara imza attı. 2010 yılında Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen Kulüplerarası Dünya Şampiyonası'nda zirveye çıkan kadın voleybol takımı, 2012 yılında ise Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen Kadınlar Avrupa Şampiyonlar Ligi ''Dörtlü Final''inde Avrupa Şampiyonluğu'na ulaştı. CEV Kupası'nda 2012 yılında 2., 2009 yılında ise 3. olan ''Sarı Melekler'', Şampiyonlar Ligi'nde 2010 yılında 2., 2011 yılında 3. oldu. Fenerbahçe'nin erkek ve kadın voleybol takımları tarihlerindeki tüm şampiyonlukları Aziz Yıldırım döneminde yaşadı. Ligde ilk kez 2008-2009 sezonunda şampiyon olan kadın voleybol takımı, 2009-2010 ve 2010-2011 sezonları da olmak üzere üst üste 3 kez şampiyonluk kupasını müzesine götürdü. 2009-2010 sezonunda Türkiye Kupası ilk kez kazanan ''Sarı-Melekler'', iki kez de (2008-2009 ve 2009-2010) Süper Kupa'yı aldı. Ligde ilk kez 2007-2008 sezonunda şampiyon olan erkek voleybol takımı, 2009-2010, 2010-2011, 2011-2012 sezonlarında 3 sezondur üst üste şampiyonluk yaşadı. Erkeklerin ayrıca 2 Türkiye Kupası (2007-2008 ve 2011-2012) ve 2 Süper Kupası (2010-2011 ve 2011-2012) bulunuyor. - Erkek basketbol takımı Aziz Yıldırım, döneminde erkek basketbol takımı da 16 yıl aradan sonra şampiyon oldu. Ülker ile yapılan sponsorluk anlaşmasının ardından 2006-07 yılında Fenerbahçe Ülker olarak mücadele eden sarı-lacivertliler, play-off final serisinde Efes Pilsen'e 4-0 üstünlük kurarak, 16 yıl aradan sonra ligdeki 2. şampiyonluğuna ulaştı. 2007-2008, 2009-2010 ve 2010-2011 sezonlarında da ligde şampiyon olan sarı-lacivertliler, tarihindeki 5 şampiyonluğun 4'ünü Yıldırım döneminde elde etti. Son 4 sezonda 3 kez Türkiye Kupasını kazanan Fenerbahçe Ülker, Yıldırım döneminde Türkiye Kupası sayısını 4'e çıkardı. Fenerbahçe Ülker, 10 Ekim 2007'de 23. Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda da Efes Pilsen'i 79-77 yenerek, 13 yıl aradan sonra 4. Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı müzesine götürdü. - Kadın basketbol takımı altın çağını yaşadı Tarihinde bugüne kadar kazandığı 28 kupayı da Aziz Yıldırım döneminde elde eden Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, Yıldırım döneminde adeta altın çağını yaşadı. Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi'nde (TKBL) ilk şampiyonluğunu 1998-99 sezonunda kazanan sarı-lacivertliler, 2001-2002 ve 2003-2004 sezonlarında da mutlu sona ulaştı. TKBL'de son 8 sezonda üst üste şampiyon olan Fenerbahçe, toplam 11 lig şampiyonluğu yaşadı. Türkiye Kupası'nda da ilk şampiyonluğunu 1998-99 sezonunda kazanan Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, 1999-2000, 2000-01, 2003-04, 2004-2005, 2005-06, 2006-07, 2007-08 ve 2008-09 sezonlarında olmak üzere kupayı 9 kez müzelerine götürdü. Fenerbahçeli kadınlar, 1998-99, 1999-2000, 2000-01, 2003-04, 2004-05, 2006-07, 2009-2010, 2011-2012 ve 2012-2013 sezonları olmak üzere 9 kez Cumhurbaşkanlığı kupasını kazandı. Kadın basketbolcular geçen sezon FIBA Kadınlar Avrupa Ligi'nde 2.'lik elde ettiler. - Masa tenisinde Avrupa'da iki şampiyonluk Fenerbahçe, Aziz Yıldırım döneminde masa tenisinde de Avrupa'da kupa kazandı. Fenerbahçe Kadın Masa Tenisi Takımı, Avrupa Masa Tenisi Birliği (ETTU) Kupası'nda 2012 ve 2013 yıllarında üst üste şampiyonluklar elde etti. Kadın masa tenisi takımı Yıldırım'ın verdiği destekle bu sezon kadrosundaki başarılı sporcularla Şampiyonlar Ligi'nde mücadele verecek. Aziz Yıldırım döneminde diğer amatör branşlarda da sarı-lacivertli takımlar ve sporcular, elde ettikleri başarılı sonuçlarla dikkati çekti. Avrupa ve dünya şampiyonalarının yanı sıra olimpiyatlara giden sporcu sayıları da sarı-lacivertlilere büyük bir gurur yaşattı. - Tesisleşme hamlesi Aziz Yıldırım, Fenerbahçe'deki başkanlığı döneminde büyük bir tesisleşme hamlesi yaptı. Ali Şen döneminde başlanan Samandıra Tesisleri, Aziz Yıldırım döneminde hızlandırılarak tamamlanırken, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı da yenilenerek 50 bin 509 kişilik koltuk kapasitesine çıkarıldı. Ataşehir'deki Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Arena, Ankara Gölbaşı İncek mevkisindeki Fenerbahçe Kulübü Türk Telekom Ankara Tesisleri ve Düzce Topuk Yaylası Tesisleri de Yıldırım döneminde yapıldı. Vefa Küçük tarafından Fenerbahçe Burnu'nda yaptırılan kulüp yönetim binası, yenilenerek ''Fenerbahçe Kulübü Konuk Evi'' olarak 7 Ocak 2009 tarihinde hizmete girdi. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'ndaki Fenerbahçe Kulübü Müzesi de 19 Ekim 2005 günü hizmete açıldı. Sarı-lacivertli kulübe Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'ni kazandıran Yıldırım'ın döneminde, Dereağzı'ndaki Lefter Küçükandonyadis Tesisleri'ne de 15 yılı aşkın sürede yeni birimler eklenerek tesislerin adeta kimliği değişti. Yıldırım döneminde Sapanca Gölü'nde kürek şubesine de tesisler yapıldı. - Sportif AŞ, Fenerium, Taraftar Kart ve Fenercell Fenerbahçe Sportif A.Ş., 20 Şubat 2004 tarihinden itibaren İMKB'de işlem görüyor. 10 Haziran 1998 tarihinde Fenerbahçe Spor Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak kurulan daha sonra adı ''Fenerium'' olarak resmileştirilen kulübün lisanlı ürünlerinin satıldığı mağazalar da yurt çapında hizmet vererek, kulübe büyük bir gelir sağlıyor. ''100. yılda 100.000 kart'' projesi ile 2006 yılında başlanan Fenerbahçe Taraftar Kart, 23 Şubat 2009 yılında Fenercell, 1 Aralık 2010 yılında da hizmete giren FenerNet kulübe gelir getiren kalemler arasında yer alıyor. TRTSpor
Alex'ten Flaş Açıklamalar!
Fenerbahçe'nin efsanevi ismi Alex de Souza içini en çok acıtan şeyin Kadıköy'de son kez forma giyememek olduğunu itiraf etti. Fenerbahçe 'nin unutulmaz kaptanı Alex de Souza , konuk olduğu televizyon programında önemli açıklamalarda bulundu. 'YARI TÜRK YARI BREZİLYALI...' 'Aslında hayatımla Türkiye'yi biribirinden ayırmıyorum. Eşim de Türkiye'ye aşık bir insan. Maria dışındaki çocuklarım burada doğdu. Ben de 8.5 sene Fenerbahçe'de top oyandım ve Türkiye'de yaşadım. İnsanlar bana çok misafirperver yaklaştılar. Türkiye'yle Alex'in arası her zaman iyi oldu. Giderken şunu söylemiştim, buraya bir Brezilyalı olarak geldim ama yarı Türk yarı Brezilyalı olarak gidiyorum demiştim. Bu halen böyle. Türkiye'yi hayatımda ayrı bir yere koyamam.' 'Kişisel olarak Türkiye'de hiçbir stadyumda tepkiyle karşılaşmadım ama bir kere kendi taraftarımız tarafından ıslıklanmıştım. Sakaryaspor maçıydı. Aslında ben saha içersinde taraftarın bu tip tepkilerini olağan içinde karşılayan bir insanım. Oraya beklentiyle geliyorlar ve beklentileri karşılanmayınca tepki verebiliyorlar. O gün de böyle bir durum olmuştu ve başkan da ayağa kalkıp alkışlayarak bu tepkilere katılmadığını belli etmişti. Ama dediğim gibi bunları her zaman normal karşılarım.' 'EN ÇOK ÖZLEDİĞİM ŞEY KADIKÖY' 'Kadıköy'deki o muhteşem atmosferi özlediğimi söyleyebilirim. Türkiye'yi düşündüğümde aklıma gelen tek şey Kadıköy ve taraftarın yarattığı o muhteşem anlar oluyor. Bunun dışında da birçok özel anlar yaşadım. Ayrılırken insanların evime gelmesinin dışında beni havalaanında uğurlamaya gelmesi de çok özeldi. Genelde bir futbolcu geldiğinde havaalanında birçok taraftar tarafından karşılanır. Fakat giderken yalnız gider. Benim için bu anı özel kılan şey, giderken geldiğimde olandan daha fazla taraftarın havaalanına gelmesiydi.' FENERBAHÇE NE İFADE EDİYOR? 'Fenerbahçe senin için ne ifade ediyor sorusunu cevaplamak benim açımdan büyük zorluklar içerir. Çünkü Fenerbahçe'den bahsederken açıkalyacak kelimeler bulamkta zorlanıyorum. Önümüzdeki günlerde 20 senelik futbol yaşantımı tamamlayacağım ve bunun da 8.5 senesinin Fenerbahçe'de dolu dolu geçtiğini düşünürsek, Fenerbahçe'nin benim için ne ifade ettiğini söylemek çok zor olur. Şu anda Fenerbahçe benim için ne mi ifade ediyor? Taraftarından yöneticisine her zaman başarılı olmasını dilediğim bir kulüp ve aynı zamanda kendimin bir parçası hissettiğim bir aile olarak nitelendirebilirim.' 'KİMSEYE KIRGIN DEĞİLİM' 'Aslında hiç kimseye karşı kalbimde bir kırgınlık yok. Örnek vereceğim, mesela Aykut Kocaman'ı benim hiç desteklemediğimi düşünen insanlar olabilir, hayır tam tersi. Umarım Aykut Kocaman kısa bir süre içinde düşüncelerini gerçekleştirebileceği ve de hayallerine ulaşabileceği bir takım kendine bulur ve başarılı olduğunu görürüz. Neden olmadı diye sorarsanız, belki benim, belki Aykut Kocaman'ın, belki de ikimizin hatasıydı. İkimiz arasındaki sıkıntıyı bir şekilde aşamadık ve olmadı.' 'AYKUT KOCAMAN İLE İLETİŞİM KURAMADIK' 'İletişim insanların birbirleriyle anlaşabilmelerini sağlayan noktadır. İletişiminiz ne kadar sağlamsa o kadar ilişkinizi ilerletebilirsiniz. Bizim belki de Aykut Kocaman'la yaşadığımız sorun başından beri kuramadığımız iletişimdir. Biraz kapalı, biraz sangi engelli gibiydi onunla olan iletişimimiz. Sonunda da kararlar alınması gerekiyordu. Bu noktada da Aykut Kocaman 'Seni takımımda bundan sonra görmek istemiyorum.' düşüncesindeydi. ben de bunu Alex de Souza olarak kabul etmedim, başkanla görüşmeye gittik. Başkanın da o noktada bir karar alması gerekiyordu ve kontratın feshedilmesi yönünde karar alındı. Bunlar her işin içersinde yer alabilen sıkıntılar. İnsanlar dışarıdan baktığında Alex Aykut Kocaman ve Aziz Yıldırım'ı sevmiyor algısı oluşabilir. Kesinlikle öyle değil. Umarım ikisi de istediklerine ulaşır. Elbette Aziz Yıldırım'la anlaşamadığımız, tartıştığımız zamanlar da oldu. Ama bunların hepsi iş ilişkisi içersinde olabilecek noktalardı. Şu an da ayrıldım, kulüpte değilim ama kesinlikle bir düşmanlık söz konusu değil.' 'İÇİMİ ACITAN ŞEY...' 'Aslında benim sayın Rıdvan Dilmen aracılığıyla bu programa çıkmamdan birisi de şu: Neredeyse 1.5-2 sene geçti Brezilya'ya döneli. Bir biyografi kitabı yazmaya karar verdim. Bu kitapta özellikle benim kariyerimde pay sahibi olmuş ve kariyerimde yer edinmiş insanların yer almasını istedim. Kitabı yazan Marcos birkaç kere geldi, benimle röportaj yazmak için. Mesela en son geldiğinde Aykut Kocaman kitapta yer almak istemedi. Aynı zamanda Marcos son geldiğinde Aziz Yıldırım'ım kişisel sıkıntılar vardı. O yüzden onunla da görüşemedik. Fakat tüm bunlar yaşanırken, içinizi acıtan ne diye sormuştunuz ya; Kadıköy'de son bir kez oynayamamak içimi acıtan şeylerden bir tanesi. En son maçım Kasımpaşa maçıydı. Bunu da açıklama fırsatı bulabileceğim için yayına çıkmayı kabul ettim. Kitabımda bu iki insanın da bulunmasını çok isterdim. Ama onların konuşmama ya da istememe kararları benim de saygı duyduğum bir nokta. Aykut Kocaman konuşmak istemediğini söylediği zaman ona kötü bir düşünce beslemedim, tamamen saygı duydum.' ŞAMPİYONLUK KUTLAMALARINDAKİ OLAY HAKKINDA 'Bu olayı değerlendirdiğimde iki şekilde değerlendirmek istiyorum. Burada iki taraf var. Birincisi ifade özgürlüğü. Stadyumlarda da niyet ne olursa olsun taraftarın ve halkın ifade özgürlüğünü kullanması yanlış değil. Altında başka sebepler varsa bunu konuşuruz. Ama ben demokraside büyüdüm. İnsanlar içinden geçenleri stadyumda bağırabilirler. Bu birinci nokta. Ama öteki taraftan baktığımızda, şampiyonlukta emeği geçen oradaki isimler artık 2 senedir o kulüpte olmayan insanın isminin bağrıldığını duyduğu zaman, onlar da biraz bu duruma içerleyebilirler. İki taraf da haklı diyebiliriz. Ben bu durumda kesinlikle o olaylar hakkında anormal bir şey görmüyorum.' JÜBİLEYİ KABUL EDER Mİ? 'Elbette büyük mutlulukla kabul ederim. Bu benim de kariyerimde son istediğim şey olur. Sadece burada yaşadığım zamandan bahsetmiyorum. Tüm kariyerimden bahsettiğim zaman, kendimi en iyi hissettiğim yerden, Kadıköy'den bahsediyoruz. Eğer olursa orada güzel bir atmosfer yaratıp bu şansı bulabilirsem kariyerimi taçlandıracağım bir nokta olabilir çünkü Kadıköy benim için çok özel.' 'FUTBOLU BIRAKTIKTAN SONRA...' 'Aralık ayında futbolu bırakıyorum. Muhtemel şekilde saha içersinde kalacağım gibi görünüyor. Futbolu bıraktıktan sonra antrenörlük için gerekli belgeleri alıp saha içinde olmaya devam edeceğim.' 'O günlerde ya da hemen takip eden gün, Ali Koç ve birkaç yönetici tesislere gelmişlerdi. O dönem içersinde kulübün bir sıkıntıya gireceği, maddi anlamda maaşları ödeme konusunda sıkıntılar yaşanabileceği, o nedenle elinde bir teklifi olan veya gitmek isteyenin gidebileceğini söylemişlerdi. Bu noktadan sonra ayrılan oyuncular oldu. Bu toplantıdan hemen sonra Ali Yıldırım ile görüştük. Oturduk ve kendisine aynen şunları söyledim: 'Nerede oynarsak oynayalım, benim maaşımı ödersiniz veya ödemezsiniz ben burada olacağım. Sadece şunu istiyorum, maaşım ödenir veya ödenmez. Eğer ödenmez ise sana bir şu zaman ödeme yapacağız, ya da yapamayacağız gibi, önümüzde netleşecek bir durum söyleyin. Bana para ödeyin demiyorum. Ben sizinle birlikteyim, sadece benim kendimi planlayabilmem açısından bana ne zaman ödeme yapabileceğinizi söylemeniz yeterli.' dedim.' 'SUÇLAMALARI DUYDUĞUMDA...' 'Tam anlamıyla şok oldum. O sezon saha içersinde yaşananları bilen ve temsil eden bir insan olarak orada oynadığımız maçlara bize şike denmesi hayatımda en şok edici anlardan birisiydi. Birkaç futbolcuyla stadın yakınlarındaki bir restoranda konuşurken, hiçbirimiz inanamıyor ve oynadığımız maçları konuşuyorduk. 5-3 biten Bucaspor maçını nereden çevirmişiz... Karabükspor maçında Lugano'nun bir golü vardı ve çok sıkıntılı bir maç vardı. Ankaragücü maçını hatırlıyoruz. 6 gol attık ama ilk gol çıkana kadar ne kadar zorlandık bir bakın. Sivasspor ile oynanan son maç da çok zorluyduk. Biz açıkçası bu yaşadığımız sıkıntıları bildiğimizden dolayı bunlara şike dendiğini duyunca büyük bir şok yaşadım. Andre Santos'un Gaziantepspor'a attığı son dakika golünü hatırlayalım, 4-2'lik Beşiktaş maçını hatırlayın. Ben orta sahada bir top kaybettim, sonra Hugo Almeida karşı karşıya kaçırdı. O golü atsa maç 3-1 olacaktı. Maç oradan döndü. Galatasaray maçını düşünelim. Son 10 dakikada maçı çevirmişiz. Bunların hepsini sayınca bir lig oluyor.'Goal.com
İstanbul Başakşehir Stadı’nın Açılışı Yapıldı
Başakşehir Spor'un stadını açan Erdoğan, ünlü isimlerle şov maçına çıktı.Başbakan Tayyip Erdoğan İstanbul Başakşehir Spor’un açılış törenini yaptı. Erdoğan, stadın adını İstanbul Başakşehir Fatih Terim Stadı koyduklarını açıkladı. Daha sonra başta Erdoğan, olmak üzere Bilal Erdoğan, Acun Ilıcalı, Fatih Terim, Yıldırım Demirören, Tanju Çolak, Tolgahan Sayışman, Rıdvan Dilmen, Kadir Topbaş, Yılmaz Erdoğan, Aziz Babuşçu ve Fettah Can gibi isimlerin de aralarında bulunduğu karma takımlar maç yaptı. ERDOĞAN İLERDE TEK ADAM Tayyip Erdoğan’ın turuncu formayı giydiği maçta, beyaz takım Şifo Mehmet’in golleriyle 2-0 öne geçti. Bilal Erdoğan’ın kötü futbolundan yararlanan Şifo Mehmet’in attığı golleri Yılmaz Erdoğan’ın golü izledi ve maç bir anda 3-0′a geldi. Skor avantajıyla kendini geri çeken beyazların karşısına çıkan Tayyip Erdoğan ise kalecinin bilerek yaptığı hatalarla hat-trick yaptı. Ancak Erdoğan’ın attığı 2. gol ise jeneriklere geçecek türdendi. Rakibini ekarte eden Başbakan, bir anda topun dibine girerek meşin yuvarlağı çatala astı. 15 DAKİKA OYNADI Erdoğan’ın oynadığı şov maçı 30 dakika sürdü. Başbakan ilk yarının ardından alkışlar eşliğinde oyundan çıktı. Karşılaşma Turuncu takımın 9-4′lük galibiyetiyle sona erdi.AMK Spor
'Erkek Zampara Olmayacak, Kadın Herkesin İçinde Kahkaha Atmayacak'
Başbakan Yarımcısı Bülent Arınç, Bursa Valiliğin tarafından düzenlenen Heykel'deki Tarihi Valilik binasındaki bayramlaşma törenine katıldı. Ardından partisinin Merinos Parkı'nda düzenlenen bayramlaşma törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, herkesin bayramını kutladı.'HOŞUNUZA GİDİYORSA ALKIŞLAYIN, GİTMİYORSA YUHALAYIN' Burada yaptığı konuşmada 30 Mart seçimlerinde Bursa'da 18 ilçeden 16'sını kazandıklarını söyleyen Arınç, önümüzdeki seçimlerde Nilüfer ve Mudanya ilçelerini de kazanacaklarını savundu. Bu sırada kendisini öven tezahürat yapan bir partiliye 'Maşallah, yerinde duramıyor. Heyecanlı insan. Allah razı olsun. Kalk kükre. Bunlar insanı konuşturur kardeşim. Rahmetli Necip Fazıl derdi ki, 'Bir insanı dinlerken ya yuhalayacaksın ya da alkışlayacaksın. Sessiz durmak yok. Hoşunuza gidiyorsa alkışlayın. Hoşunuza gitmiyorsa yuhalayın be kardeşim' dedi. 'TÜRKİYE'DE TEK MARKA VAR RECEP TAYYİP ERDOĞAN' Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili de değerlendirmede de bulunan Arınç Türkiye'de tek markanın Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Çatı adan Ekmeleddin İhsanoğlu ile ilgili de şunları söyledi: 'Şahsıyla ilgili bir küçümseme yaparsak bu bize yakışmaz. Geçmişte tanıdığımız bildiğimiz bir insandır ama iddia ediyorum Sayın Kılıçdaroğlu yolda görse kendisini tanımazdı. Aday olacağı kulağına söylenene kadar ya Ekmeleddin veya Ekameddin veya Ekmel veya Ekmek denen şahsın ismini bile tanımazdı. Ne yaptığını bilmezdi. Biz biliriz çünkü onu İKÖ Genel Sekreteri yapan biziz. Beraber hac ve umre yapmaktan tutun, uluslararası konferanslarda onu takdim etmeye kadar biz tanırız, biliriz ama o bilmez. MHP Genel Başkanı bilir ama bu kadar bilmez. Adeta sarıldılar, kurtarıcı gibi baktılar. O şahsın kabul edip etmemesi kendi takdiridir. Hayatı boyunca en büyük desteği aldığı Cumhurbaşkanı ve Başbakanımıza karşı ve özellikle CHP'nin böyle bir teklifine ben şahsen inanmazdım koşa koşa gideceğine.' Bülent Arınç, Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığını yüzde 100 hakederek kazanacağını savundu. Bursa'da Ak Parti'nin bayramlaşma töreninde konuşan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Başbakan Erdoğan'ın çok güzel meziyetlere sahip olduğunu ifade ederek, Erdoğan'ın 24 saatte, iki saat uyumadığını anlattı. Arınç, 'Düşünün Diyarbakır'da 45 derecenin altında bir miting yapıyor, İstanbul'a geliyor. İstanbul'da bir başka toplantıya katılıyor. Akşam da Başakşehir'de futbolcu gibi 3 tane gol atıyor, kardeşim. Böyle bir aday dünyanın neresinde var yahu? Hele öyle bir aşırtma gol atmış ki, sanki cumhurbaşkanlığı seçimi gibi. Ayağının tersiyle 'küt' doksandan. Ampul gibi dikmiş oraya. Hiç mi yorulmuyorsun, mübarek ya! Rıdvan Dilmen'in bacağı kırılmış, öbürünün adelesi kopmuş. Çocuğu ile oğlu ile birlikte top oynuyor. 5 dakikada 3 tane gol atıyor. Bunu kim yaptı kardeşim. Rahmetli Metin Oktay olsa, madalya takardı. Bu büyük bir başarı. İşte böyle bir cumhurbaşkanı var. Hiç bitmeyen bir enerji' dedi. Türkiye'nin dünyada sözü dinlenen, dikkat edilen bir ülke olduğunu belirten Arınç, 'İtibarlıyız. Bakmayın Batı'dan farklı sesler çıkabilir. Doğu'dan bazen farklı sesler çıkabilir. Bu bizim yanlış yaptığımzdan dolayı değil. Hep doğruları söylediğimizden. Hep haklıdan yana olduğumuzdan. Hep mazlumdan yana olduğumuzdandır. Ne yapalım, biz hayatımızın hiçbir noktasında zalimden yana olmadık. Hep mazlumdan yana olduk. Hiçbir zaman güçlünün yanında olmadık, hep Hak'kın yanında olduk. Böyle olmaya da devam edeceğiz. dünyada başka ülkeler, başka rejimler beni sevmeseler bile mutlaka hak galip gelecektir' diye konuştu. 'ÇOCUKLARIMIZ, GENÇLERİMİZ CİNSEL YÖNELİMLERİNDE ÇOK KÖTÜ NOKTALARA GİDİYORLAR' Son zamanlarda Türkiye'de ahlaki bir çöküntünün yaşandığını söyleyen şunları söyledi: Arınç 'Maalesef günlük hayatımızdan tutunuz, çocuklarımızın yetişmesine kadar televizyonların etkisi, şundan bundan bu kadar ama farklı bir toplum haline geliyoruz. Çok şiddetli tepki vermeye başladı, insanlarımız. Bonzai veya benzerleri alıcı buluyor, müşteri buluyor. Bazı alçaklar bunu pazarlıyorlar. Gençleri özellikle buna alıştırmaya çalışıyorlar. Gençlerimizi çökertmek istiyorlar. ahlaksızlık, fuhuş bir bataklık haline geliyor. Çocuklarımız, gençlerimiz cinsel yönelimlerinde çok kötü noktalara gidiyorlar. Türkiye'de buluğ yaşı, ergenlik yaşı çok küçüldü. Bu kızlarda neredeyse 9-10 yaşlarına, erkeklerde de 11-12 yaşına kadar küçüldü. Bunun neticesinde özellikle bu cinsel yönelimleri sürekli teşvik eden, bir kısmı sanal dünyada, internet dünyasında bir kısma maalesef televizyonlarda, gazetelerin magazin sütunlarında bir kısmı da üniveristeler başta olmak üzere eğitim alanında gençlerimizin bu heyecanlarını, bu heveslerini kötüye kullananlar var. Biz karısını 40 yerinden bıçakladıktan sonra sokak ortasında bırakan bir ahlaksız kocayı bu güne kadar duymamıştık. Sevdiğini bırakan, üstünden taksisiyle geçen edepsiz, vicdansızları hiç bgüne kadar duymamıştık. Çocuklarının önünde cinayet işleyen vicdansızları bugüne kadar duymamıştık. Evet sayıları az belki ama niye oluyor, bunlar? Olmaması lazım. Biz çok iyi bir toplumduk. Bunlar nereden çıktı? Bu ayrık otları nasıl yetişti nasıl bitti? Bunlara dikkat etmemiz lazım. Asıl yapılamsı gereken sizlerin iyi örnek olmasıdır. Onları iyi yetiştirmeliyiz. Ne olur anneler, babalar, onların her istediklerini meşru-gayrimeşru, 'ne yapalım, arkadaşları böyle yapıyor' diyerek, olağan karşılamayalım. Nasihat edelim. Kötü arkadaşlıklar kurmasınlar, kötü yerlere gitmesinler ve inşallah güzel sohbetlerle, güzel kitaplarla ve güzel bir eğitimle başbaşa kalsınlar. Çocuklar bizim geleceğimiz. Onlar yarım yamalak yetişirse, biz sonra bu ülkenin geleceğinden nasıl sorumlu oluruz?' 'ERKEK ZAMPARA OLMAYACAK. KADIN DA HERKESİN İÇİNDE KAHKAHA ATMAYACAK' Bir kaç özel televizyonun gençlik dizileri hazırladığını ve bu dizilerin 13-20 yaşları arasındaki gençleri sadece sekse bağımlı olarak yetişmesine neden olduğunu öne süre Arınç,'Bunların sadece isimlerini vermiyorum ama yedi sülalesini biliyorum Bunlar bu toplumu çökertmekle vazifeli bir iş yaptığını zannederken çocukları kıyafetlerinden, konuşmalarından, anne-babalarıyla, arkadaşlarıyla olan ilişkilerine kada bunu bozmaya çalışan ve buna maksatlı olarak yapanlar vardır. Bizler inanmış birer müslümanlar olarak Kur'an'ı içindeki hükümleriyle Peygamber Efendimiz'in Hadis-i Şerif'leriyle mutlaka okumalıyız. Çok güzel kitaplar çıkıyor. İnsanın cebinde taşıyabileceğiçantasına koyabileceği çok güzel kitaplar çıkıyor. Kur'an'ı yeniden keşfetmemiz lazım. Ahlaken bir geriye gidiş var. Haya meselesi çok önemlidir. Yüzüne baktığın zaman yüzü kızarıyorsa haya güzeldir. Kadan da olsa daha da güzeldir. Haya sadece kadın için değil, erkek için, bütün mahlukat için haya diye bir şey var. Erkekler içinde haya geçerlidir. Yalan söyleyemez. Mahcubiyet ifade edebilecek bir sö söylemeye kalksa, yüzünü yere bakar. Nerede o yüzüne baktığımız zaman yüzü hafifçe kızarabilecek, boynunu öne eğecek, gözünü bizden kaçırabilecek iffet sembolu, haya sembolü kızlarımız? Hamdolsun burada çok var da, Allah bütün yavrularımıza bunu bağışlasın. Utanacağız arkadaşlar. Haya duygunuz olacak. İffet çok önemli. Sadece bir isim edğil. Kadın için de bir süstür, iffet. Erkek içinde bir süstür. İffetli olacak. Erkek de olacak. Zampara olmayacak. Eşine bağlı olacak. Çocuklarını sevecek. Kadın ise o da iffetli olacak. mahrem-namahrem bilecek. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak. Bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak, iffetini koruyacaksın. Şimdi bunu birileri söylediği zaman 'ya bu adam hangi dilden konuşuyor' diyebilirler. Bu kadar değerlerimize yabancılaştık bugün' dedi. 'ÇOCUKLARIMIZA ZAMAN AYIRALIM' Son yıllarda evlerde birden fazla arabanın ve herkes de cep telefonu olduğuna değinen Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Biz şüphesiz arabanın da en iyisine bineceğiz. Ama arabanın da bir zekatı var. Lüzumsuz da kullanmayacağız. Ben meclis başkanı oldum servis araçlarını yasakladım. Neden? Çünkü servis araçları bize yılda 2 trilyon masraf getiriyor. Ama bir baktım ki içinde 10 kişi, 12 kişi var. Nereden bu servise binmesi gerekenler? Meğer herkes meclise arabası ile geliyormuş. Su kullanmıyor bu arabalar benzin kullanıyor. Valla Nil Nehri olsa Türkiye'de kullanılan arabalara benzin olarak yetiştiremeyiz. Bu israftır. Bir arabanın durduğu yerde sabit masrafı var. Bu lüzumlu bir ihtiyaç halinde kullanılacak birşeydir. Aynı cep telefonları gibi. Şimdi cep telefonlarında hanımlar yemek tarifi yapıyor birbirine, saatlerce. 'Daha daha ne var, ne yok? Ayşe'nin kızı ne oldu? Düğün ne zaman?' Bunları karşı karşıya geldiğinde konuş. Karşı karşıya geldiklerinde konuşamıyorlar çünkü ikisinin de gözü televizyonda, dizi seyrediyorlar. Bunlar gülünç hallerimiz. Biz iffetli, haya sahibi, çalışkan, dürüstlük ilkelerine bağlı ve asla kötü alışkanlıkları olmayan - uyuşturucu falan bir tarafa - Allah korusun sigara, alkol gibi bağımlılık yapan şeylerden çocuklarımızı uzak tutmalıyız. Yazı-kışı ayrı değerlendirmeliyiz. Çocuklarımıza zaman ayırmalıyız. Onlar anne babalarının kendileri ile ilgilendiğini görmeli. Şimdi benim torunum karşısında dedesi oturuyor. Annesinin telefonunu alıyor sabahtan akşama kadar oyun oynuyor. Ne girdiğimizin, ne çıktığımızın farkında. Şamil ne yapıyorsun diyorum, başını bile kaldırmadan 'oynuyorum' diyor. Çocuk bunlara meraklı şimdi. O yüzden onların meraklarını bazen şekerle, bazen oyuncakla, bazen para ile başka taraflara kanalize etmemiz lazım. Evlatlarımız elden giderse başka sermayemiz kalmaz. Bu cinayetler çok kötü. Biz kadına el kaldırmayı bile kabul etmeyiz. Eşiniz de sevgiliniz de olsa kızınız da olsa onlar bu toplumu doğuran mukaddes insanlar. Boşanırız, ayrılırız, yaşayamayız o ayrı birşey. Ama kötü muamele etmek, işkence etmek nedir bu televizyonlarda gördüklerimiz? Nedir haberlerde okuduklarımız? Bu toplum böyle değildi arkadaşlar. Bütün maddi kalkınmanın üzerini simsiyah bir örtü gibi örten bu kötüye gidişten biran evvel kurtulmamız lazım. Bunda bizim sorumluluğumuz varsa sizin de, başka kurumların da sorumluluğu var. İyiliğe vesile olan o hayrı işlemiş gibidir. Şerre vesile olan o şerri aynen işlemiş ve teşvik etmiş gibidir. Allah bizi inançlı, ahlaklı, dürüst, birbirlerini çok seven, hatrını kırmayan iyi arkadaşlık yapan, güzel bir toplum haline getirsin. Allah çocuklarımızı, torunlarımızı, gözümüzün nuru yavrularımızı, kötülüklerden fitne ve fesatlardan korusun inşallah geleceğimiz daha parlak olacak' dedi. Işıl ARSLAN - Mehmet İNAN / BURSA,(DHA)
Acun'dan Sergen Bombası
TV8'nin patronu Acun Ilıcalı, yeni yayın döneminde büyük sürprizlerin altına imza atmaya hazırlanıyor. Acun gelecek sezon için Sergen Yalçın'ı kadrosuna katmayı hedefliyor.TV8'i bir eğlence kanalı haline getirmeyi hedefleyen Ilıcalı, futbola olan düşkünlüğünü de ekranlara yansıtacak. Spor x'in haberine göre TV8'i satın alır almaz İspanya Kral Kupası maçlarını şifresiz yayınlayarak işe başlayan Acun Ilıcalı, Dünya Kupası maçlarını da yayınlamak için TRT ile görüşmüş ancak bazı teknik sebeplerden dolayı büyük proje hayata geçirilememişti. Herhangi bir ligin yayın hakkını almayı düşünmeyen Acun Ilıcalı'nın en büyük planı ise haftada 2 gün yayınlanacak olan spor programında flaş isimleri transfer etmek... Daha önce Alex de Souza'ya teklif götüren ve Brezilyalı oyuncunun kararını bekleyen Ilıcalı, diğer bir yandan da Sergen Yalçın ile görüşme halinde. Ilıcalı'nın en büyük sürprizinin ise yakın dostu Rıdvan Dilmen olacağı da kulislerde yüksek sesle konuşulmaya başlandı.ObjektifHaber
Moldovan'dan Çarpıcı Rıdvan Dilmen Açıklaması
Fenerbahçe'nin eski golcüsü Viorel Moldovan çarpıcı açıklamlarda bulundu. Viorel Moldovan... Fenerbahçe forması giydiği dönemde attığı birbirinden güzel gollerle ‘Dan Dan Moldovan’ diye Sarı- Lacivertliler’in tarihine geçen Rumen oyuncuyla Bükreş’te buluştuk. Mütevazi kişiliğinden hiç ödün vermemiş, nazik ve samimi bir ortamda gerçekleştirdiğimiz söyleşide ünlü futbol adamının Kanarya’yı hiç unutmadığı gerçeği ortaya çıktı. Biz kendisine oradan buradan sorular sorarken, Moldovan da bize Fenerbahçe’nin son durumunu, takımı, futbolcuları ve özellikle de başkan Aziz Yıldırım’ı sordu. İşte, özellikle fizik gücüyle hafızalardan silinmeyen Viorel Moldovan’ın, Fenerbahçe ve Türk Futbolu’yla ilgili görüşleri... Fenerbahçe'yi asla unutmam Fenerbahçe formasını giydiğim için çok mutluyum. Hayatım boyunca da o günleri unutmayacağım. Kariyerimin önemli bir dönemiydi. Çok iyi para kazandım. Zaten Fenerbahçe bir çok yıldızı bu şekilde kadrosuna kattı ve kulübün Avrupa’da, Dünya’da tanınması sağlandı. Alex, Ortega, Anelka, Sow, Meireles ve Alves gerçekten çok üst düzey futbolcular. Kulüp ayrıca stadını da yeniledi ki, bu Aziz Başkan sayesinde oldu. Fenerbahçe’nin son yıllardaki başarısı kulübün ününü de artırdı, tanınmasını da... Aziz Yıldırım'ı takdir ediyorum Başkan Aziz Yıldırım, kulübün daha da ileri gitmesi için çok çalışıyor. Benim dönemimde de öyleydi. Hep önde olmak istediler. Aziz Yıldırım Fenerbahçe’yi hep 1 numara yapmak istedi. Bunun için kardeşi ile gece gündüz çalıştı. Bunu takdir etmek lazım. Aziz Yıldırım ikinciliği hiç sevmedi. Fenerbahçe’nin hep şampiyon olmasını istedi. Çok iddialıydı. Ben iddialı insanları severim. O yüzden başkanı çok takdir ediyorum. Bir kaç yıldır olumsuz bir durum söz konusu fakat detayları bilmediğim için bu konuya fazla girmek istemiyorum. Bizde yıldız onlarda asker çoktu Fenerbahçe formasını giydiğim dönemde bir türlü şampiyon olamadık. Galatasaray 2 kez şampiyon oldu. Başaramadık. Halbuki çok süper bir kadromuz vardı. Bakıyorum, takımdaki tüm futbolcular kendi ülkelerinde milli forma giyiyordu. Kısacası bizde kalite çoktu, yıldız çoktu ancak takım olmayı beceremedik. O dönem Galatasaray’ın başında Fatih Terim vardı. Taffarel, Popescu ve Hagi gibi çok tecrübeli oyuncular vardı ve bu üçlü Türk oyuncularla birlikte müthiş bir sinerji yakaladı. Bizde yıldız çoktu fakat Galatasaray’da asker çoktu... Arda müthiş bir futbolcu Türk Milli Takımı’nda bir çok yıldız var. Oyun anlayışları hoşuma gidiyor. Ayrıca bir çok isimsiz gençler de takıma girmek için mücadele veriyor. Ama bir kişi var ki, onu özellikle çok beğeniyorum ve takip ediyorum. Arda Turan gerçek bir süperstar. İspanya Ligi’nin en istikrarlı ve yararlı oyuncularından bir tanesi. Bakınız, Atletico Madrid’e transfer olduktan sonra kulübün gidişatı nasıl değişti ve ne başarılar kazandı. Türk Milli Takımı’nın bana göre maestrosu. Türkiye, Arda gibi bir yıldıza sahip olduğu için çok şanslı. Herkes Arda’nın değerini bilmeli. Rıdvan Dilmen şaşırttı Rıdvan Dilmen’in teknik direktörlüğü döneminde çok garip şeyler olmuştu. Zaten sezon öncesi kampında doğru dürüst hiç çalışmamıştık. Rıdvan hocanın bazı oyuncularla aynı masada kağıt oyunu oynaması, onlarla birlikte sigara içmesi benim çok tuhafıma gitmişti. Bu şekilde zaten başarılı olamazdık. Sezona hiç iyi hazırlanamadık. Kısa süre sonra Rıdvan Dilmen de gönderildi. Onun yerine gelen Zeman’ın toplantısını hiç unutmuyorum. Siz sezon öncesi ne yaptınız. Hiç alışmadınız mı? Herkes en ufak ikili mücadelede sakatlanıyor. Olacak gibi değil” diye bize kızmıştı. Fanatik
Türk Futbolunun En Unutulmaz 10 Maçı
100 yılı aşkın sürede birçok önemli maç oynadı Türk takımları ve taraftarlarını sokaklara döktü. Biz de biraz geçmişe gittim, milli maçları hariç tutarak Türk futbol tarihinin en unutulmaz maçını sorduk jürimize. Türkiye Ligi’nden Türkiye Kupası’na, UEFA Kupası’ndan Şampiyonlar Ligi maçlarına ilginç bir liste çıktı ortaya.
Fenerbahçe'de "Yıldırım" Hızıyla Eskimiş 13 Teknik Direktör
Aziz Yıldırım 16. yılında 16. kez yeni bir sayfa açıyor. Bariç’ten Ersun Yanal’la kadar geçen süreçte Yıldırım’ın teknik direktörlerle ilişkilerini derlemeye çalıştım. 15 Şubat 1998’de Fenerbahçe’de Ali Şen devri kapanmış ve Aziz Yıldırım, Vefa Küçük’ten sadece 1 oy fazla alarak başkan olarak seçilmişti. O günden bu yana, tam 16 senedir sarı-lacivertli kulübün başkanlığını yapan Aziz Yıldırım 14 farklı teknik direktörü takımın başına getirdi. 16 yıllık süreçte Fenerbahçe’de teknik anlamda bir istikrardan söz etmek zor. Aykut Kocaman dönemine kadar şampiyon olamayıp da takımın başında kalabilen hiçbir teknik direktör olmamıştı. Ersun Yanal da Aziz Yıldırım döneminde Fenerbahçe’yi şampiyon yaptıktan sonra görevinden ayrılan ilk isim olarak tarihe geçmiş oldu. Aziz Yıldırım’ın başta bulunduğu 16 yıllık sürede neden teknik adam değişimleri yaşandı kısaca bir göz atalım;
Erdoğan Yemin Ederken Bir Tek O Ayağa Kalkmadı
Cumhurbaşkanı Erdoğan metnini okumak için kürsüye geldiği esnada, bütün vekiller ve konuklar ayağa kalktı, sadece MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay ayağa kalkmadı. Meclis'te düzenlenen mazbata teslim ve yemin törenine milletvekilleri dışında çok sayıda davetli de katıldı. Genel Kurul'daki Loca'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, kızları Sümeyye ve Esra ile oğlu Bilal Erdoğan da hazır bulundu. Locada ayrıca, Anayasa Başkanı Haşim Kılıç, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ve kuvvet komutanları, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık, eski futbolcu Rıdvan Dilmen ile çok sayıda bürokrat da hazır bulundu. MHP'Lİ AKÇAY AYAĞA KALKMADIÖte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan metnini okumak için kürsüye geldiği esnada, bütün vekiller ve konuklar ayağa kalktı, sadece MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay ayağa kalkmadı. YABANCI KONUKLAR KÖŞK'TEKİ TÖRENE KATILACAK Cumhurbaşkanlığı devir teslim töreni için Türkiye 'ye gelen 90'dan fazla yabancı temsilci, TBMM'de törene katılmadı. Yabancı temsilciler Çankaya Köşkü'ndeki törene katılacak. ANKARA/DHA