Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Rekabet ve Fanatizmden Uzak Yüzünüzü Güldürecek Futbola Dair 9 Hikaye

-

Galibiyette de mağlubiyette de futbolun çoğu zaman komik bir tarafı oluyor. Anlatılan bazı anılar ve hikayeler futbolun bambaşka bir yönünü ortaya koyup bizleri gülümsetebiliyor. 

İşte sahada veya saha dışında futbolun ve futbolcuların ilginç hikayeleri:

1. 8-0'lık İngiltere maçı anıları

"Bizim o gün yetersiz kaldığımızı hiç ayağıma top gelmeden maç 3-0 oldu. Orada anladım bizim başımıza gelecek var herhalde. "

"7-0 olduğunda hakeme gittim "Referee, finish match" dedim. Daha '"Ten minutes" dedi bana."

"Mustafa Denizli önde duruyor. 15. dakikada maç 3-0 olmuş. Çaresizlik içinde döndü arkasına baktı kimi değiştireyim diye. O döndü ben de döndüm."

2. Rıdvan Dilmen'in İnönü Stadı'nda kartal hikayesi

Portekiz'le Türkiye'deki futbol kültürü çok farklı olduğu için kartal numarası tutmamış.

3. Sergen'e göz kulak olmak için görevlendirildikten sonra Sergen'e uyup at yarışı oynamak

Gökhan Keskin:

"Sergen özü sözü bir adamdır. Ağzından çıkan neyse onu yapar. Beşiktaş’a ilk geldiğinde benim yanıma verdiler. Daha 17 yaşındaydı. “Al bu çocuğa göz kulak ol, at yarışı oynuyormuş” dediler. Aradan iki hafta geçti. Bir baktım, ben, Metin ve Sergen beraber at yarışı kuponu yapıyoruz!"

4. Oyuncunun gecenin bir körü teknik direktörü arayıp şişko p.ç diye bağırması, telefonu açan kadının telefon sana diye ahizeyi eşine uzatması.

Stan Ternent:

“Gece saat 23.00 suları, çizgili pijamalarımı giymiş yatağımda uyukluyorum. Birden telefon çalmaya başlıyor. Yanımda uyuyan karım, bir zombie gibi ayağa fırlıyor. Sonra uykulu gözlerle telefona uzanıyor. Bir adam bas bas bağırıyor telefonda, 

“YOU FAT BAAASTARD”. (Şişko Piçççç)… 

Karım, istifini hiç bozmadan ahizeyi kafama tıklatarak, 

“Telefon sana” diyor. 

40 yıllık futbol kariyerimde “yüzüne tükürülmüş, üstüne köpek pisliği atılmış, polis kodeslerinde sabahlamış, kendi takımının futbolcusu tarafından kafa atılmış, seri katil Yorkshire Ripper olmamdan şüphelenilmiş, iki Premier Lig futbolcusu tarafından suikast girişimine uğramış biri olarak, telefonlarda taciz edilmek diğerlerin yanında önemsiz kalıyor. Yine de, bu saatte uyandırıldığım için küfür ederek ahizeyi kapıyorum. 

Telefonda ki ses hala bas bas, 

“YOU FAT BAAASTARD”. 

Ben bu sesi tanıyorum. 

“Seni ilk seferde de duydum, merhaba Jonah” diyorum. 

Arayan eski oyuncum Vinnie Jones, çatlaklar kralı… 

Vinnie, “Seni televizyonda gördüm ahbap, ama o kadar şişkosun ki bir daha ki sefere geniş ekran televizyon almam“ gerek diyor. Gülümsüyorum. 1998 senesinin Mayıs ayında, ikinci lig takımı Burnley’de ki Teknik direktörlük maceramın ilk günü ve Vinnie bol şans dilemek için aramış. Her zaman ki çatlak haliyle. "

5. Yılmaz Vural'ın Türk sporuna futbolcu kazandırma hevesi ve uğradığı hüsran

"Tabii Yılmaz sen cinsin ya. Ersun oynatmamış, Giray kadroya almamış. Türk futboluna adam kazandıracaksın ya. Al başına belayı."

6. Abdülkerim Durmaz'ın stand-up tadında milli takım anıları

"Bizim zamanımızda milli takımda bir istikrar vardı, hep yeniliyorduk."

7. 19 yaşında, takımdaki abilerinin gözüne girmek adına didinip duran Sergen Yalçın'a yapılan acımasız şaka.

"Henüz 19 yaşındaydım. Çok gençtim. Deneyimsizdim. Ama genç takımdaki performansım sayesinde bir anda dikkatleri üzerime çektim. Teknik Direktör Gordon Milne‚ BJK A takımının Kıbrıs kampı kadrosunu açıkladığında dünyalar benim oldu.

Kıbrıs´a gittik. Otele yerleştik. Tüm futbolcular odasına çekildi. Birazdan kapı çaldı. Gelen Feyyaz abiydi.

"Sergen" dedi‚ "Senin odandaki televizyon iyi gösteriyor mu? Bizdeki herhalde bozuk."

Odamdaki televizyonu açtım. Gayet net gösteriyordu. Bunun üzerine Feyyaz abi bir istekte bulundu: "Sen televizyondan anlarsın. Kafan çalışır. Şu bizim televizyona da bir el atsana."

"Hemen abi" dedim. Kabul ettim. Ne de olsa kendimi beğendirecektim‚ şirin gözükecektim. Birlikte odasına gittik.

Televizyonun başına kuruldum. Başladım düğmelerle oynamaya. Oynadım‚ oynadım. Birazdan televizyon çok net göstermeye başladı. Feyyaz abi sevindi. Beni kutladı: "Harikasın be Sergen. Vallahi zekan müthiş. Kafan çok çalışıyor."

O sırada odaya takımdaki diğer bazı futbolcular da geldi. Hepsi de becerimi görmüştü. İşin ilginç tarafı hepsi de aynı dertten mustaripmiş: "Ya Sergen bizim odaya da gelsene. Bizim televizyon da bozuk."

Kıracak değilim ya... Sırayla odalarına gittim. Biraz zor oldu ama tüm televizyonları düzelttim. Hepsi de çok net göstermeye başladı. Haliyle büyük övgüler aldım: "Helal olsun Sergen‚ Bir insan ancak bu kadar becerikli olur."

Fakat o anda bir şey dikkatimi çekti. Beni kutlayan futbolcular aynı zamanda kasıklarını tuta tuta gülüyordu.

Pek anlayamamıştım ama... Ben de mutluydum. Görevi tam yapmanın‚ takımdaki büyüklerimin takdirini kazanmanın huzuru içindeydim. Ama aniden Feyyaz abi ağzındaki baklayı çıkardı:

"Sergen elinin değdiği televizyonlar tabii ki cam gibi gösterir. Çünkü senin kulakların çanak anten gibi."

Yıkıldım. Kahroldum. Meğer odalardaki televizyonlar bozuk filan değilmiş. Ayarını bilerek bozmuşlar."

8. Sisli havada sahada unutulan kaleci

Rivayete göre 1937'de Chelsea ile Charlton arasında oynanan maçın son 20 dakikası yoğun sis nedeniyle oynatılmıyor. Tüm futbolcular soyunma odasına gidiyor. Charlton kalecisi Sam Bartram hariç. Olaydan haberi olmayan Bartram kalesinde rakip pozisyon yapacak diye bekliyor.

9. Uçağın düşeceğini sanan Hasan Şaş'ın ve diğer futbolcuların yaşadığı korku dolu anlar

"Speak lan kaptan speak"

Bu Haber ile İlgili Linkler

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
thetimelord

#1 ve #8 efsane ya koptum mk adasaadadas

yazanhayalet

#7'deki orospu çocukluğu değil de nedir? Yazık lan :)))

birinci-tekil-birey

Güzeldi o yıllar beee.... Gırgırı makarası boldu. Şimdiki gibi saçma spor nefretleri yoktu. Varsa bile çok göze çarpmazdı. Ama Abdülkerim sağlam oyuncuydu öyle konuştuğuna bakmamak lazım.

doktore

Abdülkerim Durmaz'ı görünce "Abi Lineker'i gördün mü?" diye sormayan bizden değildir :D

murekkepadam

şimdi burda sergen abiyi anlatmaya gerek yok içi dışı bir insan bazıları tarafından sevilmesede çoğu kişi tarafından sevilir,ben Bjk li olduğum halde Abdulkerim abiyide o kadar seviyorum oda aynı içi dışı bir yapmacık değil,gerçi eskinin herşeyi güzel futbolcuları da öle.

Başlıklar

Beşiktaş Jimnastik KulübüChelseaİngiltereKatilMilli TakımPolisPortekizRıdvan Dilmenfutbol
Görüş Bildir