Olacak O Kadar Haberleri

Olacak O Kadar ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Olacak O Kadar ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Doctor Who Modern Serinin Çıtır Kadınları
Herkes biliyordur Doctor Who'yu mutlaka.Sonuçta 50 yıllık muhteşem bir dizi.Bildiğiniz gibi, 2004 yılında modern seri olarak Doctor Who yeniden başladı.Şimdiye kadar 3 Doctor gördük -Savaşçı Doctor hariç- ve yeni sezonda yeni bir Doctor'umuz daha olacak.Fakat aynı zamanda,inanılmaz ve harika yol arkadaşlarını da unutmamak gerek.Bayanların hepsi birbirinden çıtır,zeki ve cesurlar.Peki ya bunları bir sıraya koymak gerekirse..  İyi eğlenceler. :)
Yeni Akit Yazarı: 'Polisler Kelepçelenmesiydi İntihar Edebilir, Birilerini Rehin Alabilirlerdi'
Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak , emniyete yönelik “paralel yapı” operasyonunda gözaltına alınan polislerin kelepçelenmeleri hakkında, “Bu olmayabilirdi ama, polislik eğitimi almış bir kişi, silah kullanmayı bilen biri, yanındaki polisin silahını alıp, intihar da edemez mi, ya da birilerine ateş edemez mi, rehin alamaz mı? Böyle bir endişeden yola çıkarak kelepçeleme kararı verilmesini tartışabilirsiniz, ama işi bir de bu yönden değerlendirmeniz gerekmez mi?” diye sordu. Dilipak, aynı operasyon kapsamında bazı isimlerin tutuklanarak cezaevine girmek isteyeceklerinin altını çizerken, “Eğer ortada gerçekten bir casusluk faaliyeti varsa, başka bir ülke için çalışan biri, o ülkeye kaçabilir. Onun için tutuklanması gerekir.. O ülke bu bilgilerin ortaya çıkmasını istemediği için, bu kişi serbest bırakılırsa, o örgüt tarafından ortadan kaldırılmak istenebilir. O zaman da kişinin güvenliği açısından tutuklama kararı verilebilir” ifadelerini kullandı. Abdurrahman Dilipak’ın Yeni Akit’te “Etme bulma dünyası” başlığıyla yayımlanan (26 Temmuz 2014) yazısı şöyle: Ergenekon ve Balyoz davasının sanıklarının evlerinden, işyerlerinden alınıp götürülmesini hatırladınız mı? Tarih tekerrür ediyor.. Bu dünya etme bulma davasıdır. Ne demişler: Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.. Derin devlete entegre ve enjekte edilmeye çalışılan paralel yapıya karşı çıkan ve paralel yapının önünde engel teşkil edenlere karşı başlatılan operasyon sonunda yüzlerce kişi tutuklanmıştı. Gelinen noktayı biliyorsunuz.. O davalar yeniden görülecek.. Bu arada yeni paralel bir dava daha açılacak.. Operasyonlar aynı şekilde dalga dalga geliyor.. Bu kez, hem derin, hem de paralel yapı sanık sandalyesinde.. Doğru olan şu: Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana, zalime karşı olmak. İnsanlar suçlu da olsa hakları vardır. Haklı olmak, başkasına haksızlık etme hakkı vermez.. Bir topluluğa karşı olan öfkemizin bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmemesi gerek.. Paralel mediaya bakıyor musunuz, Balyoz ve Ergenekon, KCK operasyonları, MİT operasyonu, casusluk davası başladığında nasıl bir yayın yapıyordu, şimdi nasıl bir yayın yapıyorlar. Bu kez casusluk davasının sanıkları kendi yandaşları.. Yine paralelinde, dolandırıcılık, sahtecilik, telefon dinleme gibi suçlamalar var.. Devlete sızmaya çalışan, sınav sorularını çalarak haksız bir şekilde işe alınan, terfi ettirilen, evraklarda sahtecilik yapılarak, sahte evraklar üzerinden hayali operasyonlar düzenlendiği iddiası ile başlatılan bir soruşturma var.. Hani MİT’e operasyon çekeceklerdi ya, ava giderken avlandılar.. Casusluk suçlaması var. Gizli belgelerin başka ülkelere servis edildiği iddiası ile bir soruşturma başlatıldı.. Elbette yaş kurudan ayrılmalı. Daha işin başındayız. Bir soruşturma yürütülüyor. Daha sonra iddianame hazırlanacak, dava açılacak, yargılama yapılacak.. Eğer bugün başlatılan gözaltıların ardından ifadeler de alındıktan sonra, suç unsuru bulunursa salıverilecekler. Eğer kuvvetli suç ihtimali varsa, muhtemelen tutuklanacaklar.. Gözaltı ve tutuklama kararlarına karşı paralel mediadan ve çevrelerden itirazlar var.. Eğer ortada gerçekten bir casusluk faaliyeti varsa, başka bir ülke için çalışan biri, o ülkeye kaçabilir. Onun için tutuklanması gerekir.. O ülke bu bilgilerin ortaya çıkmasını istemediği için, bu kişi serbest bırakılırsa, o örgüt tarafından ortadan kaldırılmak istenebilir. O zaman da kişinin güvenliği açısından tutuklama kararı verilebilir.. Kaldı ki, bu kişiler sıradan kişiler değil.. Evrakta sahtecilik suçlaması var.. Hukuk dışı dinlemelerden söz ediliyor. Söz konusu hukuk ihlali tarla davası değil, pekala bu kişiler dışarıda, parkta otururken bile, digital ortamdaki birtakım kayıtları kaçırabilir, karartabilir, yok edebilir, eğer bu suç isnadı doğru ise, kaçma ve delil karartma ihtimali açısından bunun değerlendirilmesi yanlış bir şey değil.. Profesyonel kişiler, özellikle dijital kayıtlar konusunda, tutuklanmamaları halinde ciddi bir şekilde delilleri karartabilirler.. Bir örgütten söz edildiğine göre, belli bir hiyerarşi içinde operasyonu engellemeye, ya da boşa çıkarmaya yönelik komplolar gerçekleştirebilirler.. Bunların yurtdışına çıkmaları da meslekleri itibarı ile onlar için zor bir hadise değil.. Ellerinin kelepçelenmesine gelince, bu olmayabilirdi ama, Polislik eğitimi almış bir kişi, silah kullanmayı bilen biri, yanındaki polisin silahını alıp, intihar da edemez mi, ya da birilerine ateş edemez mi, rehin alamaz mı? Böyle bir endişeden yola çıkarak kelepçeleme kararı verilmesini tartışabilirsiniz, ama işi bir de bu yönden değerlendirmeniz gerekmez mi? Operasyonun ne zaman, saat kaçta başlayacağı, tamamen olayın niteliği, istihbarat bilgileri ile ilgili.. Gündüz vakti, basının ve hemen bölgeye sevk edilecek kalabalıkların protestoları altında bir operasyon gerçekleştirmek çok da kolay olmasa gerek.. Bir gazeteci bir yazı yazmış ve yazısından dolayı sanık olmuş siz de onun eline kelepçe takıyorsanız bunu eleştirebilirsiniz.. Ortada devlet içinde uluslararası bağlantıları olan bir çeteden söz ediyorsunuz.. Bu iddiaların gerçek olup olmadığı da soruşturma sonucu ortaya çıkacak.. Tabii işin en ilginç yanı, kendileri aynı şeyi başkalarına yaparken, hatta sosyal mediada Başbakanın eline kelepçe takıp içeri tıkacaklarını yazıp çizerken, bunu söyleyenlere aynı şey yapılınca, birileri niye ayağa kalkıyor ki.. Ama iyi oluyor, bu süreçte kim kimin adamı anlaşılıyor.. Paralel örgüt gayesine ulaşabilseymiş Tevhid Selam Kudüs Ordusu “terör örgütü” soruşturması kapsamında tam 242 kişiyi gözaltına alacakmış. Listede kimler yok ki, Bülent Yıldırım’dan Nureddin Şirin’e kadar, milletvekili, gazeteci, işadamı, STK temsilcisi, listede yok yok! Kendiler bu operasyonu başarsalardı ne yapacaklardı? MİT’in TIR’larına yaptıklarını mı yapacaklardı! MİT’le bağlantısını Taraf’ın açıkladığı Mustafa Özel’i gözaltına alanlar bugün gözaltındalar. O gün de Mustafa Özel’i sağlık muayenesine götürürken ellerine kelepçe takmışlardı.. Neyse, olacak o kadar. Daha bu soruşturma yeni başlıyor.. Hele bayram geçsin. Ardından, cumhurbaşkanlığı seçimi de tamamlansın.. Bakalım sırada kimler var.. Media, Mafia, Sermaye, Siyaset, Bürokrasi, STK temsilcilerinden oluşan uzun bir liste var.. Bu yaz sıcak geçecek.. Selâm ve dua ile..T24
A'dan Z'ye 28 Maddede 2014 Yılının Özeti
Türkiye'nin her yılı bir öncekinden daha hızlı, daha dinamik ve daha kafa karıştırıcı şekilde gelişiyor. Gündeme yetişmekte zorlandığımız anlar oluyor. Artık hangi olayın, hangi yıl vuku bulduğunu unutur hale geldik. Daha geçenlerde dediğimiz olayın üzerinden 2-3 yıl geçtiğini öğrenip şaşırıyoruz. Ülkece 'Eternal Sunshine of the Spotless Mind' moduna geçtik. Unutuyoruz, unutturuyorlar. İşte unutmamanız için size A'dan Z'ye Türkiye'nin 2014 gündeminin kısa özeti.
Levent Kırca'nın Devlet Sanatçılığı Unvanı Geri Alındı
Tiyatro, sinema oyuncusu Levent Kırca, 'Devlet sanatçısı unvanım geri alındı. Biri veriyor biri alıyor işte. Bu böyle. Süleyman Demirel vermişti. Tayyip Erdoğan aldı' dedi.Levent Kırca, tiyatroların durumu, siyasi hicivler, son filmi 'Sarhoşum gel beni al' filmine ilişkin soruları yanıtladı.Türkiye'de tiyatroların maddi destekten yoksun olduğunu vurgulayan Kırca, 'Tiyatro maalesef iyi bir noktaya gelmedi. Çünkü kısıtlamalar yasaklamalar var, devlet desteği yok. Çok parlak görünmüyor. Tiyatro daha özgür olmalı, her türlü desteği görmeli, sermaye çevresinden ve devletten destek görmeli. Her şeyden önce demokrasi ve özgürlük olmalı. Heykellerin yıkıldığı bir dönem yaşıyoruz. Sanat özgürlük ortamında yapılır. Oyunları bazen düğün salonlarında oynamak zorunda kalıyoruz' diye konuştu.Kırca, 'Tiyatro hayatın bir parçasıdır. İnsanların nefes almasını sağlayan bir sanat dalıdır. Eğitici ve öğreticidir' dedi.'TÜRKİYE'DE 'SİYASİ HİCİV' BASKILAR OLDUĞU İÇİN YOK'Kırca Türkiye'deki siyasi hicivlerle ilgili bir soru üzerine de 'Baskılar, yasaklamalar olduğu için yok. Bugünkü hükümet siyasi hicive yumuşak bakmadığı için yok' diye konuştu.'OLACAK O KADAR' ZÜLFÜ YÂRE DOKUNDUĞU İÇİN YASAKLANDI''Olacak O Kadar' isimli TV programınız 22 yıl sürdü. Neden şimdi böyle bir program yok?' soruları üzerine Kırca, 'Program yasaklandığı için yok. Zülfü yâre dokunduğu için bugünkü iktidar tarafından. Türk halkının söyleyemediğini söyleyen bir program. Seyirciyle özdeşleşti. Seyirci, söyleyemediğinin söylendiğini gördü. Sosyal bir taşlama. Bu nedenle çok fazla yöneticilerin işine gelmez. Seyirci hem güldü hem düşündü. Seviyeli bir mizah program' ifadelerini kullandı.'DEVLET SANATÇISI ÜNVANIMI DEMİREL VERDİ ERDOĞAN ALDI''Devlet sanatçısı unvanınız devam ediyor mu?' sorusu üzerine Kırca, 'Devlet sanatçısı unvanım geri alındı. Biri veriyor biri alıyor işte. Bu böyle. Süleyman Demirel vermişti. Tayyip Erdoğan aldı' dedi.'SARHOŞUM GEL BENİ AL' FİLMİNİN KONUSU KOMEDİKırca, 'Sarhoşum gel beni al' isimli son filminin siyasi konu içermemesi için özel bir çaba sarf ettiklerini belirterek, 'Yazan, yöneten benim. Film yeni bitti. Film, İstanbul'un farklı semtlerinde çekildi. Komedi filmi. İçinde hiçbir siyasi konu yok. Olmaması için de özel bir çaba sarf ettik. Ağustos ayının son haftasında vizyona girmesini bekliyoruz' diye konuştu.'BASKI ALTINDA OLAN ÜLKELERDE KOMEDİNİN DOZU ARTAR''Türkiye'de son yıllarda komedi filmleri artıyor size göre nedeni nedir?' sorusuna Kırca, 'Baskı altına olan ülkelerde güldürünün, komedinin dozu artar. Toplum gülme ihtiyacı duyar o nedenle komedi filmleri artıyor' yanıtını verdi.12 ödüllü 'Dımdızlak' isimli komedi oyununu sahneledikten sonra Levent Kırca ve ekibi, çekimleri yeni biten 'Sarhoşum gel beni al' isimli filmin pastasını kesti.Cumhuriyet