Arjantin'in En Ünlü Komünistlerinden Menotti, Faşist İktidara Nasıl Kupa Kazandırdı?
César Luis Menotti, 1978 Dünya Kupası'nı kazandığında Arjantin'de yaklaşık otuz bin kişi kaybolmuştu. Onları kaybeden adamın adı Videla'ydı. Kupayı kazanan teknik direktörün adı ise Menotti'ydi ve Menotti bir komünistti.
Bazı sorular vardır, asla kendinize sormak istemezsiniz. Ama birileri her fırsatta size o soruyu yöneltir. Menotti'nin de böyle bir sorusu var. O kendine belki her gece sordu ama bunu bilmeyen milyonlarca kişi her fırsatta ona bu soruyu yöneltti. Onunla röportaj şansı yakalayan gazeteciler de...
'Bay Menotti, siz bir komünistsiniz. Faşist darbeyi gerçekleştiren Videla için Dünya Kupası'nı kazanmaktan rahatsız mısınız?'
Solcu futbolu ülkeye sevdirdi.
Futbol tarihinde çok az teknik direktör, oyunun ruhuna César Luis Menotti kadar derin bir iz bırakmıştır. “El Flaco” (İnce Adam) lakabıyla tanınan, şık giyimi ve şiirsel konuşmalarıyla dikkat çeken Menotti, 1978 Dünya Kupası'nda Arjantin'i ilk dünya şampiyonluğuna taşıyan isim olarak hatırlanır. Ancak onu özel kılan yalnızca kazandığı kupa değil, Arjantin futbolunda yarattığı düşünsel dönüşümdü.
O kendi deyimiyle Arjantin'i sağcı futboldan kurtarıp, göze hoş gelen solcu futbolu ülkeye enjekte etmişti.
Demokrasinin darbeyle kesintiye uğradığı yıllarda milli takımın başındaydı.
Menotti göreve 1974'te gelmişti, Arjantin henüz bir göstermelik de olsa bir demokrasi ülkesiydi. Rosario'da büyümüştü, babası Peronist bir sendika aktivistiydi ve kendi evi de gençliğinde iki kez kurşunlanmıştı.
Menotti, siyasi görüşlerini hiç saklamadı, açıkça solcuydu, Marx okurdu, Che Guevara posterini duvara asmaktan çekinmezdi. Bu yüzden 1976 darbesinin ardından herkes Menotti'nin görevden alınmasını bekledi.
Olmadı. Rejim onu 'kullanmaya' karar verdi.
Videla bu durumu açıklarken çok soğukkanlıydı:
'Teknik direktörün soldan geldiği biliniyordu, ama bu bir takım mirasıydı. Sürekliliğin önemli olduğunu düşündüm ve yerine bir sağcı getirilmesini isteyen çok kişiye rağmen buna izin vermedim.'
Menotti, darbecilerin hocası olmasına rağmen susmadı.
Menotti'yi bu ilişki hiçbir zaman susturmadı. Turnuva öncesinde diktatörlüğün ekonomi politikasını eleştiren bir açık bildiriye imzacı oldu.
Soyunma odasında da sık sık ideolojisini futbolculara hatırlatıyordu:
'Biz askerlerin koltukları için değil, metal işçileri için, kasaplar için, fırıncılar için, taksi şoförleri için oynuyoruz.'
Ama Adolfo Pérez Esquivel başka bir şey bekliyordu Menotti'den.
Perez, o yıllarda Arjantin hapishanelerinde işkenceden geçirilen aydınlardan biriydi. 1980 yılında Nobel Barış Ödülü'nün kazanan Perez, Menotti'den sadece bir şey istemişti:
'Siyasi tutsaklar, arananlar, işkenceye uğrayanlar ve kayıpların aileleri olarak Menotti'nin bir şey söylemesini, dayanışma göstermesini bekliyorduk. Yapmadı. Bunun acısını ve onun açısından ne kadar ağır bir hata olduğunu biz hep hissettik'
"Evet iş birliği yaptım ama herkes yaptı"
Menotti bu soruyla hayatı boyunca boğuştu. En bilinen yanıtı şuydu:
'Evet, işbirliği yaptım. Aynı şekilde işbirliği yaptı diye yazan gazeteciler, arabayı kullanan taksiciler. 1978 Dünya Kupası hepimizle birlikte yapıldı. Hepimiz oradaydık.'
Bu cümle aynı anda hem doğruydu hem de bir kaçıştı. Çünkü Menotti taksici değildi. Menotti turnuvanın en görünür yüzüydü, şampiyonluğun mimarıydı, Videla'nın kupa töreninde yanında durduğu adamdı. Toplumsal suç ortaklığıyla bireysel sorumluluk arasındaki farkı o cümle silip atıyordu.
Kupa Videla'nındı...
Kupayı Videla değil Menotti kazandı. Ama kupayı tutan eller Videla'nınkilerdi. Alkışlar da Videla'ya gitti.
Menotti bunu biliyordu, soyunma odasında futbolculara 'askerlerin değil halkın kupası' diye anlatmaya çalışması bunun kanıtı. Ama bir şeyi söylemek ile o şeyin gerçekleşmesi arasında öyle bir fark olur ki tarihin hiçbir dönemecinde o farkı kapatamazsınız.
2008 yılında o kabus soru bir kez daha soruldu, yanıtı bu kez daha sertti:
“Bu çok acınası bir argüman. Dünya Kupası on bir oyuncu ve bir antrenörden ibaret değil. Milyonlarca insanla yapılıyor. Diktatörlük de aynı şekilde. Diktatörler ve milyonlarca suç ortağı gerektiriyor. Arjantin'de bugün hala 1978'de generallerin safında olan birçok insan görüyorum. Onları eleştirmiyorum. Ama bana onlar gibi olduğumu söylemeyin.
Bugün bir daha yapmazdım. Ama şimdi konuşmak kolay. O zamanlar kimsenin bunu söylemeye cesareti yoktu. Açıkçası kullanıldım. Sporu sömüren güç, insanlık kadar eskidir; feodal beyler turnuva şövalyelerini sömürdüler.
O saatlerde cesetleri nehre attığını kimse hayal edemezdi. Bilinseydi, işçiler, çiftçiler, aydınlar, futbolcular, hepimiz dışarı çıkıp bu saçmalığa son verilmesini talep etmeliydik.'
Her şeyin özeti yine Menotti'nin sözlerinde gizli...
Menotti, arkasında bir Dünya Kupası, bir futbol fikri, sayısız yıldız ve başarılması güç şeyler bıraktı. Bir de hepimizin kulağına küpe olacak o sözü:
'Sadece futboldan anlayan, futboldan da anlamaz'
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!









Yorum Yazın