2010 Dünya Kupası'nda Vuvuzelanın Sesini Bastıran Tek Şey Fransa'daki Kaostu
'Ben Raymond Domenech, Fransa Milli Takım Teknik Direktörü'yüm. Burcum kova, yükselenim başak. Lyon'a geldiğimde oyuncuların burçlarına baktım. Tam 7 tane akrep vardı. Amacım olabildiğince onları elemekti. Sayıyı ikiye kadar düşürdüm.'
Domenech, 2010 Dünya Kupası'nda tartışmaların tam ortasında yer alırken bu kez balık ve boğa burcundan iki futbolcusuyla ters düşüyordu.
Fransa'nın geçmişinde futbol adına pek çok rezalet vardı belki ama 2010 kadar onları utandıranı daha gelmedi.
2008... Fransa'ya doğru bir cisim yaklaşıyor.
2006 Dünya Kupası finalinde Zinedine Zidane, Materazzi'ye kafa attığında her şey bitmişti. İtalyanlar psikolojik olarak tüm hakimiyeti ele geçirip kupayı da evlerine götürmüşlerdi.
Euro 2008 ise Fransızlar için bir teselli turnuvasıydı. Son Dünya Kupası finalisti bu kez kupayı kazanan tarafta olmak istiyordu. Romanya beraberliği can sıktı, sonra grupta Hollanda'dan 4 yediler. Son maçta ise son karşılaşmalarında finalde onları üzen İtalya'dan 2 gol yediler. Averajla sonuncu olup Romanya'nın da altında kalıp dördüncü olarak elendiler.
2010.... Dünya Kupası'nda yeni hayaller yeni hedefler!
Fransa halen son Dünya Kupası finalistiydi. Güney Afrika'da zaferle hem Zidane'ın kafasını hem de 2008 rezaletini unutturabilirlerdi. Grup ise bizim tabirimizle lokum gibiydi.
Uruguay, Güney Afrika, Meksika... Üçü de kağıt üzerinde ve sahada Fransa ile baş edecek kıvamda değillerdi.
İlk maç: Bu nasıl bir takım böyle?
Domenech'in 23 kişilik kadrosu açıklandığında Fransa'da şaşkınlık büyüktü. Patrick Vieira, Karim Benzema ve Samir Nasri gibi isimler listede yoktu; yerlerini Yann M'Vila ve Mathieu Valbuena gibi henüz uluslararası arenada kendini kanıtlamamış oyuncular aldı.
Turnuva başlamadan gerginlik zaten vardı. İlk maçtan bir gün önce antrenmanı Florent Malouda ile Domenech arasındaki tartışma böldü. Kaptan Evra araya girmek zorunda kaldı, Domenech de Malouda'yı Uruguay maçında yedek bırakarak Evra'nın tanımıyla 'giyotinini' kullandı.
Sahada durum farklı değildi. Uruguay karşılaşması golsüz bitti, Fransa hücumda yok gibiydi.
Fransa takımı gergindi! Futbolcular ve Domenech arasında aşılmaz bir duvar vardı ve bu çok bariz şekilde hissediliyordu. Domenech turnuva boyunca antrenmanları basına kapatmış, futbolculara da 'onlar sizin düşmanınız' diye öğütlemişti.
İşler terse döndüğünde ise iki taraf da basına konuşacaktı.
Yıkım: Soyunma odası L'Equipe'in manşetinde!
Fransa, Meksika karşısında mutlak galibiyet için çıktı. Kaybetmek elenmek demekti. Nicolas Anelka, Domenech'in kenardan direktiflerini duymazdan geliyor bireysel kararlarıyla sahada hareket ediyordu. Devre 0-0 sona erdi.
Fransa soyunma odasından çıktığında Anelka'nın üstünde forma yoktu. Gignac yerine girmiş, Fransa da maçı 2-0 gözyaşları içinde kaybetmişti.
Tam bir yıkımdı ama yaşananlar için bu maç sadece bir başlangıçtı.
Maçın ardından gazetecilere 'Domenech ile Anelka birbirine girmiş' haberi gelir gelmez L'Equipe hızlı davranıyor ve yarının manşetini hazırlıyor.
Manşette sansürsüz bir şekilde Anelka'nın teknik direktörüne ettiği küfür vardı.
Güney Afrika'da o günlerde vuvuzelanın sesini bastıran tek şey Fransa'daki bol kaoslu gürültüydü.
Domenech, Anelka'nın özrünü kabul etmeye hazırdı. Kaptan Evra da Anelka'nın özür dilemeye hazır olduğunu söylüyordu. Ama araya giren federasyon yetkilileri kararın verildiğini Anelka'nın Fransa'ya döneceğini ilan ediyorlardı.
Fransa ise çalkalanıyordu. İki maçta gol dahi atamayan milli takım galiz küfürlerle manşet oluyordu.
Futbolcuların da buna bir itirazı vardı. Futbolcular kurbanlık koyun olmadıklarını dünyaya söylemek istediler.
Rezalet Fransa halkına "FULL HD" olarak canlı şekilde yayınlandı.
Fransa takım otobüsü antrenman sahasına geldiğinde diğer antrenmanlardan farklı bir durum vardı. Turnuva boyunca açılmayan antrenmanlar hem basına hem de taraftara açılmıştı. Bir gün önce Anelka'nın gidişiyle sarsılan takım pimi çekilmiş bomba gibi otobüsten iniyordu.
Bugünlerin anlatıldığı belgeselde Domenech o anlar için 'Arkada bir şey planladıklarını hissediyordum ama ne?' diyordu.
Futbolcular indi, taraftara doğru gittiler. İmzalar verildi, taraftarla kucaklaşıldı. Ama bir sorun vardı. Hiçbir futbolcu krampon giymemişti, herkeste koşu ayakkabıları vardı.
Futbolcular kısa bir toplantı yaptı ve tekrar otobüse yöneldiler. Futbolcular Anelka'nın gidişi sonrası greve gitmişti. Antrenmana çıkmama kararı aldılar ve bir bildiri yazdılar.
Bunu ise teknik direktör Domenech'e okuttular.
Domenech kendi idam fermanını okudu.
Metin Fransa Futbol Federasyonu'na hitaben yazılmıştı ve Anelka'nın kadro dışı kalmasını kabul etmediklerini yazıyordu. Altında imza olarak 'istisnasız tüm milli takım oyuncuları' yazıyordu.
Bu mektup da bir dizi krizi beraberinde getirdi. Federasyonla ortak hareket eden Domenech bir anda futbolcuların sözcüsü konumuna düşmüştü. Ne yaptığının farkına varan Domenech futbolculara adeta bir kumpas kuracaktı.
Bu durumu düzeltmek ve ülkelerindeki vatandaşlarına kendilerini anlatmak isteyen oyuncular Domenech tarafından engellendi. Domenech basın toplantısına tek başına çıktı.
Çıktığı ilk basın toplantısında da 'Federasyonun Anelka kararı doğrudur ve ben de buna katılıyorum' açıklaması yapan Domenech takımıyla bağlarını geri dönüşü olmayan bir şekilde koparmıştı.
Futbolcular bildirinin ulaştığı yer nedeniyle dehşete düşmüşlerdi. Fransa'da 'şımarık bir grup genç' olarak anılmaya 'SAHTEKARLAR' diye manşetler atılmaya başlamıştı.
Bitiş: Yine sonunculuk yine yeni bir kaos!
Güney Afrika'yı yenerse Fransa'nın işi averaja kalabilirdi. Diğer maçın sonucu çok önemliydi. Ama Fransa tartışmaya yer bırakmayacak şekilde bildiriyi Domenech'e veren Evra'nın da yedek kaldığı maçta ev sahibi Güney Afrika'ya 2-1 yenildi ve turnuvaya veda etti.
Futbolculara hainler, sahtekarlar ağırlığında bir dizi hakaret hem gazetelerde hem de havalimanında onları karşılayan taraftarların ağızlarında tekrarlanıyordu.
Futbolculara ceza yağdı.
Raymond Domenech kanlı bıçaklı düşman olduğu futbolcularla bir daha bir araya gelmedi ve takımdan gönderildi.
Anelka'ya 18 maç ceza verildi. Patrice Evra'nın kaptanlığı alındı ve 5 maç milli takımdan men edildi.
İlk milli maçta ise takımda forma giyen tüm futbolcular kadro dışı bırakılarak bir maç sembolik bir cezaya tabi tutuldular.
Dünya Kupası'nda eşi benzeri görülmemiş bir grevin ardından gelen yıkım sonrası Fransa tekrar futbolun zirvesine dönse de ülkede her turnuvada akıllara Domenech'in çaresiz bakışlarla bildiriyi okuduğu o an gelmeye devam ediyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!










Yorum Yazın