Yazın Kilo Almak İstemeyenlere Öneriler
Yazın kilo almak istemiyorsanız bu önerilere uyarak hem sağlığınızı hem formunuzu koruyabilirsiniz. Yaz aylarında artan sıcak havalar kimi insanlarda aşırı yemek yeme isteği uyandırırken kimi insanlarda iştahsızlığa neden olur. Fakat genel olarak değerlendirildiğinde yaz aylarında kontrolsüz kilo alımı ve çeşitli rahatsızlıkların ortaya çıkması daha çok görülmektedir. İşte dikkat etmeniz gerekenler… Kızartılmış yiyecekler özellikle yaz aylarında yüksek tansiyon, baş dönmesi, kalp ve damar hastalıkları gibi problemleri tetikler. Bu nedenle yiyecekleri haşlama, fırınlama veya ızgarada pişirme gibi daha sağlıklı yöntemleri tercih etmek gerekir. Yaz aylarında katı yağlardan uzak durmakta fayda vardır. Diğer yağlara nispeten daha ağır olan tereyağı yemeklere lezzet katsa kandaki kolesterol seviyesini yükselterek çeşitli rahatsızlıklara sebebiyet verebilir. Yemeklerinizde zeytinyağı, hindistan cevizi yağı veya fındık yağı tercih edebilirsiniz. Yaz aylarında sıcak havalardan dolayı oluşan sıvı kaybını telafi etmek için tek alternatifimiz su değildir aynı zamanda içeriğinde su oranı yüksek meyveler de tercih edilebilir. Bunların başında karpuz, üzüm, çilek ve şeftali gelir. İster öğün aralarınızda isterseniz de yemek sonrasında kendinize meyve salataları hazırlayarak daha keyifli hale getirebilirsiniz. Günlük minimum tüketilmesi gereken sıvı miktarı 2,5 litredir ancak yaz aylarında terleyerek kaybedilen sıvı oranı artabilir bu nedenle günde en az 8-12 bardak sıvı tüketmeye özen göstermelisiniz. Öğün aralarınızı ne kadar uzun tutarsanız o denli daha çok yemek yeme ihtiyacı hissedersiniz bu yüzden öğün aralarınızda yoğurt, kuruyemiş, meyve veya bitki çayı gibi metabolizma hızınızı düşürmeyecek gıdalar tüketmeye özen göstermelisiniz.
Birbirinden İlginç 11 Sosyal Medya Hastalığı
Sağlıklı bir sosyal medya kullanıcısı günde ortalama 7000-8000 tıklama yapar ve fareyi yaklaşık 1 km. masasında gezdirir. Size fareden klavyeden biraz olsun uzaklaşacağınız bir tatil tavsiye ederiz
Vural Çelik Kalp Krizi Geçirdi
Geçtiğimiz yıllarda ATV ekranlarında yayınlanan Avrupa Yakası dizisinde Kubilay rolüyle tanınan ünlü oyuncu Vural Çelik kalp krizi geçirdi ve hastaneye kaldırıldı. Vural Çelik son olarak Seksenler dizisinde rol aldı.Dün gece kalp krizi geçiren sinema , tiyatro ve dizi oyuncusu Vural Çelik, yoğun bakıma alındı. Edinilen bilgiye göre, tek damarı tıkalı olan Çelik Acıbadem Hastanesi'nde anjiyo oldu. Vural Çelik'in sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. Vural Çelik kimdir? Vural Çelik (d. 18 Mart 1973, Ankara), Türk sinema, tiyatro ve dizi oyuncusudur. 1973 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Aslen Ordu'ludur. Ortaokul-lise çağında herkesin taklitlerine güldüğü, desteklediği bir öğrenciydi. Bir arkadaşı, Levent Kırca Tiyatrosu'na gazete ilanıyla oyuncu arandığını söyledikten sonra 1989 yılında başvuru yaptı ve kabul edildi. Levent Kırca Tiyatrosu'ndan sonra Yasemin Yalçın'ın tiyatrosuna girdi. Orada sanat yönetmeni olan Selahattin Taşdöğen'in yardımcılığını üstlendi. Selahattin Taşdöğen vasıtasıyla Necati Akpınar'la tanıştı. Necati Akpınar'ın yanında organizatörlüğü öğrenmeye başladı. Daha sonra Yılmaz Erdoğan ile tanışarak BKM oyuncusu olarak çalıştı. Avrupa Yakası dizisinde Kubilay Peynircioğlu ve Gülenay Peynircioğlu karakterini canlandırdı. En son oynadığı oyun şu anda yayınlanan 'Seksenler' dizisidir. Rol aldığı tiyatro oyunları Bana Bir Şeyhler Oluyor Sen Hiç Ateş Böceği Gördünmü Filmografi Her Şey Çok Güzel Olacak (1998) - Bardaki Genç G.O.R.A (2003) - Muhasebeci Organize İşler (2005) - Kumarhane Müdürü Bayrampaşa: Ben Fazla Kalmayacağım (2007) - Erdem Beni de Götür (2010) - Ahmet CNNTürk
Omni Diyeti İle 2 Haftada 5.5 Kilo Verin
Son günlerin en çok konuşulan diyeti, hızlı ve sağlıklı kilo vermek isteyenlerin yeni rehberi Omni Diyeti kitabı Türkçe olarak yayınlandı. Yemek yemeyi seviyor ve bunun sizin için çok önemli olduğunu mu düşünüyorsunuz? Yedikleriniz sağlığınızı kötü etkileyip size kilo mu aldırıyor? Öyleyse Amerikalı beslenme ve sağlık uzmanı Tana Amen’in, New York Times’ın en çok satanlar listesinde yer alan “Omni Diyeti” kitabını kendinize rehber olması için okuyun. Türkçesi Pena Yayınları tarafından yayımlanan bu kitap sağlıklı yaşamanın ;
Ebola Salgınında 337 Ölüm
Dünya Sağlık Örgütü, Batı Afrika ülkelerinde en büyük ebola salgınlarından birinin yaşandığını belirtti. Ebola salgını şubat ayından beri 337 kişinin ölümüne neden oldu. Batı Afrika ülkelerinden Gine Cumhuriyeti’nde 2014 yılının şubat ayında başlayan ebola salgını kontrol edilemiyor. İki aydır ölümcül hastalığın görülmediği Sierra Leone ve Liberya’da da doktorlar yeniden ebola teşhisi koymaya başladı. Dünya Sağlık Örgütü sözcüsü Fadela Chaib, “Sınırlar arasındaki hareketliliğin yoğun olduğu bu üç ülkenin pek çok yerinde karmaşık bir salgın görülüyor. Bu durum, bu salgını en ciddi ebola salgınlarından biri yapıyor” dedi. Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Sağlık Örgütü, 500’den fazla ebola vakasının teşhis edildiğini tahmin ediyor. Gine, Sierra Leone ve Liberya’da 337 kişi ölümcül virüs yüzünden hayatını kaybetti. Ölüm oranı yüzde 90 Ebola virüsü, hasta kişilerin kanı, salgıları ya da vücut sıvıları, kirli iğne veya ortamda bulunan diğer hastalık bulaşan ekipmanlarla temas yoluyla geçiyor. Ölüm oranı yüzde 90'lara ulaşan hastalık sıklıkla ani ateş, yoğun halsizlik, kas, boğaz ve baş ağrısı ve bulantıyla kendisini gösteriyor. Bu belirtileri kusma, ishal, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma ve bazı vakalarda iç ve dış kanamalar takip ediyor. Dünya Sağlık Örgütü, vakaların bildirildiği bölgelerde kalan kişilerin belirtilere karşı tetikte olmasını, ilk hastalık belirtisi görülür görülmez doktora başvurulmasını öneriyor. Ebola hemorajik ateşi nedir? Ebola Hemorajik Ateşi ağır, sıklıkla ölümle seyreden insanlarda ve primatlarda (Maymun ve Şempanzeler) görülen ve 1976'dan beri bilinen bir hastalık. Kongo'daki bir nehre hitaben ebola adı verilen virüsün Afrika kaynaklı bir hayvandan yayıldığı düşünülüyor. Ebola için standart tedavi yok. Günümüzde destek tedavisi yapılıyor. Kaynak: Al Jazeera ve AA
Yoğurt Yiyerek Zayıflayın
Kilo kontrol ü yapılmaya çalışırken bir çoğumuz yağlı olduğu gerekçesi ile yoğurdun ve sütün az yağlı olanını tercih ederiz. Ancak son yıllarda İspanya’da 8500 kişi üzerinde 7 yıl yapılan bir araştırmada, tam yağlı yoğurt tüketildiği zaman az yağlı yoğurda oranla daha iyi zayıflattığı ortaya çıktı. Yoğurt içerdiği süt şekeri olan laktoz sayesinde yemekten sonra olan tatlı ihtiyacını azaltıyor.Yüksek protein içeriği nedeni ile kişiyi daha uzun süre tok tutuyor.Tam yağlı yoğurdun içerdiği yağ sayesinde mide boşalma zamanı uzuyor ve kişinin acıkma duygusu azalıyor. Kişi az yağlı yoğurt yediğinde mide boşalma zamanı daha kısa oluyor ve daha çabuk acıkıyor.Yoğurdun içerdiği iyi bakteriler sayesinde, bağırsak florası iyileşiyor ve bağışıklık sistemi üzerine olumlu etkiler ortaya çıkıyor. Çok iyi bir kalsiyum kaynağı olan sütün bu açıdan damar üzerine koruyucu etkisi ile birlikte metabolizmayı hızlandırıcı ;
Göbekleri Salatalık Çayı ile Eritiyoruz
Hemen hemen her kadın göbek çevresinde bulunan yağlardan şikayet eder. Göbek ve etrafında yer alan yağları yok etmek için ihtiyacınız olan; bol bol hareket etmek ve salatalığın vücuda yaptığı inanılmaz etkilerden faydalanmak.İşte göbek bölgesindeki yağları eriten salatalıklı mucizevi çayın tarifi:1 orta boy salatalık, dilimlenmiş 1 limon, 1 tatlı kaşığı rendelenmiş zencefil, 10-12 sap taze nane.Tüm malzemeleri 1 litrelik içme suyuna katın. Aç karnına sabah ve akşan 1 su bardağı tüketin. Göbek yağlarını eritecek salatalık çayı, onikiparmak bağırsağında bulunan sindirim enzimlerini harekete geçirecek ve yediklerinizi daha rahat sindirmenizi sağlayacak. Çayın bir diğer güzel faydası ise tatlı yeme isteğini azaltmasıdır.haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-diyet
Yiyecekler hakkında mutlaka bilmeniz gereken 5 şaşırtıcı gerçek
Eğer beslenme ve sağlık konuları ilginizi çekiyorsa, büyük ihtimalle, besin değerleri, belirli konularda yararlı yiyecekler ya da sağlıklı beslenme önerileri hakkında bilginiz vardır. Mesela, balık ve fındık gibi omega-3 içeren besinlerin beyninize iyi geldiğini ya da hayvansal yiyeceklerdeki doymuş yağın kalbinize zararlı olduğunu muhtemelen biliyorsunuzdur.Peki, birçok yiyecekte bulunan bir içeriğin sizi daha sinirli yaptığını ya da her gün tükettiğimiz bir şeyin IQ’nuzu düşürme ihtimali olduğunu biliyor musunuz? Uplifers olarak bir araya getirdiğimiz bu şaşırtıcı bilgileri öğrendikten sonra bazı yiyeceklere asla aynı gözle bakmayacaksınız.1. Pasta sizi sinirli yapabilir.… ve sebebi sadece başkalarının önce davranıp sizin dilimizini alması değil. Fast food, kızartmalar, işlenmiş ve paketlenmiş yiyecekler, hazır kek/pasta karışımları, dondurulmuş pizza gibi yiyecekler; içerdikleri trans yağlar sebebiyle, fünyenizi kısaltır ve sizi patlamaya daha yakın bir hale getirir.University of California San Diego’da, 1000 kadın ve erkeğin beslenme alışkanlıkları üzerinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, trans yağ içeren besinler tüketmek; sabırsızlığı, alınganlığı, asabiyeti ve agresyonu arttırıyor. Bu telaş verici bulgunun daha bir çok araştırmayla desteklenmesine ihtiyaç olsa da, trans yağların, yüksek kolesterol, kalp hastalıkları gibi bir çok sağlık problemine yol açtığı zaten biliniyor...
Beyin Kanaması Tanısı Koyan Başlık Üretildi
Yeni icat edilen bir başlıkla, hastanın beyin kanaması geçirip geçirmediği sorusuna hızla yanıt verebileceği belirtiliyor. Kafaya geçirilebilen bu başlık, elektromanyetik dalgalar vasıtasıyla beyini tarıyor ve beyinde bir kanama ya da pıhtılaşma olup olmadığını belirliyor. Başlığı tasarlayan bilim insanları, artık beyin kanaması geçirdiğinden şüphelenilen hastalara daha hızlı tanı konabileceğini söylüyor. Böylece hastayı iyileştirme şansı artacak çünkü beyin kanamasında önemli olan hastaya en kısa sürede müdahale ederek, beynin daha fazla zarar görmesini engellemek. Aksi takdirde, örneğin kanamanın üzerinden dört saat geçtikten sonra müdahale edilirse, bu geç kalmış bir müdahale olarak kabul ediliyor. Bu dört saat içinde hastanın beyin hücrelerinin bir kısmı ölüyor. Buluşun sahibi İsveçli bilim insanları, başlığı 45 hastada denemişler ve başarılı olmuşlar. Şimdiki planları ise, başlığın ambulanslara dağıtılarak, acil durumlarda kullanılabilmesi. Halihazırdaki teknolojiyle de beyin kanaması tanısı konabiliyor. Bunun için bilgisayarlı tomografi (CT) ile beyin görüntüleniyor fakat tomografinin hazırlanması gibi işlemler, süreci uzatabiliyor. Bu 'altın saatler' sürecinde yaşanan her gecikme de, tedavinin sonuç verme olasılığını azaltıyor. Başlık, aynı zamanda beyinde kanama mı, pıhtı mı olduğunu da belirleyebiliyor. Böylece doktorlar tanıya göre müdahale ediyor. Chalmers Teknoloji Üniversitesi, Sahlgrenska Akademi ve Sahlgrenska Tıp Fakültesi Hastanesi'nden bazı bilim insanlarının biraraya gelerek tasarladığı bu başlık, mikro dalgalarla beyini tarıyor. Mikrodalga fırınlar ve cep telefonlarıyla aynı dalgaları yayan bu kask, beyinde ne olduğuna dair bir şema çıkartabiliyor. Daha önce yapılan testler, bu başlığın kanama ve pıhtı arasındaki farkı ortaya koyabildiğini gösteriyor. Ancak test sonuçlarının yüzde yüz doğru çıkmadığı da belirtiliyor. Farklı kafataslarında değişik ölçülerde ve şekillerde başlıkları deneyen bilim insanları, sonunda yastığın içine yerleştirilen bir başlık tasarlanmasına karar verdiklerini söylüyor.BBC
Altıncı Yüz Nakli Yapılan Salih Üslün'ün Yüzü Çıkartılıyor
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde 22 Ağustos 2013’te Türkiye'nin 6'ncı yüz nakli yapılan Salih Üslün’de (55) ortaya çıkan doku uyuşmazlığı nedeniyle nakledilen yüz geri alınıyor.Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde 22 Ağustos 2013’te Türkiye'nin 6'ncı yüz nakli yapılan Salih Üslün’de (55) ortaya çıkan doku uyuşmazlığı nedeniyle nakledilen yüz geri alınıyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Ömer Özkan ve ekibi tarafından öğle saatlerinde ameliyata alınan Üslün’ün nakledilen yüzünün çıkartılması planlanıyor. Yaklaşık bir yıl önce nakledilen yüzün bu süreçte doku uyuşmazlığına neden olduğu bu nedenle geri alınması planlandığı belirtildi. Geri alınan yüzün yerine ise silikon takılacağı öğrenildi. Ayrıca, Üslün'ün 10 gündür yoğun bakımda yattığı, yüzün karaciğer ve böbrek yetmezliğine neden olmaması için alınmasının kararlaştırıldığı öğrenildi. Antalya'da geçirdiği trafik kazası sonucu özel bir hastaneye kaldırılan 31 yaşındaki Muhittin Turan'ın beyin ölümü gerçekleşmiş ve ailesi iç organlarının yanı sıra yüz, kol ve bacaklarını da bağışlama kararı alması üzerine Turan'ın yüzü Salih Üslün'e 22 Ağustos'ta nakledilmişti. CİHAN
Ter Kokusunu Engellemek İçin Ne Yapılabilir?
İnsanlar genel olarak sıcak havalarda terlemekten şikayet ederler. Spor yapınca, heyecanlanınca veya stres olunca da terleme olayı görülmektedir. Bu yazımızda sizlere ter kokusunu engellemek için ne yapılabilir? Ter kokusundan kurtulma yöntemleri hakkında kısaca bilgiler vereceğiz. Vücudun bir salgısı olan ter aslında kokusuzdur. Genel bilinen bir yanlış olan ter kokusu kavramı da bu gerçeğin bilinmemesine sebep olur. Ter kokusuz olduğu halde terleyen kısımlarda yaşayan bakteriler kötü kokuların sebebidir. Bu kötü kokular da sosyal yaşam için gerçekten içinden çıkılması güç durumlara sokabiliyor insanları ve bu durumların önüne geçmeniz aslında çok da zor değil. İlk olarak dikkat edilmesi gereken kişisel temizliktir. Ter kokusunun sebebi nin bakteriler olduğunu söylediğimize göre bu bakterilerden kurtulmamız gerekmektedir. Bunu da başarmanın yolu vücüdunuzu temiz tutmaktan geçer. Düzenli olarak duş almanız bu konuda gerçekten iyi olacaktır. Özellikle de, genel olarak ter kokusunun daha çok ortaya çıktığı bilinen koltukaltı kısımlarının temizlenmesine daha çok önem verilmelidir. Ayrıca anti bakteriyel sabunlar kullanmanız çok daha iyi sonuçlar verebilir. Deodorant konusuna geldiğimizde ise bambaşka bir konu ortaya çıkıyor. Bu da deodorantlardan vücudunuza daha doğrusu teninize en uygun olanını bulmak. Bu sebeple birkaç farklı deodorant markası denemeniz gerekebilir ama sonunda kendinize uygun deodorantı bulduğunuzda buna değdiğini göreceksiniz. Ancak bu ürünleri kullanırken vücudunuzda tahrişlere sebep oluyorlar ise dikkatli olmanız ve bir cilt doktoruna danışmanız daha iyi olacaktır. Gün içerisinde giymeyi düşündüğünüz kıyafetlerinizin temiz olmasına dikkat etmelisiniz. Ter kokusu sadece vücudunuzdaki bakterilerden dolayı değil, kirli kalmış elbiselerden de kaynaklanabilir. Ayrıca çok terleyen bir yapınız var ise elbiselerinizi düzenli olarak ve olabilecek en hızlı şekilde temizlemeniz daha iyi olacaktır. El terlemesi çok problem olmasa da ayaklardaki terlemeler için yanınıza başka bir çift çorap almanız yararınıza olacaktır. Ter önleyici özellikleri olan antiperspirantları da kullanan kişiler olsa da aslında bunu çok da tavsiye etmiyoruz. Çünkü terin azaltılması demek, vücut için gerekli olan bu işlemin önüne geçilmesi demektir. Kokunun önüne geçilmesi ilk hedefiniz olacağından dolayı terin kendisi ile çok da sıkıntı yaşamıyoruz aslında. Bu sebeple ter önleyicileri önermiyoruz. Ter üretimini artıran sebeplerden olan sinir ve stresin de azalması ile aslında bu durumda düzelme görülebilir. Aşırı heyecanlandığınız ve stres yaşadığınız durumlarda kendinizi sakinleştirmeniz gerekmektedir. Aksi takdirde ter üretimi durmayacaktır ve rahatsız edici boyutlara ulaşacaktır.
Güneş Kremleri Gerçekten Koruyor mu?
Güneş kremleri sizi güneşin zararlı etkilerinden koruyup sağlık konusunda üstüne düşeni yaptığını iddia eder. Peki bu ne kadar doğru? Güneş kremleri söylendiği gibi cildinizi güneşin o zararlı kanser yapan etkilerinden yüzde yüz koruyabilir mi? Geniş spekturumlu güneş kremleri tanıtım broşürleri ya da tv reklamlarında bu konuda oldukça iddialı görünüyor. Fakat bilim adamları bu konuyu da ele alıp çeşitli araştırmalar yapmaktan geri durmuyor. 20 farklı güneş kremi ile detaylı bir araştırma yapıldı. Bu araştırma gereği deneklerin sırtlarına güneş kremi sürülüp suni bronzlaşmaya maruz bırakıldırlar ve güneş kremlerin işe yarayıp yaramadığı test edilmiş oldu. Bu testi kaç güneş kremi başarı ile tamamladı dersiniz? 20 farklı üründen sadece 7 ürün testi başarıyla tamamladı. Fakat bu sizi hemen panikletmesin. Testin kesin bir sonuç verip vermediği henüz tam olarak bilinmiyor. Test sırasında bir denek cildindeki kremi istemeden silmiş olabilir ya da diğer deneklere oranla UV bronzlaştırıcı lambaya daha uzak bir konumda durmuş olabileceği gibi kriterler unutulmamalıdır.
iHealth: Dünyanın En Küçük Şeker Ölçümü
Apple’ın sağlık platformu için geliştirmiş olduğu yeni iHealth Align şeker ölçüm cihazı tanıtıldı. Detaylar haberimizde. Apple ekibi, HealthKit platformunu duyurduktan sonra iHealth Labs adı altında yeni şeker ölçüm cihazı iHealth Align’ı kullanıcılara duyurdu. Bundan bir önceki kablosuz özelliği olan akıllı şeker ölçüm cihazından daha küçük olan iHealth Align, Amerika Gıda İlaç İdaresi FDA tarafından onaylanmış bir ürün. “ANDROİD VE iOS UYUMLU” Android ve iOS platformlarında uyumlu olarak çalışan akıllı şeker ölçüm cihazı, telefonlara 3.5 mm kulaklık girişi ile birlikte bağlanıyor. Analiz işlemleri gerçekleştirilirken test çubuğuna damlatılan bir damla kanı analiz ederek kan şekerini ölçen cihaz, bu değerleri Gluco-Smart adlı uygulama ile kullanıcılara iletiyor. Cihaz 51.56 x 29 x 71 x 9.39 mm boyutlarına sahip olduğu gibi, elde edilen değerler uygulamanın yanı sıra buluta kaydedilerek saklanması ve karşılaştırmaların yapılmasını sağlıyor. iHealth Align cihazı şuanda 4 farklı renk seçeneği ve 16.95 $ ile sipariş verilebiliyor. Cihazın bir de ölçüm çubukları mevcut. Bu çubukların 50 adet fiyatı 12.50 $ etiket fiyatı ile satılıyor. iHealth Align kan şekeri ölçüm cihazının Türkiye’ye ne zaman geleceği ve fiyatının ne kadar olacağı henüz belirli değil.
Tüyleri Olmadan Çok İlginç Görünen 15 Hayvan
Saç dökülmesinden muzdarip olan sadece biz insanlar değiliz. Çeşitli sebeplerden dolayı hayvanların da tüyleri dökülür. Bu sebepler hastalık, yaşlılık, genetik bozukluk ve hatta oynanmış genler bile olabilir. Tüyleri olmadan çok garip görünen hayvanlar sizlerle...