onedio
Hemşire Kılığında Seri Katil Olunamayacağının 9 Kanıtı
Charles Cullen, 16 yıllık hemşirelik hayatında 300 hastayı öldürdüğü iddia edilen, 40 cinayetini bizzat itiraf etmiş Amerikalı bir seri katil olarak, kimilerinin enteresan bir şekilde 'ülkemizin bir ayıbı' olarak nitelediği Türkiye'den seri katil çıkmaması mevzusuna bambaşka bir soluk getiriyor. Zira kendisinin birazdan öğreneceğiniz bazı dikkat çekici ayrıntılarının, ülkemizdeki gündelik hayatla ne denli uyuşmayacağı, sanıyoruz hepimizin malumu. Okuyanus Yayınevi'nden çıkan ve mevzubahis Charles Cullen'ın gerçek öyküsünü işleyen İyi Hemşire adlı çarpıcı kitabından yola çıkarak sizlere, bilhassa ülkemizde, hemşire kılığında seri katil olunamayacağına dair 9 sebep sıraladık...
Mikroskop Altında 50.000 Kez Büyütülmüş 9 İlginç Şey
Virginia'nın Dulles Uluslararası Havalimanı' na gittiğinizde duvarlarda kocaman posterler halinde mikroskopla büyütülmüş insan hücreleri ve bazı hayvan parçaları görürsünüz. Minicik bir yanlış boyama ya da başka bir hatanın sonucunun 50.000 kat büyüyeceğini düşünürsek çalışmalar gayet başarılı yürütülmüş. Genel Tıp Bilimleri Ulusal Enstitüsü, Hücre Biyolojisi Amerikan Derneği ve Washington Havaalanları Kurumu tarafından organize edilen bu çalışma havaalanından gelip geçen insanlar tarafından oldukça fazla ilgi görüyor.İyi eğlenceler dileriz...
Cildi sıkılaştırmanın 12 yolu
Uzun süre sağlıklı bir diyet ve egzersiz programı uygulayıp istediğiniz kiloya kavuştuktan sonra, karşılaşabileceğiniz en büyük problemlerden biri, derinizin sarkmasıdır. Peki formda kalmak ve daha sağlıklı görünebilmek için cildi sıkılaştırmanın yolları nelerdir? Uplifers olarak, All Women Stalk ekibinin hazırladığı, alternatif çözüm önerilerini, sizlerle paylaşıyoruz. 1. Vakit kaybetmeyin Eğer kilolarınızla ilgili bir probleminiz varsa, çözüm bulmak için vakit kaybetmeyin. Çünkü cildiniz, yıllar geçtikçe elastikliğini kaybeder. Zayıflamayı düşünüyorsanız, hemen başlayın ve derinize kendini toparlaması için bir şans verin. 2. Düzenli bir diyet programı uygulayın Sürekli kilo alıp veriyorsanız, bu durum vücudunuz ve cildiniz için fazladan baskı oluşturur. Tekrar tekrar kilo alıp verdiğiniz diyetler uygulamaktansa, kalıcı bir değişiklik yapın ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirin. Uzun vadede, hem formda kalacaksınız hem de cildinizin sarkmasına engel olacaksınız. 3. Çok hızlı kilo vermeyin Hızla kilo verdiren diyetler, sağlığınız için olduğu kadar, cildiniz için de zararlı. Cildinizin gereken gerginliğe kavuşma süreci yavaş ilerler. Eğer kilo verirken, küçük ve emin adımlarla ilerlerseniz, cildinize bu süreçte yardımcı olursunuz. 4. Cilt arındırıcı peeling kullanın Araştırmalar, peeling kullanımının kan dolaşımını hızlandırarak; cildi tazelediğini ve forma soktuğunu gösteriyor. Kilo verdikten sonra cildinizin sıkılaşması için, haftada bir kaç kere, duş sırasında peeling uygulamakta fayda var.
Sadece Model Dinleyenlerin Bildiği 10 Kelime
'Değmesin ellerimiz' adlı şarkı ile popüler olan başarılı rock grubu Model'i, çoğumuz beğenerek dinliyor.Grubun şarkı sözlerini genelde bas gitarist Can Temiz ara ara da solist Fatma Turgut yazıyor. Buraya kadar her şey normal! Asıl şaşırtmalı kısım; şarkı sözleri :) Bu kelime gruplarından bazıları sadece Model şarkılarında duyabileceğiniz cinsten.
Böbrekleri Temizlemek İçin Ne Yemeli?
Sağlıklı bir yaşam için böbrek fonksiyonlarının düzgün çalışması son derece önemli. Böbrek taşı oluşmasını engellemek ve ileride daha ciddi böbrek hastalıklarıyla karşı karşıya kalmamak için böbreklerinizi düzenli olarak temizlemeniz, bir nevi böbreklere yönelik bir detoks uygulamanız gerekiyor. İşte böbreklerinizden tüm toksini atmanızı sağlayacak besinler… Dutsu meyveler Doğa tarafından birçok hastalıkla savaşmak için yetkilendirilmiş dutsu meyveler antioksidan açısından oldukça zengin. Ayrıca içerdiği kinin sayesinde üreyi ve ürik asiti böbreklerden atarak böbrek sağlığını güçlendirir. Zencefil Kanı temizler ve böbreği toksinlerden arındırır. Çiğ ya da pişmiş farketmeksizin böbrek için en iyi yiyeceklerden biridir. Diyabetleri hastaların böbrek sağlığını korumasına yardımcı olur. Yoğurt Yoğurt gibi mayalanmış süt ürünleri probiyotik olmaları açısından böbrek sağlığında önemlidir. Barındırdığı iyi bakteriler böbreğin bağışıklık kazanmasını sağlar. Maydanoz Böbrek sağlığı için, özellikle de böbrek taşı tedavisi için maydanoz oldukça etkilidir. Kabak çekirdeği Antioksidan, mineral ve vitamin açısından zengin olmasıyla oldukça faydalıdır. Böbreği serbest radikallerden korur. Zerdeçal Antiseptik özelliği taşıyan zerdeçal bir çok ilacın da içinde bulunuyor. Limon Böbrek taşlarını ve böbrek kumlarını ağrısız, acısız dökmeye yardımcı olur. Böbreklerinizi düzenli çalıştırarak, iyi bir idrar söktürücü özellik gösterir.
Çağın hastalığı depresyon ile baş etme yöntemleri
Depresyon kişinin sosyal hayatını, iş hayatını ve özel hayatını olumsuz şekilde etkileyen ve çok sık görülen bir ruhsal bozukluktur. Depresyon, hem kişiyi, hem de kişinin yakın çevresini olumsuz yönde etkiler. Depresyondaki kişilerin düşünce, duygu ve davranış düzeyinde pek çok olumsuz değişiklikler görülür.Depresyondaki birey, kendisini, çevresini ve geleceği olumsuz bir şekilde algılar.Kendisine karşı eleştirel olur, değersiz ve yetersiz hisseder. ¨Ben sevilmeyen biriyim¨Çevresinde olanları genelde olumsuz algılar, kendisinden çok şey talep edildiğini düşünür. ¨İnsanlar beni beğenmiyor¨Geleceğe dair umutsuz hisseder. Bir şeyleri değiştirme gücünü kendinde bulamaz. ¨Hep böyle kötü gidecek, yalnız kalacağım¨Depresyonun Belirtileriİlgi kaybı: Kişinin yapmaktan zevk aldığı şeylerden artık zevk almaması ve onlara karşı ilgi duymaması...
Reklam
Protein Tozu , Faydaları , Zararları Nedir?
Protein tozu şöyledir böyledir bir dünya laf edilir durur bununla ilgili gerek salonlar da gerek arkadaş muhabbetlerinde laf dönerde döner.”Kullanma aman çok zararlı” , “Baba kullan yoksa olmaz bu iş” ve nice laflar vardırda doğru düzgün kimsenin bilgisi yoktur. Daha önce Protein tozu görmemişler bile bi dünya laf eder bu konuda.Bende zamanında sizin gibi çokca araştırdım, çokca düşündüm ,deneyimlerimi ve sizin gibi bende sorduğum sorulara bulduğum cevapları burada yazacağım. Konuya girmeden önce şunu belirtim bu makale Protein Tozunu övmek için olmadığı gibi yerden yere vurmak içinde değildir.Yazıyı detaylı bir şekilde yazmaya gayret gösterip mümkün olduğunca anlaşılır bir dilde yazacağım. Protein Nedir? Vücudumuzun temel yapı taşı olan Amino Asitler birleşerek proteinleri , proteinler birleşerek (evet sadece proteinler değil biliyorum) hücreleri , hücreler birleşerek dokuları,dokular birleşerek orgran ve kas gruplarını oluşturur.Protein her canlı organizma da (virüslerde RNA olarak bile) bulunur.Ama tabi bu her canlıda protein grubuda oranıda aynı olacak değildir.Burada çıkaracağımız sonuç kas kütlesi için proteinin önemi Protein Nelerde Vardır? Protein için genelde ülkemiz de ; kırmızı et , tavuk eti , balık , yumurta , süt ve süt ürünleri , soya ,mercimek vb. bir çok gıda kullanılır.Ama bizim için en yararlı olanlar tabi ki de et ve süt ürünleridir.Besin değerleri listesi için Ne kadar Protein Alınmalı? Bunun net bir cevabı yoktur.Diyet uygulaması gerekenler veya bir sağlık sorunu olmayanlar için ağırlığının 1,5 veya 2 katı gram kadar alınması uygundur.Örnek : 70 kilo bir insan düşünelim 70 kiloyu gram olarak düşünün.70×1,5=105 ,70*2=140 yani bu insanın gün içinde ortalama 105 ile 140 gr arası protein alması uygundur. Bu Besinlerde Protein Var Madem Neden Protein Tozu Kullanayım? Doğru bu besinlerde protein var ama sadece protein de yok.Örneğin 100 gr dana etinde ortalama 20 gr protein içerir peki geriye kalan 80 gr?Onlarda bize yağ ve karbonhidrat olarak geliyor.Bu da bize yüksek bi kalori verip sağlığımız için teklikeli olmasına sebep olur.Üstüne ülkemizde ki fiyatları göz önünde bulundurursak bu besinleri alıp tüketmekte o kadar kolay değil. Protein Tozu Nedir? Protein tozları genelde peynir altı ve yoğurt sularını yüksek teknolojilerle proteince yüksek ve kolay kana karışarak hızlıca kas hücrelerini beslemelerini sağlayan bir yapıdır.Adı üstünde toz şeklindedir.Peynir altı suyu diye pek korkmayın aromalı yapılır ; çikolata , muz , çilek vb.Bazı markalar soya proteini de kullanırlar ama soya erkeklerde östrojen salgısını da arttırdığı yönünde yazılar okumuştum. Protein Tozu Zararlı Ama? Sigara ve alkol tüketiyorsanız bence protein tozunun zararlarında bahsetmek komik olacaktır.Protein tozu hakkında bütün dünyanın elinde yeterince bilgi var , yeterince araştırma yapıldı ülkemize nazaran dolayısıyla bundan sonra şahsa kalır. Protein Tozu Çeşitleri Var Mı? Evet hatta baya var.Teknoloji geliştikçe bir çok yeni yapıda ve kalite de protein tozları ortaya çıkmaktadır.Örnek verirsek ; bazıları Karbonhidratla desteklenin hacim arttırma gibi özelliklere sahiptir.Bazıları yüksek protein değerlerine sahip olup kasların içini doldur gibi özelliklere sahiptir.Tür olarak verelim örnek ; Whey Proteinler içinde bir çok amino asit olduğundan çok tercih edilen bir proteindir.Bir çok amino asit olduğundan bir çok kas grubuna uygundur. Protein Tozunu Kimler Kullanmalıdır? “Kilo almak isteyenler” ,”Çabuk gelişmek isteyenler” arkadaşlar hiç biri değil.Siz eğer bir diyet programı hazırlamadıysanız ve gerekli antremanları yapmıyorsanız kullansanızda bir fayda etmez zaten.O yüzden bu şu kişiler kullanmalı bu kişiler kullanmamalı demek saçmadır. Protein Tozu Nasıl Kullanılır? Aldığınız marka protein tozunda gerekli açıklamalar vardır genelde.1 ve 2 ölçek diye yazar.Ama bu kişiden kişiye de değişebilir tabi.Bunu suyla veya yağsız sütle iyice çalkalayın.Toz iyice suya karışsın ve tek seferde için.Genel olarak yazmak gerekirse bana göre en iyisi 1 ay kullanıp 1 ay vücudu dinlendirmektir.Böylece vücut daha çok protein sentezi yapmaya da yöneltilir. Ne Zaman Kullanmalıyım? Bu sorununda cevabı diyet programınızda belli oluyor.Uzman bir kişi tarafından hazırlanan diyet programınız (devlet hastanelerinde de yapılabilir bu) sayesinde bunu antremandan önce mi sonra mı yatmadan mı artık ne zaman olacağı söylenir.İlla cevap istiyorsanız bir ölçeğin yarısını antremandan yarım saat önce geri kalan yarısınıda antremandan sonra hemen için. Hangi Marka Alınmalı? Bu da kişini genetiği ile alakalı bi durum bi marka kimisine iyi gelir kimisinde bir etki yaratmaz.Bunun en iyi çözümü denemektir. Bu yazıda okuduklarınız tamamiyle şahsi görüşüm ve deneyimlerim.Kimseye kullan kullanma demiyorum bu yazıda sadece zamanında kendimin çokca araştırdığı başlıkları tek bir konuda birleştirip kendi görüşlerimi paylaştım sizlerle. Bolca sağlıklı günler
Sıradışı Genetiğe Sahip Meyveler
Ülkemizde de artık eser miktarda da olsa Genetiği değiştirilmiş organizma içeren ürünlerin satışı yasal.Tabi Çinli kardeşlerimize bu eser miktar yetersiz kaldığı kesin, genetiğini değiştirmemişler adeta baştan yaratmışlar listelediğim meyve ve sebzeleri.
Reklam
Türkiye'de Çocukların Yüzde 22.5′i Şişman
Sağlık Bakanlığı koordinatörlüğünde yapılan ‘Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık Araştırması’ sonuçlarına göre; Türkiye’de ‘beden kitle indeksine göre’ çocukların yüzde 22.5′ i şişman ve yüzde 2,1′ i ise zayıf.Erkek çocukların yüzde 23,3′ü şişman iken, kız çocuklarında bu oran yüzde 21,6. Boya göre sınıflamada çocukların yüzde 2.3′ü bodurken, vücut ağırlığına göre çocukların yüzde 2.3′ü zayıf olarak tanımlandı. Türkiye’deki okulların durumu da araştırma kapsamında yer aldı. Yapılan araştırmada okulların yüzde 78,5′inde kantin (kentte yüzde 92,0, kırda 26.4), yüzde 20.6′sınde yemekhane (kentte yüzde 17.8, kırda yüzde 26,4) bulunduğu belirtilirken, okulların yüzde 78,5′inda beslenme eğitimi verildiği belirtildi. Türkiye’deki okulların yüzde 96,3′ünde oyun alanı bulunduğu kaydedilerek, haftada ortalama 87,8 dakika beden eğitimi dersine süre ayrıldığı ifade edildi. Sağlık Bakanlığı’nı araştırmasında, öğrencilerle ile sorular ailelerinin verdiği bilgilere göre değerlendirildi. Ailelerden alınan bilgilere göre, Türkiye’de televizyon seyrekmek çocukların önemli etkinliklerinden biri. Araştırmaya göre haftaiçi çocukların yüzde 74,5′i televizyon izlerken, hafta sonu bu oran yüzde 87′ye çıkıyor. Dikkat çeken bir diğer araştırma sonucu da okul yolunun güvenliği. Buna göre, ailelerin yüzde 70′i okul yolunu güvensiz buluyor. Önemli bir diğer veri ise çocukların spor alışkanlıklarına ilişkin. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda yapılan araştırmada, çocukların yüzde 74,2′sinin hiç spor kulübüne gitmediği ortaya çıktı. Ailelerin verdiği verilere göre öğrencilerin günlük beslenme düzeyleri ve zaman ayırdıkları etkinlikler ile ilgili sonuçlar şöyle: Her altı çocuktan beşi (yüzde 84,6) her gün kahvaltı yapmaktadır. Ailelerin yüzde 42,8′i çocuklarının her gün taze meyve, yüzde 18,3′ünün sebze tükettiğini belirtmiştir. Her gün her 10 çocuktan 5′i peynir, 4′ü tahıl, ekmek, yumurta, taze meyve, yoğurt, 3′ü ayran ve süt tüketmektedir. Çocuklar haftada 1-3 kez şeker içeren gazlı içecekleri yüzde 50, cips, patlamış mısırı yüzde 60, şekerli barklar ve çikolatayı yüzde 56, bisküvi, kek, kurabiyeyi yüzde 54, pizza, pide, lahmacun, patates kızartması ve hamburgeri yüzde 66 oranında tüketmektedir. Çocukların uyuma süreleri ortalama 9.30 saattir. Her dört çocuktan üçü (yüzde 74,2) hiç spor kulübüne gitmemektedir. Çocuklar hafta içinde yüzde 60′ı 2 saat ve üzerinde, yüzde 40′ı her gün 1 saat ve 1 saatten az oyun oynamaktadır. Ailelerin yüzde 30′u okul yolunu güvenli, yüzde 70 güvensiz bulmaktadır. Öğrenciler okula giderken yüzde 70′i yürüyerek, yüzde 20′si servisi, yüzde 7′si arabayı, yüzde 0,3 bisikleti kullanmaktadır. Öğrenciler hafta içinde ev ödevi yapma ve kitap okumaya yüzde 71 oranında 1 veya 2 saat zaman ayırmaktadır. Evlerden yüzde 52,5′inde bilgisayar bulunmaktadır. Çocukların hafta içinde yüzde 43,4′ünün ve hafta sonunda yüzde 55,8′inin günlük aktiviteleri arasında bilgisayarda oyun oynama gelmektedir. Televizyon seyretmek çocukların önemli etkinliklerinden birisidir. Hafta içinde çocukların yüzde 74,5′i ve hafta sonunda yüzde 87′si günlük 2 saatten fazla televizyon seyretmektedir.” Araştırma, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği kriterler çerçevesinde yapılırken, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Milli Eğitim Bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesi işbirliğiyle tamamladı. 67 ilde yapılan araştırma kapsamında, 216 okulda 2. sınıfta eğitim gören (7 ve 8 yaş grubu) 5.101 öğrenci ve aileleriyle görüşüldü. Araştırmanın saha uygulaması 78 ekip ile Mayıs-Haziran 2013 tarihlerinde yapıldı. Üç yılda bir yapılan araştırma ile büyüme sürecinde, çocuklardaki değişimin izlenmesi hedefleniyor. Öğrencilerin boy ve kiloları dikkate alınarak, beslenme ve fiziksel aktivite davranışlarıyla ilgili anket uygulandı. Aynı zamanda araştırmanın yapıldığı okulların beslenme ve fiziksel aktivite kapasiteleri de araştırmaya dahil edildi. DHA
Yaşlanmayı Durdurmanın Kuralları
Yaşlanmaya dur demek istiyorsanız, cildinizin bakımını sağlamak için doğanın nimetlerinden nasıl faydalanabileceğinizi Dermatoloji Uzmanı Dr. Funda Ataman açıkladı. İşte cildiniz için dikkat etmeniz gerekenler… Her gün düzenli olarak 8-12 bardak su içmeye başlarsanız, birkaç ay içerisinde cildinizin iyi yöndeki değişimini fark edebilirsiniz. Cildinizdeki ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümü azalır ve daha nemli bir cilde sahip olabilirsiniz. Bol su tüketimi hücrelerin beslenmesini ve toksinlerin vücudunuzdan atılmasını sağlar. Selenyum serbest radikal hasarından cilt hücrelerini korumaya yardımcı olabilecek bir eser mineraldir. Ayrıca, cilt kanseri önlenmesinde rol oynayabilir. Selenyum içeren morina, pisi, somon, ton balığı ve pişmiş sığır eti, hafif hindi eti, istiridye, sardalye, kepekli makarna tüketirseniz bu ihtiyacınızı doğal yollarla karşılayabilirsiniz. CoQ10 vücutta doğal olarak oluşan, güçlü bir antioksidandır; ancak yaşlanma ile birlikte azalır. CoQ10 serbest radikallerin yol açtığı hasarlara karşı cildi ve diğer vücut hücrelerini korumasının yanı sıra enerji üretimini de destekler. CoQ10 içeren kremler kırışıklıkları azaltarak yaşlanma belirtilerini iyileştirir. Balık (somon, ton balığı vb.) kümes hayvanlarının karaciğer gibi organ etleri ve kepekli tahıllar CoQ10 bakımından zengindir. Antioksidanlar serbest radikallerin hücrelere yapılan zarar görmesini önlemek veya yavaşlatmak işlevini taşır. Antioksidanlar kırışıklık oluşumunu ve ciltteki yaşlanma belirtilerini azaltır. Çilek, domates, kayısı, pancar, kabak, ıspanak, mandalina, biber, fasulye gibi gıdalar ve özellikle renkli meyve ve sebzeler doğal antioksidanlar bakımından oldukça zengindir. Kuru, pul pul bir deriye sahip olmak istemiyorsanız, portakal, havuç gibi meyveleri sadece yiyerek değil; cildinize de sürerek kırışıklık ve yaşlanma belirtilerini geciktirebilirsiniz. Ayrıca yeşil yapraklı sebzeler, yumurta ve düşük yağlı sütler de A vitamini içerir. C vitamini cildi güneşten korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda, kolajen ve elastin gibi deri-sıkılaştırıcı lifleri tahrip eden radikallarin neden olduğu hasarın geri döndürülmesinde yardımcı olur. Kırmızı biber, turunçgiller, kivi, brokoli, papaya ve Brüksel lahanası en iyi C vitamini kaynaklarıdır.
Reklam
5 Günde 5 Kilo Verdiren Diyet Programı
Katılmak zorunda olduğunuz özel bir davet var. Ama siz o çok beğendiğiniz elbisenin içine girmekte zorluk çekiyorsunuz. O zaman bu diyet tam size göre. Ancak belirtmek istediğim bir şey var ki; bu 5 günde 5 kilo diyet programının sürekli uygulanması tavsiye edilmemekte. Bu uyarıya dikkat etmelisiniz. Evet gelelim 5 günde 5 kilo diyet programına Sabah Yumurta içeren bir kahvaltı Öğle Haşlanmış patates ile hazırlanmış bir öğle yemeği Akşam Haşlanmış patates kullanılarak hazırlanmış bir akşam yemeği… İsteğe bağlı olarak baharatlar ile zenginleştirilebilir. Sabah Sebze ağırlıklı bir kahvaltı (Yağsız çiğ salata tercih edilebilir.) Öğle Sebze ağırlıklı bir öğle yemeği Akşam Sebze ağırlıklı, bir akşam yemeği Sabah Haşlanmış, yağsız et içeren bir kahvaltı (Ton balığı vb.) Öğle Haşlanmış ve yağsız et içeren bir öğle yemeği Akşam Haşlanmış ve yağsız et içeren bir akşam yemeği Sabah Meyve içeren bir kahvaltı Öğle Meyve içeren bir öğle yemeği Akşam Meyve içeren bir akşam yemeği Sabah Yumurta ağırlıklı sabah kahvaltısı Öğle Yumurta içeren bir öğle yemeği Akşam Yumurta içeren bir akşam yemeği
Diyet Yapmadan Zayıflayın!
Kendinize eziyet çektirmeden kilo verebilseniz ne güzel olurdu değil mi ? Beslenme ve yeme bozuklukları Uzmanı Dr. Zermati ve Psikiyatr Gérard Apfeldorfer, haz alarak yediğiniz besinleri kesmeden, kilo vermenin sırlarını açıklıyor. Temel amaç, duygular ve doğal regülasyon sistemi ile ortalama kilo dengesini (her zaman hedef olan kilo değil ) bulmak! İşte yapmanız gerekenler…. Diyet diktelerine ve kurallarına son! Açlık ve bıkkınlık hissi yaratan diyet kurallarına son vermenin zamanı geldi. Diyet şişmanlatıyor olabilir! Yapılan çalışmalarda diyet tedavisi sonrası aşırı kilo ve obezite oranları 3 ila 5 yıl içinde % 90′dan fazla bir sonuca ulaşıyor ve diyet sırasında kaybedilen kilolar daha sonra fazlasıyla geri alınıyor. Herşeyi kontrol etmeyi bırakın! Sürekli dengeli beslenme, kilo vermek için saplantı haline gelebilir. Dengeli beslenme herkesin düşündüğünün aksine zayıflamanızı sağlamaz. Hergün aynı saatte yemeyi, zorunlu olarak düşünmeyin. Özellikle dikkat etmeniz gereken yalnızca acıkınca yemek yemeniz. Yeteri kadar yemek! Şişmanlıyoruz çünkü çok yiyoruz. Kilonun gerçek nedeni sadece şeker ve yağ değil; asıl neden global tüketim çılgınlığı! Her an, sıkılınca, televizyon karşısında, sohbet ederken, düşünürken ağızımıza bir şeyler atma ihtiyacından kurtulmamız gerekiyor. Kara listeyi çöpe atın! Belli bir limit içerisinde mayonez ya da pasta gibi ürünleri tüketmek şişmanlatmaz. İkna olmak istiyorsanız yemeklerden sonra haftanın 3 günü meyve yerine çikolata yiyin ve kendi gözlerinizle görün. Şişmanlığın asıl nedeni abartıya kaçmaktır. Eğer herşeyi tadında yerseniz, kısa bir zaman içerisinde faydalarını görürsünüz. Az yiyin ama istediğinizi yiyerek yediğinizden zevk alın. Ama aşırıya kaçmamaya dikkat etmeyi sakın unutmayın. Kötü alışkanlıklara son verin! Dengeli beslenmek yani çikolata çok kalorili diye ağza sürmeme hatasını yapıp, sebzeler kilo aldırmaz diye fazlasıyla sebze yemek de şişmanlatır. İhtiyaçtan fazla tüketilen her besin size kilo aldırır. Sabah kahvaltı yapmamak için vücudunuzu zorlarsanız, sağlınız tehdit altına girer. Uygulaması en basit olan eylem tükettiğiniz besinleri dengede tutmanızdır. Denge, sağlıklı vücudun en temel taşıdır. Yapılan her rejim sizi mental olarak bir bunalıma sokabilir çünkü beyniniz siz farketmeden şartlanır ve bu da psikoljik olarak sizi kötü etkileyebilir. Ani kilo kaybı sizi psikolojik olarak etkileyeceği gibi ileride de sağlık sorunları yaşamanıza neden olur. Buzdolabı kapağı üzerine tutturulmuş olan diyet listenizi oradan alın ve hemen çöpe atın! Sağlıklı bir yaşama bilinçli olarak başlayın. Kısa süreli değil uzun vadeli düşünün! Açlık hissi! Açlık, bizim gerçek enerji ihtiyacımızın memnuniyetini karşılamak için bir sinyaldir. Vücudumuz gıda niteliği (kalori açısından az ya da zengin) sağlanan ne olursa olsun, daha düzenli ve mükemmel tüketimi ayarlama yeteneğine sahiptir. Antrikot mu istiyorsunuz ? Yiyin ve haz alın ama nerede duracağınızı bilin! Açlık olgusu psikolojik ihtiyaç ve iştah olarak 2′ye ayrılır. İştah vücudunuzun ihtiyaçlarının karşılamak içindir fakat psikolojik ihtiyaç aç olmasanız bile bir şeyler yeme ihtiyacı uyandırır. İsteğe göre yemek yememeye dikkat etmeli ve sadece acıktığınızda yemek yemelisiniz. Doyum; Yemek yemeyi ne zaman durduracağınızı bilmeniz gerekir. Tokluk: Açlık hissi olmayan fizyolojik bir durumdur ve yemek ile aranızdaki bağı belirler. Diyetsiz kilo vermek için yapılması gerekenler! 10 ila 15 gün boyunca beslenme alışkanlıkları dikkate alınmalıdır. Gıdalarla ilgili olarak alım yeri, zaman, içerik, miktar özelliklerini bir yere not ediniz. ( açlık, istek, stres, vb.) ve değenlendirme yapınız! Açlık ve tokluk anlarınızı belirlemek için odaklanın. Yavaş yemek, gerilimli ortamlardan uzak durmak ( televizyon, bilgisayar), sakin bir yerde yemek, açlığınızı indirgeyecektir. Kendinizi pasta veya çikolata yemeyerek cezalandırmayın. Dengeli bir şekilde tatlı tüketebilirsiniz çünkü duygusal ihtiyaç karşılandığında kilo almazsınız. Dikkat etmeniz gereken en önemli konu, aşırıya kaçmamak ! Dr. Zermati ve Gérard Apfeldorfer’e göre bu tavsiyeler ile kilo vermek zor değil aksine eğlenceli bir durum bile olabilir.
Reklam
Sağlıklı Kilo Vermek İsteyenler !
Merhaba sevgili Onedio okuları. Bugün sizlere kafanızdaki 'nasıl sağlıklı kilo veririm ?' sorusunu gidermek için bu yazımızı paylaşmış bulunuyorum. Günümüzün büyük bir sorunu olan kilo bir çok kişinin canını sıkmıştır. Kilo vermek o kadar da zor bir evre değildir , hele ki spor yapıyorsanız.Şimdi güzel bir örnekle konumuza başlıyoruz. Örneğin a ve b kişi olsun. A kişi aktif bir şekilde spor yapıyor ve düzenli bir diyetin içinde ve tam 75 kg.Diğer yönden B kişi ise spor yapmıyor ve dengesiz besleniyor ve bu kişide 75 kg. İkisininde kilosu aynı fakat görünüşleri farklı. A kişi fit ve atletik dururken B kişi yağlı ve göbekli bir şekilde.İşte tamda burada kilonun öneminin olmadığının , önemli olan unsurun yağ oranı ve kas oranı olduğunu anlıyoruz.Peki gereksiz yağlardan nasıl kurtulurum?Öncelikle kişi günlük kalori limitini ve günlük harcadığı kalori limitini hesaplamalıdır.Bir çok sitede bunu kolayca hesaplayabilirsiniz. Örnek olarak 70 kg bir insanın nasıl gereksiz yağlardan kurtulacağını anlatalım.Arkadaşımızın günlük kalori limiti 2400 kcal , harcadığı kalori ise 400 kcal olsun.Yani bu kişi günlük 2000 kalorilik bir diyetle kilosunu koruyabilir.Fakat amacımız gereksiz yağlardan kurtulmak olduğu için 2000 kalori limitimizi 400 eksiltiyoruz ve her gün vücudumuzun bu 400-500 kalorilik açığı hazır yağ depolarından yakmasını sağlıyoruz.İnsan vücut yağının yaklaşık yarım kilosu 3500 kaloridir.Aynı gramajdaki kas dokusu ise 600 kalori içerir.Yani , aynı miktarlarda yağ, kastan neredeyse 6 kat fazla kalori içerir.Bunun anlamı; kas yapmak için , yağ yapmak için gerekli olandan daha az besine ihtiyaç duyarız.Üstelik, yağ kazanmak için egzersiz yapmamıza bile gerek yok.(sizi spora teşvik ediyorum  )Bu şekilde günlük kalori limitimizden 400-500 kcal kısarak haftada 1 kilo verebiliriz (500×7 = 3500kcal haftada ekstradan eksiltilen kalori)Sağlıklı bir şekilde yağ yakmak istiyorsanız kardiyo programları uygulamalısınız. Peki kardiyo nedir ? Yüksek tempolu kalori yakmaya yönelik antrenmanlardır.Günlük 500-600 kaloriye kadar yakabilirsiniz.Sağlıklı kilo vermek için neler yapacağımızı maddelere dökecek olursak :1-Günlük en az 2 – 2,5 litre su için. (Vücuttaki su tutumunu azaltmak için)2-Kardiyo antrenmanları yapın. ( Hızlı kilo vermek istiyorsak şart )3-Dengeli beslenin.4-Doymuş yağlardan kesinlikle uzak durun.5-Yeşil çay , limon tüketin.(içindeki antioksidanlar yağ yakımına yardımcı olur)6-Ekmekten kesinlikle uzak durun.(tahıllı ekmekleri yiyebilirsiniz ama normal ekmek tüketmeyiniz.)7-Şekeri hayatınızdan çıkarın.(Şeker vucudumuzda yağ olarak depolanır.)8-Düzenli bir şekilde uykunuzu alın.(Gece geç saatlerde yatmayın ve en az 8 saat uyuyun(9-Aşırı meyve tüketmeyin (Doğru bilinen yanlışlardan biride fazla meyve tüketmektir.Meyvelerde fruktoz bulunur yani şeker bu yüzden günde 1-2 meyve ideal )10-Son olarak İradenize sahip çıkın.Bu yazımızda okuduklarınızı uygularsanız sağlıklı bir şekilde kilo vermemeniz için elinizde hiçbir sebep yok.Huzurlu bir hayat için dengeli beslenin ve sporu hayatınızdan çıkarmayın.
Çocuklara Denver Testi Ne Zaman Ve Nasıl Uygulanır?
Sorularınız ve daha fazla bilgi almak için minegulses@724saglik.org adresinden danışmanımıza ulaşabilirsiniz. Sevgili anne babalar size 0-6 yaş arası çocuklara uygulanan Türkiye standardizasyonu sonrası ülkemizde de uygulanılmaya başlayan çok önemli bir test tanıtacağım. Bu testin uygulanma kolaylığı, çabuk ve hızlı olması, sonuçlarının da hemen önemli bilgiler vermesi testin kullanışlılığını güçlendirir. 0-6 yaş arası çocuğu olanlar, şimdi iyi dinleyin ve çocuğunuzu gözlemlemeye başlayın. Denver II 0- 6 yaş arasındaki, sağlıklı görünümde olan çocuklara uygulanmak üzere düzenlenmiştir. Çocuğun yaşına uygun becerilerini değerlendiren bu test, Belirti göstermeyen gelişimsel sorunları taramada, Kuşkulu durumları nesnel bir ölçütle doğrulamada, Gelişimsel açıdan risk altındaki çocukları (örneğin doğuma yakın dönemde sorunlar geçirmiş bebekleri) izlemede değerlidir.Denver II , çocuğun işlevlerdeki becerisini yaşıtları ile karşılaştırır. Zeka testi değil, gelişim tarama testidir . Gelecekteki zihinsel veya uyumsal yeteneği tahmin etmede kullanılamaz. Öğrenme güçlüğü, konuşma bozukluğu, duygusal bozukluk gibi tanılar vermek üzere yapılandırılmamıştır ve fizik muayene veya tanısal değerlendirme yerine kullanılmamalıdır. Denver II , aşağıdaki gelişimsel alanları taramak üzere test formu üzerinde dört bölümde toplanmış 134 maddeden oluşmaktadır. KİŞİSEL–SOSYAL ALAN : Kişilerle iletişim kurma, bireysel gereksinimlerini karşılayabilme, İNCE MOTOR – UYUMSAL: El – göz koordinasyonu, cisimleri kullanabilme, sorun çözme. DİL : İşitme, anlama, dili kullanma. KABA MOTOR : Oturma, yürüme, zıplama ve genel olarak hareket yeteneği. Denver II, çocuk ile anne ya da baba herhangi bir ebeveyn eşliğinde, çocuğa, anne ya da babaya çeşitli sorular sorularak, çocukla çeşitli oyunlar ve hareketler yapılarak uygulanır. Bazı sorularda çocukla ilgili cevabı veren ebeveyndir, bazılarında ise çocuk bizzat hem cevap verir hem söylenen etkinliği yapar. Toplam yarım saat kadar süren bu test sonucunda çocuğun yaşına uygun gelişimde olup olmadığı ortaya çıkar. Test, 2-3 yaşlarında bir kez yapılır. Tekrarı önerilen yaş ise 5′dir. 6 aydan önce test tekrarı yapılamaz. Bu test çocukların hangi ayda hangi becerileri yapabileceğini ya da yapması gerektiğini merak eden anne babalar için son derece yararlıdır. Denver Testi ile ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz, sorularınızı yazar iletişim bilgilerinden danışmanımıza iletebilirsiniz. haber kaynağı: 724saglik.org/bebek ve çocuk sağlığı
Reklam
Profesyonel Sporcuların Bir Sırrını da Biz Açıklıyoruz
Spor dünyasının yakında tanıdığı ve bildiği Booster Çoraplar ne işe yarar, aslında nedir bilmek ister misiniz? Bir çok sporcu performansı artırdığını biliyor. Peki bunu nasıl yapıyor ve çalışma mekanizması nasıl gelin biraz daha yakından inceleyelim..http://www.youtube.com/watch?v=KEoDE_ocYvw
Obezite Oluşumunu Önleyen 5 Kural
Her yıl 2.8 milyon kişi obezite nedeniyle hayatını kaybediyor. Basit önlemlerle obezitenin önüne geçmek mümkün. İşte bunun için beş kural...Obezite, günümüzde en önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Harvard Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Mart 2014 Obezite Sempozyumu'nda; geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısından itibaren özellikle sanayileşmeye paralel olarak yaşam tarzımızda meydana gelen değişimin, obezitenin tetikçisi olduğunu bildirmişti. Dünya Sağlık Örgütü ise 2014 yılının başında dünyada her yıl 2.8 milyon kişinin sadece obezite nedeniyle öldüğünü açıkladı. Ayrıca 3.2 milyon kişinin de hareketsiz olduğu için hayatını kaybettiğini bildirdi. Obeziteyi durdurup yaşamınıza kolay entegre edebileceğiniz beş sihirli kuralı sizlerle paylaşmak istiyorum... GENLER KADERİNİZ DEĞİL, YEME DAVRANIŞINIZI DEĞİŞTİRİN 1 . Temelde en önemli etken bireylerin obeziteye yatkın genlere sahip olup olmadığıdır. Beslenme davranışınızdaki olumsuz değişiklikler ve hareketsiz ortam; obeziteye yatkın genetik yapıya sahip olanların çok hızlı bir şekilde yağlanmasına neden olur. Yani temel sorun; fazla yiyip fazla kalori almak ve egzersiz yapmamaktır. Ancak genler obezite için kader değildir. Genetik yatkınlığı olan kişiler; beslenme davranışını iyi planlayıp aktif bir hayatı seçerlerse, kolay zayıflayabilir ya da kilo problemi yaşamayabilirler. Obeziteden koruyacak en uygun beslenme tarzının; az hayvansal yiyecek ve daha fazla bitkisel besinleri, düşük glisemik yük oluşturacak şekilde planlayarak beslenmek olduğunu unutmayın. Ayrıca iyi bir egzersiz planı uygularsanız, bitkisel yiyeceklerden aldığınız gıdaları vücudunuz daha kolay kullanabilir. Böylece vücudun yağlanmasını da önleyebilirsiniz. GLİSEMİK YÜKÜ DÜŞÜK ŞEKİLDE BESLENMEYE DİKKAT EDİN 2 . Glisemik indeks; karbonhidratların kandaki glukoz düzeylerine olan etkisini ölçme sistemidir ve bir besinin kan şekerini yükseltme yeteneğini bildirir. Mesela pirinç, patates ve havuç; kan şekerini hızla yükseltir. Araştırmalar; glisemik indeksi düşük gıdalar tüketmenin, zayıflama konusunda tek başına etkili olmadığını gösteriyor. Onun için son yıllarda glisemik yük konusu daha çok ön plana çıktı. Glisemik yük; bir öğünde yenen karbonhidrat miktarının oluşturduğu toplam şeker yüküdür. Öğünlerde belirli miktarda sağlıklı karbonhidrat, proteinli bir yiyecek ile birlikte yiyerek insülin hormonunun dengesini sağlayabilirsiniz. Böylece yağ depolarının kullanılması kolaylaşır ve obeziteye neden olan yağ sentezi üretimi de ortadan kalkar. MUTFAĞINIZDA HEMEN ETKİLİ BİR REFORM YAPIN 3 . Öncelikle mutfağınıza girip buzdolabına ve kilere bakın. Obeziteyi tetikleyen üç anahtar maddeyi içeren yiyecekleri hemen mutfağınızdan uzaklaştırın: Kızartma işlemi uygulanmış gıdalar, rafine edilmiş karbonhidratlar ve doymuş yağ içeren yiyecekler... 2014 yılında yapılan ve British Medical Journal'de yayınlanan araştırmada; kızartılmış yiyecekleri tüketen kişilerin obeziteye neden olan genleri harekete geçirerek aşırı vücut yağlanmasına zemin hazırladığını kanıtladı. Cambridge Uluslararası Tıp Bilimleri Enstitüsü, 2013 yılında yayınladığı raporda; rafine edilmiş karbonhidratların insülin düzeyini artırarak vücutta yağ sentezinin de iki kat artırdığını açıkladı. Ayrıca bunun obeziteyi tetiklediğini ve kalbe giden damarlarda tahribata neden olduğunu bildirdi. Tıp Fakültesi Beslenme Bilimleri ise doymuş yağ içeren yiyecekleri yiyenlerin, direkt vücut yağına dönüşerek bel bölgesinde yağlanma yapan obezite tipini tetiklediğini bildirdi. ÖĞÜNLERİ PLANLARKEN BEŞ SÜPER BİLGİYİ UNUTMAYIN 4 . Düşük glisemik yüklü diyetin yağ depolarını eritmesi için karbonhidrat kaynaklarını kesinlikle püre ve çok pişmiş olarak tüketmeyin. Sebzeleri püre yapmayın, makarna, bulgur gibi sağlıklı karbonhidratları hafif diri pişirin. Yemeklerinizi zeytinyağ ya da fındık yağı ile pişirin; asla tereyağ kullanmayın. Süt, yoğurt, ayran ve peynir gibi gıdaları tam yağlı tüketin. Böylece kan şekerini çok yavaş yükseltirsiniz. Bu diyeti uygularken salatalara sirke, limon ve erik ekşisi kullanın. Çünkü bu soslar sebzelerden gelen karbonhidratların emilimini yavaşlatıp kan şekerinin yükselmesini de engeller. Beyaz etleri düdüklü tencerede ya da buharda pişirmeye özen gösterin. Buharda pişmiş etin lezzetini sevmiyorsanız sadece düşük ısıda iyi pişecek şekilde fırında pişirin. DOYUMU KOLAYLAŞTIRACAK BESLENME TÜYOLARINI UYGULAYIN 5. Her öğünden önce bir su bardağı oda sıcaklığında su içmelisiniz. Yemek yemeden önce içilen su yağlanmayı önler. Her ana öğünde yemek öncesi mutlaka bir kase çorba tüketmelisiniz. İçeceğiniz çorbanın ev yapımı ya da hazır olması önemli değil. Sabah saatlerinde en az 45 dakika interval denilen tempolu yürüyüş veya koşu yapmalısınız. Sabah
Zayıflamak İsteyenler Yemeli
Yapılan araştırmalar günde 2 avuç kuru erik yemenin zayıflamaya yardımcı olduğunuortaya çıkardı.Diyet yapanlardan kuru erik tüketenlerin daha uzun süre tok kaldığı ve daha hızlı zayıfladığı ifade edildi. Araştırmacı Jo Harrold, “Diyet yapanlara çoğunlukla kuru meyvelerden uzak durmaları söylenir. Zira kuru meyveler tazelerden daha da fazla şekerlidir. Ancak yeni araştırmalar kuru eriğin bir istisna olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.Lif deposu olan kuru eriğin açlık hissini bastırdığını dile getiren Harrold, mide sorunlarını yol açtığı bilindiğinden yeni tüketmeye başlayacakların ufak miktarlarda almasını önerirdi.haber kaynağı:724saglik.org/beslenme-sağlık
Amasya Elması Gençlik İksiri
Kendine has kokusu ve lezzetiyle bilinen Amasya elması, antioksidan etkisiyle insan vücudunda yaşlanmayı geciktiriyor. Amasya Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda yapılan ‘Amasya elmasının 2014′teki antioksidan ve antimikrobakteriyel aktivitesinin tespiti’ isimli proje çalışması sonuçlarına göre, içeriğindeki demir, protein, C ve E vitaminiile bir çok hastalığa karşı kalkan görevi gören elma suyunun, antioksidan işlevi dolayısıyla oksidatif stresi engellediği, toksik maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olduğu, içerdiği mineraller sayesinde yaşlanmaya karşı koruma sağladığı bildirildi. Elmanın içeriğinde bulunan antioksidan ve antimikrobiyal ajanlar nedeniyle tarihte şifa kaynağı olarak kullanıldığını dile getiren proje danışmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gül, “Antioksidan işlevi dolayısıyla antik Yunan da kadınlar güzelleşmek için elma yediği kaynaklarda görülmüştür” dedi.haber kaynağı: 365haber.org/sağlık haberleri
Reklam