"H1N1'den Ölenlerin Sayısı 33 Oldu"
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, AA Editör Masası'nda H1N1 virüsünden bugüne kadar 33 kişinin öldüğünü, ancak herhangi bir salgın olmadığını bildirdi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'ndagrip vakaları ve gündeme ilişkin diğer konularda değerlendirmelerde bulunuyor.Müezzinoğlu, 'Altında farklı sağlık sorunları olsa da H1N1 virüsü teşhisi konarak ölen hasta sayısı bugün itibariyle 33 olduğunu' bildirdi.Müezzinoğlu, H1N1 vakalarıyla ilgili, 'Herhangi bir salgından bahsetmek söz konusu değil' dedi.Sağlık Bakanı Müezzinoğlu'nun açıklamalarından ana başlıklar şöyle:'En geç mayıs ayından itibaren nöbet ücretlerindeki yüzde 50'lik artışı tüm hekimlerimize, sağlık çalışanlarımıza yansıtabileceğiz''Türkiye genelinde 415 sigara bırakma polikliniği 7 yıldır hizmet veriyor. Şu anda 15 yaş üzeri sigara kullanımı yüzde 31'lerin üzerinden yüzde 27'lere indi. İki milyondan fazla vatandaşımız sigarayı bıraktı. Hedefimiz 2017'ye gelindiğinde bu oranı yüzde 25'lerin ve 2023'te de yüzde 20'lerin altına indirmektir.''ALO Uyuşturucuyla Mücadele ve Destek Hattı telefon numarasını 191 olarak aldık. Nisan sonu itibariyle de geçiş dönemi çağrı merkezini kuruyoruz. İhale süreçleri 1 Temmuz'da tamamlanacak.''(Sağlık alanında şiddetin önlenmesiyle ilgili) Burada en caydırıcı olanın tutuklama olduğunu düşünüyorum. O gün tutuklama, göz altı anında yapılabildiğinde o işte caydırıcılıkta çok önemsediğimiz bir konu. İnşallah bu hafta sonu itibariyle bu her iki konu da meclis gündeminde tamamlanmış olacak.''(Hekimlerin 70 yaşına kadar çalışmasıyla ilgili) Dün Sağlık Komisyonu Başkanımızla görüştük. Bir yasa tasarısı var komisyonda görüşülen. O tasarının içine muhalefetle birlikte anlaşarak alabilirlerse o da komisyon aşamasını tamamlayıp bu dönemde onu da yasalaştırmaya çalışacağız.''(Taburcu edilen hastaların sağlık hizmetlerinden memnuniyetine ilişkin yürütülen 'çat kapı' ziyaretlerine ilişkin) Biz 3 ayda 100 bin aileyi planlamıştık. İki ayımız henüz dolmadı. Bu sabah itibarıyla 96 bin çat kapı ev ziyareti yapmış bir sağlık yönetici kadromuz var. Buralardaki memnuniyet oranı yüzde 98'lerde.'AA
Angelina Jolie Yumurtalıklarını Aldırdı
Hollywood'un ünlü oyuncusu Angelina Jolie kansere karşı önlem olarak yumurtalıklarını ve Fallop tüplerini aldırdı.New York Times gazetesine bir yazı yazan Jolie, yumurtalık kanserine yakalanması olasılığını % 50 artıran bir gen taşıdığı için ameliyat olmaya karar verdiğini anlatıyor.İki yıl önce annesini kanser yüzünden kaybetmiş olan Jolie, iki memesini birden aldırmıştı.Jolie, 'Bu tür kararları verebilmek kolay değil. Ama kontrolü ele almak ve herhangi bir sağlık sorunu ile doğrudan başetmek mümkün.' diyor.New York Times'da, Angelina Jolie Pitt imzasıyla yayımlanan 'Bir ameliyatın güncesi' başlıklı yazısında, 39 yaşındaki oyuncu geçirdiği süreci anlatıyor; 'Memenin alınmasından daha az karmaşık bir ameliyat. Ama etkileri çok daha büyük. Ameliyatı geçirem kadın zorunlu menopoza giriyor.' dedi.Film yönetmenliği de yapan ve BM'in temsilciliğini de yürüten Angelina Jolie, hormon tedavisi görecek.Jolie'nin yaptırdığı kontroller yumurtalık kanserinin erken aşamalarına girmemiş olduğunu ancak yine de annesinin, anneannesinin ve teyzesinin ölümüne yol açan bu hastalığa yakalanma tehlikesi bulunduğunu ortaya koydu. Angelina Jolie, bu olasılıkları dikkate alarak yumurtalıklarını ve Fallop tüplerini aldırmayı kararlaştırdığını yazıyor.'Doktorlarım, kadın yakınlarımda kanserin görülmesinden on yıl kadar önce, önlem olarak ameliyat olmamı tavsiye etti. Annemde yumurtalık kanseri bulunduğunda 49 yaşındaydı. Ben şimdi 39 yaşındayım. Hormon tedavisine rağmen artık menopoza girmiş oldum. Başka çocuğum olmayacak. Fiziksel olarak da bazı değişiklikler olmasını bekliyorum.' diye yazan Angelina Jolie, 'Ama ne olursa olsun rahat hissediyorum kendimi. Kuvvetli olduğumdan değil, bu, hayatın bir parçası olduğu için. Korkulacak birşey yok.' dedi.Oscar ödüllü yıldız, 'Tüm riskleri ortadan kaldırmak mümkün değil. Benim kansere daha kolay yakalanabileceğim bir gerçek. Bağışıklık sistemimi güçlendirmek için doğal yöntemleri araştırıyorum. Kadınlığımın farkındayım ve kendim ve ailem için bilinçli seçimler yapıyorum.' diye yazdı.Jolie, 'Biliyorum ki çocuklarım, asla 'annemiz yumurtalık kanserinden öldü' demek durumunda kalmayacaklar.' dedi.Sinema oyuncusu Brad Pitt ile evli olan Angelina Jolie'nin, 3'ünü evlat edindiği 6 çocuğu var.BBC Türkçe
Çiş Hakkında Akılları Kurcalayan 4 İlginç Soru ve Cevabı
Onedio Biyolojik Gerçekler Serisi iftiharla takdim eder. Öncelikle kaka hakkında muhtemelen bilmediğimiz bir takım gerçekleri paylaştık sizlerle. Şimdi de sıra idrar/sidik/çiş üzerine bir konumuz var.Konuşmaya başlamadan önce çiş yapabiliyordunuz. Okuma yazma öğrenmeden önce de çişinizi yapabiliyordunuz. İdrar, çağlar boyunca yasaklı bir konu olarak kabul edilmiştir. Aslında bedensel bir fonksiyon olan idrar onu yapan insanlar tarafından bir gizem olarak görülmüştür. İdrarın üstünü örten iç çamaşırı şeklindeki tabuyu ortadan kaldıralım ve çiş hakkındaki gizemli şeyleri öğrenelim. Haydi!
Kanser Tedavisi Gören Kayahan Hastaneye Kaldırıldı
Üçüncü kez yumuşak doku kanseri tedavisi gören ünlü sanatçı, güçsüz düşünce eşi tarafından tekrar hastaneye kaldırıldı.Kayahan'ın son durumu hakkında bilgi veren eşi usta sanatçının tekrar hastaneye kaldırıldığını belirtti.29 Mart’ta 66 yaşını kutlamaya hazırlanan sanatçı, güçsüz düşünce, İpek Açar eşini hastaneye kaldırdı. Eşi Açar’ın dönem dönem kemoterapi tedavilerine devam eden Kayahan’ın başından, bir an olsun ayrılmadığı öğrenildi.Sanatçıyı ziyaret eden ilk isim ise Nilüfer oldu. Şu anda sağlık durumu iyiye giden Kayahan’ın, Nilüfer’e hasta yatağında “Hadi iyileşince bir de televizyon programı yapalım” diye teklifte bulunduğu söylendi. Sanatçının ayrıca basın danışmanından, Nilüfer’le birlikte sahneye çıktıkları konser görüntülerini izlemek için istediği ifade edildi.KAYAHAN'IN HASTALIĞI NE?lk olarak 1990'da bacağında çıkan yağ bezesine baktırmak için gittiği hastanede kansere yakalandığı fark edilen, altı ay ömür biçilen ama pes etmeyen Kayahan, hastalık 11 yıl sonra aynı yerden nüksettiğinde de yılmamıştı. Geçirdiği dört ameliyat ve radyoterapi tedavisi sonucu sağlığına kavuşan Kayahan, üçüncü kez aynı tatsız haberi aldı ve kemoterapiye başladı.İnternetHaber
'Domuz Gribinden 30 Kişi Hayatını Kaybetti'
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, grip nedeniyle 39 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, “Bu vakalardan 30’u domuz gribinden” dedi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Sağlık Turizmi Koordinasyon Kurulu'nun ilk toplantısına ilişkin Bakanlık Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen basın toplantısı sonrasında, gazetecilerin halk arasında domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsüne bağlı ölümlere ilişkin sorularını yanıtladı.Gribin her yıl dönem dönem artışlar gösterebildiğini anımsatan Müezzinoğlu, 2013-2014 yıllarında yoğun grip salgını dönemlerinin yaşandığını ifade etti.Müezzinoğlu, 2013'ün kasım ve aralık, 2014'ün de ocak ve şubat aylarında grip vakalarında yoğunluk görüldüğünü dile getirerek, bu dönemlerde gece ve hafta sonu poliklinik hizmetlerine uzman doktor desteği gibi ek tedbirler alındığını söyledi. Bu yıl için aynı yoğunlukta bir pik dönemi ile karşılaşılmadığını, son 15-20 gündür sayısal bir artış görüldüğünü anlatan Müezzinoğlu, buna rağmen şu an ek bir tedbire ihtiyaç olmadığını vurguladı.Müezzinoğlu, hastanelerde günlük ortalama 60 hastayı yatarak tedavi ettiklerini belirterek, 'Son iki gündür bu yatışlarda da düşüş başladı. O pik dönemi bitti ve inişe geçti' diye konuştu. Bu dönemde yatan hastalarla ilgili eczanelerde ilaç bulunamadığını ifade eden Müezzinoğlu, 'Eczanelerde gerekli ilaçların bulunamaması gibi pik durumla karşılaşılmaması için 250 bin kutu ilacın hastanelere gönderildi' dedi.Müezzinoğlu, bu yıl da grip nedeniyle bazı hastaların hayatını kaybettiğini ifade ederek, şunları kaydetti:' Grip salgını dolayısıyla toplam kaybedilenvaka sayısı bugün itibariyle 39'dur. Bizim 4 bin 300 grip şüphesiyle tetkik yaptığımız vakalardan 366'sında H1N1 grip virüsü teşhis edildi. Bu 366 H1N1 virüsünün dışında da H3N2 virüsü, influenza B virüsü teşhis ettiklerimiz var. Kaybettiğimiz vakalardan 5 tanesi influenza B virüsü teşhisiyle, 4 tanesi H3N2 virüsü nedeniyle ve 30 tanesi de H1N1 virüsü teşhisiyle...Ama bu vakalar yalnız grip enfeksiyonu nedeniyle kaybedilmiş vakalar değildir. Bu vakaların bir kısmında kronik akciğer hastalığı olan, bir kısmında böbrek yetmezliği, bir kısmında karaciğer yetmezliği ve bunların üzerine ilave bir gribal enfeksiyon nedeniyle kaybettiğimiz vakalar bugün itibariyle 39'dur.'Bakan Müezzinoğlu, bu koruya ilişkin son verileri kapsayan detaylı açıklamayı 25 Mart Çarşamba günü yapmayı planladıklarını sözlerine ekledi.AA
Reklam
Sigarayı Bırakmada Ücretsiz İlaç Dönemi Yeniden Başladı
Sağlık Bakanlığı, 2011 yılında dağıtılan 300 bin ücretsiz sigarayı bırakma ilacının tükenmesi üzerine, uygulamayı yeniden başlattı.Sağlık Bakanlığı, 2011 yılında gerçekleştirdiği sigarayı bırakma ilaçlarının ücretsiz verilmesi uygulamasını Şubat sonu itibariyle yeniden başlattı. Ülke genelinde dağıtılan 300 bin ilacın tükenmesinin ardından başlatılan uygulama sayesinde sigaradan kurtulmak isteyen bir kişinin yaklaşık 600 lirası cebinde kalacak.Prof. Dr. Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. İbrahim Ocak, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, hastaların sigara bırakma ilaçlarının ücretsiz verilmesinden çok memnun olduğunu söyleyerek, “Bu ilaçların ücreti 80 ila 200 lira arasında değişiyor. Ortalama bir sigara bıraktırma tedavisi 3 ay sürüyor. Böylece hastalar yaklaşık 600 lira gibi bir maliyetten kurtuldu' diye konuştu.Her hastaya ilaç verilmediğini söyleyen Ocak, hastanın öncelikle Sigara Bırakma Polikliniği bünyesinde görev yapan psikologlar tarafından değerlendirildiğini ifade etti.Buna göre önce kişinin başvuru sonrası fagerström nikotin bağımlılık testi yapılarak bağımlılık derecesinin ölçülüyor.Bu derecelendirmede, 0-3 değerin hafif, 3-7'nin orta, 7-10'un ağır bağımlı sayılıyor. Hastanın yaşam tarzı ve hastalıklarına göre iki sigara bırakma ilacından biri yazılıyor.Uzun yol tır şoförü ya da kesici alet kullanmak zorunda olan bir mesleğe sahip kişilerin tedavi sürecinde daha dikkatli davranılıyor.‘Hastanın kararlı olması lazım’Bazen ilaç vermeyip nikotin yerine koyma tedavileri ve psikolojik destekte de bulunabildiklerini aktaran Ocak ise şu şekilde konuştu:'Sigara Bırakma Polikliniği bünyesinde görev yapan psikologlar da hastayı değerlendiriyor. Gerekli değerlendirmelerin ardından sigara bıraktırma müdahalesi başlıyor. Bunlar nikotin bandı ve sakızıyla da olabiliyor, ilaçla da olabiliyor. Hasta bize geldiğinde objektif olarak tüm verilerle kararlılığını değerlendirdikten sonra sigara bırakma ilacı öneriyoruz. Bu değerlendirme süreci bazen bir, bazen iki haftayı bulabiliyor. Hastaları birkaç defa çağırmak durumunda kalabiliyoruz.'Yeni programda ayrıca sigarayı bırakmak için polikliniklere başvuranların kontrolleri, hastalara Sağlık Bakanlığı tarafından kısa mesajla (SMS) hatırlatılıyor.AA
Reklam
Onlar da Bizim Gibi, Sadece Duyamıyorlar. İşte "İşitme Engellilerin Yaşadığı Bazı Sıkıntılar"
Ülkemizde sayıları 3 milyona yaklaşan işitme engelliler görünen hiçbir kusurları olmadığından en az dikkat çeken engel grubudur. Fakat eğitim ve bilinç gelişimi açısından en sorunlu grup olduğu bir gerçektir.  İşitme engelliler için hayati önem taşıyan “3 E” Erken teşhis, Erken cihazlanma ve Erken eğitim ülkemizde gerektiği gibi uygulanmamaktadır.Şimdi size yazacağım sorunlar, işitme engellilerin sadece benim bildiğim sorunları. Dipnot: Ben işaret dili öğrendim ve dünyanın en güzel dili olduğunu iddia ediyorum. Lütfen siz de öğrenmeye çalışın.
Sağlık Bakanı: 'Griple İlgili Olağanüstü Bir Paniğe Gerek Yok'
BURSA’da domuz gribi ile ilgili sorularını yanıtlayan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bakanlık olarak grip vakalarını yakın takipte olduklarını ve kurulun gösterdiği yol haritası çerçevesinde çalışmalar yaptıklarını söyledi.Müzezzinoğlu, 'Ölüm nedeni yalnızca H1N1 virüsü değil. Vakaların bir kısmında böbrek yetmezliği, bir kısmında karaciğer yetmezliği bir kısmında da kronik hastalıkların üzerine gelen bir enfeksiyon var. Bu nedenle olağanüstü bir paniğe gerek yok' dedi.Açılış ve incelemelerde bulunmak üzere Bursa’ya gelen Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Bursa Valisi Münir Karaloğlu’nu makamında ziyaret etti. Burada gazetecilerin domuz gribi ile ilgili sorularını yanıtlayan Bakan Müezzinoğlu, Sağlık Bakanlığı olarak konuyu yakından takip ettiklerini belirterek, 'Yaklaşık 4 bin 300 civarında H1N1 şüphesi ile numune alındı. Numene alınan vakalardan 360’ı H1N1 virüsü olarak geldi. Bu grip virüsü almış vakaların yüzde 8’ine tekabül ediyor' dedi.Gribin farklı şekilde ortaya çıktığını vurgulayan Müezzinoğlu, şöyle devam etti: ' Ölen vakalar yalnızca H1N1 virüsünden değil. 300’den fazla grip virüsü etkeni var. Bu salgın diyebileceğimiz bir süreci geçtiğimiz yıllara oranla açıkçası son 10-15 gündür yoğun olarak görüyoruz. Ama hala geçtiğimiz yılllarda yaşadığımız yoğunlukta grip salgını yoğunluğu yaşamadık. H1N1 virüsü dolayısıyla kaybettiğimiz vakalar var. Ölüm nedeni yalnızca H1N1 virüsü değil. Vakaların bir kısmında böbrek yetmezliği, bir kısmında karaciğer yetmezliği bir kısmında da kronik hastalıkların üzerine gelen bir enfeksiyon var. Bu nedenle olağanüstü bir paniğe gerek yok.'Müezzinoğlu, sağlık bakanlığı olarak her türlü tedbiri aldıklarını da vurgulayarak, 'Vatandaşlarımızdan isteğimiz hijyen ortamını sağlamaları, öksürük ve hapşırık da tedbirli olmalarıdır. Bir de gripal durumda istirahat ve sulu gıda gibi sağlıklı beslenme tedbirlerini almak gerekiyor. Griple direkt etkisi olmasa bile rahatlatıcı etkisi olan ilaçları kullanmak gerekiyor. Bu ilaçlardan hastanelere 250 bin adet ücretsiz olarak dağıtıldı. Her türlü dinamik tedbiri alıyoruz. Olağanüstü bir paniğe gerek yok. Vatandaşlar hijyene ve el temizliğine, ortamın temiz olmasına dikkat etmelerini, biraz kırgınlık olduğunda 3-5 günlük istirahat ederek ve bol gıdalarla sağlıklı beslenmelerine önem vermelerini öneriyoruz' dedi.Tüm vatandaşların nevruzunu da kutlayan Bakan Müezzinoğlu, 'Nevruzun yakan yıkan değil de birleştiren bir etkinlik olmasını temenni ediyorum' dedi.Bakan Müezzinoğlu’na daha sonra tepsi içinde ikram edilen renkli yumurtayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Ak Parti’li Recep Altepe ile tokuşturdu.Valilik ziyaretinin ardından Bakan Müezzinoğlu, down sendromlu çocukların çalıştığı kafeyi ziyaret ederek, çocuklarla sohbet etti.Edip TEKİN, (DHA)
Reklam
'21. Yüzyılda Bir Milyar Kişi Sigara Yüzünden Hayatını Kaybedecek'
Dünya Akciğer Vakfı, mevcut eğilimin sürmesi halinde bu yüzyılda 1 milyar kişinin sigara içmesi ya da sigara dumanı yüzünden hayatını kaybedeceğini bildirdi. Vakıf, sadece 2013 yılında 6 milyondan fazla kişinin tütün kullanımının yol açtığı hastalıklar yüzünden öldüğünü açıkladı. Tütün şirketlerinin iki yıl önceki toplam kârı ise 44 milyar dolardan fazla.Bu noktanın altını çizen vakıf, tütün endüstrisinin ürünleri nedeniyle ölen her kişiden 7 bin dolar kâr ettiğine dikkat çekiyor. Dünya Akciğer Vakfı ve Amerikan Kanser Derneği'nce 2013 yılı verilerine dayanılarak hazırlanan küresel Tütün Atlası'na göre, dünyada yılda 5 trilyon 800 milyardan fazla sigara içiliyor. Çin'de sigara alışkanlığının artması yüzünden, diğer ülkelerde daha az sigara içilse de, toplam tüketim azalmıyor. Ülkede 1980 yılına kıyasla yüzde 50 oranında daha fazla sigara içiliyor. Birçok gelişmiş ülkede tütün tüketimi azalır veya sabit kalırken, Afrika ile Asya'nın kimi bölgelerindeki yoksul ülkelerde sigara bağımlılığı artıyor.Kadınlar arasında da sigara tüketimi ve akciğer kanseri vakalarında artış var. Tütün Atlası'nda, 24 ülkede kadınların erkeklere kıyasla daha fazla sigara içtiği bilgisi de bulunuyor.
'Gripliyken Japon Selamı ile Selamlaşın'
Samsun Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu mevsimsel gribe karşı vatandaşı uyararak, “Temastan kaçının, gripliyken Japon selamı ile selamlaşın, hapşırırken ağzınızı kapatın” dedi.Samsun Halk Sağlığı Müdürlüğü toplantı salonunda griple ilgili bir basın açıklaması yapan Dr. Kasapoğlu, “Grip sıklıkla soğuk algınlığı ile karıştırılan, influenza adı verilen bir virüsün neden olduğu, bireyler ve toplumlar üzerinde etkileri olan, mevsimsel, yaygın, bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Grip kendisini ateş ya da titreme hissi, öksürük, boğaz ağrısı, vücut ağrıları, baş ağrısı, ciddi halsizlik, çocuklarda yetişkinlerden daha sık olmak üzere bazen kusma ve ishal ile gösterir. Hastalık esas olarak gripli birinin öksürük, hapşırma ve konuşması esnasında etrafa yayılan damlacıklarla bulaşmaktadır” şeklinde konuştu.GRİPTE ALINACAK ÖNLEMLERGripten korunmak ve alınacak önlemler hakkında önemli açıklamalar yapan Dr. Mustafa Kasapoğlu, “Eller sabun ve su ile sık sık yıkanmalıdır. Özellikle öksürdüğünüzde ve hapşırdığınızda mutlaka yıkayın. Yıkama olanağı yok ise el dezenfektanları kullanın. Ellerin yıkanması birçok bulaşıcı hastalıktan olduğu gibi gripten de koruyacaktır. Aksırma ve öksürme esnasında burun ve ağız tek kullanımlık kağıt mendille kapatılmalı ve kullanılan kağıt mendil hemen çöp kutusuna atılmalıdır. Bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere kirli ellerle temas etmekten kaçınmalıdır. Sık temas edilen kapı-pencere kolları, telefon ve çalışma masası gibi yüzeylerin düzenli olarak dezenfekte edilmesi gerekir. Hasta olan kişilere çok yaklaşmamak, temas etmemek, havlu ve bardak gibi eşyaları ortak kullanmamak oldukça önemlidir. Hastanın da hastalığı çevreye bulaştırmamak için tedbir alması gereklidir. Maske takmak, tokalaşmamak, öpüşmemek gibi. Grip ve benzeri bir hastalık geçirildiğinde kişilerin mümkünse ise ve okula gitmemeleri, evde istirahat etmeleri enfeksiyonun yayılmaması ve başkalarına bulaşmaması açısından önemlidir. Hastayken, hastalığı bulaştırmamak için mümkün olduğunca diğer insanlarla temas sınırlandırılmalı ve kapalı ortamlardan uzak durulmalıdır. Bağışıklık sisteminizin zayıflamaması için düzenli ve dengeli beslenmeye özen göstermek gereklidir. Tek yönlü beslenmeden kaçınarak bol bol sebze ve meyve tüketilmesi vücut direnci için çok önemlidir. Yetersiz uyku, stres, aşırı Alkol ve sigara tüketiminin de bağışıklık sistemini zayıf düşürdüğü bilinmektedir. Toplu taşıtlar, okul, kışla, sinema, tiyatro gibi kalabalık yerlerde hastalar virüsleri kolaylıkla ortama yayıp diğer sağlıklı bireylere bulaştırabilmektedir. Bu nedenle özellikle bu tür yerlerde havalandırmanın iyi olmasına dikkat etmek, temizliğe özen göstermek gibi basit tedbirler ile hastalığın yayılmasını engeller. Yakınmalarınız artar, nefes alırken zorlanma başlar ise en yakın sağlık merkezinin acil servisine başvurun” şeklinde uyarılarda bulundu.GRİP AŞISIGrip aşısı hakkında bilgiler veren Kasapoğlu, “Grip nedeniyle ciddi hastalık riski taşıyan belirli gruplar mevcuttur ve bu gruplar için korunma büyük önem taşır. Bu sebeple, 65 yaş ve üzerindeki kişiler ile yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalan kişilerin bu durumlarını belgelendirmeleri halinde sağlık raporu aranmaksızın; astım dahil kronik akciğer ve kalp-damar sistemi hastalığı olan erişkin ve çocuklar, şeker hastalığı dahil herhangi bir kronik metabolik hastalığı, kronik böbrek yetmezliği, kan hastalığı veya bağışıklık sistemi baskılanmış olan erişkin ve çocuklar ile 6 ay- 18 yaş arasında olup uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve gençlerin hastalıklarını belirten sağlık raporuna dayanılarak, hekim tarafından reçete edildiğinde, yılda bir defaya mahsus olmak üzere grip aşısı bedelleri, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında karşılanmaktadır. Bu kişiler hekime başvurarak reçete ile eczanelerden aşılarını alabilirler. Bazı kişiler için ise grip aşısı uygulanması tıbbi açıdan sakıncalı olacağı için yasaktır. Bunlar yumurta alerjisi olanlar (yumurta yediğinde ciddi alerjik reaksiyon geçirenler), geçmişte grip aşısı uygulanmasıyla ciddi alerjik reaksiyon gelişmiş olanlar ve 6 aydan küçük bebeklerdir. Orta dereceli ya da ciddi ateşli bir hastalık geçirmekte olan kişilerin geçirdiği hastalığın belirtileri azaldıktan sonra aşılanmaları daha uygun olacaktır” diye konuştu.İHA
Reklam
Reklam
'Psikolojisi Düzeldi' Gerekçesiyle Çocuğa Cinsel İstismar Cezasında 10 Yıl İndirim
Erzurum'da mahkeme, cinsel istismar mağduru 12 yaşındaki kızın psikolojisinin 'tedavi sonucu düzeldiği' gerekçesiyle 49 yaşındaki zanlının cezasını 12.5 yıldan 2.5 yıla düşürdü.Tutuksuz yargılanan C.U., 22 Şubat 2012 günü görülen karar duruşmasında 'ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı' suçundan 12.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve yurt dışına çıkış yasağı konuldu.Milliyet'te yer alan habere göre, Yargıtay 14'üncü Ceza Dairesi verilen kararı bozdu. Yargıtay, cinsel istismar eylemine ilişkin olarak mağdurenin beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda 2 Kasım 2010 ve 13 Ocak 2012 günü alınan raporlarda, E.A.'nın tedavi sonucu şikayetlerinde kısmi düzelme olduğuna işaret edildi. Kararı bozup yeniden yerel mahkemeye gönderen Yargıtay'ın istemi üzerine yeniden rapor aldırıldı.Bu kez Adli Tıp Kurumu 6'ncı İhtisas Kurulu E.A.'nın ruh sağlığının bozulmayıp, etkilendiğini bildirdi. Bunun üzerine 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi kararı C.U.'yu 2,5 yıl hapis cezasına çarptırdı.
'Bir Çocuğu Kurtarmak İçin 9 Bin Avro mu Bulamıyorsunuz?'
Batman’da yaşayan ve ender görülen “mukopolisakkaridoz”(MPS) hastalığına yakalanan 8 yaşındaki Mehmet Sait Ekinci’nin durumu Meclis'e taşındı.CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Batman’da yaşayan ve ender görülen “mukopolisakkaridoz”(MPS) hastalığına yakalanan 8 yaşındaki Mehmet Sait Ekinci’nin durumunu ve Türkiye’nin yetim ilaç politikası olup olmadığını Bakan Faruk Çelik’e sordu. Özgür Özel, çok nadir hastalıkların tedavisine ilişkin Türkiye’nin bugüne kadar herhangi bir adım atmadığına dikkat çekerek “Bir saray için milyarlarca lira harcayabilen bir devlet bir çocuğu kurtarmak için 9 bin avroyu bulmakta mı sıkıntı çekmektedir?” diye sordu.Özel, Bakan Faruk Çelik’e nadir hastalık ve yetim ilaç tanımını yaparak şunları söyledi:Her 10.000 kişiden 5 veya daha az kişide görülen hastalıklara nadir hastalıklar, her 50.000 kişiden 1 veya daha az kişide görülen hastalıklar ise “çok nadir hastalıklar” olarak tanımlanmaktadır. Bu hastalıklar genelde yüksek mortalite oranlarına sahip, yaşamı tehdit eden veya güçten düşüren hastalıklar olarak bilinmektedir. Bu nadir hastalıkların teşhisi, önlenmesi veya tedavisi için tasarlanan tıbbi ürünlere ‘Yetim İlaçlar’ denmektedir. Ancak, ülkemizde yıllardır bir yetim ilaç politikası yoktur ve bu nedenle aslında böylesine önemli bir alanda, nadir/çok nadir hastalıkları olan hastaların, sağlık sisteminden daha yaygın hastalıkları olan hastalarla eşit ölçüde faydalanabilmesini sağlama yönünde çalışmalar bir an önce yapılmalı ve ülkemizde bu alandaki adımlarını derhal atmalıdır.”Bu nadir hastalıkların son kurbanlarından birisi de Batman’da yaşayan ve ender görülen “mukopolisakkaridoz”(MPS) hastalığına yakalanan 8 yaşındaki Mehmet Sait Ekinci’dir. Hastalığı nedeniyle ayakları ve kolları erimeye başlayan Sait’in acilen kutusu 9 bin Avro olan ve SGK tarafından ödeme listesine alınmamış olan ilaçlara ihtiyacı bulunmaktadır. 8 yaşındaki Mehmet Sait Ekinci eğer bu ilaç alınmazsa en geç 2 yıl içinde yatalak duruma düşecektir. SGK’nın maliyetleri bahane ederek bu tür ilaçları ödeme listesine almaması, Mehmet Sait ve onun durumunda olan yüzlerce hastayı kaderlerine terk etmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Anayasal olarak sosyal devlet olan devletimizin acilen bu ödevini fark ederek bu ve benzeri durumların önüne geçmek için gerekli çalışmaları başlatması zaruridir.'SoL
Türkiye Giderek Yaşlanıyor
Türkiye’de 2014 yılında yüzde 8’e çıkan 65 yaş ve üzeri yaşlı nüfus oranının, 2023 yılında yüzde 10’u aşması bekleniyor.Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de yaşlı nüfusun oranı, 2013 yılındaki yüzde 7,7 olan düzeyinden geçen yıl 6 milyon 194 bin ile yüzde 8’e çıktı. Yaşlı nüfusun yüzde 43,6’sını erkek nüfus, yüzde 56,4’ünü kadın nüfus oluşturdu.Nüfus projeksiyonlarına göre yaşlı nüfus oranının 2023 yılında yüzde 10,2, 2050 yılında yüzde 20,8 ve 2075 yılında yüzde 27,7’ye yükseleceği tahmin edildi.Dünya nüfusunun 2014 yılında yüzde 8,3’ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla yüzde 29,5 ile Monako, yüzde 25,8 ile Japonya ve yüzde 21,1 ile Almanya oldu. Türkiye bu sıralamada 228 ülke arasında 94. sırada yer aldı.Türkiye’deki yaşlı nüfusun büyüklüğü, Danimarka, Slovakya, Finlandiya, Norveç, İrlanda ve Bosna Hersek ülke nüfuslarının üzerine çıktı.EN ÇOK YAŞLI SİNOP’TAYaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il 2014 yılında, yüzde 17,6 ile Sinop oldu. Sinop’u yüzde 16,5 ile Kastamonu ve yüzde 15,3 ile Çankırı izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 2,9 ile Hakkari oldu. Hakkari’yi yüzde 3 ile Şırnak ve yüzde 3,4 ile Van izledi.EN YAŞLILAR TUNCELİ’DEEn yaşlı nüfus olarak tanımlanan 80 ve daha yukarı yaştaki nüfusun, toplam yaşlı nüfus içindeki payı yüzde 21,2 oldu. En yaşlı nüfusun toplam yaşlı nüfus içindeki payının en yüksek oranda bulunduğu il yüzde 31,8 ile Tunceli oldu.Tunceli’yi yüzde 27,4 ile Giresun ve yüzde 27,1 ile Gümüşhane izledi. En yaşlı nüfusun toplam yaşlı nüfus içindeki payının en düşük olduğu il ise yüzde 17,7 ile Aksaray oldu. Aksaray’ı yüzde 18,1 ile Van ve yüzde 18,5 ile Ağrı izledi.100 YAŞI GEÇENLERTürkiye’de yaşlı nüfusun yüzde 0.1’ni oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı sayısı 2014 yılında 5.283 kişiye çıktı. Nüfusa bağlı olarak 100 yaşın üzerinde en fazla yaşlıya sahip ilk üç il sırasıyla İstanbul 651 kişi, İzmir 222 kişi ve Şanlıurfa 218 kişi iken en az 10 yaş üstü yaşlıya sahip ilk üç il ise sırasıyla Ardahan 2 kişi, Bayburt 5 kişi ve Bilecik 7 kişi oldu.HİÇ EVLENMEYENLERAdrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne göre 2014 yılında yaşlı erkek nüfusun yüzde 1,1’inin hiç evlenmemiş, yüzde 83’ünün resmi nikahla evli, yüzde 2,7’sinin boşanmış, yüzde 13,2’sinin eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun yüzde 2,5’inin hiç evlenmemiş, yüzde 43,2’sinin resmi nikahla evli, yüzde 3’ünün boşanmış, yüzde 51,2’sinin ise eşi ölmüş olduğu görüldü.TEK BAŞINA YAŞAYANLARAdrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre tek başına yaşayan yaşlıların oranı 2013 yılında yüzde 17 iken bu oran 2014 yılında yüzde 17,3 düzeyine çıktı. Tek başına yaşayan yaşlı nüfusun yüzde 77,2’sini kadınlar, yüzde 22,8’ini ise erkekler oluşturdu.SİGARA İÇENLERTürkiye genelinde 2012 yılında, 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun yüzde 23,2’si her gün düzenli olarak tütün mamulü kullanırken bu oran yaşlı nüfusta yüzde 8,4 oldu. Tütün mamulünü her gün kullanan yaşlı erkek nüfus oranı yüzde 16 iken yaşlı kadın nüfusta bu oran yüzde 2,6 oldu.ALZHEIMER HASTALIĞIÖlüm nedeni verilerine göre, 2011 yılında Alzheimer hastalığından ölen yaşlı nüfus oranı yüzde 2,9 iken bu oran 2012 yılında yüzde 3,4, 2013 yılında ise yüzde 3,6’ya yükseldi.EN ÇOK ÖLÜM DOLAŞIM SİSTEMİNDENYaşlı nüfusun ölümlerinin 2013 yılında yüzde 46,8’i dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandı. Bu hastalığı ikinci sırada yüzde 17,7 ile kanser, üçüncü sırada ise yüzde 11,7 ile solunum sistemi hastalıkları takip etti.YOKSUL YAŞLILAREşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirinin yüzde 60’ına göre hesaplanan yoksulluk oranı 2013 yılında Türkiye geneli için yüzde 22,4 düzeyindeyken bu oran yaşlı nüfus için yüzde 17,9 olarak gerçekleşti. Yoksul yaşlı erkek nüfus oranı yüzde 17,4 iken yoksul yaşlı kadın nüfus oranı yüzde 18,2 oldu.SOSYAL TRANSFERLERSosyal transferlerden yararlanan yaşlı nüfus oranı 2012 yılında yüzde 76,6 düzeyindeyken, 2013 yılında yüzde 76 oldu. Bu oran, yaşlı erkeklerde yüzde 71,4, yaşlı kadınlarda ise yüzde 85 olarak gerçekleşti. Emekli ve dul-yetim aylığından yararlanan yaşlı nüfus oranı yüzde 75,5 olup yaşlı erkeklerde yüzde 71, yaşlı kadınlarda ise yüzde 84,3 oldu.İŞ GÜCÜNE KATILIMTürkiye’de 15 ve daha yukarı yaşta işgücüne katılma oranı 2014 yılında yüzde 50,5 iken yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı yüzde 11,5 olarak gerçekleşti. Yaşlı erkek nüfusta bu oran yüzde 19,3 iken yaşlı kadın nüfusta yüzde 5,4’te kaldı. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranı da yüzde 2,1 olarak belirlendi.OKUMA-YAZMA BİLMEYENLEREğitim durumuna göre yaşlı nüfusun 2013 yılında yüzde 23,9’u okuma yazma bilmiyorken, yüzde 41,2’si ilkokul mezunu, yüzde 4,7’si ise yükseköğrenim mezunuydu.MUTLU YAŞLILAR AZALDIMutlu olduğunu beyan eden yaşlı bireylerin oranı 2013 yılında yüzde 63,4 iken bu oran 2014 yılında yüzde 62,8’e düştü. Genel mutluluk düzeyi cinsiyet bazında incelendiğinde, 2014 yılında yaşlı erkeklerin yüzde 63’ü, yaşlı kadınların ise yüzde 62,7’si mutlu olduğunu söyledi.MUTLULUK KAYNAĞI AİLELERYaşlı bireylerin 2014 yılında en önemli mutluluk kaynağı yüzde 71,4 ile aileleri oldu. İkinci sırada gelen mutluluk kaynağı ise yüzde 14,7 ile çocukları oldu. DHA
Reklam