şafak sezer Haberleri

şafak sezer ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. şafak sezer ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Bambaşka Birine Döndü: Şafak Sezer'in Verdiği Kilolar Dikkat Çekti!
Yıllardır kendine has mizahı, unutulmaz replikleri ve kültleşen komedi filmleriyle hayatımızda olan Şafak Sezer, bu kez yeni bir projesiyle değil son haliyle gündeme geldi. Bir süredir verdiği kilolar ve yüzündeki değişimle dikkat çeken ünlü oyuncunun fiziksel dönüşümü hız kesmeden devam ediyor. Son olarak sosyal medyada ortaya çıkan görüntüsünde oldukça zayıfladığı görülen Sezer, deyim yerindeyse iğne ipliğe döndü. Yüzünün iyice incelmesi ve eski halinden eser bırakmayan görüntüsü kısa sürede dikkat çekerken, ünlü komedyenin son hali sosyal medyada da gündem oldu.
Final Yapamadan Yayından Kaldırıldı
Show TV ekranlarında yayınlanan Altındağlı dizisi yayından kaldırıldı. Şafak Sezer ve Hande Ataizi'nin başrollerinde oynadığı The Sopranos dizisinin yerli uyarlaması olan Akltındağlı dizisi sona erdi. Pazartesi akşamları Süreç Film imzasıyla Show TV'de ekrana gelen dizinin tüm içeriğinin değişeceği ve ilerleyen günlerde yeni içerikle ekranlarda olacağı açıklanmıştı. Kanal yönetimi aldığı kararla diziye devam etmeme kararı aldı. Altındağlı dizisi de final yapmadan yayından kalkan diziler kervanına katıldı.TV Aktüel
The Sopranos Hakkında Bilmeniz Gereken 20 Gerçek
Öncelikle bilmeniz gereken şey, şimdiye kadar yapılmış en iyi televizyon dizisi olduğu gerçeğidir. Breaking Bad, OZ, sadece peygamberlerdir. Ama Sopranos tanrıdır. Sopranos'un yeryüzüne gönderdiği kutsal metinlerde ''bir dizi gerçek yaşantınızın içerisine nasıl girebilir?, onu en iyi yapan şey nedir? David Decesare bu kadar güzel dizi yapmayı nereden öğrendi '' gibi soruların cevabı rahatlıkla bulunabilir.  En kaba haliyle Sopranos, İtalyan asıllı Amerikalı bir sülalenin New Jersey'deki yaşantısını, suç, drama, insan ilişkileri, aile gibi kavramlarla mükemmel harmanlayan, pul biber Scorsese'den karabiber Godfather'dan inceler taşıyan nefis bir italyan mantısıdır. Zamanın milenyumunun en iyi hediyesi. Dizilerin kültürel fenomenidir. Şimdi. Biraz daha yakından bakalım.
Türkiye'de En Çok Gişe Yapmış 20 Türk Filmi
21 Şubat 2014 tarihinde vizyona giren Recep İvedik 4, Türkiye'de en çok gişe yapan, başrollerini Ahmet Kural, Murat Cemcir'in oynadığı Düğün Dernek filmini çok değil 5 hafta sonra geçecekti. Geçti de. Düğün Dernek filmi her ne kadar yayınlanmayan 30 dakikayı sonradan vizyona koysa da değişen bir şey olmadı ve Recep İvedik 4 18 haftada 7.222.883 izleyiciye ulaştı.
Oktay Vural'dan Şahan Gökbakar Çıkışı
Şahan Gökbakar'ın AK Parti'nin vizyon toplantısına katılmasını eleştiren MHP'li Vural 'Recep İvedik versiyonuna malzeme toplamak için mi gitti acaba?' dedi. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, 'Şahan Gökbakar vizyon toplantısına niçin gitmiştir? Belki de yeni bir Recep İvedik versiyonuna malzeme toplamak için mi gitti acaba? Şafak Sezer niye gitmiştir? Sıfırlamada uzmanlaşan Erdoğan'a, beş hırsızın hikayesini anlatan Maskeli Beşler filmine konsept danışmanlığı yapsın diye olabilir mi acaba?' dedi. 'ERDOĞAN, ERDOĞAN'LIĞINI YAPMIŞTIR' Parlamentoda basın toplantısı düzenleyen Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü grup konuşmasını eleştirdi. Erdoğan'ın MHP'yi hedefe koyarak düşmanlığını devam ettirdiğini ileri sürerek, 'Başbakan'ın hedefinde IŞİD, PKK yoktur, MHP vardır. IŞİD, PKK dost, MHP düşmandır. Bölücüler, katiller onun için dosttur ama ülkücüler, milliyetçiler düşmandır. Mübarek ramazan ayında oruçluyuz ama Başbakan mide orucu tutuyor mu tutmuyorum bilmiyorum ama diline hakim olsa da vatandaşa iyi örnek olsa. Başbakan vatandaşa kötü örnek olmaya devam ediyor. Kış kışlığını, Erdoğan Erdoğan'lığını yapmaktadır' diye konuştu. 'YALANA TABİ OLMAMAK GEREK' Başbakan Erdoğan'ın sürekli olarak düşman ürettiğini iddia eden Vural, 'Bu kadar yalan iktidarı olmaz. Yalana tabi olmamak gerekir. (Vatandaşa) yalana tabi olmayın, bu yalanı söyleyeni yanınızdan uzaklaştırın, aksi takdirde bu yalanlara ortak olursunuz' ifadesini kullandı. Başbakan Erdoğan'ın 'eşit bir yarışın içinde değiliz' dediğini ifade ederek, 'Doğru söylüyor. Havuz medyası, iktidar, THY, uçaklar, helikopterler senin, valiler, kaymakamlar senin emrinde, TRT, müteahhitler, devlet imkanları, örtülü ödenek senin emrinde. Bunları sonuna kadar kullanan diğer adaylarla eşit değildir' diye konuştu. 'BAŞBAKAN GİTTİKÇE EVREN'LEŞİYOR' Vural, medyanın kontrol edilmek ve yönlendirilmek istendiğini iddia ederek, sanatçıların vizyon belgesinin açıklandığı toplantıya vitrin malzemesi yapılmak için çağrıldığını savundu. Vural, 'Açılım yapmışlardı, sporcuları, topçuları, popçuları toplamışlardı. Başbakan gittikçe Evren'leşiyor. Evren paşa da sanatçıları toplar, propaganda yapardı. Başbakan vitrinde sergileyeceği ürünü olmadığı için sanatçıları kullanmıştır. Her fırsatta sanatın içine tüküren, sanatçılara artiz bozuntuları diyen, ucube diyen bir Başbakan var. Keşke oraya giden sanatçılar, bu laflara karşı bir şey söyleyebilseydi' sözlerini sarfetti. RECEP İVEDİK ÇIKIŞI Oktay Vural, şöyle konuştu: 'TEKEL'i özelleştirdi, kendi tekelini kurdu. Tek el vardır, o da Erdoğan'dır. Tek el de tek şer de tek bilen de odur. Kitap okumayan Başbakan kitap imzalatıyor. Yakında sanatçıları yine toplayıp, 'doğmamış çocuktan mektuplar' adlı kitabını imzalatacaktır. Sanatçılar oraya gitmiş. Neden gitmiştir? İlham almak için gitmiş olabilirler. Sanatçının sanatını icra ederken ilham alması çok önemlidir. Şahan Gökbakar niçin oraya gitmiştir? Belki de yeni bir Recep İvedik versiyonuna malzeme toplamak için mi gitti acaba? Şafak Sezer niye gitmiştir? Sıfırlamada uzmanlaşan Erdoğan'a, beş hırsızın hikayesini anlatan Maskeli Beşler filmine konsept danışmanlığı yapsın diye olabilir mi acaba? Metin Arolat, Erdoğan'a klip çekimleri için acaba pazarlama işine mi girmiş olabilir? Belki Orhan Baba da 'batsın bu dünyaya, batsın böyle Başbakanlık diyerek, yeni bir şarkısına ilham almak için gitmiş olabilir. İlham kaynakları, perileri oradadır, onun için gitmiş olabilirler.'haberler.com
Şafak Sezer Patladı: 'Soytarılar, Değişikler'
Ünlü oyuncu Şafak Sezer, Gezi eylemlerine katıldığı için kahraman, Başbakan'ın iftar yemeği ve vizyon toplantısına katıldığı için hain ilan edildi. Bugüne kadar sustu, ilk kez konuştu. Sezer, sanat dünyasından sosyal medyaya, linç kültüründen Gazze çıkarmasına kadar her şeyi Sabah'tan Salih Zengin'e konuştu. İşte Şafak Sezer röportajından ara başlıklar... AK Parti iftarına katıldın ve bu tepki çekti. - AK Parti iftarlarına 2009'dan beri katılıyorum. Kılıçdaroğlu'nun yemeğine de katıldım. Ülkü Ocakları çağırınca onlara da gidiyorum. Gezi'de 'Hükümet istifa' diye bağırmadım ve ne yaptıysam arkasındayım. Özür dileyecek hiçbir şey yapmadım. Başbakanımıza gittiğimizde beni görünce güldü, ben de güldüm. 'Ağaç için yürüdük ama iş başka bir yere gitti Başbakanım' dedim. 'Anladınız mı?' dedi. 'Anladık' dedim. Ağaç için yürüyüp yerdeki kaldırımı söken, polise kaya söküp atanla işim olmaz. İlk güne halktan-devletten hiç kimse bir şey demiyor ki? Ben Gezi Parkı'ndayken hükümet bana bu kadar muhalefet yapmadı. 'Çok seviyorduk, seni orada görünce üzüldük' dediler, o kadar. Üçüncü günü taşlar, ölümler olunca başka bir yere gitti iş. Ben Ankara Çinçin'de de de yaşadım, Kasımpaşa'da da. Mahalle abimiz gibi Başbakan. Yeri geldiğinde sinirlenen, yeri geldi mi tepki veren bizden birisi. Bu korku nedir yani? Başbakan'dan korkmuyorum. Deli miyim ben? Başbakan'ın elini öptün mü? Yalan. Başbakan kimseye el öptürmüyor ki zaten. Orada fotoğraf çektirirken ya da bir şey söylemek için arkadan da müzik-gürültü geldiği için eğiliyorsun mecburen. Mahalle abimiz gibi Başbakan. İsmini vermeyeyim ama birçok oyuncu arkadaşımın sempatisi vardır ona. Bu kadar siyasetten uzak birisini, Tayyip Erdoğan'ı desteklemeye iten şey ne? Biz onu ulaşılmaz bir lider gibi görmüyoruz ki? 'Nasılsın abi, iyiyim, siz nasılsınız' tarzında yani. Yeri geldiğinde sinirlenen, yeri geldi mi tepki veren, bizden birisi gibi. Bu korku nedir yani? Başbakan'dan korkmuyorum. Deli miyim ben? Ben halktan korkuyorum, devletten değil. Yalnız parantez açalım da halktan korkuyorum diye kendilerini cesur zannedip yanıma gelerek benden kafa yemesinler yani. (Gülüşmeler) Güçten filan bahsedenler İsrail'e baksın. Güçten şımarıklık yapan onlar. Bugüne kadar bir kişi 'One minute' dedi. O yüzden sevdik Başbakanımızı. Hayatımda ilk defa bir siyasi parti lideri ile ilgili bir şey söyledim. Dönekliğiniz, hainliğiniz, fırıldaklığınız, omurgasızlığınız filan kalmadı... Son koz Yavuz Bingöl'dür. Güç ne abi? Güce inandığın zaman bu insan bize koruma mı veriyor, güvenlik mi veriyor? Bize para mı gönderdiler yani? Ben sahip çıktım diye 1,5 senedir işsizim. Hiçbir iş yapamıyorum. Sanat camiasındaki o kabuk seni dışlıyor. Kesinlikle abi. O kabukta da bir sürü değişik adam var. Kabuk mabuk da yok, hepsi soytarı bunların, gereksiz adamlar ya.Ensonhaber
İşte Yılmaz Özdil'in Hürriyet'te Yayımlanmayan Yazısının Tam Metni
Hürriyet gazetesinde Enis Berberoğlu nun Genel Yayın Yönetmenliği'nden istifasının ardından ikinci tartışma Yılmaz Özdil konusunda yaşanıyor. Özdil'in son yazısına son anda müdahale edildi ve Hürriyet'in bugünkü (15 Ağustos 2014) sayısına konmadı. T24'ün aldığı bilgilere göre, Hürriyet'in en çok okunan yazarlarından olan Yılmaz Özdil'in Başbakan Tayyip Erdoğan 'ı eleştiren son yazısına müdahale edildi. Özdil'in, Başbakan adayları tartışmasına değindiği yazıda, Tayyip Erdoğan'dan boşalacak makam için Bilal Erdoğan 'ı işaret eden ironik bir üslup kullanıyor. Özdil'in Erdoğan'ı eleştiren yazısına son anda müdahale edildiği ve ilk baskılardan itibaren gazeteye konmadığı belirtildi. Yılmaz Özdil’in Hürriyet gazetesinin bugünkü (15 Ağustos 2014) nüshasında yayımlanmayan yazısının tam metni şöyle: 'Başbakan kim olsun? Valla benim içimden geçen isim, Bilal… Birincisi, devlette devamlılık esastır, devlet dediğin babadan oğula’dır. İkincisi, hiç unutmam, 2005 senesinde Brüksel’deki NATO zirvesinde, ABD Başkanı Bush, İngiltere Başbakanı Blair ve bunun babası bir araya gelmişti, Bush parmağıyla bunu gösterip “çalışıyor mu bu” diye sormuştu, babası “çalışıyor” demişti, Bush da daha bi saniye önce çalışıp çalışmadığını bile bilmediği halde “çok akıllı bi çocuk” demişti, Blair de gülerek “tıpkı babası gibi” demişti. Üçüncüsü, Bush’la Blair haklıydı, hakikaten çok zeki bi çocuk… Küçükken okuyacak parası bile yoktu, Remzi’nin bursuyla okudu. Şimdi, çalışarak kazandığı paralarını 48 saat sıfırlıyor, hâlâ 30 milyon avrosu kalıyor, zekâsını düşün yani. Dördüncüsü, milletvekili olmasına filan gerek yoktur, doğuştan milli egemendir, “23 Nisan” doğumludur. Seçim meçim yapılmasın, çocuk bayramı’nda makama oturtulsun, bi daha kalkmasın, ister assın ister kessin. Beşincisi, vakıfçı olduğu için memlekete dair her mevzuya vâkıftır… Babası ne zaman sıkışsa onu arar, telefon eder, Fenerbahçe’yi şöyle yap der, telefon eder, şu işadamını kucağa oturt der, telefon eder, çiftlik ne oldu diye sorar. Gerçi biraz yavaş anlar, ha bire anlamadım babacım der ama, olsun, o kadar kusur kadı kızında da olur, imam oğlunda da olur. Bilal’den şahane başbakan olur. Bilal olmazsa… Hayırsever Rıza cuk oturur. O da maaşallah Bilal gibi zekâ küpü, henüz 26 yaşındayken 86 milyar dolarlık altın ihracatı yaptı. Ayrıca… Bakanların yarısı zaten emrinde. Hayırsever olduğu için, seviyor bakanlarımızı. Kimine kol saati alıyor, kimine takım elbise alıyor, kimine çikolata kutusu gönderiyor. Bakanlarımız da onu seviyor. Mesela, içişleri bakanımız gerekirse önüne yatıyor. Başbakanımız “yuh çekersen, tokadı yersin” diyor, vatandaşları yumrukluyor, yerlerde tekmeletiyor, Rıza da “hırsız var” diyeni, korumalarına yakalattırıyor, ağzını burnunu kırdırtıyor. Tam halef-selef olsun. Böyle başa böyle tarak olsun. Yok eğer, Rıza da uymazsa… Müteahhit Cengiz olsun. Malum “tecavüz kaçınılmazsa, zevk almaya bak” derler, nasıl olsa milletin orasına koyacak, bari başbakan olarak koysun. Ahaliyi donuna kadar soymalarına rağmen, ahali itiraz edeceğine “soyuyorsa beni soyuyor, sana ne” diye kavga ediyorsa… “Gör bak, milletin orasına koyacağız” diyen müteahhit Cengiz’e törenle plaket veriliyorsa… Allah yardımcımız olsun, müteahhit Nihat da bu Cengiz’in başbakan yardımcısı olsun. Çünkü n’aapsın bu şartlarda Nihat, koymazsa kabahat. Müteahhit Cengiz de olmazsa… Sayın Apo olsun. Hatırlarsınız, tapesi sızmıştı, “Tayyip’in beni üçüncü kişi olarak konumlandırması tesadüf değil” demişti. Nedir devlet protokolü? Birinci kişi cumhurbaşkanı, ikinci kişi meclis başkanı, üçüncü kişi başbakan… E madem öyle, tesadüf olarak kalmasın, resmiyet kazansın, “Yeni Türkiye” protokolüne geçilsin. Apo tek başına başbakan olmasa bile, hiç olmazsa eşbaşbakan olsun. Yasin el Kadı, dışişleri bakanı olsun. Recep İvedik, kültür bakanı olsun. Orhan Gencebay, Bülent Ersoy, Hande Yener, Mustafa Sandal, Alişan, Cengiz Kurtoğlu, Berdan Mardini, Ece Erken, Şafak Sezer kabineye girsin, Burhan Kuzu gene bi şey yapılmasın, düz milletvekili kalsın, delirsin. Acun, hükümet sözcüsü olsun. Google’dan ayet sallayan, bakara makaracı Egemen Bağış’ı da Ekmeleddin’den boşalan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın başına getirdin miydi, tadından yenmez gari.' Kaynak: T24
Şafak Sezer'in Yeni Dizisinin İlk Bölümü Malatya'da Çekiliyor
Başrollerini Şafak Sezer, Açelya Samyeli Danoğlu ve Gökçe Özyol’un paylaştığı “Şimdi Onlar Düşünsün” isimli yeni dizinin ilk bölümü Malatya’da çekiliyor.Malatya merkez Akpınar Kuyumcular Çarşısı civarındaki bir pasajda sürdürülen dizi çekimleri sırasında vatandaşlarda sanatçılarla resim çektirme yarışına girdi. Malatyalıların birçoğunun ilk defa bir dizi çekimini izleme şansına sahip olduğu düşünüldüğünde set ekibine saç baş yolduran yoğun kalabalığın aşırı ilgisi dizinin yayınlandığında da aynı ilgiyi göstereceğinin bir habercisiydi.Malatya’da ilk bölümü çekilen dizinin setinde sanatçılarla Malatyalılar arasında gülümseten diyaloglar yaşanıyor. Şafak Sezer hayranlarının dizi setine akın etmesiyle çekimlerde zaman, zaman aksamalar meydana geliyor. Bir taraftan resim çektirmek isteyen hayran kitlesi diğer yanda meraklı kalabalıklar arasında cep telefonlarıyla görüntü almaya çalışanların görüntüsü eşliğinde çekimlere devam ediliyor.Dizi setinde ziyaret ederek kısa bir söyleşi yaptığımız Şafak Sezer, oldukça neşeli görülüyordu. Rolünde bir Çiğ Köftesi ustasını canlandıran Şafak Sezer, beline bağladığı esnaf önlüğünün hakkını fazlasıyla veriyordu. Hatıra resmi çektirmek istediğimizde “Ağama çiğ köfte getirin, nerede kaldı çiğ köfteler usta!..” dedikten sonra içeri girip çiğ köfte tepsisini olduğu gibi kapıp geldi. Gençler bizim resimleri çekerken ben de “ bu tepsi, ikimize az olmaz mı” dedim ve gülüştük…Dizinin çekildiği pasajın merdivenlerinde sıralanmış olan meraklı kalabalığın ellerinde cep telefonları ve fotoğraf makineleriyle resim alma telaşı görülmeye değerdi. Birkaç kare resim aldıktan sonra oradan uzaklaşırken “film işi zor iş, bu kalabalıkta role bürüneceksin, kameraydı, ışıktı, sesti sessizlikti…” diye düşünerek setten ayrıldım.DİZİ HAKKINDA, KISACAYapımını Medyalab Sinema’nın, yapımcılığını ise Çagrı Gedikoğlu’lunun üstlendiği dizinin yönetmenliğini, Ömer Uğur ve Süleyman Seçik ikilisi yapıyor.Dizinin başrollerinde, Şafak Sezer, Açelya Samyeli Danoğlu ve Gökçe Özyol, yer alırken diğer rollerde ise Sennur Nogaylar, Mehmet Ulay, Melis Tüzüngüç, Lemi Filozof, Ferdi Kurtuldu, Aykut Taşkın ve Asiye Dinçsoy bulunuyor.K.Turgut GÖLE- Malatya Son Havadis