Psikolojik Rahatsızlıkları Birer Yaratık Olarak Resmeden Sanatçının Bu Çizimlerin Mutlaka Görmelisiniz!

-
Abone ol

Her biri temsil ettiği psikolojik rahatsızlığı fazlasıyla hissettiriyor.

Kaynak: https://www.boredpanda.com/mental-illnes...

Albrecht Durer’den (Melancholia,1514) Edvard Munch’a (The Çığlık,1893), birçok sanatçı yüzyıllardır psikolojik durumları eserlerine yansıtıyor. Kore doğumlu Kanadalı sanatçı Sillvi de bu yolu izleyerek bir seri oluşturdu.

“Fikrin özgün olduğunu iddia etmek istemiyorum. Çok sayıda sanatçının zihinsel hastalıkları canavar olarak resmettiğini gördüm. Beni kendi versiyonumu yapmam için motive eden şey, bu betimlemelerin hastalıkları romantikleştirmesi veya şeytanlaştırmasıydı. Bunların çoğunluğu kurbanlarına acı çektiren bir çeşit canavar gibi yansıtılıyordu. Ben böyle bir canavar çizmek istemedim. Nasıl hissettiklerini çizmek istedim ve bu ilk motivasyonumdu.”

Sillvi, bu tür şeyleri tasvir etmenin çok zor olabileceğini kabul ediyor. 

“Tasvirlerim mükemmel değil ve bu durumlardan muzdarip olan kişilerin deneyimleri, her birey için farklı olabilir. Instagram gönderilerimin açıklamasında ele aldığım her hastalığa ilişkin güvenilir kaynaklardan alıntılar dahil ettiğimden emin oldum. İstediğim son şey yanlış bilgi yaymak.”

Sanatçının tüm çalışmaları için buraya tıklayabilirsiniz.

1. Alzheimer

"Alzheimer, beyin hücrelerinin gittikçe zayıflamasına ve ölmesine neden olan ilerleyici bir hastalıktır. Alzheimer hastalığı, bir insanın bağımsız çalışabilme yeteneğini bozan, düşünme, davranış ve sosyal becerilerde sürekli bir düşüşe sebep olan demansın en yaygın nedenidir."

2. Depresyon

"Depresyon, kalıcı bir hüzün hissine ve ilgi kaybına neden olan bir duygudurum bozukluğudur. Nasıl hissettiğinizi, düşündüğünüzü ve davranacağınızı etkiler, çeşitli duygusal ve fiziksel sorunlara neden olabilir. Normal günlük aktiviteleri yaparken sorun yaşarsınız ve bazen hayat yaşamaya değmezmiş gibi hissedebilirsiniz."

3. Anksiyete

"Anksiyete ve panik atak terimleri birbirlerinin yerine kullanılmaktadır, ancak ikisi aynı değildir.
Anksiyete, aşırı korku ve endişeye bağlı davranışsal bozukluklardır. Korku, gerçek veya algılanan yakın tehditlere olan duygusal tepkilerdir, anksiyete ise gelecekteki durumlarla ilgili oluşan bir tehdit beklentisidir. Bu iki durum birbirleriyle örtüşmektedir, ancak ikisi farklıdır. Anksiyete sizde sürekli tetikte olmanız gerekiyormuş hissi uyandırır. Kas gerginliği ve ciddi anlamda dikkat bozukluğu görülebilir. 
Panik atak ise anksiyete nöbeti sırasında bir korku tepkisi olarak belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Fakat panik atak yalnızca anksiyete ile sınırlı değildir. Herhangi bir etken olmadan da ortaya çıkabilir."

4. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

"Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) doğal afet, ciddi kaza, terör eylemi, savaş, tecavüz veya şiddetli kişisel saldırı gibi travmatik bir olay geçirmiş veya tanık olmuş kişilerde ortaya çıkabilen bir psikiyatrik bozukluktur.
TSSB, I.Dünya Savaşı yıllarında ‘shell shock’ ve II.Dünya Savaşı'ndan sonra ‘combat fatigue’ (dilimizde ikisi de ‘savaş bunalımı’ olarak bilinir) gibi farklı isimlerle tanımlanmıştır. TSSB tüm insanlarda, herhangi bir etnik köken, milliyet, kültür veya yaş farketmeksizin ortaya çıkabilir. ABD’de  yetişkinlerin yaklaşık %3,5’i bu durumdan muzdarip. TSSB’den muzdarip olan kadınlar erkeklerden iki kat daha fazladır.
TSSB'si olan kişiler, travmatik olay sona erdikten uzun süre sonra da yaşadıkları deneyimle ilgili yoğun, rahatsız edici düşünce ve duygularla mücadele eder. Olayı geri dönüşlerle veya kabuslarla tekrar yaşayabilir, üzüntü, korku, öfke duyabilir, diğer insanlardan kopuk veya uzaklaşmış hissedebilirler. TSSB'li insanlar, travmatik olayı hatırlatan durumlardan veya insanlardan kaçınabilir, yüksek ses veya kazara dokunma gibi sıradan bir şeye karşı olumsuz tepkiler verebilirler.”

5. Bipolar Bozukluk

"Bipolar bozukluklar, kişinin ruh halini, enerjisini ve işlev kabiliyetini değiştiren bir rahatsızlıklarıdır. 
Bipolar bozukluğu olan kişiler farklı zamanlarda meydana gelen, ruh hali değişimleri yaşar. Bu ruh halleri manik, hipomanik veya depresif olarak sınıflandırılır. Bipolar bozukluğu olan kişiler genellikle normal ruh hali içindedir. Bipolar bozukluklar tedavi edilebilir ve bu durumdan muzdarip olan insanlar yaşamlarını herhangi bir olumsuzluk olmadan sürdürebilir."

6. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

"Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) çocukları etkileyen en yaygın zihinsel bozukluklardan biridir. DEHB birçok yetişkini de etkilemektedir. DEHB'nin belirtileri arasında dikkatsizlik (odaklanamama), hiperaktivite (aşırı hareketlilik) ve dürtülere hakim olamama vardır.
Tahminlere göre çocukların %8,4’ü ve yetişkinlerin %2,5’i bu durumdan muzdarip. DEHB genellikle ilk olarak okul çağındaki çocuklarda, sınıfta bir uyumsuzluğa veya okulda sorunlara yol açtığında teşhis edilmektedir. Aynı şekilde yetişkinleri de etkileyebilir. Erkeklerde kadınlardan daha fazla görülür."

7. Anoreksiya

"Anoreksiya nervoza anormal derecede düşük vücut ağırlığı, ağır kilo alma korkusu ve çarpık ağırlık algısı ile karakterize edilen bir yeme bozukluğudur. 
Bu durumdan muzdarip olan insanlar kilo alımını önlemek veya kilo vermeye devam etmek için genellikle yedikleri besin miktarını ciddi şekilde kısıtlarlar. Yemek yedikten sonra kusarak veya müshil, diyet yardımcıları, diüretikler ya da lavmanları yanlış kullanarak kilo vermeye çalışırlar. Ayrıca aşırı egzersiz yaparak kilo vermeye çalışabilirler. Ne kadar kilo kaybedilmiş olursa olsun, kişi kilo almaktan korkmaya devam eder.
Anoreksiya gerçekten yemekle ilgili değildir. Son derece sağlıksız ve bazen de yaşamı tehdit edici bir durumdur. Anoreksiya kendi değerinizi inceliğiniz üzerinden belirlemenize sebep olur. 
Anoreksiya diğer yeme bozuklukları gibi, hayatınızı ele geçirebilir ve üstesinden gelmek çok zor olabilir. Ancak tedavi ile kim olduğunuzu daha iyi anlayabilir, sağlıklı beslenme alışkanlıklarına geri dönebilir ve anoreksiyanın bazı ciddi komplikasyonlarını tersine çevirebilirsiniz."

8. Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

"Obsesif-kompulsif bozukluk (OKB), insanların kendilerini bir şey yapmaya zorlamalarına neden olan, tekrarlayan, istenmeyen düşünceler, fikirler veya duygular (saplantılar) yaşadıkları psikolojik rahatsızlıktır (sürekli el yıkama gibi). Bir şeyleri kontrol etmeye çalışmak veya temizlik, kişinin günlük aktivitelerini ve sosyal etkileşimlerini önemli ölçüde engelleyecek bir boyuta gelebilir. 
Birçok insan zaman zaman kontrol problemiyle ve tekrarlanan eylemlerle mücadele edebilir. Fakat bu geçicidir. OKB hastaları için bu düşünceler kalıcıdır ve istenmeyen rutinleri vardır. Davranışlar katıdır ve bunları yapmamak onlar için büyük sıkıntı yaratır. OKB'li birçok kişi saplantılarının doğru olmadığını biliyor ya da şüpheli (bir kısmı gerçek olabileceğini düşünebilir, bu zayıf iç görü olarak bilinir). Takıntılarının doğru olmadığını bilseler bile, bu durumdan muzdarip olan insanlar odaklarını saplantılardan uzak tutmak veya bu zorlayıcı eylemleri durdurmak için büyük bir mücadele verir ve zor zamanlar geçirirler.”

9. Antisosyal Kişilik Bozukluğu

"Antisosyal kişilik bozukluğu, başkalarının haklarını göz ardı etme veya ihlal etme durumudur. Antisosyal kişilik bozukluğu olan bir kişi sosyal normlara uymayabilir, art arda yalan söyleyebilir veya başkalarını aldatabilir.

Bazen sosyopati olarak da adlandırılan antisosyal kişilik bozukluğu, bir insanın sürekli olarak, doğru ve yanlışı önemsemediği ve başkalarının haklarını ve duygularını görmezden geldiği zihinsel bir durumdur. Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişiler sert, saygısız veya ilgisiz olabilir; düzeni bozma manipüle etme veya kargaşa çıkarma eğilimindedir. Davranışları için suçluluk veya pişmanlık göstermezler.
Antisosyal kişilik bozukluğu olan bireyler sıklıkla yasaları ihlal etmeye ve suça meyilli olurlar. Uyuşturucu ve alkol kullanımıyla ilgili problemleri olabilir. Bu özelliklerden dolayı, bu durumdan muzdarip olan insanlar genellikle aile, iş veya okulla ilgili sorumlulukları yerine getiremezler.”

Bu içerikler de ilginizi çekebilir;

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
patavatsizmelek

Antisosyal Kişilik Bozukluğu'nu tanıyorum. Milletin üzerine oturmuş sümüğünü fırlatıyor.

abraham-sweedvoice

bende de konyafobi var. Konyalı görünce elim ayağım titriyor sinirden.

onun_bunun_cocugu

ahahahah kanka yaa sebebini merak ettim öğrenebilir miyim?

Gizli Kullanıcı

depresyon, anksiyete ve dehb çok iyi resmedilmiş. daha iyi anlatılamazdı sanırım. ama bulimia nervozayı da görmek isterdim.

vanilla-planifolia

2 haftada 4 kilo vermişim şu sıralar kendimi çok kısıtlıyorum ve kuş kadar yediğim halde bile vicdan azabı çekiyorum umarım sonum Anoreksiya olmaz

Gizli Kullanıcı

2 haftada 4 kilo aslında ideal ama yeme bozukluğuna yol açmayın. yoksa sonunuz kötü olur. bende de var bulimi nervoza denen illet. anoreksiyanın tersi oluyor. kesinlikle eğer kendinizi kısıtlıyorsanız bir psikoloğa görünün. çok geç olmadan yapın bunu.

olivertiris

samimiyetsiz yapmacık insanları sevmeme hastalığına ne deniyor ?

moondark

Nefret ederim! Yapmacık hareketlerle şirin görünmeye çalışıp, kendini sevdirme çabasında olan zavallı ikiyüzlülerdir.

Görüş Bildir