Dil, aslında canlı bir organizma gibi. Zamanla değişir, gelişir ve dönüştürülür. Kelimelerin kökenine inmek ve bugünkü kullanımlarına nasıl ulaştıklarını anlamak her zaman büyüleyici bir süreç olmuştur. Kelimelerin kökenine yapılan yolculukta sayısız bilgi ile karşılaşabiliyoruz ve bakış açımız tamamen değişiyor. Türkçe de bu tarihsel ve kültürel dönüşümden fazlasıyla etkilenen, sürekli yenilenen zengin bir dil.
Kelimelerin izini süren ve etimolojik kökenlerini araştıran 'Nerden Geliyo?', Türkçenin en tartışmalı kelimelerinden birinin hikayesine odaklandı. Okullar açılmak üzereyken 'okul' kelimesinin kökenine inerek bizi farklı bir tarih yolculuğuna çıkardı.
NerdenGeliyo?"nun anlattığına göre "okul" kelimesi, Türk Dil Devrimi'nin en hareketli dönemi olan 1934-1935 yıllarında Arapça kökenli "mektep" kelimesine Türkçe bir karşılık aranırken ortaya çıktı.
Sözcüğün Fransızca 'école' kelimesine duyulan bir özenmeyle mi uyarlandığı, yoksa özbeöz Türkçe olan 'oku-' fiilinden mi türetildiği günümüzde dahi büyük bir tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Dil bilimci Abdülkadir İnan'ın hatıratına göre süreç, Besim Atalay'ın gazetelerdeki 'felsefe ekolü' ifadesine kızarak mektep için yeni bir karşılık aranmasını önermesiyle başladı. 'Öğrenim yurdu', 'öğrenek' ve 'öğretay' gibi seçenekler sunulsa da Atalay 'okulak' kelimesini ortaya attı. Atatürk’ün sofrasında Atalay bu sözcüğün Urfa’da kullanıldığını iddia etti. Masadakiler itiraz etmeyince Atatürk kelimeyi önce 'okula' biçimine dönüştürdü; ardından İbrahim Necmi’nin önerisiyle kelime nihai olarak 'okul' halini aldı.
Ancak bu hikaye tek bir kişinin anlatısına dayandığı için kesinlik taşımıyor. Farklı kaynaklarda kelimeyi Urfa Mebusu Refet Bey'in önerdiği ya da doğrudan Urfa halkından toplanan dil anket fişlerinden çıktığı ifade edildi. Üstelik kelime bir günde benimsenmedi; 1935 yılı boyunca gazete ilanlarında ve resmi belgelerde 'mektep', 'okula' ve 'okul' sözcükleri eş zamanlı olarak yan yana kullanıldı.
Etimolojik açıdan bakıldığında 'yayla' (yaylak) veya 'kışla' (kışlak) örneklerinde görüldüğü üzere '-lak/-lek' eki fiillere değil isimlere geldiği için 'oku-' fiilinden türetilen 'okulak' Türkçe gramer kurallarına uymadı. Bu kural dışı türetmeye rağmen kelime, Fransızca 'école' sözcüğüyle taşıdığı güçlü ses benzerliği ve söylenim kolaylığı sayesinde dilde hızla kabul gördü.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın